{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2150 Esas<br>KARAR NO:2025/1163 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/431 Esas - 2022/318 Karar <br>TARİH:25/05/2022<br>DAVA:Alacak<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin  Geneve/ İsviçre de yerleşik olan dava dışı ... firmasından toplam bedeli yaklaşık 2.5000.000 USD'yi bulan ve parsiyel halde teslim edilecek olan yaklaşık 2.000 ton miktarında, takriben 100 konteynere isabet edecek tutarda yüklü miktarda iplik alımı anlaşması yaptığını, davacı/müvekkil ile dava dışı satıcı ... firması arasındaki anlaşmaya göre, malın teslim yeri İ... Limanı, malın teslim şekli CİF, malın ödeme şekli ise teyitli ve geri dönülemez... banka akreditif ödemesi şeklinde olduğunu,  dava dışı satıcı .... firması, bu anlaşmaya konu malların bir kısmının taşıma işlemi için davalı taşıma şirketi ile anlaştığını, anlaşma konusu malların bir bölümü davalı tarafından sorunsuz bir şekilde müvekkile teslim edildiğini, bir bölümünün ise davalının yasal olmayan hapis hakkı uygulaması nedeniyle- teslim alınamadığını, davalı nakliyeci, müvekkilinin ithalatına konu malları,  konişmentoda bildirdiği şekilde, deniz taşıması yolu ile nihai varış Limanı olan ... limanına getirdiği, elindeki konişmento asıllarının müvekkili bankasına ibrazını sağlayarak, malın akretif bedellerinin dava dışı gönderici .... firmasına ödenmesini temin ettiği, bir kısım mallar içinde müvekkile varış ihbarını yaptığını, İstanbul 17. ATM  2018/121 D. İş sayılı dosyasından 50.000 TL teminat yatırılması mukabilinde malların müvekkile teslim edilmesi konusunda karar verildiğini, Gümrük işlemleri tamamlanmak suretiyle konişmentoya konu malların bir kısmı teslim alınabildiğini, dava konusu ... nolu fatura ve ... nolu konişmentoya bağlı olan 106.452,67 USD tutarındaki 1107 koli mal maalesef davalı tarafından eksik beyan edildiği için teslim alınamadığını,  müvekkili ile dava dışı ... firması arasında CİF mal satım sözleşmesi akdedildiğini, navlun bedelinin, ön ödemeli olarak gönderici ... tarafından davalıya peşin ödendiği, davalı tarafından konişmentoya açıkça şerh edildiğini, davalı firma, elindeki konişmento asıllarının müvekkili bankasına ibrazını temin ederek, malın tüm bedelinin, dava dışı satıcı firmaya ödenmesini sağladığını, akabinde ise malı teslimden imtina ettiğini, davalının bu eylemi son derece kötü niyetli ve haksız olup müvekkili zararlandırıcı sonuçlara sebebiyet verdiğini, davalının malın bedelini ödetip malı .... Limanına indirdikten sonra ordino teslimini yapmayarak malın zilyetlini elinde tuttuğunu, TTK 1204 madde hükmündeki hapis hakkını ihlal ettiğini, gümrük işlemleri tamamlanan malların Limandan çıkarılabilmesi için bekleme ve iç boşlatma nedeniyle ... Liman işletmelerine 130.048,00 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, müvekkili siparişlerini yerine getirebilmek ve ticaretini devam ettirebilmek için iç piyasadan yeniden emsal ürün iplik ve bu ipliklerdne dokunmuş kumaş alımı yapmak zorunda kaldığını, bu sebeple ek bütçe ayırdığından ekstra harcama yaparak, finans maliyeti oluştuğunu beyanla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile dosyaya sundukları ... Bankasına ait 50.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz banka teminat mektubu aslının tarafımıza iadesine, müvekkilinin liman işletmelerine fazladan ödemek zorunda kaldığı, ardiye boşaltma masraflarına karşılık şimdilik 120.000 TL'sının fiili ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan rucuen tazmin ve tahsiline, maddi zarara karşılık şimdilik 50.000,00 TL'sının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, davalının düzenlediği 2471 nolu konişmentoya konu 2436 kap maldan, teslim alınamayan 1107 kap malın davalının tazmin sorumluluğunda olduğunun tespiti ile bu mal bedeline karşılık şimdilik 50.000,00 TL'sının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Anlaşma konusu malların bir bölümünün müvekkil tarafından davacıya sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini dava dilekçe münderecatında açıklandığını, her ne kadar müvekkilinin taşıma konusu işi üstlenmesine sebebiyet veren hukuki ilişkiye dava dışı ... ile girilmiş olsa da, bu ilişki neticesinde dava konusu 2470 ve 2471 no.lu emre yazılı konişmentolar düzenlendiği ve bu konişmentolarda hamil olarak gözüken dava dışı ... Bankası A.Ş.nin ciro yoluyla konişmentolardan doğan haklarını davacıya  devrettiği görüldüğünden davacı ile müvekkili arasında konişmento ilişkisi bulunduğunu, eşyanın davacı tarafından geç tesellümünden dolayı müvekkilinin sorumlu olduğu iddia edildiğini, oysa müvekkilinin ..... no.lu konişmentolara konu eşyanın geç teslimi dolayısıyla sorumluluğuna gidilebilmesi için, eşyanın geç tesellümünde kendisine atfedilen bir hal ve davranış içinde bulunmaması gerektiğini, hukuken alacaklı temerrüdü içine girmiş sayılacağı  ve alacaklının temerrüdü halinde ise borçlu konumdaki müvekkilinin eşyayı geç tesliminden ve dolayısıyla sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, eşyanın tesellümünden kaçınıldığını, gümrükten eşyanın çekilebilmesi için gereken ordino talebi hiçbir zaman müvekkile iletilmediğini, aksine Gümrüğe malların millileşmesine engel olmak maksadıyla devamlı olarak süre uzatımı dilekçesi verildiğini, bu gecikmenin sebebi ...ve ... no.lu konişmentolarda yer alan toplam kap adedi ve ağırlık ile donatan konşimentosundaki kap adedi ve ağırlık arasındaki tutarsızlık olduğunu, ... ve...no.lu konişmentolar gereğince toplam 4761 kap ve brüt 151.780,68 ka.lık eşya tesellüm edilmiş olmasına rağmen, donatan konişmentolarına göre toplam 3654 kap ve brüt 116.488,80 kg eşya varma limanına geldiği ve bu durumda dava konusu konişmentolar gerçek duruma dönüştürülmeden toplam 3654 kap ve 116.488,80 kg eşya için özet beyanda bulunulduğunu, özet beyan ve donatan konişmentoları ile dava konusu konişmentolar arasındaki davacı aleyhine yaratılmış bu farklılığın sebebi, davacı ile dava dışı ... arasındaki satım sözleşmesi gereğince satın alındığı iddia olunan 2.000 ton.luk ipliğin tek partiden ziyade birden fazla partide taşınmasının gerekmesi ve parti parti müvekkiline teslim edilmesi olduğunu, bir an için müvekkilinin sorumluluğuna gidilecek olunsa dahi, bu sorumluluk miktarı navlunun 2,5 katını geçemeyeceğini, navlun tutarı 4.200.-ABD Doları olduğundan müvekkilinden talep edilebilecek sözde tazminat tutarı da 10.500.-ABD Doları ile sınırlı olduğunu, davacının tazmin olunabilecek tek talebi fazladan ödediği ardiye ücreti olabileceğini, bunun da sınırlı sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili konişmentolara konu toplam 4761 kap malı teslim almış olmasına rağmen, davacı sadece 3654 kap mal teslim almış olup, 1107 kap eksik teslim edildiğini, 1107 kap eşya her ne kadar eksik teslim edilmiş gibi gözüküyorsa da, bu eksiklik daha sonradan 17.