{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/770 <br>KARAR NO: 2025/1284<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/12/2021<br>NUMARASI: 2016/441 E., 2021/980 K.<br>DAVA: Menfi Tespit (Banka kredisinden ve kambiyo senedinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, ihtiyati haciz kararına dayanarak 27.05.2015 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, itirazın süresinde icra müdürlüğüne yapılması nedeniyle reddedildiğini, takibe dayanak yapılan 100.000,00 TL bedelli bononun müvekkillerince düzenlenmediğini, bononun sahte olduğunu, imza dışındaki tüm yazıların sahte olduğunu, sahte senet düzenlenmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, bonodaki imzaların müvekkillerine ait olabileceğini, ancak yazıların müvekkillerine ait olmadığını, bankanın kredi verirken kredi ve kefalet sözleşmeleri için bir çok evrak imzalattığını, senetteki imzaları da bu şekilde almış olabileceğini, takip nedeniyle müvekkillerinin araçlarının ve taşınmazının haczedildiğini, aynı alacak için  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ve dosyanın işlemden kaldırılmadan aynı alacak için ikinci kez takip yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle 82.853,93 TL borçlu olmadığının tespitine, haksız takibin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacıların kötü niyetli şekilde bonodaki imzayı kabul edip,  diğer hususları inkar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  senetteki imzanın davacılara ait olduğunun kabul edilmesinin borcun ikrarı niteliğinde olduğunu, imzası borçluya ait olan bonodaki yazıların sahteliğinin ileri sürülmesinin inandırıcı olmadığını,  davacılar hakkında genel haciz yolu ve kambiyo senetlerine özgü yolla başlatılan her iki takibin tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatıldığını, mükerrer takip iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tahsilde tekerrür olmamak üzere farklı takip usullerinde icra takibi yapılmasında bir sakınca bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle bilirkişi raporu tanzim ettirilmiş olup, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı bankanın davacı asıl borçlu ... arasında 18/03/2014 tarihli ... nolu genel kredi sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesine 98.100,00 TL tutarında müteselsiz kefil olarak davacı ... olarak imzası bulunduğu,takip tarihi itibarı ile yapılan hesaplama sonucunda davalı bankanın takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 76.872,09 TL alacaklı olduğu, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ...- ... rapor numaralı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu tarafından hazırlanan raporda 19.04.2013 tarih ve ... müşteri numaralı ticari kart sözleşmesi, 18.03.2014 tarih ... müşteri numaralı genel kredi sözleşmesi, 19.04.2013 tarihli kefaletname ve 18.03.2014 tarihli kefaletnamelerde yapılan inceleme neticesinde söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... ve ...'ın el ürünü olmadığı belirtilmiş ise de sınırlı inceleme yapılmış olup, parayı davacı ... almamış gözükmüyor. Ayrıca parayı almadım da demiyor. Zaten çok kısa sürede imzaladığı diğer sözleşmelerde imza bunlara ait çıkmıştır. TTK'nın 592 maddesi uyarınca açığa senet düzenlemesi mümkün olup, senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. Boş senedin verildiği kişinin önemi yoktur. Önemli olan senedin boş kısımlarının aradaki anlaşmaya uygun doldurulup doldurulmadığıdır. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2006/10950 E. 2007/3168 K. Sayılı kararı) Davacılar imza bizim, yazılar sahte ve çıkıntı var diyorlar. Senet icra takibi ekinde mevcut olup çıkıntı yoktur. Boş senet veren sonucuna katlanır. Anlaşmaya aykırı doldurulduğu yazılı delillerle de ispatlanamadığı...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında başlatılan takipteki alacak kalemlerinden; 32.385,68 TL ihtiyaç kredisinin 68,67 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, takibin bu kalem yönünden 32.307,01 TL üzerinden devamına, 31.109,23 TL taşıt kredisinden kaynaklı asıl alacağın 142,52 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, takibin bu kalem yönünden 30.966,71 TL olarak devamına, takip talebindeki kredi kartı alacağı olarak gösterilen 4.114,91 TL'nin 42,71 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, bu kalem yönünden takibin 4.072,20 TL olarak devamına,  takip talebindeki 478,77 TL olarak gösterilen ve 5.730,13 TL