{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/406 <br>KARAR NO: 2025/1026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/01/2025<br>NUMARASI: 2024/120 Esas -  2025/23 Karar<br>DAVA: Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasındaki Deniz Ticaret davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili tarafından ...'ya ait \"ethyl hexanol\" emtiasının, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısının Türkiye'de yerleşik ... A.Ş. firmasına ethyl hexanol emtiası ihraç ettiğini, sözkonusu emtia ... IMO numaralı  ... gemisine yüklendiğini, sözkonusu emtianın gemi tanklarına yüklenmesi sırasında emtianın yüklendiği tankın kontamine olduğunun tespit edildiğini,zira kontaminasyonun sebebinin sorumluluğundaki geminin ambarlarının ve gemi iç hatlarında biriken suyun yeterince temizlenmemesi olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket taşımaya ilişkin 1,2,3 numaralı 26.08.2021 tarihli konişimentoları düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada \"fiili taşıyan\" olarak hareket ettiğini aynı zamanda navlun faturası düzenlemesi sebebiyle TTK md 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada \"akdi taşıyan\" olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğu söz konusu olduğunu, davalı fiili/akdi taşıyan sıfatına haiz olduğundan sözkonusu hasar sebebiyle sorumluluğu bulunduğunu, sözkonusu hasara ilişkin olarak müvekkili şirketin sigortalısına hasar ödemesi gerçekleştirmiş olduğunu, akabinde ise hem davalıya hem de ... A.ş. firmasına karşı zararın müşterek ve müştereken ve müteselsilen tahsili için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,  akabinde karşı tarafça borca itiraz edilerek sözkonusu hasardan sorumluluğun bulunmadığının iddia edildiğini, yine dava dışı ... firmasının borca itiraz etmemesi sebebiyle takip kesinleştiğini ve ... firması tarafından dosyaya 11.01.2023 tarihinde dosya borcunu icra dosyasına depo ettiğini, sözkonusu ödeme ile her iki borçlu açısından sözkonusu icra takibi sona erdiğini ve sözkonusu hasara ilişkin zamanaşımı da TTK 155.maddesi uyarınca kesildiğini, akabinde dava dışı diğer borçlu ... tarafından İstanbul 17.ATM'nde 2023/547 Esas sayılı dosyasında müvekkili şirkete istirdat davası ikame ettiğini, işbu dava ile ... firmasının müvekkili şirkete karşı ikame ettiği dava sonucu dava dışı ... sorumlu olmadığı ve işbu huzurdaki davalı gemi donatanının sorumlu bulunması halinde müvekili davalıya karşı rücu haklarını ve huzurdaki davayı eda davasına dönüştürülmesi talebi saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının sözkonusu hasardan sorumluluğunun bulunduğunun HMK md 106/1 uyarınca tespitini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla, dava dışı ... firmasının müvekkili şirkete karşı ikame ettiği İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/547 E. Sayılı davası sonucunda dava dışı ...'nın  sorumlu olmadığı ve/veya işbu huzurdaki davalı gemi donatanının sorumlu bulunması halinde müvekkilinin davalı'ya karşı rücu hakları ve huzurdaki davayı eda davasına dönüştürülmesi taleplerinin saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının söz konusu hasardan ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki borçtan sorumluluğunun bulunduğunun HMK md. 106/1 uyarınca tespitini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davacı sigortalısı ... arasında 13.08.2021 tarihinde akdedilen çarterparti kapsamında taşıma gerçekleştirildiğini, davacı tarafından 29.08.2021 tarihinde düzenlenen konişimento tahtında dava konusu yükün taşıma sürecinde kirlendiği iddiasıyla sigortalısına sigorta tazminatı ödediğini belirterek, tazminat iddiası ile hem müvekkili şirkete izafeten ... Ltd Şti hem de dava dışı ... A.