{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/750 <br>KARAR NO: 2025/1103<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 22.09.2021<br>NUMARASI: 2019/690 Esas - 2021/534 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari katımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkide davalıya 24.10.2014 tarihli ... nolu 10.625,90-TL tutarlı ve 24.11.2014 tarihli ... nolu 5.725,36 TL tutarlı faturaların düzenlendiğini, fatura konusu emtianın davalıya teslim edildiğini, davalıya gönderilen e-mail ve sözlü ihtarlara rağmen satım bedelinin ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 8.010,37 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, satılan emtianın montajının yapılarak davalıya teslim edildiğini  ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; fatura konusu malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, müvekkilinin borçlu olmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini istenilen faizin haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri mezkur kanunda belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun kabul edilmesi gerekir. Bu açıklamalar doğrultusunda, davalı taraf usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmadığından, mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki ticari alışveriş nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığı...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin devamına 1.602,07 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılama faaliyetlerinin eksik yapıldığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, bildirilen delillerin toplanmadan karar verildiğini, yasadan kaynaklı hakların kullanılmasının mahkemece engellendiğini, müvekkil şirketin borcu bulunmadığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazın değerlendirilmeden karar verildiğini, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabittir. Uyuşmazlık satım konusu emtianın usulüne uygun ve ayıpsız şekilde davalıya teslim edilip edilmediği ve buna göre davacının satım alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Davacı İstanbul  ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında cari hesap ekstresi ve iki adet faturaya dayalı olarak 7.071,26 TL asıl alacak ve 309,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.010,37 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi 24.05.2016 tarihli oturumunda tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için inceleme günü belirleyerek bilirkişi görevlendirmiştir. Davalı vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle inceleme günü ve duruşma tutanağının davalı vekiline tebliğine karar verilmiştir. Duruşma tutanağında, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Tebligat üzerine davalı vekilinin ticari defterlerinin Kayseri ilinde bulunması nedeniyle yerinde inceleme yapılmasını istediği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından incelenen davacının ticari defterlerine göre, faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece davalının ticari defterleri incelenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge AdliyeMahkemesi 16. Hukuk Dairesinin2017/3274 Esas, 2019/2575 Karar sayılı ilamı ile davalı defterlerinin incelenmesi için ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Mahkemece Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunun 5.sayfasının 4.maddesinde satım konusu emtiaların sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği belirlenmiştir. Davacı, sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirerek emtiayı davalıya teslim etmiştir. Bu aşamadan sonra davalının HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre ödeme olgusunu veya ödeme yapılmasına gerek bulunmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalı vekili ödeme olgusuna dayanıp kanıtlamamış, aksine emtianın tam olarak teslim edilmediğini savunmuştur. Ancak yukarıda belirtildiği üzere, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporundaki tespitlere göre, emtianın sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Davacı teslimi kanıtlayıp, davalı ödemeyi veya emtiada ayıp bulunduğunu kanıtlamadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. İlk derece mahkemesince tarafların sunduğu deliller toplanmış ve hukuki dinlenilme imkanı sağlanmıştır. Davalının ticari defterlerini mahkemeye veya talimat mahkemesine ibraz etmemesi nedeniyle inceleme yapılamamıştır. Hukuk yargılamasında davalının dayandığı defterin mahkemece cebri şekilde inceleme imkanı bulunmaktadır. Ticari defterin ibraz edilmemesinin sonuçları mahkemece davalıya ihtar edilmesine rağmen ticari defterler inceleme için sunulmamıştır. Bu nedenle mahkemece davalının defterlerinin incelenmemesi yerindedir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Dava konusu alacak faturadan kaynaklanan bakiye alacak olması sebebiyle  likit  niteliktedir ve dava dilekçesinde de talep edildiğinden  davacı lehine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerindedir. İstinaf başvurusunda, takip öncesi işlemiş faize ilişkin açık bir istinaf nedeni bulunmamaktadır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olmadığından Dairemizce re'sen incelenmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 410,40 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce3f02141f91d16e","SID":"64fefa838164180a"}}