{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/19 Esas<br>KARAR NO:2025/1029 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2019/350 Esas-2022/537 Karar<br>TARİHİ:14/06/2022<br>DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'a ait olan ... plakalı araç müvekkilin nakliyesini üstlendiği emtiaları taşımak üzere 22.10.2018 tarihinde İstanbul'da Ankara'ya gitmekte iken ...'ın aracın hakimiyetini kaybetmesi üzerine  23.10.2018 saat 03.40 civarında tek taraflı Trafik Kazası meydana geldiği, kazada sürücü ...'ın kusurlu olduğu, söz konusu kazada müvekkilimizin nakliyesini üstlendiği emtiaların bir kısmı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedelleri, davalı sigorta şirketinin hasarı karşılamaması üzerine müvekkilce taşıtanlara ödendiği, zarara kusuruyla davalı ... sebebiyet vermiş olup,  sigorta poliçesi gereğince davalı ... Sigorta da zarardan sorumlu olduğu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik;15.000,00-TL tazminatın (davalılardan ... Sigorta A.Ş. için poliçe limitleri dahilinde olacak şekilde) temerrüt tarihi olan 14.02.2019 tarihinden itibaren davalılardan  avans faizi ile birlikte tahsiline, her türlü yargılama gideri  ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  poliçeden hariç tutulan hususlar istisnalar başlığı altında sayılmış olup, bu istisnalar sebebi ile müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığı, davacı tarafından maddesine istinaden alkol raporu sunulmadığı, ayrıca, maddesi gereğince, taşıma belgesi ve taşımanın yapılabilmesi için bulundurulması gereken yeterlilik  belgeleri de müvekkil şirkete sunulmamıştır. müvekkil şirket, dava öncesinde alkol raporu, taşıma belgesi ve yeterlilik belgesi talep etmiş olmasına rağmen davacı bu belgeleri temin edemediği, bu sebeplerle, davacının talep etmiş olduğu hasar poliçe kapsamında olmadığı, ekspertiz raporu da hasarın teminat kapsamı dışında olduğu tespitine yer verdiği, davacı, poliçeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, açıklanan sebeplerle,  haksız davanın reddine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/06/2022 tarih ve 2019/350 Esas-2022/537 Karar sayılı kararında;\"....Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının akdi taşıyıcı ve davalı ...'ın da fiili taşıyıcı olduğu, davalılardan ...'ın 23/10/2018 tarihli fatura ile üstlenmiş olduğu davaya konu yurt içi taşıma işi sırasında davalının kendisine ait ve sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, bu sırada taşınan emtianın bir kısmının hasara uğradığı, taraflar arasında yazılı bir taşıma senedi mevcut olmadığı, ancak TTK 856/2. maddesinde düzenlendiği üzere eşyanın tesliminin taşıma sözleşmesinin varlığına karine olduğu, bu kapsamda davacı ve davalı ...'ın taşıma süreci içerisinde naklini üstlendiği emtianın başına gelecek hasarlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yine davalı sigorta şirketinin ise davacı taşıyıcının sorumluluğuna sigorta güvencesi verdiği,poliçe limiti dahilinde hasardan sorumlu olacağı, ancak davalıların, anılan yasanın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabileceği, Yasanın  882.  maddesine  göre, 880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de yasanın  886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin düzenlendiği, bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı somut olaya bakıldığında davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde her ne kadar tek ve tam kusurlu ise de taşımada ağır kusurundan yada kastından bahsedilemeyeceği değerlendirilerek sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince bilirkişi raporunda yapılan teknik tespit doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,''1-Açılan davanın KABULÜ İLE;-15.635,70-TLnin temerrüt tarihi olan 14/02/2019 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 2/2. Maddesi gereğince  T.C Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılardan sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan ...'a ait ... plakalı araç nakliyesini üstlendiği emtiaları taşımak üzere İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere yola çıktığını ve davalı ...'