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2018/449 Esas Sayılı davaya konu konişmento tahtında gerçekleştirilen taşımada giderildiğini, dolayısıyla ortada eksiklik değil, ancak bir gecikmenin varlığı iddia olunabileceğini, bu gecikme de var olan konişmentonun önceki uygulamalarda olduğunun aksine doğrusuyla tahviline davacının yanaşmamasından kaynaklandığını, zararın 50.000 TL'si kayıp mal değeri, 50.000 TL'si ikame mal değeri olduğunu, zıyaa uğrayan malın değeri talep olunmuşken bir de ikame mal değeri talep olunamayacağını, eşyanın tesellümündeki gecikme davacıya atfedilen bir sebebe dayandığından TTK. m. 1174(3) gereğince sürastarya parası isteme hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirketin Geneve/İsviçre de yerleşik olan dava dışı .... Firmasından yaklaşık 2.000 ton miktarında takriben 100 konteynera isabet edecek tutarda yüklü miktarda iplik anlaşması yaptığını, yapılan anlaşmaya göre malın teslim yerinin İstanbul ... Limanı,  malın teslim şeklinin CİF (mal bedeli, navlun ve sigorta satıcıya ait) olduğunu, malın ödeme şeklinin ise teyitli ve geri dönülmez ... banka akreditif ödemesi olduğunu, dava dışı satıcı ... firmasının anlaşmaya konu malların bir kısmının taşıma işlemi için davalı şirket ile anlaştığını, anlaşma konusu malların bir kısmının davalı tarafından sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, bir kısmının ise -davalının yasal olmayan hapis hakkı uygulaması nedeniyle- teslim alınamadığını bildirildiğini, davalı nakliyeci müvekkilinin ithalatına konu malları, konşimentoda bildirdiği şekilde deniz taşıması yolu ile nihai varış limanı olan ... Limanına getirdiğini, elindeki konşimento asıllarının müvekkil bankasına ibrazını sağlayarak malın akredif bedellerinin dava dışı gönderici .... Firmasına ödenmesini temin ettiğini, bir kısım mallar içinde müvekkile varış ihbarını yaptığını, ihbarını yaptığı malları müvekkile teslim etmemesinin gerekçesi olarak Endonezya'daki imalatçı firmanın dava dışı satışı .... Firmasından alacağını alamadığı için malların teslimine izin vermediğini ileri sürdüğünü, tüm yazılı ve sözlü ısrarlı taleplere rağmen davalı firmanın ordinosunu teslim etmemesi üzerine malların tasfiye sürecinde kalma tehlikesi ve müvekkil zararının daha fazla artmaması için taşıyanın navlun alacağı iddiası dışında mallar üzerinde hapis hakkı uygulanamayacağını, satışın CIF satış olması ve tüm bedellerin de ödendiği hususları da göz önüne alındığından mahkemenizin 2018/126 D.iş sayılı dosyasından 30.000,00 TL teminat yatırılması sonrasında malların müvekkile teslimine karar verilmiş, 20/11/2018 tarihinde mahkemenizin 2018/126 D.iş sayılı dosyasından alınan müzekkere uyarınca gümrük işlemleri tamamlanmak suretiyle konşimentoya konu mallar teslim alındığını, müvekkilinin yapılan sözleşme neticesinde tek yükümlülüğünün satış bedelini ödemek olduğunu, navlun bedelinin ön ödemeli olarak (...) gönderci .... tarafından davalıya peşin ödendiğini, davalı tarafından konşimentoya açıkça şerh edildiğini, davalı firma tarafından elindeki konşimento asıllarının müvekkil bankasına ibrazını temin ettiğini, malın tüm bedellinin, dava dışı satıcı firmaya ödenmesini sağladığını, akabinde ise malı tesliminden imtina ettiğini ve  müvekkilinin malına kavuşmasını geciktirerek ticaretinin gerçekleşmesine engel olduğunu, gümrük işlemleri tamamlanarak malların limandan çıkarılabilmesi için bekleme nedeniyle ...Liman İşletmelerine 19.390,27 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, yasal ve makul süreler içerisinde varış ihbarını yaparak malların ordinosunu müvekkile teslim etmiş olması durumda bu kadar yüksek miktarda değil de Liman ardiye bedeli olarak 2.390,27 TL'sini makul boşaltma ve süre masrafı olarak ödemeyi öngörmekle kalan 17.000,00 TL'nin fiilen ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont fazi ile birlikte rucuen davalıdan tazmin ve tahsili ile müvekkil siparişlerini yerine getirebilmek ve ticaretine devam ettirebilmek için iç piyasan yeniden emsal ürün iplik ve bu ipliklerden dokunmuş kumaş alımı yapmak zorunda kaldığını ve finans maliyeti olduğunu ve maddi kayba uğraması sebebiyle şimdilik 13.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazmini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesin özetle; müvekkil tarafından konşimentoya konusu eşyayı gönderen konumundaki davacının emrine amade tutulması ve buna ilişkin bildirimi davacıya yapmasına rağmen, eşya tesellümünden kaçınıldığını, gümrükten eşyanın çekilebilmesi için gerekli ordino talebini hiçbir zaman müvekkile iletmediğini, aksine gümrüğe eşyanın millileşmesine engel olmak maksadıyla devamlı olarak süre uzatımı dilekçesi verdiğini, bu gecikmenin sebebinin konşimentoda yer alan kap adedi ve ağırlık ile donatan konşimentosundaki kap adedi ve ağırlık arasındaki tutarsızlığın olduğunu, bu tutarsızlığın gümrüğe verilen özet beyandan anlaşıldığını, donatan ve konşimentosu ile dava konusu konşimento arasındaki davacı ile dava dışı .... Arasındaki satım sözleşmesi gereğince satın alındığı iddia olunan 2.000 tonluk ipliğin tek partiden ziyade birden fazla partide taşınmasının gerekmesi ve parti parti müvekkile teslim edildiğini, müvekkilden daha taşımayı gerçekleştirecek gemi yükleme limanına gelmeden davacının akreditif uygulamasıyla mal bedelini dava dışı ....'ya ödenebilmesini temin maksatlı tesellüm konşimentoları düzenlenmesinin istendiğini ancak gelen yükün ve geminin kapasitesine bağlı olarak zaman zaman dava konusu olayla olduğu gibi eksik diğer partilerde ise fazla malın gemilere yüklendiği, donatan yükleme konşimentosu ile dava konusu tesellüm konşimentosu arasındaki farklılığın davacı elindeki dava konusu konşimentonun değiştirilmesi suretiyle bertarafı gerektiği ve o zamana kadar konşimentolar bu şekilde taraflar arasında değiştirilmesine rağmen davacı bu konşimentoyu talebe rağmen değiştirmekten kaçındığını, dava dışı yükleten konumundaki ....'ya iletildiği ve davacı ile dava dışı .... Arasındaki görüşmelerin neticelendirilmesindeki sürecin eşyanın davacı tarafa tesellümünü geciktirdiği, eşyanın tesellümündeki gecikmenin davacının hakimiyet sahasındaki bir olaydan meydana geldiği, davacının alacaklı temerrüdünün söz konusu olduğu, taşıyan konumundaki müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, dava dilekçesinde ileri sürülen üçüncü iddia taşıyan konumundaki müvekkilinin söz konusu gecikmeden doğan fazla ardiye ücreti ve tesellüm edilmeyen eşya yerine satın alınmak zorunda kalınan mal bedelinden sözde sorumluluğun TTK m. 1186'de navlun tutarının 2,5 katıyla sınırlandığını, müvekkil sorumluluğuna gidilecek olsa dahi bu sorumluluk miktarı navlun 2,5 katını geçmeyeceği, müvekkil tarafından dava konusu taşıma için düzenlenen faturadan  da anlaşılacağı üzere navlun tutarının 3.100-ABD Doları'nın 2,5 katı olduğuna göre müvekkilden talep edilebilecek sözde tazminat tutarının 7.750,00 - ABD Doları ile sınırlı olduğunu, bu tutarın üzerinde müvekkilden ardiye ücreti ya da ikame mal ücreti gibi  dolaylı tazminat talebinde bulunmanın mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile  davacının tanzim olunabilecek tek talebinin fazladan ödediği ardiye ücreti olabileceği ve bunun da sınırlı sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile dava dışı .... Arasındaki satış ilişkisine konu eşyanın partiler halinde taşınması ve somut davaya konu taşımada davacı fazla eşya tesellüm etmişken, diğer iki partide eksik mal tesellüm ettiği iddiasının İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/431 E. Sayılı dava ikame ettiğinden ve her iki dava arasında rtibat bulunduğu ,eşyanın tesellümünden gecikmenin davacıya atfedilen bir sebebe dayandığından TTK. M. 1174 (3) gereğince sürastarya parası isteme hakkı bulunmadığını savunarak dosyanın İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/431 Esas Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/05/2022 tarih ve 2018/431 Esas - 2022/318 Karar sayılı kararında; \"Asıl dava; davalı nakliyecinin, davacının ithal ettiği malları deniz taşıması yolu ile nihai varış Limanı olan ...Limanına getirdiği, elindeki ... ve ... nolu konişmento asıllarının davacının bankasına ibrazını sağlayarak, malın akretif bedellerinin dava dışı gönderici .... firmasına ödenmesini temin ettiği, buna karşın ordino tesliminden kaçınarak malın zilyetlini elinde tuttuğu, İstanbul 17. ATM  2018/121 D. İş sayılı dosyasından 50.000 TL teminat yatırılması mukabilinde malların davacıya teslim edilmesi konusunda karar verildiğini, gümrük işlemleri tamamlanan malları limandan çıkarılabilmesi için bekleme ve iç boşlatma nedeniyle davacının  ... Liman işletmelerine 130.048,00 TL ödeme yapmak durumunda kaldığı ileri sürülerek,  ardiye boşaltma masraflarına karşılık şimdilik 120.000 TL'sının fiili ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 2471 nolu konişmentoya konu 2436 kap maldan, teslim alınamayan 1107 kap malın davalının tazmin sorumluluğunda olduğunun tespiti ile bu mal bedeline karşılık şimdilik 50.000,00 TL'sının, ikame mal bedeli için fazladan ödenen bedelden şimdilik 50.