{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/696 <br>KARAR NO: 2025/1174<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/11/2021<br>NUMARASI: 2016/1218   E. -  2021/817  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle  asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, karşı  davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı- karşı davalı ve davalı- karşı davacı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı- karşı davalı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun müvekkile olan borçları nedeniyle davalı aleyhine Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığını, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın  iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini    talep ve dava etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ,asıl davanın reddi ile  karşı davanın kabulüne 8.500,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından davalıya 68.951,27 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edildiğinden, bu miktar yönünden davalının icra takibine itirazının haksız olduğu, her ne kadar 224.026,53 TL'lik mal satışına ilişkin fatura düzenlenmesi halinde davalı karşı davacı şirket tarafından 40.328,38 TL KDV bedelinin davacı alacağından düşürülmesini talep etme imkanı var ise de; dava tarihi itibari ile faturanın kesilmediği anlaşıldığından davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın 68.951,27 TL üzerinden iptaline karar verilmesi gerektiği, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerinden kaynaklı olması nedeniyle kabulüne karar verilen alacağın takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği, alacağın likit olması nedeniyle kabulüne karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği, davalı tarafından açılan karşı dava yönünden ise; davacının yaptığı ödemelerin fazla olması nedeniyle davalının davacıdan alacağının bulunmadığı bu nedenle karşı davanın yerinde olmadığı  sonuç ve  vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak...\" gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul- kısmen reddine davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 68.951,27 TL yönünden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine; karşı davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı- karşı davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun müvekkiline olan borçları nedeniyle icra takibi başlatıldığını, borçlunun itiraz ettiğinde itirazın iptali davası açıldığını, müvekkilinin davalı şirkete toplam 520.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, davalı tarafından 227.022,20 TL mal teslim edildiğini, 292.977,80 TL tutarında malın fiilen teslim edilmediğini ve faturalarınında kesilmediğini, sipariş fişlerinin doğruluğunun tespitinin tamamen hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda 2012 yılında listelenen sipariş fişlerininde müvekkiline teslim edildiği yorumlanarak hesaplama yapıldığını, rapordaki 2011 yılında düzenlendiği iddia edilen sipariş fişleri ile 2011 yılı müvekkiline kesilen fatura toplamlarının birbirleri ile uyumlu olmasının malların fiilen gerçekten teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, rapordaki listelenen sipariş fişlerinin tarihleri ile davalı tarafından kesilen fatura tarihlerinin birbiri ile alakası bulunmadığını, sipariş listesindeki verilerin müvekkiline kesilen faturalarla kesinlikle uyumsuz olduğunu, müvekkili beyanlarının raporda yorumlanması gerekir iken yanlış yorumlandığını, teslim alınmayan bir mal için müvekkili şirket tarafından somut bir belgenin sunulmasının mümkün olmadığını, davalının bu durumu teslim belgesi ile kanıtlaması gerektiğini, hatalı rapora dayanılarak müvekkilinin teslim almadığı malların göz ardı edilip hüküm kurulduğunu iddia ederek, asıl dava bakımından kararın kaldırılmasını ve yeniden karar verilerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-  karşı davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin davacıdan hak etmiş olduğu 40.328,38 TL KDV alacağının tespit edildiğini ancak davalının fatura kesmemiş