{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/358 Esas<br>KARAR NO:2025/538<br><br>ASIL DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>ASIL DAVA TARİHİ:07/06/2024<br><br>BİRLEŞEN DAVA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... KARAR SAYILI DOSYA<br>BİRLEŞEN DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>BİRLEŞEN DAVA  TARİHİ:01/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket pay sahipleri olan ... arasındaki  hisse devri şirketin ve azınlık hisedarların menfaatine açıkça aykırı olduğunu, yalnız keyfi karar almak amacıyla ve kötüniyetle gerçekleştirildiğini, iki kişi de danışıklı olarak farklı şirketlerde hisse devriyle birbirlerini hakim ortak haline getirmiş şirketleri tek elden yönetmek istemiş olduklarını, davalı şirket Yönetim Kurulunun söz konusu kararı ile tesis edilen söz konusu işlemle TTK m.357'de düzenlenen \"Pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulurlar.\" eşit işlem ilkesini ihlal etmiş olduklarını, eşit işlem ilkesinin ihlalinin yaptırımı ise TTK m.391'de \"batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir.\" olarak düzenlendiğini, eşit işlem ilkesine ve dürüstlük kuralına da aykırı olduğundan batıl olduğunu ve batıllığına karar verilmesi gerektiğini, açıkça kötü niyetli olarak azınlık ortakların ve şirket menfaatine aykırı hareket edilmekte olduğunu, şirketin menfaatlerinin korunması ve kötü niyetli hisse devri ile hakim ortak ve tek kişilik %51 hisseye sahip yönetim kurulu oluşturma gücüne erişildiğinin görülmekte olduğunu, şirket içi ciddi bir ihtilaf oluştuğu ve tek taraflı olarak hakkın kötüye kullanıldığı sabit olduğunu şirket mal varlıklarının korunması için öncelikle davalı şirkete ait taşınmazların devri ve taşınmazların üzerindeki ayni ve şahsi hakların devrinin önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir  kararı verilmesini talep etmişlerdir, pay sahiplerine toplantı günü ve gündem usulüne uygun şekilde bildirilmemiş olması nedeniyle yapılan genel kurul kararlarının iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi maddesinin usulüne uygun olmadığını bu nedenle iptali gerektiğini, finansal tabloların ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olarak hazırlanmamış olduğunu TK. m. 445 hükmünde öngörülen, “kanun hükümlerine aykırılık” gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiğini, faaliyet raporunun şeffaf şekilde yapılmadığını ve bilanço kar hesaplamaları kapsamında yönetim kurulunun ibrası maddesinin iptali gerektiğini, yönetim kurulu çoğunluk ortaklar iradesinde hukuka ve ahlaka aykırı hareket ettiğini yönetim kurulu üyelerine ve görev sürelerine itiraz ettiklerini, yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücret ve huzur hakkı fahiş olup aynı zamanda dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve azınlık hakların kar payı zararına olduğunu ve iptali gerektiğini, gerçek kar payının belirlenerek müvekkil hisselerinin tekrar doğru şekilde hesaplanması gerektiğini, genel kurul kararları uygulanmasının bir tarafın aleyhine önemli ölçüde bozulması halinde kararın yürütmesinin geri bırakılması gerektiğini. davaya konu kararların hukuka aykırı olduklarının açıkça sabit olması nedeni ile iptalleri gerekmekle birlikte, kararların yürütmesinin durdurulmaması halinde müvekkili açısından, davalı şirket ve üçüncü kişiler yönünden telafisi güç ve imkansız zararlar doğacağını, teminatsız veya teminatlı olarak genel kurul kararının geri bırakılmasına karar verilmesinin gerektiğini, görüldüğü üzere alınan genel kurul maddeleri kapsamında müvekkilinin zarar göreceği sabit olduğundan genel kurul maddelerinin uygulanması açısından icranın geri bırakılması kararı verilmesinin