{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/705 <br>KARAR NO: 2025/1177<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2020<br>NUMARASI: 2016/996  E. -  2020/803  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Nakliyat sigortası rücu talebinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... Otomotiv Pazarlama AŞ tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı şirket sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle, davacı/alacaklı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminattan doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacı ile T.C. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı taşıyıcı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı ile icra takibinin durdurulduğunu, borçlu/davalı şirketin yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacaklı müvekkili şirket nezdinde dava dışı ... Otomotiv Pazarlama AŞ ile aralarında ... numaralı Nakliyat Abonman Blok Sigorta Sözleşmesinin akdedildiğini ve ... Otomotiv Pazarlama A.Ş. tarafından yurt içindeki muhtelif bayi ve servislere gönderilmek üzere sevk edilen yedek parça emtialarının nakliye sırasında hasarlandığını, davacı sigorta şirketine yapılan ihbar üzerine eksper tayin edildiğini ve tanzim edilen Eksper Raporunda; \"...Yapılan incelemede hasarlanan yedek parçaların Lojipark Depo Tuzla Antreposunda güvenlikli ve kapalı alan içerisinde stoklandığının tespit edildiği, hasarlı yedek parçalar firma yetkilileri tarafından nezaretlerinde, forklift ile depodaki istifleme yerlerinden rampaya alındıkları ve burada tek tek kontrol edildiği, hasarlı aksamların fotoğraflarının çekildiği ve referans numaraları ile hasarlı emtia listesi oluşturulduğu, hasarlı parçalarda kırık ve çatlakların, yedek parçaların ambalajlarının yurt içi nakliyeleri için uygun olduğunun tespit edildiği, yapılan tüm tespitler sonrasında hasarlı aksamların sigortalı firma yetkilileri tarafından kırılmak ezilmek ve delinmek suretiyle teker teker (kesinlikle tekrar yedek parça olarak kullanılmayacak şekilde) imha edildiği\" şeklinde açıklamanın olduğunu, devamında; \"...sigortalı firma yetkilileri tarafından yedek parçaların kontrol edildikten sonra kanaatlerince de uygun olarak, nakliye firmasına hasarsız olarak teslim edildiği ve sigortalı ...  Pazarlama A.Ş. firması yetkililerinin de emtiayı kontrol ederek aldıklarını beyan ettikleri, sigortalı firmanın sevkiyat ofisinde yapılan incelemelerin beyana uygun olarak oto yedek parçalarının kontrollü şekilde teslim edildiği/alındığının gözlemlendiği, tespitleri yapılan yedek parçaların alıcıya hasarlı olarak teslim edildikleri ve bu parçaların nakliyat esnasında hasarlarının meydana geldiği rapora ekli tutanaklar ile de anlaşıldığı\" nın belirtildiğini, ayrıca \"Hasar Tespit Tutanakları\" n da taşıma işlemi sırasında hasarın meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini ve imza altına alındığını, davalı ... firması tarafından imza altına alınan \"Muvafakatname ve Beyanname\" yazısında; \"2014 yılı Ekim- Kasım- Aralık ayları arasında yurtiçi nakliyat sırasında muhtelif yedek parçaların ... Taşımacılık ve... A. S. ' nin sorumluluğunda hasara uğramıştır. Bu hasarda % 100 kusur ve sorumluluk ... Taşımacılık ve Lojistik A.Ş. 'ye aittir. Emtia sahibinin herhangi bir kusuru ve ya sorumluluğu yoktur \" şeklinde tespitte bulunulduğunu, davacı müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim edilen nakliyat sigorta poliçesi kapsamında dava dışı ...Pazarlama A.Ş. 'ye, 16.09.2015 tarihinde % 20 poliçe marjı ilavesi ile birlikte 7.613,10 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu ödeme ile TTK 1472 maddesi uyarınca halef olunduğunu ve riicu hakkının doğduğunu, % 20 poliçe marjı düşülmek suretiyle hasar tazminatı olarak ödenen 6.345,00 TL 'nin rücuen davalıdan tahsili için T.C. