{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1255 <br>KARAR NO:2025/653<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/06/2024<br>NUMARASI:2024/264 Esas 2024/597 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:04/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkil şirketlerin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve  kesin mühlet içinde yapılacak konkordato anlaşmalarının akdedilmesi halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \"...Aktifi pasifinden fazla olan borçlunun önerdiği tenzilat konkordatosu kural olarak bir tek halde kabul görebilir ve o halde konkordatoya tabi bütün alacaklıların (oybirliğiyle) konkordato teklifini kabul etmeleridir. Ama prosedürün bu aşamaya kadar gelmesi mümkün olmayacaktır; çünkü mahkeme, aktifi pasifinden fazla olan borçlunun buna rağmen tenzilat konkordatosu istediğini tespit ederek, kesin mühlet kararı vermeyecektir...\" (Prof. Dr. Selçuk Öztek - Prof. Dr. Ali Cem Budak - Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel  - Doç. Dr. Serdar Kale Dç. Dr. Bilgehan Yeşilova - Yeni Konkordato Hukuku s:158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169) \"...İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir. Düzenlemeden de anlaşılabileceği gibi konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez. Esasen kısa vadeli borçların ödenememesi ya da ödenememesi tehlikesi konkordatoya başvuru için yeterli olmakla birlikte varlıkları borçlarının kat be kat üstünde olan borçlular için konkordatoya müracaat kabul edilemeyeceği yerleşik Yargıtay uygulaması halindedir (Yargıtay İİD. 01.10.1964 gün ve 1964/12958; bkz. Altay, S./Eskiocak, A.: Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, 5.b., İstanbul 2019, s.670).Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır.İşletmenin borçlarının ödenmesi yanında iyileştirilmesi de söz konusu olduğunda bunun sadece alacaklıların alacaklarının bir kısmına ve vade ile kavuşması, bu arada eğer faiz öngörülmemişse alacakların enflasyon karşısında zaman içinde faiz oranı kadar eritilmesi, bir diğer ifade ile iyileşmenin yükünün sadece alacaklılara yüklenmesi kabul edilemez. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun konkordato projesini niteleyen 286'ncı maddesinde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağının gösterilmesi gerektiği de vurgulanmıştır.Diğer taraftan işletmenin mali durumunu gösteren tek ölçüt varlıkların borçlara (kaldıraç) oranı da değildir.Mali tablo analizinde borç ödeme kabiliyetini (likiditeyi) hesaplamaya yarayan başka oranlar (rasyolar) da bulunmaktadır. Söz gelimi cari oran, işletmenin kısa süreli borçlarını ödeme gücünü ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını ortaya koymak bakımından önemlidir.Cari oranın ülkenin kalkınmışlığına, sektörün gerekliliklerine göre değişmekle birlikte 2:1, 1,5:1 gibi değerlerde olması yeterli görülmektedir (bkz. Akgüç, Ö.: Mali Tablolar Analizi, 15.b., İstanbul 2013, s.465 vd.).Borç ödeme gücünü ölçmeye yarayan ve cari oranı tamamlayan ikinci bir rasyo da asit-test oranıdır. Bu oranda cari orandan farklı olarak paraya çevrilmesi görece daha uzun zaman alabilecek kalemler hesaplamada dikkate alınmamakta, başka bir söyleyişle nakit ve kolaylıkla nakde çevrilebilecek varlıkların borçları karşılama oranı göz önünde tutulmaktadır. Asit-test oranının 1:1 olması işletme finansmanında \"oldukça iyi\" sayılmaktadır (Akgüç, s.471). Bu anlamda konkordatonun temel koşulu olarak ifade edilen vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında en pratik ve doğru yolun, işletmenin cari oranı ile asit-test oranı başta olmak üzere likidite oranlarının değerlendirilmesi olduğu sonucuna varılmaktadır (bkz. Karakaş, C.F.: Borca Batık Olmayan Borçlunun Tenzilat Konkordatosu İstemi ve Seçenekli Konkordato Projesi, Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Dergisi, C.XVI, 2020/3, S.47, s.782 vd.).Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz. Nitekim oylamanın yapılmasından ve duruşmaya katılabilmek ve istinaf hakkı kazanabilmek için Yasanın aradığı (İİK m.304) üç günlük sürenin geçmesinden sonra revize proje sunulması da bu kapsamda değerlendirilmelidir.Somut olayda, davacı şirketin rayiç değerler üzerinden özkaynaklarının (+) 9.681.726,48 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı anlaşılmakta olup, davacının tenzilat konkordatosu talep edebilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Bu durumun tek istisnası tüm alacaklıların tenzilat konkordatosuna onay vermeleridir.Davanın başından beri davacı tarafından teklif edilen projeye alacaklıların tamamı onay vermediğinden somut olayda bu durum söz konusu değildir. Öte yandan davacının sunduğu 09/02/2024 tarihli revize konkordato projesi ile 2025 yılı Ocak ayı itibariyle her 3 üç ayda bir toplam 48 ay vadeli ve eşit taksitlerde olacak şekilde yıllık % 2 faiz oranıyla ve % 100 ödeme ile ödeneceği öngörülmüştür.  Enflasyon hızı ve yasal faiz oranı dikkate alındığında yıllık % 2 faizle, 2025 yılına kadar ödemesiz geçecek dönem sonrasında, 48 ay vadeye yayılan ödemenin borçlardan tenzilat anlamına geleceği açıktır. Bu suretle konkordato ile borçlunun malvarlığında meydana gelmesi amaçlanan iyileşmenin tüm yükü alacaklılara tahmil edilmektedir. Konkordato sürecinde şirket ortağı tarafından fedakarlık yapılması yönünde açık düzenleme bulunmamakta ise de, sürecin başından beri alacaklarına kavuşmayı bekleyen alacaklılar yönünden vaad edilen fedakarlığın beklenmesi de sürecin gereği olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte sürecin başından itibaren şirket ortaklarının maliki olduğu taşınmazların satışının yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta bir gelişme de kaydedilmiş değildir. Davacı şirketin borca batık olmadığı, finansal durumuna göre ödeme teklifinin makul seviyede olmadığı,  borçluların ödemeyi teklif ettiği tutarın, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına açıkça aykırı olduğu, teklifin tenzilat konkordatosu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda değinildiği gibi, tenzilat için konkordato projesinin alacaklılar tarafından onaylanmış ve İİK'nun 305. maddesindeki tüm koşulların sağlanmış olması gerekir. İş bu davada da yine yukarıda açıklandığı üzere tüm alacaklılar tarafından gereken nisapta projeye evet oyu verilmediğinden İİK'nın 305/c ve 308. maddeleri gereğince \" konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı borçlu şirket vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin hiçbir somut veriye dayanmaksızın müvekkil şirketin  dosya kapsamında tüm olumlu raporlara rağmen konkordato talebinin reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi konkordatonun amacına da hizmet etmediğini, müvekkil şirketin konkordato projesi yaklaşık %70-80 alacak ve alacaklı çoğunluğu ile kabul edildiğini, ayrıca mahkemece konkordatonun tasdik şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden de bilirkişi heyet raporu aldığını, bilirkişi raporunda konkordato tasdik şartlarının oluştuğu da açıkça belirtilmesine rağmen ve gerekçeli kararda da neden bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmediği de gerekçelendirilmeden açıkça hukuka aykırı karar verdiğini, mahkeme karar gerekçesinde her hangi bir somut gerekçe bulunmamakla birlikte mahkemenin  şirketin kaynakları ile borçları kavramlarını da karıştırıldığı, halbuki komiser heyetince kaynaklar açıkça tespit edilerek alacaklılarda bunu kabul ettiklerini, burada alacaklıların tasarrufları yok sayıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından verilen hukuka aykırı kararla, müvekkil şirket adeta fiili iflas sürecine sokulduğunu, müvekkil şirketin konkordato başvurusunda kötüniyetli olmadığı, tam aksine konkordato başvurusunu şirketin sürdürülebilirliğini ve tüm alacaklılarının alacaklarına tam olarak kavuşmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirdiğini, ancak şirketin kuruluşundan bugüne dek ticari hayatında izlediği yolun bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde anlaşılacağını,müvekkil şirket çeklerin ödenemez hale geldiği son güne kadar konkordatoya başvurmamak için çaba gösterdiğini ancak şirketin devamlılığının sağlaması için konkordatonun