{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2025/39 Esas<br>KARAR NO:2025/517<br><br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA DEĞERİ<br>MADDİ TAZMİNAT :2.000,00 TL <br>ISLAHLA ART.  MİKTARI:122.954,70 TL <br>MANEVİ TAZMİNAT :480.000,00 TL <br>DAVA TARİHİ\t:08/04/2013<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/03/2013 günü meydana gelen trafik kazasında, ... kafa ... dorse plakalı tır sürücüsü davalı ...'ın İstanbul ili sınırları içerisindeki Basın Ekspres yolu hava limanı istikametine seyir halinde iken İkitelli Köprü katılımını geçip ... Genel Müdürlüğü karşısında emniyet önüne geldiğinde, aynı istikamette ve ... Genel Müdürlüğü karşısında emniyet şeridinde arıza nedeni ile duran arkasında konteyner bağlı ... plakalı iş makinesine ve sürücüsü davalı ... olan hemen iş makinesi arkasında bulunan ... plakalı araca arkadan çarparak ... ...'in ölümüne sebep olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücülerinin kazanın meydana gelişinde kusurlu olduklarını, davalı araç maliki, sürücü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacılarının zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, müteveffa ... ...'in evli ve dört çocuklu olduğunu, çalışarak ailesinin geçimini tek başına sağladığını, genç yaşta ölümü  ile ailesinin desteğinden yoksun kaldığını, ayrıca manevi olarak da yıprandıklarını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacılar ... için 500 TL, ... ... için 500 TL, ... için 500 TL, ... ... için 500 TL destekten yoksun kalma tazminnatının işleten ve sürücüler yönünden olay tarihinden, sigortacılar yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte kusur oranlarına göre davalılardan tahsiline,  davacı eş için 150.000 TL, davacı ... ... için 75.000 TL,  ... için 75.000 TL,  ... ... için 75.000 TL, ... ... için 75.000 TL  ve davacı anne ... ... için 30.000 TL olmak üzere toplam 480.000 TL manevî tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki davalılardan müşterek ve zincirleme şekilde tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Lojistik Tur. San. Tic. A.Ş. adına tescilli ... plaka sayılı araç ile ... ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ... plaka sayılı iş makinesinin müvekkili nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... plaka sayılı iş makinesinin 12/04/2013 tarihinde satışı sebebiyle poliçesinin iptal edildiğini, ... plaka sayılı aracın poliçesinde azami teminatın 225.000,00 TL, ... plaka sayılı iş makinesinin tanzim olunan poliçesinde ise azami teminatın 250.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları ile sınırlı olduğunu, müvekkiline davadan önce yapılan başvuru üzerine dava konusu kaza ile ilgili hasar dosyasının açıldığını, evrakların  temin edilememesi nedeniyle tazminat hesabının yapılamadığını, kazadaki kusur durumunun Mahkemece tespit edilmesi gerektiği, yine talep edilen tazminatın lisanslı aktüerler tarafından belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminatların poliçe limiti kapsamında olmadıklarını, talep olunan faiz başlangıcı ve oranını kabul etmediklerini, müvekkiline davadan önce gerekli evraklarla başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediğini, bu nedenle ancak dava tarihinden ve yasal faize hükmedilebileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalı ... ... İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli ... plaka sayılı aracın şirketleri nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle kişi başı azami sakatlanma ve ölüm teminatının 225.000,00 TL olduğunu, ayrıca ... plaka sayılı araca ait şirketleri nezdinde kasko sigorta poliçesinin bulunduğunu ve kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 50.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur ve zarar miktarı yönünden uzman bilirkişiler tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, destekten yoksunluk tazminatının kabul edilebilmesi için davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını kanıtlamaları gerektiğini, davacılara SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerinin belirlenecek tazminattan tenzili gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Lojistik Turizm San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücüler yanında davacıların murisinin de kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur ve kazanın meydana geliş şekli yönünden Mahkememizce inceleme yapılması ve rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana geliş şekli itibariyle ölüm ile kaza arasında nedensellik bağının kesildiğini, müvekkili ...'