gerektiğini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, şirket yönetiminin hukuka uygun şekilde yerine getirilmemesi ve genel kurulda alınan kararların ileride telafisi imkansız durumlar ortaya çıkaracak olması nedeniyle davalı şirkete ait taşınır, taşınmaz malların devri, satılması ve taşınır, taşınmaz mallar üzerindeki ayni ve şahsi hakların devrinin önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, avalı Şirket'in 02.04.2024 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında hukuka aykırı olarak hazırlanan hazirun cetvelinin iptalini, ortaklık haklarını ihlal eden nolu kararlarının ttk  1-2-3-4-5-6-7 hükümleri ve dava dilekçemizde belirtilen hukuki nedenler  gereğince iptal edilmesini, alınan Tüm Kararlar Hukuka Ve Eşitlik İlkesine Aykırı Olması Nedeniyle ilgili 02.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar  hususunda ivedi olarak yürütülmenin durdurulması kararı verilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, genel kurulda alınan kararların ileride telafisi imkansız durumlar ortaya çıkaracak olması nedeniyle davalı şirkete ait taşınır, taşınmaz malların devri, satılması ve taşınır, taşınmaz mallar üzerindeki ayni ve şahsi hakların devrinin önlenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>ASIL DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... A.Ş.’nde 2023 yılında bazı hissedarları arasında yapılan  hisse devirleri  TTK hükümlerine uygun olarak, Yönetim Kurulunca da kabul edilmiş ve Ortaklar Pay Defterine işlenmiş olduğunu, yapılan işlem sonucunda davacının hisse adetlerinde artış ve azalış olmadığını, şirket tüzel kişiliği içerisinde yapılan işlemlerin tamamı hukuk kurallarının çizdiği sınır ve çerçevede yapılan tamamen hukuka uygun işlemler olduğunu, dava dilekçesinde ortaya konulan iddiaların hiç bir somut dayanağının olmadığını, davacı tarafın şahsi kanaat ve değerlendirmelerinden ibaret olan hususun şirket tüzel kişiliğine sirayet etmesinin istenilmesinin açık bir hukuka aykırı talep olduğunu, müvekkili şirket ve şirketi hukuk nazarında temsil eden kişiler açısından yapılacak değerlendirmede öne çıkan temel husus, şirket menfaatlerinin gerek hukuk nazarında gerekse işleyişine ve idaresine engel olacak şekilde ortaya konulmak istenen menfi tavır ve davranışlara mani olmak olduğunu, iş bu davada bunun en somut göstergelerinden biri olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet kapsamı incelendiğinde kar-zarar dengesi gözetildiğinde ve bilhassa tüzel kişiliğinin varlığının,  gerek özel hukuk alanında gerekse kamu hukuku (vergi borcu-idari) alanında sorun oluşturacak herhangi bir işlemin bu aşamada meydana getirilmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde gayet açık bir şekilde iyi yönetildiğinin anlaşıldığını, dolasıyla dava dilekçesinde iddia olunanın aksine şirket yönetiminin gayet basiretli ve tedbirli hareket ettiğini, davacı tarafça ortaya konulan şahsi ve subjektif iddiaların somut veri ve bilgilere dayanmaması karşısında taleplerinin de hukuka uygun olmadığını, yapılan hisse devri ile hiçbir hissedarın hak ve menfaatlerinin ihlal edilmediğini, yapılan hisse devri işlemleri yasa koyucunun iradesine ve şirket ana sözleşmesine ve ilgili mevzuata tam uygunluk taşıdığını, davacı tarafın ortaya koyduğu beyan ve ithamlarım hak arama özgürlüğünden ziyade şirketi idare eden iradeye yönelik hasmane ve zarar verme kastına yönelik bir yaklaşım olduğunu, şirket faaliyetlerinde en ufak bir aksama olmadığını, şirketin idare organları faal ve şirket kazanç elde eden ve hiç bir mali ve vergisel borcu olmayan örnek bir şirket durumunda olduğunu, beyan ederek davanın reddini savunmuştur. <br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin müteveffa babası tarafından kurulmuş olan ... Endüstriel Metallurji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin yapısı gereği aile şirketi niteliğinde olduğunu, aile fertlerinden oluşan ortaklık yapısı 02/04/2024 tarihinde yapılan 2023 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısı hazirun listesine göre, müvekkilinin annesi ... ... 