{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2310 Esas<br>KARAR NO:2025/929 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/366 Esas -  2022/578 Karar <br>TARİH:29/06/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ile müvekkilinin, arasında yapılan anlaşmaya göre vasıf ve miktarları belirli malların teslimi hususunda anlaşmış olduğu, bu anlaşmaya göre, davalının; 01.06.2020 tarihli P. Fatura No:... sayılı Proforma faturada açıklama olarak “1 SMS 40 Gr Standart Cerrahi Önlükten, 70.000 Adet teslim etmekle, müvekkilinin de birim Fiyatı 16,36 TL den Toplam Tutar:1.145.200,00 TL + %8 KDV 91.616,00 TL ile genel toplam 1.236.816,00 TL” sını ödemekle yükümlü olduğu, P. Faturada açıkça: \" ödeme %50 banka havalesi ile malzeme teslimi banka havalesi tarafımıza geldiği gün baz alınarak teslimatımız 15 (onbeş) gün sonra günlük 10.000  adettir\" yazılı olduğu, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak 04.06.2020 tarihinde ... seri numaralı E-Arşiv fatura ile belirli olduğu üzere sadece 1.010 adet teslimat yaptığı,  04.06.2020 tarihinde gönderilmiş olan mal KDV dahil 34.905,60 TL olduğu,  E-arşiv fatura olarak da müvekkilinin ticari kayıtlarına işlendiği, bu kadar az olan teslimata karşılık müvekkilinin proforma faturada yazılı olduğu üzere  toplam 656.160,00 TL (Altıyüz ellialtıbin yüzaltmış Türk Lirası) ödeme yapmış olduğu, müvekkili şirketin tüm çabalarına rağmen ne gerekli teslimat ve ne de para iadesi yapılmadığı, müvekkili şirketin Bakırköy 3. Noterliğinin 04.02.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiği, ihtarnamede müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin dökümü aşağıda yazılı olduğu gibi davalıya bildirildiği,a. Müvekkilinin Halk Bankası hesabından davalının ... Bankası ... IBAN numaralı hesabına iş avansı açıklamasıyla 02.06.2020 tarihinde 37.760,00 TL b. Müvekkilinin ... Bankası hesabından davalının... Bankası ... IBAN numaralı hesabına iş avansı açıklamasıyla 04.06.2020 tarihinde 400.000,00 TL c. Müvekkilinin Halk Bankası hesabından davalının...Bankası ... IBAN numaralı hesabına iş avansı açıklamasıyla 26.06.2020 tarihinde 218.400,00 TL gönderilmiş olduğu ve toplam ödemeni 656.160 TL  olduğu, ihtarnamede; davalı tarafından müvekkiline gönderilen malların bedelinin düşülmüş olduğu ve ihtarın tebliğ tarihinden itibaren ana para 656.160 TL-34.905,60 TL= 621.254,40 TL asıl alacak ile müvekkili şirketin ödeme tarihinden ihtar tarihine kadar ticari alacak olması sebebiyle ticari faiz olarak Merkez Bankasınca Türk Lirası Mevduata Uygulanan Azami Faiz oranına göre hesaplanan faiz ile toplam 767.206,77  TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin ihtar ve ihbar edilmiş olduğu, ihtarnamenin davalı tarafa 08.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ödeme gerçekleşmediği, müvekkilinin davalıdan olan alacaklarının tahsili amacıyla 23.02.2021 tarihinde İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi ... Sayılı dosyasıyla ilamsız takibe müstenit icra takibi başlatıldığı, yapılan takip ile 621.254,40 TL asıl alacak olmak üzere Merkez Bankasınca Türk Lirası Mevduata Uygulanan azami işlemiş faiz ile toplam 778.525,51 TL talep edildiği, davalı/borçlunun 11.03.2021 tarihli dilekçesi ile ödemeyi geciktirmek ve zaman kazanmak için ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğundan bahisle davalı/borçlunun itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı taraf adına dava dilekçesi tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davalı, davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 29/06/2022 tarih ve 2021/366 Esas -2022/578 Karar  sayılı kararında; \"Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu ... sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemede takibin genel haciz yoluyla takibe ilişkin olduğu, 621.254,40 TL asıl alacak ve faizi ile birlikte toplamda 778.525,51 TL'nin tahsili istemine ilişkin olduğu, itirazen işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraf ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair karar verilmiş, alınan 13/04/2022 tarihli raporla özetle; davacı ve davalı şirketin tacir oldukları, davacının usulüne uygun olarak yasal süresi içinde noter açılış ve kapanış tadikleri ile elektronik ortamda tutulan ve yasal süresi içinde e-beratlarını oluşturduğu, birbirini teyit eden ve HMK.222.maddesine göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılan ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle 621.254,40 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalının usulüne uygun