olması nedeniyle bu bedeli davacı alacağından mahsup etmediğini, ticari hayatta emtia bedellerinin KDV dâhil olmak üzere satışının yapıldığını, mali mevzuat bu şekilde olmasa da kanuni zorunluluk olduğunu, müvekkiline KDV ödemesi yapılmadığı için fatura kesilemediğini, kararın bu yönüyle isabetsiz olduğunu, KDV'yi davalıya ödemesi gerektiğini, vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacının müvekkilinin vergi dairesine davaya konu emtiayı sattığı hâlde faturasını kesmemek eyleminden dolayı şikayet ettiğini, müvekkilinin KDV'sini alamadığı için kesmediği faturadan dolayı vergi cezası yediğini, faturanın idare eliyle vergi cezası ödetilmek suretiyle kestirildiğini, KDV bedelinin Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince müvekkiline ödenmek zorunda olduğundan davacı alacağından mahsup edilmemiş olmasının isabetsiz olduğunu, adeta faturasız ticaretin mahkeme eliyle meşru hâle getirildiğini, alacağın likit olmayıp yargılamaya muhtaç olduğunu, yıllar süren bir yargılama yapıldığını, davacı talebinin çok altına hükmedildiğini, bu nedenle icra inkâr tazminatına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu iddia ederek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali; karşı dava ise ticari satım konusu mal bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabul- kısmen reddine ve  karşı  davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı- karşı davalı ve davalı- karşı davacı vekillerirce,  yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ticari satım ilişkinin olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu etmiş olduğu alacak isteminin sübuta erip ermediği, davacı tarafa davalı tarafça ödediği bedel karşılığında mal teslim edilip edilmediği, alacağın likit olup olmadığı, karşı dava yönünden davalı karşı davacının alacak iddiasını ispat edip edemediği ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kararın usul ve yasanın uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, sipariş fişi ile taraflar arasında ticari ilişkinin gerçekleştirildiği davalı- karşı davacı tarafça, davacı- karşı davalının talebi üzerine ...sipariş fişi ile siparişe konu malların tesliminin yapıldığı çok sayıda mallara ilişkin olarak ticari alışverişin mevcut olduğu, davacı şirket vekilinin davalıya Beşiktaş ... Noterliğinde düzenlenen 29.11.2013 tarihli ihtarnameyi keşide ederek, ihtarnamede muhatabın toptan ve perakende deri ürünleri alım satım işlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin ise telekamünikasyon sektörüne ait her türlü aksesuar alım -satımı imalat ve ihracatını gerekleştirdiğini bu nedenle muhatapla arasında 2011 yılından itibaren süre gelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin yurt dışına ihraç etmek üzere muhatap şirketten bir miktar deri ürünü satın aldığını, KDV dahil toplam bedel olan 510.000,00 TL ödeme yapıldığını buna rağmen muhatap şirket tarafından müvekkili şirkete yalnızca 227.022,20 TL fatura bedeli ürünlerin sevk ve teslim edildiğini, müvekkili tarafından bedeli tam ve eksiksiz ve zamanında ödenmiş olunmasına rağmen 295.977,80 TL bedel ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, ürünlerin zamanında ve gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle temerrüte düştüğünü belirterek sözleşmenin feshedilmesi kaydı ile ödenmiş olan 295.977,80 TL'nin iadesinin talep edildiğini, davacı şirket tarafından davalı tarafa ödenen 520.000,00 TL tutarındaki ödemeye rağmen davalı tarafından 227.022,20 TL tutarında mal teslim edildiğini ancak bakiye bedel yönünden malların teslim edilmemiş olduğunu iddia ederek, 295.977,80 TL asıl alacak ile 61.384,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 357.362,79 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 13.10.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı karşı davacının icra takibine karşı icra dairesinin yetkisi ile birlikte borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafça İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı karşı davacının ise cevap dilekçesi ile birlikte davacı karşı davalıdan alacağının olduğunu, karşı tarafa evvelce mal gönderip parasını alamadığını, mal bedelinin 2.446,00 USD olduğunu, ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, kur üzerinden 8.500,00 TL karşılığının karşı dava olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır.  08.