ın oluşması muhtemel bir kazayı önlemek ve yolda seyreden diğer araçların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla seyir halindeki bir araçta alınması gerekli bütün tedbirleri almış olmasına rağmen iş bu kaza meydana geldiğinden kusurlu sayılamayacağını, talep edilen tazminat fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını, davacılara SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerinin belirlenecek tazminattan tenzili gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ..., ... ve ... ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusurlarının olmadığını, gerekli her türlü önlemi almış olmalarına rağmen kazanın meydana geldiğini, talep olunan manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. <br>Mahkememizde açılan işbu dava, davacıların müşterek murisi ... ... in 19/03/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölümü nedeniyle davacı eş ve çocukları ile annesinin, eş ve çocukların ... ... in evli ve 4 çocuk babası olarak 01/02/1965 doğumlu iken 19/03/2013 günü ölümü ile murisin desteğin yoksun kalması nedeniyle eş ve evli kızı ... dışındaki çocukları için vefat edenin desteğinden yoksun kalındığı iddiasına dayanan destekten yoksun kalma tazminatı ile murisin eş ve çocukları ile annesi ... ... için  manevi tazminat taleplerine ilişkindir.<br>Mahkememizin 2014/... Esas ve 2015/... Karar sayılı kararı ile; \"Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile; 50.000 TL ...'e, 40.000 TL ......'e, 40.000 TL ...'e, 40.000 TL ... ...'e, 40.000 TL ... ...'e ve 10.000 TL anne ... ...'e olmak üzere toplam 220.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Loj. Turizm San. ve Tic. A.Ş., ..., ... ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ...'dan kendi aralarındaki rucu hakkı saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Destekten yoksun kalma - maddi tazminat davasının kabulü ile; muris eş ... yönünden 111.342,49 TL, muris kızı ... yönünden 2.998,11 TL, muris oğlu ... ... yönünden 2.998,11 TL ve muris kızı ... ... yönünden 9.615,99 TL  olmak üzere toplam 126.954,70 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının (davalılar ... Sigorta A.Ş. 107.911,52 TL'sinden, ... 19.043,22 TL'sinden, ... 19.043,22 TL'sinden, ... ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. 38.086,44 TL'sinden ve ... Sigorta 'nın 19.043,22 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) sigorta şirketleri yönünden  dava tarihi, diğer davalılar yönünden 19/03/2013  olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,\" karar verilmiş, kararın tarafların vaki temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2018/1574 Esas ve 2019/373 Karar sayılı, 21/01/2019 tarihli bozma ilamı ile; \" Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının, hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği bildirilen bir yükümlülüğün, hüküm fıkrasında karar altına alınmayışının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise, bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş,çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK'nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK'nun 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK'nun 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalı ve tereddüt yaratıcı olmamalıdır.<br>Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. <br>Somut uyuşmazlıkta; yerel mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararının hüküm fıkrası birbiriyle uyumludur. Ne var ki;  yerel mahkemece, zarardan sorumlu olan davalıların hüküm altına alınan tazminatlardan müteselsilen sorumluluğuna hükmedildikten sonra, davalılar için belirlenen kusur oranlarına göre davalıların sorumlu olduğu miktarların belirlenip sınırlandırıldığı ve bu şekilde hüküm tesis edildiği görülmektedir. Niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu borçluluk türü olan müteselsil sorumluluğa hükmedildikten sonra; zarar sorumlularının sorumluluğunun belli kusur oranlarıyla sınırlanmasının hükmü çelişkili hale getirdiği açıktır.