{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/316 <br>KARAR NO: 2025/1025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/12/2024<br>NUMARASI: 2024/407 Esas -  2024/765 Karar<br>DAVA: Bankanın taraf olduğu sözleşmeden kaynaklanan dava \t(Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı banka vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilleri murisi ve ... Bankası Balmumcu Şubesinin müşterisi ... 25.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, Muris ...’nın bekar ve çocuksuz vefat ettiği 25.05.2015 tarihinde hayatta olan kardeşi ...'nın ise 07.08.2015 tarihinde çocuksuz olarak vefat ettiğini, ...’nın vefat ettiği 07.08.2015 tarihinde hayatta olan eşi ... da 19.10.2015 tarihinde çocuksuz olarak vefat ettiğini, ...’nın da 19.10.2015 tarihinde vefatı ile müvekkilleri, muris ...’nın ve kardeşi ...'nın mirasçısı haline geldiklerini, ... ve ...'nın vefat etmelerinden önce davalı ...’nın babası olan ve aynı zamanda davacıların murislerinin de avukatı olan ... murislerin Beşiktaş ... Noterliğinden verdikleri ... nolu vekaletname ile (Ek-3) Beşiktaş ...Noterliğinden 22.06.2015 tarih ve ... yevmiye no ile muris ... adına muris ...'nın veraset ilamını aldığını  ve bu veraset ilamında mirasın tamamının muris ...'ya ait olduğunun belirtildiğinin görüldüğünü, müvekkilleri tarafından ...’a İstanbul 7. Tüketici Mahkemesinin 2019/48 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve dava sonunda “...’ın zimmetinde kalan parayı murisin mirasçılarına vermediği” gerekçesiyle müvekkilleri ...’tan alacaklı olduğuna karar verildiğini, bu karar İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine koyulduğunu beyanla  belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, alacağın davalı ... Bankası A.Ş.’den davalı bankanın ilk olumsuz cevap verdiği 02.03.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine, 10 TL alacağın davalı ...’tan haksız edindiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; Miktarı belirli alacak taleplerinde belirsiz alacak davası ikame edilemediği,ni, davanın ‘Hukuki Yarar’ yokluğundan reddini talep etikleri görev itirazı olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddini talep ediklerini, davalı müvekkilin ikametgahı Muğla ili, Bodrum ilçesi olup, yetkili mahkeme Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazı nedeniyle reddini talep ettiklerini, mirastan kaynaklı davalarda tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekmekte olduğunu, taraf teşkilinin sağlanmadığını,  taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceğini, talep vekalet sözleşmesinden doğan alacak ise mirası reddeden davalı aleyhine açılan davanın reddi gerekmekte olduğunu, talep sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak ise zamanaşımının geçmiş olduğunu , davalının sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ve davaya konu olayda davalı açısından illiyet bağı kurulamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı  ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar, husumetini müvekkil Banka'ya yöneltemeyeceğini, önemle belirtmek gerekir ki dava konusu 1.007,510,55 TL'nin gerekli olan tüm belgelerin kontrolü ve müvekkil Banka'ya ibrazı neticesinde gerçekleşen ...'nın hesabından, yetkili vekil ...'ın hesabına havalesi işlemi, 08.07.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, anlaşılan o ki anılan tarihten işbu tarihe kadar müvekkil Banka'ya karşı hiçbir dava yöneltmeyen davacıların, ...'ın kızı diğer davalı ...'ın, babasının mirasını reddettikten sonra müvekkili Banka'ya karşı huzurdaki haksız davayı ikame etmeye karar verdiğini, davacıların mirasçıları oldukları ...'nın 25.05.2015 tarihinde, ...'nın ise 27.08.2015 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu havale işleminin 08.07.2015 tarihinde, ... vefat ettikten sonra ... hayatta iken gerçekleştiğini , davacıların ise havale işleminden sonra 19.10.2015 tarihinden sonra mirasçı sıfatını kazandıklarını, müvekkili bankanın kendisine yüklenen yükümlülüklerin tümüne uygun hareket ettiğini, davacının, dava dilekçesinde yer verilen Yargıtay kararının somut uyuşmazlığın çözümünde emsal nitelikte olması söz konusu dahi  olmadığını, bu nedenle dava dilekçesinde yer verilen Yargıtay kararına itibar edilmemesini talep ettiğini , davacıların  dava dilekçesi ile dava konusu ettikleri tutarın 02.03.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmekte olduğunu, somut olayda müvekkili Banka'nın herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığından herhangi bir faize katlanmasının da söz konusu olmadığını, bu itibarla, davacının faiz türüne ve başlangıç tarihine ilişkin söz konusu taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla  davacıların haksız ve mesnetsiz davasının tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçer. (Aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar) Yetkinin kesin olmadığı durumlarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayrıca birden fazla yetkili mahkemenin bulunması durumunda davalının yetkili gördüğü mahkemeyi açıkça belirtmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 T., 2017/4844 ve 772 sayılı ilamında da yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazında bulunan tarafın yetkili gördüğü açıkça belirtilmesi gerekeceği belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK 'nun 19/2. ve 19/4. maddelerinde yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının ileri sürülebilmesi şartlarını düzenlemektedir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davalı müvekkilin ikametgahı Muğla ili, Bodrum ilçesi olup, yetkili mahkeme Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu görülmekle  mahkememizin yetkisizliğine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İşbu davanın ... Bankası A.