{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1994 <br>KARAR NO:2025/767<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2021/448<br>KARAR NO:2023/168<br>KARAR TARİHİ:16/02/2023<br>TALEP:Konkordato<br>KARAR TARİHİ:02/07/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili ... Şirketi'nin “...” adıyla kendi markasını yaratan erkek giyim firması olduğunu, sermayesinin 20.000.000,00 TL olduğunu, konkordatoya tabi alacakların, 15.12.2022 tarihinden başlayarak 5 yıl içerisinde ve %100 oranında ödenmesinin planlandığını, satış gelirleriyle birlikte 2022'den 2026 yılına kadar borçların ödenmesinin planlandığını, ortaklar tarafından 31.12.2022'de 1.000.000 TL, 31.12.2023'te 1.000.000 TL, 31.12.2024'te 1.000.000 TL, 31.12.2025'te 1.000.000 TL ve 31.12.2026'da 1.000.000 TL olmak üzere toplamda 5.000.000 TL sermaye artışı yapılacağını, ayrıca 1 yıl içerisinde 10.000.000 TL, 2. yıl 3.000.000 TL, 3. yıl 3.000.000 TL tutarında sabit kıymet satışı planlandığını, şirketin iflası halinde ancak borçların %42,01'inin karşılanabileceğini, şirket varlıklarının uygun piyasa koşullarında muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda varlıklarının toplam değerinin 139.662.136,00 TL olduğunu, iflas halinde muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda şirket varlıklarının toplam değerinin 56.155.881,00 TL olarak hesaplandığını, şirketin kısa vadeli imtiyazlı borç tutarının 20.766.061,00 TL olup kamu borçlarından, rehinli ve ipotekli banka kredilerinden ve personel borçlarından müteşekkil olduğunu, uzun vadeli imtiyazlı borç tutarının 6.039.882,00 TL olduğunu, iflas halinde imtiyazlı alacaklar hariç olmak üzere alacaklıların alacaklarının ancak 29.349.938,00 TL tutarını tahsil edebileceklerini, şirketin Covid-19 ve Türkiye ekonomisinin geçirdiği sarsıntı ve döviz kurundaki dalgalı seyir sebebiyle mali zorluğa düştüğünü, müvekkili ... Şirketi'nin 28.05.2007 tarihinde kurulduğunu, amacının gazete matbaa basımı, elektronik ortamda veya basılı şekilde yayını ve satışı ile ulusal ve uluslararası düzeyde televizyon programları, televizyon, video, film ve reklam yapım ve tanıtım işleri yapmak olduğunu, sermayesinin 500.000,00 TL olduğunu, satış gelirleriyle birlikte 2022'den 2026 yılına kadar borçların ödenmesinin planlandığını, ortaklar tarafından 15.12.2022 tarihinde 1.000,00 TL nakit sermaye ekleneceğini, ayrıca 2022 yılında 2 adet araç satışı planlandığını, konkordato projesinin onaylanması halinde alacaklıların alacaklarına tamamen kavuşabilecekken, şirketin iflası halinde ise ancak borçların %52,32'sinin karşılanabileceğini, şirket varlıklarının uygun piyasa koşullarında muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda varlıklarının toplam değerinin 7.886.134,00 TL olarak tespit edildiğini, iflas halinde muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda şirket varlıklarının toplam değerinin 3.342.279 TL olarak hesaplandığını, şirketin ... A.Ş.'nin 10.197.621,00 TL banka kredisine kefil olması, 26.05.2021 tarihi itibariyle ...A.Ş.'nin nakit sıkıntısına girmesi ve konkordato talebi kararı alması, ... Şirketi'nin, bahsedilen kefalet tutarından kaynaklı olarak nakit sıkıntısına gireceğini beyanla müvekkil davacı şirketlerin konkordato talebinin kabulüne, öncelikle İİK'nın 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, geçici mühlet neticesinde İİK’nın 289. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, yargılama neticesinde İİK'nın 305. vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, konkordatoya tabi toplam 53.745.035,33 TL olan adi alacaklılar alacaklarının %72,64’nü tahsil edebileceği, borçlu şirket alacaklılarına alacaklarının %100’nü ödemeyi teklif ettiğinden adi alacaklılar bakımından konkordatonun iflâsa nazaran lehe olduğu, şirket kaynaklarının alacaklılara yapılacak ödeme ile orantılı olması ilkesi dikkate alındığında, şirketin revize konkordato projesindeki nakit akıştablosunda 2022-2027 yılları arasında nakit girişleri (ön görülen kaynaklar) toplamının 7.556.271,48 TL, nakit çıkışları toplamının 5.433.667,00 TL ve 2027 yılı dönem sonu nakit tutarının 2.122.604,48 TL olduğu, kaynakların ödemeler ile orantılı olduğu tespiti yerinde görüldüğü, alacaklarını bildirmiş veya alacakları bilançoda kayıtlı alacaklıların sayısının 159, konkordato projesine toplantıda ve/veya iltihak müddeti içinde olumlu oy verenlerin sayısının 94 (%59,12), alacak tutarlarının toplamının 53.745.035,33 TL, olumlu oy veren alacaklıların alacak tutarları toplamının 38.923.112,99 TL (%72,42) olduğu, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısı koşulunu sağlandığı, dolayısıyla somut olayda borçlunun konkordato teklifinin kabul edildiği, rehinli alacaklılar açısından ortada oylanacak bir proje bulunmadığından ve her biriyle ayrı ayrı müzakere yapılarak protokol akdedildiğinden ...bank'ın müvekkilin teklifini kabul ederek protokol imzaladıktan sonra ret oyu vermesinin hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı, yapılandırma sonrasında bankaların red oyu kullanması nedeniyle yapılandırmanın geçersiz ve rehinli alacaklılarla anlaşma sağlanamadığı itiraz ve görüşlerin kabulünün mümkün olmadığı, borçlu şirketin toplam rehinli borcunun 28.272.075,94 TL olduğu göz önüne alındığında müzakere teklifini kabul eden rehinli alacaklıların %76,93 olduğu ve 2/3'lük çoğunluğun sağlandığı ve rehinli alacaklılarla anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda konkordatonun tasdikine ve anlaşma sağlanamayan rehinli alacaklıların, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olmasına ve ödeme planının, İİK'nın 305. ve 306. maddeler uyarınca verilecek karara dahil edilmesine, teminat şartının sağlanması açısından;İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mah, ... kenarı Mevki, ... parsel, 614,50 m2 yüzölçümlü taşınmaz, (Bilirkişi ..., 11.11.2022 tarihli Gayrimankul Değerleme Raporu uyarınca kıymet takdiri 39.974,190 TL), Borçlunun sahibi bulunduğu markalar, (Bilirkişi ..., 21.10.2022 tarihli Marka Değerleme Raporu uyarınca kıymet takdiri toplam 17.828.723,03 TL) mahkememizce uygun bulunmuş ve borçlu tarafından teminat olarak gösterildiği, borçluya  ait \"İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi,... Mah, ... Mevki, ... parsel, 614,50 m2 yüzölçümlü taşınmaz\" üzerinde ... Bankası A.