olarak yasal süresi içinde noter açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı, HMK.222.maddesine göre kendi lehine kesin delil teşkil etmediği kanaatini varılan ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacı tarafa 621.254,40 TL borcu bulunduğu, davacının işlemiş faiz talebine ilişkin olarak işlemiş faiz tutarı 2.195,67 TL olarak hesap edildiği, kanaati bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça, taraflar arasında yapılan satım anlaşması kapsamında davalı tarafın cerrahi önlük satımını üstlendiği, tarafların birim fiyatı 16,36 TL'den  70.000 adet önlük tesliminde anlaştıkları, bu kapsamda davacı tarafça  toplam 656.160,00 TL ödeme yapıldığı halde davalı tarafça gönderilen malın 34.905,60 TL tutarlı olduğundan bahisle, fazladan ödenen 621.254,40 TL asıl alacak ve fazinin tahsilinin talep edildiği, Mahkememizce taraf ticari kayıtlarının incelenmesine dair karar verildiği, bu kapsamda yapılan incelemede, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacıdan toplam banka havale yolu ile 656.160,00 TL ödeme aldığı ve davacının hesabına alacak kaydı yaptığı, davacıya 04.06.2020 tarih ve ... seri numaralı e-arşiv fatura ile 1.010 adet standart cerrahi önlük teslimatı yaptığı,  fatura bedelinin KDV dahil 34.905,60 TL olup davacının hesabına borç kaydı yapıldığı ve 31.12.2020 tarihi itibariyle davacıya 621.254,40 TL borcu bulunduğunun alınan rapor ile tespit edildiği, yine aynı inceleme kapsamında; davalı tarafından, davacıya 01.06.2020 tarih ve .... no.lu Proforma Fatura ile birim fiyatı 16,36 TL +KDV olmak üzere 70.000 Adet SMS 40 ... Cerrahi Önlük’ü 1.236.816,00 TL.’na satmayı teklif ettiği, sözleşme bedelinin %50’si banka havalesi ile, malzeme tesliminin havale günü baz alınarak 15 sonra günlük 10.000 Adet olarak fabrika teslimi ve nakliyesi davacı tarafa ait olmak üzere teklif edildiği, davacı tarafında davalı tarafa,   davacının ... Bankası hesabından davalının ... Bankası hesabına iş avansı açıklamasıyla 02.06.2020 tarihinde 37.760,00 TL , iş avansı açıklamasıyla 04.06.2020 tarihinde 400.000,00 TL  ve iş avansı açıklamasıyla 26.06.2020 tarihinde 218.400,00 TL olmak üzere toplam 656.160,00 TL gönderilmiş olduğu, sonrasında davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle davalı tarafa Bakırköy 3. Noterliğince düzenlenen 04.02.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bakiye 621.254,40 TL ve ödeme tarihinden ihtar tarihine kadar TCMB TL. mevduata uygulanan azami faiz oranına göre hesaplanan 145.952,37 TL faizi ile birlikte 767.206,77 TL’nin 3 gün içinde ödenmesi, ödemede gecikme olması halinde her gün için TCMB TL mevduata uygulanan azami faiziyle ödeme yapılmasının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı tarafa 08.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tanınan 3 günlük süre dikkate alındığında davalı tarafın 11.02.2021 tarihi itibariyle mütemerrit olduğu, davacının talebi dikkate alınarak TCMB TL mevduata uygulanan azami faiz oranına göre ve takip tarihine kadar tahakkuk eden işlemiş faiz tutarının 2.195,67 TL olduğu tespit edilmiş olup, yapılan tespitler dosya kapsamına, delil durumuna uygun, denetime elverişli bulunmakla yapılan tespitlere Mahkememizce de iştirak olunmuş, sunulan rapor hükme esas alınmış, tarafların birbirinin kayıtlarını teyit eden ticari defterleri ve ödeme dekontları çerçevesinde davacının davalıdan 621.254,40 TL alacağı bulunduğu belirlenmekle ve bu tutar asıl alacak ile taleple bağlı kalınarak belirlenen 2.195,67 TL işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulüne, likit olan asıl alacak yönünden de icra inkar tazminatına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile,''1-Davanın kısmen kabulü ile ... sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 621.254,40 TL asıl alacak 2.195,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 623.450,07 TL üzerinden aynen devamına, aşan istemin reddine, Asıl alacağın %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ''karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde görülen davanın itirazın iptali talebine ilişkin olduğunu, yargılama sonunda taleplerinin haklılığının ortaya çıktığını,  asıl alacak yönünden  tam kabul ile sadece faiz talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın sadece bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu,Müvekkili şirketin alacağının tahsili için davalıya ihtarname tebliğ edildiğini,ihtarname ile 01.06.2020 olan ödeme tarihinden, 04.02.2021 ihtar tarihine kadar ticari faiz olarak hesaplanan 145.952,37-TL faiz ile toplam 