{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1679 <br>KARAR NO: 2025/1005<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/05/2024<br>NUMARASI: 2024/183 Esas -  2024/380 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı şirketten alacağını tahsil etmek amacıyla aleyhinde Eyüp ...İcra Müdürlüğü'nün başlatılan ... esas numaralı icra dosyası ile başlatılan icra takibine haksız itirazı sonucu takibin durduğu iddiasıyla;itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini,davalı aleyhinde %40 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki olduğunu,müvekkil şirketin bazı modellerde tadil,revize ve model çalışması yapılması amacıyla davacı şirkete başvurduğunu,davacı şirketin fahiş fiyat vermesi üzerine anlaşma sağlanamadığını, işi alamayan davacı şirketin yapmadığı işlere ilişkin 2 adet fatura düzenleyerek müvekkile gönderdiğini, müvekkil şirket yetkililerinin süresi içinde Bakırköy Noterliği'nin ihtarnamesi ile faturaları iade ettiğini,müvekkilin davacı tarafa borcunun bulunmadığını savunmuş, davanın reddi ile davacı aleyhine %40 oranında kötüniye tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacı bu yönüyle ilk aşamada elde edilemeyen tanık delilinin sonradan ortaya çıkması ve Mahkememiz ilk kararına, esasa etki edecek şekilde olduğunu ileri sürmekte haklı ise de bu delil ilk olarak davacının da müşteki olarak yer bulduğu, AĞCM dosyasında sanık olarak dinlenen ve dosyamız tanığı olarak dinletilmesi istenen Fikret beyanı, davacı müşteki ve vekilinin de hazır bulunduğu AĞCM dosyasının 24/01/2023 tarihli celsesinde ortaya çıkmıştır. Mahkememizden talep tarihi ise 08/03/2024 tarihidir. Yani yeni delilin ortaya çıkmasından yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra yargılamanın yenilenmesi talebi ileri sürülmüştür. Oysa bu nitelikli HMK 375/ç bendine dayalı talebin HMK 377/c bendi ve son cümlesi gereği 3 aylık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekirdi. Bu halde davacı talebinin süresi içerisinde olmadığı, yeni ortaya çıkan bir delil için bu delilin gündeme geldiği AĞCM dosyasında hükme esas alınması veya buna dayalı olarak verilen kararın kesinleşmesi gerekmediği, bu haliyle davacı vekilinin talebinin HMK 374, 375 ve 379/1-a maddesi şartlarını karşılamadığı anlaşılmakla, yargılamanın yenilenmesi talebinin esasa girilmeksizin HMK'nın 379/2. maddesi gereğince reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi \"yeni durum ortaya çıktıktan sonra öğrenmeden itibaren 3 aylık süre içerisinde talepte bulunulması gerektiğini, dolayısıyla yargılamanın yenilenmesine ilişkin usul şartları yerine getirilmediğinden esasa girilmeyerek reddine\" şeklinde red gerekçesi belirttiğini, ancak bu durumun yeni olmadığını, taraflarınca davanın  ilk görüldüğü aşamada dahi bilindiğini, ancak hukuk mahkemesinin tanığın kolluk kuvvetlerini kullanarak ifadesine başvurma gibi bir yetkisi olmadığını ve adresinden ulaşılamamış olan tanığı dinleyemeden hüküm kurduğunu, duruşmalar ve dosya kapsamındaki dilekçeleriden ve ayrıca davalı şirket yetkilisi hakkındaki soruşturma ve ceza dosyası incelendiğinde yeni durumun ortaya çıkması gibi bir hususun olmadığının görüleceğini, ilk derece mahkemesinin davanın ilk görüldüğü aşamasında da ileri sürülmüş olan yeniden yargılama gerekçesinin ceza yargılamasında tüm delilleri ile ortaya çıkmasının beklendiğini, zaten bilinen ve ilk derece mahkemesi tarafından daha önce tanık dinlenemediği için kabul edilmemiş bu durumu yeniden yargılama gerekçesi yapabilmek için; olayın tüm boyutları ile ceza yargılamasında ortaya çıkmasının beklendiğini ve İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin karar tarihinin 07/02/2024 olduğunu, 08/03/2024 tarihinde yani yaklaşık bir ay sonra yeniden yargılama talebinde bulunulduğunu, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında sanık olarak dinlenen ve dosya tanığı olarak dinletilmesi istenen Fikret beyanı, davacı müşteki ve vekilinin de hazır bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının 24/01/2023 tarihli celsesinde ortaya çıktığı\" şeklinde gerekçe belirtildiğini, halbuki; bu şahsın bu yöndeki ifadesinin ilk olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu soruşturma kapsamında ortaya çıktığını, ancak gerçeklerin objektif olarak değerlendirilebilmesi sadece bir kişinin değil, olaya ilişkin tüm delillerin ve ifadelerin değerlendirilmesi ile ortaya çıkacağının aşikar olduğunu, bu sebeple zaten 12 yıl önce ileri sürülmüş bu konunun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde tekrar ileri sürülmesi için  İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin tüm delilerinin toplamasının beklendiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Hükmün davacı  vekili tarafından istinafı üzerine dosya Dairemize gönderilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince 26/06/2013 tarih ve 2011/521 E. 2013/176 K. Sayılı ilamıyla davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine,  Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 25/06/2015 tarih,  2014/20179 Esas, 2015/9443 Karar sayılı ilamıyla,  kararın onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Davacının aynı dosyaya yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince  talebin reddine karar verildiği, davacı vekilince istinaf başvurusu yapılması üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nin, geçici 3/2. maddesi; \"Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.\" hükmünü içermektedir.Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği kararlar  üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, eş söyleyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. (emsal Yargıtay 8 HD  2021/4277  2022/6189 k sayılı ilamı) Somut olayda yargılamanın iadesine konu dava HMK 374. Maddesi gereği kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenmiş olması, ilgili kararın Yargıtay denetiminden geçerek esastan onanmış olması, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü halinde verilecek yeni hükmü istinaf mahkemesinin incelemesi az yukarıda anlatılan ilkelere aykırı düşmektedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 25/06/2015 tarih,  2014/20179 Esas, 2015/9443 Karar sayılı ilamıyla, kararın onanmasına karar verildiği, kararın bu şeklide kesinleştiği anlaşılmakla hüküm temyize tabi olduğundan dosyanın temyiz işlemleri ikmal edilmek üzere İlk derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 6100 sayılı HMK geçici 3. maddesi değişik 2. Fıkrası gereği hüküm temyiz kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere MAHALLİNE İADESİNE, İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41bb583eec34ad1d","SID":"817c7f48f6a440d2"}}