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmektedir.Davacı vekili 11.02.2019 tarihinde yaptığı ilk ıslah ile, asıl davadaki eksik mal bedeli ile ilgili talebini 621.314,31 TL'ye, 25.04.2022 tarihide yapılan ıslah ile de, ikame mal alımından kaynaklanan zarar kaleminine ilişkin talebini 12.431,99 USD karşılığı (ıslah tarihindeki dolar kuru üzerinden) 183.438,99 TL'ye, ardiye ve boşaltma masrafları ile ilgili talebini de 126.960,00 TL'ye yükseltmiştir.Birleşen dava; davalı taşıyanın 2473 nolu konişmento konusu malı tesliminden imtina etmesi nedeniyle, davacı ithalatçının ... Liman İşletmelerine 19.390,27 TL ardiye bedeli ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı taşıyanın yasal ve makul süreler içerisinde varış ihbarını yaparak malların ordinosunu davacıya teslim etmiş olsaydı ödenecek Liman ardiye bedeli 2.390,27 TL iken, 17.000 TL fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığı, ayrıca davacının siparişlerini yerine getirebilmek ve ticaretine devam ettirebilmek için iç piyasan yeniden emsal ürün iplik ve bu ipliklerden dokunmuş kumaş alımı yapmak zorunda kaldığını  ileri sürerek, 17.000 TL ardiye bedeli ile şimdilik 13.000,00 TL ikame ürün bedelinin faizi ile birlikte tahsilini talep edilmiş olup, liman- ardiye bedelini 25.04.2022 tarihli ıslah ile 18.699,66 TL'ye yükseltmiştir.15/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dışı ... tarafından davacı adına tanzim edilen 29.05.2018 tarih 2759-18 seri nolu 223.579,44 TL. bedelli faturanın, davacının yasal defterlerinde 117.126,78 USD'lik kısmının dava dışı satıcı firma hesabına alacak kaydedildiği tespit edildiği, ... A.Ş tarafından ... nolu konteynerler karşılığında tanzim edilen 130.518,80 TL.'lik faturalar karşılığında 1309.518.80 TL ödemenin ... Gümrük Müşayirliği'ne banka yoluyla gerçekleştirilmiş olduğu tespit edildiği, davacının yasal defterlerinde ... Liman İşletmelerine ait faturaların davacının gümrük firması dava dışı ... Şti tarafından ödendiği ve davacı tarafından talep edilen 23/11/2018 tarih ... seri nolu 3.650 USD bedelli faturanın dava dışı gümrük firmasının hesabının takip edildiği ... nolu hesaba 27/11/2018 tarih ... yevmiye madde numarası ile alacak kaydedildiği 31/12/2018 tarihi itibariyle gümrük firmasına borcunun kapatılmış olduğu, davacının 08/05/2018 ila 28/08/2018 tarihleri arasında dava dışı satıcı firma ...'ya akreditif yoluyla ... Bankası/... Şubesi hesabından toplam 5.979.202,46 USD ödeme yaptığı, ödenen akreditif karşılığında ise 4.398.941,66 USD'lik mal alım kayıtlarına yansıttığı ve 31/12/2018 tarihi itibariyle ...'dan 1.580.260,80 USD alacaklı olduğu, dava dışı ... Bankası yasal defterlerinde davacının ... Şubesinde yer alan hesabından dava dışı ihracatçı ...'nın banka hesabına 27/08/2018 ve 28/08/2018 tarihinde toplam mal bedeli karşılığı 571.009,83 USD akreditif bedelinin ödemesinin yapmış olduğu, davacı tarafından yurtiçi piyasasından alımı yapılan ürünler ila dava dışı satıcı ...'dan bedeli ödenmesine rağmen teslim alınmadığı belirtilen ürünlerin fiyatlarının karşılaştırılması neticesinde davacının eksik alındığı beyan edilen 27.912,69 kg ürün karşılığında fiyat farkı nedeniyle 14.999,40 USD zarar elde ettiği, davada davacının satım sözleşmesinde alıcı ve konişmentoları ... Bankasından ciro ve teslimle devralan konişmento hamili gönderilen olduğu, satım sözleşmesindeki CIF terimine binaen multimodal taşıma sözleşmesinin dava dışı satıcı ... ile davalı taşıyan ... arasında kurulduğu, davalı ...'un üstlendiği taşıma işini farklı fiili taşıyanlara bıraktığı, taşımanın fiilen dava dışı bu firmalar tarafından yerine getirildiği, asıl dosya olan ... numaralı dosyada 1107 koli taşınmadığının ve fakat asıl/house konişmento gereği buna dair satım bedelinin satıcı ...'ya ödenmesine sebebiyel verildiği, birleşen dosya ...da ise bu sefer davacının house ve master konişmentodaki uyumsuzluklara rağmen bilerek fazla ürün tesellüm ettiği; bu hususun davacının söz konusu ilişkinin geneli açısından duruma vakıf olduğunu gösterdiği, bağlantılı dosyalardan ...de ise davalı ... tarafından eksikliği iddia olunandan fazlasıyla teslim gerçekleştiğinin ordinolarla ortaya konduğu, o halde satım sözleşmesinin geneli ve taşımaların geneli açısından bir bütün değerlendirme yapıldığında hem asıl dava hem birleşen davaya konu taleplerde bulunamayacağı; kaldı ki birleşen dosyada asıl konişmento ile fiili taşıyanın konişmentosu arasında davacı lehine fazlalık olduğu, bu hususun önem arz ettiği, mahkemece... sayılı dosyadaki konişmento ve ordinoların dikkate alınmamasına istinaden ayrıntısı yukarıda izah olduğu üzere, aksi yönde bir görüşte ise, davalının asıl davada yukarıda ayrıntısı verildiği üzere, 645.864,66 TL (2018/431 E) -71502TL (2018/449E) = 574,362,66 TL'den sorumlu olduğu birleşen davada açısından talepte bulunamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.02/03/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı tarafından davacıya usulüne uygun bir şekilde ve zamanında, gemi limana taşıdığı emtiayı tahliye etmesine rağmen, süresinde varış ihbarı yapılmadığı, davacının usulüne uygun bildirim almamış olmasına rağmen, kendi adına gelen malların tasfiyesini önlemek ve satıcıya ödemesini yaptığı mallarını teslim alabilmek için, davalıya yük teslim belgesi (ORDİNO) düzenlenmesi talebinde bulunduğu, detayları yukarıda açıklandığı üzere, yükün teslimindeki gecikmenin tamamıyla davalı taşıyıcının kusurlu davranışından kaynaklandığı, davacının ... sayılı dosya kapsamında gecikmeden dolayı katlanmak zorunda olduğu ardiye tutarının 126.960,00TL, ve ödeme tarihinin 08.11.2018 olduğu, birleşen 2018/449 Esas sayılı dosyasında ise gecikmeden dolayı katlanmak zorunda olduğu ardiye tutarının 18.699,66TL, ve ödeme tarihinin 21.11.2018 olduğu, davacının 2018/555 Esas sayılı dosya kapsamında olan 5 adet konişmento ile 20/1 cinsi iplikten 48.988,80kg. 30/1 cinsi iplikten 311.342.58kg miktar olarak (eksik) ürün teslim almadığı, bu miktar için ... Bankası kanalıyla 1.136.659,92USD emtianın satıcısı ...'ya ödeme yaptığı, ... Esas sayılı dosya kapsamında olan 2 adet konişmento ile 20/1 cinsi iplikten 73.906.56kg miktar olarak (eksik) ürün teslim almadığı, bu miktar için ... Bankası kanalıyla 220.241,55USD emtianın satıcısı ....'ya ödeme yaptığı,... nolu konişmento tahtında taşınan ... numaralı fatura muhtevası 30/1 cinsi iplikten 33.475,68kg'nın davacı tarafından teslim alınmadığı, eksik kalan ancak satıcıya bedeli ödenen bu kısımın 106.452.66USD tutarında olduğu, davacının eksik teslim edilen mal cinsi ve miktarı için piyasadan satın almış olduğu ikame edilebilir malların ticari kayıtlarında yer aldığı, eksik teslim kaynaklı ikame malın fiyat farkı nedeniyle, davacının 12.431.99 USD bir maliyete katlanmak zorunda kaldığı, birleşen dosya da dahil olmak üzere; davacı ... AŞ'nin davalı ... AŞ'den, teslimde gecikme nedeniyle 08.11.2018 tarihinde ödediği 126.960TL ve 21.11.2018 tarihinde ödediği 18.699.66TL ardiye bedellerini, ... nolu konişmento muhtevası eksik gelen ama satıcıya ödenen 106.452.66USD eksik ürün bedelini, gelmeyen mal yerine ikame ettiği mal için katlandığı ikame fark maliyeti olan 12.431,99 USD tutarını talep edebileceği, davalı akdi taşıyıcının kendisinin ve eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin kusursuzluğunu