Ş. lehine ipotek mevcut ise de komiser heyetinin 14.02.2023 tarihli raporunda adı geçen alacaklıya olan borcun 10.424.765,56 TL olduğu rapor edildiğinden ipotek alacaklısına olan borç çıkarıldıktan sonra anılan taşınmaz açısından teminata yarar yaklaşık 29.549.425,00 TL tutarında bir kıymet bulunduğu, her ne kadar borçluya ait markaların kıymeti 08.02.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda 11.814.403,03 olarak rapor edilmiş ise de, anılan tespit ilk marka değerleme raporuna bakılarak ve 21.10.2022 tarihli güncel marka değerleme raporu dikkate alınarak \"Markalar\" takyidatsız olup bilirkişi ...'ın 21.10.2022 tarihli Marka Değerleme Raporu uyarınca borçluya ait markaların kıymeti toplam 17.828.723,03 TL olarak belirlendiği, bu nedenlerle gösterilen taşınmaz bakımından 29.549.425,00 TL ve markalar bakımından 17.828.723,03 TL olmak üzere toplam 47.378.148,00 TL tutarındaki teminatımızın kabulününe karar verildiği, ayrıca duruşma öncesi davacı vekili tarafından mühlet içi borçlanma ve imtiyazlı borçlara ilişkin listeye dahil 2.422.098,11 TL tutarlı Ortaklara Borçlar hesabında yer alan alacağından şirket ortağı ... tarafından feragat edildiğine dair İbraname ve Feragatname sunulmuş olması nedeniyle teminata dair borç tutarını azaldığı, ödenmesi kararlaştırılan 122.001,23 TL konkordato tasdik harcının mahkememiz veznesine depo edildiği, her ne kadar davacı ödememesiz dönemi 6 ay olarak sunmuş ise de konkordatoda geçen iki yıl gibi bir  süre ve alacaklıların alacağına kavuşması süresinin uzunluğu ve bakiye borcun da yıllar içinde taksitle ödeneceği dikkate alınarak hakkaniyet uyarınca mahkemece İİK'nın 305/son fıkrası dikkate alınarak; ödemesiz döneminin ve taksit yılının mahkememizce takdiren yeniden düzenlenerek; karar tarihinden itibaren tasdik incelemesine konu bilirkişi raporu ve komiser heyetinin tasdike ilişkin ek raporunda ödeme süresi ve kaynaklar dikkate alınarak İİK'nın 305/son uyarınca dosyaya şirket tarafından sunulan ödeme takviminin revize edilerek ödememiz dönem kısaltılması yanında da beş yıl yerine dör yıllık periyotta her bir alacak tutarının 2 ayda bir 24 eşit taksitle ödenmesine şeklinde resen düzleme yapılarak projenin tasdikine karar verildiği, diğer borçlu ... A.Ş. yönünden ise dosyanın kesin mühlet aşamasında olduğu, konkordato talep eden vekilinin celse arasında dilekçesiyle huzurdaki konkordato davasından feragat ettiğini, bu çerçevede karar verilmesini talep ettiğini bildirdiği anlaşılmakla; konkordato talep eden vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olduğu, feragatin usulüne uygun bulunduğu, feragat, tek taraflı ve davayı sona erdiren kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran işlem olup, feragatin hüküm ifade etmesi mahkemenin kabulüne bağlı olmadığı, davanın davacının serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu, konkordato talep eden vekili davadan/talepten usulüne uygun feragat ettiğinden ayrıca şirketin son alınan komiser heyeti raporunda da belirtildiği üzere borca batık olmadığı nazara alınarak; konkordato talep eden vekilinin diğer borçlu bakımından konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine ilişkin karar vermek gerektiği gerekçesiyle Konkordato talep eden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün  ... sicil nosunda kayıtlı...ŞİRKETİ'nin konkordato talebinin FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, Konkordato talep eden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... A.Ş. konkordato projesinin İİK’nun 305. maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla TASDİKİNE, tasdik incelemesine konu bilirkişi raporu ve komiser heyetinin tasdike ilişkin ek raporunda ödeme süresinin uzun olduğu yönünde görüşleri dikkate alınarak; dosyaya şirket tarafından sunulan ödeme takviminin mahkememizce res'en revize edilerek; Davacı ... A.