{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/208 Esas<br>KARAR NO:2025/816<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:12/10/2022<br>NUMARASI:2021/152 E. - 2022/206 K.<br>DAVA TÜRÜ:Faydalı Model Belgesi ve Tasarım Hükümsüzlüğü    <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, fabrikasında ... Kömürü, ... için ... Kömürü ve ... için küp şeklinde mangal kömürü üretimi yapan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin özellikle mangal kömürü üretimi konusunda kendine özgü, nihai tüketicinin fayda sağlayacağı ürünler geliştirdiğini, bu ürünler için ...tescil numaralı tasarım belgesi ile ... tescil numaralı faydalı model belgesi aldığını,  davalının, müvekkili şirketin ürünlerini kopyalayarak üretim yaptığını, müvekkili şirketin üretmiş olduğu ürünün alt tarafında yer alan fitilin yakılması ile mangalın yanması ve içten içe kor hale gelmesinin sağlandığını, bu sayede ürünün kullanılmasında çıra, jel vs.gibi ürünlerin kullanımına gerek kalmadığını, aynı şekilde ürünün tasarım özelliği ile dışarıdan hava akımı sağlanmasına gerek kalmadığını, hava akımına gerek olmaması sebebi ile ortaya çıkacak is ve kokuların tüketiciye zarar vermediğini,davaya konu ürünün sekiz değişik malzemeden oluştuğunu, her bir malzemenin ürün tasarımının ve bu tasarımın ürüne kattığı özelliğin bir parçası olarak ortaya çıktığını, davalının ürününün, müvekkili şirket adına tescilli ürün ile birebir aynı özellikte olduğunu, söz konusu kullanım şeklinin müvekkili şirket adına tescilli olan tasarım ve faydalı model hakkına tecavüz niteliği taşıdığını, ürün tasarımının tüm aşamaları ile aynı olduğunu, davalı tarafın kullanımının, tasarım ve faydalı model kapsamındaki haklarla birlikte ürün içeriği yönüyle de haksız rekabet oluşturduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/72 değişik iş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunun da davalının kullanım şeklinin sınai mülkiyet hukukundan kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu gösterdiğini, açıklanan nedenlerle, davalının, davacı adına kayıtlı tasarım ve faydalı model belgelerinden kaynaklanan hakları ile haksız rekabete ilişkin haklar yönünden, davalı tarafın kullanım şeklinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasını, tasarım ile faydalı model hakkının ihlali ve haksız rekabet oluşturan fiillerin durdurulmasını, müvekkili adına tescilli haklara ilişkin ürünlerin davalı tarafça üretilmesinin ve satışının yasaklanmasını, tasarım ile faydalı model hakkının ihlali ve haksız rekabet teşkil eden ürünlere el konularak piyasadan toplatılmasını,tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konularak ürün, cihaz ve makineler üzerinde davacı adına mülkiyet hakkının tanınmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, her türlü hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde ve tamamen haksız ve kötüniyetli davranarak, müvekkilinin mahvına olacak şekilde bir girişimde bulunduğunu, davacının mangal kömürü başlığı altında tasarım ve faydalı model başvurusu yaptığını, bu başvurulara istinaden sözde kendi tasarımlarıymış ve buluşlarıymış gibi TPE'ye başvuruda bulunulduğunu ve tescil alındığını, ancak yapılan incelemelerde bu buluşlara ve tasarımlara ilişkin olarak 2014 senesi öncesinde birçok başvuru bulunduğunu ve davaya konu olan tasarımın ve faydalı modele ilişkin olarak daha önceden alınmış tescillerin mevcut olduğunu, davacının sanki yeni bir buluşmuş gibi tescil altına aldığı tasarım ve faydalı modeli piyasada iş yapan kişilere kötüniyetli bir şekilde ileri sürdüğünü ve bu işi rant haline getirmiş bulunduğunu, davacı tarafın faydalı model belgesinin de hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, tasarım tescilinin ve faydalı model tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin olarak Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2019/171 esas sırasında kayıtlı dava açtıklarını, açıklanan nedenlerle, müvekkili adına haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış davanın öncelikle usulden ve mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DOSYADA DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalının mangal kömürü başlığı altında ...endüstriyel tasarım ve ... tescil numarası ile faydalı modelin başvurusunun yapıldığını, sözde kendi tasarımlarıymış ve buluşlarıymış gibi TPE'de başvuru yapıp tescil aldıklarını, ancak yapılan