<br> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesi gereği de, birlikte zarara sebep olanların, zarar görene karşı müteselsil sorumlu olduğu dikkate alındığında, davalıların kazadaki kusur oranlarına göre sorumlu oldukları miktarların sınırlandırılması (ayrık durumlar hariç) doğru olmayacaktır. Bu suretle, çelişkili ve infazda tereddüt yaratacak nitelikte hüküm kurulmuş olması, Hukuk  Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca; infazda tereddüt uyandırmayacak bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.\t<br>Davacı taraf, davaya konu edilen tazminatlar için temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesini talep etmiş; mahkeme ise, yasal faize karar vermiştir. Davaya konu kazaya karışan araçların tüzel kişi tacir olan davalılara ait ticari araçlar olduğu gözetilmek suretiyle, temerrüt faizi olarak avans faizine karar verilmesi gerekirken, yasal faize karar verilmesi de doğru olmamıştır. <br>Davacılar vekili, dava konusu kaza sonucu davacıların eşi/ babası/ oğlu olan yakınlarının ölümünden duyulan üzüntü nedeniyle, toplam 480.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar murisinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü göz önünde bulundurularak, davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir\" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, bozmaya karşı taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2019/3758 Esas ve 2020/8919 Karar sayılı, 22/12/2020 tarihli karar düzeltme ilamı ile; \"Dairemizin 21/01/2019 gün ve 2018/1574-2019/373 sayılı bozma ilamının beşinci bendinin ''5-Davacılar vekili, dava konusu kaza sonucu davacıların eşi/ babası/ oğlu olan yakınlarının ölümünden duyulan üzüntü nedeniyle, toplam 480.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar murisinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü göz önünde bulundurularak, davacı çocuklar ......, ..., ... ..., ... için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.'' şekinde düzetimesine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile Mahkememiz kararının manevi tazminata ilişkin kısmının müteveffanın çocukları olan davacılar yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ve karar düzeltme ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş , dosya mahkememizin ... Esas'ına kaydedilmiştir. <br>Mahkememizin  ... Esas 2021/... Karar sayılı  10/06/2021 tarihli ilamı ile; \"1-Davacılar ..., ..., ... ..., ... ...'in maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile davacı ... yönünden 111.342,49 TL, davacı ... yönünden 2.998,11 TL, davacı ... ... yönünden 2.998,11 TL ve davacı ...... yönünden 9.615,99 TL maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 08/04/2013 tarihinden, davalılar ... Lojistik Turizm San. Ve Tic. A.Ş., ..., ... ... İnşaat Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'dan kaza tarihi olan 19/03/2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine (sigorta şirketlerinin sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına),<br>2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile davacı ... yönünden 50.000 TL, davacı ... yönünden 30.000 TL, davacı ... ... yönünden 30.000 TL, davacı ...... yönünden 30.000 TL, davacı ... yönünden 30.000 TL ve davacı ... ... yönünden 10.000 manevi tazminatın davalılar  ... Lojistik Turizm San. Ve Tic. A.Ş., ..., ... ... İnşaat Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'dan kaza tarihi olan 19/03/2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\" dair karar verildiği, verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından temyiz başvurusu yapılmış olup, <br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin : 2023/12851 Esas 2024/1098  Karar sayılı 05.02.2024 tarihli ilamı ile; <br>\"1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı ... A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin  aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2.  Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).