Ş.  konkordatoya tabi borçlarını projesinin tasdik kararının ilanından sonra  01.06.2023 tarihinde başlamak üzere: Her bir alacak tutarının 2 ayda bir 24 eşit taksitle ÖDENMESİNE (01.06.2023-01.04.2027) şeklinde ödeme planının düzeltilmesine, dosyaya konkordato komiser heyeti tarafından 15.02.2023 tarihinde sunulan ödeme planının kararının eki olduğunun BİLDİRİLMESİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili bankanın alacaklı konumunda olması itibariyle davacı/borçlu şirketin müvekkili bankaya olan söz konusu borçların ödenmesi veya yapılandırılması hususunda herhangi bir başvuruda bulunmaksızın alacaklılarının alacağını elde etmelerine engel olmak ve mal kaçırmak amacıyla, kötü niyetli olarak konkordato talebinde bulunmasının mevzuatla belirlenen konkordato hükümlerine açıkça aykırılık oluşturduğunu, kötüniyetli ve haksız olarak konkordato talebinde bulunulmasının müvekkili banka açısından telafisi olmayan zararlara neden olduğunu, konkordato talebine ve projesine ilişkin itirazlarının dosyaya sunulduğunu, mahkemece itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararı verilmemiş olmasının da alacaklıların haklarını zedeleyen bir karar olduğunu, ihtilaflı alacaklar yönünden depo kararı verilmemesi nedeniyle de kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkemece verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet ve konkordatonun tasdikine ilişkin tüm kararların usul ve yasaya aykırı olup tamamına itiraz ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını ve konkordatonun esastan reddini talep etmiştir. Alacaklı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket senetlere dayalı alacağını alamadığı için yeterince zarara uğradığından bu haliyle ve uzun vadeyle konkordatonun tasdiki kararı verilmesi müvekkilinin daha çok zarara uğratacağını, davacı şirketin borçlarını ödeyebilecek ekonomik malvarlığına sahip olduğunu, konkordato komiserleri tarafından hazırlanan raporun eksik ve yüzeysel olarak hazırlandığını, hükme esas alınmaması gerektiğini, İİK'nın 305. maddesindeki konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin toplam 385.500,00 TL'lik alacağının 221.670,00 TL'lik kısmının rehinli, bakiye 163.830,00 TL'lik kısmının adi alacak olarak dikkate alınmasını talep edilmiş ise de konu talepleri hakkında herhangi bir karar verilmediğini, müvekkili banka alacağının reddedilmesinin hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, davacının İİK'nın 292/son fıkrasında düzenlenen amir hükme uygun olarak mühlet kararları verilmeden önce mahkeme tarafından duruşmaya çağrılıp dinlenmediğinden kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan konkordato önprojesi, bilanço ve diğer evrakların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada mübrez komiser nihai raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, İİK'nın 305. maddesi ile hüküm altına alınan koşulların oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı borçlu şirket arasında İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/224 E. sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davası nedeniyle müvekkilinin konkordato talep eden ve kesin mühlet alan... A.Ş.'den 12.410,31 TL ilam vekalet ücreti alacağı bulunduğunu, borçlu firmaya ... sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, kesinleşmeden itibaren 2 ayda bir 24 eşit taksitle/ 4 yıl içinde (01.06.2023 - 01.04.2027) ödeme yapması durumunun uygulanabilirliği bulunmamakta ve 4 yılı aşan sürede borcun ödenmesi alacaklıların ciddi anlamda mağduriyetine sebebiyet vereceğini, konkordato projesinin somut gerçeklikten uzak olup ve inandırıcı olmadığını, son tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacı şirketin borca batık olmadığı belirtilmişse de bu raporun somut gerçeklikten uzak olduğunu, davacı şirketin mal kaçırma amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Alacaklı ...Şti. vekili istinaf dilekçesinde; 10.01.2022 tarihli alacaklı bildiriminde 9 adet çekten kaynaklanan toplamda 207.086,00 USD tutarındaki çek alacaklarıyla birlikte borç bildiriminde bulunulduğunu, davacı firmadan yüklü miktardaki alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin yeterince mağduriyet yaşayarak zarara uğradığını, hal böyle iken uzun vadeli ödemeler içeren konkordato projesine tasdik kararı verilmesinin müvekkilin zararını giderecek bir karar olmadığını, ödeme planında belirtilen tutarın ne şekilde hesap edildiği açıklanmadan alacağın Türk Lirası cinsine çevrilerek kaydedildiğini, İİK'nın 305. maddesindeki şartların sağlanmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... vekili istinaf dilekçesinde; kurum alacaklarının konkordatodan etkilenmediğinden  konkordato projesinin onaylanması halinde kurumumuz alacaklarının 6183 Sayılı Kanununun 206. maddesindeki sıra gözetilerek ve tam olarak ödenmesi gerektiğini, konkordato projesinden beklenen vade, iskonto gibi hususların kendileri için geçerli olmayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davacının davasının ve konkordato projesinin tasdiki talebinin reddini talep etmiştir. Alacaklı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin davacı ... A.Ş.'den  kira alacağı bulunduğunu, bu alacak ile ilgili başlatılan icra takibine davacı tarafça yapılan itiraz sonucu yapılan itirazın iptali davası yargılaması sonucunda müvekkil şirketin alacağı olduğunun sübuta erdiğini, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de istinaf mahkemesince de alacağın varlığına hükmedildiğini, tespit edilen alacaklarının göz ardı edildiği yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini, alacaklarının yok hükmünde sayılmasının adalete ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince konkordato talep eden ... A.Ş. yönünden tasdik kararı, diğer konkordato talep eden ... A.Ş. yönünden ise konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine dair karar verildiği, ... A.Ş. yönünden verilen karara karşı konkordato talep eden ve alacaklılar tarafından ayrıca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla istinaf incelemesi yalnızca konkordato talebinin tasdikine karar verilen ... A.