{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2151 Esas<br>KARAR NO:2025/1200 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2015/601 Esas-  2022/421 Karar<br>TARİH:18/05/2022<br>DAVA:Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  19.11.2014 tarihinde iftasma karar verilen ... Ltd. Şti. nin Bank ...'dan kullandığı teminat mektubu ile ilgili kredinin kefili olduğunu , bu kefolet için evini ipotek verdiğini, Baonka — müflis şirketin ödenmeyen borçlarını tahsit için icra takibine başladığı, bu kapsamda gayrimenkulun satışını istemiştir. Asıl borçlu ... İtd, şti. iş yaptığı..., A.Ş. elinde bulunan 885.000.-71 lık kat'i teminat mektubunu tazmin etmek ilgili bankaya mMüracaat etmiştir. Bu talep üzerine yetkili iflas idaresi mokamı aldığı karar ve bankaya yaptığı bildirim ite iflas tarihinden itibaren ... Ltd.Şti.' nin her türlü temsil ve karar yetkisinin kendinde olduğunu, söz konusu teminat mektubunun  süresinin 30.12.2014 tarihinde sona erdiğini, uzatılması için iflas idaresinin talep ve onayının olmadığı ve mektup nakde çevirme işleminin yapılmamasını bildirmiş banka bu karar üzerine tazmin talebini reddetmiştir.Ancak muhatap ... A.Ş. 3. İcra Hukuk Mahkemesine müracaat ile iflas idaresinin ödeme yapılmaması şeklinde bir karar veremeyeceğini ve tedbir kararını oncak yetkili mahkemenin vermesi gerektiğini bildirerek şikayette bulunduğunu, bunun üzerine usul ve yetki nedeniyle ödenmeme kararı kaldırılmış ve ...5.000.-TL, mektup bedelini tahsil ettiğini, teminat mektubu vadeli olup vadesi 30.12.2014 tarihinde sona erdiğini, teminat mektubunun nakde çevrilme konusunun incelenerek, teminat mektubunun temdit işleminin ve talebinin yetkili makamlar tarafından yapılmadığını ilamsız geçersiz olduğunu ve mektup  süresinin dolmmuş ve yok hükmünde olduğunun tespit edilmesini, teminat mektubuna konu olan ... fabrikası mekanik işlerinin yapılmış ve bitmiş olduğunun tespit edilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarih, 2014/1418 E, 2014/527 K. Sayılı ilamı ile iflasına karar verilen dava dışı müflis şirket müflis ....A.Ş.\"nin yüklenici olduğu ... -Yönetim Binası İnşaat Projesi işi ile ilgili olarak müvekkil Banka tarafından muhatap - .... A.$. ye verilen 20.6.2013 tarihli, ...seri Numarah 885.000.-71. bedelli kesin teminat mektubu, muhatap tarafından 10.7.2015 tarihinde tazmin ettiğini, söz konusu teminat mektubu »döva dışı müflis şirket müflis ... A.Ş. lehine verildiğinden söz konusu teminat mektubu ile ilgili taleplerin/davaların TİK.nun 226. Md. uyarınca müflis şirketin kanuni temsilcisi olan iflas idaresince açılması gerektiğinden davacı ... tarafından açılan huzurdaki davanın sıfat husumet) yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/05/2022 ve 2015/601 Esas-  2022/421 Karar sayılı kararında; \"Dava, dava dışı hakkında iflas kararı verilen ... Şti'nin davalı banka nezdinde bulunan teminat mektubu nedeniyle kefil olmasından dolayı, verilen teminat mektubunun yetkili makamların imzasını taşımaması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespiti, ardından davacı tarafından davanın tamamen ıslahı yoluyla teminat senedinden dolayı ... sayılı dosyası nedeniyle menfi tespit davası olarak ıslah edilmiştir. Uyuşmazlık; 19/11/2014 tarihinde hakkında iflas kararı verilen ... Şti'nin kefili olarak davacı tarafından dava dışı ... AŞ'ye muhatap olarak verilen 885.000,00 TL tutarlı 20/06/2013 tarihli 03/03/2014 vadeli kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi için müracaat edildiği sırada dava dışı ... Şti'nin hakkında iflas kararı olması nedeniyle söz konusu teminat mektubunun 30/12/2014 tarihinde süresinin sona ermesine rağmen iflas idaresi tarafından usulüne uygun olarak teminat mektubunun uzatılma talebi olup olmadığı ve bu sırada dava dışı muhatap ...