{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/663 Esas<br>KARAR NO:2025/488<br><br>DAVA:Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ:30/10/2023<br><br>BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... SAYILI DOSYASI<br><br>DAVA:Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ:30/10/2023<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, 2022 mali yılı Olağan Genel Kurulunun 29 Mart 2023 tarihinde toplandığını, azınlık pay sahibi sıfatıyla davacının vekilinin TTK'nun 420. maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunması üzerine ilgili gündem maddelerinin görüşülmesinin ertelendiğini, bunu takiben itiraz edilen konuların açıklığa kavuşturulması amacıyla davacı vekillerince şirket yönetimine bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yöneltilen .... Noterliği’nin ... yevmiye no.lu 14 Nisan 2023 tarihli sorulara, şirket tarafından son derece yetersiz, sözde cevaplar verildiğini ancak özde geçiştirilerek şirketten bilgi alma hakkının engellendiğini, cevap verirken de dürüst hesap verme ölçüsü ilkelerine uyulmadığını, ayrıca pay sahiplerinin incelemesine sunulan finansal tablolarda da hata olduğunun belirtildiğini ve bu hataların düzeltildiğine ilişkin açıklamalar ile değiştirilmiş finansal tabloların pay sahiplerine gönderildiğini, ertelenen konuların görüşülmesi amacıyla 21 Haziran 2023 tarihinde toplanan genel kurulun, değiştirilmiş finansal tabloların incelenmesi için süre tanınması amacıyla oybirliği ile yeniden ertelendiğini, şirket 2022 mali yılı Olağan Genel Kurulunun, ertelenen konuları görüşmek üzere, 1 Ağustos 2023 tarihinde, sırasıyla (1) Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması, (2) Yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporunun ve bağımsız denetim raporunun okunması ve müzakeresi, (3) 2022 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanması, (4) Yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrası, (5) Yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine, TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesi, ve (6) Dilekler ve kapanış maddelerinden oluşan gündemle toplandığını, davacının, şirketin % 15’lik oranda pay sahibi olarak, vekilleri marifetiyle alınan tüm kararlara muhalefet ederek ret oyu verdiğini ve muhalefet şerhlerini tutanağa eklettiğini, ayrıca bunlardan bağımsız olarak, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında dürüst hesap verme ilkelerine uygun olarak cevaplanmamış soruları bir kez de 1 Ağustos 2023 tarihli GK Toplantısında sözlü ve yazılı olarak şirket Yönetim Kuruluna sorulduğunu, yetersiz ve geçiştirmeye yönelik cevaplar verildiğinden tekrar sorulmak durumunda kalınan sorulara gerek ticari sır olduğu ve ortakların bilgi alma hakkını aştığı bahanesiyle gerekse daha önce cevap verildiği iddiası ile yine hiçbir cevap verilmediğini,  şirketin mali rapor ve tablolarına güven duyulmaması nedeniyle daha önce de .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyalarının ikame edildiğini, bu davaların tek sebebinin şirketin yılsonu mali rapor ve tablolarına güvenin kalmamış olmasından kaynaklandığını, tüm bu davalarda müvekkilinin güvensizliğinin haklı olduğunu ortaya çıkardığını, uyuşmazlık konusu 2022 mali yılına ilişkin 1 Ağustos 2023 GK Toplantısı’nda yapılan müzakerelerde de,  2019 Mali Yılından bu yana şirkete karşı açılan genel kurul kararlarının iptali davalarının ana nedenin değişmediğini, bunların; ilişkili taraf olduğu belirtilen (a) ... Ltd. adına yatırımlar ve işlemler yapılması ve bu işlemlerden zarar edilmesi, ... ... A.Ş.'ye verildiği belirtilen hizmetlerin somutlaştırılamaması, geçmiş yıllarda bir uygulaması olmamasına rağmen ...’e ödenen garantörlük komisyonunun komisyon oranının keyfi şekilde belirlenmesi, fahiş artış göstermesi ve krediler ve emsalleri ile orantılı olmayıp, yine ilişkili taraflar lehine keyfi şekilde belirlenen komisyon ödemeleri ile şirketin zarar etmesi, VUK’a göre hazırlanan finansal tabloların pay sahiplerinin incelemesine sunulmayarak açıkça TTK’nın 437. maddesinin ihlal edilmesi, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamalarının hatalı yapılması ve yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396. madde izinlerinin yine kanuna aykırı oylamalarla alınmış olması nedenleriyle işbu davanın açılması gerektiğini, şirketin 2022 mali yılı yıllık faaliyet raporu ve bağlılık raporunun kanuna aykırı olarak düzenlenmiş olması, finansal tabloların yönetim kurulu üyelerinin gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlemler dolayısıyla gerçeği yansıtmamaları ve dürüst hesap verme ilkelerine aykırı hazırlanmış olmasına rağmen bilanço ve kâr/zarar hesaplarının müvekkilinin ret oyu ve muhalefet şerhine karşın çoğunlukça onaylandığından gündemin 3. maddesinin iptali gerektiğini, geçmiş yıllarda olduğu gibi 2022 mali yılı bilanço ve kar/zarar tablolarının da TTK’nın 515 inci maddesi uyarınca düzenlenmiş dürüst resim ilkesine aykırı olarak düzenlendiğini, Bağımsız Denetim Raporu’nda verilen sınırlı olumlu görüşün de dayanağı olan maddi duran varlıklar hesap grubunda yer alan yapılmakta olan yatırımlar hesap sınıfında yer alan 12.475.040 TL (2021 mali yılında 11.171.141 TL) tutarındaki harcamaların, şirket tarafından çıkışının yapıldığı belirtilen 7.628.865 TL’lik tutarı dışında kalan kısmının ilişkili taraflara yansıtılacağı beyan edildiğini fakat yansıtılmadığını, geri kazanılabilirliğinin belirsiz olduğunun anlaşıldığını, bu yatırımların nelere ve hangi amaçla yapıldığı, ilişkili taraflara ne şekilde yansıtıldığı veya yansıtılıp yansıtılmadığının davalı şirketçe gizlendiğini, Bağımsız Denetim Raporu’nun dipnot 12’sinde yapılmakta olan yatırımların 8.932.764 TL arttığının anlaşıldığını, anılan yatırımların neler olduğu, yatırımlardan 7.628.865 TL tutarındaki çıkışın sebebi, bu varlıkların neler olduğu, bu yatırımların nereye hangi bedelle devredildiği veya satıldığı hususları da davalı şirket tarafından gizlendiğini, bu tutarın 7.408.113 TL kadarlık kısmının ilişkili taraflardan ... Ltd.’ye yansıtılan iş geliştirme faaliyetleri olması nedeniyle şirketin kendisi için değil, üçüncü kişi konumundaki ... Ltd. için iş geliştirmekte olduğu, üçüncü kişi adına iş yapmakta olduğunun anlaşıldığını, davalı şirket tarafından başta hatalı bağımsız denetim raporunun sunulduğu belirtilerek sonradan tekrar pay sahiplerinin incelemesine sunulan revize bağımsız denetim raporunda dipnot 4’te ... Ltd.’den 8.949.782 TL tutarında elde edilen tutarın diğer gelirler olduğunun belirtildiğini ancak bunların neler olduğu ve şirketin herhangi bir üst düzey yöneticisi ve/veya sair bir çalışanının ... Ltd. için de görev yapmakta olup olmadığı hususlarının pay sahiplerinden gizlendiğini, şirketin Kuzey Makedonya’da iş geliştirme faaliyetleri gerçekleştiren ...ile 725.259 TL tutarında girişilen ekipman alım-satım işlemlerine konu ekipmanların neler olduğunun davalı şirketçe gizlendiğini, tamamı davalı şirketin menfaatlerine ilişkin olmayan, üçüncü kişi konumundaki şirketler için yapılan ve girişilen iş ve işlemler nedeniyle davalı şirketin zarar ettiğini, bu zararın da davalı şirketin finansal tablolarından gizlendiğini, finansal tabloların gerçeği yansıttığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ... Enerji’ye verildiği belirtilen hizmetlerin geçmiş yıllardaki gibi bu yıl da somutlaştırılmadığını, verilip verilmediği şüpheli hizmetler nedeniyle ödenmekte olan faturaların, finansal tablolarda belirsizlik yarattığını, içinde açıklanamayan gelir ve harcamalar bulunan bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasının hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, şirketin, dava dışı ... Enerji’ye vermiş olduğu hizmetlerin tamamen belirsiz olduğunu, davalı şirketin 2020 mali yılı sonunda tek personeli, ... Enerji’nin ise 2020 yılı sonu itibarıyla 86 personeli bulunmakta iken 2021 mali yılı sonunda her iki şirkette suni değişimler meydana geldiğini ve davalı şirketin 17 personeli, ... Enerji’nin 81 personeli olduğunu, 2022 mali yılında ise davalı şirketin 16 personeli, ... Enerji’nin 94 personeli olduğunu ve ... Enerji tarafından enerji sektöründe uzmanlaştığı belirtilen 94 personeli bulunmasına rağmen davalı şirketçe danışmanlık verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketin, dava dışı ... Enerji’ye hizmet verdiği belirtilen 2019 mali yılında 1.300.000 TL değerinde iken, 2020 mali yılında 4.160.000 TL’ye, 2021 mali yılında 4.224.000 TL’ye, 2022 mali yılında 6.384.753 TL’ye çıkan danışmanlıkların, şirket tarafından açıklanamadığından finansal tablolarda belirsizlik olduğunu, hem ... Enerji’nin hem de davalı şirketin yönetim kurulunda aynı gerçek kişilerin görev aldığını, ... Enerji ve ... Enerji’nin yönetim kurulu başkanları ... iken, diğer yönetim kurulu üyeleri olan tüzel kişilerin temsilcilerinin ... olduğunu, ... Enerji'nin, aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu nedenle davalı şirketin, davacı tarafından yöneltilen basit soruları dahi cevaplamaktan kaçınmasının, ... Enerji’den usulsüz ödeme aldığı kanaatini kuvvetlendirdiğini, davalı şirketin vermediği hizmetler için düzenlenen faturaları kabul etmesi ve bedellerini itirazsız ödemesinin, hukuken yanlış olduğu gibi VUK'un 359.maddesi (b) fıkrası uyarınca da suç teşkil ettiğini, bunların yanında geçmiş yıllarda böyle bir uygulama yokken 2021 mali yılında başlanan ve 2022 yılında da fahiş biçimde artarak ve katlanarak devam eden, ...’e  garantörlük komisyonu ödenmesinin karşısında bu garantörlük komisyonlarının hangi kredilerin teminatları oldukları, anılan kredilerin tutarları ve anılan kredilere uygulanan faizler ve vadelerinin neler olduğu, 2021 ve 2022 yılı sonu bakiyelerinin neler olduğu, grup içinde uygulandığı belirtilen iç emsal oranının ne olduğu, garantörlük komisyonlarının nasıl hesaplandığı ve oranlarının neler olduğu, bu işlemlerden kar veya zarar edilip edilmediği, yeni garantörlükler mi verildiği yoksa daha önceki yıllardaki garantörlüklere devam mı edildiği gibi konuların hiçbiri finansal tablolara yansıtılmadığını, bu hususlarda edinilmek istenen bilgilerin de davalı şirketçe, pay sahiplerinin dava açma amaçlı olarak bu soruları sorduğu gibi bir gerekçe ile bilgi verilmekten imtina edildiğinden, bu hususta finansal tabloların gerçeği dürüst bir şekilde yansıttığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, Vergi Usul Kanunu uyarınca hazırlanmış finansal tabloların paylaşılması istenmesine karşın, davalı şirket, böyle bir yükümlülüğü olmadığını iddia ettiğini, davalı şirketin kasten pay sahiplerinden VUK’a göre hazırlanan finansal tabloları gizleyerek pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarını ihlal ettiğini ve iradelerini sakatladığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketin uzun zamandır ifade ettiği ve savunmalarına dayanak yaptığı üzere şirketler topluluğuna dahil olduğu savunması dikkate alındığında dahi, 2022 mali yılına ait bağlılık raporunun, TTK’nın 199. maddesinde öngörülen şartları taşımadığını, aksine şirketler arasındaki hakimiyet-bağlılık ilişkisi ve bunların, hâkim teşebbüsün yönlendirmesiyle yaptığı işlemleri takip edilemediğini, davalı şirketin yapmış olduğu işlemler ve almış-kaçınmış olduğu önlemler nedeniyle bir kaybının ve/veya zararının olup olmadığı, var ise bu kaybın aynı mali yıl içinde denkleştirilip denkleştirilmediği, zararın ise karşılanıp karşılanmadığı, karşılanmamış ise nedenleri vb hiçbir şekilde anlaşılamadığını, bu hususun bağlılık raporunun sonuç bölümünün yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunda da yer alması gerekliliği nedeniyle 2022 mali yılı yıllık faaliyet raporunu da TTK’nın 516. maddesi uyarınca dürüst resim ilkesine aykırı kıldığını, 1 Ağustos 2023 GK Toplantısı’nın 2. gündem maddesinde her ne kadar bir karara bağlanmamış olsa da şirketin 2022 mali yılına ait yıllık faaliyet raporu ve bağlılık raporunun müzakereleri neticesinde bunların gerçeği yansıtmadığı şüphelerinin davalı şirket tarafından ortadan kaldırılmadığını, gerçeği yansıtmayan bu raporların aynı zamanda davalı şirketin finansal tabloları ile tam uyum içinde olması gerektiğini, finansal tabloların gerçeği yansıtmaması nedeniyle bu belgelerin yeniden düzenlenmesi ve pay sahiplerini dürüst resim ilkesi uyarınca aydınlatan birer belge olma özelliğinin kazandırılması gerektiğini, ...’