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtları muvacehesinde, ticari defter kayıtlarıyla uyumlu olarak listelenen hesap hareketlerinin özet haline  yer verildiği, davalı şirkete keşide edilen firma çeklerinin; 478.000,00 TL, davalı şirkete yapılan banka havalesi/eft ödemelerinin 42.000,00 TL, davalı şirketten satın alınan mallara ilişkin faturalar toplamının  (-) 227.022,20 TL olduğu, davalı şirketten toplam avans alacağının 292.977,80 TL olduğu, takip ve dava tarihi itibarıyla davalı firmadan 292.977,80 tl kaydi avans alacağının bulunduğu, davalı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirkete yapılan faturalı satışların toplam 227.022,20 TL olduğu, banka havalesi ile yapılan tahsilatlar toplamının 27.000,00 TL, davacı şirketten alınan çekler toplamının 345.000,00 TL, 01.01.2012 tarihli mutabakat açıklamalı dayanaksız mahsup fişinin 27.042,54 TL; hesabın tasfiyesi amaçlı dayanaksız mahsup fişinin 172.020,34 TL bakiyenin ise '0' olarak belirtildiği, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 292.977,80 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise hesap bakiyesinin '0' olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarıyla uyumlu olduğu tespit edilen muavin hesap ekstrelerinin mutabakatsızlık tespiti yönünden karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde; davacı şirketin ticari defter kayıtları muvacehesinde davalı firmadan kaydi olarak 292.977,80 TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı firmanın ticari defter kayıtları muvacehesinde davacı firmayla kaydi olarak hesap bakiyesinin (0) sıfır olduğu, dolayısıyla taraflar arasında 292.977,80 TL mutabakatsızlık bulunduğunun tespit edildiği, tarafların düzenlenen ve toplam tutarı 227.022,20 TL olan alım/satım faturalarının ticari defterlere kaydı yönünden mutabık oldukları, tespit edilen bu mutabakatsızlığın ve yukarıda listelenen 133.000 TL tutarlı 7(yedi) adet çek keşidesi ile 15.000 tl tutarlı banka eft/havale ödemesi olduğu, davalı firma kayıtlarında yer alan, ancak davacı şirket kayıtlarında yer almadığı görülen ancak dayanaksız olarak davalı firmaca tek taraflı olarak ticari defterlere kaydedildiği görülen ve yok hükmünde kabul edilmesi gereken toplam 01.01.2012 tarihli dayanaksız mahsup fişindeki 27.042,54 TL ile 31.12.2014 tarihli dayanaksız mahsup fişindeki 172.020,34 TL olmak üzere 144.977,80 TL olduğu, bunun dışında davalı firmaca davacı şirkete faturalandırılmayan satışlara ilişkin delil olarak dosyaya sunulduğu görülen “... - Sipariş fişi antetli belgelerin okunaksız oldukları için değerlendirilmeleri mümkün olamadığı İlhan Aygenç imzası karşılığı mal teslimine ilişkin olarak düzenlendiği görülen belgelerin hukuki değerlendirmelerinin mahkemenin takdirinde olduğu, inceleme esnasında dosyaya sunulan ve  3 adet vergi inceleme rapor örneğinden tespit edildiği üzere; davacı şirketin, davalının mükellefi olduğu Güngören Vergi Dairesine “...- ... tarafından taraflarına teslim edilen malların bedelleri ödenmesine rağmen faturalarının düzenlenmediği şeklindeki  ihbarı/şikâyeti neticesinde idarenin  bu ihbar/şikâyetle sınırlı incelemeler yapmak suretiyle davalı şirkete, davacı şirketten tahsil ettiği bedellere karşılık teslim edilen mallara ilişkin söz konusu faturaların düzenlenmemesi gerekçesiyle vergi tarhiyatı ve cezaları kesmiş bulunduğunun görüldüğü, bu durumda  rapor ekinde dosyaya sunulan vergi inceleme raporları ve davalı yanca delil olarak sunulan sipariş fişi başlıklı, teslim alındı imzalı “mal teslim belgelerinin” birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatlerine varılmış olduğu, belirlendiği üzere taraflar arasında mutabakatsızlığa konu toplam tutarın 133.000 TL olan 7 adet çeke ilişkin çek akıbetlerinin ve yine 27.01.2012 tarihli Citibank/Suadiye Şubesi çıkışlı 