İnşaat tarafından teminat mektubunun tahsil edilmesi nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı hususlarıdır. Dava dışı asıl borçlu... Şti. ile davalı banka arasında 04/04/2011 tarihli 3.000.000,000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenmiş, davacının da kefil sıfatıyla bahse konu kredi sözleşmesine imza attığı, ardından yine dava dışı müflis .... Şti. Lehine Muhatap ... Aş'ye 20/06/2013 tarihli 885.000,00 TL bedelli 03/02/2014 vadeli Kati Teminat Mektubu düzenlenerek verildiği görülmüştür. Ardından Kati Teminat Mektubunun dava dışı borçlu ... Ltd. Şti'nin süre uzatım talebine istinaden 13/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı tespit edilmekle bu uzatma kararının dava dışı şirketin iflas etmesi ve tüm yetkilerin iflas masasında olmasına rağmen süre uzatım talebinin usulüne uygun olup olmadığı incelenmiştir.Dava dışı müflis ... Şti'nin İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2014/1418 esas sayılı dosyası uyarınca İİK'nun 179/b maddesi uyarınca 19/11/2014 günü iflasına karar verilmiştir.Teminat mektubu niteliği gereği Garanti veren olarak banka tarafından muhatap olarak Garanti alana karşı üçüncü kişi lehine verilen fiili bir taahhüttür. Vadeli bir teminat mektubunda ... veren banka Garanti alan muhatap arasında bir sözleşme bulunduğundan vade, ancak sözleşme taraflar arasında yani Garanti veren banka ile muhatap arasında yapılacak bir değişiklikle geçerli olur.Temel ilişkinin tarafın olan lehtar ve muhatap aralarında anlaşarak teminat mektubunun süresinin uzatılmasına karar veremezler. Bankalar uygulamada lehtarın yazılı muvafakati ile genelde teminat mektuplarının vadelerini uzatmaktadırlar, uzatma talebininde TBK'nun 110/2 maddesi uyarınca süresi içerisinde yani vadesi bitmeden önce uzatılması gerekmektedir. Somut olayda, dava dışı ... Şti. 19/11/2014 tarihinde iflas etmiş olup iflasın açılması ile birlikte müflisin haczi kabil bütün malları masa teşkil edilerek alacaklıların ödenmesine tahsis olunur ve iflasın kapanmasına kadar müflis şirket bünyesinde bulunan bütün mallarda İİK'nun 184. Madde uyarınca masaya geçer. Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarruf hakkı da alacaklılara karşı hükümsüz hale gelir. İflas İdaresi tarafından müflisin alacakları tahsil olunur ve masaya dahil edilir. Masaya dahil edilen mallar satılıp bedelleri tahsil edilerek alacaklılar için sıra cetveli oluşturulup, kesinleşen sıra cetveli uyarınca alacaklılara ödeme yapılır. Paraların dağıtılmasından sonra alacağın tamamını alamayan alacaklı hakkında ise aciz vesikası düzenlenir. Dava dışı ... Şti. 19/11/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1417 esas sayılı dosyası ile hakkında iflas kararı verildiğinden müflis şirketin yönetim yetkisi iflas masasına geçmiş olup bu tarihten sonra müflis şirket hakkında yapılacak işlemler ne müflis şirketi ne de iflas masasını bağlamayacaktır. Dava dışı müflis ...Şti. için muhatap ... A.Ş.'ye hitaben düzenlenen 20/06/2013 tarihli 885.000,00 TL bedelli 03/02/2014 vadeli kesin teminat mektubu bu tarihte tüm hak ve yetkiler iflas masasına geçmesine rağmen müflis şirketi temsil yetkesi bulunmayan kişi tarafından verilen süre uzatım talebi ile 13/07/2015 tarihine kadar uzatılmış ve sonuç olarak teminat mektubu muhatap tarafından 10/07/2015 tarihinde tanzim edilmiştir. 19/11/2015 iflas tarihinden sonra tüm hak ve yetkilerin iflas masasında olmasına rağmen, teminat mektubunun süresinin usulsüz olarak uzatıldığı ve ardından 10/07/2015 tarihinde muhatap tarafından tanzim edildiği anlaşılmakla bu tarihlerde asıl borçlu dava dışı müflis .... Şti. hakkında iflas kararı verildiğinden ve bahse konu teminat mektubuna davacı tarafından kefil sıfatıyla imza atıldığından, usulsüz olarak uzatılan teminat mektubu sonucu davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, ''1-Açılan Davanın KISMEN KABULÜ İLE,  Davacının 20.06.2013 tarihli, ... no'lu, 885.000,00 TL tutarındaki 03.02.2014 vadeli Kesin Teminat Mektubu nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2- Kötüniyet Tazminatının REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve  davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi ve davalı lehine red vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kararın bu kısmının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davaya konu teminat mektubu, dava dışı müflis şirket Müflis ... Ltd.