ispatlayamamış olması karşısında, gecikme nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu; gecikmeye pervasızca bir davranışla neden olduğundan, ilk bilirkişi raporunda da helirtildiği üzere sorumluluğunun sınırsız bulunduğu; aksi kanaatte ise sorumluluğun ... mumaralı konişmento konusu konteynerler bakımımdan 8.200 USD ile 2471 numaralı konişmento konusu konteynerler bakımından 4.200 USD ile ...numaralı konişmento konusu konteynerler bakımından 3.100 USD ile sınırlı olacağı, davalının eksik teslim bakımından, eşyayı taşımak üzere teşellüm etmeden konişmento düzenlemesinden kaynaklanan zarardan TBK m. 112 ve devamı hükümleri uyarınca sorumlu bulunduğu; dava konusu olayda yükün zıyar, hasarı veya geç teslimi söz konusu olmadığından TTK m. 1190/1 ve 1186/1'in uygulanamayacağı, aksi kanaatte ise, sorumluluğun üst sınırının TTK m. 1186/1 uyarınca 33.475,68 kg X 2 ÖÇH=66.951,36 ÖÇH olduğu sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı kanaatine varılmıştır. Dosyaya sunulan ... numaralı konişmento, dava konusu taşıma için davalı ... tarafından düzenlenmiştir. Konişmentodan, 2436 koli iplik emtiasının 28.05,2018 tarihinde Güney Kore'nin ...Limanı'nda, .Limanı'na kamyonla, oradan da ... Limanı'na gemiyle taşınmak üzere teslim alındığı, navlunun peşin ödendiği anlaşılmaktadır. Konişmentoda gönderici dava dışı “...”, alıcı “... Bankası A.Ş. emrine”, bildirim tarafı davacı “...” olarak gösterilmiştir. Dava konusu ... nolu konişmento da dava konusu taşıma için davalı .... tarafından düzenlenmiştir. Konişmentodan, 2325 koli iplik emtiasının 29.05.2018 tarihinde Güney Kore'nin ... Limanı'nda, ... Limanı'na kamyonla, oradan da ...Limanı'na gemiyle taşınmak üzere teslim alındığı, navlunun peşin ödendiği anlaşılmaktadır. Konişmentoda gönderici dava dışı “...”, alıcı “... Bankası A.Ş. emrine”, bildirim tarafı davacı “...” olarak gösterilmiştir. Dosyaya sunulan ...numaralı konişmento, dava konusu taşıma için davalı ... tarafından düzenlenmiştir. Konişmentodan, 1890 koli iplik emtiasının 30.05.2018 tarihinde Endozenya'nın Jakarta kentinde, ... Limanı'na kamyonla ve otadan ... Limanı'na gemiyle taşınmak üzere teslim alındığı, navlunun peşin ödendiği anlaşılmaktadır. Konişmentoda gönderici dava dışı “...\" alıcı “... Bankası A.Ş, emrine”, bildirim tarafı davacı “...” olarak gösterilmişti .Davalı ... tarafından dava dışı ... adına düzenlenen 28.09.2018 tarih ve ... numaralı, 22.10.2018 tarih ve ... numaralı ve 31,10.2018 tarih ve ... numaralı üç adet  navlun faturası, asıl dava konusu ..., ... ile birleşen dava konusu...numaralı konişmentolara ilişkin olarak düzenlenmiştir. İçerikleri açıklanan konişmentolar ile faturalarından, davalı ...'un dava konusu malların taşınmasını dava dışı satıcı...'ya karşı üstlendiği, nitekim navlun faturalarının da dava dışı satıcı... adına düzenlendiği, bu nedenle taşıma sözleşmesinin taşıtanı ve göndereninin dava dışı ... olduğu anlaşılmaktadır. ... numaralı konişmento uyarınca taşınan 2325 koli iplik emtiasına ilişkin olarak ... tarafından davacı ... adına düzenlenmiş olan 29.05.2018 tarihli faturadan, 70.308 net kg, 74,121 brüt kg ve 2325 koli iplik emtiasının toplam 223.579,44 USD bedel üzerinden CIF teslim şekliyle satıldığı; ödemenin, yükleme tarihinden itibaren 90 gün teyitli akreditif şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı görülmektedir. Faturada emtianım menşei Güney Kore ve tedarikçi ... Ltd. olarak gösterilmiştir. ... numaralı konişmento uyarınca taşınan 2436 koli iplik emtiasına ilişkin olarak ... tarafından davacı ... adına düzenlenmiş olan 28,05.2018 tarihli faturadan, 73.664,64 net kg, 77.659,68 brüt kg ve ... koli iplik emtiasının 3,18 USD birim fiyat üzerinden toplam 234.253,56 USD bedel üzerinden CIF tipi teslim şekliyle satıldığı, ödemenin, yükleme tarihinden itibaren 90 gün içinde teyitli akreditif şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Birleşen dava konusu ... nurnaralı konişmento uyarınca taşınan 1890 koli iplik emtiasına ilişkin olarak ... tarafından davacı ...adına düzenlenmiş olan 30.05.2018 tarihli faturadan, 42.230,16 net kg, 44.469,05 brüt kg ve 1890 koli iplik emtiasının 2,68 USD birim fiyat üzerinden toplam 113.176,83 USD bedel üzerinden CIF tipi teslim şekliyle satıldığı, ödemenin, yükleme tarihinden itibaren 90 gün içinde teyitli akreditif şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.İçerikleri açıklanan mal faturalarından, dava konusu emtianın davacı tarafından CIF tipi teslim şekliyle satın alındığı anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan ve ...'a hitaben düzenlenmiş olan, ... numaralı konişmentoya ilişkin varış bildirimi 07.09.2018 tarihli olup, bildirimde yükün 04.08.2018'de ... Limanı'na geldiği bilgisi yer almaktadır. ... numaralı konişmentoya ilişkin varış bildirimi, 07.09.2018 tarihli olup bildirimde yükün 25.08.2018'de ... Limanı'na geldiği bilgisi yer almaktadır. Konişmento numarası yazılmamış olan 27.08.2018 ve 29.08.2018 tarihli iki adet ihbar ise ...'ya hitaben düzenlenmiştir.Esasen varış ihbarlarından bağımsız olarak, bir kısım emtianın geç teslim edildiği hususunda davacı ile davalı arasında uyuşmazlık bulunmadığı, özellikle davalının 17.01.2019 tarihli dilekçesinden anlaşılmaktadır. Nitekim dosyada bulunan e-posta yazışmaları arasında yer alan, davalı ... şirketi yetkilisi ... tarafından 30 Ekim 2018'de, saat 11.51'de ...'e gönderilen e-postada ... numaralı konişmento muhteviyatı emtianın 04.08.2018'de; ... numaralı konişmento muhteviyatı emtianın 25.08.2018'de; ... numaralı konişmento muhteviyatı emtianın ise 07.10.2018'de varma limanına ulaştığı bilgisi teyit edilmektedir.Davalı vekili tarafından 17.01.2019 tarihli dilekçede; “özet beyan ve donatan konişmentoları ile dava Konusu konişmentolar arasındaki davacı aleyhine yaratılmış bu farklılığın sebebinin davacı ile dava dişi ... arasındaki satım sözleşmesi gereğince satın alındığı iddia olunan 2.000 tonluk ipliğin tek partiden ziyade birden fazla partide taşınmasının gerekmesi ve parti parti müvekkile teslim edilmesi olduğu;müvekkilden daha taşımayı gerçekleştirecek gemi yükleme limanına gelmeden davacının akreditif uygulamasıyla mal bedelini dava dışı...'ya ödeyebilmesini temin maksatlı tesellüm konişmentoları düzenlemesinin istendiği; ancak gelen yükün ve geminin kapasitesine bağlı olarak zaman zaman dava konusu olayda olduğu gibi eksik, diğer partilerde ise fazla malın gemilere yüklendiği; donatan yükleme konişmentoları ile dava konusu tesellüm konişmentoları arasındaki farklılığın davacı elindeki dava konusu konişmentonun değiştirilmesi suretiyle bertarafi gerektiğinden ve o zamana kadar konişmentolar bu şekilde taraflar arasında değiştirilmesine rağmen davacı bu skonişmentoları talep etmesine rağmen değiştirmekten kaçındığından meselenin dava dışı yükleten konumundaki ...'ya iletildiği; davacı ile ... arasındaki görüşmelerin neticelenmesindeki sürecin eşyanın davacı tarafından tesellümünü geçiktirdiği; meseleye ...'nın dahil edilmesinin gerekçesinin ise mal bedeli ödemesinin dava konusu tesellüm konişmentosu üzerinden akreditif yöntemiyle yapılmış ve dava dışı...'ya eksik yükleme dolayısıyla fazla ödeme yapılmış olması ihtimalini ortadan kaldırmak olduğu; ...'nın da, davacıya satmayı taahhüt ettiği diğer partilerde olduğu gibi eksikliği sonraki partilerde giderme yoluna gittiği ve bu komuda aralarında zımni bir mutabakat oluştuğu izleniminin doğduğu; bu sürecin uzamasında kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, savunmasında bulunmuştur.Dosyaya sunuları ve davacı şirket yetkilisi .. tarafından ...., ...zen ... yetkililerine 18.10.2018 tarihinde, gönderilen e-postada, “...yetkililerinden uzun süredir bilgi alınamadığı için .... bilgilendirmede zorluk yaşadıkları, ... kendilerinden