ın, şirketin hem %70 pay sahibi, hem de Yönetim Kurulu üyesi olmasının, Yönetim Kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasında TTK’nın 436. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olarak oydan yoksun olduğu halde oy kullanmış olmasının ve bu oylar olmasaydı 2022 mali yılında görev yapmış Yönetim Kurulu üyelerinden ... Enerjinin ibra edilemeyecekken, TTK’nın 436. maddesine aykırı olarak kullanılan oylar sayesinde oy çokluğuyla ibra edilmesinin hatalı olduğunu ve 4. gündem maddesi kapsamında verilen ibra kararının iptali gerektiğini, 1 Ağustos 2023 GK Toplantısında, 2022 mali yılı içerisinde görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının gerçekleştirildiğini, bu ibra oylamalarında ...'ın kendi ibrasında oy kullanmayıp kendisini ibra etmediğini fakat TTK’nın 436/2 maddesine aykırı olarak ... Enerji’nin (temsilcisi ...) ibrasının oylanmasında olumlu yönde oy kullanarak ibra edilmesini sağladığını, yapılan oylamanın kanuna aykırı olduğunu, ...’ın oydan yoksun olduğu halde kullandığı oyların sonuca etki ettiğini, ..., ilgili ibra oylamalarına katılmamış olsa idi, ... Enerji’nin ibrası 10.430.900 ret oyuna karşılık 0 (sıfır) kabul oyu ile reddedilmiş olacağını. ibra kararının iptali gerektiğini, TTK 436/1 uyarınca pay sahibi, kendisi-eşi-alt ve üstsoyu ve bunların hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir iş veya işleme ilişkin müzakerelerde oydan yoksun olduklarını fakat 1 Ağustos 2023 tarihli GK Toplantısı’nın 5. gündem maddesinin görüşüldüğü esnada, yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... Enerji’ye TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereği izin verilmesi oylamasında, ...'ın hem kendisi, hem de kendisinin hâkimiyeti altındaki sermaye şirketi olan ... Enerji’nin izin oylamalarında oydan yoksun olduğu halde oy kullandığını, ilgili kararın alındığını, bu nedenle kararın iptal edilmesi gerektiğini, 1 Ağustos 2023 tarihli GK Toplantısı’nda alınan kararların ağır hukuk ihlalleriyle kanuna açıkça aykırı olarak alındığını, yok hükmünde olduklarını, şirket açısından benzer kararların 2019 mali yılından bu yana zarar oluşturduğunu ve bu kararların alınmasında etkili olan kişilerin de şirkete zarar vermeye devam ettiğini, bunları gizlemeye çalıştıklarını, geçmiş yıllarda aldıkları kararların mahkemelerce iptal edilmesine rağmen şirketin zararlarının giderilmesine yönelik en ufak bir girişimde bulunmadıklarını, 1 Ağustos 2023 GK Toplantısı’nda alınan kararların uygulanmaya devam edilmesi halinde şirketin zararını arttıracakları açık olduğundan ivedilikle ve karar kesinleşinceye kadar TTK 449. ve HMK 389. ve devamı maddeleri uyarınca yürütmelerinin tedbiren geri bırakılması ve şirketin alınan kararlar yüzünden telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi gerektiğini beyan ederek; davamızın kabulüne, öncelikle 1 Ağustos 2023 GK Toplantısı’nda alınan (3) sayılı kararın, (4) sayılı kararın ...’ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve (5) sayılı kararın TTK 449. ve HMK 389. ve devamı maddeleri uyarınca yürütmelerinin geri bırakılmasına, yapılacak inceleme sonucunda gerektirici sebeplerin varlığının anlaşılması halinde mahkemece re’sen ilgili genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun veya butlanının tespitine, aksi takdirde anılan genel kurul kararlarının iptaline, TTK 448. maddesi uyarınca davanın açıldığının TTSG, Şirket internet sitesi ve tirajı yüksek günlük bir gazetede ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirketin 2022 mali yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısının 29 Mart 2023 tarihinde yapıldığını ve pay sahipleri ... ve ...'nin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunması üzerine bir kısım maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, 21 Haziran 2023 tarihinde ertelenen toplantıyı yapmak üzere genel kurulun toplandığını ancak toplantı gündemine geçilmeden önce Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 28/2. maddesi uyarınca Genel Kurul'un ertelenmesine karar verildiğini ve toplantının ertelendiğini, 2022 yılı Ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantısının 1 Ağustos 2023 tarihinde gerçekleştirildiğini ve toplantıda kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına uygun olarak görüşmeler gerçekleştirilerek, kararlar alındığını, şirket tüzel kişiliğinin karar organı olan Genel Kurul'da alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, 1 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda 3, 4 ve 5 no.lu kararların iptali talebi ile açılan davanın kötüniyetle açıldığını, müvekkili şirketin uğradığı zararlardan davacının sorumlu olduğunu, anonim şirketteki çoğunluk ilkesinin kanunen öngörülen amaçlar dışında bir sebeple engellenmesi için açılan davada davacının mahkemenin uygun göreceği miktarda teminat yatırmaya mahkum edilmesi ve yapılacak yargılama neticesinde haksız, yersiz, dayanaksız ve hukuki temelden yoksun olan bu davanın reddedilmesini talep ettiklerini, 4 Mayıs 2020 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada mahkemenin, finansal tabloların onaylanması ile TTK'nın 395 ve 395. Maddelerine göre yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararların hukuki temelden yoksun olarak iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verdiğini, davacının 21 Haziran 2021 ve 25 Mayıs 2022 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali talebiyle ikame ettikleri davaların yargılamasının halen sürdüğünü, dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da bilanço ve kar/zarar hesaplarının iptalini gerektirir bir durum olmadığının tespit edildiğini, davacının işbu iptal davalarındaki amacının hak aramaktan ziyade ... Enerji'ye ve kardeşi olan şirket Yönetim Kurulu Başkanına zarar vermek olduğunu, aile içerisinde kardeşler arasında 2018 yılında başlayan ailevi anlaşmazlıklar, aile şirketlerine taşındığını, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının, 14 Mart 2023 tarihinden itibaren şirket merkezinde hazır bulundurulan finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bağımsız denetleme raporunu, bağlılık raporunu ve şirket hakkında bilgiye ulaşabildiğini, davacının, 29 Mart 2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nın ertelenmesi talebinde şirkete yönelttiği herhangi bir sorusu bulunmadığını, oysa tam bu anda şirketin, finansal tabloları ve bağlılık raporunu da davacı tarafa ilettiğini, pay sahibinin 29 Mart 2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na ekli erteleme talebi gerekçelerinden görüleceği üzere TTK md 437/1 uyarınca genel kurul tarihinden en az 15 gün önce şirket merkezinde inceleme için hazır bulundurulan finansal tablolar ve faaliyet raporundan nitelikli ve yeterli bilgiye ulaştığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevap olarak verilen .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile açık ve şeffaf şekilde TTK 437 maddesi ile hesap verme ve dürüstlük ilkelerine uygun her türlü bilgi, belge ve açıklamayı temin ettiğini, 1 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında davacı ... ve diğer pay sahibi ... tarafından aynı, benzer ve farklı nitelikte soruların bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında sorulduğunu, her ikisinin de sorularının ayrı ayrı Genel Kurul Tutanağı'na işlendiğini, Genel Kurul Tutanağı'na yazılı taleplerinin eklendiğini, yönetim kurulunun, iki pay sahibi tarafından yöneltilen sorularına gerçeğe ve dürüst resim ilkesine uygun olarak cevap verdiğini, Genel Kurul Toplantı Tutanağı tüm ekleri ile Genel Kurul Toplantısı'nın akabinde davacıyı temsil eden vekiline davalı şirket tarafından teslim edildiğini, bilgi verilmediği iddiasının kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde defalarca kez, davalı şirketin, pay sahibinin bilgi alma hakkını ihlal ettiği iddiasının gerçeğe aykırı şekilde tekrar edildiğini ancak huzurdaki davanın  TTK 437/5 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme talebiyle açılmadığını, genel kurul kararının butlanının tespiti ve iptali talebiyle açıldığından huzurdaki davada eksik bilgi sahibi olunduğunun iddia edilemeyeceğini, davacının, davalı şirkete yöneltmiş olduğu tüm soruların, müvekkil şirket tarafından 2019 yılından beri birçok ihtarname ile cevap verildiğini, davacının, verilen cevapları gerek beğenmeyerek gerek yetersiz görerek şirkete karşı aynı sorularını 2019 yılından bu yana üst üste Genel Kurul'larda tekrarlamaya devam ettiğini, 2020 yılından itibaren de aynı gerekçelerle şirketin tüm Genel Kurul kararlarına karşı iptal davaları açıldığını, davacının istediği tüm bilgilerin, şirketin ticari sırları korunarak elverilen en geniş ölçüde kendisi ile paylaşıldığını, ticari sır kapsamında korunan bilgiler olsa da müvekkili şirket tarafından davacı pay sahibine bu ilkeyi bertaraf ekmeyecek şekilde bilgilerin cevabi ihtarlarda, genel kurullarda ve davacının açtığı davalara karşı verilen dilekçeler ile sunulduğunu, davacı pay sahibinden hiç bir bilginin saklanmadığını, dava dilekçesinde 2019, 2020 ve 2021 mali yıllarına ilişkin ...., 18. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde iddia edilen ve derdest dosyalarda incelenmekte olan konuların dava sebebi olarak ileri sürüldüğünü, davacı ve diğer pay sahibi tarafından açılan davaların azınlık haklarının yada şirket menfaatlerinin korunması için değil, tamamen şirket yönetimine duydukları husumet neticesinde açılmış davalar olduğunu, yargılamada taraflar bir mücadele içinde olsalar da bu mücadelede her şeyin dürüstlük kuralına uygun bir şekilde ileri sürülmesi ve icra edilmesi gerektiğini, aile şirketi olan davalı şirkette diğer ortaklar tarafından açılan mesnetsiz davaların tehdit aracı haline getirildiğini, topluluk şirketlerinin hayatiyetinin devamının davacının da yararına iken davacı pay sahibinin açtığı davalar ile bunun tam tersi bir çaba gösterdiğini, ...'ın 13 ... aile şirketlerinin çoğunda 2012 yılından beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, sadece birkaç şirkette yönetim kurulu üyesi olarak yer aldığını, 2018 yılında ailede çıkan anlaşmazlıkların davacı tarafından şirketlere aksettirildiğini ve yapılan genel kurullarda davacı ve diğer pay sahipleri birleşerek çoğunluğu oluşturdukları şirketlerde ...'