Şti. lehine verildiğinden söz konusu teminat mektubu ile ilgili taleplerin/davaların İ.İ.K. 226. Maddesi uyarınca müflis şirketin kanuni temsilcisi olan iflas idaresince açılması gerektiğini, bu nedenle davacı ... tarafından açılan huzurdaki davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Davaya konu teminat mektubunun tazmin edilmesi yönünde kesinleşmiş mahkeme kararı mevcut iken yerel mahkemenin tam aksine bir yargılama gerçekleştirdiğini,  Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya üzerinden süre uzatım tarihleri ve süre uzatım tarihlerinde şirketin iflas durumu irdelenirken,İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/421E. - 2015/689 K. Ve 09.07.2015 tarihli mahkeme ilamının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını,İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1418 E. Sayılı dosyasından 19.11.2014 günü saat 14:10'dan itibaren iflasına karar verilen ve ... sayılı dosyasından iflasına başlanılan Müflis ... firmasının iflas dosyasından müflis bankanın kapatılan ... Şubesi'ne dosyada yer alan yazı gönderilmiş olan ve cevap dilekçesi ekinde sunulan yazıda \"teminat mektubunun süre uzatım işlemi iflas masasının bilgisi dışında olduğu, teminat mektubunun paraya çevrilmesinden kaynaklı iflas masasının göreceği zararlardan müflis bankanın sorumlu tutulacağını\" bildirildiğini, Yine aynı şekilde ... sayılı dosyasından muhatap ... A.Ş.'ye iflas masasını haksız yere borçlandırmamak adına teminat mektubunun iadesi yönünde yazı gönderildiğinin öğrenildiğini,Bunun üzerine Müflis Banka Hukuk Müşavirliğince tazminin durdurulmasına yönelik kanaat oluşsa da, teminat mektubunun muhatabı ... A.Ş. Tarafından İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/421 E. Sayılı dosyasında memur işlemini şikayet davası ikamesi sonucunda muhatap lehine karar verilmesi üzesrine  İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/421 E. Sayılı dosyasında verilen kararın gerekçelendirildiğini ve net olmakla beraber davacı ...ve yetkilisi olduğu ... tarafından bu mahkeme kararının aksi yönünde yani mektup tazmininin engellendiği yönünde bir karar getirilmemiş olduğundan ve muhatap tarafından yapılan tazmin talebi neticesinde teminat mektubunun 10.07.2015 tarihinde tazmin edildiğini, Mahkeme kararıyla tazmin edilmesine karar verilmiş teminat mektubunu usulüne uygun tazmin talebinin gelmesiyle tazmin eden Müflis Banka tarafından borçluya rücu edilmesinden daha normal bir durum söz konusu olmayacağını, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda  raporunda teminat mektubunun vadesinin dolduğu ve hatta hükümsüz kaldığı yönündeki tespitlerin hatalı, haksız ve kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda hukuka aykırı olduğunu, Teminat mektubundan kaynaklı riskin doğmuş olması nedeniyle alacaklı tarafından hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla hem de genel haciz yolu ile icra takibi yapılmasının mümkün olduğunu, Yukarıda açıklandığı gibi müflis banka yönünden gayrinakdi risk gerçekleştiğini, teminat mektubu için usulüne uygun tazmin talebinde bulunulduğunu, davacı ...'nun yetkilisi olduğu ...'in iflas dosyası tarafından bankaya gönderilen yazının iptaline karar verildiğini ve mektup bedeli olan 885.000 TL muhatap ... İnşaat A.