<br>                    Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).<br>Somut olayda bozma öncesi verilen kararda  davacı ..., davacı ... ...,  davacı ......,  davacı ...  için 40.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... A.Ş. ve ... vekili, davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş,  davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekilinin  kesin sürede eksik temyiz harçlarını ikmal etmemiş olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve kararı temyiz eden diğer davalılar lehine olmak üzere ise davacı çocuklar ......, ..., ... ..., ... için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak yukarıda adı geçen davacılar için 30.000'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.<br>Bozma öncesi kararı temyiz etmeyen davalı ... ile temyiz dilekçesi reddedilen  davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... yönünden bozma öncesi davacılar için hükmedilen 40.000 'şer TL manevi tazminat kesinleşmiş olup, davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilerek  karar verilmesi doğru görülmemiştir.\" şeklinde karar verilerek mahkememiz kararı bozularak, dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2025/39 Esas'ına kaydı yapılmıştır.<br>Mahkememizce usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varılan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2024 tarihli 2023/12851 Esas 2024/1098 sayılı karar sayılı bozma ilamına  uyulmasına karar verilmiştir.<br>Mahkememizce açılan iş bu davada davacılar, müşterek murisi ... ... in 19/03/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölümü nedeniyle, davacı eş  ..., çocukları ...... , ..., ... ... için HMK 107 maddesine göre davalılar aleyhine destekten yoksun kalınan maddi  tazminatı tespit edilmemiş olması sebebiyle 500,00 'er TL lik toplam 2.000,00 TL üzerinden maddi tazminat talep ettiği, ayrıca davacı murisin eşi ... için 150.000,00 TL 4 çocuğun her biri için 75.000,00 er TL , ve anne ... ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 480.000,00 TL tazminatı olay tarihinden itibaren tahsilini istediği tartışmasızdır. <br>Muris ... ... 'in 01/02/1965 doğumlu iken 19/03/2013 günü meydana gelen ve kazaya ...-... dorse plakalı tır sürücüsü ... ın (tırın malikinin ... lojistik a.ş. Olduğu ) , park halindeki ... plakalı iş makinesi ( malikinin ... ... LTD. ŞTİ adına tescilli olduğu )  ve işletenin ..., ... plaka sayılı maliki ve sürücüsü  ... olduğu , iş bu araçların yanında yaya olarak bulunan muris ... ... 'in araçların arasında iken , ... plakalı araca tırın arkadan çarpmak suretiyle oluşan trafik kazasında, murisin   henüz 28 yaşında iken vefat ettiği ve geride 26 yaşındaki eşi ile henüz en büyüğü 23 yaşında olan ve en küçüğü 18 yaşında bulanan 4 adet çocuğunu yetim bıraktığı dosya içerisine alınan nüfus kayıtları ile sabittir. <br>Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sonucunda, davacıların destekten yoksun kalma tazminat istemleri yönünden, en son mahkememizin ...-... sayılı dosyasında davacılar murisin eş ve çocukları , eşi ... yönünden 111.342,49 TL , çocukları ... için 2.998,11 TL , ... ... 2.998,11 TL ve ...... için 9.615,99 TL maddi tazminatın davada ... sigorta ... sigorta, ... lojistik a.ş. , ..., ... ... ltd. Şti.  ... ve ... için kabulü ile 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ( sigortalar yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere ) davacı yana verilmesine karar verildiği dosya kapsamı ile  sabittir, ayrıca açılan manevi tazminat davasının da kısmen kabulü ile  davacı anne ... için 50.000,00 TL çocuklar için 30.000,00 er TL , murisin annesi için 10.000,00 TL manevi tazminatın takdir edilerek davalı kazaya karışan araç tır sahibi ... turizm a.ş. Ve sürücüsü ... , iş makinesi sahibi ... Sontaj ltd. Şti. ve ...ve ...'dan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Mahkemece verilen son kararın davacılar vekili ile ... a.ş. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. HD nin 2023/12851 ve 2024/1098 esas sayılı kararı ile ;<br>''  Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).<br>Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).