kaçınılmaz olması neticesinde, son olarak işçi alacakları ve cari giderleri ödendikten sonra konkordato başvurusu yaptığını, bu bilgileri konkordatoya başvurmanın sanılanın aksine müvekkil şirket yönünden çok zor bir tercih olduğunu, Konkordato projesinin tasdiki için gerekle kanuni şartların sağlandığını, bir diğer husus, İflas halinde alacaklıların alacaklarına kavuşacakları miktar ise komiser nihai raporunda %35  oranında olabileceği belirtildiğini, o halde borca batık olmayan müvekkil şirketin daha fazla faiz dahil ödeme yapmayı teklif etmesi finansal gerçekliği ile bağdaşmayacağını, kaldı ki İİK madde 305/son fıkrasında yer alan \"Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\" düzenlemesinin uygulanmaması eksiklik olduğunu, zira ilk derece mahkemesinin açıkça hukuka aykırı kararını, hiçbir surette kabul etmemekle birlikte, yapılan teklifin yetersiz olduğunu belirterek konkordatonun reddi ile  tedbirlerin kaldırılması kararı yerine en uygun düzeltmeyi kendiliğinden yapabilecek iken veya bu amaçlı tarafımıza süre vererek düzelteme yapılabilecekken bu hükme başvurmadığını, nitekim uygulamada gerek ilk derece mahkemelerinin gerekse istinaf mahkemelerince de bu düzenleme gözetilerek proje ve teklif revizesi yapılarak, düzelterek tasdik kararları verildiği de görüldüğünü belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/264 E. 2024/597 K. sayılı kararının kaldırılarak dosyada mübrez komiser ve bilirkişi raporları doğrultusundan konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil alacaklı ... Şti. vekili  sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davacının, konkordatonun tasdiki için gereken kanuni koşulları tamamen sağlamasına rağmen projenin tasdiki talebinin mahkemece hukuka aykırı olarak reddedildiğini,  konkordato süreci boyunca faaliyetlerine devam eden ve büyük bir çaba ile projesine sadık kalmaya çalışan davacının davasının reddedilmesi hem davacının  mahvına neden olacağını hem de alacaklıların alacaklarına kavuşmasını oldukça geciktireceğini ve hatta imkansızlaştıracağını  belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin olup uyuşmazlık konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.Kanun yolları başlıklı 308/a maddesi:\"(Ek: 28/2/2018-7101/37 md.)  Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğden itibaren; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde  istinaf yoluna başvurabilir...\" hükmünü içermektedir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan şirket için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.Eldeki dosyada şirketin muamele merkezinin Beylikdüzü ilçesi olması dikkkate alındığında dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74. maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3. bendi uyarınca borçlular vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği, borçlu şirket hakkında önce 25/01/2023 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet kararı, akabinde 29/03/2023 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, akabinde  İİK’nun 304/2 maddesi gereğince kesin mühletin sona erdiği 29/03/2024 tarihinden itibaren karar duruşmasına kadar  uzatılmasına karar verilerek duruşma gününün İİK'nun 288.maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu Resmi Portalda ilanına, itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri ihtar edildiği, 05/06/2024 tarihli duruşmada İİK 305/c ve 308 maddeleri gereğince konkordato talebinin reddine karar verildiği, kararın Ticaret Sicili Gazetesi'nde 11/06/2024,Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında 07/06/2021 tarihinde yayınlandığı, verilen karar talep eden borçlu şirket vekilince yasal süresinde 24/06/2024 tarihinde istinaf edildiği anlaşılmıştır. Öte yandan müdahil alacaklılardan ... Makina şirketi vekilince, konkordato tasdik talebinin reddine dair verilen karar istinaf edilmiş ise de İİK 308. Maddesi gereğince konkordatonun tasdiki talebinin reddine dair alacaklıların istinaf hakkı bulunmadığı, sadece itiraz eden alacaklıların, konkordatonun tasdiki kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğundan, müdahil alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.Konkordato talep eden şirket sunduğu 09/02/2024 tarihli revize projede ;  Rehinle Tesis Edilmiş ana borcunun tamamının; 2025 yılı ocak ayı itibariyle her 3 ayda bir (her 3 ayın son işgünü), toplam 24 ay vadeli ve eşit taksitlerde olacak şekilde, yıllık %15 faiz oranıyla, Adi (Rehinle Tesis Edilmemiş) ana borcunun tamamının 2025 yılı ocak ayı itibariyle her 3 ayda bir (her 3 ayın son işgünü), toplam 48 ay vadeli ve eşit taksitlerde olacak şekilde, yıllık %2 faiz oranıyla ödemeyi hedeflediği açıklamış olup, konkordato kaynaklarını ; 2028 yılına kadar ticari faaliyetlerden elde edecek kar ( 47.729.361 TL ), hazır değerler (1.375.722 TL) alacaklılardan yapılacak tahsilat ( 21.486.831 TL) stoklar (19.000.000 TL) olağan dışı gelir ve karlar (atıl teçhizat satışlarından sağlanan nakit 12.500.000 TL) verilen sipariş avansları ( 20.286.947 TL), sermaye artışından sağlanan nakit (6.500.000,00 TL), şirket ortaklarına ait gayrimenkullerin satışından sağlanan nakit (10.600.000 TL) gösterilmiştir.Konkordato Komiser Heyeti'nin konkordatonun tasdiki hakkındaki 28/02/2024 tarihli nihai kök raporunda; \"Borçlu Şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle Rayiç Öz Kaynaklarının 6102 sayılı TTK’nın 376/3. maddesinde belirtilen değerleme yöntemlerine (aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle bilanço düzenlenmesi) göre + 9.681.726,48 TL tutarında pozitif olduğu ve TTK’nın 376/3. maddesi çerçevesinde borca batık durumda bulunmadığı, borçlu şirketin toplam borcu (konkordatoya tabi olan ve olmayan toplam borç) 116.234.452,33 tutarında olduğu, borçlu şirketin 09.02.2024 tarihli Revize Konkordato Projesi’nde sunduğu  nihai projede, nakit akışlarının nakit akım tablosundaki veriler ile uyumlu olduğu değerlendirildiği, borçlu şirketin mevcut kaynaklarının ve ödemelerin gerçekleştirilmesinin planlandığı 5 yıllık dönemde yaratabileceği kaynakların konkordato teklifi ile orantılı olduğu kanaatine varıldığı, Alacaklılar toplantısı öncesinde yapılan alacak bildirimleri ve borçlu şirket bilançoları uyarınca yapılan incelemeler akabinde, konkordatoya tabi 130 alacaklı ve  bu alacaklıların toplam alacağı 81.337.304,13 TL olduğu tespit edildiği, toplam 84 alacaklı ve 65.055.711,14 TL alacak tutarı kabul oyu verdiği, İİK m.302/3 maddesine göre çoğunluk koşulunun sağlandığı, olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranının yaklaşık % 35,72 olduğu, teklif edilip alacaklılar tarafından kabul edilen nihai projede ise alacakların % 100’ünün faizsiz bir biçimde ödeneceği belirtildiği, bu durumda konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, borçlunun mevcut kaynaklarının ve nihai projede öngörülen yaklaşık 5 yıllık takvimde yaratabileceği kaynakların konkordato teklifi ile orantılı olduğu,  konkordatonun tasdik edilebilmesi için, mühlet içerisinde komiser izniyle doğan rapor ekinde listesi sunulan 23.759.036,53 TL tutarında teminat gösterilmesi gerektiği, konkordatonun tasdik edilebilmesi için, Harçlar Kanunu’na ekli 1 sayılı tarifeye göre Konkordato kapsamında ödemesi gereken borç miktarı üzerinden ( 81.337.304,13 x Binde 2,27=) 184.635,68 TL tutarında harç yatırılması gerektiği, teminat koşulunun sağlanması ve tasdik harcının yatırılması durumunda Konkordatonun tasdikine karar verilebileceği,Borçlu şirketin 1 adet rehinli borcunun mevcut olduğu,... A.Ş’nin rehin alacaklı olduğu, borçlu şirketin, alacaklılar lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasına ilişkin müzakerelerin yapılarak anlaşmanın sağlanamadığı \" yönünde kanaat ve tespitte bulunmuşlardır.Komiser Heyeti sunmuş olduğu 27/05/2024 tarihli ek raporda;\"Davacı şirketçe işbu rapor tarihine kadar konkordato komiserliğimize yukarıdaki konkordato mühletinden sonra doğmuş teminatlandırılması gereken alacakların işbu rapor yazım tarihi itibari ile alacaklıların, alacaklarının teminatlandırılmasına yer olmadığına dair muvafakat yazılarını sunmuş oldukları, sunulan muvafakatlar teminatlandırılması gereken alacaklılar ile ilgili fatura ve mahsup yazılarının olduğu; işbu