Ş. ve ... aleyhine İstanbul Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davalı ... Bankası herhangi bir yetki itirazı yapmamış, davalı ... ise Bodrum’da ikamet ettiğini ve Bodrum Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ettiğini, karar veren mahkemece yetki itirazı kabul edilerek, “mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine ve dava dosyasının Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, davalı ... Bankası Genel Müdürlüğünün adresinin ... mah. ... sk. ... Kuleleri, ..., Levent Beşiktaş/İstanbul olduğunu, dava konusu işlemi yapan ... Bankası Balmumcu Şubesinin adresi ise ... mah. ... Bulvarı, ... Karşısı, No:... Beşiktaş/İstanbul olduğunu, davalı ... Bankasının hem genel müdürlük hem de şube adresi yönünden yetkili yerin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı sayısı birden fazla ise davacı davasını davalılardan herhangi birinin yerleşim yerinde açabileceğini, davalı ... Bankasının yerleşim adresi yönünden davanın İstanbul (merkez) Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasında hukuka aykırılık ve mahkemenin yetkisizlik kararı vermesinde ise isabet bulunmadığını, diğer yandan davalı yetki itirazında bulunuyor ise yetkili mahkemeyi göstermesi gerektiğini, davalı ... yetki itirazında yetkili mahkemeyi Bordum Mahkemesi olarak göstermiş ise de mahkemece dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, Muğla ve Bodrum adliyelerinin yetki çevresi farklı olduğundan, verilen kararın isabetli olmadığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan, 10.12.2024 tarihli ve 2024/407 E., 2024/765 K. sayılı yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya bakmakla yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, Mahkeme tarafından verilen yetkisizlik kararının usul hükümlerine aykırı olduğunu, huzurdaki davada davalı olarak yer alan müvekkili Banka'nın yerleşim yerinin Beşiktaş/İstanbul olduğunu, Beşiktaş ilçesinin, İstanbul Mahkemelerinin yetki alanı içerisinde olduğunu, bu kapsamda, Mahkeme tarafından verilen yetkisizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davada 2 davalı bulunduğunu, bunlardan birinin müvekkili Banka diğeri ... olduğunu, taraflarınca dosyaya sunulmuş olan bir yetki itirazı bulunmadığını, diğer davalı tarafından, yerleşim yerinin Bodrum olduğu, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığı beyan ile dosyanın yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bodrum Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesinin talep edildiğini, Mahkeme tarafından da diğer davalının yetki itirazının kabulüne, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ve dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine hatalı olarak karar verildiğini, müvekkili Banka'nın yerleşim yerinin Beşiktaş/İstanbul ve huzurdaki davaya bakmaya İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yeri Mahkemesinde açılabileceğini, Mahkemenin yetkisizlik kararının kaldırılmasına ve yargılama yapmak üzere dosyanın İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin diğer taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, vekaletname ibrazı üzerine murise ait hesaptan  yapılan havale ve para çekme işlemleri nedeniyle oluşan maddi  zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı banka vekili tarafından istinaf yasa yoluna  başvurulmuştur.Somut olayda davacı tarafça, davalı ...’nın babası olan ve aynı zamanda davacıların murislerinin avukatı olan ...'ın kendisine verilen vekaletname ile muris ...'nın veraset ilamını alarak, ...'nın davalı banka nezdindeki hesabından  kendi hesabına 08.07.2015 tarihinde  1.007.510,55 TL havale ettiği, ...’ın davalı bankadan çektiği paranın bir kısmını davalı kızı ...’ya verdiği ve davalının bu suretle parayı uhdesine geçirdiği, genel vekaletname ile bankadaki paranın ...’ın kendi hesabına aktarılması nedeniyle havaleyi yapan davalı banka şubesi görevlilerinin de zarara sebebiyet verdikleri iddia edilerek maddi zararın tazmini istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemelerin yetkisi HMK'nın 5. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK'nın 6.maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olup, somut uyuşmazlıkta mahkemece re'sen uygulanması gereken bir kesin yetki kuralı bulunmamaktadır.Yetki itirazının ileri sürülmesi HMK.'nın 19.maddesinde HMK.'nın 19. maddesinde;  “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2)Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre  davalının geçerli bir yetki itirazının bulunduğunun kabulü için süresinde verilmiş bir cevap dilekçesi olması ve yetki itirazında bulunan dilekçesinde, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerekmektedir.HMK'nın 7. maddesine göre (1) davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.Yetkinin HMK'nın 7/1. Maddesine göre tayin edilebilmesi için davalılar arasında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmasına gerek yoktur.  (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 2015/6761 Esas, 2015/6539 Karar sayılı kararı , Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2017 tarih ve 2014/2163 Esas,2017/555 Karar sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme bulunmamaktadır. Davalı ...'ın yerleşim yeri Bodrum/Muğla olmakla birlikte davalı bankanın yerleşim yeri Beşiktaş/İstanbul'dur. HMK'nın 7/2 maddesinde belirtildiği şekliyle davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığına ilişkin herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı bankanın HMK'nın 7/1 maddesi uyarınca yerleşim yeri mahkemesinde dava açılmasında usule aykırılık olmayıp, davalı banka yönünden yetkili olan mahkemenin, diğer davalı yönünden de yetkili olduğunun kabulü gerekirken mahkemece davalı ...'ın yetki itirazı kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda,  davacılar ve davalı banka vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar  ve davalı ... Bankası A.Ş  vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Taraflarca  yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf5da756437cf193","SID":"a7bdadda147d9663"}}