{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/554 Esas  - 2025/807 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/554 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/807<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/491 Esas  2023/846 Karar<br><br>DAVA\t : İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t : 24/05/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; banka ile ... Yemekçilik Güvenlik Tem. İnş. Taş. Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasında 24/09/2013 tarihli ve 50.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedilerek şirkete ticari kredi kullandırıldığını, davalının, sözkonusu kredinin 10/07/2014 tarihinden itibaren müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek davalıya, Sincan 3.Noterliğ’nin 27/07/2015 tarih ve 16256 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, buna  rağmen kredi borcu ödenmediği gibi başlattıkları icra takibine de davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla davalının, Ankara 7.İcra Müdürlüğü’nün 2015/16566E. sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile % 20 oranında icra-inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediğini, 2014 yılında 15.000-TL ödeyerek satın aldığı dükkanda satıcı adına kayıtlı ve ... Bankasına ait bir pos cihazının bulunduğunu, bu cihazı kendisinin üzerine almak için bankaya gittiklerini, bankada birtakım evrakları imzalaması gerektiğinin kendisine bildirilmesi ve banka yetkililerinin de kendisine imzalanacak belgeler hakkında güven telkin eden sözler söylemesi ile söz konusu belgenin imzalandığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece verilen 01/10/2020 tarihli, 2023/491- 846 E., K. Sayılı  \"davanın kısmen kabulü ile; davalının Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2015/16566E. sayılı takip dosyasına vâki  haksız itirazının iptaline, takibin 25.312,46-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 21 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK 67.m. gereğince hüküm altına alınan alacağın %20’si oranında 5.062,40-TL icra-inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair hükmün, Dairemizin, 06/04/2023 tarihli,  2020/1378 E., 2023/532 K. Sayılı ilamıyla;\"....şikayetçinin işlettiği yerin \"...\" olmasına rağmen kendisine devredilen yerine ... Yemekçilik Şirketi olduğu yönündeki iddiaları konusunda   inceleme yapılmadan, aynı şekilde söz konusu şirketin devrinden sonra şikayetçi aleyhine açılan dava dosyaları getirtilmeden ve kredi sözleşmesine ilişkin diğer ödemelerin kimin tarafından yapıldığı ve şüpheli ...'in beyanında geçen hususlar araştırılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi.... denilmek suretiyle kanun yararına bozma ilamında eylem olarak eldeki davadaki borç kaynağının yer aldığı da gözetilerek ilk derece mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 165.maddesi hükmü gözetilerek Yargıtay  15. Ceza Dairesinin 22/04/2019 tarih 2019/2831 Esas 2019/4076 Karar sayılı kanun yararına bozma ilamının akıbeti araştırılarak, bozma ilamı doğrultusunda bir ceza davası açılmış ise sonucunun beklenilmesi gerekirken esasa girilmek suretiyle  yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararı esastan incelenmeksizin kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine\" ilişkin verilen karar üzerine, dosyanın gönderildiği mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda;  davacı banka ile dava dışı ... Yemekçilik Güvenlik Tem. İnş. Taş. Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasında 24/09/2013 tarihli ve 50.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, 24/09/2013 tarihli kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olmak üzere 10/07/2014 tarihli ve 46.000-TL bedelli kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalının ise; 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesini (GKS) müteselsil kefil olarak imzaladığı, 10/07/2014 tarihli GKS’nin 9.f maddesinde aynen; “ Kefil/Kefiller, işbu sözleşme aynı müşteri için düzenlenmiş önceki sözleşme/sözleşmelere ek yapıldığı takdirde, önceki sözleşme ile kullandırılan krediden doğmuş ve halen devam eden ve doğacak hertürlü borçtan da sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt eder/ederler.” hükmüne  yer verildiği, yine aynı sözleşmenin 31.maddesinde hesap kat ihtarnamesine konu alacağın kaynaklandığı 24/09/2013 tarihli ve 48 no’lu, 50.