Ş'ye ödendiğini, Banka teminat mektuplarından kaynaklanan risk doğmamışsa diğer bir deyişle gayrinakdi kredinin ödenmemiş olması sebebiyle borcun tazmin edilmiş olması söz konusu değilse bu durumda gerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla gerekse genel haciz yoluyla icra takibi yapılmasının mümkün olmadığını, ancak verilen gayrinakdi krediler yapılan icra takibi ile beraber depo edilmesi borçludan istenebileceğini, gayrinakdi kredinin depo edilmesini istenmesinin borcun doğumu anlamında değil bankanın lehtardan aldığı kontrgarantinin kendisine verdiği hakka dayandığını, Somut olayda görüleceği üzere davacı ve dava dışı ... hakkında ... Sayılı dosyasında başlatılan ipotek takibinde ve... (Eski:...) sayılı dosyasında başlatılan kambiyo takibinde henüz tazmin olmamış gayrinakdi kredinin depo edilmesinin talep edildiğini, gayrinakdi kredinin depo edilmemesi ve söz konusu mektupla ilgili gelen tazmin talebiyle beraber gayrinakdi riskin gerçekleşmesi ve nakde dönmesiyle takibe devam olunduğunu,Dava dışı ... LTD.ŞTİ. ile müflis banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca teminat mektubunun vadesinin uzatılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Dava dışı müflis şirket ... Ltd.Şti. İle müflis banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nin (EK-3) 34.5.1 ve 34.5.2 maddeleri gereğince; 34.5 Bankanın Teminat Mektubu ve/veya kontrgarantilerin, kefaletlerin, diğer garantilerin, kabul ve avallerin sürelerini uzatma, süresiz hale getirme veya yenisini verme yetkisi 34.5.1  Bankanızın dilediği takdirde verdiği ve/veya vereceği teminat mektuplarının ve/veya kontrgarantilerin, kefaletlerin, diğer garantilerin, kabul ve avallerin sürelerini dilediği kadar, dilediği süreler için ve dilediği şartlar ve değişikliklerle temdit etmesini veya süresiz hale getirmesini kabul ve taahhüt ederim/ederiz. 34.5.2 Muhatabın süre uzatımını talep etmesi halinde Bankanız süreyi uzatabileceği gibi, yeni bir teminat mektubu ve/veya kontgaranti, kefalet, diğer garantiler, kabul ve avaller vermeye de yetkilidir. Dosyada yer alan Genel Kredi Sözleşmesi'nin her iki tarafının da tacirler arasında imzalanmış olması ve sözleşme serbestisi kuralı gereğince teminat mektubunun vadesinin uzatımında herhangi bir hukuka aykırılık olduğundan bahsedilemeyeceğini, Davacının Medeni Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüstlük kurallarına uygun davranmamasının hukuk düzeni koruyamayacağını,Teminat mektubunun muhatabı olan ... İnşaat A.Ş. Ve mektubun lehtarı olan ... Ltd. Şti. Tarafından mektubun vadesinin uzatılmasına yönelik yazılı taleplerde bulunulduğunu bu yazılı talepler sonrasında mektubun vadesinin uzatıldığını, davacının söz konusu teminat mektubunun vadesinin 30.12.2014 tarihinde sona erdiğini, uzatım için iflas idaresinin talep ve onayının olmadığını iddia etmesi hakkın açıkça kötüye kullanılması olduğunu, Davacı/borçlu ...'nun, tacir sıfatına haiz olup, kredi kullandırılan dava dışı müflis ... firmasının ortağı ve tek yetkilisi olduğunu,\"Hiç kimse kendi yarattığı kusurlu davaranıştan dolayı yararına hukuki bir sonuç sağlayamaz\" şeklindeki hukukun ana ilkesini zedeleyen bu davranış biçiminin iyi niyete dayandığından söz edilemeyeceğini, davacı ...'nun hukuka ve mahkemeye karşı dürüst davranmadığını,Bütün bunların yanı sıra hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukukçu olmayan bilirkişi tarafından düzenlendiği, banka ve finans uzmanı hesap bilirkişisi olmasına rağmen  uzmanlık alanı olmayan Borçlar Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve hatta İflas Masasının hak ve ödevleri konusunda görüş bildirildiğinin görüldüğünü, Müflisin, iflas etmekle medeni haklardan istifade ve kullanma ehliyetini kaybetmiş olmayacağınıi iflas masasına girmeyen haczedilmeyen malları ile ve kişisel çalışması bakımından, müflisin medeni hakları kullanma ehliyeti hiçbir zaman kısıntıya uğramayacağını,Ancak iflasın amacının, müflisin masaya giren mal ve haklarının tasfiye edilmesi ve tasfiye sonucunda elde edilecek para ile alacaklıların tatmin edilmesi olduğundan, iflasın açılması ile müflisin masaya giren mal ve haklar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğradığını, bu hususu, müflisin masa mevcudunu azaltıcı nitelikte tasarrufta bulunamayacağı