incelemelerde bu buluşlara ve tasarımlara ilişkin olarak 2014 senesi öncesinde birçok başvuru bulunmakta ve davaya konu olan tasarımın ve faydalı modele ilişkin olarak daha önceden alınmış tescillerin mevcut olduğunu, davalının yeni bir buluşmuş gibi tescil altına aldığı tasarım ve faydalı modeli piyasa da iş yapan kişilere kötü niyetli bir şekilde ileri sürmekte ve bu işi rant haline getirmiş olduğunu, davalı tarafından tescillenen faydalı modelin 2015 senesinden itibaren müvekkili tarafından kullanılmakta ve buna ilişkin olarak davalı tarafından tescil alınmadan önce müvekkilinin davaya konu olan faydalı model ve endüstriyel tasarımla mangal kömürü satışı için piyasada yer aldığının görülmekte olduğunu, tasarım ve faydalı modelin yenilik içermediğini bu nedenlerle faydalı modelin ve endüstriyel tasarımı hükümsüzlüğüne ve kamuya mal olmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketinin çalışmaları ve piyasa analizi sonucunda geliştirdiği ürünün faydalı model tescili amacı ile TPMK a başvuru yaptığını,TPMK'nın araştırma sonucu başvurunun yasa ile aranan şartlara uygun olduğunu tespit edilerek tescil kararı verildiğini, müvekkili şirket ve öncesinde yöneticileri uzun yıllardır ilgili piyasada çalışa yapmış olduğunu, söz konusu çalışmalar sonucu poşete doldurularak, poşet içerisine bir miktar çıra konulmak sureti ile pazarlanan ürünü tamamen yeni bir şekilde üretim, pazarlama, tüketicinin kullanımı, depolama gibi bir çok alanda çok daha kolay ve ekonomik kullanım şansı getiren forma soktuğunu iddia ederek müvekkili şirketin ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiği ürünleri tasarım ve faydalı model tescilleri ile koruma altına alınmış olduğunu, davacı tarafın bu hakları haksız şekilde kullanmakta olduğunu, Bakırköy 1.FSHHM'nin 2019/173 D.İş sayılı dosyası ve iş bu dava dosyası ile davacının haksız kullanımı görünmekte olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın davalı müvekkili adına tescilli hakları izinsiz kullanımı sonucunda oluşturduğu hukuki durumdan kurtulmak amacı ile iş bu davayı açtığının görüldüğünü, davacının talep ve gerekçeleri hukuki dayanaktan yoksun ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;\"Somut olayın yapılan incelemesinde, davalı yana ait ürününün faydalı model belgesinde yer alan istemleri içerdiği ve koruma kapsamında kaldığı, tecavüz fiilinin koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle \" şeklindeki gerekçeleri ile,Asıl Davanın -Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,-Davalının davacıya ait ... tescil numaralı faydalı modelden doğan haklarının tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzünün men ve ref'ine,-Davalı yana ait tecavüz oluşturan ve dosya içerisinde mevcut Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/172 D. İş sayılı dosyası ile tespit edilerek söz konusu değişik iş dosyasındaki bulunan raporda görsellerine yer verilen ... tescil numaralı faydalı modele tecavüz teşkil eden ürünlerin üretim ve satışlarının durdurulmasına,  söz konusu ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşulu ile üretim araçlarına el konularak davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına,-Davacının ... nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men ve ref'i davasının REDDİNE,-Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE, , Birleşen davanın;-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,-Birleşen dosya davalısına ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne,-Davacının ... tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü davasının REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı-Birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece haksız rekabete ilişkin Yargıtayın içtihadına atıf yaparak ret kararı verildiğini, haksız rekabet somut bir eylem olmaktan ziyade ticari etiğe aykırı bir ticari faaliyet olduğunu, SMK'daki düzenleme somut ve tek bir kullanıma ilişkin kullanım hakkının ortadan kaldırılmasına imkan tanıyan bir hak oluşturduğunu,TTK'da haksız rekabet için herhangi bir gerekçeye ihtiyat duyulmadan hükmün ilanı gerektiğini, TTK ya göre haksız rekabetin tespiti yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, red yönünden verilen kararın müvekkilinin hak kaybına uğramasına yol açtığını, mahkeme haksız rekabet ve SMK'daki korumanın, sadece talep eden sağlayacağı koruma yönünden değerlendirdiğini,  dava