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile davalının müteselsil kefaletinin mevcut olduğu 10/07/2014 tarihli kredi sözleşmesi arasında açıkça bağlantı kurulduğu, bu durumda 24/09/2013 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan davalı müteselsil kefilin de kefalet limiti dahilinde hukuken sorumlu olduğu gerekçesiyle; \" davanın  25.312,46-TL asıl alacak, 200-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 25.512,46-TL alacak üzerinden kısmen kabulü ile davalının takibe vâki haksız itirazının kısmen iptaline, alacak kredi sözleşmesinden kaynaklanmakla ve likit nitelikte olmakla; davacı lehine %20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesine\" dair yeniden karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki işlemiş faiz, BSMV ve temerrüt faiz oranlarının hatalı belirlenerek hesaplama yapıldığı, bu suretle alacağın tam kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt faizinin % 32 oranında olması gerekirken % 21 olarak alınmasının, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; Ankara Batı CBS’nin 2018/24597 sor. sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda verilen 27/09/2018 tarih, 2018/24597 E., 19723 K. sayılı KYOK kararına vâki itirazın Ankara Batı 2.SCM'nin 30/10/2018 tarih ve 2018/4308D.İş sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmesi üzerine anılan KYOK kararının, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma başvurusu üzerine Yargıtay 15.Ceza Dairesi 22/04/2019 tarih, 2019/2831E - 4076 K. sayılı ilamı ile kanun yararına bozulması sonrası tekrar soruşturma yapılarak  bu soruşturma neticesinde de her ne kadar Takipsizlik kararı verilmişse de mahkemenin söz konusu bu kararla bağlı olmadığını, takibe dayanak sözleşmenin bağlantılı olduğu belgenin, sadece POS cihazı almak için imzalandığını, aksinin kabulü halinde dahi kefaletinin geçersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, hesap kat ihtarnamesi, bilirkişi raporu vs deliller dosyada mevcut olup dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı ... Yemekçilik Güvenlik Tem. İnş. Taş. Pet. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasında 24/09/2013 tarihli ve 50.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, daha sonra aynı kredi borçlusu Şirket ile banka arasında 24/09/2013 tarihli kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olmak üzere 10/07/2014 tarihli ve 46.000-TL bedelli kredi sözleşmesininin imzalandığı, davalının ise, 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, dosyamız davalısı tarafından, takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin hile ile imzalatıldığı iddiasıyla yapılan şikayet üzerine şüpheliler ... ..., ... ve ... aleyhine Ankara Batı CBS’nin 2018/24597 sor. sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan soruşturma sonucunda verilen 27/09/2018 tarih, 2018/24597E.,19723K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın Ankara Batı 2.SCM'nin 30/10/2018 tarih ve 2018/4308D.İş sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği, ancak itiraza konu anılan KYOK kararının  Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma başvurusu üzerine Yargıtay 15.C.D. Başkanlığı’nın 22/04/2019 tarih, 2019/2831E.-4076 K. sayılı ilamı ile \"...şüphelilerden ...'nın beyanlarına başvurulup gösterecekleri deliller toplanılmadan ve şikayetçinin şüphelilere mali işlemleri yapmaları amacıyla verdiği vekaletname dosya arasına alınarak, yetkilerini ne şekilde, kime ve hangi tarihlerde devrettiği incelenmeden, ayrıca şirketin kayıt ve belgeleri temin edilip, borçlanmanın ne zaman ve hangi sebeple doğduğu belirlenmeden, yine şikayetçinin işlettiği yerin \"...\" olmasına rağmen kendisine devredilen yerine ... Yemekçilik Şirketi olduğu yönündeki iddiaları konusunda   inceleme yapılmadan, aynı şekilde söz konusu şirketin devrinden sonra şikayetçi aleyhine açılan dava dosyaları getirtilmeden ve kredi sözleşmesine ilişkin diğer ödemelerin kimin tarafından yapıldığı ve şüpheli ...'in beyanında geçen hususlar araştırılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle.....\" kanun yararına bozulmasına karar verildiği, Dairemizce, daha önce yapılan ve yukarıda incelenen istinaf incelemesinde bu hususa işaret edilerek kanun yararına bozma akıbetinin araştırılması gerektiğinden bahisle ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. Maddesi düzenlemesine de işaret edilerek kaldırma kararı verilmesi üzerine, mahkemece yeniden yapılan yargılama sırasında; Ankara Batı CBS’nin 2018/24597 sor. sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yürütülen soruşturma dosyasının kanun yararına bozma sonrası 2019/19836 soruşturma numarasına kaydedilerek yeniden yapılan araştırma ve inceleme sonrası tüm deliller toplanarak  hukuki ihtilaf bulunduğundan bahisle yeniden KYOK kararı verildiği, kararın, itiraz üzerine Ankara Batı 