şeklinde özetlemenin mümkün olduğunu, Müflisin, masa malları satılıncaya kadar, onların maliki olarak kalmaya devam ettiği halde, bu mallar üzerinde tasarruf etmek yetkisinin, artık müflise değil iflas masasına ait olduğunu, bu tasarruf yetkisini kanuni mümessil sıfatıyla iflas dairesinin kullandığını, Müflisin hükümsüz olan işlemlerinin tasarruf işlemi olduğunu, buna karşılık müflisin borçlandırıcı işlemlerinin (iltizami işlemleri) yasak olmadığını, somut olayda muhataba teminat mektubu vermiş olmanın ve mektubun vadesinin uzatılmasının talep edilmesinin borçlandırıcı işlem niteliğinde olduğunun açık olduğu ve müflisin borçlandırıcı işlem tesis etmesinde hukuken bir sakınca bulunmadığını, bu nedenle müflis şirketin yazılı talebiyle teminat mektubunun vadesinin uzatılması yukarıdaki tüm açıklamalar ışığında usulüne uygun ve hukuken geçerli olduğunu,Tüm bunların yanı sıra,  birkaç avukat tarafından temsil edilen .... Caddesi'nde evi olan davacının da adli yardımdan yararlanabilmesi hususunun ayrıca değerlendirilmesini talep ettiklerini beyanla, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti.arasında akdedilen ve davacının müteselsil kefil ve aynı zamanda ipotek veren olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektubunun vadesinin usulsüz olarak uzatılarak tazmin edildiği iddiası ile davacının teminat mektubundan borçlu olmadığının tespiti ile ayrıca buna ek olarak davacı tarafından 31/12/2021 uyap kayıt tarihli davanın tam ıslahı sonrası sunulan yeni dava dilekçesi ile icra takibine konu borçtan davacının davalı bankanın taşınmazı ihale alabilecek kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davacının teminat mektubuna konu borçtan sorumlu olmadığına ve davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti.arasında arasında 04/04/2011 tarihli 3.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, davacının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, ayrıca asıl borçlunun borcuna ve müteselsil kefil sıfatı ile borcuna ilişkin icra takibine konu taşınmazını ipotek verdiği, borcun ödenmesinde temerrüte düşülmesi sebebiyle bankaca hesabın kat edildiği, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...sayılı icra takip dosyasında asıl borçlu ve davacı aleyhine 621.595,56 TL asıl alacak, 1.846.100,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi ve 51.628,81 TL işlemiş faiz talebi üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, gayri nakdi alacak içerisinde dava konusu olan  20.06.2013 tarihli, ... no'lu, 885.000,00 TL tutarındaki 03.02.2014 vadeli Kesin Teminat Mektubunun da bulunduğu, söz konusu teminat mektubunun vadesinin 13/07/2015 tarihine kadar uzatıldığı, iflas tarihinden sonra 30/12/2014 tarihli uzatma talebinin dava dışı asıl borçlu şirket tarafından, 09/01/2015 tarihli uzatma talebinin bizzat davacı tarafından talep edildiği, dava dışı asıl borçlunun 19/11/2014 tarihinde iflasının açıldığı, iflas masası tarafından teminat mektubunun paraya çevrilmesinin durdurulması üzerine bankaca muhataba ödenmediği, ancak muhatap tarafından işlemiş iptali için dava açılması ve  İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/421 esas - 2015/689 karar sayılı ilamı ile işlemin iptaline karar verilmesi sebebiyle muhataba 10/07/2015 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Davacı, dava dışı şirketin 19/11/2014 tarihinde iflasının açılması sebebiyle şirkete ait tüm malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin iflas masasına geçmesi sebebiyle müflisin tasarruf hakkının bulunmadığını, bu sebeple teminat mektubunun süresinin uzatılması hususunda talimat veremeyeceğini, davalı banka tarafından iflas idaresinin talimatı ve onayı alınmadan teminat mektubunun süresinin uzatılmasının usulsüz olduğunu, teminat mektubuna konu işin yapılıp bitirilmesi sebebiyle teminat mektubunun muhatabı ... AŞ'ye borcunun olmamasına ve bu hususun bankaya bildirilmesine rağmen bankanın kusuru ile