128.428,14 TL toplam itibari değerde 128.428 adet toplam pay, müvekkilinin ablası Hande ... 10,00 TL toplam itibari değerde 10 adet toplam pay, müvekkilinin 63.561,86 TL toplam itibari değerde 63.561 adet toplam pay, müvekkilinin kuzeni ... 42.240,00 TL toplam itibari değerde 42.240 adet toplam pay, müvekkilinin kuzeni ... 21.760,00 TL toplam itibari değerde 21.760 adet toplam pay, şeklinde olduğunu, müvekkili 6102 sayılı TTK azlık başlıklı 411. Maddesine göre azlık pay sahibi konumunda olduğunu, müvekkilinin ... ...' in vefatından sonra davalı şirkette ve diğer aile şirketinde, diğer pay  sahiplerinin  başta kanun olmak üzeri şirket esas sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına aykırı eylemlerine maruz bırakılmış, aile üyeleri tarafından dışlandığını ve pay sahibi bulunduğu şirketlere ait bilgi ve belge erişimi hukuka aykırı yöntemlerle kısıtlandınığı, bu nedenlerle müvekkilinin diğer pay sahipleri tarafından maddi ve manevi anlamda zarara uğratıldığını, 02/04/2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurulunda da müvekkilinin azlık haklarının ihlal edilerek şirketin zararına sebebiyet verecek kararlar alındığını, 02/04/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısı öncesinde müvekkili tarafından davalı şirkete finansal bilgi talepli ... Noterliği 21/03/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı şirket tarafından hiçbir bilgi ve belge paylaşımı yapılmadığını, müvekkilinin genel kurul gündemine ve alınan karalara karşı muhalefet şerhlerini sunduğunu, genel kurul usulüne uygun toplanmadığını, pay sahiplerine toplantı hakkında Yönetmelikte belirtilen usulde bir çağrı yapılmadığını, genel kurul toplantısında 2023 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu içeriğinin de kabulünün mümkün olmadığını, iptali istenen genel kurul kararlarının hangi sebeplerle yok hükmünde olduğu ve yine hangi nedenlerle usule, yasaya , şirket esas sözleşmesine iyi niyete aykırılık teşkil ettiğinin açıklandığını, kararlar hali hazırda yürürlükte olduğundan, başta şirket olmak üzere müvekkili ve diğer bir kısım pay sahiplerinin menfaatleri büyük bir tehlike içerisinde olduğunu, somut zararların doğabilecek olması nedeniyle öncelikle genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesin talep ettiklerini, şirketin kararlılıkta  yıllardır azalışı söz konusu olduğunu, gerek pay satışı gerekse de yasa ile öngörülen diğer konularda şirket ve pay sahiplerinin menfaatlerinin yıkıma uğratılmaması, geri dönüşü olmayacak zararlara sebebiyet verilmemesi adına yönetim kayyımı talep etmek gerektiğini, başta bir malvarlığı devrinin yapılmaması yönünde tedbir kararı tesisini ve şirkete yönetim kayyımı atanması talep ettiklerini beyanla, davalı şirketin 02/04/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu kararların ihtiyati tedbir kararı verilmek sureti ile hükmün kesinleşmesine kadar teminatsız olarak icrasının yürütülmesinin geri bırakılmasına, haklı davanın kabulü ile, kararların öncelikle yok hükmünde olduğunun ve yine butlanın/batıl olduğunun tespitine, toplantının iptaline, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise denetimi kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen tüm belgelerin yasanın emredici hükmü kapsamında yapılan genel kuruldan en az 15 gün önce şirket genel merkezinde hazır edildiğini, ancak davacı tarafın bu usulün dışına