Ş. yönünden yapılmıştır. İstinaf yoluna başvuran alacaklıların istinaf başvurularının süresinde olup olmadığına ilişkin incelemede; 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. Karar tarihi dikkate alındığında 7499 sayılı Kanun değişikliği ile getirilen iki haftalık istinaf süresine ilişkin değişikliğin 01/06/2024 tarihinden itibaren uygulanacak olması nedeniyle iş bu dosya yönünden uygulanabilir olmadığı anlaşılmıştır. Konkordato tasdik kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 28.02.2023 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ise 01.03.2023 tarihinde ilan edildiği, istinaf yoluna başvuran alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin 27.02.2023, ... Şti.'nin 27.02.2023,... Bankası A.Ş.'nin 09.03.2023, ... A.Ş.'nin 09.03.2023, ... Şti.'nin 09.03.2023 tarihlerinde on günlük yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurdukları tespit edilmiştir. Alacaklı ...'nın 15.03.2023 ve alacaklı .. A.Ş.'nin ise 27.03.2023 tarihlerinde istinaf yoluna başvurdukları, 01.03.2023 tarihinden 10 günlük istinaf süresinin bittiği 13.03.2023 tarihinde sonra olduğu, İİK'nın 308/a. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak süresi içerisinde isitnaf kanun yoluna başvuulmadığından HMK'nın 352/1.c \"başvurunun süresi içinde yapılmaması\" maddesi uyarınca alacaklılar ... ve ... A.Ş.'nin  istinaf istemlerinin ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir.İstinaf yoluna başvuran alacaklıların istinaf hakları olup olmadığına ilişkin incelemede; İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli  2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; \"...İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir.İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup  tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.Örneğin İlk Derece Mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (2004 sayılı Kanun md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (2004 sayılı Kanun md. 293/1) görülmektedir.Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır.Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir...., ..., ...ve ...’nın  İcra ve İflas Kanunu ve İlgili Mevzuat (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki itirazın, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğu belirtilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır. Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.\"Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; \"İzmir  Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/817 E:, 2023/936 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/2952 E., 2023/3400 K. sayılı kararıyla; alacaklı ...Bankası A.Ş.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu, bu durumda istinaf hakkının bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece tasdik yargılamasına ilişkin duruşma gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen alacaklı vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu, bu sebeple tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle direnme kararı verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır.Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı,  10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir...\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; \"...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br>İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil  ... Bankası A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... Bankası A.Ş. vekili tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir...\"Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüş; alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları olduğu yönündedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de yukarıda yer verilen kararları ile önceki uygulamasından dönerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüşü benimsemiş, yani alacaklılar toplantısında red oyu kullansa dahi İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen alacaklıların, karara karşı kanun yoluna başvuru haklarının olmadığını kabul etmiştir. Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Bu nedenle Dairemizce, İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ancak alacaklılar toplantısında red oyu kullanan alacaklıların istinaf yoluna başvurabileceği yönündeki önceki uygulamasından dönülmüş, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda, gerekse konkordato konusunda görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nde kabul gören görüş nazara alınarak, alacaklıların İİK'nın 304. maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına istinaf yoluna başvurabileceği kabul edilmiştir.Mahkemece İİK'nın 304. maddesi uyarınca \"itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri\" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin metin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 24.01.2023 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ise 20.01.2023 tarihinde ilan edilmiştir. Tasdike ilişkin duruşma ise 16.02.2023 tarihinde yapılmış, istinaf eden alacaklılardan ...bank A.Ş. vekilinin 10.02.2023 tarihinde itiraz dilekçesi sunduğu ve alacaklılar toplantısında ret oyu kullandığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran alacaklılar ... Şti., ... Şti. ile ... Bankası A.Ş. tarafından İİK'nın 304. maddesi uyarınca itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği anlaşılmıştır. İş bu alacaklılar tarafından ret oyu verilerek tarafından yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurulmuş ise de, İİK'nın 304. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı için HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca alacaklılar ...