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını ancak davalı firmanın haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  öncelikle davanın davacı yan tarafından farklı tarihlerde açılan onlarca davadan biri olduğunu ve hepsinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğunu, bu itibarla usul ekonomisi gereği davaların birleştirilmesini talep etiklerini, ayrıca TTK 855. Madde gereği zamanaşımı süresinin 1 sene olduğunu ve her bir taşıma için ayrı ayrı olması gerektiğini, davaya konu uyuşmazlıktaki en önemli unsurlardan birinin iddianın tespit ve bildirimi olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu tazmin edecek dava dışı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. için yetkililerinin bulunup bulunmadığının açık olmadığını, ek olarak sunulan tutanaklarda davalı firmanın onayının olmadığını, kusurlu olan ve hasara uğradığı iddia edilen yedek parçaların imha edildiğine dair belge/fotoğraf/video gibi bir kaydın bulunmadığını, imha nedeni ile tekrar tespitinde mümkün olmadığını, bu itibarla bugün herhangi bir talepte ve /veya iddia da bulunmanın imkansız hale geldiğini, ayrıca davacı sigorta şirketinin müşterisine yapmış olduğu poliçe marjı isimli özel ve şirkete özel ödemenin bulunduğunu, bu nedenle hem bildirimin geçersiz hem de takibe yaptıkları itirazın yerinde olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu hasarlardan müvekkili davalı firmanın ve dava dışı ... Sigortanın sorumluluğu olduğu kabul edilse dahi; davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep edemeyeceğini, CMR sigortalarına (Karayoluyla Uluslararası Yük Taşıma anlaşması) paralel olarak düzenlenen TTK. 882 maddesine göre; hasar hali için sigorta ettiren şirketin sorumluluğunun sınırlandırıldığını, değerini kaybeden emtianın net olmayan ağırlığının her ir Kg'ı İçin 8,33 öel çekme hakkını karşılayan tutar olması gerektiğini, başka bir deyişle davacı şirket tarafından brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 hesap birimini (SDR) aşmayan miktarın ancak müvekkil davalı şirketten ve sigortacısından talep edilebileceğini, ancak davacı yanın eksik emtiaların ağırlık miktarlarını ispata yarayan herhangi bir delil dava dosyasına sunmadıklarını ve/veya davalı müvekkil firma ve sigortacısı ... sigortaya herhangi bir belgeyi iletmediklerini, bu bağlamda açılmış olan davaların birleştirilmesini, davanın reddi ile % 20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedİlmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19/12/2016  tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta nezdinde Nakliyat Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... Otomotiv Pazarlama A.Ş. tarafından yurt içindeki bayilerine ve servislerine gönderilen  muhtelif adet yedek parça emtialarının taşıma sırasında hasarlanması üzerine sigortalıya  ödenen hasar tazminatının 1 numaralı davalı taşıma şirketi ile onun sigortacısı konumunda olan 2 numaralı davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle İstanbul Anadolu .. icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  akabinde davalılarca mezkur takibe itiraz edilmesi üzerine de huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiğini,  davalıların sigorta şirketi tarafından davalılar aleyhine ikame edilen davaların birleştirilmesine yönelik taleplerinin işbu davaların konularının farklı taşımalara ilişkin olması sebebiyle kabulünün mümkün olmadığını, 1 numaralı davalı ... şirketi tarafından ileri sürülen zaman aşımı itirazının haksız ve dayanıksız olduğunu, davalıların meydana gelen hasara ilişkin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki savunmalarının delil listesi ekinde ibraz edilen belgelerle çürütüldüğünü, davalı ... taşımacılık vekili tarafından ileri sürülen, tazminat sorumluluğunun sınırlandırılmış olduğuna yönelik beyanların hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, davalı vekilleri tarafından ibraz edilen cevap dilekçelerindeki savunma ve itirazlarına açıkça itiraz edildiğini belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dosya kapsamında mevcut hasar tespit tutanakları, hasarın hangi aşamada ve ne şekilde meydana geldiğini tespite yeterli değil ise de, dava dilekçesinde açıkça sözü edilen ve ekinde sunulan “Muvafakatname ve Beyanname” başlıklı belgede “2015 yılı Mart ayında yurtdışı nakliyat sırasında aşağıda referans numaraları verilmiş olan sevkiyatlardaki yedek parçalar ... Taş. Ve Loj. A.Ş.’nin sorumluluğunda hasara uğramıştır. Bu hasarda %100 kusur ve sorumluluk ... A..’ne aittir. Emtia sahibinin herhangi bir kusur veya sorumluluğu yoktur.” yazılı olduğu, bu yazının alt kısımda ... ve davalı ... A.Ş. kaşeleri ile onlara atfen imza olduğu, daha alt kısımda ise referans numaraları ve karşılarında tutarlar yazılı olan liste olduğu görülmüş olup, bunun dışında dosya kapsamında hasar tutarlarını ayrıntılı bir şekilde gösteren ve davalı ... A.