çıkarak işlem tesis etmek istediğini, şirketin merkezine gelmesi ya da inceleme istemesi söz konusu olmadığını, bunun dışında da müvekkili şirketin bir yükümlülüğü olmadığını, TTK m.437 kapsamında sunulması gereken tüm belgelerin hissedarlara teslim edildiğini,  söz konusu ihmalin  bizzat davacıdan kaynaklandığını, yapılan genel kurul öncesi her imkanı mevcut iken somut ve net talebi olmaksızın bu hususu yapılan oylamada muhalefet şerhi mahiyetinde ileri sürmesi ve bu aşamada dava sebebi göstermesi iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına uygun olmayacak nitelikte olduğunu, yapılan hisse devri ile ilgili olarak hangi hakların zedelendiği ve hangi menfaatlerinin ihlal edildiğinin somut beyan ve anlatımlarla ortaya konulmadığını, hissedarlar arasında yapılan ve hukuka uygun olan işlemlerin davacı taraf beyanları ile hukuka aykırı hale gelmeyeceğinin somut bir gerçek olduğunu , 555 sıra numaralı Vergi Usul Kanunun Genel Tebliği gereğince;  213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33 üncü maddesine göre şirket bilançoları enflasyon düzeltme işlemine tabi tutulduğunu, 540 Yasal Yedekler Hesabı 467.705,53 TL iken  31.12.2023 tarihinde 7.737.025,12 TL enflasyon farkı ilave edilerek düzelmesi sonucunda 8.204.730,71 TL’sına ulaştığını, bu durumun yasal zaruret kapsamında olduğunu, Genel Kurul çağrısının Hazirun hali ve hissedarların incelemesine sunulan bilgi ve belgeler ile diğer konuların tamamen yasal olup, genel kurulun yetkisindeki hususlar olduğunu, bu konularda herhangi bir aykırılık olmadığının yargılamada görüleceğini, şirket mali kayıtlarına ilişkin tüm belgelerin yasal sürenin öncesinde dahi tüm hissedarların incelemesine sunulduğunu, talep eden tüm hissedarlara verilmesi lazım gelen tüm mali ve idari belgelerin ibraz edildiğini, Genel kurul kararı ile alınan huzur hakkı ödenmesine dair kararın son derece meşru ve temeli hak olan bir kavram olduğunu, şirket faaliyetine yönelik olarak ciddi ve önemli mesai ve emek harcanması karşısında davacının bu yönde alınan karara karşı haksız ve hukuka aykırı olarak bulunduğunun tüm beyanlara açıkça itiraz ettiklerini, alınan karar ile ödenmesine hükmedilen bedelin son derece makul ve emsallerinin de çokça altında olduğunu, davacı tarafın ortaya koyduğu beyan ve ithamlarım hak arama özgürlüğünden ziyade şirketi idare eden iradeye yönelik hasmane ve zarar verme kastına yönelik bir yaklaşım olduğunu, şirket faaliyetlerinde en ufak bir aksama yoktur, şirketin idare organları faal ve şirket kazanç elde eden ve hiç bir mali ve vergisel borcu olmayan örnek bir şirket durumunda olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. <br>Mahkememizde açılan asıl dava, davalı şirketin 02.04.2024 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında hukuka aykırı olarak hazırlanan hazirun cetvelinin iptali, ortaklık haklarını ihlal eden 1-2-3-4-5-6-7 nolu kararlarının ttk hükümleri gereğince iptal edilmesi istemine ilişkindir. <br>Mahkememiz dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında dava; ... ... A.Ş.’nin 02/04/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı ve bu toplantıda alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 No’lu kararların öncelikle yoklukla malul olduğunun tespiti ile yine butlanının/batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Mahkememiz dosyası taraf beyan ve iddiaları, dosya kapsamına sunulan deliller, celp edilen kayıtlar ve Genel Kurul toplantısına ilişkin belgelerin incelenmesi bakımından , davalı şirketin 02/04/2024 tarihli Genel kurulunun hazırlık işlemlerinin özellikle hazirun cetvelinin ana sözleşme ve yasal düzenlemelere uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısına uygun olarak