açılışında tüm talep ve tazminat hakları saklı tutulduğunu, davalı birleşen davada davacı aleyhine açılacak olan tazminat davasında tazminat miktarının belirlenmesi yönünden iş bu davada her iki talebinde incelenerek karar verilmesi gerekirken haksız rekabete ilişkin talebin reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... nolu tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, buna paralel olarak tasarım belgesine ilişkin haksız kullanımın tespiti ile durdurulmasına ilişkin esas davanın bu yönden reddine karar verildiğini, müvekkili şirket uzun süren üretim çalışmaları ve piyasa analizi sonucunda ürünü geliştirdiğini, ürünün geliştirilme aşamasında elde edilen videonun davalı tarafından tamamen kötüniyetli şekilde ele geçirildiğini, firmanın bilgileri ve ürünü haksız bir şekilde tanıttığını, bu işlemlerden müvekkili şirketin bir kusuru veya ihmali olmadığını, müvekkili bu süreçte ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetlerde bulunmadığını, davalı şirket yetkililerinin müvekkili şirketin ve tasarımcı ile olan ilişkisi sebebi ile hukuka aykırı bir şekilde hareket ederek ... adresinde yer alan videoyu hazırladıklarını, tanık ...'in Bakırköy 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/165 Esas sayılı dosyasında 18/09/2020 tarihli 4.Celsesinde beyanında bu durumun belirtildiğini ve davalının ürünü taklit ettiğinin sabit olduğunu, diğer tanık beyanlarında müvekkili şirket ile davalı şirketin önceleri ortaklık ilişkileri oldukları ve kolayca bu buluşa ulaşabilecekleri çok açık olduğunu, davalının cevap dilekçesinde de belirttiği üzere tarafların buluşlarının tamamen farklı olduğunun belirtildiğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkemece haksız rekabete ilişkin davanın reddi ile  ... nolu tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne yönelik olarak verilen kararın kaldırılmasını, asıl davadaki taleplerinin kabulüne birleşen hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-Birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının tamamının reddi gerekir iken hatalı şekilde kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkilin davacıya ait ... tescil numaralı faydalı modeline herhangi bir tecavüzü olmadığını, Faydalı Model Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Sınai Mülkiyet Kanununda açıkça belirtildiğini ve müvekkili tarafından ilgili tescilli tasarım yönünden tecavüz durumunun gerçekleşmediğini, birleşen dava ve karşı tarafın her iki tasarımının da hükümsüz kılınmasına yönelik taleplerine rağmen kısmen kabul ile sadece ... tescil bakınından hükümsüz kılınıp ... tescil bakımından hükümsüzlük koşulları oluşmadığına yönelik davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda kamunun ulaşabileceği biçimde ileri sürülen buluşa ilişkin bilgi -yazılı veya sözlü- mevcutsa artık o buluş yeni olmadığını,Doktrinde de benzer görüşler mevcut olduğunu, faydalı modele konu ürün, tescil tarihi öncesi yurtdışında satışa arz edildiğinde, faydalı model yine yenilik unsurunu taşımadığını,Yargıtay uygulamasında da benzer yönde kararlar mevcut olduğunu,  ilgili düzenlemeler kapsamında dosyadaki mevcut bilgi belgeler de bir bütün olarak değerlendirildiğinde karşı taraf adına tescilli ola... tescil bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, davacı adına kayıtlı olan bu tescille ilgili  2014 yılı öncesinde de TPE'ye yapılmış birçok başvuru bulunduğunu ve bu kapsamda alınmış tesciller yer aldığını, karşı taraf sanki yeni bir buluş yapmış ve kanunda aranan şartları yerine getirmiş gibi davranarak kötü niyetli şekilde hareket ettiğini, kendi üzerine tescil ettirdiği ürünün yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığını,  2014 yılı ve öncesine ait olan 2012 yılı ... başvuru numaralı, 2010 yılı ve 01361 numaralı ve yine 2008 yılı ... numaralı olmak üzere, davacı tarafın tescilli ürünü ile birebir aynı olan mangal kömürü ile ilgili tesciller bulunduğunu, tüm bunların göz ardı edilmesi kabul edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tescilli tasarım yönünden de hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davacı karşı davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış davanın tümden reddini, birleşen davanın tümden kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, davalının, davacıya ait faydalı model belgesi ve tasarımdan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i; birleşen