<br>Somut olayda bozma öncesi verilen kararda  davacı ..., davacı ... ...,  davacı ......,  davacı ...  için 40.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalılar ... A.Ş. ve ... vekili, davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş,  davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... vekilinin  kesin sürede eksik temyiz harçlarını ikmal etmemiş olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve kararı temyiz eden diğer davalılar lehine olmak üzere ise davacı çocuklar ......, ..., ... ..., ... için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak yukarıda adı geçen davacılar için 30.000'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.<br>Bozma öncesi kararı temyiz etmeyen davalı ... ile temyiz dilekçesi reddedilen  davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... yönünden bozma öncesi davacılar için hükmedilen 40.000 'şer TL manevi tazminat kesinleşmiş olup, davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilerek  karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesi ile davacı lehine mahkememiz kararı manevi tazminat yönünden usulü  kazanılmış hakların korunarak karar tesis edilmesi için bozulmuştur. <br> Mahkememizce usul ve yasaya uygun yargıtay bozma ilamı 03/07/2025 günlü celsede uyulmasına karar verilmiş ve bozma doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. <br>Bozmadan sonra mahkememizce yapılan değerlendirmede, mahkememizin bozulan 2021/181 -... sayılı kararının maddi tazminat yönünden  kesinleştiği, bozmanın usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak manevi tazminat yönünden yeniden karar verilmesi için yapıldığı, manevi tazminat davasının sadece kazaya sebebiyet veren araçların malikleri ve sürücüleri aleyhine açılmış olduğu, bu nedenle  davada davalı taraf olarak ... sigorta ve ... sigorta A.Ş., taraf gösterilmesine gerek olmadığı, dava konusu kazaya karışan tır aracı mahkememizce belirlenmiş ve hükümde iş bu davalılara yer verilmemiştir. <br>Mahkememiz tarafından manevi tazminat yönünden yapılan bozma doğrultusunda usulü kazanılmış hak kuralları dikkate alınarak; mahkememizin ilk verdiği karar olan 2014/...-2015/... sayılı kararında ; davacıların manevi tazminat talebi yönünden \"1-Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile;  50.000 TL ...'e, 40.000 TL ......'e, 40.000 TL ...'e, 40.000 TL ... ...'e, 40.000 TL ... ...'e ve 10.000 TL anne ... ...'e olmak üzere toplam 220.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Loj. Turizm San. ve Tic. A.Ş. , ...,  ... ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ...'dan kendi aralarındaki rucu hakkı saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,\" şeklinde  karar verilmiş olup, işbu kararı davalı ... temyiz etmemiş, davalılardan  ... ... İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti ve  ... temyiz etmiş ise de, verilen kesin süre içerisinde eksik temyiz harçları ikmal edilmediğinden, temyiz isteminin reddine karar verilmiş olduğu, işbu davalılar yönünden mahkememizce  ... ... (...), ...... ve ... ve ... ... lehine 40.000 er TL manevi tazminata hükmedildiği tartışmasız olup, işbu manevi tazminatın mahkememizce verilen ilk karar olan 2014/...-2015/... sayılı ve 17/09/2015 günlü kararı doğrultusunda ilgili davalıların temyiz istemlerinin reddedilmiş olması ve temyiz üzerine verilen Yargıtay kararında işbu manevi tazminatlar yönünden bahsi geçen davalılar yönünden bir bozmanın yapılmamış olması karşısında ikinci kararda bahsi geçen ... ..., ......, ... ve ... yönünden yeniden sorumluluğun 40.000 er TL manevi tazminat bakımından devam ettiğinin tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerektiği halde mahkememizce davacılar lehine usulü kazanılmış hak kuralı ihlal edilerek davacılar lehine 30.000 er TL manevi tazminata hükmedildiği görülmekle, uyulan bozma ilamı doğrultusunda , usulü kazanılmış hak kuralları dikkate alınarak manevi tazminat yönünden;  <br>\"Davacılar  ... ... , ... ...,   ...... , ... ... , ... , ...'in, davalılar ... Lojistik Turizm San. AŞ, ... ... Ltd.Şti., ...