Ş. kaşe-imzasını taşıyan listenin de mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu belgelerde yazılı hasar tutarı ile ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarı uyumludur. O halde davalı ... A.Ş. tarafından dilekçeler teatisi aşamasında açıkça itiraza uğramayan bu belge dikkate alınmış ve dava konusu hasarların davalı ... A.Ş. sorumluluğunda meydana geldiğinin, bu hasardan davalının sorumlu olduğu kabul edildiğinden...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, kabul edilen 6.470,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Usule ilişkin itirazları değerlendirilmesizin karar verildiğini, taşıma hukukunun bir senelik zamanaşımına tabi olduğunu, taraflar arasındaki ihtilafın eşya taşımaya ilişkin olduğunu, TTK'nın 1472. maddesi gereğince açılan bir dava olduğundan söz konusu davada TTK 885.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini ve bir senelik zamanaşımının geçerli olacağını, ayrıca dava konusu takip ile benzer olmak üzere tüm takiplerin yalnızca bir taşıma için değil belirli tarihler arasında yapılan çeşitli taşımalar için olup her biri için ayrı ayrı zamanaşımının itirazlarının olduğunu, ayrıca davacı tarafın bildirim yaptığına ilişkin bildirim mektuplarını sunmuş olsa da yazılı tarihlerin davacı şirketin antetli kağıdında bulunan tarihler olduğunu, bu bildirimlerin ulaşıp ulaşmadığına, ulaştı ise hangi tarihte ulaştığına dair herhangi bir delilin bulunmadığını, bilirkişi raporları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, hasar tespitinin tek taraflı ve usule aykırı olarak yaptırıldığını, bilirkişi raporları ile bu durumun sabit olduğunu, tazminat sorumluluğunun kanunen sınırlandırılmış olmasına rağmen bu konuda bir açıklama yapılmadığını, itirazların görmezden gelindiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı şirketin ödemiş olduğu tutarın tamamını müvekkili şirket ve ... Şirketine rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, taşıma hukukunun uluslararası kurallarını belirleyen CMR'ye paralel olarak düzenlenen TTK'nın 882. maddesi gereğince sigorta ettiren şirketin sorumluluğun sınırlandığını, buna göre kabul etmemek kaydıyla davacı şirket tarafından sadece eksik brüt ağırlığın kg başına 8.33, hesap birimi (SDR) aşmayan miktarın müvekkili şirketin ve ...'dan talep edilmesinin mümkün olabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacı sigorta şirketinin dava dışı ... Otomotiv Pazarlama AŞ'nin nakliyat abonman blok poliçesi sigortacısı olduğu, davalı şirketin taşıyıcı şirket olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarının ve sorumluluğun usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.  Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı şirket ile davalı şirket arasında nakliye sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşme konusunun 1.maddede; Kartal'daki yedek parça mağazasından alınarak Türkiye'deki çeşitli bayilere ve temsilcilerine teslim edilinceye kadar dava dışı sigortalı ... hesabına kara yolu nakliyesinin yapılması konusundaki sözleşme şartları olarak belirlendiği, dava dışı sigortalının Türkiye topraklarındaki tamamının yedek parça dağıtımı işini davalı şirkete verdiği ve kendisinden mutabık kalınan sürelere uyularak belirtilen kalite seviyesine uygun koşullarda sağlamasının beklendiğini ifade edildiği, sözleşmenin 7.maddesinde; zarar ve ziyanlar konusundaki sorumluluk - tazminat başlığı ile davalının yüklenen kolilerin sayısından ve iyi durumda olmalarından sorumlu olduğu, kendisinin bu sorumluluğu sigortalı mağazasında yük tesellüm formunun imzalanmasından itibaren başlayacağı ve konu ile ilgili hiçbir şerhte bulunmayıp kaşelerini basan alıcılara teslimata kadar devam edeceği sevkiyatın palet üzerinde yapılmasının söz konusu olması durumunda sayısını kontrol edebilme imkanı bulunması şartıyla davalının palet üzerinde bulunan koli sayısından sorumlu olduğu ayrıca alıcı adına tanzim edilmiş satış faturalarını esas alarak sigortalının ilgili parçalar tespit edilen zarar kadar alıcıyı tazmin edeceği bu referans fatura ve yine tazminat talebinin zararın davalı tarafından kendisine tazmin edilmesini isteyen sigortalının tazminat talebi için kanıt teşkil edeceği hasar veya eksik durumda tekrar teslimat yapma masraflarının davalı yükümlülüğünde olduğu, davalının kendi sigorta şirketi tarafından ekspertiz amacı ile bayiler nezdindeki bütün hasarlı malları masrafı kendisine ait olmak üzere toplamı hakkını saklı