varmış olan 3 konişmento/ konteynerin teslim edilmesini bektediği, ancak Inter'den ve shipper'dan henüz telease bilgisi gelmediğinden teslimat evrakı üretilemediği” beyan edilmektedir.Davalının bu açıklamaları ışığında davalı taşıyanın taşımak üzere teslim aldığı ve varma limanında gemiden boşaltılan dava konusu yükleri zamanında teslim etmediği, bunun sebebinin akdi taşıyanın konişmentolarda yükleten olarak görünen ... ile (fiili taşıyan tarafından düzenlenen konişmentoların yükleteni olan) satım sözleşmesinin tedarikçisinin onayını beklemesi olduğu anlaşılmaktadır. Satıcının mal bedelini tahsil etmesi, CIF satış ve cayılamaz akreditifli ödeme şekli ile sağlanmaktadır.Taşıyıcının yükümlülüğü, varma limanında konişmento hamiline yükü teslim etmektir. Dolayısıyla satıcıdan yahut tedarikçiden onay istenmesinin, yükün teslimi için talimat beklenmesinin bir dayanağı bulunmamaktadır. Satım sözleşmesindeki CIF teslim kaydına göre taşıma sözleşmesinin satıcı .... ile davalı ... arasında yapıldığı, davacının malın alıcısı olup  konişimentoya gönderilen olarak kayıtlandırıldığı görülmektedir.Davacının yasal ticari defterleri üzerinde yapılan mali incelemeden, davacının 08.05.2018 ile 28.08.2018 tarihleri arasında davalı satıcı ....'ya ... Bankası ... Şubesi hesabından akreditif yolu ile toplam 5.979.202,46 USD ödeme yaptığı, bu ödeme karşılığında 4.398.941,66 USD mal alımı yapıldığının defter kayıtlarına yansıtıldığı, dolayısıyla 31.12.2018 tarihi itibari ile davacının davalı .... 'dan 1.580.260,80 USD alacaklı gözüktüğü saptanmıştır. Davacı taraf, işbu dosya ile aynı alım satım ilişkisinden dolayı mahkememizde açılan..., ... ve... sayılı dava dosyalarında taşıyanlarca eşya tesellüm edilmeden konşimentoların düzenlendiğini, daha sonrada konişimentoların bankaya ibrazı sağlanarak akreditif yolu ile mal bedelinin tahsil edildiğini ileri sürmektedir. Birinci bilirkişi raporunda, davacının bu uygulamadan haberdar olduğu yönünde değerlendirme yapılmış olsa da; 02.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda teknik bilirkişinin yapmış olduğu tespitlerden anlaşıldığı üzere, dava konusu olmayan mal teslimlerinde ki fazla ve eksik teslimlerin miktar olarak olması gereken net ağırlık bilgisi yerine koli/ karton biriminin baz alınmasının hatalı sonuçlar elde edilmesine yol açtığı, ... numaralı konişimento kapsamında kap adedinde fazlalık olduğu ileri sürülse de konişimento muhtevası ürüne ait gümrük giriş beyannamesinin incelenmesinden fatura, konişimento ve beyannamede belirtilen malın net ağırlık bilgisinin aynı olduğunun anlaşıldığı, fatura konusu olan iplik emtiasının değerini belirlemede birim ölçüsünün ağırlık olduğu, her bir iplik makarası, kolisi standart ağırlıkta olmadığından bunların içine konulduğu kolilerinde aynı ağırlıkta olmasının yani homojen olmasının mümkün bulunmadığı, kap sayısının eksik veya fazla olmasının değil toplam ürün ağırlığının faturadan farklı olmasının sorun teşkil edeceği oysa .. numaralı konişimento da ağırlık bazlı bir fark mevcut olmadığından bu konişimento bazında fazla bir mal teslim edilmesinin sözkonusu olmadığı, sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla yapılan bu değerlendirmeden ilk bilirkişi raporunda davacının eşya teslim edilmeden konişimento tanzim edilmesinden haberdar olduğu kanaatine varılmasına yol açan fazla teslim vakasının gerçekte sözkonusu olmadığı, bunun eşyanın net ağırlığı yerine koli sayısının esas alınmasından kaynaklanan bir hesap yanlışlığı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının bu uygulamadan haberdar olduğunu gösteren başka bir delil de sunulamamıştır. Yine davacı şirket yetkilisi ...tarafından ... şirket yetkilisine gönderilen 04.05.2018 tarihli e-posta yazısında \"Bizde ki ... numaralı konişimento da brüt kilogram 90.846, sizin bize ilettiğiniz ihbarda ise 86.310 kg, kilogramı kontrol etmenizi rica ederim\" ifadeleri ile ... yetkilisinin cevabi mailinde \"Kontrol ettik, yanlışlık var fakat bize bu şekilde bildirildi, konuyu Kendall şirketi yetkilileri ile görüşün,\" denilmesi üzerine bu kez aynı kişinin 09.05.2018 tarihli e-posta ile Kendal şirketi yetkilisine \"4 ton fark var, kontrol etmenizi rica ederim\" bildiriminde bulunduğu görülmektedir. Yine davacı şirket yetkilisi tarafından davalı ... şirketine gönderilen 01.11.2018 tarihli e-posta da... numara konişimento muhteviyatı konteynerlara ilişkin olarak\" yeni gelen iki konteynerin... numaralı konişimentoyla ilgili olduğunu söylemiştiniz, fakat ... konişimento da kap sayısı 1890, gelen iplik ise 2144 kap. başka konişimento ile ilgili olmasın. Ekte konişimento görüntüsünü bilginize sunarım\" ifadeleri yer almaktadır. Sözkonusu e-posta yazışmalarının içeriğine bakıldığında da davacının uygulamadan haberdar olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı taşıyan ... AŞ. tarafından eşya tesellüm edilmeden konişimento düzenlemiş olmasından, davacının bilgisinin olmadığı değerlendirilmiştir. Dava dosyasında, davacıya teslim edilmeyen emtianın, davalı ... AŞ.'tarafından taşınmak üzere hiç tesellüm edilmemiş olduğu dosya kapsamına göre sabittir. Buna rağmen davalı taşıyanın malların tamamı kendisine teslim edilmiş gibi konişmento düzenlediği, daha sonrada böyle bir konişmentoyu Kendal yetkililerine vermek suretiyle alıcı/davacıya teslim edilmeyen mal bedelinin davacının banka hesabından çekilmesine aracılık ettiği anlaşılmaktadır. TTK m. 1178/f.2 uyarınca taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. Taşıyanın hakimiyeti ise TTK m.1178/f.3 uyarınca eşyayı taşınmak üzere teslim almasıyla başlar. Dava konusu uyuşmazlık bakımından eşya taşıyan tarafından hiç teslim alınmamış olduğundan, taşıyanın sorumluluğu da TTK m. 1178 ve devamı hükümlerine tâbi değildir. Bu bakımdan davacının asıl ve birleşen davalara konu olan zararlarından dolayı davalı taşıyıcının TBK'nın 112 ve devamı hükümlerine göre sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir.Davalı tarafından taşınan eşya için davacıya usulüne uygun bir şekilde ve  süresinde varış ihbarı yapılmadığı, davacının, buna rağmen, kendi adına gelen malların tasfiyesini önlemek ve satıcıya ödemesini yaptığı malları teslim alabilmek için, davalıya yük teslim belgesi (ordino) düzenlenmesi talebinde bulunduğu, davalı malları teslim etmekten kaçındığından ...-... nolu konişmentolara konu malların teslimi için mahkememizin 2018/121 D.iş dosyasında,... nolu konişmento konusu malların teslimi için de 2018/126 D.iş dosyasında  talepte bulunulmuş olup her iki dosyada da teminat mukabilinde malların davacıya teslimine karar verilmiştir. Dolayısıyla yükün teslimindeki gecikmenin tamamıyla davalı taşıyıcının kusurlu davranışından kaynaklandığı sabittir. 2018/431 Esas sayılı dosya da, malın teslimindeki gecikmeden dolayı davacının   katlanmak zorunda olduğu ardiye tutarının 126.960,00TL, ödeme tarihinin 08.11.2018 olduğu, birleşen 2018/449 Esas sayılı dosyada ise gecikmeden dolayı davacının katlanmak zorunda olduğu ardiye tutarının 18.699,66TL ve ödeme tarihinin 21.11.2018 olduğu sunulan belgelerle ortaya konulmuştur. Davacı ardiye masraflarından dolayı asıl dosyada 126.960,00 TL, birleşen dosyada da 18.699,66TL talep edebilecektir.<br>... nolu konişmento tahtında taşınan ...