{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1845 <br>KARAR NO: 2025/989<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/07/2024<br>NUMARASI: 2022/866 Esas -  2024/491 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  uzun yıllardan beri Antrepo hizmeti veren şirket olduğu,müvekkili ile davalı arasında 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin cari hesap dökümlerinden, müvekkilin davalıdan 3.089.45 EUR alacaklı olduğu, Şirket kayıtlarında Müvekkilin de davalı şirkete 750.00 EUR borçlu gözüktüğü, işbu borcun alacaktan mahsubu ile müvekkilin davalıdan kalan alacağı olan 2.339.45 EUR üzerinden takip başlatıldığı, Müvekkilinin, uzun süreden beri devam eden ticari ilişkiye sekte vurmamak adına iyi niyetle TBK uyarınca kendisine tanınan hapis hakkını kullanmamış ve antrepoda duran malların çıkışına müsade ettiği, Davalı İstanbul ... İcra Md. ... E Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiği, ve takibi durdurduğu, Davalı şirket, itirazında borçlu değil aksine alacaklı olduğunu iddia etse de buna ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı, faiz başlangıç tarihine de itiraz edildiği, Faizin başlangıç tarihi olarak takip tarihinin seçilmiş olmasının göz ardı edildiği, İstanbul 13.ATM  2022/ 748 Esas İtirazın İptali İcra takibinde de belirtildiği üzere talebin EUR cinsinde olduğu, Fiili ödeme günündeki EUR/TL kuru üzerinden ödeme yapılması talep edildiğini belirterek, İstanbul  ... İcra Dairesinin ... E Sayılı dosyasındaki haksız itirazların iptaline, % 20’den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstrelerinin sonradan da düzenlenebilecek evrak olduğu, davacı alacağının muğlak olduğu, davacı alacağını yazılı delillerle ispatlayamadığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiği, Davacı taraf icra takip dosyasında faturalara hiç dayanmadığının görüleceği, takip ekine de fatura eklenmediği, yargılama aşamasında alacağını faturalarla ispatlayamayacağı, davacının 16.01.2023 tarihinde müvekkil şirketten alınmasını istediği faturaların celp edilmesine muvafakat edilmediği, Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, İhtilaf davacının Müvekkil şirkete antrepo hizmeti verip vermediği ve bu antrepo hizmetine ilişkin fatura kesip kesmediği, müvekkil şirkete faturalar tebliğ edilip edilmediği hususunda toplandığı, Müvekkilin, davacıdan antrepo hizmeti hiç bir zaman almadığı, antrepo hizmeti aldığına ilişkin dosyada yazılı delil de bulunmadığı, TBK.561 Md. uyarınca davacının müvekkil ile aralarında saklama akdinden kaynaklı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, Davacı, dava dilekçesinde ticari defterlerine dayanmaktan imtina ettiği, yazılı delille ispat zorunluluğu bulunan işbu dosyada davacının  iddia ettiği alacağının sebebini ispat edemediği için davanın reddi talep edildiği, Somut olayda İhtilaf taraflar arasında Davacının müvekkil şirkete ait olduğunu iddia ettiği emtianın nereye gönderilmek üzere nereden işlettiği ve rede bulunan antrepoya bıraktığı, teslim  semerelerinin olup olmadığı, ve emtia türünün ne olduğunda toplanmakta, bu sebeple de davacının yazılı delillerle davasını ispatlaması gerektiğini,  Davacı, dava dilekçesi ekinde sunduğu cari hesap dökümleri yazılı delil niteliğinde olmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dökümlerin içeriğine bakıldığında davacının müvekkiline antrepo hizmeti verdiğine dair tek bir kayıt olmadığının da görüleceği, cari hesap dökümlerinin içeriğinin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, takas mahsup def’inin kabulü gerektiği, her ne kadar müvekkil ile davacı arasında hiç bir zaman saklama sözleşmesi akdedilmediği, bu nedenle müvekkil tarafından alınan bir antrepo hizmeti olmasa da 4 yıl önce sona eren taşıma/alt taşıma ilişkisi nedeniyle davacı şirkete yapılan 