hususlar nazara alındığında 30.04.2024 tarihi itibari ile teminatlandırılacak herhangi bir alacaklıya karşı borç tutarının olmadığı, bir başka deyişle teminatlandırılması gereken alacak tutarının sıfır -0- TL olduğu\" bildirilmiştir. Mali müşavir ... ile öğretim üyesi Prof. Dr. ...'den alınan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; \" Konkordato projesinin önemli bir alacak çoğunluğu tarafından desteklenmesi ve Komiser Heyetinin olumlu görüşü de dikkate alınarak konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunduğunun kabul edilebileceği,Konkordatonun alacaklı çoğunluğu bakımından %64,62; alacak çoğunluğu bakımından ise %79,98 oranıyla kabul edildiği yani İİK m.302’de öngörülen çoğunluğun sağlandığı,Olası bir iflas halinde alacaklıların alacaklarına %35,72 oranıyla kavuşabileceği, şirketin ise borçlarını 2025 yılı Mart ayından itibaren yıllık %2 faiziyle 48 aylık süreçte ödemeyi teklif ettiği, dolayısıyla konkordatonun olası bir iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu,Şirketin çok sayıda cüzi tutarda borcunun bulunduğu, mevcut teklife göre tasdik kararı verilirse, örneğin ... Şti.’ye her bir taksitte 13,02 TL ödeme yapılmasının gerekeceği, mevcut teklif metninin konkordato kurumunun gerektirdiği ciddiyetle bağdaşmayacak tablo ortaya çıkardığı,Yargıtay tarafından da kabul olunduğu üzere, konkordatoda mutlak eşitliğin sağlanmasına gerek olmadığı; önemli olanın, ödeme planının adil ve dengeli özellik arz etmesi olduğu; dolayısıyla, adil ve dengeli olmak koşuluyla, küçük tutarlı borçların daha erken kapanmasını öngören bir ödeme planı sunulabileceği, şirketin borçluluk yapısı itibariyle her bir taksitte her bir alacaklıya asgari 20.000,00 TL ödenmesi şartına yer verilmesi durumunda ödeme planının adil ve dengeli olması özelliğinin kaybolmayacağı, zira bu şarta yer verilmesinin, bu şarttan etkilenmeyen yüksek tutarlı alacaklı grubuna etkisinin çok sınırlı düzeyde kalacağı, Şirketin elindeki mali imkanlarla ödemesiz dönemi ve ödeme dönemini kısaltmasının ve teklif edilen faiz oranını artırmasının mümkün olmadığı, eldeki mali imkanlarla ancak, küçük tutarlı borçların bir an önce kapanmasının önünü açar şekilde, her bir taksitte her bir alacaklıya asgari 20.000,00 TL tutarında ödeme yapılması şartının öngörülebileceği,Nihai ödeme planının “Konkordatoya tabi borçların konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren işletilecek yıllık %2 faizle, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026, 31/12/2026, 31/03/2027, 30/06/2027, 30/09/2027, 31/12/2027, 31/03/2028, 30/06/2028, 30/09/2028, 31/12/2028 tarihlerinde, her bir taksitte her bir alacaklıya asgari 20.000,00 TL ödeme yapılması koşuluyla eşit taksitler halinde ödenmesi” şeklinde revize edilebilmesi durumunda dengeli ve adil bir ödeme planından söz edilebileceği,Komiser Heyetince gerekçeli raporda tespit edildiği üzere, mühlet içerisinde komiser izniyle doğan 23.759.036,53 TL tutarındaki borç için teminat gösterilmesi gerektiği, teminat gösterilmesi gereken borçlar yapılacak ödemelere göre sürekli değişim gösterebileceğinden, tasdik duruşmasından önce teminat gösterilmesi gereken borçlar hakkında Komiser Heyetinden ek rapor alınmasının uygun olacağı,  konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için 194.937,62 TL tutarında harç yatırılması gerektiği\" şeklinde tespit ve değerlendirmede bulunmuşlardır.Talep eden borçlu şirket tarafından komiser heyeti raporunda tespit edilen 194.938,00 TL  tasdik harcının yatırıldığı görülmüştür.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023 tarih 2023/3061 E. 2023/3144 K.) Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir.İİK'nın alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk başlıklı 302. maddesi;\"Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir. Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.Konkordato projesi;a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298. madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar. Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır. Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.