-... numaralı fatura muhtevası 30/1 cinsi iplikten 33.475,68kg'nın davacı tarafından teslim alınmadığı, ancak bu malın bedelinin tahsil edilmiş olduğu, davacının eksik mal  bakımından zararının, davalı taşıyanın malı taşımak üzere teslim almadan konişmento düzenlemiş olmasından kaynaklandığı tespit edilmiş olduğundan, davalı eksik çıkan mal bedelinden dolayı davacıya karşı sorumludur. Bilirkişi raporunda eksik mal bedeli 106.452.66 USD olarak hesaplanmış olup dava tarihindeki döviz kuru üzerinden bu tutar (5.3589x106.452.66USD=570.469,15TL'ye tekabül etmektedir. Dava dilekçesinde eksik mal bedeli  için şimdilik 50.000TL talep edildikten sonra, 11.02.2019 tarihli ıslah ile bu talep 621.314,31TL'ye yükseltilmiştir. Davacının talebi TL olduğundan 106.452.66 USD olan eksik mal bedeli dava tarihindeki kur'dan TL'ye çevrilerek bulunacak bedel davacıya ödenmelidir. Buna göre davacının isteyebileceği  eksik mal bedeli  570.469,15TL olacaktır. ... nolu konişmento kapsamında eksik çıkan mal yerine piyasadan temin ettiği malın fiyat farkı nedeniyle, davacının 12.431.99USD bir maliyete katlanmak zorunda kaldığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Bu tutar asıl dava tarihindeki döviz kur'u üzerinden (5.3589 TL/USDX12.431,99 USD=66.621,79TL) 66.621,79 TL'ye karşılık geldiğinden asıl dosyada istenebilecek zarar miktarı 66.621,79 TL'dir. Davacı birleşen dasyada ... nolu konişmento bakımından fiyat farkı talep etmiş isede ikinci bilirkişi raporunda ...nolu konişmento muhtevası ürün 52/48 ... 26/1 (%52 pamuk, %48 polyester karışık taraklanmış 26/1 numara iplik) olup, sunulan ikame faturalarında eş değer ürün olmadığı tespit edilmiştir.  Bu nedenle davacının ticari defterleri ve dosya kapsamına göre birleşen davada iddia ettiği ikame mal alımı ile bundan dolayı zarara uğradığını ispatlayamamış olduğundan birleşen davada bu yöndeki reddi gerektiği kanaatine varılmış olduğundan; açıklanan tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen davalar yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"gerekçesi ile,'' A-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE 1-Davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/121 d.iş sayılı dosyasına sunulan ...Bankası ... Şubesi tarafından düzenlenen 05.11.2018 tarihli 50.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun davacıya iadesine,2-126.960,00 TL'nin 08.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek, davacıya ÖDENMESİNE,3-66.621,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,4-570.469,15 TL'nin, 50.000,00 TL'sine dava tarihinden 520.469,15 TL'sine ıslah tarihi olan 04.02.2019 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,  B-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE1-Davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/126 D.iş sayılı dosyasına sunulan ... Bankası ... Şubesine ait 20.11.2018 tarihli  30.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya İADESİNE,2-18.699,66 TL'nin 21.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık talebi reddinin hukuka aykırı olduğunu,  kararın, delil olarak ileri sürülen tanıkların dinlenmesine yönelik talebin reddedilerek verildiğini, oysa tanık marifetiyle davacı ile ihbar olunanlar arasındaki ilişki ortaya konulacak ve bu ilişki gereğince müvekkil şirket çalışanının bir şekilde ikna olunarak, müvekkil şirket yönetim kurulunun ve idarecilerinin bilgisi olmaksızın tesellüm edilmeyen eşya için konişmento düzenlediğini, bu düzenlemenin ise davacı tarafından bilindiğine ya da bilinmesinin gerektiğini, düzenlemenin davacı ile ihbar olunanlar arasındaki ilişkiye dayandığını, bu ilişkinin iplik malzemesinin en ekonomik koşullarda edinilmesine imkan verecek paranın önceden akreditif yoluyla tedariki amacıyla oluşturulduğunun gösterileceğini, davacı ile ihbar olunanlar arasındaki ilişki düzenlenen konişmentoya bağlı senet ilişkisine yabancı olduğundan bu yöndeki tanık dinleme talebinin reddinin de hukuka aykırı olduğunu,... E. sayılı dosya ile davacının kötüniyetinin varlığının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tüm ısrarlı taleplere rağmen taşıma işinin kütle taşıma olarak taahhüt olunduğunu ve bu taşımanın bir kısmının Mahkeme’de görülmekte olan 2018/555 E. sayılı davaya konu konişmentolar tahtında taşınmasının kararlaştırıldığını, dolayısıyla işbu dava ile 2018/555 E. sayılı dava dosyalarının birlikte ele alınması gerektiğine yönelik itirazın dikkate almadığını, ne var ki konişmentolara konu eşyanın müvekkili şirket tarafından hiç teslim alınmadan konişmentoların düzenlenmiş olduğuna yönelik kanaatin sonucunun karara hükmettiğini, mahkeme maalesef somut uyuşmazlık hakkında uygulanması zorunlu olan Türk Ticaret Kanununun 1239(3) maddesine hiçbir yollamada bulunulmadığını, eğer 2018/555 E. sayılı dosya görmezden gelinecekse, o takdirde müvekkili şirketin ...ve ... nolu konişmentolara konu eşyayı teslim aldığını ve bunları eksik ve gecikmeli teslim ettiği sonucuna varılmasını, bir an için eşya teslim alınmadan konişmento düzenlendiği sonucuna varılmak isteniyorsa, bu takdirde de bu sonuç ancak 2018/555 E. sayılı dosya kapsamından anlaşılabileceğinden bu dosya ile birlikte yapılacak bir değerlendirme ışığında hükme varılması gerektiğini, mevcut dosyaya göre ... ve ... nolu konişmentolara konu eşyanın teslim alındığını, ancak eksik ve geç teslim edilmiş gözüktüğünü, zaten davacının da iddiası başından itibaren bu yönde olduğunu, buna karşılık konişmentoya konu eşya teslim alınmadan bu konişmentonun düzenlendiğine yönelik bir kanaat 2018/555 E. sayılı dosya kapsamında oluşmuşsa, uygulanması gerekli Türk Ticaret Kanununun 1228. maddesine göre; tesellüm edilmeyen eşya için konişmento düzenlenmesinin mümkün olmadığını, düzenlenen böyle konişmentoların yok hükmünde olduğunu, bu sözde konişmentolar yüzünden konişmento hamilinin maruz kaldığı zarardan taşıyan konumundaki müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceğini, ancak müvekkili şirketin bu sorumluluktan kararda kendine dayanılan Türk Borçlar Kanununun 112 vd maddeleri çerçevesinde zarar gören konumundaki konişmento hamili davacının zararın oluşumunda kusurunun bulunduğunu ortaya koyarak kaçınabileceğini, zarar görenin kusuru illiyet bağını kesen bir sebep olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 1239(3) maddesinde de bu maksatla, eşyanın teslim alınmadan konişmentonun düzenlendiğinin kötüniyetli konişmento hamiline karşı ileri sürülebileceğini ve dolayısıyla taşıyan konumundaki Müvekkili Şirket’in sorumluluktan kurtulabileceğinin açıkça kabul edildiğini, o halde yapılması gereken davacının sözde konişmentoları teslim alırken eşyanın taşıyan tarafından tesellüm edilmiş olunup olunmadığını bilip bilmediğinin, bilmesinin gerekip gerekmediğinin araştırılmasını, bu araştırma 15/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna yansıtıldığını ve davacının konişmentoların daha eşya teslim alınmadan düzenlendiğinin davacı tarafından bilindiği tespit edilerek zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmayacağı hakkında bir kanaate varıldığını, nitekim sözde konişmentolar, eşyanın daha taşınmak üzere tesellüm edilmeden müvekkil şirket çalışanı tarafından, müvekkil şirketin bilgisi ve oluru olmaksızın düzenlenmiş olduğunu, bu durum davacının bilgilendirmesi üzerine 2018 Ekim ayı içinde öğrenildiğini, buna karşılık, davacı aksini iddia etse de, konişmentoların müvekkili şirkete taşınmak üzere teslim alındığını bilmekte, ya da tedbirli bir işadamı gibi hareket etmesi gerekli olan bir tacir olarak bilmesi gerektiğini, zaten davacının dava dilekçesi’nin (5) no.lu paragrafında bu durumu bildiğini açıkça ikrar ettiğini, nitekim; Temmuz 2018 ayındaki akreditif ödemesinden önce davacı bankaya başvurularak malların teslim alınmadan konişmentonun düzenlenmiş olması dolayısıyla ödemenin yapılmamasını istediğini, bankanın ise bu talebi reddettiğini, diğer yandan konişmentoların bu şekilde daha eşya teslim alınmadan düzenlendiğini bilerek bankadan ödemenin Temmuz 2018 tarihinde gerçekleşmemesi için talepte bulunan davacının bankanın ret kararı ile yetinmesini ve mahkemeye giderek ödemeyi engelleyecek bir ihtiyati tedbir kararı almak için hiç uğraşmamasını ve müvekkili şirketi 2018 Ekim ayına kadar hiç ikaz etmemesi de