{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/146 Esas<br>KARAR NO:2025/1143 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2021/497 Esas - 2022/760 Karar<br>TARİHİ:10/11/2022<br>DAVA:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından ... ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefaletiyle ... A.Ş lehine açılan ve kullandırılan kredi hesaplarının 29/12/2020 tarihi itibariyle kapatıldığını, kredi hesaplarının kapatıldığı ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarında Gebze 6. Noterliğinin 30/12/2020 tarih ve...ye numaralı ihtarnamesi ve ekinde hesap özetinin borçlulara tebliğ edildiğini ancak borcun ödenmediğini, borçlular hakkında ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalılar tarafından asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, borçlunun itirazının yasal dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça sözleşme örneği taraflarına tebliğ edilmediğini, sözleşmenin içeriğini kabul etmediklerini, söz konusu sözleşme, müvekkili aleyhine haksız şartlardan ibaret olduğunu, genel kredi sözleşmesi diğer bankalarca da yapılan ve matbu bir metinden oluşan karşı tarafa hak kazandırıp tüketiciye yükümlülük yükleyen bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirketin davacı yana bahsedildiği şekilde herhangi bir borcunun bulunmadığını, genel işlemkoşullarına, sözleşme özgürlüğüne ve kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olduğunu, imzaaltına alınan sözleşmenin kabul edilmesinin düşünülemeyeceğini, TBK uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olamayacağını,  davacı tarafın kat ihtarına karşı da itirazlarının mevcut olduğunu,  temerrüt koşulları oluşmadığından dava konusu borcun muaccel olmadığını,  kefilin sorumluluğuna gidebilmek için ya temerrüde düşülmesine ya da hesabın kat edilmesine ihtiyaç olduğunu, ancak davacı muaccel olmayan bir borca ilişkin haksız ve mesnetsiz bir dava açtığını belirterek davanın reddine, davacı haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğinden %20’den az olmamak üzere  kötü niyet tazminatının taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 10/11/2022 tarih ve  2021/497 Esas - 2022/760 Karar sayılı kararında;\"......Taraflarca ileri sürülen tüm deliller toplanarak, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek bankacı-hesap uzmanı bilirkişiden alınan rapor dosyaya bırakılmıştır. Rapora göre davalıların kat ihtarı tebliği akabinde 06/01/2021 tarihinde temerrüde düştükleri, temerrüt faizinin sözleşmenin 11.b maddesinde düzenlendiği, buna göre en yüksek kredi faiz oranına %50 ilavesiyle temerrüt faizinin oranının belirleneceğini, davacı banka tarafından ticari kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının yıllık %26,64 olup bunun %50 fazlasının %39,96 olduğunu, kat ihtarı tarihi itibariyle 2.761.423,52 TL alacak hesabı yapılmış ise de banka tarafından 2.759.800,64 TL talepte bulunulduğunu, raporun ilerleyen sayfalarında bu defa fiilen uygulanan akdi faiz oranının %25,20 olduğu belirtilerek %50 fazlasının %39,96 olduğu yönünde açıklama yaptığı, (oysa %25,20'nin %20 fazlasının %37,80 yapması gerektiği) takip tarihi itibariyle borç hesaplanır iken akdi faizin %25,20 , temerrüt faizinin %39,96 alınarak takip tarihi itibariyle alacak miktarının; asıl alacağın 2.759.800,64 TL, kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında geçen akdi faizin 15.454,88 TL, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında temerrüt faizinin 104.154,88 TL (faizler toplamının 119.609,76 TL) BSMV miktarının 5.980,49 TL, 1.277,70 TL'de masraf olmak üzere toplam alacağın takip tarihi itibariyle 2.886.668,59 TL olduğu yönünde rapor hazırlandığı, davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği %31,20 akdi faizin %50 fazlası olan %46,80 oranındaki temerrüt faizi esasına göre de hesaplama yapılarak takip tarihi itibariyle banka alacağının toplam 2.905.388,32 TL olarak hesaplandığı (bu ihtimalde akdi faizin %31,20 denmesine rağmen hesap tablosunda %25,20 alındığı) görülmüştür. 22/09/2022 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara kararı ile, Bilirkişi raporunun bir yerinde fiilen uygulanan akdi faiz %26,64 ve buna göre hesaplanan temerrüd faizi %39,96 olarak belirtilmesine rağmen raporun başka yerinde akdi faizin %25,20 olarak alındığı (%25,20 olması halinde temerrüd faizinin %37,80 olması gerekirken bilirkişi tarafından %39,96 olarak hesaplandığı ) bu nedenle rapor içinde çelişki olduğu görülmekle takdiri mahkemeye ait olmak üzere, taraf vekillerinin itiraz dilekçeleri de değerlendirilerek, fiilen uygulanan akdi faizin ne olduğunun  doğru şekilde tespitinin yapılarak, tespit edilen bu akdi faize göre doğru temerrüd faizinin hesaplanarak ek rapor tanzimi istenilmiştir. Bilirkişi ek raporu incelendiğinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650 Esas 2019/507 Karar nolu ilamı da dikkate alınarak bildirilen akdi faiz oranı değil bankaca fiilen uygulanan akdi faizin %25,20 olduğu, bunun %50 fazlasının %37,80 olup temerrüt faizi oranının %37,80 olduğunu, bu faiz oranları esas alınarak yapılan hesaplamada davacının takip tarihi itibariyle asıl alacağının 2.759.800,64 TL, kat tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki akdi faizin 15.454,88 TL, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki temerrüt faizinin 98.524,88 TL (faizler toplamının 113.979,77 TL) BSMV'nin 5.698,99 TL, masraf miktarının 1.277,70 TL olmak üzere davacının takip tarihi itibariyle toplam alacığının 2.880.757,10 TL olarak belirlediği görülmüştür.Toplanan tüm deliller, alınan ek bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulüne, alacak likit, itiraz da haksız olduğundan %20 oranında hesaplanan icran inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalıların ... sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin ;2.759.800,64  TL  asıl alacak, 113.979,77 TL  işlemiş faiz, 5.698,99 TL  BSMV,1.277,70  TL masraf olmak üzere toplam 2.880.757,10TL alacak üzerinden devamına, Asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %37,80 temrerrüd faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, 576.151,42TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aleyhe hükmedilen vekalet ücreti için davalılar vekili tarafından icra takibi başlatılmış olup ...s sayılı dosyasından gönderilen icra emrinin tebliğ edildiğini, müvekkil banka tarafından ... ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefaletiyle ... A.Ş. lehine açılan ve kullandırılan Kredi hesaplarının 29.12.2020 tarihi itibariyle kapatıldığını, kredi hesaplarının kapatıldığı ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içeren ihtar Gebze ... Noterliği’ nin 30.12.2020 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekinde hesap özeti borçlulara tebliğ edilmişse de borç ödenmediğinden, borçlular hakkında ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalılar tarafından asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini,Yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda hatalı ve eksik tespitler bulunduğunu, işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından ticari krediler için %39,96 oranında temerrüt faizi talep edilebileceğinin bildirildiğini, müvekkil bankanın aynı tarihlerde başka bir müşterisine kullandırdığı aynı kredi türünde fiilen uyguladığı faizin ispatı için ödeme planı ibraz edildiğini, ibraz edilen ödeme planının dikkate alınmamış olduğunu, rapordaki aleyhe olan kısımları kabul etmediklerini, hatalı ve eksik inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporu esas alınarak oluşturulan karar gereğince müvekkilin banka alacağının eksik hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Davacı bankanın davaya konu icra takibi ile  yıllık %46.8 temerrüt faizi talep ettiği, mahkemece yukarıdaki gerekçe ile temerrüt faizi oranının %37,80 olduğu kabul edilmiştir.Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin “TEMERRÜT” başlıklı 11.b maddesinde; “....... BANKA'nın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın \"%50 (yüzde elli) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini ve bu temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Temerrüt faiz oranının tespitinde; TL borç için, BANKA'nın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibari ile geçerli olan, en yüksek kredi faiz oranjnın %50 (yüzde elli) fazlası ......... \" şeklinde düzenlenmiştir.Temerrüt faizi oranının tespiti yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, bilirkişi tarafından ilgili banka şubesinde yerinde inceleme yapılarak, banka kayıtları incelenip dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana sözleşmenin  11/b maddesinde belirtilen % 50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar, Yargıtay 11 HD. 2021/9135Esas - 2023/655 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir. ) Bu durumda mahkemece, bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilip banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, bankanın temerrüt tarihinde aynı tür  ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip, bu orana sözleşmenin 11. maddesinin b  bendinde belirtilen %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmeye göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranı ile banka alacağının tespiti yönünde istinaf denetimine elverişli ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2022 Tarih ve  2021/497 Esas - 2022/760 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,  4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5046fd669bc2de8c","SID":"0219948ea76c30e2"}}