olarak gösterilen asıl alacak kalemleri yönünden taleplerin reddine, takip talebinde faiz alacağı olarak gösterilen 643,91 TL'nin 372,84 TL kısmından davacıların borçlu olmadığının tespitine, bu kalem yönünden takibin 271,07 TL üzerinden devamına, takip talebinde 4.223,52 TL olarak gösterilen gecikmiş gün faizi kaleminden davalıların 1.571,35 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, bu kalem yönünden takibin 2.652,17 TL üzerinden devamına, diğer masraflar ve BSMV yönünden davacıların taleplerinin reddine, takibin bu kalemler yönünden aynen devamına, davacıların İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yönelik davasının reddine, şartları oluşmayan kötü niyet dava tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kredi sözleşmesinde taraf olan ... ile davalı banka arasında hazırlanan sözleşme metinlerinde sonradan banka görevlilerince oynama yapıldığını, yapılan bilirkişi incelemesinde de yazıların davacılara ait olmadığının anlaşılacağını, davacının aynı kredi alacakları için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, aynı borç için bu kez de İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo takibi başlattığını, müvekkillerinin önceki takibe itiraz ettiğini ve bu takip derdestken aynı borç için bu kez ... Esas sayılı dosyada sahte olarak düzenlenen bono ile takip başlatıldığını, Takip konusu senet üzerinden Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede, yazıların davacıların eli ürünü olmadığının belirlendiğini, ...'ın senedin düzenleme tarihinde İstanbul - Samsun 05:50 gidiş, ve 18:30 dönüş olmak üzere uçakla seyahat ettiğini, bunun dahi senetlerin davalı tarafından doldurulduğunu gösterdiğini, müvekkilinin 100.000,00 TL tutarlı senet düzenleme iradesi bulunmadığı gibi, takibe konu senetin mevcudiyetinden dahi takip başlatıldıktan sonra haberdar olduklarını, müvekkillerinin banka ile senede konu bir ilişkiye girmelerinin mümkün olmadığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını takibe koyan bankanın bununla yetinmeyerek, sahte ve müvekkillerinin iradesi dışında düzenlenen bono ile aynı alacak için takip başlatıldığını, sahte senede dayalı olarak başlatılan takiple müvekkillerinin mal varlığının haczedildiğini ve ciddi zararlara neden olunduğunu, Davalı banka çalışanı T...'ın Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına verdiği beyanında, bankanın tüm borcu üzerinden senet alındığının belirtildiğini, senedin hile ile alınmadığı kabul edilse dahi, banka çalışanın beyanından, senedin kredi sözleşmesindeki rakam üzerinden alındığını ve senet imzalanmasını gerektirir bir neden bulunmadığının ikrar edildiğini, bu beyanın mahkemece değerlendirilmediğini, banka çalışanı ...ı'ın genel kredi borçları toplamı dahi 95.750,00 TL olarak belirtmesine rağmen, müvekkilinin 98.100,00 TL ile sorumlu tutulmasının dahi sözleşmenin usulsüz bir şekilde düzenlendiğini gösterdiğini, senedin bir ticari ilişki nedeniyle verildiği kabul edilse dahi, mahkemece bankanın kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müvekkiline kredi sözleşmesi haricinde ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, yetki verilmesine rağmen bilirkişinin banka kayıtlarını incelememesinin eksiklik olduğunu, ...'ın sadece 6.100,00 TL için kefil olmasına rağmen tüm kredi borçlarına kefil gösterilmesinin hatalı olduğunu, rakamlarla oynama yapılarak tüm alacaktan sorumlu tutulduğunu, bankanın 2015/7676 Esas ve ... Esasta iki kez aynı alacak için mükerrer takip yaptığını, ...ı'ın bu kredi dışında da bankada kullandığı bireysel kredileri bulunduğunu ve ödemelerini düzenle yaptığını, bu krediler nedeniyle alınan belgelerin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasında kullanılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, ...'ın evli olduğunu ve eşinin kefalet konusunda muvafakati bulunmadığını, dosyada muvafakat adı altında alınan imzalanan belgenin ...'ın eşi ...' a ait olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava konusu İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı bankaca genel kredi sözleşmesinden kaynaklı 32.385,68 TL ihtiyaç kredisinden kaynaklı asıl alacak, 31.109,23 TL taşıt kredisi asıl alacak, asıl alacak 487,77 TL ihtiyaç kredisi asıl alacak, 5.733,13 TL asıl alacak, 4.114,91 TL kart asıl alacak, 643,91 TL faiz alacağı, 4.223,52 TL geçmiş gün faizi, 348,83 TL diğer masraf, 32,20 TL BSMV'nin tahsili amacıyla taşının rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin davacı ... 