\"Konkordatonunu tasdiki başlıklı 305. maddesi;\"302. madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).c)Konkordato projesinin 302. maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması,d)206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302. maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir.İİK 302/son konkordato komiserinin alacaklılar toplantısını izleyen 7 günlük katılma süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içinde gerekçeli raporuyla birlikte oluşturduğu konkordato işlemlerini kapsayan dosyaları, mühlet bitmeden önce ticaret mahkemesine sunacağını öngörmektedir. Prosedürün bunu izleyen kesiti, konkordatonun son aşamasını oluşturmakta ve ticaret mahkemesinin konkordatonun tasdik edilip edilmeyeceği bakımından yapacağı yargılama ile bunun sonucunda vereceği karara ilişkin bulunmaktadır. Konkordatonun tasdikine ilişkin yargılama, maddi hukuk yargılaması olmayıp, kendine özgü bir tasdik işlemi niteliğindedir. Tasdik yargılaması sonucunda oluşturulacak karar, daha çok konkordato prosedürünün yasal koşullara uygun yürütülüp yürütülmediğinin ve konkordatonun unsurlarının kanunun öngördüğü anlamda oluşup oluşmadığının saptanmasına ilişkin belirleyici nitelik taşıyan, tasdik faaliyetinin yürütüldüğü bir yargı işlevi özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle tasdik yargılaması, özellikle komiserlik tarafından yapılan işlemlerin yasanın öngördüğü doğrultuda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin denetlenmesini de içerir (Sümer Altay / Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5.Bası, İstanbul 2019, s.334). İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539).İİK 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nun 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 529-531). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli 2023/2455 E. 2023/2733 K. sayılı ilamında; \"...İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir  Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra  uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Konkordatonun tasdik şartlarından birisi de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır....\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2023 tarihli 2023/1890 E. 2023/2343 K. sayılı ilamında; \"...İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Somut olayda, tasdik edilen konkordato projesinde davacı şirketlerin proje kapsamında yapacakları ödemelerin tasdik kararından  itibaren 6 ay ödemesiz, 2022 yılı Eylül ayında  başlamak üzere faizsiz, 4 er aylık dönemler halinde 4 yıl içinde ödenecek şekilde kararlaştırılmıştır. Davacı şirketlerin borca batık olmadıkları ve varlıklarının borçlarını karşılama oranı yüksek olduğuna göre, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Davacıların konkordato tedbirlerinden yararlandıkları tarihler de nazara alındığında tasdiki istenen projede ödemesiz dönem tayininin ve öngörülen uzun vade olması da İİK'nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun kaynakları ile orantılı değildir.Açıklanan nedenlerle mahkemece, ekonomik vaziyeti itibariyle  konkordatoya ihtiyacı bulunmadığı anlaşılan davacı şirket talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir...\",Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2023 tarihli 2023/347 E. 2023/462 K. sayılı ilamında; \"...Somut olayda; hakkında projenin tasdiki kararı verilen davacı ...Limited Şirketi, rayiç değer bilançosu uyarınca (+) 6.038.626,87 TL özvarlığa sahip olup, borca batık durumda değildir. Tasdik edilen proje ile davacı şirketin anapara borçlarını faizsiz konkordato tasdik tarihinden 1 yıl sonra başlamak üzere 60 ay içerisinde ödemesine karar verilmiştir. Şirket faaliyetlerine bilfiil devam etmekte ve kar elde etmektedir. Mahkemece tasdikine karar verilen proje, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, şirket borçları, aktifinin değerine göre düşük seviyede kalmış ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Bu durumda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Ayrıca bir yıl ödenmemiş dönem sürelerin azami ölçüde kısa tutulduğu konkordato da borçlunun tedbir hükümlerinden uzun bir süre daha yararlanması sonucunu doğurur ki bu husus kanun koyucunun amaçlamadığı dengeyi borçlu lehine bozan bir karardır. Davacı şirketin malvarlığının borca batık olmadığı da nazara alındığında böyle bir kabul kabul edilemez...