genel kurulun toplanarak karar alıp almadığının tespiti, genel kurul kararlarının ana sözleşme yasa ve iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonuç olarak asıl ve birleşen davalarda davacıların iptal talep etme hakkının bulunup bulunmadigi varsa iptali gereken kararların tespiti bakımından inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye gönderilmiş olup, <br>Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan raporda özetle; <br>\"- Sayın Yüksek Mahkemenin 05.11.2024 tarihli Ara Kararının 7. Maddesinde “..., HMK'nun 218 ve 278/4 maddeleri gereğince taraf kayıtlarının bulunduğu yerde incelenmesi için ..., yerinde inceleme yetkisi verilmesine,” çerçevesinde Sayın Davacı vekillerinin nezaretinde Davalı, ... End yi ve Ticaret A.Ş.'nin işyerinde ibraz edilen 2023 yılına ilişkin Ticari Defterlerin HMK” 'nın madde 216, 217, 219, 220 ile 222 / 1-4 ve 6102 sayılı T.T.K.'nun 64 maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre Beratlarının zamanında alındığı ile 68, 78, 79, 80, 81 ve 86, maddeleri çerçevesinde E-Yevmiye ile E-Defteri Kebir kayıtları incelenmiş, birbirini doğruladığı görülmüş ve üzerinde inceleme yapılan (Mizan, Muavin Dökümleri, 2023 Yılı Kurumlar Beyannamesi, Bilanço, gelir Tablosu v.s.) belgelerden dava dosyasına sunulmak üzere dökümler alınmıştır.<br>- Dava dosyası içerisinde ve yerinde inceleme esnasında tarafıma sunulan (Genel Mizan, karşılaştırmalı Bilanço ve Gelir Tablosu v.s.) belgelerden 2023 Yılına ait Kurumlar Beyannamesinin ekleri içerisinde yer alan karşılaştırmalı Bilanço ve Gelir Tablosuna (dip notlarıyla birlikte) ait dökümler 2022 ile 2023 yıllarını içermekte olup ilgili yıllara ait veriler (gelir, gider) karşılaştırılarak, mukayese edilebilinir durumdadır.<br>- Bu kapsamda özellikle, Faaliyet (Taşınmaz İşyeri Kiralama) konusuyla ilgili Ana Gider Hesaplarından Genel Yönetim Giderlerinin 2022 Yılında yapılmış olan harcama kalemlerinin (icmal) 2023 Yılında yapılmış olan harcama kalemleriyle mukayese edildiğinde toplamda genel olarak 2023 Yılında Genel Yönetim Giderlerinin % 119,40 oranında artığı ancak aynı yıl içerisinde 160.000,00.-TL'lik Muhasebe programı satın alınması göz önüne alındığında bu oran 72,08 düşmekte ve 02.04.2024 tarihindeki 2023 yılı Genel Kurul Toplantı Tutanağındaki (Faaliyet Raporu dahil) açıklamalara bakıldığında Genel Yönetim Giderleriyle ilgili harcamaların (Avukatlık anlaşması dahil) Enflasyon ve Ülkenin Ekonomik koşulları çerçevesinde değerlendirildiğinde makul düzeyde olduğu görülmektedir. Genel Kurul kararıyla belirlenen yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin şirketin mali durum (gelir, gider) ile karlılığına bakıldığında makul düzeyde olduğu görülmektedir.<br>- İptal davası açma süresi bakımından, gerek ana dava, gerek birleşen davanın TTK m. 445'de düzenlenen üç aylık hak düşümü inde açıldığı tespit edilmiştir.<br>- İptal davası açabilecek kişiler bakımından, 02 .04.2024 tarihli Genel Kurul Toplantısında 1,2, 3, 4, 5, 6 ve 8 no.lu gündem maddeleri ile ilgili alınan kararlara davacıların muhalif oy kullandıkları ve muhalefetlerini toplantı tutanağına kaydettirdikleri görülmüştür. 7 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak ise, her ne kadar kararın oybirliği ile alındığı kaydı Tutanağa yazılmış olsa da, kararın altında yer alan muhalefet şerhlerinden davacıların karara muhalif kaldıkları anlaşılmaktadır. Bu sebeple 02.04.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı gündem maddeleri ile ilgili olarak alınan kararlara karşı davacıların iptal davası açılabilecekleri neticesine ulaşılmıştır.<br>Genel kurul toplantı davetinin kanuna uygun yapıldığı tespit edilmiştir.