ı yönetim kurullarına almamaya başladıklarını, TTK m. 195 hükmünde hakimiyetin oy çoğunluğu yoluyla oluşabileceği gibi bir sözleşme ya da başka bir yolla da oluşabileceğinin açıkça belirtildiğini, davacının hazırlanan Faaliyet Raporu ve Bağlılık Raporunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesinin anlamsız olduğunu, 2018 yılına dek hissedarlarca bilinen ve kabul edilen şekli ile devam eden uygulamalar karşısında davacının şirketler topluluğu hükümlerine riayet edilmediğine ilişkin iddialarının mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, aynı şirketler topluluğunda dahil bulunan şirketlerin birbirlerine borç vermelerinde, birbirleri lehine kredi almalarında, birbirleri lehine ayni yahut şahsi teminatlar göstermelerinde yahut diğer bir topluluk şirketinin menfaatini koruyucu işlemler yapmalarında hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını,  davalı şirketin; faaliyet raporunun, bağlılık raporunun, yönetim kurulunun tüm işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, finansal tablolarının gerçeği yansıttığını ve dürüst hesap verme / dürüst resim ilkelerine uyun olarak hazırlandığını, yıl sonu finansal tablolarının Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre çıkarıldığını, finansal tablolardan şirketin malvarlığı, borçları, yükümlülükleri, öz kaynakları ve faaliyet sonuçlarının anlaşıldığını, finansal tabloların; tam, anlaşılabilir, geçmiş yıllarla karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olduğunu, şirketin durumunun resmini verdiğini ve bu resmin gerçeği dürüst ve aslına uygun olarak yansıttığını, Finansal Tabloların Bağımsız Denetleme Şirketi tarafından incelenmiş ve olumsuz görüş verilmediğini, şirketin aynı usulde düzenlenen ve benzer nitelikteki finansal durumunu gösterir finansal tablolarının tamamının geçmiş yıllarda aynı pay sahiplerince oybirliğiyle kabul edildiğini, şirketin, bilanço ve kar/zarar tablolarının geçmiş mali yıllarda da TTK'nın 515. Maddesine uygun olarak düzenlendiğini, dava dilekçesinde mali tablolara güven kalmadığı ve davalardan alınan sonuçların davacının güvensizliğini haklı çıkardığı iddia edildiğini fakat davacı tarafından açılan davalarda tanzim edilen bilirkişi raporlarının hepsinde finansal tabloların davalı şirketin niteliğine uygun şekilde gerçeği yansıttığını, bilanço kar/zarar hesaplarının dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlandığını ortaya konulduğunu, davacının asılsız iddia ve ithamlarının hukuki temelden yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun hukuka uygun olmayan ya da şirketi zarara uğratan hiçbir eylem ve işlemi olmadığını, davacının da bu iddialarını soyut olarak ileri sürdüğünü, bağlılık raporunda yalnızca yapılan işlemlerin neler olduğunun belirtilmesiyle yetinilmediğini, TTK'nın 199 uncu maddesi uyarınca bu işlemlerdeki edim, karşı edim, sebep, yarar ve zarara ilişkin açıklamalarda yapıldığını, davacının ihtarnamesine verilen yazılı cevap ve genel kurul sırasında sorduğu sorulara cevaplarda da bu açıklamaların yapıldığını, davalı şirketin 2022 mali yılı faaliyet raporunun da Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, davalı şirketin, iş geliştirme faaliyetleri de dahil olmak üzere tüm iş ve işlemlerini kanun, esas sözleşme ve meri mevzuata uygun olarak gerçekleştirdiğini, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarnamede Bağımsız Denetim Raporunda mevcut “Yeni Yatırım Harcamaları” olarak yer alan 12.475,040 TL harcama ile ilgili davacının sorularının, cevabi ihtarnamede ile; yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutarların ilgili taraflara yansıtılmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığı, bağımsız denetim raporu dipnot 12'de açıklandığı üzere, 2022 mali dönemi içinde toplam 7.628.865 TL tutarında harcamanın çıkışı yapıldığını, bu tutara ek olarak, sene içinde gerçekleştirilen 8.932.764 TL tutarındaki harcama neticesinde, yapılmakta olan yatırımlar tutarının bakiyesi nette 1.303.899 TL artış gösterdiğini, bu harcamaların, enerji sektöründe yeni iş geliştirmeye yönelik olarak yapılmış çalışmalar kapsamında olduğu, incelenen iş fırsatlarının yapılabilir seviyeye gelmesi akabinde, söz konusu projeler kapsamında gerçekleştirilen iş geliştirme harcamaları gelecek dönemlerde ilgili şirketlere fatura edilmeye devam edileceği, çıkışa konu toplam 7.628.865 TL tutarın 7.408.113 TL'si iş geliştirme faaliyetleri kapsamında yapılan ve 2022 mali yılı içinde ...'ye yansıtılan tutar olduğu, bakiye 220.752 TL'sinin ise iadeye konu fatura bedelleri olduğunun pay sahibine bildirildiğini ve bilgi edinme hakkınin kullandırıldığını, ...'den elde edilen gelire ilişkin olarak; ... Enerji'nin bağımsız denetim raporunda sehven yapıldığı tespit edilen hatanın revize edildiğini ve revize halinin pay sahiplerine bilgi alma hakları kapsamında sunulduğunu, sehven yapıldığı tespit edilen hatanın revize edilmesinin, pay sahiplerinin bu konuda açıkça bilgilendirilmeleri ve revize raporların paylaşılması karşısında, şirketin finansal tablo ve raporlarının güvenilmez olduğunu söylemenin kötü niyetli olduğunu, yapılan revizyonun yalnızca dipnot açıklamalarını etkilediğini, şirketin nihai mali tablolarını değiştirmediğini,  davacının bilgi alma talepli ihtarnamesinde, ... şirketlerinden ne geliri elde edildiği ve ilişkili taraf ilişkisi doğurma sebeplerini sorduklarını, cevabi ihtarname ile, şirketin potansiyel iş geliştirme faaliyetleri kapsamında sahip olduğu ekipmanların söz konusu şirketlere satışı gerçekleştirildiğini, bu şirketlerin Kuzey Makedonya'da ... kaynaklarına dayalı iş geliştirme faaliyetleri gerçekleştirdiği, %100 hissedarı ... ... A.Ş. olduğunu, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bulunan transfer fiyatlandırması hükümleri sebebiyle ilişkili taraf olarak değerlendirildikleri bilgisinin davacı ile paylaşıldığını, davalı şirketin, ... Enerji şirketine elektrik piyasasında operasyonel süreçlerin yanı sıra, sahip olduğu sektör deneyimi, know-how ve mevcut bilgi teknolojisi altyapısı ile de destek verdiğini, bu teknolojik altyapı ile elektrik piyasasındaki işlemlerin minimum risk ile gerçekleştirilmesinin sağlandığını, elektrik üretim ve satışını ilgilendiren tüm mevzuattaki gelişmelerin günlük olarak takip edildiğini, Gün İçi Piyasası ve Tezgah Üstü Piyasalardaki gelişmelerin izlendiğini, tüm bu hususlarda bilgilendirme yapıldığını, gerek yazılımsal gerek operasyonel aksiyonların ... Enerji adına ivedi olarak alınmasının sağlandığını, hizmetlerin hepsinin ... Enerji'nin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda sunulduğunu, davalıdan talep edilmeyen ve ... Enerji tarafından ihtiyaç duyulmayan bir hizmetin sunulması ve bunun karşılığında bir bedel alınmasının söz konusu olmadığını, verilen hizmetin içeriği ve kapsamının detaylı olarak cevabi ihtarnamede ve genel kurulda açıklandığını, danışmanlık bedelinin fahiş olmadığını, faaliyet raporu ve finansal tabloların da gerçeği yansıttığını, ortada verilmiş kapsamlı bir hizmet bulunduğunu, Vergi Usul Kanunu yönünden suç teşkil edecek herhangi bir işlem bulunmadığını, grup içi kredi kullanımlarında, grup şirketlerinin birbirlerine kefil olmalarının olağan bir ticari uygulama olduğunu, grup içi şirketlerin birbirlerine vermiş oldukları kefaletlerin “hizmet” kapsamında değerlendirildiğini ve kredi kullanan şirkete kredi kullanabilmesi ile ilgili bir menfaat sağlandığını, bu menfaatin karşılığında da emsallere uygun olarak hizmet faturası düzenlenmesi gerektiğinin 2021 yılı içerisinde yeminli mali müşavirlik hizmeti alınan Deloitte Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından bildirildiğini, davacı ... Topluluk Şirketleri'nden ... İnşaat ve Ticaret AŞ'nin 29.03.2023 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı'nda garantörlük komisyonu uygulamasına dayanak teşkil eden Deloitte Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından yapılan bildirimin bir örneğinin incelendiğini, durumun davacıya açıklandığından talepleri bilgi sahibi olan davacının davası reddi gerektiğini, usule uygun garantörlük komisyonu ödemelerine ilişkin tüm detayların davalı şirketin ve Topluluk Şirketleri'nin bağlılık raporları ile bağımsız denetime tabi olanların bağımsız denetimden, tam tasdik denetimine tabi olanların tam tasdik denetiminden geçmiş finansal tablolarında mevcut olduğunu, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalı şirketin, incelemeye sunmakla mükellef olduğu tüm belgeleri pay sahiplerinin incelemesine sunduğunu, sunulan tüm belgelerde mevzuata uygun olarak bulunması gerekli içeriklerin bulunduğunu, finansal tablolar açısından TTK sistematiğinde ayrım gözetilmediğine ilişkin davacının iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını, ... Enerji Ticaret A.Ş.'nin 2022 yılında bağımsız denetime tabi bir şirket olduğunu, münferit ve konsolide finansal tabloları hazırlarken TFRS'yi uygulamak zorunda olduğunu, genel kurullarda dikkate alınacak finansal tabloların TERS 'ye göre hazırlanan finansal tablolar olduğunu, davalı şirketin, finansal tablolarından şirketin malvarlığı, öz kaynakları, yükümlülükleri ve sonuçlarının anlaşıldığını, finansal tabloların şirketin niteliğine uygun şekilde olduğunu ve gerçeği yansıttığını, bilanço kar/zarar hesaplarının dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlandığını, gündemin 3. maddesine ilişkin olarak butlan ve iptal koşullarının bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, şirketin bir kısım pay sahibini ve bir kısım şirketleri koruyucu, diğer bir kısım pay sahibini dışlayıcı bir tutum oluşturduğu, şirket karlılığını azaltıcı, kar payı hakkını zedeleyici ve pay sahiplerine eşit şartlarda eşit işlem ilkesine ve emsallere aykırı işlemleri olduğu iddiasının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, Yönetim Kurulu tarafından finansal tablolarda gizlenen herhangi bir husus bulunmadığını, davacı pay sahibinin geçiştirilen ve cevabı verilmeyen hiçbir sorusu bulunmadığını, davacının kanun ve esas sözleşmeye aykırı taleplerinin reddi gerektiğini, şirketin finansal tablolarında, şirketin faaliyetleri ve işlemlerini yansıtmasının yanı sıra finansal bilgi, finansal tablo kullanıcılarının ihtiyaçlarını karşılamaya en uygun ve güvenilir şekilde sunulduğunu, Gerçek ve Dürüst Görünüm İlkesinin gereğinin yerine getirildiğini, 01.08.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda davacının, azınlık pay sahibi bilgi alma ve inceleme haklarını kullandığını, davacının dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap alamadığı, şirket hakkında kapsamlı ve güvenilir bilgi edinme imkanı bulamadığı iddialarının huzurdaki davanın konusu olmadığını, 2022 yılına ait bilanço ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin kararın iptali talebinin reddi gerektiğini, davacının, gündemin 4 no.lu maddesi kapsamında alınan “yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrası kararının” iptali hakkındaki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalı şirkette 2022 faaliyet yılı boyunca görev yapan yönetim kurulu üyesi ... ... A.Ş'nin ibra edilmesi kararı kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, yönetim kurulu faaliyetlerinden dolayı şirket veya pay sahipleri zarara uğramadığını, 1 Ağustos 2023 tarihi Genel Kurul Toplantısı'nda ...'ın açık kanun hükmü uyarınca kendi ibrasında oy kullanmadığını ve ibra edilmediğini, yönetim kurulu üyeleri ayrı ayrı ibra edildiği için ... ... A.Ş.'nin ibra edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrası hep birlikte “kurul” olarak değil, her bir yönetim kurulu üyesi bakımından münferiden oylandığını, TTK'nın 436/2. maddesinde öngörülen yasağın, şirket ile yönetim kurulu arasında menfaat çatışması yaşanmasını önlemek amacıyla olduğunu, somut olay bakımından bu menfaat çatışması ancak aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olan ...'ın kendi ibrasında oy kullanması halinde gerçekleşeceğini, ...'ın, kendi ibrasında oy kullanmadığını, Genel Kurul'da ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrası için kullanmış olduğu oy bakımından TTK'nın 436/2. maddesinde öngörülen yasak uygulama alanı bulmayacağını, aksi düşüncenin ...'