767.206,77 TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin ihtar ve ihbar edildiğini, bu ihtarname davalı tarafa 08.02.2021 tarihinde tebliğ edilmesine olmasına rağmen ödeme gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine  23.02.2021 tarihinde dava konusu ilamsız takibin başlatıldığını, yapılan takip ile 621.254,40 TL asıl alacak olmak üzere Merkez Bankasınca Türk Lirası Mevduata Uygulanan azami işlemiş faiz ile toplam 778.525,51-TL talep edildiğini, davalının 11.03.2021 tarihli dilekçesi ile ödemeyi geciktirmek ve zaman kazanmak için ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, ilk derece mahkemesinde görülen davada davanın kısmen kabulü ile ...sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 621.254,40 TL asıl alacak takibe kadar 2.195,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 623.450,07 TL üzerinden aynen devamına karar verildiğini,  faize yönelik kısmı bakımından  kararın düzeltilerek onanmasını talep ettiklerini,Şöyle ki ilk derece mahkemesi dosyasına sunulu bilirkişi raporunda davalının 11.02.2021 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek hesaplama yapıldığını ve 2.195,67-TL faiz hesaplandığını ve bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, faizin başlangıç tarihinin kabulünün mümkün olmadığını,  mahkemenin resen dikkate alarak faiz başlangıç tarihinin, ödeme tarihi olarak hesaplanarak hüküm kurulması gerektiğini,  karşı tarafın, kararda yazılı ret vekalet ücretini icraya koyduğunu, ilk derece mahkemesinin  kararında hatalı olarak yazılı temerrüt  tarihinin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, dosyaya sunulu bilirkişinin raporunda temerrüt tarihi olarak belirlenen tarihin hatalı olduğunu, temerrüt tarihi olarak, paranın ödenmesi tarihinin nazara alınması gerektiğini,  davanın ve talebin mahiyeti gereğince ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davalının temerrüde düşürülmesine bile ihtiyaç olmadığını,  çünkü işin mahiyeti gereğince ödemenin aynen iadesi istendiğinden yeniden temerrüt sorunu doğmayacağını,  davanın geri alma davası olduğunu,   anlaşmanın mahiyeti gereğince ödemelerin ve hesaplamaların gerçekte yabancı para dolar-euro üzerinden yapıldığını, ama gönderdikleri havaleler Türk lirası olduğu için mecburen Türk lirası için talepte bulunmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin gerçek alacağının yabancı para olduğunu, son bir yıldır Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybının ortalama % 200 olduğunu, müvekkilinin gerçek zararının aslında bu olduğunu, müvekkiline bu para ve faizi ödense bile almaları gereken gerçek para değerinin yarısından bile azının eline geçtiğini, maalesef ülkemizde Türk lirasının değerinin düşürülmesine yapabilecekleri bir şey olmadığını, müvekkili adına adaletten yardım beklediklerini, mahkeme kararının bu nedenle sadece istinaf sebebi yaptığıkları gerekçelerle usul ve yasaya aykırı olduğunu,İleri sürerek, yukarıda açıklanan sebeplerle diğer tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; istinaf talebimizin kabulü ile asıl alacak yönünden usul ve yasaya uygun kararın onanmasına, takibe kadar işlemiş faiz alacağı yönünden hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının talepleri doğrultusunda düzeltilerek onanmasına, tehiri icra taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; ticari satış sözleşmesi kapsamında davalıya ödendiği iddia olunan bedelden, teslim olunmayan ürün tutarına tekabül eden kısmın iadesi amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; taraflar arasındaki 70.000 adet cerrahi önlüğün 16,36-TL birim fiyat üzerinden KDV dahil toplam 1.263.816,00-TL karşılığı davacıya satılarak teslim edilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, 01/06/2020 tarihli proforma faturada yer alan; \"ödeme %50 banka havalesi ile malzeme teslimi banka havalesi tarafımıza geldiği gün baz alınarak teslimatımız 15 (onbeş) gün sonra günlük 10.000  adettir\" kaydı bulunduğunu, davalıya 02/06/2020 tarihinde 37.760,00-TL, 04/06/2020 tarihinde 400.000,00-TL ve 26/06/2020 tarihinde 218.400,00-TL olmak üzere toplam 656.160,00-TL ödeme yapıldığını, davalının ise yalnızca 04/06/2020 tarihli 34.905,60-TL tutarlı fatura karşılığı yalnızca  1.010 adet önlük teslim ettiğini, anlaşmaya aykırı davranan davalının önlükleri teslim etmediği gibi, bakiye tutarı da iade etmediğini, bunun üzerine davalıya  Bakırköy 3. Noterliğinin 04/02/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve 621.254,40 TL asıl alacak ile  145.952,37-TL işlemiş faiz toplamı  767.206,77  TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarname davalıya 08/02/2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür. <br>Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 23/02/2021 tarihinde 621.254,40-TL asıl alacak, 157.271,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 778.525,51-TL'nin, faize faiz işletilmemek kaydıyla TCMB tarafından Türk Lirası mevduata uygulanan azami faiz oranına göre hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsili talebi ile ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır.TBK'nun 117/1 ve 2  fıkraları uyarınca muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz  zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin  iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.TBK'nun 123/1 fıkrası uyarınca, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri borçlu temerrüdüne düşerse diğeri, ifa için uygun bir mehil verebilir veya hakimden mehil isteyebilir. Aynı kanunun 124 maddesinde süre verilmesine gerek bulunmayan haller düzenlenmiş olup, borçlunun içinde bulunduğu durum veya tutumdan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa veya temerrüt sonucu borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa yahut borcun ifasının belirli bir zaman veya sürede gerçekleşmemesi üzerine ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa, süre verilmesine gerek olmayacaktır. Temerrüde düşen tarafın verilen sürede borcunu ifa etmemesi halinde veya süre vermenin gerekmediği bir durumun varlığında, alacaklı TBK'nun 125 maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilir. Bu  seçimlik haklardan biri de sözleşmeden dönmedir. Dönme halinde taraflar karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Somut olayda davacının, takip dayanağı ve taraflarca imzalanmamış 01/06/2020 tarihli proforma faturaya göre davalının 70.000 adet cerrahi önlüğün KDV dahil 1.263.816,00-TL bedelle, ödemenin %50'si banka havalesi ile yapılmak kaydıyla ve havale tarihinden itibaren on beş gün sonra teslim edilecek şekilde davacıya satışı hususunda davacıya icapta bulunduğunu, davacının da bu icabı kabul ederek davalıya toplam 656.160,00-TL ödeme yaptığını, yalnızca 34.905,60-TL tutarında mal teslimi yapıldığını ve bakiye bedelin iadesinin talep edildiğini iddia ettiği, buna göre davacının davalının temerrüdü nedeniyle sözleşmeden döndüğünü ileri sürmüş bulunduğu anlaşılmıştır. Öncelikle davalının takip dayanağı borca itiraz etmiş ve davaya cevap vermeyerek iddiaları inkar etmiş sayılması, ayrıca  takip dayanağı proforma faturada davalının imzasının bulunmaması karşısında, taraflar arasındaki satış ilişkisinin proforma faturada yazılı şartlarla kurulduğunu, davalının teslime ilişkin taahhüt ettiği vadenin, bedelin yarısının davacıya havale edilmesinden itibaren on beş gün sonra olduğunu, diğer ifade ile teslim borcu için  belirli vade kararlaştırıldığını ve bu vadenin geçmesi ile temerrüdün kendiliğinden oluştuğunu  ispat yükü davacı üzerindedir. Öte yandan aksi kabul edilse dahi,  yukarıda açıklandığı gibi tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüde düşmesi sözleşmeden dönmek için tek başına yeterli olmayıp, borçluya mehil verilerek son bir ifa şansı tanınması zorunlu olduğundan ve fakat davacı tarafından davalıya mehil verilmeksizin veya mehil verilmesini gerektirmeyen hallerden  birinin varlığı ispat olunmaksızın 04/02/2021 tarihli ihtarname ile doğrudan ve tek taraflı bozucu yenilik doğurucu nitelikteki beyanla sözleşmeden dönülmüş bulunduğundan, davalının iade borcunun ihtarnamenin kendisine ulaştığı tarihten itibaren doğduğu, her ne ani edimli nitelikteki satış sözleşmesi baştan itibaren ortadan kalkmış ve davalı ödeme tarihlerinden itibaren sebepsiz zenginleşmiş ise de, daha önce kendisine mehil verilmeyen, sözleşmenin dönme yolu ile ortadan kalktığını veya kalkacağını bilmeyen davalının iade borcu bakımından TBK'nun 117/2-son cümle hükmü uyarınca iyiniyetli sebepsiz zenginleşen konumunda olduğu, iade borcundan ötürü temerrüdün ise aynı hüküm uyarınca bildirimle gerçekleşeceği, işte bu bildirimin de 04/02/2021 tarihli ihtarname olduğu, davalının 621.254,40 TL iade borcu bakımından ihtarname ile verilen üç günlük mehlin sona ermesi ile 08/02/2021 tarihinde temerrüde düşeceği, mahkemece temerrüt tarihinin doğru tespit edildiği, temerrüt ve takip tarihi arasında işleyen faizin kabul edilmesinde, fazla faiz isteminin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/05/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0c05fab5e2c536f","SID":"bb963945a80f1ece"}}