<br>Hazirun cetveline yönelik itirazlar bakımından, pay devrinin geçersizliğine veya pay devrinin pay defterine kaydedilmesine ilişkin Yönetim Kurulu Kararının geçersiz  hükmedilmediği sürece, hazirun cetvelinin pay defterindeki mevcut kayıtlara göre hazırlanması gerektiği, bu açıdan dava konusu olayda bir Kanuna aykırılık bulunmadığı neticesine ulaşılmıştır.<br>Genel kurul toplantısı öncesi ve toplantı sırasında bilgi alma inceleme hakkı bakımından, TTK m. 447/1-b'de düzenlenen *Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran” bir genel kurul kararının dava konusu genel kurul toplantısında söz konusu olmadığı neticesine ulaşılmıştır.<br>Dava konusu genel kurul toplantısında tüm pay sahiplerinin hazır bulunması sebebiyle toplantı nisabının mevcut olduğu, alınmış olan kararlar bakımından ise karar nisabı olan oyçokluğunun sağlandığı, 4 numaralı gündem maddesi olan ibra ile ilgili olarak, oydan yoksunluk halleri sebebiyle, herhangi bir karar alınamadığı tespit edilmiştir.<br>Alınan her bir genel kurul kararının geçersizlik sebepleri bakımından değerlendirilmesi neticesinde;<br>- Gündemin 1. maddesinde Toplantı Başkanlığının oluşturulduğu, toplantı başkanlığında görev alan kişilerin bu görevi üstlenmelerini engelleyen bir hususun varlığının iddia edilmediği görülmüş, alınan karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir.<br>- Gündemin 2 nolu maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu faaliyet raporu görüşülmüş ve kabul edilmiş, alınan karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir.<br>- Gündemin 3 nolu maddesi ile ilgili olarak 2023 yılına ait bilanço ve kâr/zarar hesapları kabul edilmiş, alınan karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir.<br>- 4 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üyesinin ibrası oylamaya  sunulmuş, yeterli çoğunluk  sağlanamadığından ibra kararı alınamamıştır. Alınmış bir ibra kararının bulunmaması karşısında, davacıların gündemin 4. maddesi ile ilgili olarak iptal davası açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı hususunda takdir muhterem Mahkemenindir.<br>- 5 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üyesine her ay bir asgari brüt ücret tutarında net ücret ödenmesine ve her artış yapıldığında tutarın güncellenmesine karar verilmiş, belirlenen ücretin şirketin mali durumu (gelir, gider) ile karlılığına bakıldığında makul düzeyde olduğu, emsallerine aykırı olmadığı neticesine ulaşılmıştır.<br>- 6 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üye seçimine karar verilmiş, bu karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir.<br>-7 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak 2023 yılı net dönem karının tamamının dağıtılmasına karar verilmiş, alınan karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir.<br>-8 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu üyesine TTK. 395 ve 396 maddelerinde yazılı hususları ifa edebilmeleri için yetki verilmesine karar verilmiş, bu karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir.\" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda:<br>Mahkememizde davacı Murat  Yalçıntaş'ın davalı şirketin 02/04/2024 tarihinde alınan genel kurulundaki 1-2-3-4-5-6-7 nolu kararların kanun , ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına  aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararlarının iptaline ve alınan kararların ileride telafisiz imkansız zararlar doğuracağı iddiası ile yürütmenin TTK 449 maddesi gereğince durdurulması ve davalı şirkete ait taşınmazların devri ve 3.