{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/17 <br>KARAR NO: 2025/983<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2024<br>NUMARASI: 2024/398 Esas -  2024/794 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ... San. ve Tic. A.Ş. ( ... Plastik ) tarafından Kore Cumhuriyeti’nde yerleşik ... (...) firmasından ithal edilen ürünlerin Gwangyng (kalkış limanı) limanından Ambarlı Port İstanbul (varış limanı ) limanına transferi davalı ... (...) tarafından yapılmış  ancak teslim öncesi Serbest Zaman talebi ve kullanımı olduğu iddiası ile ödeme talep edilmiş ve kullanıma istinaden davalı ... tarafından düzenlenen “...” adı altında düzenlenen 6.560,00 USD miktarlı bir çok fatura   davacı müvekkil ... Plastik tarafından iade edilmiş, faturanın  iptal edilmemesi üzerine, bu sefer de tarafımızca İstanbul ... Noterliği’nin ... y. numaralı 26.01.2024 tarihli ihtarnamesi noter aracılığıyla itiraz edilmiş ancak yine sonuç alınamadığını, Davacı müvekkilin dava dışı ...’dan ithal ettiği ürünleri, Türkiye’ye taşıma edimini üstlenen davalı ... ile taşıma bütçesi hususunda uzlaştığını ve davacı müvekkil ... Plastik tarafından davalı ...’e taahhütname verildiğini, İthal edilen ürünler Türkiye’ye 08.01.2024 tarihinde gelmiş ve davacı müvekkil İpek Plastik tarafından ürünler ardiyeden çekilmek istendiğinde ise, davacı müvekkil ... Plastik’e “...” adı altında 328$x20 konteynır = 6.560$ bir ödeme daha olduğu davalı ... tarafından bildirildiğini, Emtianın Türkiye’ye gelmesi ile mevzuat gereği davacı müvekkil limana ardiye ödemeye başlamış ancak sorunun çözülmemesi üzerine ardiye masraflarının yüksek maliyet içermesinden dolayı dava konusu faturayı mecburen ve zorunluluktan ihtirazı kayıtla ödeyerek ordino alınmış ve mal gümrükten çekebildiğini, davalı ...’ün sebepsiz talepleri sonucu dava konusu faturayı ödemek zorunda kalan davacı müvekkil ipek plastik, davalı ...’ten faturanın iptalini talep etse de bu sefer davalıdan aynı fatura için, “ sisteme ( maersk’ün sistemi )  davacı müvekkil ipek plastik adına enes isimli birisi tarafından giriş yapıldığı ve ekstra free time satın alındığı ” gerekçe gösterilerek faturanın iptal edilmeyeceği bilgisi verildiğini, davalı ...’ün davacı müvekkil ipek plastik’e, serbest zaman talebinin dayanağı olarak gönderdiği ekran görüntülerinde yer alan firma ile davacı müvekkil ipek plastik’in ilgisi bulunmadığını, davalı ..., hiçbir yasal dayanağı olmayan gerekçelerle müvekkilden haksız kazanç elde etmiş, sebepsiz zenginleştiğini, davacı müvekkil ipek plastik ile dava dışı nh ınternational arasında kurulan ithalat/ihracat ilişkisinde ticari alımın türü cıf olarak kararlaştırıldığından, ortaya çıkacak tüm masrafların dava dışı nh ınternational tarafından ödeneceği ve ödendiği hususunda niza bulunmamaktadır. cıf türü ticari ilişkide davacı müvekkil ipek plastik’in serbest zaman talep etmesi de zaten ticaretin niteliği gereği mevzubahis olamayacaktır.  uluslararası ticarette teslim şekillerini ifade eden ıncoterm (yeknesak kurallar) türlerinden olan cıf (cost ınsurance freight) satışında; taşıma masrafları, taşıma sigortası ve navlun bedeli satıcı firmaya ait olduğunu, malların tüm ihraç işlemleri satıcı tarafından gerçekleştirilir. satıcı malların varış limanına ulaşmasına kadar olan taşıma, navlun, paketleme, gümrük masrafları, liman masrafları vb. masrafları üstlenmekle yükümlüdür. konu ile ilgili yargıtay kararları da bu yönde olduğunu, yargıtay kararı ile de kabul edildiği üzere, konşimento dolayısıyla yapılan taşımadan dolayı sorumluluğun cıf teslim şartına göre ihracatçı/satıcı firmada olduğu sabit olduğunu,  işbu sebepten davalı firma tarafından konişmento dolayısıyla yapılan taşımada alıcı taraf olan müvekkil firma adına herhangi bir fatura düzenlemesi hukuka aykırı olup davaya konu faturanın iptali gerektiğini,  deniz yolu ile yapılan ithalatlarda, konteynerler gemiden limana indirildikten sonra, belirli bir süre demuraj masrafına tabii olmaksızın limanda sahasındaki terminalde alıcıya teslim edilene kadar beklemektedirler. konteynerlerin liman içerisindeki terminallerde demuraj masrafına tabii olmaksızın bekledikleri bu süreye “serbest süre (free time)” denildiğini, serbest süre içerisinde ithalat işlemleri tamamlanamadığı takdirde navlunu ödeyen taraf ile taşıyıcı arasında talep üzerine freetime extension contracts (serbest süre uzatma sözleşmeleri)” yapılabildiğini. yapılan sözleşmeye istinaden ödenecek tutar yalnızca navlun ödeyen kişiye fatura edilebileceğini, müvekkil