dava, birleşen dosya davalısına ait faydalı model belgesi ve tasarımın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyetine ait 28/04/2021  tarihli raporda özetle;\" ...no.lu ... belgesinin dava dosyasına sunulan D1-D4 delilleri karşısında yenilik kriterine sahip olduğu;(ii) ... no.lu ...belgesinin açıklık kriterine sahip olduğu(iii) ...no.lu ... belgesinin kapsam aşmama kriterine sahip olduğu, yani ... başvurusunun kapsamının aşılmadığı;(iv) bu nedenlerle ... no.lu ... belgesi için hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı; (v)... no.lu tasarım belgesinin dava dosyasına sunulan D1-D3 delilleri karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerine sahip olduğu; (vi) ... no.lu tasarım belgesinin dava dosyasına sunulan D4 delili karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerine sahip olmadığı,(vii) bu nedenlerle ... no.lu tasarım belgesi için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu \"belirtilmiştir. Bilirkişi heyetine ait 20/01/2022  tarihli EK raporda özetle;\" Kök raporumuzda yer verdiğimiz görüşlerimizi değiştirmemizi gerektirir herhangi bir <br>durumun mevzu bahis olmadığı, Kök raporumuzdaki görüşlerimiz devam etmekte olmasına karşın dava konusu tasarımın ve faydalı modelin hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı ile ilgili olarak nihai takdirin yalnızca Sayın Mahkemenizde olması ve Sayın Mahkemenizce ek rapor ile ana dosya bakımından tecavüz iddialarını değerlendirmek üzere görevlendirilmiş olmamız nedeni ile bu minvaldeki incelemelerimizin sürdürüldüğü,... no.lu faydalı model belgesine tecavüz bakımından yapılan incelemede,2019/172 D. İş sayılı dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda davalı yanın kullanımlarına ilişkin fotoğrafları verilen ürünlerin söz konusu faydalı model belgesinin koruma kapsamının içinde olduğu;... no.lu tasarım belgesine tecavüz bakımından yapılan incelemede, 2019/172 D. İş sayılı dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda davalı yanın kullanımlarına ilişkin fotoğrafları verilen ürünlerin söz konusu tasarım belgesinin koruma kapsamının içinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı\" belirtilmiştir. Bilirkişi heyetine ait 01/06/2022 tarihli Ek raporda özetle;\"..(i)... no.lu ... belgesinin dava dosyasına sunulan D5 delilli karşısında yenilik kriterine sahip olduğu; bu nedenle ...no.lu ... belgesi için hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı;(ii) ...no.lu tasarım belgesinin dava dosyasına sunulan D5 delili karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerine sahip olduğu; bu nedenle D5 delili gerekçe gösterilerek ... no.lu tasarım belgesi için hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,(iii) Ancak Kök raporumuzda diğer delillerin incelenmesi ile ulaştığımız kanaatlerimiz devam etmek ile birlikte, D5 delili karşısında tasarımın yeni olduğu ve hükümsüzlüğünün gerekmediği, ancak kök raporumuzda sair deliller üzerinden tasarımın başvuru konusu edildiği tarihte yeni ve ayırt edici olmadığı tespit edilmekle tasarımın ilgili deliller gerekçesi ile hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu \" belirtilmiştir.Bakırköy 1.FSHHM' nin 2019/172 değişik iş sayılı dosyasında; talep eden... Şti tarafından, karşı taraf ... Şti aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; \"Tespit isteyen tarafa ait ... sayılı endüstriyel tasarımı ile aleyhinde tespit istenene ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu sebeple benzer olarak algılandıkları, aleyhinde tespit istenen işyerinde bulunan ürünün, tespit isteyene ait ... sayı ile tescilli \"Pratik ve kolay yanan tahta kafesli mangal kömürü\" başlıklı faydalı model tescilinde yer alan istemlerin koruma kapsamı içerisinde kaldığı\" belirtilmiştir.Mahkemece tanıklar dinlenmiştir.Davaya konu tasarımın tescil tarihi itibariyle hükümsüzlük incelemesinin 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. 554 sayılı K.H.K.'nin 3/a maddesi tasarımın tarifini yapmakta ve bu maddeye göre \"tasarım, bir ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin çizgi şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyularıyla algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü\" ifade etmekte olup ürün yada ürün parçasının görünümüdür.Hükümsüzlük davası neticesinde verilecek karar baştan itibaren hüküm ifade edeceğinden öncelikle, hükümsüzlük davasının incelenmesi gerekmektedir. -Bilirkişi heyet raporu, Ek rapor ve 2. Ek rapor hep birlikte değerlendirildiğinde, ... tescil nolu faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunduğundan hükümsüzlük davasının reddine dair verilen ve bu faydalı modele davalının kullanımının tecavüz olduğu anlaşılmakla tecavüzün kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.