15.000 TL tutarlı havale/EFT gönderisine ilişkin dekontların muhatap bankalardan dosyaya celbi halinde taraflar arasındaki mutabakatsızlık konusu kayıtların akıbetinin belirlenebileceği ve mutabakatsızlığın giderileceği belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; bilirkişi tarafından müvekkilinin davalıya 2011 yılına ciro etmiş olduğu toplam 133.000,00 TL çekler ile 27.01.2012 tarihli 15.000,00 TL tutarlı havale/EFT dekontunun akıbetinin bankadan temin edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, yazı cevapları geldiğinde müvekkili tarafından söz konusu ödemelerin yapıldığının ispat edilmiş olacağını iddia ederek, ek rapor alınmasını talep etmiştir.  İlgili bankalardan ve vergi dairelerinden dosya içerisine cevabı yazıların celbi sonrasında ek rapor alınmıştır.  16.07.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul/Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğünden dosyaya celp edilen yazı ekinde yer alan vergi inceleme raporlarının incelenmesi sonucunda; vergi idaresince fatura düzenlenmemek şikayetiyle sınırlı olarak yapılan incelemelerin hem fatura kesmediği iddia olunan davalının ticari defter kayıtlarında hem de davalının kendisine fatura düzenlemediği iddiası ile şikayette bulunan davacı şirketin kayıtları üzerinde karşıt inceleme yapılarak tutanak altına alınmak suretiyle incelendiği, davacı şirketin kayıtları üzerindeki karşıt inceleme tutanağında bakiye toplamın 292.977,80 TL olduğunun tespit edildiği, davacıya 2011 yılında fazladan ödenen 12.978,73 TL'nin karşılığının ne olduğunun herhangi bir hizmet alınıp alınmadığının sorulduğunu, davacı temsilcisinin söz konusu bedelin 2012 yılında da çalışmaya devam edileceği için alınacak mallara mahsuben ödendiğine dair beyanda bulunduğu, davacıya 2012 yılında 315.000,00 TL ödeme yapıldığı halde aynı dönemde toplam 80.000,00 TL fatura kesildiği fazladan ödenen 234.999,07 TL farkın karşılının sorulduğu, şirket temsilcisinin mal karşılığı verilen sıralı çekleri vadelerinde ödenmiş olmasına rağmen faturaların firma tarafından kesilmediği ancak malların 45.000,00 TL'lik kısmının faturalarının kesilmediği gibi fiilende teslim alınmadığını, malın geri kalan kısmının teslim alındığını, 2012 yılında kesilmesi gereken 234.99,07 TL faturanın taleplerine rağmen kesilmediğine dair beyanda bulunduğu, davacıya 2013 yılında toplam 45.000,00 TL ödeme yaptığı halde fatura kesilmediğinin görüldüğü, temsilcisinin bunun karşılığı fatura düzenlenmediğini, ihracatın başka firmadan fatura tedarik edildiği şekilde beyanda bulunduğu, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde şikayet ile yapılan inceleme sonucunda davalı tarafından davacıya bir kısım mal teslimleri için fatura düzenlenmediği ve ilgili dönem beyannamelerininde beyan edilmediğinin tespit edildiği, sonuç olarak davacı şirketin davalı firmaya 133.000,00 TL çek ödemesi yaptığını kanıtlayamadığı takdirde davalı firmadan iadesinin talep edebileceği asıl alacağının 44.977,80 olabileceği, davacı firmanın davalı firmaya 133.000,00 TL 7 adet çek ödemesi yaptığını ispatlaması halinde davalı firmadan iade talep edebileceği asıl alacağının toplam 177.977,80 TL olabileceği belirtilmiştir. Ödemeye dair çeklere ilişkin ilgili banka şubelerine müzekkereler yazılmıştır. Müzekkere cevapları dosya içerisine gelmiştir.  14.05.2021 tarihli ek 2.bilirkişi raporunda; davalı karşı davacı şirket tarafından davacı karşı davalı şirket adına düzenlenen 4 adet satış faturasına konu malların davacı karşı davalı şirkete teslim edildiği, 2011 yılında düzenlenen ve toplam tutarı KDV dahil 147.021,27 TL olan 4 adet fatura bedellerine itibar edilebileceği, davalı karşı  davacı şirketin davacı karşı davalı şirkete yaptığı mal satışlarından talep edebileceği tutarların 2011 yılında KDV dahil 147.021,27 TL (faturalı satışlar) 2012 yılında KDV dahil 80.000,93 TL (faturalı satışlar), 2012 yılında KDV hariç 224.026,53 TL (faturasız satışlar) olmak üzere toplam 451.048,73 TL olabileceği, sipariş fişleri üzerinde yer alan isim ve imzanın ...  