{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:20/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:16/06/2023<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:20/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin davalı borçlu şirketten alacağını tahsil etmek için Antalya Genel  İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını, bir sonuç alınamadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin davalı taraftan fatura alacağının bulunduğunu, müvekkil şirketin profil sektöründe çalışan bir firma olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ticari mallar verdiğini, davalı şirkete toplam ...-USD değerinde irsaliyeler teslim edildiğini,  davalı tarafça ...-USD'sinin ödendiğini, davalı tarafın muaccel ve ödemesi gecikmiş, faizsiz anapara borcunun ...-USD olduğunu, takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarlarının ....-USD olduğunu, müvekkilinin davalıdan alacağının likid olduğunu, davalının müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştırdığını, icra takibini sürüncemede bırakmak istediğini belirterek davanın kabulü ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafa asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  davacı şirketin müvekkil aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine geçtiğini, müvekkilinin itirazları ile takibin durduğunu, davacı tarafın ...-USD ödeme yapıldığını ikrar ettiğini, yabancı paranın TL cinsinden karşılığı üzerinden yapılan borç hesabını karşıladığını, davacı tarafın talebinin asıl alacağa ilişkin olmadığını, kur farkına ilişkin olduğunu, alacaklı ile müvekkil arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, alacak için temerrüt ihtarında bulunulmadığı, alacaklının müvekkili tarafından yapılan ödemeleri fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesapladığını, faturalarda bakiye alacak yarattığını, alacaklı tarafın ödeme tarihi hangi tarih olursa olsun fatura üzerindeki belirtilen TL bedel üzerinden mahsubunu gerçekleştirmek zorunda olduğunu, kur farkı olması durumunda kur farkı faturası kesilmesi gerektiğini, davacı tarafın bu usule uygun davranmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak icra takibine geçtiğini belirterek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacı tarafa %20'den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... taraflar arasında davacının davalıya mal satışına ilişkin ticari ilişki olduğu, ticari ilişkinin döviz cinsi faturalar ile devam ettiği, bu uygulamanın da mevzuata uygun olduğu, davada taraflar tacir olup, delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılmış olup, ispat yükü üzerine düşen davacı taraf usulüne uygun tutulmuş ve davalının defter ve kayıtları ile de uyumlu olan ticari defter ve kayıtlarına göre alacağın ispatlandığı, davacının takip tarihi itibariyle ...-USD alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin; ...-USD asıl alacak üzerinden ve takipten itibaren kamu bankalarınca USD cinsi dövize uygulanan en yüksek oranda mevduat faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edilen alacağın TL karşılığı olan 801.503,64.-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalının tazminat talebinin reddi\"şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin döviz cinsinden yapmış olduğu ödemelerin Türk Lirası karşılığı bedeller gözetilerek hesaplama yapılmadığını, ödemelerin bir kısmının yabancı para üzerinden düzenlenen çek ile yapıldığını, davacının çek ödemelerini kabul ettiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal ilamlarına göre, çek ödeme aracı olduğundan artık kur farkı alacağının talep edilemeyeceğini, takipte faturaya dayalı takip başlatılmasına rağmen davacının alacağının kur farkına dayalı olduğunu, kur farkı için ayrı bir fatura kesilip bu faturanın takibe konu edilmesi gerektiğini, dolayısıyla eldeki itirazın iptali davasında takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralının ihlal edildiğini,  davacının özel üretim malları müvekkiline teslim ettiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca döviz cinsinden sözleşme yapılamayacağını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkilinin borcunu ödediğini, mutabık olunmayan faturalar yönünden ise bu fatura içeriğindeki ürünleri teslim almadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, takibe konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmasına, faturaların USD cinsinden yabancı para üzerinden düzenlenmiş olmasına, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğin 8. maddesinin 8. ve 9. fıkrasına göre tarafların yabancı para üzerinden anlaşma yapmasının serbest olmasına, davalının USD cinsinden düzenlenen faturaları benimseyip defterine kaydetmiş olmasına, davacının ticari defterlerinde borcun TL ve USD cinsinden kaydının yapılmış olmasına, TBK'nun 99. maddesi uyarınca ülke parası dışında başka bir para ile ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı durumda borcun ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ödenmesi gerekmesine, davacı alacaklının bu alacağın fiili ödeme günündeki rayici üzerinden ödenmesini talep ettiğinin ticari defterlerdeki USD cinsinden tutulan kayıtlar ile sabit olmasına, dolayısıyla takibin kur farkından değil ödenmeyen fatura tutarları üzerinden başlatıldığının anlaşılmasına, işlemiş faize yapılan itirazın iptali talebinin mahkemece reddedilmiş olmasına, davalının yapmış olduğu ödemelerin ödeme tarihindeki USD karşılığının değerlendirilerek hazırlanan raporların hükme esas alınmasına  kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre;  davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 54.750,71 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 13.687,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 41.063,043 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70f90b7d342ab200","SID":"7ce37e07d3ebd5db"}}