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarihli, 2022/5223 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Hemen belirtmek gerekirse TBK'nın 74. (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) maddesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/6661E., 2018/2380 K. Sayılı ilamında da işaret edildiği üzere, ceza hakiminin kesin nitelikteki hükmü hukuk hakimini bağlar, ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk mahkemesi yönünden de bağlayıcı olacaktır. O halde şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca verilmiş iş bu kararın hukuk yargılamasında hukuk hakimi yönünden bağlayıcı bir niteliği bulunmadığı, belirlenen maddi olgular göz önünde bulundurularak delillerin serbestçe değerlendirilebileceği Dairemizce takdir edilmiştir. <br>Yukarıda sözü edilen yasal düzenleme çerçevesinde Dairemizce yapılan incelemelerde;<br> Davacı banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu konumundaki ... Yemekçilik ... Ltd. Şirketi arasında 24/09/2013 tarihli ve 50.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, daha sonra aynı kredi borçlusu Şirket ile banka arasında 24/09/2013 tarihli kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olmak üzere 10/07/2014 tarihli ve 46.000-TL bedelli kredi sözleşmesininin imzalandığı, davalının ise; 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı anlaşılmaktadır.<br>Davalının, Sincan 5. Noterliği'nin 11/06/2014 tarihli ve 12082 yevmiye nolu işlemi ile dava dışı ... Yemekçilik ... Ltd. Şti.ni, dava dışı ...'den tam hisse olarak devraldığı, dava dışı Şirketin, 11/06/2014 tarihli Ortaklar Kurulu Kararıyla şirketin önceki ortağı ve müdürünün yetkilerinin sonlandırıldığı ve davalının, şirkete 10 yıl süreyle Yetkili Müdür sıfatıyla atanmış olduğu, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde işlenerek ilan edilmiş olduğu sicil kayıtlarından tespit edilmiştir.<br>Sincan 3. Noterliği'nin 27/07/2015 tarih ve 16256 yevmiye no'su ile ... Bankası ... Şubesi tarafından muhataplar dava dışı asıl borçlu ... Yemekçilik ... Ltd. Şti. ile davalı müteselsil kefil ...'ün, belirtilen adreslerine gönderilen ihtarname ile; 24/09/2013 tarihli 50.000-TL tutarındaki kredi sözleşmesi uyarınca tarımsal kredi kullandırıldığı, borcun süresinde yatırılmaması nedeniyle, kredi hesabının 13/05/2015 tarihi itibariyle kat edilerek bu tarih itibariyle banka alacağının 25.062,45-TL olduğu, alacağa ödeme gününe kadar % 32 faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek faizi, BSMV, gecikme cezaları ve sair bilcümle masrafları ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinde ödenmesi ihtar edilmiş, muacceliyet ihtarnamesinin, davalı müteselsil kefil ...'e, şirket yetkilisi ve kefil olarak 28/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği tebliğ mazbatasından anlaşılmış, ihtarda ödemenin tebligatın yapıldığı gün istenilmesi dikkate alındığında, davalı kefilin temerrüt tarihi 29/07/2015 takip tarihi olarak belirlenmiştir.<br><br>Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2015/16566 sırasında başlatılan icra takibi nedeniyle 29/07/2015 tarihinde düzenlenen ödeme emrinde; 25.312,46-TL Asıl Alacak, 5.130,71-TL İşlemiş Faiz, 257,67-TL BSMV, 200-TL Masraf olmak üzere toplam 30.900,84-TL tutarındaki alacağın, ferileri ile takip tarihinden asıl alacağa işleyecek  % 24,60  faizi ile birlikte tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiş, itiraz üzerine  takibin durdurulması ile İİK'nun 67. maddesi uyarınca yasal 1 yıllık sürede işbu İtirazın İptali davası açılmıştır.<br><br>10/07/2014 tarihli sözleşmenin 9.f. maddesinde; \" Kefil/Kefiller, işbu sözleşme aynı müşteri için düzenlenmiş önceki sözleşme/sözleşmelere ek yapıldığı takdirde, önceki sözleşme ile kullandırılan krediden doğmuş ve halen devam eden ve doğacak her türlü borçtan da sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt eder/ ederler. \" hükmü mevcut olup ayrıca 31. maddesinde; \" işbu Genel Kredi Sözleşmesi, daha önce ... Şubesi ile ... Yemekçilik ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 24/09/2013 tarih ve 48 no'lu 50.000-TL tutarlı kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçasıdır. İşbu Genel Kredi Sözleşmesinde yer alan yeni ve farklı hükümler, yukarıda tarih ve numaraları yazılı sözleşmeler için de aynen geçerlidir.\" hükmü konularak, önceki sözleşme ile bağlantı kurulmakla, yeni sözleşmede kefalet imzası bulunan davalı kefil ...'ün, 24/09/2013 tarihli eski sözleşmeye istinaden kullandırılan krediden kefil sıfatıyla sorumluluğunun sağlanmak istendiği anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece hükme esas alınan 12/08/2018 tarihli bankacı bilirkişinin raporunda özetle;\" sözleşmede kefalet imzası bulunan davalı kefil ...'