-... tasarım tescil belgesi ile ilgili olarak, bilirkişi raporunda belirtilen  D.5 delilinin sonradan ibrazı mümkün olup tasarımın hükümsüzlüğü davasında,  tasarımın başvuru konusu edildiği tarihin esas alınması gerektiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere tasarımın başvuru tarihi itibarı ile  yeni ve ayırt  edici olmadığı belirlenmekle tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu anlaşılmakla bu tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve hükümsüzlük baştan itibaren hüküm ifade edeceğinden tecavüzün şartları oluşmadığından tecavüze yönelik davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. Mahkeme haksız rekabet yönünden yapılan incelemede, TTK m. 54/1.a.4 hükmüne ilişkin madde gerekçesi aynen şu şekildedir: “Bu bent karıştırılmayı, yani 6762 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin (5) numaralı bendinde kullanılan terimle iltibası düzenlemektedir. (4) numaralı alt bendin ilkeleri ve amacı, 6762 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin (5) numaralı bendi ile özdeş olmasına rağmen lafızda farklıdır. Ancak, bu değişiklik 6762 sayılı Kanundaki hükmün öğreti ve mahkeme kararlarındaki birikiminin feda edilmesi, uygulanamaz kabul edilmesi anlamını taşımamaktadır.Çünkü, karıştırılma (iltibas) kavramı, pozitif hukuklar üstü anlamı ve işlevi ile varlığını sürdürmektedir. MarkKHK \"iltibas\" yerine \"karıştırılma\"yı kullandığı ve bu terim öğreti ve içtihatlarda yerleşmeye başladığı için, burada da aynı terim tercih edilmiştir. Bu sebeple bentte basit ancak kapsamı geniş bir ifadeye yer verilmiştir. \"Karıştırılma\", yanıltmayı, kandırmayı, yanlış algılattırmayı da kapsar. Hüküm, karıştırılmayı dış görünüş (tanıtım, takdim-görsellik) ve duyuruş (ses yönünden benzerlik) bağlamında düzenler. İç benzerlikten doğan karıştırılma (meselâ elektrik devrenin veya yarı iletken topografyasının benzerliği) hükmün kapsamı dışındadır. İç benzerlik \"karıştırılma\" kavramı ile tanımlanmaz. Dış görünüm koruması, takdim, şekil, tasarım ve donanım korumasıdır. Karıştırılma nesnel değerlendirmeyi gerektirir. 6762 sayılı Kanun hükmü, başkasının \"ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları\" cümle parçasına yer vermiştir. Oysa, anılan ayırt edici işaretlere ilişkin karıştırılma koşulu, hüküm ve sonuçlarıyla birlikte kendi özel kanun hükmünde kararnamelerinde, yani MarkKHK'da, EndTasKHK'da, CoğİşKHK'da ve unvanla ilgili olarak TK'da ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Burada tekrar edilmeleri hem gereksizdir, hem de yorum güçlüklerine sebep olmaktadır. Anılan cümle parçalarının burada yer almaları, haksız rekabete ilişkin hükümlerin fikrî mülkiyete ilişkin düzenlemelerde kümülatif uygulanması yönünden de gerekli görülemez.” şeklindeki ifadeden, esasen hâlihazırda kümülatif koruma ilkesinin geçerli olduğu, ancak bu ilkenin varlığının da belirtilen cümle parçalarının maddede yer almalarını gerektirmediği anlamı çıkmaktadır. Dolayısıyla, gerekçedeki ifadelerin kümülatif uygulama ilkesini destekler şekilde anlaşılması ve TTK’nın karıştırılma ihtimaline ilişkin düzenlemesinin, fikrȋ mülkiyet mevzuatının yanında, ondan bağımsız olarak uygulanabileceğinin kabulü gerekir. Şu hususun özellikle belirtilmesi gerekir: özel hukuki düzenlemelerin korudukları konu ile haksız rekabetin koruduğu konu farklıdır. Şöyle ki, bir markanın taklit edilmesi marka hakkına zarar verebileceği gibi haksız rekabete de yol açmaktadır. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere ayırtedici işaretlerin ayrı ayrı sayılmamış olması, fikri mülkiyete ilişkin düzenlemelerle haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. (Prof. Hamdi Yasaman – Prof Reha Poroy, Ticari İşletme Hukuku, 20. Baskı. 2024, s. 410. vd) SMK hükümlerinin yürürlüğe girmesiyle TTK.nun haksız rekabet hükümleri kadük hale gelmemiştir. Aksinin kabulü aşkın yorumdur.