anlaşılacak gibi olmadığını, sonucunda iplik bedeli olan 1.136.659,92 ABD tutarı davacının bilgisi dahilinde eşya taşınmak üzere teslim alınmadığı biline biline herhangi bir yargı yoluna başvurulmaksızın diğer davalılara ödenebildiğini, bu durumda davacının ödemeye kasten sebebiyet verdiği aşikâr olduğu gibi, gerekli yargı yollarına gitmeyerek ve müvekkili şirketi de haberdar etmeyerek ödemeyi durdurmakta kusurlu ve kötüniyetli davrandığını, yine davacının 20/09/2018 tarihli e-posta yazışmasından da anlaşılacağı üzere, davacı eşyanın konişmentoya konu olmasına rağmen halen taşıyana teslim edilmediğini vurguladığını,Davacının yükleme yeri olan Güney Kore’den Türkiye’ye yapılacak bir taşımanın maksimum 45 günde tamamlanacağını bilmesi gerekmesine rağmen, müvekkili şirketi en son konişmento tarihi olan 04/05/2018 tarihinden 2018 Ekim ayı ortalarına kadar 1 milyon küsur USD' lik eşya için hiç haberdar etmemesini ve 4 aylık gecikmeyi sorgulamamasının manidar olduğunu, olayların normal akışıyla da uyuşmadığını, bu durum dahi tek başına davacının konişmentoların daha eşya tesellüm edilmeden düzenlendiğini bildiğini ya da bilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, 1 milyon küsur USD'lik eşyanın kendisine en geç Temmuz başında teslim edilmesi gerektiğini bilen ya da bilmesi gereken tacir konumundaki basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi kendisinden beklenen davacının 4 ay gecikmeye rağmen bu değerdeki eşya hakkında müvekkili şirkete karşı Ekim ortalarına kadar hiçbir bildirimde, talepte, şikayette bulunmamasını, akreditif ödemesini engellemek için mahkemeden bir ihtiyati tedbir kararı almak için hiçbir çabanın sarf etmemesini, müvekkili şirketin zamanında takip edebileceği hukuki imkanları ona 4 ay gecikmeyle başvurarak elinde almasının iyiniyetli kusursuz bir davranış olumadığını, kararda bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, kaldı ki, davacının, yukarıda da belirtildiği üzere, tekstil işiyle iştigal eden ve dolayısıyla ipliği üretimde kullanan ya da bunu üçüncü kişilere pazarlayan ehil bir ticaret şirketi olduğunu, davacının, dava dilekçesi dahil emtiaya ilişkin taşıma birimini eşyanın kap adedine dayandırdığını, ek bilirkişi raporunda ise bilirkişi heyeti kendisine mahkemece tevdi edilen görevini aşarak, aynen bir tarafmışçasına eşyanın nasıl hesap edilmesi gerektiğini kaleme alarak bunun altını çizdiğini, oysa ki, kap adedini göz önünde bulunduran davacının, bazen fazla bazen eksik tesellümde bulunduğunu hiçbir surette inkar etmediğini, kaldı ki, müvekkili şirketin iştigal konusu dahilinde genel yükümlülüğü teslim aldığı kap adedindeki eşyayı alıcısına teslim etmekten ibaret olduğunu, mahkemenin taraf şeklinde hareket eden bilirkişi raporunu esas alarak hüküm tesis etmesi, verilen hükmü açıkça hukuka aykırı kıldığını, Diğer yandan, davacının 11.02.2019 tarihli ıslah dilekçesinin 2. Maddesinde ıslah talebini ileri sürerken, fazla teslim alınan 254 kap çıkarıldıktan sonra kalan kap karşılığını esas aldığını, davacının bu açık ikrarı dahi, davacının kusurunu ve kötüniyetini sarahaten ortaya koyduğunu, 2018/555 E. sayılı dosya dikkate alınmayacaksa sorumluluğun eksik ve geç teslim edilen eşya için kurulabileceğini ve uygulanacak hukuk buna göre tespitin edilebileceğini, mahkeme uygulanacak hukuk olarak Türk Borçlar Kanununun 112 vd hükümlerine başvurduğunu, oysa dava eksik ve geç teslim edilen eşya  dolayısıyla sorumluluğa dair olacağından uygulanacak hukukun Türk Ticaret Kanununun taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen 1178 vd maddeleri olması gerekirdi. Bu maddeler gereğince eksik ve geç teslim olunan eşya dolayısıyla taşıyan sorumlu olup bu sorumluluğu 02/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça vurgulandığı üzere sınırlı olduğunu, sınırlı sorumluluk hükümleri uygulanmadan davacının maruz kaldığı zararın tamamından müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, Davacı, 04/02/2019 tarihinde davasını ıslah ettikten sonra, 24/04/2022 tarihinde de ıslah ile de talebini arttırdığını, mahkemede bu doğrultuda hüküm tesis ettiğini, hukuk Muhakemeleri Kanununun 176(2). maddesi gereği bir davada bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini, kaldı ki, davacı’nın ıslah taleplerinin hak düşürücü süreye maruz kalması/zamanaşımına uğraması karşısında tüm anılan hususların gözetilmeyip hüküm tesis edilmesi verilen hükmün hukuka aykırı kıldığını, Yukarıda 35. paragrafta yapılan açıklamaların saklı kalmak kaydıyla, asıl davanın hüküm kısmının 3. maddesinde, ıslah tarihi ve ıslah olunan tutar gözetilmeksizin tüm alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle tahsiline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Asıl davaya ilişkin kararın 1. maddesinde, birleşen davaya ilişkin kararın 2. maddesinde hükme konu alacaklardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmamasına karşın, davacının fiili ödeme tarihine göre alacak için faize hükmedilmesinin yasaya aykırılık oluşturduğunu, Yine, yukarıda 35. paragrafında yapılan açıklamaların saklı kalmak kaydıyla; ıslah edilen kalemler göz önünde bulundurulduğunda Mahkemece hükmolunan tutarlar karşısında davalı lehine reddedilen tutar üzerinden değil de maktu vekalet ücretine hükmolunmasını ve yargılama giderlerinin hesabında kabul/red oranının dikkate alınmamasının yerinde olmadığını, Açıklanan nedenlerle, tehir-i icra ve duruşma taleplerinin de değerlendirilmek suretiyle; davanın kısmen kabulüne karar veren İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/431 E. ve 2022/318 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl dava; davacının dava dışı ... firmasından ithal ettiği iplik ürününden...ve ... numaralı konşimentolara konu ipliğin davalı tarafından geç ve eksik teslim edilmesi nedeniyle liman işletmesine ödenen ardiye ücretinin ödeme tarihinden,  eksik emtia bedelinin ve ikame emtia temini sonucu ödenen fark nedeniyle  katlanılmak zorunda kalınan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili, davacının davalıya herhangi bir navlun borcu olmadığının tespiti ile, tedbir dosyasına yatırılan teminatın iadesi istemlerine ilişkin olup, davacı yan asıl davada emtia bedeli yönünden 50.000,00-TL olarak ileri sürdüğü istemini 04/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 621.314,31-TL'ye yükseltmiş, ardiye ücretine ilişkin 120.000,00-TL'lik talebini 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 126.960,00-TL'ye, ikame emtia temini sonucu ödenen fark nedeniyle katlanılmak zorunda kalınan zarara ilişkin 50.000,00-TL'lik talebini ise 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile  183.438,99-TL'ye yükseltmiştir. Birleşen dava;davacının dava dışı ... firmasından ithal ettiği iplik ürününden  ... numaralı konşimentoya konu ipliğin davalı tarafından geç ve eksik teslim edilmesi nedeniyle liman işletmesine ödenen ardiye ücretinin ödeme tarihinden,   ikame emtia temini sonucu ödenen fark nedeniyle  katlanılmak zorunda kalınan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili, davacının davalıya herhangi bir navlun borcu olmadığının tespiti ile, tedbir dosyasına yatırılan teminatın iadesi istemlerine ilişkin olup, davacı birleşen davadaki netice-i taleplerinden 17.000,00-TL olan ardiye ücreti talebini 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 18.699,66-TL'ye yükseltmiştir.Mahkemece taraf delilleri eksiksiz toplanmış, dava konusu konşimentolar, dayanağı olan satış faturaları, akteditif ödemelerine ilişkin belgeler, asıl ve birleşen davalı ile dava dışı satıcı ... arasındaki taşıma ilişkisine ve dava konusu konşimentolara istinaden düzenlenen navlun faturaları, asıl ve birleşen davada davacının ... ve ... Liman İşletmelerine ödediği ardiye ücretlerine ilişkin