Şti., ... A.Ş., ... Şti. ile ... Bankası A.Ş.'nin istinaf istemlerinin ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Bu açıklamalar çerçevesinde; alacaklılar ... Bankası A.Ş.'nin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin sebepler re'sen nazara alınarak inceleme yapılmıştır.İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir. Eldeki dosyada şirketin muamele merkezinin İstanbul ili Bahçelievler ilçesi olması dikkkate alındığında dava görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep eden vekilinin vekaletnamesinde uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep eden şirket hakkında 31.05.2021 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 26.08.2021 tarihli ara karar ile geçici mühlet süresinin 31.08.2021 tarihinden itibaren 2 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, 01.11.2021 tarihli celsede 31.10.2021 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 18.10.2022 tarihli ara karar ile 31.10.2022 tarihinde itibaren kesin mühlet süresinin 6 ay daha uzatılmasına karar verildiği, komiser heyetinin nihai raporu sonrası 16.02.2023 tarihli celsede şirketin konkordato projesinin tasdikine dair karar verilmiştir.Konkordato ön projesinde; konkordatoya tabi alacakların 15.12.2022 tarihinden başlayarak 5 yıl içinde ödenmesi teklif edilmiştir.Konkordato 23.06.2021 tarihli 1. revize projesinde; konkordato tasdikinden itibaren ilk tasdik ödemesi Aralık 2022 dönemi içerisinde ve 15.12.2022 tarihinde olmak üzere 60 ay (5 yıl) vade ile aylık eşit taksitler halinde borçların %100'ünün ödenmesi teklif edilmiştir.Konkordato 30.11.2022 tarihli 2. revize projesinde; konkordato tasdikinden itibaren ilk tasdik ödemesi Haziran 2023 dönemi içerisinde ve 30.06.2023 tarihinde olmak üzere toplam 5 yıl vadede, 6 ayda bir taksit ödemek üzere 10 eşit taksitte borçların %100'ünün ödenmesi teklif edilmiştir. Konkordato komiser heyeti 10.01.2023 tarihli konkordato tasdiki hakkında nihai raporu; \"...A.Ş.’nin konkordato projesinin adi alacaklılar yönünden kabul edildiği, - ... A.Ş.’nin konkordato projesinin rehinli alacaklılar yönünden; Raporun ilgili bölümündeki açıklamalarımıza uygun olarak, ... Bankası T.A.O.’nun, imzalamış olduğu protokol uyarınca Borçlu şirketin teklifini kabul etmiş  sayıldığı görüşünün benimsenmesi durumunda; Kendileriyle anlaşma yapılmış alacaklıların rehinli alacak toplamı, 21.748.900,49 TL olacaktır. Bu ihtimalde, İİK m. 308/h uyarınca aranan üçte ikilik (2/3) alacak nisabı sağlanmış olacaktır. Aynı zamanda kendileriyle anlaşma yapılmayan ve iltihak süresi içinde anlaşmalara muvafakat etmeyen rehinli alacaklılar ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. için de konkordato projesinin bağlayıcı hale geleceği, Sayın Mahkemenin, komiser heyetinin yukarıdaki mütalaasını benimsememesi durumunda; ... Bankası T.A.O., Borçlu şirketin teklifini kabul etmemiş sayılacaktır. Bu ihtimalde, Kendileriyle anlaşma yapılmış alacaklıların rehinli alacak toplamı, 14.374.940,69 TL’ye ulaşacağından, İİK m. 308/h’de aranan üçte ikilik (2/3)  nisabın sağlanmamış olacağı,Revize konkordato projesinin tasdikinin İİK md 305/d bendi kapsamında teminat ve / veya feragat koşulunun yerine getirilmesi şartıyla uygun olduğu, Adi alacaklılara ödenmesi gereken 53.745.035,33 TL borç tutarı üzerinden hesaplanacak binde 2,27 oranındaki iflas harcının 122.001,23 TL olması gerektiği, Rehinli alacaklılara ödenmesi gereken yaklaşık 41.478.225,00 TL borç tutarı üzerinden  hesaplanacak binde 1,13 oranındaki iflas harcının 46.870,39 TL olması gerektiği, Heyetimiz tarafından hazırlanan 31.10.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre Şirketin özkaynaklarının 129.209.739,63 TL olduğu ve bu haliyle şirketin borca batık olmadığı sonucuna varılmıştır.\" komiser heyetinin 14.02.2023 tarihli gerekçeli ek raporu:\"... A.Ş.’nin konkordato projesinin adi alacaklılar yönünden kabul edildiği, ...A.Ş.’nin konkordato projesinin rehinli alacaklılar yönünden; Raporumuzun ilgili bölümündeki açıklamalarımıza uygun olarak nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, hali hazırda kendisi ile anlaşma yapılmış rehinli alacaklıların (ezcümle ...Bankası’nın), rehinli alacaklılar toplantısı kapsamında verdikleri ret oyunun alacak nisabının hesabında dikkate alınmaması gerektiği, zira bu  alacaklıların yapmış oldukları protokollerin aynı zamanda konkordato projesine iltihak iradelerini göstermiş bulundukları, nitekim adi alacaklılar açısından da projeye muvafakat eden alacaklının daha sonra projeye ret oyu vermesinin mümkün olmadığı, İİK m. 308/h uyarınca aranan üçte ikilik (2/3) alacak nisabının sağlanmış olacağı, aynı zamanda kendileriyle anlaşma yapılmayan ve iltihak süresi içinde anlaşmalara muvafakat etmeyen rehinli alacaklılar ... Bankası A.Ş., Kuveyt ... Bankası A.Ş. ve ...Bankası A.Ş. için de konkordato projesinin bağlayıcı hale geleceği, Sayın Mahkemenin, komiser heyetinin yukarıdaki mütalaasını benimsememesi durumunda; ... Bankası T.A.O., Borçlu şirketin teklifini kabul etmemiş sayılacağı, bu ihtimalde, Kendileriyle anlaşma yapılmış alacaklıların rehinli alacak toplamı, 14.374.940,69 TL’ye ulaşacağından, İİK m. 308/h’de aranan üçte ikilik (2/3) nisabın sağlanmamış olacağı, Revize konkordato projesinin tasdikinin İİK md 305/d bendi kapsamında teminat ve / veya feragat koşulunun yerine getirilmesi şartıyla uygun olduğu, alacaklılar bunlardan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanması gereken rakamın 30.190.657,76 TL olduğu ve şirket tarafından en az bu tutarda teminat gösterilmesi gerektiği, Adi alacaklılara ödenmesi gereken 53.745.035,33 TL borç tutarı üzerinden hesaplanacak binde 2,27 oranındaki iflas harcının 122.001,23 TL olması gerektiği, Rehinli alacaklılara ödenmesi gereken 43.621.325,13 TL borç tutarı üzerinden hesaplanacak binde 1,13 oranındaki iflas harcının 49.212,10 TL olması gerektiği, Heyetimiz tarafından hazırlanan 31.10.