ş. aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlattığını, bahse konu takip ... Hiz Ltd Şti  vekilince yapılan 09.09.2022 tarihli borca itiraz ile müvekkili yönünden durdurulduğunu, davacı tarafından müvekkili borca itirazı sonrasında icra takibinin devamı için itirazın iptali davası açmak yerine huzurdaki davanın açıldığını, taşımanın davacı sigortalısı ile müvekkili şirketi arasında çarterparit kapsamında yapıldığını, TTK 1237 f.2 gereği taşıyan ile taşıtan arasında hukuki ilişkiler navlun sözleşmesine tabi olduğunu, davacının sigortalısı ... taşıtan müvekkili ... Ltd'nin taşıyan sıfatına haiz olduğunu, taraflar arasında hukuki ilişkiyi navlun sözleşmesinin belirleyeceğini, davacı ile müvekkili arasındaki hukuki ilişkinin TTK m 1237 f 2.gereği çarterparti hükümlerine tabi olacağını, çarterparti hükümleri gereği İngiliz Hukuku ile huzurdaki davanın Londra'da tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, davanın görevsiz ve yetkisiz olduğunu, bir an için ikame edilen davanın usule uygun olduğu varsayılsa dahi hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını beyanla, tahkim ilk itirazlarının öncelikle kabulü ile HMK m.413 gereği davanın reddini, hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle davanın usulden reddini, açıklamalar ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin de davacı'dan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davalı vekilinin 06.05.2024 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu e-posta yazışmaları incelendiğinde; 13.08.2021 tarihli e-postalarda davacının sigortalısı ... ile gemi tarafı arasında, ...'nın Türkiye'ye ihraç ettiği, eldeki davaya konu olan yükün ... IMO nolu ... gemisi ile taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı, sözkonusu e-posta mesajlarının gemi bağlama özeti niteliğinde olduğu, çarterpartinin ek hükümlerinin 2.maddesinde taşımadan kaynaklanacak uyuşmazlıklar bakımından Londra Tahkim Yolunun kararlaştırıldığı ve taşımanın sözkonusu çarter parti hükümleri tahtında yapıldığı anlaşılmıştır. Çarter partide kabul edilen tahkim şartı davacının sigortalısının yanı sıra halefiyet hükümleri uyarınca davacı sigorta şirketi bakımından geçerli ve bağlayacıdır. Tahkim şartının her iki tarafı da yabancı şirket olduğundan 805 sayılı kanunun eldeki dosyada uygulanma yeri bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinde yapılan açıklamalardan, aynı taşımadan kaynaklanan süresterya alacağı nedeniyle gemi tarafının, ... aleyhine 18.11.2021 tarihinde Londra'da tahkim yargılaması başlattığı ve devam eden süreçte tahkimin taraflar arasında yapılan anlaşmayla sonuçlandığı anlaşılmıştır. Böylece, sözkonusu çarter partiden kaynaklanan uyuşmazlıkların Londra'da Tahkim yargılamasına tabi olduğunun davacının sigortalısı tarafından da benimsenmiş olduğu tespit edilmiştir. Yapılan tüm bu değerlendirmelere göre dava konusu uyuşmazlığın çarter partinin taraflarınca kabul edilen tahkim şartı uyarınca Londra Tahkiminde görülmesi gerektiği sonucuna varılmış olduğundan, bu doğrultuda davalı vekilinin milletlerarası tahkim itirazının kabulü ile mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, dava konusu uyuşmazlık bakımından Londra Tahkiminin görevli olduğuna ilişkin görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu, Çarter Parti'de yer alan tahkim klozunun işbu uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığını, iktisadi müesseselerde mecburi türkçe kullanılması hakkında kanun uyarınca tahkim şartı/sözleşmesinin Türkçe düzenlenmesi gerekmekte olup yabancı dilde düzenlenen tahkim şartının geçersiz olduğunu, yabancı dilde düzenlenen tahkim şartının geçersiz olduğu ve bu sebeple uygulanamayacağının Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, çarter parti olduğu kabul edilen belgenin, taraflarca imzalanmamış hatta mail yoluyla dahi sirküle edilmemiş metinler olduğun, bununla birlikte, söz konusu çarter partinin tarafının sigortalı ... dahi olmayıp metinlerin bir \"sözleşme\" niteliğini taşımadığını,  davalının delilleri arasında sunduğu mail recap'te de yine dava dışı sigortalının taraf olduğu belirlenmemiş olmakla birlikte, bir an için taraf olduğu düşünülse dahi söz konusu mailde \"tahkim şartı\" yer almadığını, sürastarya alacağına ilişkin başlatılmış hiçbir tahkim süreci veya akdedilen hiçbir sulh anlaşmasının