(tır şoförü), ... (... Sondaja ait araç sürücüsü), ... isimli işleten ve araç sürücüleri aleyhine, murisleri ... ...’in 19/03/2013 günü meydana gelen trafik kazasında vefatı nedeniyle açılan manevi tazminat davasında;<br>Davacıların murise yakınlıkları nedeniyle duydukları acı ve ızdırabın bir nebze azaltılması bakımından tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davalıların kusur oranları, paranın satın alma gücü, olayın meydana geldiği tarih dikkate alınarak, kendi aralarında rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkememizce verilen kararlar ve bu kararların kesinleşmesi ve Yargıtay bozma kararları ile, kararların temyiz edilip edilmediğine ilişkin dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek, <br>a-Davacılar ..., ... ..., ......, ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir işbu davacılar için 40.000'er-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 160.000-TL manevi tazminatın davalılar ... .. AŞ, ..., ... ... .. Ltd.Şti., ... ve ...’ın olay tarihi 19/03/2013’ten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılar ... … AŞ ve ...’ın işbu tazminatın 30.000'er Türk Lirası olmak üzere toplam 120.000'er TL ve ferilerinden  sorumlu olması kaydıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar  ... Lojistik Turizm San. AŞ, ... ... Ltd.Şti., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>b-Fazlaya ilişkin isteminin reddine <br>c-Davacılar ... ve ... ... yönünden mahkememizce verilen ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararın kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına,\" şeklinde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Mahkememizin ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararının maddi tazminat yönünden kesinleştiği anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin olarak YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Davacılar  ... ... , ... ...,   ...... , ... ... , ... , ...'in, davalılar ... Lojistik Turizm San. AŞ, ... ... Ltd.Şti., ...(tır şoförü), ... (... Sondaja ait araç sürücüsü), ... isimli işleten ve araç sürücüleri aleyhine, murisleri ... ...’in 19/03/2013 günü meydana gelen trafik kazasında vefatı nedeniyle açılan manevi tazminat davasında;<br>Davacıların murise yakınlıkları nedeniyle duydukları acı ve ızdırabın bir nebze azaltılması bakımından tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davalıların kusur oranları, paranın satın alma gücü, olayın meydana geldiği tarih dikkate alınarak, kendi aralarında rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkememizce verilen kararlar ve bu kararların kesinleşmesi ve Yargıtay bozma kararları ile, kararların temyiz edilip edilmediğine ilişkin dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek, <br>a-Davacılar ..., ... ..., ......, ... yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir işbu davacılar için 40.000'er-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 160.000-TL manevi tazminatın davalılar ... .. AŞ, ..., ... ... .. Ltd.Şti., ... ve ...’ın olay tarihi 19/03/2013’ten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılar ... … AŞ ve ...’ın işbu tazminatın 30.000'er Türk Lirası olmak üzere toplam 120.000'er TL ve ferilerinden  sorumlu olması kaydıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar  ... Lojistik Turizm San. AŞ, ... ... Ltd.Şti., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>b-Fazlaya ilişkin isteminin reddine,<br>c-Davacılar ... ve ... ... yönünden mahkememizce verilen ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararın kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 10.929,6‬0 TL karar ve ilam harcından, mahkememizin ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararının maddi tazminat yönünden kesinleştiği anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin olarak yeniden hüküm tesisine yer olmadığına ve davacılar ... ve ... ... yönünden mahkememizce verilen ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararın kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verildiğinden davacıların açtığı davada yatırılan 1.646,30 TL'lik peşin harcın manevi tazminat davasına denk gelen 1.639,44‬ TL'nin mahsubu ile 9.290,16‬ TL harcın davalılar ... .. AŞ, ..., ... ... .. Ltd.