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre Şirketin özkaynaklarının 129.209.739,63 TL olduğu ve bu haliyle şirketin borca batık olmadığı sonucuna varılmıştır.\" şeklindedir. İlk Derece Mahkemesince icra iflas mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı Prof. Dr. ... ve mali müşavir Nermin Arıcı'dan oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 08.02.2023 tarihli raporda:\"...Tarafımızca gerek şirketin sunduğu nihai proje, gerekse 31.10.2022 tarihli mali tablolarının incelenmesinde, borçlar toplamı 131.001.351,81 TL tespit edilmiş idi, bu borç toplamının içerisinde 14.724.684,35 TL rehinli alacaklılara ödenecek faiz rakamı yer almakta olup, proforma gelir tablosunda bu faiz rakamı gider olarak yer aldığından ve kaynak olarak da dönem net kâr'ı dikkate alındığından, faizler düşülmüş hali ile şirketin borç toplamı 116.276.667,46 TL'dir. Dolayısıyla kaynaklar toplamı 121.744.516,09 TL olduğundan, şirketin 5.467.848,63 TL kaynak fazlası çıkmaktadır. Bu kaynak fazlası olası sapmalara istinaden kabul edilebilir bir rakam olarak değerlendirilmiştir. Şirket hazırlamış olduğu nihai projede 2022 yılı 12 aylık dönem net kârı olarak 1.058.224,00 TL almıştır. 31.10.2022 tarihinde ise şirketin kârı 2.124.268,44 TL'dir. 31.10.2022 tarihli kâr zaten şirketin aktiflerinin 'erisinde olduğundan, kaynak olarak sadece 31.10.2022 tarihinden sonraki 2 aylık döneme ilişkin kârın alınması gerekmektedir ki, şirketin nihai projesine göre 2 aylık dönemde şirket kâr değil, zarar edecektir. Dolayısıyla şirketin nihai projesinde yer alan çelişkiler dikkate alındığında, aslında çok fazla bir kaynak fazlası olmayacağı gözükmektedir. Hal böyle olmakla birlikte; davalı şirketin mali tablolarının incelenmesinde, kaynak olarak değerlendirilmeyen şirkete ait Ankara-Gölbaşın'da 28.203.095,00 TL rayiç değerli tarla ve arsa vasıflı gayrimenkul olduğu gözükmektedir. Söz konusu gayrimenkuller nihai projede kaynak olarak gösterilmemiştir...Dolayısıyla heyetimizce yapılan değerlendirmelerde, şirketin kaynakları ile teklif ettiği ödeme vadelerinin uyumlu olmadığı, şirketin faaliyetinin devamı için gerekli olmayan gayrimenkulleri kaynak göstermesi halinde, borçlarını 5 yılda değil 3 yıllık dönem rahatlıkla ödeyebileceği kanaati edinilmiş, nihai takdir Sayın Mahkemenizindir...Raporumuzda detaylı olarak açıklandığı üzere, Borçlu Şirket tarafından teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı halinde alacaklıların eline geçecek tutardan fazla olduğu, Her ne kadar gerek şirketin nihai projesinde, gerekse Komiser Heyetinin gerekçeli raporunda şirketin borçları ve kaynakları tam olarak ortaya konmamış ve yeterli gerekçeli değerlendirmeler yapılmamış ise de, rapor içerisinde borçlu şirketin ödeme teklifi ile kaynaklarının orantılı olmadığı, borçlu şirketin adi alacaklılarına teklifinin, alacaklarını Haziran/2023 döneminden başlamak üzere 6'şar aylık dönemlerde 10 taksit olmak üzere toplam 5 yılda ödemek olduğu, ancak şirketin kaynak olarak değerlendirmediği Ankara/Gölbaşında bulunan rayiç değeri 28.000.000,00 TL olan gayrimenkulünü kaynak olarak değerlendirmesi halinde, gayrimenkullerde meydana gelecek değer artışı da dikkate alındığında, adi alacaklılarının alacaklarını Haziran/2023 den başlamak üzere 6'şar aylık dönemlerde 6 taksit olmak üzere 3 yıllık bir sürede rahatlıkla ödeyebileceğinin değerlendirildiği, Borçlu Şirketin konkordato projesinin 302 maddede öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, dolayısıyla İİK'nın 305'inci maddesinin (c) bendi ile hükme bağlanan şartın sağlandığı,...Komiser Heyeti tarafından düzenlenen gerekçeli raporda; borçlu şirketin, İİK'nın 206. Maddenin 1. sırası kapsamında mühlet içinde komiserin açık ve zımmi izniyle akdedilmiş borçlara yer verilmediği, yine gerekçeli raporda borçlu şirketin teminat göstermesi gereken herhangi bir personel borcu olup olmadığının belirtilmediği, Adi Alacaklılar yönünden (53.745.035,33 TL'nin binde 2,27'si| 122.001,23 TL tasdik harcının ödenmesi gerektiği...\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin nihai karar ile bilikte komiser ...'nun  gözetim ve denetim kayyımı atanmasına karar verdiği, kayyım tarafından sunulan 09.05.2023, 10.07.2023, 06.02.2024, 30.06.2024, 31.08.2024, 31.10.2024, 31.01.2025, 31.03.2025 tarihli raporlarında ortak kanaat olarak borçlu şirketin rapor tarihi itibariyle faaliyetine devam ettiği ve borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza etmediğine dair bir emareye rastlanılmadığı bildirilmiş, ayrıca son rapor itibariyle şirketin tasdik kararından sonra çalışan sayısının kısmen düşüşle 244'ten 179'a gerilediği anlaşılmış, son 31.03.2025 tarihli rapora göre adi alacaklılara onbirinci taksit ödemelerinin yapıldığı tespit edilmiştir. Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekilinin itiraza uğrayan alacaklara ilişkin mahkemenin depo kararı vermesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; konkordato talebindeki alacakların nisaba hangi oranla dahil edilecekleri yönündeki karar maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil eden bir karar da olmamakla birlikte İİK'nın 302/6 maddesinde çekişmeli alacaklılar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiş olup bu bağlamda İİK'nın 308/b bendinde alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. İtiraz uğrayan çekişmeli alacakların İİK'nın 305/1-d. maddesi uyarınca teminata bağlanması da şart olmadığından Mahkemece depo kararı verilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle alacaklı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Alacaklıların tasdik koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; tasdik koşullarının oluşmadığı itirazı yönünden yapılan incelemede; alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İİK'nın 302. maddesinde konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın \"Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk\" başlıklı 302. maddesi: \"....Konkordato projesi; a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.\" şeklindedir. 2004 sayılı İİK'nın \"konkordatonunu tasdiki\" başlıklı 305. maddesinde:\"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).c)Konkordato projesinin 302'nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması d)206'ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\" şeklinde düzenleme ile tasdik şartları sayılmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2024 tarih ve 2024/6-223 E., 2024/272 K. sayılı ilamı:\"...somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince,  talep edenler tarafından teklif edilen konkordato talebi üzerine talep edenlerin konkordato projesinin tasdik kararı tarihini takip eden altı ay ödemesiz dönemden sonraki ayın (Eylül 2022) sonundan başlamak üzere, dört yılda ve her yıl dört eşit taksit olarak (Mart-Haziran-Eylül-Aralık) 30.06.2026 sonuna kadar ödenmesine, her bir alacaklıya ödenecek tutarın 10.000,00 TL’den aşağı olmamak kaydıyla ödeme yapılmasına  karar verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan komiser heyeti raporlarına göre talep edenlerin borca batık olmadıkları ve kaynaklarının borçlarını karşılama oranının yüksek olduğu, ödeme güçlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tasdik edilen projenin faiz içermemesi, projede hem altı ay ödemesiz dönem kararlaştırılması hem de ödemelerin dört yıl gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan yararlanan borçluların yeni bir süreden yararlandırılması anlamında olup yerinde olmadığı gibi alacaklıları mağdur edecek ve  konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülmekle tasdik edilen proje 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde yer alan teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartını taşımamaktadır.\"şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.01.2023 tarih ve 2022/5394 E., 2023/185 K. sayılı ilamı:\"Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından kesin olarak belirlenmiş olup bu konuda oldukça cimri davranılmıştır. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra 1 yıl gibi uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Somut olayda davacı şirketler konkordatoya tabi borçlarının tamamını faizsiz olarak tasdik tarihinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra 48 ay eşit taksitlerle ödemeyi teklif etmiş olup,“faizsiz ödeme” teklifinin tenzilat konkordatosu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yine davacı şirketlerce  48 ay vade teklif edildiği halde tasdik kararından itibaren ilave olarak 12 ay ödemesiz dönemin tayinin davacı şirketlerin borca batık olmadıkları da dikkate alındığında  İİK’nın 305/1-b uyarınca teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır. Öte yandan  davacı şirketlerden ... A.Ş.’nin tasdik projesinin oylamasında, diğer davacı şirket ... A.Ş.’nin oy kullandığı, her ne kadar İİK’nın  302/4 maddesinde tahdidi olarak sayılan oy kullanamayacaklar arasında olmasa dahi davacı şirketler arasındaki organik bağ birbirlerinden alacak ve borç yaratılması oldukça kolay olması ve ... A.Ş.'nin kabul oyunun nisaba etkili olduğu gözetildiğinde, bu durumun dürüstlük ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında her iki davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.\"şeklindedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2021/6408 E. 2022/3612 K. sayılı ilamında; \"...Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Bu durumda mahkemece, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali noktasında borçlu şirketin tasdik kararı sonrası davranışları ile alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket edip etmediği kayyım raporları nazara alınarak değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir...\" şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.02.2023 tarih ve 2022/4894 E., 2023/635 K. sayılı ilamı:\"Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, borca batık olmayan davacının tenzilat konkordatosu isteyemeceği, porjesinde faiz ödemesine ilişkin düzenleme olmamasının örtülü tenzilat konkordatosu olarak değerlendirilmesi gerektiği, projenin davacı şirketin kaynakları ile uyumlu olmadığı dikkate alındığında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla...\"şeklindedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.06.2023 tarih ve 2023/1668 E., 2023/2312 K. sayılı ilamı:\"Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra  uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır.\t Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır.Somut olayda davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak tasdik tarihinden itibaren  ödemeyi teklif etmiş olup, “faizsiz ödeme” teklifinin tenzilat konkordatosu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ayrıca davacı şirket tarafından geçici mühlet tarihinden itibaren faiz uygulanmayacak şekilde belirlenen adi konkordatoya tabi borcun 01.09.2022 tarihinden itibaren başlamak üzere %15'lik kısmının 12 aylık sürede 4 eşit taksitler halinde,  01.09.2023 tarihinden itibaren başlamak üzere %20'lik kısmının 12 aylık sürede 4 eşit taksitler halinde,  01.09.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere %25'lik kısmının 12 aylık sürede 4 eşit taksitler halinde,  01.09.2025 tarihinden itibaren başlamak üzere %25'lik kısmının 12 aylık sürede 4 eşit taksitler halinde,  01.09.2026 tarihinden itibaren başlamak üzere bakiye kısmın 12 aylık sürede 4 eşit taksitler halinde ödenmesi teklif edildiği bu durumda konkordato tasdik tarihinden bu kadar uzun vadede borçlarını ödemesinin, davacı şirketlerin borca batık olmadıkları da dikkate alındığında  İİK’nın 305/1-b uyarınca teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.\"şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.02.2923 tarih ve 2022/4894 E., 2023/635 K. sayılı ilamı:\"Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, borca batık olmayan davacının tenzilat konkordatosu isteyemeceği, porjesinde faiz ödemesine ilişkin düzenleme olmamasının örtülü tenzilat konkordatosu olarak değerlendirilmesi gerektiği, projenin davacı şirketin kaynakları ile uyumlu olmadığı dikkate alındığında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.\"şeklindedir. Somut konkordato talebine konu şirket yönünden yapılan incelemede, şirketin konkordatoya tabi adi alacaklı sayısının 159 alacaklısının bulunduğu, toplam alacak tutarının 53.745.035,33 TL olduğu, projeyi kabul eden alacaklı sayısının 94, kabul edilen alacak tutarlarının 38.923.112,99 TL olduğu, bu durumda projenin alacaklı sayısı itibariyle %59,11, alacak tutarı itibariyle %72,42 oranında kabul edildiği, teminata bağlanması gereken borcun olmadığı, tasdik harcı 122.001,53 TL'nin 14.02.2023 tarihinde yatırıldığı, bilirkişi heyeti raporunda kanaat dikkate alınarak mahkemece İİK'nın 305/2. maddesi uyarınca ödeme planının revize edildiği, 14.02.2025 tarihli komiser heyeti raporundaki ekindeki ödeme planının kararın eki sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 14.02.2025 tarihli komiser heyeti raporu ekindeki ödeme planlarının dosya ve uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede 6, 8 ve 10 taksitlere göre düzenlendiği 24 taksite göre bir ödeme planı yer almadığı anlaşılmıştır.Konkordato talep eden şirketin vade teklifini içeren revize projesi 5 yıllık bir vadeyi kapsarken, yukarıda yer verilen 08.02.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda işletmenin devamı için gerekli olmayan gayrimenkulun değerlendirilmesi halinde 3 yıllık bir süreçte borcun ödenebileceğinden projenin revie edilmesi gerektiği bildirilmiş, mahkemece 2 ayda bir ödeme olmak üzere 24 eşit taksit ile yani 48 aylık bir vadeye karar verilerek proje revize edilmiştir.Tasdik karar tarihinin 16.02.2023 olması, borç ödemelerinin 01.06.2023 tarihinde başlaması dikkate alındığında 3,5 aylık ödemesiz dönemden sonra 48 taksitte borçların ödenmesine yönelik proje ile sürecin yaklaşık 52 aya yayılmış olması, faize ilişkin bir teklifin projede yer almamasının teklifinin tenzilat konkordatosu anlamına geldiği, borca batık olmayan şirketin faaliyeti, hacmi, mali durumu ve kayyım raporuna göre şu ana kadar taksitleri ödemiş olması ile bilirkişi raporunda bahsedilen yönlerde projenin revize edilmemiş olması ile benzer nitelikte yukarıda yer alan Yargıtay içtihatları birarada değerlendirildiğinde; Mahkemece, revize edilen konkordato projesinin bu haliyle alacaklılar yönünden ciddi zararlara yol açabileceği, alacaklıların aleyhine olacağı ve orantılı olmayacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu durumlar karşısında İİK'nın 305/son hükmü nazara alınarak, borçlunun kaynakları ile orantılı olacak şekilde taksit yönünden düzeltme yapılarak, faiz konusundaki tenzilatın giderilmesi ile gerekirse bu hususta rapor alınmasının ardından revize projenin orantılı olup olmadığının değerlendirilerek karar verilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle; alacaklılar... ve ... A.Ş.'nin vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1.c \"başvurunun süresi içinde yapılmaması\"\" maddesi uyarınca ayrı ayrı usulden reddine, alacaklılar .... Şti., ... A.Ş., ... Şti. ile ... Bankası A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca ayrı ayrı usulden reddine, alacaklı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklılar  ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1.c maddesi uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,2-Alacaklılar ... Şti., ... A.Ş.,... Şti. ve ... Bankası A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 3-Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/448 E. 2023/168 K. sayılı 16/02/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 4-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,5-İstinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına,6-İstinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 7-Alacaklı ...harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d664f117fe38da2d","SID":"cc117cce65462052"}}