{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t\t\t\t\t<br>\"TÜRK MİLLETİ ADINA\"<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - TC.NO:... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI \t: ... - TC.NO:...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkil aleyhine 28/02/2023 tarihinde Konya . İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış, takibe dayanak olarak kambiyo senedi gösterilmiştir. Örnek 10 ödeme emri gönderildiğini, takibe dayanak olarak sunulan senet incelendiği takdirde kötü niyetli bir şekilde amacına aykırı olarak doldurulduğu, geçerli bir senet niteliğini taşımadığı ve müvekkilin böyle bir borcunun bulunmadığını,  kambiyo senedinde alacaklı gözüken davalı taraf ile müvekkil arasında hiçbir alacak-verecek ilişkisi söz konusu olmadığı gibi müvekkil, davalı (alacaklı) olarak gözüken ... isimli şahsı tanımamaktadır dolayısıyla müvekkilin davalıya herhangi borcu bulunmamaktadır. Takibe konu senet müvekkil tarafından sadece bedel yazılarak imza atılmak suretiyle ev sahibi ... verilen teminat senedidir. Senetteki borçlu kısmı incelendiği takdirde borçluya ait yazılan TC kimlik numarası müvekkilin TC kimlik numarası olmayıp kiraya veren ...'in TC kimlik numarasıdır. Alacaklı olarak gösterilen ... ise kiraya veren ...'in kızıdır. Ayrıca sadece imza ve bedel yazılarak verilen senedin düzenleme tarihinin üzerinde müvekkilin imzasının var olmasından dolayı tarihin yukarı tarafa yazılması da senedin sonradan müvekkilin haberi olmaksızın doldurulduğunu pekiştirir niteliktedir. Tüm bu hususlarla tamamen kira kontratına teminat olarak kiraya veren ...'e verilen senet hukuka aykırı olarak amacına aykırı bir şekilde alacaklısı ...'in kızı olan ... olacak şekilde doldurulmuş olup senet üzerinde açıkça yapılan hatalar neticesinde senet geçersiz bir hale gelmiştir. Tüm bu hususlarla müvekkil aleyhine başlatılan  KONYA . İCRA DAİRESİ ... E. Sayılı icra dosyasına konu senet yönünden müvekkilin herhangi bir borcu olmadığının tespit edilmesi gerek ve şart olduğunu, müvekkilin konya . icra dairesi ... e. Sayılı takip dosyasında davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 19.200,00 tl’nin %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Dava konusu edilen Konya . icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki dayanak belgenin kambiyo senetlerinden sayılan bir bono olduğunu, bu sebeplerle bonu ile ilgili menfi tespit davalırının ticaret mahkemesinde görülen ticari uyuşmazlıklarından olduğunu ve bu sebeple davanın HMK nın 115. maddesi gereği usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/04/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile görevsiz kararı verilmiş ve mahkememize gönderilmiş ve yine mahkememizin ... Esas sırası üzerinden yargılaması yapılmıştır. <br>Dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkememizce Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere görevsizlik kararı verilmiş ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . HD'nin 14/02/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; Dava konusu uyuşmazlığın  kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığı gibi ancak, dava ve takip konusu senedin kira ilişkisi kapsamında teminat olarak verildiğinin ispatı halinde sulh hukuk mahkemesinin görevli olabileceği, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.a maddesi uyarınca kambiyo senetleri TTK'da düzenlendiğinden ve TTK'da düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olup, uyuşmazlığın çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisinde olduğundan mahkemece davaya bakma görevinin Sulh  Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği\" kaldırılmakla mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin yeni alınan ... Esas sırası üzerinden yargılama devam olunmuş,  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır. <br> 6102 sayılı kanunun  5/A maddesine göre; Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesi \" Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. \" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Eldeki dava isteminin; Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)  isteminden ibaret olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca davadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının davasının arabulucuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Peşin ve tamamlama harcı ile birlikte alınan 462,28 TL harcın, alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harçtan mahsubu ile bakiye 153,12 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,  <br>4-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesine göre tayin ve taktir olunan 2.880 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE, <br>Dair ; davacı vekilinin / davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025<br><br>Katip ...\t\t\t                   Hakim ...<br>e-imzalıdır\t \t\t                  e-imzalıdır\t <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b979dfec94cb335","SID":"f0f9ab432446a869"}}