Şti., ... ve ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, ancak mahkememiz dosyası bozma öncesi esası olan ... E. 2021/... K.sayılı ilama ilişkin olarak yazılan ... referans nolu Harç Tahsil Müzekkeresi ... Veraset Vergi Dairesi tarafından tahakkuk verildiği UYAP kayıtlarından anlaşılmış olup, bakiye harcın tahsili yönünde yeniden harç tahakkukuna yer olmadığına, tahsili istenilen harcın manevi tazminat yönünden ve tahsilde tekerrür etmek üzere 9.290,16 TL olarak tahsilinin istenmesine, bu hususta ilgili Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmasına, <br>4-Mahkememizin ... E. 2021/... K.sayılı ilamından bozulan ve mahkememizin 2025/39 sayılı esasına kaydedilen iş bu dava dosyası usuli bozma kapsamında olduğundan ve ayrıca mahkememizin ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararının maddi tazminat yönünden kesinleştiği anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin olarak yeniden hüküm tesisine yer olmadığına ve davacılar ... ve ... ... yönünden mahkememizce verilen ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararın kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verildiğinden yeniden yargılama giderini hükmedilmesine yer olmadığına, ancak mahkememizin 2025/39 sayılı esasına kaydedilen dosya ile ilgili olarak yapılan ... E.sayılı dosyada verilen karar sonrası yapılan giderlere ilişkin olarak davacılar tarafından yapılan 1.188,00 TL yargılama giderinden davanın kabul nispeti oranında 633,56 TL'nin davalılar ... .. AŞ, ..., ... ... .. Ltd.Şti., ... ve ...'dan alınarak davacılar ..., ... ..., ......, ...'e verilmesine, bakiye giderlerin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>5-Mahkememizin ... E. 2021/... K.sayılı ilamından bozulan ve mahkememizin 2025/39 sayılı esasına kaydedilen iş bu dava dosyası usuli bozma kapsamında olduğundan ve ayrıca mahkememizin ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararının maddi tazminat yönünden kesinleştiği anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin olarak yeniden hüküm tesisine yer olmadığına ve davacılar ... ve ... ... yönünden mahkememizce verilen ...-... sayılı ve 16/06/2021 günlü kararın kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verildiğinden yeniden yargılama giderini hükmedilmesine yer olmadığına, ancak mahkememizin 2025/39 sayılı esasına kaydedilen dosya ile ilgili olarak yapılan ... E.sayılı dosyada verilen karar sonrası davalı ......Şti tarafından yapılan giderlere ilişkin 400,00 TL'lik yargılama giderinden davanın ret nispetine göre 186,8‬ TL yargılama giderinin davacılar ..., ... ..., ......, ...'ten alınarak davalı  ......Şti'ne verilmesine, bakiye giderin davalı şirket üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacılar ..., ... ..., ......, ... vekil ile temsil edildiklerinden dasvanın kabul nispetine göre yürürlükte olan AAÜT gereği;<br>A)Davacı ... için 30.000,00 TL;<br>B)Davacı ... ... içim 30.000,00 TL;<br>C)Davacı ... ... için 30.000,00 TL;<br>D)Davacı ... 30.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davalılar ... .. AŞ, ..., ... ... .. Ltd.Şti., ... ve ...'dan alınarak belirtilen davacılara ödenmesine, -bozma öncesi kararda tahsilde tekerrür etmemek üzere-<br>7-Davalılar vekil ile temsil edildiklerinden davanın ret nispetine göre; <br>A)Davacı ... için 30.000,00 TL;<br>B)Davacı ... ... içim 30.000,00 TL;<br>C)Davacı ... ... için 30.000,00 TL;<br>D)Davacı ... 30.000,00 TL maktu ücreti vekaletin yürürlükte olan AAÜT gereği belirtilen davacılardan belirtilen miktarlarla sınırlı olmak üzere davalılara verilmesine, -bozma öncesi kararda tahsilde tekerrür etmemek üzere-<br>8-Davacılar tarafından açılan tazminat davasında yatırılan  1.646,30 TL'lik peşin harcın manevi tazminat davasına denk gelen 1.639,44‬ TL'nin -bozma öncesi kararda tahsilde tekerrür etmemek üzere- davalılar ... .. AŞ, ..., ... ... .. Ltd.Şti., ... ve ...'dan alınarak davacılar ..., ... ..., ......, ...'e verilmesine,<br>9-6100 sayılı HMK m.333 gereği karar kesinleştiğinde vakiye avansın ilgililerine iadesine,<br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/07/2025<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır   <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a080dcb256af7b0","SID":"f43e4b0e61d6d838"}}