ın pay sahipliğinden doğan oy hakkının kanunun amacına aykırı olacak şekilde sınırlandırılmasına sebebiyet vereceğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı ve/veya eşinin/çocuğunun yönetiminde yer aldığı ve yine ... Ailesi'nin paydaş olduğu şirketlerin Yönetim Kurulları'nın ibrasında yapılan oylamalarda da pay sahibi Yönetim Kurulu Üyeleri'nin kendileri dışında diğer Yönetim Kurulu Üyeleri'nin ibrasında oy kullandığını, davacının, huzurdaki davada hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğü oylama usulünü kendilerinin yönetiminde olan ... Ailesi'nin paydaş olduğu şirketlerinde aynen uyguladıklarını, davacımın gündemin 4 no.lu maddesi kapsamında alınan Yönetim Kurulu Üyeleri'nin oy çokluğu ile ibrası kararının iptali hakkındaki iddiası mesnetsiz ve aynı zamanda iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ayrıca çelişkili davranış yasağına da muhalefet teşkil ettiğini, davacının gündemin 5 no.lu maddesi kapsamında alınan “yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine, TTK'nın 395. ve 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesi” kararının iptali hakkındaki iddialarının da mesnetsiz olduğunu, TTK'nın 436. maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk halinin, pay sahibinin ortaklık ile yaptığı hukuki işlemin özel bir menfaat sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini, pay sahibinin ortaklık karşısında üçüncü bir kişi konumunda olduğu durumlarda söz konusu olduğunu, ancak 01.08.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda davalı şirket için alınan 5 nolu kararın bu kapsamda nitelendiremeyeceğinden oydan yoksunluk iddiasının dinlenemez nitelikte olduğunu, yönetim kurulu üyelerine TTK m. 395 ve 396'ya göre verilen izinler hiçbir zaman topluluk dışı şirketlerde faaliyet izni olarak verilmediğini,  bugüne kadar da bu izinlerin verildiği yönetim kurulu üyelerinin tamamının aile fertlerinden oluşan paydaşlardan oluşan şirketler dışında yöneticilik yapmadıklarını, bu nedenle yönetim kurulunun kişisel nitelikte menfaatini doğuran bir durum da söz konusu olmadığını, dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasını talep eden davacının iddialarının, usul ve esas bakımından yerinde olmadığını, ortada hukuka aykırı ve iptali gereken kararlar bulunmadığını, kararların yürütmesinin durdurulmasında ne ... Enerji'nin ne de pay sahiplerinin korunması gereken hukuki bir yararı da bulunmadığını, davacının yürütmenin geri bırakılması talebinin de yerinde olmadığını, ayrıca davacının ihtiyati tedbir talebine gerekçe olarak gösterdiği ve dava dilekçesinde yer alan hususların soyut ve afaki iddia ve ithamlardan ibaret olduğunu, iddia edilen hususların hiçbirinin ispatlanamadığını, bu nedenle yürütmenin geri bırakılması talebinin de reddi gerektiğini beyan ederek; davanın kötü niyetle açıldığı sabit olduğundan, TTK'nın 448. ve 451. maddeleri gereğince davacıdan mahkemenin uygun göreceği miktarda teminat istenmesine; söz konusu teminat miktarının davalı şirketin sektördeki yeri, işlem hacmi, piyasadaki değeri ve itibarı gözetilerek belirlenmesine, davacının dava konusu kararların yürürlüğünün  durdurulması talebinin reddine, 1 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurul'da iptali talep edilen maddeler kapsamında alınan kararların kanun, esas sözleşme, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun olduklarından; yasaya ve usule aykırı, TTK'da düzenlenen hukuki temelden yoksun, haksız ve kötü niyetle açılmış davanın tümüyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2022 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının ilk olarak 29.03.2023 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin ve diğer bazı pay sahiplerinin talebi üzerine Genel Kurulda finansal tabloların ve ilişkili bazı maddelerin görüşülmesi TTK’nun 420. maddesine göre ertelendiğini, 21.06.2023’te tekrar toplandığını ancak; toplantı gündemine geçilmeden önce Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in 28/2. maddesi uyarınca Genel Kurulun ertelenmesine karar verildiğini, ertelenen 2022 yılına ait Olağan Genel Kurulun, 01.08.2023’te yapıldığını, Genel Kurulda alınan birçok karara müvekkilinin  ve başka bazı pay sahiplerinin muhalefet ettiğini fakat oy çoğunluğu ile işbu davada batıl olduğunun tespiti veyahut da iptali talep edilen kararların alındığını, bilanço ile kar-zarar hesaplarının hazırlanmasında, müvekkili de dahil olmak üzere ortakların bilgilendirilmesinde TTK 445. madde kapsamında dürüstlük ilkesine aykırı hareket edildiğini, inceleme hakkının kullandırılmadığını, TTK anlamında dürüstlük kuralının uygulanmasında dikkate alınması gereken temel kıstasın, şirkette yetkili olan kişiye yasal olarak verilen hakkın amaca aykırı bir biçimde kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorsa bu hakkın uygulanmasının hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin, olağan genel kurul toplantısından önce davalı şirket yönetimine, yönetim kurulunun hukuka aykırı tasarrufları ile ilgili ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini ve şirketin bilançosunda yer alan bir kısım mali veriler ve tasarruflarla ilgili bilgi talep ettiğini, davalı şirketin, .... Noterliği'nin 13.06.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde ise genel geçer ifadeler kullanılarak soruların, tam ve soruluş amacına uygun şekilde cevaplanmadığını, genel tabirler kullanılarak geçiştirildiğini, müvekkilinin, vekili aracılığıyla Genel Kurulda davalı şirketin mali bilançosunun, kar ve zarar hesaplarının görüşüldüğü gündem maddesinin müzakeresi sırasında da bilançoya, mali verilere ilişkin sorular sorarak açıklama yapmasını istediğini ancak yönetim kurulu tarafından dürüstlük ilkesine aykırı davranılarak soruların konuya uygun cevaplanmadığını, geçiştirildiğini, 2022 yılı finansal tabloları, açıklayıcı bilgi, belge talep edilmesine rağmen talepler karşılanmadan oylanarak oy çokluğu ile kabul edildiğini, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde bilgi alma hakkı engellenerek alınan 3 no.lu gündem maddesi kararının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlanmadığını, dava konusu Genel Kurulda finansal tablolarda davalı şirketin malvarlığının ve özkaynaklarının doğru gösterilmediğini, şirketin bütün yükümlülüklerinin yansıtımadığını, Finansal Tabloların tam, anlaşılabilir ve şeffaf olmadığını, şirketin mali durumununun resmini dürüst bir şekilde vermediğini, şirketin, başka şirketler lehine yaptığı yatırımlara ilişkin olarak, ne şekilde yatırım yaptığı, ne zaman yaptığı, üstlendiği maliyet ve bunların karşılığında ne kadar gelir elde ettiği hususlarında şeffaf olmadığını, başka şirketlere yapılmakta olan 12.475.040-TL harcamaları içeren finansal tabloların onaylanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı şirketin personeli, başka bir şirket olan ... ... A.Ş.’nin yurtdışı yatırımları için görevlendirilmekte olduğundan, anılan şirketin personel giderlerini içeren davalı finansal tablolarının, dürüst resim ilkesine aykırı olduğunu, 991.857,25-TL tutarındaki danışmanlık hizmetlerinin, davalı şirket için mi yoksa başka şirketler için mi alındığı hususunda müvekkiline açıklama yapılamadığını, 378.938,62-TL tutarında aidat bedelinin nerelere ödendiğinin anlaşılamadığını, belirtilen 5 kalem hatalar düzelmeden finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlanmasının mümkün olmadığını, Bağımsız Denetim Raporu DipNot 4’te, “İlişkili Taraflarla Olan İşlemler” başlığı altında davalı şirketin, Apex Energy Dooel-Skopje, Azul Energy Dooel-Skopje ve Vallis Energy Dooel-Skopje unvanlı şirketlere toplamda 2.175.426 TL tutarında işlem yaptığının görüldüğünü, ... 7. Noterliğinin 18.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anılan şirketlerle ilişkinin açıklanması, bu şirketlerin yöneticileri, sermaye ve hissedarlık yapısı hakkında bilgi ile bu şirketlerden elde edilen gelirin muhteviyatı hakkında detaylı açıklama talep edildiğini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde; bu şirketlerin Kuzey Makedonya’da kurulduğunu, %100 hissedarlarının ... ... A.Ş. olduğu ve denetim raporuna yansıyan gelirin, şirketin potansiyel iş geliştirme faaliyetleri kapsamında sahip olduğu ekipmanlarının söz konusu şirketlere satışı neticesinde elde edilen gelir olduğunun belirtildiğini, sorularına cevaben davalı şirketin, “Bu şirketin ortağı olmamanız münasebetiyle detaylı bilgilerin muhatabı şirketimiz değildir.” diyerek bilgi vermekten kaçındığını, müvekkilinin genel kurulda da defaten aynı soruları sorduğunu ancak davalı şirketin, cevabi ihtarnamedeki suni gerekçesini tekrarlamakla yetindiğini ve bilgi vermediğini, davalı şirketin daha sonra, bu ilişkili olduğunu belirttikleri şirketlere, unuttukları anlaşılan Terra Enerji Generation Company isimli bir şirketten elde edilen 8.949.782 TL’lik geliri de eklediğini, Bağımsız Denetim Raporu da unutulan şirket geliri katılarak revize edildiğini ve bu açıklama davalının cevabi ihtarnamesine ekli olarak müvekkiline iletildiğini, cevabi İhtarnamede verilen bilgilerin yeterli olmadığını, şirketin yaklaşık 9 milyon TL’lik gelirinin unutulmuş olmasının, şirketin finansal tablo ve raporlarının güvenilmez olduğunu kanıtladığını, unutulup sonra eklenen ... ile ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, davacının, genel kurulda bu şirketin nerede kurulduğu, yöneticileri, sermaye ve hissedarlık yapısı hakkında bilgi talebinin de şirket tarafından karşılanmadığını, verilen yanıtlardan davalı şirketin başka şirketler lehine ne şekilde yatırım yaptığı, ne zaman yaptığı, üstlendiği maliyet ve bunların karşılığında ne kadar gelir elde ettiği, bunları ne zaman elde ettiği hususlarında bilgi verilmediğini, finansal tabloların, TTK md. 515’e uygun olacak şekilde, tam, açık, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, şeffaf, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun olacak şekilde hazırlanmadığını, bu bakımdan onaylanmasına dair genel kurul kararının iptali gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen bilgi alma talepli ihtarnamede, Bağımsız Denetim Raporu Dip Not 12’de yer alan Maddi Duran Varlıklar üst başlığının altındaki “Yapılmakta Olan Yatırımlar” kalemindeki 12.475.040-TL’nin amacının sorulduğunu, davalı şirketin, cevabi ihtarnamede yapılan yatırımların şirket için olmadığını, incelenen iş fırsatlarının yapılabilir seviyeye gelmesi halinde bu ilişkili şirketlere fatura edileceğini belirtildiğini ayrıca davalı şirketin “potansiyel iş geliştirme faaliyetleri kapsamında sahip olduğu ekipmanların bu şirketlere satışı”nın yapıldığından da bahsedildiğini, Faaliyet Raporunda şirketin iş geliştirme fırsatlarına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiği belirtildiğinden, bu faaliyetler ve sonuçları ile hangi ülkelere yönelik çalışmalar olduğu hakkında bilgi talep edildiğini, Bağımsız Denetim Raporu ile Faaliyet Raporu arasında çelişki olduğu, Bağımsız Denetim Raporunda yapılan yatırımlardan bahsedildiği halde Faaliyet Raporu’nda, yatırım bulunmadığı açıklamasının yer aldığından, bu çelişkinin sebebi sorularak düzeltilmesi istendiğini, cevabi ihtarnamede Bağımsız Denetim Raporu ile Faaliyet Raporu arasında çelişki olmadığının belirtildiğini, Bağımsız Denetçi Raporu’nda Yapılmakta Olan Yatırımlar olduğu ve bu kalemde 12.475.040 TL harcandığının belirtildiğini, davalı şirkete göre, Bağımsız Denetim Raporu’nda yer alan bu harcamaların, Faaliyet Raporunun 8. maddesinde belirtilen “Enerji sektöründe yurtiçi/yurtdışı potansiyel iş geliştirme fırsatlarına yönelik” çalışmalar için yapılan harcamalar olduğunu, cevabi ihtarnamede bu konuda ayrıca, “…şirketimizin herhangi bir yatırımı bulunmamaktadır. Bilanço hesaplarında takip edilen tutarlar şirketimizin kendi yatırımlarına ilişkin olmayıp ilerleyen dönemlerde ilgili şirketlere yansıtılacak olan bedeller.” açıklamasının yapıldığını, davalı şirketin, kendisi ile ilgisi olmayan başka şirketler adına harcamalar yapıp yıllara yaygın yatırım finansman yüklerini üstlendiği ve genel olarak finansman temin ettiği, bu amaçla büyük zararları göze aldığının anlaşıldığını, davalı şirket tarafından bu konuda açıklanan ve açıklanamayan hususlar ile raporlar arasındaki çelişkiden anlaşılan, davalı ... Enerji A.