huzurdaki davayı bağlayıcı nitelikte olmayacağı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tahkim şartının tek taraflı yapılamayacağını, taraflardan yalnızca birinin imzasının olması tahkim sözleşmesini hukuken geçersiz kıldığından mahkeme tarafından hükme dayanak alınan tahkim şartının geçersiz olduğunu, davalı tarafından konşimentoda atıf yapıldığı iddia edilen tahkim kaydı belirli olmayıp konu olaya uygulanabilirliğinin taraflarınca kabulunün mümkün olmadığını, tesis edilen kararın, yabancı dilde hazırlanmış ve taraflarca imzalanmamış bir belgenin dayanak alınarak kurulması ve Türk Mahkemelerin egemenliğini sınırlayan tahkim şartının mahkeme tarafından kabul edilmesi sebebiyle, mevzuata, içtihata ve hakkaniyete aykırı olup, istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/120 E. ve 2025/23 K. sayılı 15/01/2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde  ortadan kaldırılarak Mahkemenin görevli olduğuna ve HMK m.353/a-3 uyarınca dosyanın yeniden görülmesi için ilgili Mahkeme'ye gönderilmesine  karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava; nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili için başlatılan icra takibindeki borçtan davalının sorumlu olduğunun , davalının söz konusu hasardan sorumlu olduğunun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince milletlerarası tahkim itirazının kabulü ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde, tahkim ilk itirazının yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafından davalı ve dava dışı ... Anonim Şirketi hakkında, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"26.08.2021 tarihli ve 1,2,3 numaralı konşimentolar tahtında Fransa'dan Türkiye'ye gönderilmek üzere ... Imo numaralı ... gemisine yüklenen \"Ethyl Hexanol\" emtiasının taşınması sırasında  kontamine olması sebebiyle meydana gelen zararın 6102 Sayılı TTK nın 1472.maddesi uyarınca rücuen tazmini talebidir\" sebebine dayalı olarak 69.375,72 Euro alacağın tahsili istemiyle 28.02.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının itiraz üzerine takip durmuş ancak dava dışı ... Anonim Şirketi yönünden takip kesinleşmiş ve ihtirazı kayıtla ödeme yapılmıştır. Dava dışı ... Anonim Şirketi tarafından davacı hakkında İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/547 Esas sayılı dosyasında 06.12.2023 tarihinde  istirdat davası ikame edilmiş olup, davacı tarafça dava dışı ... Anonim Şirketi 'nin sorumlu bulunmaması halinde davalıya karşı rücu ve davayı eda davasına dönüştürme  talebi saklı kalmak kaydı ile davacı ve davalı arasındaki hukuki ilişkinin, davalının söz konusu hasardan ve icra takibine konu borçtan  sorumlu bulunduğunun tespiti amacıyla  HMK'nın 106.maddesi kapsamında eldeki dava açılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1237. maddesine göre taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler navlun sözleşmesi hükümlerine tabiidir. Ancak arada yazılı bir navlun sözleşmesinin bulunmaması halinde konişmento taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkide belirleyici duruma gelmektedir. Somut olayda sigortalı taşıtan ile davalı taşıyan arasında navlun bedeline ilişkin fatura düzenlenmiş ve taşıtan tarafından ödeme yapılmış ise de dosyaya imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi sunulmamıştır. Buna göre taraflar arasındaki taşıma ilişkisi dosyada mübrez konişmentoya göre belirlenecektir. Konişmento, TTK'nın 1228. maddesinde düzenlenmiş olup, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK'nın 1229. maddesine göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. TTK 1230. vd. maddelerinde de konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Konişmentonun kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır.Somut olayda davacının sigortalısı ... şirketinin, Türkiye'ye ihraç ettiği emtianın ... gemisi ile Fransa'dan Türkiye'ye taşınması konusunda  ... Ltd ile anlaşmaya varmış olduğu, taraflar arasında ihtilafsızdır. 26.08.2021 tarihinde  acente sıfatıyla ... Ltd Şti tarafından imzalanan konişmentonun ...