teminat mektubunu tazmin ettiğini ve davacının zarara uğradığını ve teminat mektubuna konu borçtan sorumlu olmadığını iddia etmiştir. Davacı vekili tarafından 31/12/2021 uyap kayıt tarihli davanın tam ıslahı sonrası sunulan yeni dava dilekçesi ile bu talebine ek olarak aynı gerekçeler ile icra takibine konu borçtan davacının davalı bankanın taşınmazı ihale alabilecek kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı banka ile muhatap arasındaki ilişkinin garanti sözleşmesi olduğu ve asıl borçtan bağımsız olduğunu ve muhatap tarafından kendisine başvuru yapıldığında borcun ödenmek zorunda olduğunu, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca teminat mektubunun süresinin uzatılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, iflas müdürlüğü tarafından davalı bankaya gönderilen teminat mektubunun nakde çevirme işleminin durdurulması üzerine bankaca nakde çevrilmediği, ancak muhatap tarafından iflas masası işlemine ilişkin şikayet başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/421 esas - 2015/689 karar sayılı ilamı ile iflas masası yazısının iptal edilmesi üzerine muhataba ödeme yapıldığını, ayrıca davacının teminat mektubunun süresinin uzatılmasını dava dışı şirketin tek yetkilisi olarak bizzat talep ettiğini ve sonradan işlemin usulsüz olduğunun ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunmuştur. Davacı, dava dilekçesi ile yukarıda belirtilen gerekçeler ile dava konusu teminat mektubunun yok hükmünde olduğunun tespitine ve teminata konu eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerin tamamlandığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece talep sonucunun açıklanması için davacıya verilen süre üzerine teminat mektubuna konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespiti olarak davacı kefilin teminat mektubu bedeli yönünden menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığının belirlendiği, davacı vekili 05/07/2017 tarihli duruşmadaki beyanında davanın özünün teminat mektubunun kefil olarak davacıyı bağlamayacağının ( bedelinin davacıya rücü edilemeyeceğinin -teminat mektubu nedeniyle müvekkilin bankaya borçlu olmayacağının ) belirlenmesine dönük tespit davası olduğu, ayrıca  dava dilekçesinde her ne kadar teminat mektubuna konu olan ... Fabrikası mekanik işlerinin yapılmış ve bitmiş olduğunun tespite ilişkin talebimizden feragat ettiklerinin (vazgeçtiklerinin) beyan edildiği, yargılama sırasında 31/12/2021 uyap kayıt tarihli davanın tam ıslahı sonrası sunulan yeni dava dilekçesi ile teminat mektubuna borçtan sorumlu olmadığı ve icra takibine konu borçtan davacının davalı bankanın taşınmazı ihale alabilecek kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı vekilinin tam ıslahı ve yeni dava dilekçesini içerir dilekçesinnin HMK'nın 177/3 maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği ve yeni dava dilekçesine göre dilekçe teati aşamasının tamamlanmadığı gibi davacının yeni dava dilekçesindeki tüm talepleri ve dava değeri açıklattırılmak, taleplerinin niteliğine göre yargılama yapılmak suretiyle talepleri hakkında olumlu/olumsuz karar verilmediği ve usule aykırı davranıldığı anlaşılmakla kamu düzeninden olan bu husus Dairemizce resen gözetilmiştir. Kabule göre de;  13.12.1967 tarihli,1966/16 Esas, 1967/7 Karar sayılı ve 11.06.1969 tarihli, 1969/4 Esas,  1969/6 Karar sayılı İBK'da, banka teminat mektuplarının hukuki niteliği itibariyle garanti sözleşmesi olduğu belirtilmiştir. Anılan 1967 tarihli İBK'da \"...Bankanın sıfatı teminat veren olduğundan, taahhüdü esas sözleşmeyi yapan taraflardan ve esas akitten ayrı ve tamamen müstakildir. Bankanın taahhüdü lehtarın borcunun geçerliliğine ve varlığına bağlı olmaksızın garanti taahhüdü olarak tecessüm eder. Bir kimse, asıl borçlunun ileri sürebileceği itirazlara bakılmaksızın borcun yerine getirilmemesinden doğan zararın tazminini kabul etmesi halinde o kimseye garanti veren durumundadır. Üçüncü şahsın fiilini garanti eden, yani bu şahsın bir şey yapacağını başkasına vadeden şahıs müstakil bir taahhüt altına girmiştir.