ın aracın hakimiyetini kaybetmesi üzerine 23.10.2018 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sürücünün kusurlu olduğunu, nakliye edilen emtiaların bir kısmının hasara uğradığını ve hasar bedellerinin davalı sigorta tarafından karşılanmadığını iddia ederek zararın tazminini talep ettiğini, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, ancak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Poliçeden hariç tutulan hususların istisnalar başlığı altında  sayıldığını, bu istisnalar sebebi ile müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, istisnalar başlığı altında sigorta poliçesi kapsamında bulunmayan hususların madde madde sayıldığını, ''d)Yetersiz ehliyet veya alkol, uyuşturucu ve benzeri maddeleri kullanan sürücülerin neden olduğu kazalar sonucundaki tazminat talepleri,h)Emtianın yasa gereğince yeterli olmayan araçlar ile taşınması, taşımayı yapan aracın yola elverişsiz olması, istiap haddinin aşılması (aşırı yük) veya gabari dışı yüklemeden dolayı meydana gelen her türlü hasar ve ziyan,'' maddeleri gereğince müvekkilin sigorta poliçesinden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını,Müvekkil şirket tarafından dava konusu kaza hakkında dava dışı ... Şti.'den ekspertiz raporu  alındığını, anılan raporda da davaya konu hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunun tespit edildiğini,Bahsi geçen Ekspertiz Raporunun sonuç kısmında;''Kiralık araçla yapılan taşımaya ilişkin olarak sigortalıdan talep edilen:Şoförün alkollü olup olmadığını gösterir belge,Fiili nakliyecinin (kiralık aracın ) yetki belgesi (Ek-1/9'daki h maddesi gereği )İşbu rapor tarihine kadar temin edilememiştir. Bu sebeple, talep edilen hasarın teminat kapsamı dışında değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.'' denildiğini, görüldüğü üzere dava dışı ekspertiz şirketinin de, raporda hasarın teminat dışı olduğu tespitine yer verdiğini,Karayolu Taşıma Kanununun 5. maddesinde, \"Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur.\" denildiğini,Davacı tarafından d maddesine istinaden alkol raporu sunulmadığını, ayrıca h maddesi gereğince, taşıma belgesi ve taşımanın yapılabilmesi için bulundurulması gereken yeterlilik  belgelerinin de müvekkil şirkete sunulmadığını, müvekkil şirket dava öncesinde alkol raporu, taşıma belgesi ve yeterlilik belgesi talep etmiş olmasına rağmen davacının bu belgeleri temin edemediğini,Buna rağmen davacı tarafından söz konusu evrakın, müvekkil sigorta şirketine yapmış olduğu başvuruda ve yargılama sırasında da sunulmadığını, davacının bu sebeplerle davacının talep etmiş olduğu hasarın poliçe kapsamında olmadığını, hasarla ilgili olarak müvekkil şirkete her türlü belge ve bilgiyi sağlamakla yükümlü olduğunu ancak bu yükümlülüğü yerine getirmediğini,  davacının bu yükümlülüğünün hasar tespiti ve tazminatın ödenmesi esasları başlığı altındaki d maddesinden kaynaklandığını, avalının bu madde gereğince, her türlü belge ve bilgiyi sigortacıya sağlamakla açıkça yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde söz konusu hususlar belirtilmesine rağmen mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadığını, mahkeme tarafından dosyaya sunulan iddialar değerlendirilmeden gerekçeli karar hakkı ihlal edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemelerin verdikleri kararların hukuki temellendirmesini yapmak, somut olayda hangi tarafın neden haklı görüldüğünü açıklamak zorunda olduklarını, ancak yerel mahkeme tarafından belirttikleri husuların ne sebeple dikkate alınmadığının açıklanmadığını,Dava konusu taşımaya ilişkin poliçeden hariç tutulan hususlar belirtilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından söz konusu hususlarda yeterli araştırma yapılmadığını ve buna ilişkin olarak da gerekçede herhangi bir açıklamanın yer almadığını, mahkeme tarafından taraflar arasındaki poliçe hükümlerinin dikkate alınmamasının ve bunun sebebinin gerekçede açıklanmamasının söz konusu kararın bozulmasını gerektirdiğini,Müvekkil şirketin yalnızca dava itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu,Bilirkişi raporunda,\"Davacının sigortalısından evrakları sunarak talepte bulunduğu tarih temerrüt için kabul edilebilir tarih olsa da dava dilekçesinde temerrüt tarihi, davalı sigorta şirketinin tazminat ret cevabı olan 14.02.2019 tarihini kabul etmesi nedeniyle, davalılar için temerrüdün 14.02.2019 tarihi olacağı, davacının sorumluluk sınır altında kalan ve davalı sigorta şirketince hazırlatılan ekspertiz raporunda tespit edilen gerçek zarar tutarı 15.635,70TL rücu alacağı için, 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereği, 14.02.2019 tarihinden itibaren ...’nin uyguladığı değişen oranlarda reeskont avans faizi oranında faiz talebinde bulunabileceği\" kanaatine ulaşıldığını, ancak davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından evrak eksikliği giderilmediğinden haklı gerekçelerle başvurunun kabul edilmediğini, dolayısıyla müvekkilin temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini, şayet müvekkilin sorumluluğuna karar verilse bile, dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken bilirkişi raporunda yer alan saptamanın esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava,  davacının nakliyatını üstlendiği emtiaların davalının sevk ve idaresindeki aracın nakliye sırasında tek taraflı kaza neticesinde emtiaların hasar görmesi nedeniyle davacının dava dışı taşıtanlara yapmış olduğu ödemenin fiili taşıyıcı ve yurt içi taşıma sorumluluk sigortacısından rücuen tazmin talebiyle açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalılardan sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı sigortalı, 22.10.2018 tarihinde İstanbul'daki muhtelif firmalardan aldığı muhtelif türdeki ambar yükünü Ankara'da bulunan muhtelif firmalara nakliyesini üstlendiği, emtia 22.10.2018 tarihinde  davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araca yüklenmiş aynı araçla Ankara'ya nakledildiği, araç 23.10.2018 günü saat 03:40 sıralarında Ankâra ili Çamlıdere ilçesinde şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildiği, tek taraflı trafik kazası sonucu araç kasasında yüklü malzemelerin devrilme sonucu dağılıp saçıldığı ve ezildiği, söz konusu kazada  emtiaların hasar görmesi nedeniyle davacının dava dışı taşıtanlara yapmış olduğu ödemenin fiili taşıyıcı ve yurt içi taşıma sorumluluk sigortacısından rücuen tazmin talebiyle eldeki dava açılmıştır.Davacının başvurusu üzerine alınan exper raporunda; Ekspertiz çalışmaları neticesinde meydana gelen muafiyet tutarı ve sovtaj bedeli tenzilli zarar ziyan tutarının 15,636.17 TL (KDV hariç) olarak tespit edildiğini, kiralık araçla yapılan taşımaya ilişkin olarak sigortalıdan talep edilen; Şoförün alkollü olup olmadığını gösterir belge, fiili nakliyecinin (kiralık aracın)yetki belgesi (Ek-1/9'daki h maddesi gereği)'nin işbu rapor tarihine kadar temin edilemediğini, bu sebeple talep edilen hasarın teminat kapsamı dışında değerlendirilebileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili yargılama aşamasında verdiği cevap ve beyan dilekçelerinde;  Poliçenin İstinalar başlığı altındaki d maddesinde;''Yetersiz ehliyet veya alkol, uyuşturucu ve benzeri maddeleri kullanan sürücülerin neden olduğu kazalar sonucundaki tazminat talepleri,'' h maddesinde ise;'' Emtianın yasa gereğince yeterli olmayan araçlar ile taşınması, taşımayı yapan aracın yola elverişsiz olması, istiap haddinin  aşılması (aşırı yük) veya gabari dışı yüklemeden dolayı meydana gelen her türlü hasar ve ziyan,'' ın teminat kapsamı dışında olduğunun düzenlendiğini, davacı tarafından d maddesine istinaden alkol raporu sunulmadığını, ayrıca h maddesi gereğince, taşıma belgesi ve taşımanın yapılabilmesi için bulundurulması gereken yeterlilik  belgelerinin de müvekkili şirkete sunulmadığını, müvekkili şirketin, dava öncesinde alkol raporu, taşıma belgesi ve yeterlilik belgesi talep etmiş olmasına rağmen davacı bu belgeleri temin edemediğini, bu sebeplerle, davacının talep etmiş olduğu hasarın poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği halde mahkemece verilen hüküm gerekçesinde davalı vekilinin bu itirazları uyarınca davaya konu hasarın Poliçenin İstinalar başlığı altındaki  d ve h maddeleri gereğince teminat kapsamında olup olmadığı ve davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinden dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tartışılıp değerlendirilmediği ve davalı sigorta vekilinin bu itirazları istinaf sebebi olarak da ileri sürdüğü görülmüştür.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, davaya konu hasarın Poliçenin İstinalar başlığı altındaki  d ve h maddeleri gereğince teminat kapsamında olup olmadığı ve davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinden dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığının yukarıdaki açıklamalar ve davalı sigorta şirketi vekilinin itirazları da gözetilerek tartışılık değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın zümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Sonuç itibariyle, davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2022 Tarih ve 2019/350 Esas - 2022/537 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e393baf52f03dd70","SID":"3b13399ec2eef268"}}