'a tebliğ edilemediği ve bu davalının 24.04.2015 tarihinde borca itiraz ettiği, ...'a ödeme emrinin 20.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu davalının da 24.04.2015 tarihinde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır.  Dava konusu İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı bankaca 12.05.2015 ödeme, 11.06.2014 düzenleme tarihli 100.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak geçmiş gün faizi ve ihtiyati haciz masrafları dahil 82.853,93 TL alacağın tahsili için takip başlattığı görülmüştür. Bu takip talebinde yukarıda incelenen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatıldığı anlaşılmıştır.  Takibe dayanak olan kambiyo senedinin ... tarafından ... emrine düzenlendiği, ...'ın cirosuyla bankaya geçtiği anlaşılmıştır. Kambiyo senedinde veya ibraz edilen belgelerde bu bononun teminat bonosu olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Bankanın temel ve asli işinin kredi vermek ve karşılığında faiz tahsil etmek olduğundan bononun, kredi borcunun ifası kapsamında verildiği kabul edilmelidir. Mahkemece de bononun genel kredi sözleşmesi ile bağlantılı verildiği kabul edilmiştir.  Davacı vekilinin, dava dilekçesindeki açıklamalarından hangi takibe ilişkin menfi tespit talep edildiği tam olarak anlaşılmamaktadır. Ancak sonuç olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyasındaki miktar yazılı olduğundan, bu dosyaya yönelik menfi tespit talep edildiği anlaşılmaktadır. Cevaba cevap dilekçesinde de aynı dosyaya yönelik takibin iptali istenmiştir. Mahkemece bankacı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak davacıların kefaleti ile davacıların bankaya olan kredi borçları her bir kredi yönünden ayrı ayrı tespit edilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında ise dava konusu olup olmadığı tam olarak anlaşılamayan ... Esas sayılı dosyasının kısmen kabulüne, dava konusu olan ... sayılı dosyaya yönelik davanın reddine karar verilmiştir.  Oysa davacının esasında kambiyo takibine yönelik ... Esas sayılı dosyaya yönelik menfi tespit talep ettiği, bu dosyadaki talebin de aynı icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatıldığı anlaşılmıştır. Bonodaki imzanın borçluya ait olduğu sabit olduğu gibi senetteki lehtara atfen atılan cirodaki imzanın da lehtara ait olduğu anlaşılmaktadır. Bonodaki, imza dışındaki unsurların sonradan tamamlanması mümkündür. İmza dışındaki kayıtların borçlunun el yazısı ile olması zorunlu değildir. Bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası ancak yazılı bir delille ispatlanabilir. Bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklı bir alacağının bulunması halinde bu alacağın tahsili için birden fazla takip yolu ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takip  başlatılması mümkündür. Bu nedenle ilk derece mahkemesince öncelikle HMK'nın 31. maddesi kapsamında aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacının hangi takibe yönelik menfi tespit talep edildiğinin sorularak açıklanması, her iki takip dosyası yönünden ayrı ayrı menfi tespit talep edilmesi halinde gerekiyorsa eksik harcın tamamlanması ve buna göre dava konusu edilen takip dosyası veya dosyalarının belirlenerek takip talebindeki tahsilde tekerrür olmaması koşulu da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece belirtilen şekilde bir inceleme yapılmadan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı ilamsız takip yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, tahsilde tekerrür olmamak üzere aynı alacak yönünden başlatılan kambiyo takibi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda takip alacaklısı kambiyo takibine devam ederek, mahkemece belirlenen banka alacağından daha fazla alacağı tahsil edebilir. Tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatılan takiplerde biri yönünden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilip, diğerinin reddine karar verilmesi halinde, borçlunun reddedilen dosyadaki borcun tamamından sorumlu tutulabileceği dikkate alınarak ortada infazı kabil bir karar bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu nedenle yukarıda belirtilen açıklamalara göre talebin açıklatılarak davacıların talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taleple ilgisi olmayacak şekilde karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 11.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b597ec3e4d20e926","SID":"2eeab9ec58178a01"}}