Ş.,’nin  müvekkilinin pay sahibi olmadığı başka bir şirket olan ... ... A.Ş.’ye ait yurtdışındaki şirketleri adına harcamalar yaptığını, önemli giderlere katlandığını, bu şekilde finansman temin ettiğini, daha sonra da, eğer ... ... A.Ş. yatırımı paraya dönüştürebiliyor ise, bu giderleri bu şirketlere yansıttığını, ... ... A.Ş. projeden gelir sağlayamadığı takdirde, harcamaları davalı ... Enerji A.Ş.’de kalacak ve zarara ... ... A.Ş. değil müvekkilinin pay sahibi olduğu davalı ... Enerji A.Ş.'nin katlanacağını, bu işlemlerinin müvekkili tarafından anlaşılıp değerlendirilebilmesi için genel kurulda da sorular sorulduğunu ancak davalı şirket tarafından, finansal tablolardan mali durumun görülebildiği, şirketin başka şirketler lehine herhangi bir risk almadığı gibi geçiştirici cevaplar verildiğini ancak davalı şirketin 2022 mali yılına ait Bağımsız Denetçi Raporunda da şirket hakkında “SINIRLI OLUMLU” görüş verildiğini, bağımsız denetçi tarafından da başka şirketler için yapıldığı belli olan “ilişkili taraflara yansıtılacak” yatırımları henüz yansıtılmadığını, bunları geri kazanılıp kazanılmayacağı ile ilgili denetim yapılmadığını; dolayısıyla davalı şirketin ne kadar geri dönüşü olup olmayacağı belirsiz yatırım harcamasını ve ne kadar büyük bir riski üstlendiğinin belli olmadığını teyit ettiğini, bu tasarrufların açıkça şirketin menfaatine aykırı olduğunu, pay sahipleri farklı olan başka şirketlerin yararına olan uygulamanın örtülü kazanç transferi teşkil ettiğini, kanuna aykırı olarak bir başka şirkete finansman sağlandığını, adeta ödünç para verildiğinin de ortada olduğunu, bu hukuka aykırı uygulamanın şirkete ve pay sahiplerine zarar verdiğini, bu nedenle gündemin 3. maddesi ile alınan, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı uygulamalara dair kayıtlar içeren finansal tabloların onaylanması kararının iptalini talep ettiklerini, bilgi alma talepli olarak gönderilen ihtarnamede, şirketin personelinin unvan, görev tanımları ve ücretleri ile ilgili bilginin liste halinde verilmesinin talep edildiğini, şirketin 2 yıl öncesine kadar personel sayısı 1 iken aradan geçen zamanda faaliyetlerinde bir artış olmadığı halde personel sayısının 16’ya çıkmasının şüpheli görüldüğünü, cevabi ihtarnamede, şirkette, mühendis, tekniker, idari personel ve enerji ticareti konularında uzman çalışanlar olduğunun belirtilmekle yetinildiğini, ücret bilgilerinin verilmesi talebinin kişisel veri olduğundan bahisle reddedildiğini, personelin isimleri talep edilmediğinden talebin, kişisel verilerin korunması kapsamında olmadığını, bilgi verilmemesinin, örtülü kaynak aktarılan başka şirketler için çalışan personelin de şirkette çalışan olarak gösterildiğine işaret ettiğini, başka şirketlerin yatırım giderleri haricinde personel giderlerinin de şirkete yansıtıldığının anlaşıldığını, şirketin bordrosunda yer alan personelin ... ... A.Ş.’nin yatırımları için ihtiyaç duyduğu personel olup olmadığı hususunun da cevapsız bırakıldığını, genel kurulda davalı şirkete 811.046 TL tutarındaki, kanuni kabul edilmeyen giderin çok yüksek bir meblağ olduğu belirtilerek açıklanma talep edildiğini, tutanağın 15. sayfasına geçen açıklamasında, bu tutarın içinde kanunen kabul edilmeyen giderler ve belgesiz giderler bulunduğunu belirttiğini ve devamında, “Belgesiz giderler içinde yurtdışı iş geliştirme çalışmaları kapsamında  personelimizin yapmış olduğu yemek, taksi vs. gibi belgelendirilmeyen masraflar mevcuttur.” dendiğini, davalı şirketin faaliyet raporuna göre yurtdışı veya yurtiçi herhangi bir yatırımı olmadığını, buradan da şirketin personelinin başka bir şirket olan ... ... A.Ş.’nin yurtdışı yatırımları için görevlendirildiğinin açıkça görüldüğünü, davalı şirketin tutanağa geçen beyanı ile de ikrar edilerek sabit hale geldiğini, bilgi alma talepli olarak gönderilen ihtarnamede, 1.121.084 TL tutarındaki Danışmanlık Giderlerinin sadece 129.226,75 TL’sinin ... Holding A.Ş.’ne ödendiğinin görüldüğünün, kalan 991.857,25 TL danışmanlık hizmetinin kimden, hangi konularda ve hangi bedeller karşılığında alındığının sorulduğunu, cevabi ihtarnamede “muhtelif danışmanlıklar” denilerek geçiştirildiğini, şirketin, başka şirketlerin yatırım faaliyetlerini üstlenmiş olduğunu kabul ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bu danışmanlık hizmetlerinin de başka şirketler için yapıldığının açık olduğunu, hesap verme ve dürüstlük ilkelerine uygun olmayan ve yeterli açıklık içermeyen bilançonun onaylanması kararının iptalini talep ettiklerini, bilgi alma talepli ihtarnamede, Genel Yönetim Giderlerinden Aidat Giderleri kaleminin 2022 yılında 406.521 TL olduğunun görüldüğünü, Bağlılık Raporuna göre ... Holding A.Ş.’ne ödenen aidat gideri düşüldüğünde kalan 378.938,62 TL’nin nerelere ödendiği ve yapılan ödemelerin her birinin tutarı hakkında bilgi talep edildiğini, cevabi ihtarnamede 406.521 TL’nin büyük bölümünün ... Merkez Binasında kiralanan alanlar için ödenen aylık aidatlar olduğu ve kalanının üye olunan mesleki derneklere ödendiğinin belirtildiğini ancak beyanın  aksine ... Merkez Binası aidatının Bağlılık Raporuna göre sadece 27.582,38 TL olduğunu, açıklık içermeyen finansal tabloların onaylanması kararı dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle iptalinin gerektiğini, davalı şirketin Yönetim Kurulunun, şirketi kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak yönettiğini, Yönetim Kurulu tarafından davalı şirketin menfaatlerine aykırı birçok karar alındığını, yapılan işlemlerin detaylarının davacıdan ve diğer ortaktan gizlendiğini, ısrarlı taleplere rağmen açıklanmaktan imtina edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin öncelikle özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı faaliyetleri nedeniyle ibra edilmeleri kararının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, iptalinin gerektiğini, TTK 436/2 maddesinde şirket yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında kendi paylarından doğan haklarını kullanamayacakları, yani oy kullanamayacaklarının belirtildiğini, davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın, (10.403.900) adet red oyu ile ibra edilmediğini, aynı nedenlerle diğer Yönetim Kurulu Üyesi ... ... A.Ş.’nin de ibra edilmemesi gerekirken, Yönetim Kurulu başkanı ...’ın sahip olduğu tüm paylara ilişkin olarak oy kullanma yasağına rağmen oy kullanması neticesinde (10.403.900) adet red oyuna karşılık (24.278.100) kabul oyuyla oy çoğunluğu ile ibrası yönünde karar alındığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının 4. gündem maddesinde söz konusu kanun hükmüne aykırı hareket edildiğinden, ... ... A.Ş. yönünden verilen ibra kararının iptali gerektiğini, oy çoğunluğu ile alınan kararda TTK md. 436/1 uyarınca oydan yoksun pay sahibi olan Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın da oy kullandığını, kendisine TTK’nın 395. ve 396. maddelerinde yer alan izinlerin verilmesi konusunda yapılan oylamaya iştirak etmemesi gerekirken, iştirak etmesi ve kararın bu oylar sayesinde alınmış olmasının, söz konusu kararın iptalini gerektirdiğini, Yönetim Kurulu Başkanı ...’ın oyları dikkate alınmaksızın hesap yapıldığında talebin reddedileceğinin toplantı tutanağından açıkça görüldüğünü, diğer yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişinin çoğunluk pay sahibinin ve Yönetim Kurulu Başkanının yine ... olduğunu, dolayısıyla ...’ın diğer yönetim kurulu üyesine de TTK md. 395 ve 396’daki izinlerin verilmesi hakkındaki kararda TTK md. 436/1’e göre oydan yasaklı olduğunun kabulü ile bu kararın tüm yönetim kurulu üyeleri açısından iptali gerektiğini, Yönetim Kurulu Üyelerine TTK.’nın 395. ve 396. Maddeleri uyarınca izin verilir ise, davalı şirketin pay sahiplerinin paydaş oldukları diğer şirketlerde de benzer hukuki aykırılıkların gerçekleşmesinin kaçınılmaz olacağını, davaya konu olan genel kurul kararlarının uygulanması durumunda; şirket kaynaklarının, hiçbir açıklama yapılmadan “iş geliştirme” gibi bahaneler ileri sürülerek kontrolsüz bir biçimde harcanacağını, Yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesi gerekirken ibra edilmiş olmaları nedeniyle hukuki sorumluluk hesabı sorulamayacağını ve hukuksuz uygulamalara devam edileceğini, gerçeğe, iyiniyet kurallarına ve dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlanmayan finansal tablolarla işlem yapılmaya devam edileceğini, şirketin pay sahiplerinin, TTK md. 395 ve 396 uyarınca izinlerin kendilerine verilmesi halinde, yine paydaş oldukları diğer şirketlerde de yönetim kurulu üyeliklerine seçilmeye ve işbu suretle benzer hukuki aykırılıklar, diğer şirketlerde de gerçekleştirilmeye devam edileceğini, bu nedenlerle, TTK 449. madde gereğince yönetim kurulu üyelerinin de görüşü alındıktan sonra, davaya konu olağan genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasını talep ettiklerini, davalı tarafın, ilan mecburiyetini ötelemesini engellemek amacıyla tensiple beraber ilanların yapılması için karar verilmesini, kanuna uygun olarak ilan yapılmadığı takdirde ise genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek;  davalı şirketin erteleme nedeniyle 01.08.2023 tarihinde yapılan 2022 Yılı Olağan Genel Kurul toplantısında müvekkilinin tüm itiraz ve muhalefetine rağmen Genel Kurul tarafından, oy çokluğu ile alınan; gündemin 3. üçüncü maddesi uyarınca 2022 yılına ait Şirket Bilançosu ve Kar Zarar hesaplarının oy çokluğu ile onaylanması kararının TTK. 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline, gündemin 4. dördüncü maddesi uyarınca Yönetim kurulu üyesi ... ... A.Ş.’nin oy çokluğu ile ibrası kararının TTK m. 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline, gündemin 5. beşinci maddesi uyarınca Yönetim Kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK’nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca müsaade edilmesinin oy çokluğu ile onaylanması kararının TTK. 