\" denilmiştir. Her iki içtihadı birleştirme kararında, teminat mektuplarının mahiyeti itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 110. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 128.maddesindeki) \"üçüncü şahsın fiilini taahhüt\" niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre, teminat mektubu düzenleyen banka ile garanti verilen muhatap arasında, muhatap ile lehtar arasındaki borç ilişkisinden bağımsız bir borç doğmaktadır. Yani kefalet sözleşmesinde olduğunun aksine, garanti sözleşmesi feri nitelikte bir borç doğurmayıp, ayrı ve bağımsız bir borç doğurmaktadır (Yargıtay HGK'nınn 04.07.2001 tarihli, 2001/19-534 E- 2001/ 583 K sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, teminat mektubunun verilmesine ilişkin temel ilişkiye göre, dava dışı asıl borçlu ile dava dışı ...AŞ arasında ... İnşaatı yapımına ilişkin eser sözleşmesi  ilişkisi bulunduğu, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kanun ve şartname hükümlerine göre söz konusu kesin teminat mektubunun verildiği, davalı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında ise  kredi sözleşmesi (kontrgaranti) ilişkisinin bulunduğu, davacının genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil ve ipotek veren olduğu, davalı banka ile dava dışı muhatap şirket arasında ise teminat mektubu düzenlenmesine temel olan garanti sözleşmesi ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Teminat mektubunun içtihatlar ile açıklanan niteliği dikkate alındığında davalı bankanın, muhataba, muhatap ile lehtar arasındaki temel ilişkiye (somut uyuşmazlıkta eser sözleşmesine) ilişkin defileri lehtarın soyut iddiasına dayanarak ileri sürüp süremeyeceği, ödeme yapmaktan kaçınıp kaçınamayacağı, teminat mektubuna konu temel ilişkiden ve dolayısıyla teminat mektubuna konu borçtan sorumlu olunmadığına dair iddianın davacı tarafından muhataba ileri sürülmesi ve sonuç alınamaması halinde davalı tarafından teminat mektubunun süresinin usulsüz olarak uzatılmasında kusuru bulunduğu gerekçesiyle zarara uğranıldığına ilişkin iddianın davalı tarafa ileri sürülmesi gerekip gerekmediği, bu iddianın iş bu menfi tespit davasında ileri sürülmesinin mümkün olup olmadığı, davacının dürüstlük kuralına aykırı davranıp davranmadığı hususlarında davalı vekili tarafından ileri sürülmesine rağmen değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre bu talep hakkında karar verilmesi gerekmesine rağmen bu hususlarda değerlendirme yapılmadığı, yine tam ıslah dilekçesi dikkate alındığında davacının icra takip dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığı talebine ilişkin davacının kefili ve ipotek veren olduğu genel kredi sözleşmesine ilişkin tüm banka kayıtları ve icra dosyası celbedilerek ve yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle icra takibine konu borçtan davacının dava tarihi itibariyle borçlu olup olmadığının ve miktarının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu talep hakkında inceleme yapılmaması ve olumlu/olumsuz karar verilmemesi, reddedilen kötü niyet tazminatına ilişkin olarak hangi miktar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğinin ve asıl alacağın feri olan ve dava değeri içerisinde gösterilmeyen ve harçlandırılmayan kötü niyet tazminatı talebi üzerinden vekalet ücreti takdir edilip edilemeyeceğinin de tartışılmadığı ve gerekçelendirilmediği anlaşılmakla eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Sonuç olarak, tarafların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a.6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih ve  2015/601 Esas ve 2022/421 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a.6 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması ve talep halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03dbd830b1084181","SID":"616a57c1630dca33"}}