(Prof.Arslan Kaya-Prof.Koray Demir,Rekabet ve Haksız Rekabet Hukukunun Esasları, Baskı 2024, s.122 vd)  Haksız rekabet koruması fikri haklar korumasını tamamlayan bir konumda olmayıp  bağımsız ve kendi kurallarını takip eden bir koruma olduğundan haksız rekabet kaynaklı talepler fikri haklar korumasından bağımsız olarak ileri sürülür. O halde korumanın şartları mevcut olduğu halde haksız rekabet hükümleri fikri mülkiyet hukukuna ilişkin hükümler yanında doğrudan ve birinci dereceden uygulama alanı bulur (Ünal Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku 5.Bası  s.37, 2012) Sonuç olarak; Dairenin hiç değişikliğe uğramadan süre gelen görüşünde bir değişiklik yapılmasını gerektirecek hukuki bir değişiklik bulunmadığından kümülatif korumanın uygulanması gerektiği anlaşılmakla mahkemece ... nolu faydalı tasarım yönünden haksız rekabetin tespitine menine haksız rekabetin kabulüne karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Davacının istinaf başvurusunun, haksız rekabet yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, kararının kaldırılmasına aynı hükmün kurulmasına, ... nolu faydalı tasarım yönünden haksız rekabetin tespitine menine, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan  reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-birleşen davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih, 2021/152 E., 2022/206 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,<br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN;-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,-Davalının davacıya ait ... tescil numaralı faydalı modelden doğan haklarının tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzünün men ve ref'ine,-Haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, -Davalı yana ait tecavüz oluşturan ve dosya içerisinde mevcut Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/172 D. İş sayılı dosyası ile tespit edilerek söz konusu değişik iş dosyasındaki bulunan raporda görsellerine yer verilen... tescil numaralı faydalı modele tecavüz teşkil eden ürünlerin üretim ve satışlarının durdurulmasına,  söz konusu ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşulu ile üretim araçlarına el konularak davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına,-Davacının ... nolu tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ve haksız rekabet  davasının REDDİNE,  <br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; -Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,-Birleşen dosya davalısına ait ... tescil numaralı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,- ... tescil numaralı faydalı tasarımının hükümsüzlüğü davasının REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;Asıl dava yönünden;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 200,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam  4.295,2‬0  TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.147,6  TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  kabul edilen faydalı modelden doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  reddedilen tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Birleşen dava yönünden;4/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/e-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 130,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam  4.225,9‬0 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.112,95 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  kabul edilen tasarımın hükümsüzlüğü davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin  birleşen davanın -davalısından tahsiliyle birleşen davanın- davacısına verilmesine,4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü 40.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen davanın- davacısından tahsiliyle  birleşen davanın- davalısına verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden  davacı-birleşen davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı-birleşen davalı tarafından yapılan 441,4‬0 TL istinaf yoluna başvurma harcı, tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 441,40 TL'nin davalı-birleşen davacıdan tahsiliyle  davacı-birleşen davalıya verilmesine,5/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken (615,40x2 asıl ve birleşen dava için) 1.230,80 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.069,4‬0 TL harcın davalı-birleşen davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı-birleşen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1897804e3d473fbc","SID":"6575c34dec9206c2"}}