1.000 EUR ve 1200 EUR ödemeler cari hesap dökümü altında davacı tarafından sunulan evraklarda bulunmadığı, yine davacı tarafından sunulan evrakta, müvekkili tarafından tanzim edilen 14.07.2017 tarih ... seri nolu 300 EUR bedelli iade faturasının da işlenmediği,  cevap dilekçesi ekinde davalıya ait alt taşıma işi nedeniyle yapılan toplamda 2.200 EURO ödemeyi ispatlar tediye makbuzlarının dosyaya sunulduğu, tediye makbuzlarından biri davalı şirket yetkilisi , diğerinin de davalı çalışanı imzalı olduğu, Bu sebeple davalı çalışanı ... ve Davacı şirket yetkili ...’nın imza örnekleri alınarak imza incelemesinin yapılması talep edildiği, müvekkili şirkete hiç bir somut belge olmadan kötü niyetle takip başlatan davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davaya konu takip talebi incelendiğinde 2.339,45- USD alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmekte iken bu zorunluluğa uyulmadığı,buna göre davacı vekili tarafından usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği,usulüne uygun bir icra takibinin bulunması itirazın  İptali  davalarında özel dava şartı olduğu anlaşıldığından davanın,HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca usulüne uygun icra takibine ilişkin  özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine( Davacı vekilinin dava dilekçesinde taraflar arasındaki hukuki  ilişkinin antrepo hizmetinden kaynaklandığı ve buna ilişkin Erenköy Gümrük Müşavirliğinden antrepoya ait tüm giriş ve çıkışların istenildiği TBK 574 ve TTK 4 maddesine dayandığı ancak  taraflar arasındaki ticari ilişkinin antrepo hizmetinden kaynaklanmadığı, diğer bir ifadeyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin Antrepo Depo hizmetinden kaynaklanan her hangi bir borç/alacak bulunmadığı hususunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği anlaşılmıştır),\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu eksikliğin tamamlanabilecek bir eksiklik olduğunu, icra takibinde, takip talebinin yenilenmesi için süre verilebileceğini, ancak sürenin verilmediğini,  davalı tarafın da bu yönde bir itirazı olmadığını, dolayısıyla davanın HMK m.115/2 uyarınca usulden reddinin hatalı olduğunu, icra takibinin açılışında UYAP sistemi sebebiyle yaşanan bir hata olduğunu, söz konusu takip değerinin TL karşılığının girilmeden zaten takip açılmasının mümkün olmadığını, devletin egemenlik hakkıyla ilgili asıl durum olan harcın Türk Lirası karşılığında yatırıldığının icra dosyasında görüldüğünü, takip talebini de sistemin kendisinin oluşturduğunu, eskisi gibi haricen hazırlanan taleplerin yüklenmesine izin verilmediğini ve icra dairelerinin elden icra takibi açma uygulamasını bıraktığını, söz konusu takip talebinde TL miktarın yazılmamış olmasının maddi bir hata olduğunu, düzeltilebileceğini, çünkü icra takibinin o günkü tl karşılığı üzerinden harçlandırılarak açıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, cari (açık)  hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, usulüne uygun icra takibi bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip  başlatılarak  2.339,45 Euro  talep edildiği, takip dayanağı olarak \" cari hesap takibi\"   gösterildiği, davalı tarafından süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, takip  talebi ile ödeme emrinde  yabancı para alacaklarının  harca esas  Türk Lirası  karşılıklarının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece de takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 115/3. Maddesi, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez, şeklindedir. Ancak eldeki uyuşmazlıkta dava ve karar tarihi itibariyle icra dosyasında usulüne uygun takip talebi bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir  isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"547a293e19efd2ac","SID":"2b8e8ac0b491845c"}}