faturalar, asıl ve birleşen davalarda davacının eksik teslim edilen ürünler nedeniyle üçüncü kişilerden temin ettiğini ileri sürdüğü ikame mal bedellerine ilişkin faturalar  gümrük belgeleri, ihtarnameler ve mail yazışmaları, mahkemenin 2015/855 esas sayılı dosyası dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak kök ve taraf itirazları üzerine ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek yukarıda yazılı gerekçe ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; cevap ve aşamalardaki tüm savunmaları tekrarla; konşimentoların emtianın satıcıdan tesellümü öncesinde davalının bilgisi olmaksızın davalı çalışanı tarafından ve fakat davacı bilgisi dahilinde düzenlendiğine ilişkin tanık dinletme taleplerinin hakısz olarak reddedildiği, iş bu davaların, mahkemenin 2018/855 esas sayılı dava dosyası ileri birlikte görülmesi gerektiğine yönelik taleplerinin  kabul görmediği, davacının eşya teslim alınmadan konşimentoların düzenlendiğini biliyor olması nedeniyle kötü niyetli olduğu ve uğradığı zarara kendi kusuru ile sebep olduğu, davacının  uzun süre sessiz kalmasının ve akreditif ödemesini engelleyici tedbir almamasının duruma vakıf olduğunu ortaya koyduğu, mahkemece ancak geç teslime ilişkin TTK 1178 ve devamı maddelerinin uygulanamabileceği, TBK 112 maddesinin uygulanamayacağı, buna göre de davalının sorumluluğunun sınırlı olması gerektiği, davacının davasını iki kez ıslah edemeyeceği, ıslah edilen kısımlar bakımından hak düşürücü süre veya zamanaşımı değerlendirmesi yapılmadığı, asıl davada ikame mal nedeniyle uğranılan zarar bakımından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, asıl ve birleşen davalarda hüküm altına alınan ardiye ücreti bakımından fiili ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, reddedilen kısımlar bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündedir. Asıl davada teslim edilmeyen mal  bedeline ilişkin 04/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, yine asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin,  asıl davadaki ardiye ücreti ile ikame emtia temini amacıyla ödenen fark nedeniyle uğranılan zarara ve birleşen davadaki ardiye ücretine yönelik 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu,  asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin 10/05/2022 tarihli dilekçesi ile ıslah edilen kısımlar yönünden hak düşürücü süre itirazı ve  zamanaşımı def'inin ileri sürdüğü, mahkemece ıslaha karşı beyan dilekçesi ile sunulan hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı hususunda olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olmasının, yine asıl ve birleşen davalarda davalı yanın birden fazla kez ıslah yapıldığına yönelik itirazının değerlendirilmemiş olmasının isabetiz olduğu, asıl ve birleşen davalarda davalı yanın, bu eksikliğe yönelik istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez delillere göre; asıl ve birleşen davalarda davacı ile dava dışı ... firması arasında yaklaşık 2000 ton iplik alımı için CIF teslim şekli ile, yani taşıma ücreti satıcıya ait olacak şekilde satışı hususnda anlaşmaya varıldığı, bu ipliğin bir kısmının peyderper taşınması işi için dava dışı ... firmasının asıl ve birleşen dosyalarda davalı ile anlaştığı, emtianın birden fazla faturaya dayalı olarak ve birden fazla konşimento tahtında taşındığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,  asıl ve birleşen davalara konu konşimentoların...,...ve...aralı konşimentolar olduğu,   ilk derece mahkemesinin 2018/555 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın ise, eldeki asıl ve birleşen davaların konusu olmayan...,  ...,  ..., ... ve... numaralı konşimentolara konu emtianın geç ve eksik teslim edilmesi nedeniyle, bu konşimentoların dayanağı fatura bedellerine göre eksik teslim edilen emtia bedelinin ve ikame emtia nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemlerine ilişkin olduğu, anılan dosyaya mahkemece 2018/555 esas ve 2022/234 karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf aşamasından geçtiği ve temyiz aşamasında bulunduğu, asıl ve birleşen davalarda davacı firmanın satış bedelini tek seferde değil, akreditif yoluyla ve  bankaya ibraz edilen her bir konşimentoya istinaden ayrı ayrı gerçekleştirdiği, ne varki hem asıl ve birleşen davaya konu konşimentolar, hem de 2018/855 esas sayılı dosyaya konu konşimentolar bakımından, konşimentolarda ve dayanağı faturalarda yer alan bilgilerin taşınmak üzere fiilen tesellüm edilen emtia miktarı ile uyumlu olmadığı,  konşimentoların davacı bilgisi ve rızası dışında davalı taşıyıcı tarafından, satıcı ... firmasına emtia tesellüm edilmeden satış bedelinin aktarılabilmesi amacıyla gerçekleştirildiğinin ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise tüm bu sürecin davacının bilgisi dahilinde olduğunun savunulduğu,  mahkemenin 2018/855 esas sayılı dosyasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/145411 soruşturma sayılı dosyasında .... firması çalışanının beyanına istinaden, davalının henüz tesellüm almadığı mallar için davacı bilgisi dışında konşimentolar düzenlediği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davalı taşıyıcının da emtia bedelinden sorumlu tutulduğu, anılan soruşturma dosyasına hem eldeki asıl ve birleşen davaya hem de 2018/855 esas sayılı davaya konu konşimentoların konu olması, diğer ifade ile bütün bir ithalat ve taşıma ilişkisinin konu olması karşısında, davalının sorumluluğunun tespiti bakımından mahkemece 2018/855 esas sayılı dosya ile eldeki dava dosyasının birleştirilmelerinin gerekip gerekmediği yönünde olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olmasının, davalının bu yöndeki talebinin karşılanmamış olmasının isabetsiz olduğu, öte yandan davalının birleştirme talep ettiği 2018/855 esas sayılı dosyasında mahkeme kabulüne göre verilen kararın sonucunun iş bu dosya bakımından bekletici mesele yapılmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesinin de yerinde olmadığı, asıl ve birleşen davalarda davalı yanın bu yöndeki istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre de; asıl davada teslim edilmeyen mal  bedeline ilişkin 04/02/2019 tarihli ıslah dilekçesine karşı davalı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmadığı,  asıl davadaki ardiye ücreti ile ikame emtia temini amacıyla ödenen fark nedeniyle uğranılan zarara ve birleşen davadaki ardiye ücretine yönelik ıslah dilekçelerine karşı asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin 10/05/2022 tarihli dilekçesi ile ıslah edilen kısımlar yönünden zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Mahkemece asıl ve birleşen davalarda davalı yanın, 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılan talepler akımından  ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı hususlarında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması yerinde olmamış, asıl ve birleşen davalarda davalı yanın istinaf sebebi bu yönden de haklı bulunmuştur.Yine kabule göre; asıl davada davacının toplam talebinin 931.713,30-TL olduğu, mahkemece kabul edilen kısmın 764.050,94-TL olduğu, reddedilen kısım bakımından gerekçesi açıklanmaksızın maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/3 fıkraları uyarınca reddedilen kısmın nispi vekalet ücretine tabi olduğu,  davalı yanın asıl davada lehine hükmedilen vekalet ücretine  yönelik istinaf sebebinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; asıl ve birleşen davalarda davalı yanın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebepler doğrultusunda kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih ve  2018/431 Esas ve 2022/318 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/07/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3c9ca3bb9b6117f","SID":"fbe8f44aafbabe8d"}}