\",<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2022 tarihli 2022/5200 E. 2022/6082 K. sayılı ilamında; \"...Gerek iflas erteleme gerekse konkordato mali durumunun düzeltilmesi mümkün şirket veya gerçek kişi tacire bu imkanı tanıyan hukuki müesseselerdir. Hiç bir zaman ucuz kredi kullanma yolu olarak kullanılmamalıdır. Somut olayda, borçlu şirketin borca batık olduğunu ileri sürerek 16.12.2015 tarihinde iflas erteleme talep ettiği, 14.11.2018 tarihinde borçlunun iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, bu dava süresince de tedbir kararından faydalandığı ve nihayetinde iflas erteleme kararı ile mali durumunun düzeltilip borçtan kurtulduğu anlaşılmıştır.Bu durumda henüz iflas erteleme kararı kesinleşmeden borca batık olmadığını ileri sürerek borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep etmesinin dürüst borçlunun mali durumunun iyileşmesini sağlamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına uygun olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...\"  şeklinde karar verilmiştir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; komiser heyetinin nihai raporu ile bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere adi alacaklılar yönünden konkordato projesinin yasada öngörülen çoğunlukla kabul edildiği,  konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, teminatlandırılması gereken alacak tutarı bulunmadığı,  konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın borçlu şirket tarafından yatırıldığı görülmüştür. Ancak davacının sunduğu revize projede; ödemenin 2025 yılı Ocak ayından itibaren  yıllık %2 faiz oranıyla birlikte 48 ay vadeli toplam 4 yıla yayılması hususu emsal yargıtay kararları uyarınca  teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.Borçlu şirketin, vade konkordatosu talep etmiş olmaları yanında yine borca batık olmayan şirketin tenzilat (faizsiz ödeme de bir nevi tenzilat sayıldığı) talebinde bulunmasında da yasal bir engel mevcut değildir.Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi ülkedeki enflasyon hızı ve faiz oranları dikkate alındığında yıllık 2 faizle, 2025 yılına kadar ödemesiz geçecek dönem sonrasında, 48 ay vadeye yayılan borç bir nevi tenzilat  anlamına gelecektir. Emsal Yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere her ne kadar yıllık %2 faiz teklif edilse de  tasdik karar tarihinde yıllık avans faizinin %36,75 olduğu dikkate alındığında borca batık olmadığını ileri sürerek borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep edilmesinin, borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı gibi dürüst borçlunun mali durumunun iyileşmesini sağlamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına da uygun olmadığı ve alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece; davacının kaynakları ile orantılı şekilde, ödemesiz herhangi bir dönem bulunmaksızın borcun daha kısa sürede ödeme imkanı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek gerektiğinde ödeme tarihlerinde ve taksit sayılarında proje revize edilerek sonucuna göre karar verilmesi uygun olacaktır. Açıklanan nedenlerle, müdahil alacaklı ... Şti. Vekilinin istinaf başvurusunun İİK 308/a ve HMK 352/1.ç maddeleri uyarınca usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Müdahil alacaklı ... Şti. Vekilinin istinaf başvurusunun İİK 308/a ve HMK 352/1.ç maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/06/2024 tarihli ve 2024/264 Esas 2024/597 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,4-Davacının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,-Harçlar Kanunu gereğince Müdahil alacaklı ... Şti. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının istem halinde müdahil alacaklıya iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2820e266a566d7ed","SID":"80807a0f65011842"}}