şahıslara ayni ve şahsi hakların devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talep edilmiştir. <br>Birleşen davada davacı ... tarafından yine aynı genel kurulda alınan genel kurul kararlarının 1-8 arasındaki tüm kararların iptali talepli dava açıldığı davaların aynı genel kurula ait olması nedeniyle 6102 sayılı TTK nın 448/1-son cümle gereğince birleştirilerek yargılamaya  devam edilmiştir. <br>Dava konusu uyuşmazlıklarla ilgili olarak TTK da ;<br>Türk Ticaret Kanunu 445 maddesinde ; \" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" hükmü ile genel kurul kararlarının iptal sebeplerinin düzenlendiği,  446.maddesinde; \" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\" şeklinde iptal davası açabilecek kişilerin düzenlendiği, 447. Maddesi ile; \"  (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır. \" şeklinde düzenlemeler mevcuttur.<br>Mahkememiz tarafından toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede ,davalı şirketin 02.04.2024 tarihli dava konusu genel kurul toplantı gündemi ve alınan kararların değerlendirilmesinde;<br>Alınan kararların 1 numaralı gündem maddesi ile ilgili karara davacılar ... ve ... olumsuz oy kullandıkları, 2, 3, 5, 6 ve 8 numaralı gündem maddesi ile ilgili kararlara davacılar ... ve ...'in yanısıra ... da olumsuz oy kullandıkları,  4 numaralı gündem maddesi (ibra) ile ilgili olarak karar  alınamadığı,  7 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak alınan kararda (kar payı dağıtımı) her ne kadar kararın oybirliği ile alındığı kaydı Tutanağa yazılmış olsa da, kararın altında yer alan muhalefet şerhlerinden ortaklardan davacılar ... ve ... ile dava dışı ...'ın karara muhalif kaldıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. <br>Kararlara muhalif kalan ... (42.240,00 TL itibari değerde pay için), ... (63.561,86 TL itibari değerde pay için), ... (21.760,00 TL itibari değerde pay için) olumsuz oy kullanmış olup, toplam 127.561,86 TL itibari değerde pay için olumsuz oy kullanıldığı,  Olumlu oy kullanan pay sahiplerinin ise toplam (10 + 128.428,14 =) 128.438,14 TL itibari değerde pay için olumlu oy kullandıkları, bu durum karşısında, dava konusu genel kurul toplantısında tüm pay sahiplerinin hazır bulunması sebebiyle toplantı nisabının mevcut olduğu, alınmış olan kararlar bakımından ise karar nisabı olan oyçokluğunun sağlandığı neticesine ulaşıldığı , 4 numaralı gündem maddesi olan ibra ile ilgili olarak, oydan yoksunluk halleri sebebiyle, herhangi bir karar  alınamadığı mahkememiz ve bilirkişi kurulu tarafından tespit edilmiştir. <br>Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu Genel kurul toplantı davetinin kanuna uygun yapıldığı,hazirun cetveline yönelik itirazlar bakımından, pay devrinin geçersizliğine veya pay devrinin pay defterine kaydedilmesine ilişkin Yönetim Kurulu Kararının geçersizliğine hükmedilmediği sürece, hazirun cetvelinin pay defterindeki mevcut kayıtlara göre hazırlanması gerektiği tespit edilmekle , bu açıdan dava konusu olayda bir Kanuna aykırılık bulunmadığı neticesine  varılmıştır. <br>Genel kurul toplantısı öncesi ve toplantı sırasında bilgi alma inceleme hakkı bakımından, TTK m. 447/1-b'de düzenlenen *Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran” bir genel kurul kararının dava konusu genel kurul toplantısında söz konusu olmadığı neticesine ulaşılmıştır.<br>Dava konusu genel kurul toplantısında tüm pay sahiplerinin hazır bulunması sebebiyle toplantı nisabının mevcut olduğu, alınmış olan kararlar bakımından ise karar nisabı olan oyçokluğunun sağlandığı, 4 numaralı gündem maddesi olan ibra ile ilgili olarak, oydan yoksunluk halleri sebebiyle, herhangi bir karar alınamadığı tespit edilmiştir.