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline, iptalini talep ettikleri 01.08.2023 tarihli Genel Kurul Kararlarının TTK md. 449 gereğince yürütmesinin geri bırakılmasına, TTK md. 448 uyarınca dava açıldığının şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirketin 2022 mali yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısının 29 Mart 2023 tarihinde yapıldığını ve pay sahipleri ... ve ...'nin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunması üzerine bir kısım maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, 21 Haziran 2023 tarihinde ertelenen toplantıyı yapmak üzere genel kurulun toplandığını ancak toplantı gündemine geçilmeden önce Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 28/2. maddesi uyarınca Genel Kurul'un ertelenmesine karar verildiğini ve toplantının ertelendiğini, 2022 yılı Ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantısının 1 Ağustos 2023 tarihinde gerçekleştirildiğini ve toplantıda kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına uygun olarak görüşmeler gerçekleştirilerek, kararlar alındığını, şirket tüzel kişiliğinin karar organı olan Genel Kurul'da alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, 1 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda 3, 4 ve 5 no.lu kararların iptali talebi ile açılan davanın kötüniyetle açıldığını, müvekkil şirketin uğradığı zararlardan davacının sorumlu olduğunu, anonim şirketteki çoğunluk ilkesinin kanunen öngörülen amaçlar dışında bir sebeple engellenmesi için açılan davada davacının mahkemenin uygun göreceği miktarda teminat yatırmaya mahkum edilmesi ve yapılacak yargılama neticesinde haksız, yersiz, dayanaksız ve hukuki temelden yoksun olan bu davanın reddedilmesini talep ettiklerini, 4 Mayıs 2020 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada mahkemenin, finansal tabloların onaylanması ile TTK'nın 395 ve 395. Maddelerine göre yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararların hukuki temelden yoksun olarak iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verdiğini, davacının 21 Haziran 2021 ve 25 Mayıs 2022 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali talebiyle ikame ettikleri davaların yargılamasının halen sürdüğünü, dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da bilanço ve kar/zarar hesaplarının iptalini gerektirir bir durum olmadığının tespit edildiğini, davacının işbu iptal davalarındaki amacının hak aramaktan ziyade ... Enerji'ye ve kardeşi olan şirket Yönetim Kurulu Başkanına zarar vermek olduğunu, aile içerisinde kardeşler arasında 2018 yılında başlayan ailevi anlaşmazlıklar, aile şirketlerine taşındığını, bu tarihten sonra davacı ve diğer pay sahibi kız kardeşin, aile şirketlerinde erkek kardeşlerinin yönetim kurulu başkanı olduğu tüm şirketlerin her bir genel kuruluna dava açtıklarını, dava dilekçesinde 2019, 2020 ve 2021 mali yıllarına ilişkin ...., 18. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde iddia edilen ve derdest dosyalarda incelenmekte olan konuların dava sebebi olarak ileri sürüldüğünü, her genel kurula ve bu genel kurullarda alınan her karara iptal davası açılmasının kötü niyetin açık bir göstergesi olduğunu, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının, 14 Mart 2023 tarihinden itibaren şirket merkezinde hazır bulundurulan finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bağımsız denetleme raporunu, bağlılık raporunu ve şirket hakkında bilgiye ulaşabildiğini, davacının, 29 Mart 2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nın ertelenmesi talebinde şirkete yönelttiği herhangi bir sorusu bulunmadığını, oysa tam bu anda şirketin, finansal tabloları ve bağlılık raporunu da davacı tarafa ilettiğini, pay sahibinin 29 Mart 2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na ekli erteleme talebi gerekçelerinden görüleceği üzere TTK md 437/1 uyarınca genel kurul tarihinden en az 15 gün önce şirket merkezinde inceleme için hazır bulundurulan finansal tablolar ve faaliyet raporundan nitelikli ve yeterli bilgiye ulaştığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevap olarak verilen .... Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile açık ve şeffaf şekilde TTK 437 maddesi ile hesap verme ve dürüstlük ilkelerine uygun her türlü bilgi, belge ve açıklamayı temin ettiğini, 1 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında davacı ... ve diğer pay sahibi ... tarafından aynı, benzer ve farklı nitelikte soruların bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında sorulduğunu, her ikisinin de sorularının ayrı ayrı Genel Kurul Tutanağı'na işlendiğini, Genel Kurul Tutanağı'na yazılı taleplerinin eklendiğini, yönetim kurulunun, iki pay sahibi tarafından yöneltilen sorularına gerçeğe ve dürüst resim ilkesine uygun olarak cevap verdiğini, Genel Kurul Toplantı Tutanağı tüm ekleri ile Genel Kurul Toplantısı'nın akabinde davacıyı temsil eden vekiline davalı şirket tarafından teslim edildiğini, bilgi verilmediği iddiasının kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde defalarca kez, davalı şirketin, pay sahibinin bilgi alma hakkını ihlal ettiği iddiasının gerçeğe aykırı şekilde tekrar edildiğini ancak huzurdaki davanın  TTK 437/5 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme talebiyle açılmadığını, genel kurul kararının butlanının tespiti ve iptali talebiyle açıldığından huzurdaki davada eksik bilgi sahibi olunduğunun iddia edilemeyeceğini, davacının, davalı şirkete yöneltmiş olduğu tüm soruların, müvekkil şirket tarafından 2019 yılından beri birçok ihtarname ile cevap verildiğini, davacının, verilen cevapları gerek beğenmeyerek gerek yetersiz görerek şirkete karşı aynı sorularını 2019 yılından bu yana üst üste Genel Kurul'larda tekrarlamaya devam ettiğini, 2020 yılından itibaren de aynı gerekçelerle şirketin tüm Genel Kurul kararlarına karşı iptal davaları açıldığını, davacının istediği tüm bilgilerin, şirketin ticari sırları korunarak elverilen en geniş ölçüde kendisi ile paylaşıldığını, davacının, davalı şirketin işleri, yönetimi ve içinde bulunduğu durum hakkında fazlasıyla bilgi sahibi olarak Genel Kurul'da oy kullandığını, bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiği iddiası ile 01.08.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararlar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı şirketin; faaliyet raporunun, bağlılık raporunun, yönetim kurulunun tüm işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, finansal tablolarının gerçeği yansıttığını ve dürüst hesap verme / dürüst resim ilkelerine uyun olarak hazırlandığını, yıl sonu finansal tablolarının Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre çıkarıldığını, finansal tablolardan şirketin malvarlığı, borçları, yükümlülükleri, öz kaynakları ve faaliyet sonuçlarının anlaşıldığını, finansal tabloların; tam, anlaşılabilir, geçmiş yıllarla karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olduğunu, şirketin durumunun resmini verdiğini ve bu resmin gerçeği dürüst ve aslına uygun olarak yansıttığını, Finansal Tabloların Bağımsız Denetleme Şirketi tarafından incelenmiş ve olumsuz görüş verilmediğini, şirketin aynı usulde düzenlenen ve benzer nitelikteki finansal durumunu gösterir finansal tablolarının tamamının geçmiş yıllarda aynı pay sahiplerince oybirliğiyle kabul edildiğini, şirketin, bilanço ve kar/zarar tablolarının geçmiş mali yıllarda da TTK'nın 515. Maddesine uygun olarak düzenlendiğini, davacının asılsız iddia ve ithamlarının hukuki temelden yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun hukuka uygun olmayan ya da şirketi zarara uğratan hiçbir eylem ve işlemi olmadığını, davacının da bu iddialarını soyut olarak ileri sürdüğünü, TTK 445. maddesinde, pay sahibine göre eksik bilgi verilmiş olmasının, genel kurul kararının iptal sebebi olarak düzenlenmediğinden ve davacıya istedikleri bilginin davalı şirket tarafından verildiğinden, genel kurul kararının iptali davasının konusu bilgiye ulaşılması olmadığından davanın reddi gerektiğini, şirket bütün işlemlerini finansal tablolarına yansıttığını, faaliyet raporu ve bağlılık raporlarında şeffaflıkla ortaya koyduğunu, davacının haksız ve asılsız iddialarının aksine geçmiş yıllarda olduğu gibi 2022 mali yılı bilanço ve kar/zarar tablolarını TTK'nın 515. maddesi uyarınca dürüst resim ilkesine uygun olarak düzenlendiğini, davalı şirketin, iş geliştirme faaliyetleri de dahil olmak üzere tüm iş ve işlemlerini kanun, esas sözleşme ve meri mevzuata uygun olarak gerçekleştirdiğini, davacının bilgi alma talepli ihtarnamesinde, ... şirketleri ile ilgili bilgi istediklerini, anılan şirketlerin davalı şirketin iştiraki olmaması ya da şirketler topluluğuna dahil şirketlerden olmaması nedeniyle davacının oylama kararını etkilemeyecek nitelikte detay sorularının muhatabının davalı şirket olmadığının belirtmesinin, bilgi vermekten kaçınmak olarak değerlendirilemeyeceğini, Genel Kurul toplantısında davacı tarafından bu şirketler ile ilgili herhangi bir bilgi talep edilmediğini, aynı soruların genel kurulda tekrar sorulduğu, cevabi ihtarnamedeki gerekçelerin tekrarlandığı ve bilgi verilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ...'den elde edilen gelire ilişkin olarak; ... Enerji'nin bağımsız denetim raporunda sehven yapıldığı tespit edilen hatanın revize edildiğini ve revize halinin pay sahiplerine bilgi alma hakları kapsamında sunulduğunu, sehven yapıldığı tespit edilen hatanın revize edilmesinin, pay sahiplerinin bu konuda açıkça bilgilendirilmeleri ve revize raporların paylaşılması karşısında, şirketin finansal tablo ve raporlarının güvenilmez olduğunu söylemenin kötü niyetli olduğunu, yapılan revizyonun yalnızca dipnot açıklamalarını etkilediğini, şirketin nihai mali tablolarını değiştirmediğini, Bağımsız Denetim Raporunda mevcut “Yeni Yatırım Harcamaları” olarak yer alan 12.475,040 TL harcama ile ilgili davacının sorularının, yapılan harcamanın yeni bir yatırım yapabilmek için gerekli olan potansiyel iş geliştirme fırsatlarına yönelik olduğunun gerek cevabi ihtarnamede gerekse Genel Kurulda davacıya açıklandığını, bağımsız denetçi raporunda ve faaliyet raporunda yer alan ifadelerin tutarlı ve gerçeği yansıttığını, iş geliştirme kapsamında yapılabilir seviyeye gelen projeler ilgili şirketlere yansıtılarak yıl içerisinde gelir elde edildiğini, söz konusu çalışmaların, enerji sektörünün doğası gereği uzun soluklu ve yoğun emek isteyen süreçler olduğundan; iş geliştirmeye yönelik çalışmaların henüz tamamlanmadığını, ilgili harcamaların yatırımlar hesabında takip edildiğini, iş geliştirme faaliyetleri yapılabilir seviyeye geldiğinde, davaya konu mali yılda gerçekleştiği gibi yapılan harcamaların ilgili şirketlere üzerine kar marjı eklenerek yansıtılmaya devam edileceğini, davacının, davalı şirket çalışanları hakkında sorduğu sorulara da yasaların izin verdiği ölçüde ve ulusal/uluslararası teamüllere uygun şekilde cevap verildiğini, çalışanlara ödenen ücret bilgisi, isim verilmese dahi unvan ile eşleştirilebileceğinden, bu durumun şirket içindeki çalışma barışını olumsuz etkileyeceğinden; birçok ulusal ve uluslararası şirkette yapıldığı gibi gizli tutulduğunu, kaldı ki bu verilerin doğrudan bir kişi ile irtibatının kurulabilmesi de mümkün bulunduğundan, açıkça KVKK kapsamında olduğunu, talep edilen detay verilerin yasa gereği de paylaşılmadığını, diğer giderler hesabında takip edilen bedele ilişkin olarak, tutarın çok yüksek bir meblağ olduğu belirtilerek giderlerin açıklanmasının talep edildiğini, şirketin herhangi bir yatırımı olmadığını, şirket personelinin başka bir şirket olan ... ... A.Ş.'nin yurt dışı yatırımları için görevlendirildiğinin ikrar edildiği iddiasında bulunduğunu, davalı şirket cevaplarında açıkça “bir yatırım” kapsamında değil “iş geliştirme çalışmaları kapsamında” bir kısım personel harcamalarından bahsedildiğini, şirketin bir yatırımı olmadığından bahisle personelin görevlendirmesinin farklı bir şirket için yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirket çalışanlarının yurtdışı iş geliştirme çalışmaları kapsamında yapmış olduğu yemek, taksi vs. gibi belgelendirilemeyen masrafların usul ve yasaya uygun bir şekilde belgesiz giderler içerisinde yer aldığını, davacıya enerji sektöründe yeni iş geliştirmeye yönelik olarak yapılmış çalışmalar kapsamında incelenen iş fırsatlarının yapılabilir seviyeye gelmesi halinde söz konusu projeler kapsamında gerçekleştirilen iş geliştirme harcamalarının gelecek dönemlerde ilgili şirketlere fatura edileceğinin açıklandığını, bu giderler içinde araç hasar sigorta ret bedeli, bilgi teknolojileri kapsamında geçmiş mali yıllarda alınmış olan hizmetlerin iptal bedeli vb. muhtelif giderlerin de bulunduğunun davacı tarafa açıklandığını, davacının, danışmanlık giderleri ile ilgili sorularına ve aidat giderleri ile ilgili ilgili sorularına da cevabi ihtarnamede ve genel kurul toplantısında yeterli cevapların verildiğini, davacının, gündemin 4 no.lu maddesi kapsamında alınan “yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrası kararının” iptali hakkındaki iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalı şirkette 2022 faaliyet yılı boyunca görev yapan yönetim kurulu üyesi ... ... A.