örneğine göre düzenlendiği, konişmentonun 3.sayfasında \"freight payable as per charter party dated 13.08.2021\" kaydı bulunduğu , bu kaydın Türkçesinin “navlun, 13.08.2021 tarihli çarter  partiye göre ödenecektir\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında 13.08.2021 tarihinde gerçekleşen e-posta yazışması, navlun sözleşmesini teyit eden fixture recap, gemi bağlama özeti niteliğinde olup,  anılan yazışmada çarter parti için Asbatankvoy hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Dosyada mevcut 26.08.2021 tarihli konişmentoda da 13.08.2021 tarihli çarter partiye atıf yapılmış olup, dosyaya Türkçe tercümesi sunulan temiz özette yazılı çarter partiye ilişkin ... ek hükümlerinin 2.maddesinde, sözleşmenin İngiliz Hukukuna tabi olduğu ve davaya konu taşımadan kaynaklanacak uyuşmazlıklar bakımından Londra tahkim yolunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, çarter parti olduğu kabul edilen belgenin taraflarca imzalanmadığı, mail yoluyla dahi sirküle edilmemiş metinler olup, sözleşme niteliği taşımadığı ve söz konusu çarter partinin tarafının sigortalı olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak davacının sigortalısı olan ...'ın konişmentoda yükleten olarak yer alması ve taşıtan sıfatına haiz olmasına göre  davalı taşıyan ile arasındaki hukuki ilişki dosyada mübrez konişmentoya göre belirlenecek olup, konişmentoda çarter partiye atıf yapıldığı gibi aynı çarter partiden doğan sürastarya alacağı nedeniyle dava dışı sigortalı ... aleyhine 18.11.2021 tarihinde davalı tarafından Londra’da başlatılan tahkim yargılaması sırasında, varılan mutabakat sonucu imzalanan yazılı sulh anlaşmasında tarafların 13.08.2021 tarihli ... ek hükümleri ve fikstür özeti ile birlikte ... gemisiyle yükün transferi için ... Çarter parti sözleşmesini imzaladıklarını beyan ettikleri gözetildiğinde gemi bağlama özetinde yer alan çarter partiye ilişkin özet ve çarter parti hükümlerinin, davacının sigortalısı tarafından kabul edildiğinin ve dolayısıyla halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketi yönünden de  bağlayıcı olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle  davacı vekilinin,  konşimentoda tahkim kaydına atıf yapılmadığı ve tahkim kaydının belirli olmadığı yönündeki istinaf istemleri yerinde değildir. Somut olayda dava konu taşımaya ilişkin gemi bağlama özetinde yer alan ... ek hükümlerinin 2. maddesinde yer alan tahkim şartının, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (MTK) 4/2.maddesindeki \"tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır...asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır.\" şeklindeki düzenlemeye uygun olduğu gözetildiğinde tahkim şartı geçerlidir.  Davacı vekili her ne kadar tahkim şartının, İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında 805 sayılı kanun gereği Türkçe düzenlenmediği için geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de davaya konu taşıma ilişkisinin taraflarının Türk tabiyetinde olmadığı gözetildiğinde 805 sayılı kanun uygulanamayacağından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Diğer yandan, davanın tahkim yolu ile görüleceğine ilişkin iddialar HMK 116/2 maddesi gereği ilk itirazlardan olup, HMK 117. Maddesi gereği cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu sürede ileri sürülmediği  takdirde mahkemece resen dikkate alınamaz. Tahkim ilk itirazı ileri sürülmediği müddetçe mahkemenin görevini etkilemez. Zira HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen mahkemeni görevi dava şartı olup, mahkemece resen dikkate alınması gereken hususlardandır.6100 Sayılı HMK 297. Maddesi 2. Fıkrası hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Eldeki uyuşmazlıkta milletlerarası tahkim itirazının kabulü ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de uyuşmazlığın HMK 116/1-b.maddesi gereğince tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği gözetilerek davanın MTK'nın 5. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d22e2de2ceec6aa5","SID":"8e6f6f27f4bb09bc"}}