tuttuğu vb hususlara yer verildiği, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı şirketi arasında başlangıç tarihi 31.12.2013, bitiş tarihi 31.12.2014 olan nakliyat abonman blok poliçesinin düzenlendiği, sigorta konusunun Avrupa'dan Türkiye'ye gelen Peguout Otomotiv yedek parçaları, aksesuar vb, Avrupa Limanlarından Türkiye'ye nakliyatı ve Türkiye içi dağıtımı teminat aldığına yer verildiği, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında muvafakatname ve beyanname başlığı altında parça hasarları için olarak 2014 yılı Ekim - Kasım - Aralık ayları arasında yurt içi nakliyat sırasında fatura no ve referans no ile parça adları verilmiş olan toplam 31 adet yedek parçanın davalı şirketin sorumluluğunda hasara uğradığı, bu hasardan %100 kusur ve sorumluluğun davalı şirkete ait olduğu, emtia sahibinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığının belirtildiği, her iki şirkete ait şirket kaşe ve imzasının olduğu, söz konusu hasarlara ilişkin fatura ve parça adının sıra numarası altında ayrıca referans numaralarınında belirtildiği toplam 31 adet olduğuna   dair listenin gerçekleştirildiği, 04.02.2015 tarihli nakliyat ekspertiz raporunun düzenlendiği, poliçe teminat kapsamı olarak 2014 yılı Ekim - Kasım - Aralık ayı ... yedek parça olarak belirlendiği, muvafakatname ve beyanname olarak düzenlenen tutanaktaki parçalara ilişkin olarak hasarların hesaplandığı toplam hasar bedelinin 7.613,10 TL olduğunun ifade edildiği, aynı raporda poliçe marjı ilavesi öncesi ara toplamın 6.344,25 TL olduğunun ifade edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 7.613,10 TL tutarındaki hasar bedelinin ödendiği, buna ilişkin olarak makbuz düzenlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından davalı  şirketten 6.345, 00 TL asıl alacak ile 125,00 TL işlemiş faiz olmak toplam 6.470,00 TL alacağın tahsili amacıyla davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 24.11.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takipte sigorta poliçesi ile sigortalıya ait 31 adet yedek parça ve aksesuarın borçlu sorumluluğunda nakliyesi sırasında hasarlandığı, sigorta şirketi tarafından 16.09.2015 tarihinde poliçe limiti dahilinde %20 ilave bedel ile birlikte 7.613,10 TL hasar tazminatının ödendiği, bu ödeme neticesinde TTK 1472.maddesi gereğince ve alacağın temliki hükümleri kapsamında sigortalıya ödenen bedelin %20 ilave bedelin düşümü ile 6.345,00 TL'nin davalının sorumluluğu altında gerçekleştiğinin belirtildiği, davalı şirket tarafından takibe, borca ve ferilerine itiraz edildiği, davacının İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.  Mahkemece, tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte bilirkişi raporu alınmıştır.  28.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasında ki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, yukarıda açıklanan nedenlerle; ... Lojipark deposunda bulunan ve “... Oto Pazarlama A.Ş.'ne ait yedek parça emtiasının hasarlı olması nedeniyle, sigortalısına 16.09.2015 tarihinde hasar tazminatı olarak ödenen 6.345,00.-TL'sı için icra takibine esas tazminat alacağının; hasar tutanaklarının hasarın tespiti yönünden yeterli açıklamaları içermediği, hasarın tam olarak yeri ve şeklinin tespitinin mümkün olmadığından davacı şirketin yaptığı ödemenin hatır ödemesi sayılacağı, bu nedenlerle; halefiyet ilkesinden hareket edilerek rücuen veya temlik alacaklısı sıfatıyla davalılardan talep edilemeyeceği, vaki itirazın bu nedenle yerinde olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; rapora itiraz ettiklerini, davalı ile akdedilen nakliye sözleşmesinin mevcudiyetinin dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini, 7.maddesinde sorumluluğun belirlenmiş olduğunu, 7.maddesinin 1.paragrafında görüleceği üzere tarafların TTK ve CMR'deki taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen hükümlerini genişlettiklerini ve davalı taşıyan şirketin kolilerin sayısından ve iyi durumda olmasından sorumlu olduğunu ve herhangi bir ayırıma gidilmeksizin yükleme, taşıma ve boşaltma sırasında meydana gelen tüm ziya ve hasarlardan sorumlu bulunduğunun hüküm altına alındığını, TTK ve CMR'deki sorumluluğa kıyasla daha geniş sorumluluk olduğunu, davalı taşıyanın kusur ve sorumluluğunun kendisinde olduğunu kabul ettiğini bu belgenin dikkate alınmadığını belirterek, yeni bir bilirkişi heyeti tarafından değerlendirmesini talep etmiştir. 