Ş'nin ibra edilmesi kararı kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, yönetim kurulu faaliyetlerinden dolayı şirket veya pay sahipleri zarara uğramadığını, 1 Ağustos 2023 tarihi Genel Kurul Toplantısı'nda ...'ın açık kanun hükmü uyarınca kendi ibrasında oy kullanmadığını ve ibra edilmediğini, yönetim kurulu üyeleri ayrı ayrı ibra edildiği için ... ... A.Ş.'nin ibra edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrası hep birlikte “kurul” olarak değil, her bir yönetim kurulu üyesi bakımından münferiden oylandığını, TTK'nın 436/2. maddesinde öngörülen yasağın, şirket ile yönetim kurulu arasında menfaat çatışması yaşanmasını önlemek amacıyla olduğunu, somut olay bakımından bu menfaat çatışması ancak aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olan ...'ın kendi ibrasında oy kullanması halinde gerçekleşeceğini, ...'ın, kendi ibrasında oy kullanmadığını, Genel Kurul'da ...'ın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrası için kullanmış olduğu oy bakımından TTK'nın 436/2. maddesinde öngörülen yasak uygulama alanı bulmayacağını, aksi düşüncenin ...'ın pay sahipliğinden doğan oy hakkının kanunun amacına aykırı olacak şekikle sınırlandırılmasına sebebiyet vereceğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının gündemin 5 no.lu maddesi kapsamında alınan “yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine, TTK'nın 395 VE 396. maddeleri gereğince müsaade edilmesi” kararının iptali hakkındaki iddialarının da mesnetsiz olduğunu, TTK'nın 436. maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk halinin, pay sahibinin ortaklık ile yaptığı hukuki işlemin özel bir menfaat sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği, pay sahibinin ortaklık karşısında üçüncü bir kişi konumunda olduğu durumlarda söz konusu olduğunu, ancak 01.08.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda davalı şirket için alınan 5 nolu kararın bu kapsamda nitelendiremeyeceğinden oydan yoksunluk iddiasının dinlenemez nitelikte olduğunu, dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasını talep eden davacının iddialarının, usul ve esas bakımından yerinde olmadığını, ortada hukuka aykırı ve iptali gereken kararlar bulunmadığını, kararların yürütmesinin durdurulmasında ne ... Enerji'nin ne de pay sahiplerinin korunması gereken hukuki bir yararı da bulunmadığını, davacının yürütmenin geri bırakılması talebinin de yerinde olmadığını, ayrıca davacının ihtiyati tedbir talebine gerekçe olarak gösterdiği ve dava dilekçesinde yer alan hususların soyut ve afaki iddia ve ithamlardan ibaret olduğunu, iddia edilen hususların hiçbirinin ispatlanamadığını, bu nedenle yürütmenin geri bırakılması talebinin de reddi gerektiğini beyan ederek; davanın kötü niyetle açıldığı sabit olduğundan, TTK'nın 448. ve 451. maddeleri gereğince davacıdan mahkemenin uygun göreceği miktarda teminat istenmesine; söz konusu teminat miktarının davalı şirketin sektördeki yeri, işlem hacmi, piyasadaki değeri ve itibarı gözetilerek belirlenmesine, davacının dava konusu kararların yürürlüğünün  durdurulması talebinin reddine, 1 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurul'da gündemin 3, 4 ve 5 numaralı maddeleri kapsamında alınan kararların kanun, esas sözleşme, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun olduklarından; yasaya ve usule aykırı, TTK'da düzenlenen hukuki temelden yoksun, haksız ve kötü niyetle açılmış davanın tümüyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; davalı şirketin; 29/03/2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının ve eklerinin fotokopisini, .... Noterliği’nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, 21/06/2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve eklerinin fotokopisini, 01/08/2023 tarihli GK Toplantı Tutanağı ve eklerinin fotokopisini, ... Enerji'nin 01/01/2022-31/12/2022 dönemi yıllık faaliyet raporunun fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. <br>Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde; 29.03.2023 Tarihinde Yapılan 2022 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağının ve eklerinin fotokopilerini, 21.06. 2023 tarihli 2022 yılı Ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağının fotokopisini, 01.08.2023 tarihinde Yapılan 2022 Yılı Ertelenen Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağının ve eklerinin fotokopilerini, 2022 Mali Yılı Finansal Tablolar, Faaliyet Raporu, Bağımsız Denetim Raporu ve Bağlılık Raporunun fotokopilerini, 14.03.2023 Tarihli Teslim Tutanağı fotokopisini, .... Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin fotokopisini, .... Noterliği'nin 13 Haziran 2023 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin fotokopisini, şirketlerin Yönetim Kurulu Üyelerinin yıllara göre listesinin sunulmuş olduğu görüldü. <br>Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; 29.03.2023 tarihli Genel Kurul Tutanağının ve eklerinin fotokopisini, 21.06.2023 Tarihli Genel Kurul Tutanağının ve eklerinin fotokopisini, 01.08.2023 Tarihli Genel Kurul Tutanağının ve eklerinin fotokopisini, ... 7. Noterliği'nin 18.04.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopisini, .... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin fotokopisini, davalı şirketin; 2022 Mali Yılı Bağımsız Denetim Raporunun fotokopisini, 2022 Mali Yılı Faaliyet Raporunun fotokopisini, 2021 Mali Yılına İlişkin Bağımsız Denetçi Raporunun fotokopisini, 2020 Mali Yılı Faaliyet Raporunun fotokopisini, 2022 yılı Bağlılık Raporunun fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 15/11/2023 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldı. <br>Mahkememizce 31/10/2023 tarihli tensip tutanağı ile davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin bildirilmesi istenilmiş, davacı vekilince 29/11/2023 tarihli dilekçe ile Yönetim Kurulu Başkanının ..., Yönetim Kurulu Üyesinin ... ... A.Ş. (temsilcisi ...) olarak belirtilmiş, aynı yönetim kurulu üyeleri birleşen dosya davacı vekilinin 11/12/2023 tarihli dilekçesi ile belirtilmiş, ... ve ... ... A.Ş. temsilcisi ...'nin, asıl dava yönünden 25/12/2023 tarihli beyan dilekçesinin, birleşen dava yönünden 29/12/2023 tarihli beyan dilekçesinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin 03/01/2024 tarihli ara kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden; TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, dosyalardaki mevcut bilgi ve belgelere göre asıl davada ve birleşen davada henüz yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, somut olayda davaların bulunduğu aşama itibari ile tedbir talebi konusu yargılamayı gerektirdiğinden tedbir istemlerinin reddine karar verildiği, kararın asıl ve birleşen dosyalar davacılar vekillerince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 23/02/2024 tarihli ilamı ile \"İhtiyati tedbir talep edenler/davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  esastan reddine,\" dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Davalı vekilinin 19/02/2024 tarihli dilekçesi ile; asıl dava ve birleşen dava yönünden TTK md. 448 uyarınca genel kurul kararının iptaline ilişkin dava ve duruşma gününün Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ve davalı şirketin internet sayfasında ilan edildiğine ilişkin görüntüleri sunmuş olduğu görüldü. <br>Mahkememizin 22/02/2024 tarihli celseninde gerek ana gerekse birleşen dava açısından 01/08/2023 tarihinde gerçekleşen 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların butlanı / iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı hususlarında bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 06/10/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; <br>\"1-3 nolu karar bakımından incelendiğinde; karara yönelik iptal sebebinin “Dürüst resim ilkesi” ve “bilançonun gerçeğe aykırı olması” değerlendirilmiştir. Finansal tablolarda şirketlerin varlık ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını gerçeğe uygun, ihtiyaca uygun ve karşılaştırılabilir bir biçimde yansıtmasını zorunlu kılar. Davalı ... Enerji Ticaret A.Ş. 2022 mali tablolarının (Bilanço ve Gelir Tabloları yada Kar/Zarar Tabloları) VUK ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine göre hazırlandığı ve dürüst resim ilkesine uygun olarak düzenlendiği tespit edildiğinden, 01 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurulunda alınan 3 nolu kararı bakımından, bilanço ve kar/zarar hesaplarının kanuna uygun düzenlendiği ve tasdik edilmesine ilişkin kararın iptalinin gerekmediği,<br>2- 4 nolu karar bakımından oydan yoksunluk ilkelerinin ihlali ile karar alındığı, oydan yoksun payların olumlu olarak kabul edilmemesi halinde ibra kararının alınmasının mümkün olmadığı, etki şartının yerine geldiği, genel kurulda alınan ibra kararının ... ... AŞ'nin ibrası bakımından iptalinin gerektiği,<br>3- 5 nolu karar bakımından oydan yoksunluk ilkelerinin ihlali ile karar alındığı, iki yönetim kuruluna TTK md. 395 ve 396 anlamında izin verilmesine ilişkin olarak ...'ın kendisine izin verilmesine yönelik kararda oy kullanmasının mümkün olmadığı, tüzel kişi yönetim kurulu üyesi bakımından da ...'ın tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin % 70 hissedarı olup, bunun hakimiyeti altındaki sermaye şirketi olarak nitelendirilmesi gerektiği, oydan yoksun payların olumlu olarak kabul edilmemesi halinde ibra kararının alınmasının mümkün olmadığı, etki şartının yerine geldiği, genel kurulda alınan izin kararının hem ... hem ... ... AŞ bakımından iptalinin gerektiği\" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı - birleşen dosya davalı vekilinin 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini, asıl dosya davacısı ... vekilinin 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini, birleşen dosya davacısı ... vekilinin 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini sunmuş oldukları anlaşıldı. <br>Mahkememizce, taraf vekillerince emsal gösterilen dosyaların celbine karar verildiği, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın tetkikinde; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... Enerji Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 22 Haziran 2021 tarihinde erteleme üzerine toplanan genel kurul toplantısında müvekkillerinin  muhalefetine rağmen oy çokluğu ile kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan 3, 4 , 5 ve 6 sayılı kararların iptal edildiği, davaya konu kararların yürütmelerinin tedbiren geri bırakılması talebinin reddine karar verildiği, İstanbul BAM 12. HD'nin ...Esas ... Karar sayılı 16/06/2022 tarihli ilamı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın yazı tarihi itibariyle derdest olduğu, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Yeni no:...) sayılı dosyanın tetkikinde; davacılar ..., ..., ... tarafından davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine, 30/04/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin talep edildiği, ... Esas ... Karar sayılı 08/07/2021 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince istinaf edildiği,  İstanbul BAM 12. HD'nin ... Esas ... Karar sayılı 16/06/2022 tarihli ilamı ile; tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile  .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği, dosyanın ... Esasında yargılamaya devam edildiği, yazı tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu,<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı ...  