el ürünü olup olmadığı, davacı karşı davalı şirketin çalışanı/yetkilisi olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olacağı, dava ve icra takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dayanak belgeleri, dosya kapsamında yer alan her türlü bilgi ve belgelerin kapsamlı bir şekilde incelenmesi neticesinde; davacı/ k. davalı şirketin 295.977,80 TL asıl ve 61.384,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 357.362,79 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle davalı/k. davacı firma aleyhine itirazın iptali istemiyle ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davalı/k. davacı şirketçe davacı/k. davalı şirkete yapılan satışlar sonucu oluşan toplamda 451.048,73 TL alacağa karşılık, davacı/k. davalı şirketçe davalı/ k. davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 520.000, 00TL olduğu tespit ve hesap edilmekle, esas davada; davacı/k. davalı şirketin davalı/k. davacı şirketten iadesini talep edebileceği tutarın; (520.000,00 TL - 451.048,73 TL) 68.951,27 TL olabileceği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davalı/k. davacı şirketçe davacı/k. davalı şirkete faturalarının düzenlenmediği tespit edilen 224.026,53 TL mal satışına ilişkin faturanın/faturaların düzenlenmesi halinde, bu faturalardan kaynaklı olarak tahakkuk edecek; (224.046,53 TL x 9618 KDV) 40.328,38 TL KDV” nin 68.951,27 TL davacı şirket alacağından mahsup edilebileceği ve sonucunda davacı/k. davalının davalı/k. davacı şirketten; (68.951,27 TL 40.328,38 TL KDV-) 28.622,89 tl alacağı olabileceği, dosya kapsamında taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen yazılı bir sözleşme ve/veya takip konusu alacağa ilişkin olarak keşide edilmiş hukuki nitelikli bir temerrüt ihtarına  rastlanılmadığı gibi iddia da edilmediği görülmekle, davacı/k. davalının takip öncesine ilişkin temerrüt faiz taleplerinin takdirinin mahkemeye ait olacağı, karşı davada ise, davalı/karşı davacı şirketin karşı davaya konu ettiği 8.500,00 TL alacak taleplerinin yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar kapsamında yerinde olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili ek rapora karşı itiraz dilekçesinde; faturasız mal teslim edilmiş olabileceğinin hatalı yorumlandığını, bilirkişinin takdir yetkisinin mahkemeye bıraktığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece, ek bilirkişi rapor sonucuna göre asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında ticari satım ilişkisinin olduğu, davalı- karşı davacının satıcı, davacı- karşı davalının ise alıcı olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Davacı- karşı davalı tarafça siparişe konu edilen mallara ilişkin ödemelerin gerek çek gerekse banka havalesi yoluyla nakit olarak yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler, denetim raporları ile sipariş fişleri ve faturaların ve ayrıca ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde, davalı- karşı davacı şirket tarafından alınan sipariş avanslarına istinaden ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren gerek faturalı gerekse sipariş fişleri ile davacı- karşı davalı şirkete teslimatların yapıldığı ancak peşin olarak ödenen ve mahkemece kabul edilen miktara ilişkin ise mal tesliminin yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Davalı- karşı davacı ise alacak iddiasında bulunmuş ise de iddiasını ispata yarar herhangi bir delil dosyaya ibraz etmamiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yasal düzenleme kapsamında davacı- karşı davalının davasının kısmen kabulü ile kabul edilen miktar üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmesinde ve karşı davanın ispat edilemediği için reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,  2-Davacı- karşı davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı- karşı davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, asıl dava bakımından bakiye 4.021,36 TL, karşı dava bakımından bakiye 525,60 TL olmak üzere toplam 4.546,96 TL istinaf karar harcının davalı- karşı davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5520ecff326b2b5e","SID":"e4e50bd789ddab6c"}}