firma ile dava dışı nh ınternational arasında cıf ticareti olduğu için navlun masraflarından ihracatçı/satıcı firma sorumlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bunedenlerle açılan davanın kabulüne davalının hakim durumundan faydalanarak ticari baskı şeklinde tezahür eden menfi eylemleri sonucu, davacı müvekkil içerisine düştüğü acziyet sebebiyle mecburen ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı 6.560,00 USD’nin ödeme tarihi olan 10.01.2024 itibari ile bankalar arası uygulanan en yüksek ticari faiz oranında davalıdan tahsiline ve yargılama giderlerinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ihtilaf konişmentolu denizyolu yük taşımasına ve navlun sözleşmesine dayanan, deniz yoluyla yapılan uluslararası konteyner taşıması bu taşımaya dayanak olan konişmento ve bu konişmetonun arka yüzü taşıma şartları müvekkilli tarafından davalıya kesilen ve davalı dellileri arasında yer alan deniz navlunu ile deniz navlunun teferruatları serbest süre uzatma sözleşmesine ilişkin fatura ile deniz yolu yük taşımasına ilişkin gümrük mevzuatına dayanan bir alacak iddiası olduğunu, dava konusu ihtilafın bir deniz ticareti hukuk ihtilafı olduğunu, görevli mahkemenin İstanbul 17. Asliye ticaret mahkemesi olduğunu, tüm bu nedenlerle dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi mühhasıran yetkilendirildiğinden davanın görev yönünden reddine, konşimentoda bulunan milletler arası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine, her halükarda haksız ve hukuka aykırı davanın esas yönünden reddine  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ... Davaya konu uyuşmazlığın denizyolu yük taşımasına ve navlun sözleşmesine dayandığı görülmekle yukarıda izah edilen nedenlerle davaya konu uyuşmazlığın Deniz Ticaretine ilişkin düzenlemeler arasında yer aldığı ve anılan Kanunun 5/2 maddesine göre deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla asliye ticaret mahkemelerinin biri veya bir kaçının münhasıran HSYK tarafından görevlendirilebileceği, bu kapsamda HSYK 'nın 20/07/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlendiği, yine 09/09/2014 tarihli Ticaret Mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz taşımacılığı sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirildiği bu nedenle deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç itibariyle, davaya bakma görevi deniz ticaretinden doğan davalara bakmakla görevli İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemelerine ait  olduğundan, görev hususu dava şartı olduğundan,  yapılan inceleme neticesinde  6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliğine ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararının esasen haklı ve yerinde olduğunu, ancak davada davalının kim olduğu tespit edilmeksizin, dava evraklarının doğru hasım tarafa tebliğe çıkartılmaksızın ve taraf teşkili sağlanmaksızın, görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve usuli eksikliklerin giderilmesi için dosyanın yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, ilk derece mahkemesinde davanın taraflarının tespiti ile taraf teşkilinin sağlanmasını müteakip görevsizlik kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; deniz taşımasından kaynaklı alacak istemine ilişkidir. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde deniz alacaklarına ilişkin davaları görmekle görevli Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça 03/12/2024 tarihide sunulan istinaf dilekçesi ile \"yerel mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararına karşı herhangi bir itirazımız ve istinaf talebimiz bulunmamaktadır.\" sonuç ve istem bölümünde \"yerel mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararı esasen haklı ve yerinde olmakla birlikte davalının kim olduğu tespit edilmeden görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır' şeklinde istinaf edilmiştir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 138. Maddesi Gereğince: ''(1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. '' Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür(HGK'nın 11.04.2019 tarih, 2017/15-2141 esas ve 2019/442 karar). Davalının dava dilekçesinin hatalı tebliğ edildiği, davalının kim olduğunun belli olmadığı gibi istinaf sebepleri bu aşamada incelenecek hususlar olmayıp görevli mahkemede ileri sürülecek hususlardandır. Mahkemece verilen görevsizlik kararında bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"105579cd7650fb0f","SID":"e00015eb2e6b1699"}}