{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  ... HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:....<br>KARAR NO\t:....<br>KARAR TARİHİ\t:.....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ......<br>ÜYE\t\t:......<br>ÜYE\t\t:......<br>KATİP\t\t:......<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:...... <br>TARİHİ\t\t: 13/03/2025 <br>NUMARASI\t\t:......<br><br>DAVACI\t:.......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:.....<br>VEKİLLERİ\t:.......<br>\t.........<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t:......<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili ......'nin Türkiye'ye ve yurtdışına  taşımacılık hizmeti veren bir lojistik, gemi tahmil ve tahliye, madencilik, mal saklama (depolama), yükleme ve boşalma hizmeti veren tanınmış bir firma olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirket ile karşı şirket arasında mal saklama (depolama) hizmeti verildiğini, sözleşme kapsamında davacı ile davalı arasında; .........adresinde bulunan .. numaralı depo,......... adresinde bulunan .. numaralı depo,....... adresinde bulunan .. numaralı depolama hizmet için anlaşma sağlandığını, iş bu hizmetin koşullarına ve TBK hükümlerine göre malların yüklenmesi ve boşaltılması işlerinin müvekkili şirkete ait olduğunu, depolama, yükleme ve boşaltma ücretlerinde anlaşma sağlanmaması ve özellikle karşı şirketin müvekkili şirket aleyhine suç duyurusunda bulunması ve asılsız ithamları sebebiyle sözleşme ilişkisinin esas unsuru olan güven zedelenmesi sebebiyle aradaki ilişkinin işlem temelinin çöktüğünü, iş bu nedenlerle ve şu ana kadar yapılan hizmetlerin karşılığı olarak kesilen faturaları  karşı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, ayrıca depolarda bulunan malların karşı şirketçe teslim alınmasını ve depoların boşaltılmasını tahliye edilmesi talep edildiğini, bu hususlara ilişkin ve ayrıca malların üzerinde taraflar arasındaki ilişki sebebiyle hapis hakkı kullanılacağını ve hapis hakkını aşan miktar için ilgili Mahkemeden tevdii mahalli talep edilerek alacaklının temerrüdü prosedürünün işletileceğini bu durumda masrafların kendilerine ait olacağını, bu sebeple herhangi bir tazmin talebinde bulunamayacağına ilişkin ......Noterliği'nin .... tarihli .....yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, sonuç itibariyle verilen hizmetin karşılığı olan fatura tutarlarını karşı tarafın ödeme sorumluluğu bulunduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin temelden çökmesi sebebiyle depolama hizmeti verilen alandan tahliyesi /boşaltması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili .......’nin davalı ........’ne sağladığı mal saklama, depolama, yükleme ve boşaltma hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL mahkeme aksi kanaatte ise tacirin ücret isteme hakkı kapsamında Sayın Mahkemece belirlenecek alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesini, depolama hizmeti verilen alanda bulunan malların davalı .... tarafından teslim alınması ve depoların boşaltılması / tahliye edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ..... Mahkemeleri olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı firma anonim şirket olup davanın limited şirkete açıldığını, böyle bir limited şirketin faal olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirkete kiralanan depolarla ilgili ödenmeyen hiçbir kira borcu veya sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığını, dava konusu deponun davacı tarafından boş ve sağlam olarak teslim alındığını, nitelik davacı bu durumu teyit eden ...... Noterliğinin .......tarih ve ....... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kendilerine beyan ettiklerini, teslim talebinin yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;\" Taraflar arasındaki uyuşmazlığın depolama, mal saklama, yükleme ve boşaltma hizmeti sözleşmesinden kaynaklanmakla dosyaya taraflar arasında düzenlenmiş ve davacının davaya konu ettiği depoların davalı tarafından kullanımına ilişkin depo kira sözleşmelerinin dosyaya sunulduğu sözleşme başlıkları kira sözleşmesine ilişkin olup içeriklerine bakıldığında da kira akdine ilişkin asli unsurların (süre, bedel..) sözleşmede yer aldığı bu nedenle taraflar arasında kira ilişkisinden kaynaklı ticari ilişkinin değerlendirilmesinin Sulh Hukuk mahkemelerinin görev alanında olduğunun değerlendirildiği\" gerekçesiyle .......Sulh Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından yalnızca depolama hizmeti verilmediğini, Sözleşmenin 3. Maddesinde kiralayan, kiracıya ait tarım ürünlerinin depolanması, depodan yüklenmesi ve tartılması hizmetlerini kapsadığını, kiralayan kira süresi zarfında deponun muhafazalı ve emniyetli tutmakla yükümlü kılındığını, ayrıca depo niteliğindeki taşınmazın zilyetliğinin hiç bir şekilde davalıya da bırakılmadığını, deponun yönetimi, sevk ve idaresinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, bu suretle davacı ile davalı arasındaki ilişkinin sadece kira ilişkisi değil, bununla birlikte ardiye hizmet ilişkisi de olduğunu, kiracının ürünlerinin depolanması ile beraber depodan yüklenmesi ve tartılması hizmetini de kapsadığını, davacı müvekkilinin, davalı şirkete sağladığı mal saklama, depolama, yükleme ve boşaltma hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın ödenmesi veyahut tacirin ücret isteme hakkı kapsamında ücretin belirlenerek tahsili ile depolarda bulunan malların davalı tarafından teslim alınması ve depoların boşaltılması/tahliye edilmesine ilişkin uyuşmazlıkta Sulh Hukuk Mahkemelerinin değil Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu  nedenlerle; istinaf başvurusunun  kabulünü,.......Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih, ....... sayılı usule ve yasaya aykırı kararın yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde görevsizlik kararının kaldırılarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.  <br>Dairemizin ...... tarih ..... Esas ...... sayılı ilamı ile  davacı vekilinin vekaletnamesinin süreli olduğu anlaşıldığından, yeni vekaletname sunularak eksikliğin tamamlanmasından sonra inceleme yapılmasına karar verilmiş, eksiklik tamamlandığından işin esasına geçilmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, mahkemenin görevine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 4/I-a maddesinde ise, kiralanan taşınmazların, .... tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.<br>Somut olayda; davacı tarafça davacı şirket ile  davalı şirket  arasında davacı şirkete ait 3 adet depoya ilişkin mal saklama, depolama, yükleme ve boşaltma konularında hizmet verildiği gerekçesiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL, mahkeme aksi kanaatte ise tacirin ücret isteme hakkı kapsamında mahkemece belirlenecek alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan  tahsili ve depolama hizmeti verilen alanda bulunan malların davalı tarafından teslim alınması, depoların boşaltılması, tahliye edilmesine karar verilmesi istenmiştir.<br> Her ne kadar dosya içerisinde bulunan ve taraflar arasında düzenlenen \"Depo Kira Sözleşmesi\", \"Depo Kiralama Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmelerde  ve mahkeme kabulüne göre taraflar arasındaki  sözleşme kira sözleşmesi olarak kabul edilmiş ise de; sözleşmelerin incelenmesinden kiralanan yerin davacıya ait ..... adresindeki 1, 2 ve 6 nolu depolar olduğu, belirtilen depolarda davalıya ait  muhtelif tahıl ürünlerinin depolanmasının amaçlandığı, davacının sözleşme ile tahıl ürünlerinin depolanması, depodan yüklenmesi ve tartılması hizmetini yükümlendiği, buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin bu haliyle kira sözleşmesi değil, ardiye sözleşmesi niteliğinde olduğu görülmektedir.<br> Türk Borçlar Kanununun Genel Saklama Sözleşmesi Başlıklı 561. Maddesine göre; \"(1) Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.<br>(2)Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir.<br>Uygulamada saklama sözleşmesinin bir diğer türü olan ve ticari amaçlı olarak yapılan, geçerlilik şartına tabi olmayan, saklama işinin karşılığında para ödeme borcunun işin niteliği gereği üstlenilmiş olduğu diğer bir sözleşme türü ise ardiye sözleşmesi olup Türk Borçlar Kanununun 571 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.  Ardiye ücreti taraflar arasında yazılı sözleşmeyle belirlenebileceği gibi belirlenmemiş ise alışılmış olan ücret talep edilebilecektir.<br>TBK m. 571: \"Saklamak üzere ticari mal kabul ettiğini açıkça kamuya bildiren ardiyeci, saklatılan malı temsil eden senet çıkarmaya izin verilmesini, yetkili makamdan isteyebilir.\"<br>TBK m.572- \"Ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlüdür. Ardiyeci, saklatana, malların durumunu incelemesi ve örnek alması için, alışılmış iş zamanlarında; gerekli koruma önlemlerini alabilmesi için de her zaman izin vermek zorundadır.<br>\"<br>Genel saklama sözleşmesi'ni düzenleyen  561/2. Maddesinde \"Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir\" denilmek suretiyle saklayanın ücret talebinde bulunabilmesi için ücretin açıkça kararlaştırılmış olması veya durum ve koşulların gerektirmesi halinde ücret talep edebileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 571 ve devamı maddelerinde ise saklamak üzere ticari mal kabul ettiğini açıkça kamuya bildiren ardiyecinin, kararlaştırılmış veya alışılmış olan ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini isteyebileceği, bu giderlerin hemen ardiye ücretinin ise her üç ayda bir ve her hâlde malların tümünün veya bir bölümünün geri alınması sırasında ödeneceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, genel saklama sözleşmesi kapsamında saklayanın ücret talep edebilmesi açıkça ücret kararlaştırılması veya durum ve koşulların gerektirmesi halinde mümkün iken, ardiye sözleşmesi niteliğindeki sözleşmelerde saklayan kararlaştırılmış ya da alışılmış ücretini talep edebilmektedir.<br> 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olup, ayrıca aynı yasanın 4/2-c maddesi gereğince saklama sözleşmesini düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 561 ila 580. maddelerinden kaynaklanan ihtilaflar da, mutlak ticari davadır. Bu nedenle mahkemece, davanın esasının incelenmesi gerekirken Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.\t<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...... Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  ...... tarih, ...... Esas ..... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi......\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>..... <br>......<br>Üye<br>.....<br> <br>....<br>Üye<br>.....<br> <br>.....<br>Katip<br>.......<br> <br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e64af68c3ec315a","SID":"f49b1cd40292ed91"}}