tarafından davalı ... Enerji Ticaret Anonim Şirketi aleyhine, erteleme nedeniyle 25.05.2022 tarihinde yapılan 2021 Yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5. maddelerinin iptali talebi ile açılan davada genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine karar verildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında  davacı ... tarafından davalı ... Enerji Ticaret Anonim Şirketi aleyhine, 25 Mayıs 2022 tarihli erteleme üzerine gerçekleştirilen 2021 mali yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talep edildiği, ... Esas sayılı dosyanın ... Esas sayılı dosya ile birleştirildiği ve dosyanın yazı tarihi itibariyle derdest olduğu,<br> .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı ...  tarafından davalı ... Enerji Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davada, 04/05/2020 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 no'lu kararların iptalinin talep edildiği, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı ... Enerji Ticaret Anonim Şirketi aleyhine, 04/05/2020 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 no'lu kararların iptalinin talep edildiği, dosyanın  .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, asıl ve birleşen dava yönünden genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine karar verildiği, kararın birleşen dosya davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul BAM 12. HD'nin... Esas ... Karar sayılı 16/06/2022 tarihli ilamı ile; birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği, dosyanın yazı tarihi itibariyle derdest olduğu, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın tetkikinde; davacılar, ... ve ... tarafından davalı ...  Şirketi aleyhine 21 Haziran 2021 GK Toplantısı'nda alınan 3 ve 4 sayılı kararın ...'ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve 5 sayılı kararın iptal edilmesine karar verilmesinin talep edildiği, 2025/269 Karar sayılı 17/04/2025 tarihli karar ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince istinaf edildiği, İstanbul BAM 13. HD'nin...Esas ... Karar sayılı 06/10/2022 tarihli ilamı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşıldı. <br>Mahkememizce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporu UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiştir. <br>Taraflar arasındaki ihtilafın; Gerek ana dava gerekse birleşen dava açısından 01/08/2023 tarihinde gerçekleşen 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların butlanı / iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. <br>Mahkememizce yapılan yargılama, emsal dosya örnekleri ve üst mahkeme kararları, alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor ile tüm dosya kapsamı deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde; gerek ana dava gerekse birleşen davadaki taleplerin gündemin 3. maddesi uyarınca 2022 yılına ait Şirket Bilançosu ve Kar Zarar hesaplarının oy çokluğu ile onaylanması kararının, gündemin 4.  maddesi uyarınca Yönetim kurulu üyesi ... ... A.Ş.’nin oy çokluğu ile ibrası kararının, gündemin 5. maddesi uyarınca Yönetim Kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine dair TTK’nın 395. ve 396. maddeleri uyarınca müsaade edilmesinin  kararının yok hükmünde olduğunun veya butlanının tespitine yahut genel kurul kararlarının TTK. 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu haliyle ana dava ve birleşen davadaki taleplerin; davalı şirketin 01.08.2023 tarihinde gerçekleşen genel kurulunda alınan 3-4 ve 5 nolu kararların yokluk veya butlanının tespiti ile bunlar olmadığı takdirde iptalleridir.<br>TTK'nun Genel Kurul Kararlarının İptali , İptal Sebepleri başlıklı 445.maddesinde \"(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" TTK'nun İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446.maddesinde \" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\" denildiği görülmüştür. <br>Davalı şirketin merkez adresi itibari ile mahkememiz yetkili olup, toplantı tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. <br>Davacılar tarafından iptali talep edilen maddelerin oylamasında olumsuz oy kullanılmış ve muhalefet şerhleri tutanağa geçirtilmiştir. <br>Hazır bulunanlar listesinin tetkikinden, şirketin toplam 34.682.000,00 TL lik sermayesine tekabül eden 34.682.000 adet hissenin tamamının vekaleten toplantıda temsil edildiği ve böylece gerek kanun ve gerekse ana sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğu anlaşılmıştır. <br> 01.08.2023 tarihinde gerçekleşen genel kurul kararlarından; <br>3 nolu gündem maddesinin 2022 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanması,<br>4 nolu gündem maddesinin Yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrası,<br>5 nolu gündem maddesinin Yönetim Kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine, TTK'nun 395 ve 396.maddeleri gereğince müsaade edilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Yokluk açısından incelendiğinde, genel kurul toplantısına tüm ortakların katılımı ile toplantı gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Buna ilişkin hazır bulunanlar listesinde yer alan kayda göre toplantı tüm ortakların katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Bir genel kurul toplantısının yapıldığı anlaşılmakta olup, alınan kararlara yönelik nisaplar dışında yokluk yaptırımını gerektiren bir husus bulunmadığı görülmektedir. Nisaplar hukuki problemi her bir gündem maddesi ile ilgili ayrıca değerlendirilecektir.<br>3 nolu gündem maddesi açısından yapılan değerlendirmede;<br>2022 mali yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunduğu, yapılan açık oylama sonucunda 10.403,900 adet ret oyuna karşılık, 24.278.100 adet kabul oyu ve oy çokluğuyla 2022 mali yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Karara yönelik iptal sebebinin “Dürüst resim ilkesi” ve “bilançonun gerçeğe aykırı olması” olarak değerlendirilmiştir. TTK'nun  Dürüst resim ilkesi başlıklı 515.maddesinde  ;\"  (1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.\" denilmiştir. Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine göre;  Finansal tablolarda şirketlerin varlık ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını gerçeğe uygun, ihtiyaca uygun ve karşılaştırılabilir bir biçimde yansıtmasını zorunlu kılar. Davalı ... Enerji Ticaret A.Ş.' nin 2022 mali tablolarının (Bilanço ve Gelir Tabloları ya da Kar/Zarar Tabloları) VUK ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine göre hazırlandığı ve dürüst resim ilkesine uygun olarak düzenlendiği tespit edildiğinden, 01 Ağustos 2023 tarihli Genel Kurulunda alınan 3 nolu kararı bakımından, bilanço ve kar/zarar hesaplarının kanuna uygun düzenlendiği ve tasdik edilmesine ilişkin kararın iptalinin gerekmediği kanaatine varılmıştır.<br>4 nolu gündem maddesi açısından yapılan değerlendirmede; İş bu gündem maddesinin oylanmasında ...'ın kendi ibrasında oy kullanmasının mümkün olmaması sebebiyle ibra edilmemesi, yönetim kurulu üyesi ... ... AŞ'nin ise oy çokluğu ile ibrasına karar verildiği anlaşılmıştır.  Gerçek kişi ... hakkında ibra kararı verilemediği,  diğer yönetim kurulu üyesi için ibra kararı verildiği görülmüştür.<br>Türk Ticaret Kanunu madde 536, f. 2 \"  Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Hüküm,  yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oy hakkı kullanamayacaklarını ortaya koymaktadır. Yönetim kurulu üyesi ... tarafından verilen oyların değerlendirme dışı tutulması gerekmektedir. Etki prensibi açısından yapılan değerlendirmede;  kararın alınmasını sağlayan 24.278.100 oyun tamamının ...'a ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde kabul oylarının bulunmadığı ihtimalde, ibra kararının alınması mümkün olmamakla  ... ... AŞ'nin ibra edilmesine ilişkin kararın iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>5 nolu gündem maddesi açısından yapılan değerlendirmede;  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395. Maddesi yönetim kurulu üyelerine şirketle, şirketin konusuna giren bir işlemi kendi adına ve başkası hesabına yapmasını yasaklamaktadır. TTK'nın 396'ncı maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin şirketle rekabet etme yasağı düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde rekabet yasağı yönetim kurulu üyeleri bakımından getirilmiş ve yasağın genel kurul kararıyla kaldırılabileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Genel kurulun rekabet etmeye ilişkin izin kararında, aynı zamanda şirkette pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi bakımından oy yoksunluğu halinin uygulanması gerekir.<br>TTK'nın 436/1.Maddesinde “ Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.” denilmektedir. İstisnai nitelikteki bu hükmün dar yorumlanması esastır. TTK 395 ve 396 maddeleri gereği müsaade edilmesine ilişkin oylamada yönetim kurulu başkanı ... da kendisi lehine oy kullanmıştır. Bu nedenle ... yönünden alınan izin kararı TTK'nın 436/1 hükmüne aykırı olduğundan iptali gerekmektedir. Ancak bir yönetim kurulu üyesinin diğer yönetim kurulu üyeleri bakımından, sadece bu sıfatla oydan yoksunluğu söz konusu değildir.<br>Ancak  pay sahibi ...'ın, yönetim kurulu üyeleri olan ... ... AŞ' nin TTK md. 436/1 anlamında hakimiyetleri altında sermaye şirketleri kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Dosyaya cevap dilekçeleri ekinde bunulan 2022 yılı Bağlılık Raporu Başlıklı belgenin kapak da verilmiş olup, bunun 8. Sayfasında üç (... Holding AŞ-... ... AŞ-  ... San ve Tic. AŞ) ve 9. Sayfasında ... AŞ olmak üzere dört şirkete yönelik bilgi bulunduğu görülmektedir. Yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunan ... ... AŞ bakımından 8. Sayfada yer alan tabloda şirketin ortaklık yapısına ilişkin açıklama bulunmakta olup, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan ... ... AŞ'nin  %70 hissesinin yönetim kurulu üyesi ...'a ait olduğu benimsenebilecektir. Dolayısıyla ... dışındaki yönetim kurulu üyeleri olan ... ... A.Ş. 'ne TTK md. 395 ve 396 maddeleri gereği müsaade edilmesine ilişkin kararda TTK'nın 436/1 maddesine göre \"hakimiyeti altında bulunan şirket” kavramı altında değerlendirme yapılması gerektiğinden, pay sahibinin oydan yoksunluğunun söz konusu olacağı ve alınan kararın iptalinin gerekeceği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>Gerek ana davanın gerek birleşen davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; <br>Ana Dava Açısından;<br>1-01/08/2023 tarihli Genel Kurulda alınan 3 nolu karar açısından açılan davanın reddine,<br>2-Aynı genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararların iptaline,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 345,55‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 791,50-TL,  bilirkişi ücreti 15.000,00-TL, 269,85-TL başvuru harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 269,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 16.369,6‬0-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği göz önüne alınarak 8.184,80-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,<br>Birleşen Dava Açısından;<br>8-01/08/2023 tarihli Genel Kurulda alınan 3 nolu karar açısından açılan davanın reddine,<br>9-Aynı genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararların iptaline,<br>10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 345,55‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>13-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 1.120,00-TL,  bilirkişi ücreti 15.000,00-TL, 269,85-TL başvuru harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 269,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 16.698,1‬0-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verildiği göz önüne alınarak 8.349,05‬-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>14-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e4bfdb8427eca5a","SID":"c4d8cc0b2cabc945"}}