05.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; CMR madde 30'a göre bir üstte açıklanan nedenlerle hiçbir şekilde hasar bildiriminde bulunulmaması nedeniyle ve de davacının davanın dayanağı icra takibine konu ettiği rücuen tazminat alacağını, halefiyet ilkesinden istifade ederek rücuen veya temlik alacaklısı olarak davalıdan talep edemeyeceğinden, davalının, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe vaki itirazlarının yerinde olduğu belirtilmiştir.  Mahkemece, taraflar arasındaki nakliye sözleşmesi, muvafakatname ve beyanname başlıklı belge dikkate alınarak, davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.  Uyuşmazlık, nakliye sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Dava dışı sigortalı şirket ile davalı şirket arasında nakliyat sözleşmesi mevcuttur. Ve ayrıca takip ve dava konusu yapılan toplam 31 adet hasarlı parçalarla ilgili olarak taraflar arasında muvafakatname ve beyanname başlıklı belge imzalanmıştır. Söz konusu belgede hasarda, %100 kusur ve sorumluluk davalı şirket tarafından açıkça kabul edilmiştir. Sıra numarası adı altında listelenen parçalarla ilgili olarak ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Raporda sadece muvafakatname ve beyannamede belirtilen hasarlar belirlenmiştir. Söz konusu belirlemeler ve özellikle muvafakatname ve beyanname kapsamında mahkemenin alacağın kabulüne ilişkin vermiş olduğu hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafça her ne kadar dava ile ilgili olarak alacak kalemleri yönünden itirazda bulunulmuş ve sorumluluklarının olmadığı iddia edilmiş ise de ekspertiz incelemesi öncesinde taraf şirketlerce imzalanan muvafakatname ve beyannameye ilişkin olarak açık bir değerlendirme ve itirazda bulunmamıştır. Sözleşmenin yukarıda yer verilen 7. maddesi ile taraflar arasında imzalanan muvafatname ve beyanname kapsamında davalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.  TBK'nın 154. maddesinde, borcun ikrarı, zamanaşımını kesen durumlar arasında sayılmıştır. Sigorta ödeme tarihi 16.09.2015, icra takip tarihi ise 24.11.2015'dir. Bu durumda zamanaşımı definin yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. YHGK'nun 2017/993 Esas- 2018/202 Karar sayılı emsal ilamında, rücu davasında sigorta şirketinin ödemeden itibaren faiz talep edebilmesi için ihtarla temerrüte düşürmeye gerek olmadığı vurgulanmıştır. TTK'nın 1472. maddesi gereğince halefiyet başlığı ile sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar olacağı ve sigortacıya intikal edeceği düzenlemesi mevcuttur. 31 adet hasarlı parçadan dolayı toplam alacak miktarı göz önünde bulundurulduğunda, ekspertiz incelemesi neticesinde düzenlenen rapordaki tespitlerin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak dava dilekçesinde veya ıslah dilekçesinde İİK'nın 67 maddesi gereğince icra inkâr tazminat talebi olmaksızın, HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, talepten fazlaya karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin açık bir istinaf nedeni bulunmamakla birlikte, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi, kamu düzenine ilişkin bir hüküm olup aynı Kanun'un 33 ve 355.maddeleri uyarınca bu hususun resen dikkate alınması ve hükmün icra inkâr tazminatı bakımından resen düzeltilmesi gerekmiştir. Karar resen düzeltildiğinden, ilk derece aşamasında davacı yararına takdir edilen vekalet ücreti aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 33, 355 ve  353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı bakımından resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve  353/1.b.2 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı bakımından resen düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına,2-Davacının icra inkâr tazminatı talebi bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 110,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 504,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 110,50 TL peşin harç toplamı olan 139,70 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından harç dışında sarf edilen toplam 3.203,90 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Kullanılmayan gider ve delil avansları bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı  tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 03.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17e0e5c5c79edfe3","SID":"eec4d87ca9ef8c39"}}