ün 24/09/2013 tarihli eski sözleşmeye istinaden kullandırılan krediden sorumluluğunun sağlandığı belirlenmiştir. Davalı tarafça banka hesap ekstrelerinin aksini veya borcun ödendiğini ispata elverişli dekont veya benzeri bir belgenin dosyaya sunulmadığı, anlaşılmıştır. Buna göre; a- Takip tarihi 29/07/2015 itibariyle yapılan hesaplamada; davalı kefil ...'ün davacı bankaya 25.653,43-TL asıl alacak borcunun bulunduğu, ancak davacı banka tarafından 29/07/2015 tarihli takipte, asıl alacak olarak 25.312,46-TL talep edildiği görüldüğünden, taleple bağlılık ilkesi uyarınca asıl alacak tutarının  25.312,46-TL olarak dikkate alındığını, takip tarihinden geçerli % 21 oranında temerrüt faizi talep edilebileceğini, banka tarafından 29/07/2015 tarihinde icra takibi de başlatıldığından davalı kefil için temerrüt tarihi ve takip tarihi aynı gün olan 29/07/2015 olarak dikkate alındığı \" hususlarını belirttiği görülmüş, mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne yönelik yazılı olduğu üzere karar verilmiştir.<br>Davalı kefil tarafından, kefaletinin geçersiz olduğu ileri sürülmekte olup davalının, kefaletinin ve imzasının bulunduğu 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583. maddesi uyarınca kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefilin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir. Davalının kefalet sözleşmesinde el yazısı ile kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu yazılıdır. Anılan davalının sözleşmede yer alan imzaya yönelik inkarı bulunmaktadır. <br>\tÖte yandan, TBK'nun 584/1. maddesi uyarınca eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. TBK'nun 584/3. maddesinde ise, anılan hükmün istisnası düzenlenmiş olup somut olayda davalının, asıl borçlu dava dışı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu açıkça anlaşıldığından kefalet tarihi itibariyle eş rızası gerekmediği açıktır.<br>\tDavacı, davalının, kefalet imzasının bulunduğu 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin yasanın aradığı şekil koşullarına uygun bulunduğunu, imzanın davalı eli ürünü olduğunu ispat yükü altındadır. <br>\tAçılan işbu davada mahkemece, davalı kefilin kefaletinin yasanın aradığı şekil koşullarına uygun olup olmadığı re'sen incelenecektir. <br>Davalı kefilin 10/07/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine kefaleti TBK'nun 584.maddesine uygundur. Davalı kefil kefaletin irade bozukluğu ile batıl olduğunu ispatlayamamıştır. Ancak kefalet geçerli olsa da asıl unsuru belirliliktir. Davalının kefaletine ilişkin 10/07/2014 tarihli kefalet beyanının bulunduğu sayfada kefilin önceden dava dışı şirketle imzalanmış genel kredi sözleşmelerinden doğmuş ve doğacak borçların da kefili olduğuna  dair bir açıklama olmadığı gibi Yargıtay uygulamasında kefil ancak kefaletinin bulunduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında doğmuş - doğacak borçlara kefaleti geçerlidir. Kefaletin belirlilik ilkesine göre kefaletin verildiği bölümde başka genel kredi sözleşmesine atıf yapılmadığı, başka bir genel kredi sözleşmesine atıf yapılan bölümde sadece borçlu şirketin imzası bulunduğu gözetildiğinde anılan atıf her ne kadar asıl borçlu için geçerli olsa da kefil için sonuç doğurmayacaktır. Açıklanan gerekçelerle davacı bankanın istinaf istemleri yerinde olmadığından isteminin reddine, davalı kefilin ise, istinaf istemi yerinde bulunmakla isteminin kabulüne  karar verilmiştir.<br>\tNe var ki bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılması suretiyle davanın reddine yönelik yeniden karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tB)1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih 2023/491 Esas 2023/846 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t2-Davanın REDDİNE, <br>\t3-Alınması gereken 615,40-TL karar ilam harcından peşin alınan 527,71-TL harcın mahsubu bakiye 87,69‬-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t6-Davalı yargılama sırasında vekille temsil edildiğinde karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gözetilerek takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t7-Bakiye gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 435,68-TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 16,40-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.185,8‬0-TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.11/07/2025  <br><br>  Başkan-       Üye -                   Üye - \t   Zabıt Katibi-<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d0254318c880821","SID":"0e361eb098d78e14"}}