<br>Alınan her bir genel kurul kararının geçersizlik sebepleri bakımından değerlendirilmesi neticesinde;<br>Dava konusu gündemin 1-2-3 Maddesi yönünden Toplantı Başkanlığının oluşturulduğu, toplantı başkanlığında görev alan kişilerin bu görevi üstlenmelerini engelleyen bir hususun varlığının iddia edilmediği görülmüş, alınan karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir. <br>Dava konusu genel kurul gündeminin 4 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üyesinin ibrası oylamaya  sunulmuş, yeterli çoğunluk sağlanamadığından ibra kararı alınamamıştır. Alınmış bir ibra kararı bulunmadığından davacıların gündemin 4.maddesine yönelik iptal davası açmalarında hukuki menfaatlerinin bulunmadığı mahkememizce tespit edilmiştir. <br>Genel kurul gündeminin 5.maddesinde  yönetim kurulu üyesine her ay bir ilçede ücret tutarında net ücret ödenmesine ve her artış yapıldığında tutarın  güncellenmesine karar verilmiş, belirlenen ücretin şirketin mali durumu (gelir, gider) ile karlılığına bakıldığında makul düzeyde olduğu, emsalleri ile uyumlu olduğu bilirkişilerce belirlenmiştir. <br>Genel kurulun 6,maddesi yönünden gündem maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üye seçimine ve gündemin 7.maddesi ile ilgili 2023 yılı net dönem karanın dağıtılmasına yönelik kararlar bakımından   bu kararların  bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok hükmünde olduğu dosya kapsamından tespit edilememiştir. <br>Genel kurulun 8 numaralı gündem maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu üyesine TTK. 395 ve<br>396 maddelerinde yazılı hususları ifa edebilmeleri için yetki verilmesine karar verilmiş, bu karar bakımından iptal ya da butlan yaptırımına yol açacak bir geçersizlik sebebi ya da yok olduğuna ilişkin bir delil ibraz edilmemiştir. <br>Bu nedenlerle davacı yan asıl ve birleşen davada genel kurul kararlarının ana sözleşme, kanun ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ispat edilemediğinden davacı yan tarafından açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan 02/04/2024 günlü Genel Kurul Kararının iptaline ilişkin asıl davada; <br>Genel Kurul Kararının iptalini gerektirecek nitelikte kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı niteliğinde bir karar alındığı ispat edilemediğinden, \t<br>A-02/04/2024 günlü Genel Kurul'un 4.maddesinde karar yeter sayısı bulunmadığından, Yönetim Kurulunun ibrasına ilişkin bir karar alınamadığı tespit edilmekle, davacının konusu olmayan işlev kararının iptalini talep etmekte hukuki menfaati bulunmadığından REDDİNE, <br>B-Diğer dava konusu hazirun cetveline yönelik talep ve alınan kararların iptal koşulları oluşmadığından REDDİNE,<br>C-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>D- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>E-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>F- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.  maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,<br>2-Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan ve mahkememiz dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında; <br>A- 02/04/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan \tGenel Kurul Toplantısı ve bu toplantıda alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 No’lu kararların yoklukla malul olduğu ve  butlanın batıl olduğu ispat edilemediğinden REDDİNE,<br>B-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce red kararı verildiğinden, yeniden bu hususta HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA, <br>C-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın düşümü sonucu kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>D- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>E- Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>F- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.  maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e8b9cea683d1281","SID":"d9efe44c52d9e534"}}