{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/784 <br>KARAR NO: 2025/1095<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2022<br>NUMARASI: 2017/372 Esas - 2022/187 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Çek bedelinin istirdadı <br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hamili olduğu ... bank Çarşı Güneşli Şubesine ait, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan ... nolu, 31.07.2016 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin şirketin kasasından çalındığını, zayi belgesi verilmesi için Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/227 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve mahkemece ödemeden men kararı verildiğini, müvekkili şirketin ofisinde 04.03.2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında, ofiste bulunan 2 adet kasadan birisinin çalındığını, kasada onlarca boş çek koçanı ve müşterilerden alınmış ancak ciro edilmemiş 7 adet çek bulunduğunu, hırsızlık olayı ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığının 2016/12729 Soruşturma dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, çekin ... San. ve Tic. Ltd. Şti. emrine  düzenlendiğini ve müvekkilinin yaptığı iş nedeniyle müvekkiline ciro edilerek teslim edildiğini, çekin müvekkilince ciro edilmeden zayi olduğunu, çekin davalı ...  A.Ş.  tarafından bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağına rağmen çek bedelinin davalı banka tarafından ödendiğini, ibraz eden davalının çekin meşru hamili olmadığını, çeki düzgün ciro silsilesi içinde iktisap etmediğini, davalı bankanın tedbir kararına rağmen çeki kusurlu şekilde ödediğini, birinci ciranta olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'den itibaren tüm ciroların sahte olması nedeniyle sonraki cirantaların meşru hamil olmadığını ileri sürerek, çekin istirdadı ile müvekkilinin çekin haklı hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, çek bedelinin davalılardan her davalı için farklı hukuki nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...O. vekili, savunmasında özetle; dava dışı keşideci tarafından düzenlenen 20.000,00 TL bedelli çekin çalındığı iddiasıyla davacının suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturması devam eden bir konuya ilişkin olarak dava açılamayacağını, bu aşamada çekin kime ait olduğunun ihtilaflı olduğunu, müvekkili bankanın ciro silsilesine göre meşru hamil ve çeki elinde bulunduran kişiye ödeme yaptığını, çekteki ...  San. ve Tic.Ltd.Şti’den itibaren tüm ciroların sahte olduğunun ispatı gerektiğini, iddialar kanıtlanmadan müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... Değerlendirme Anonim Şirketi ve ..., davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, çek iptali davasında ortaya çıkan çeke ilişkin son hamile karşı, TTK'nın 792.maddesi uyarınca  açılan çek bedelinin iadesi (istirdadı) davasıdır. 6102 sayılı TTK. 790.maddesi 'cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır' Yine  TTK. 792.maddesi 'çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olupta hamil hakkını 790.maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür' hükümlerini içermektedir.Her ne kadar davacı, davaya konu çekin, yetkili hamil olmayan davalı ... tarafından ibraz edildiğini bunun üzerine davalı ...' ın çekin ödemesini ibraz eden davalıya yaptığını ve bankanın hizmet kusuru bulunduğunu ayrıca diğer davalı ...' nin ise cirosunun sahte olduğunu iddia ederek eldeki davayı ikame etmiş ise de; öncelikle, ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre; Kanunda aksine bir hüküm  bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. HMK. Madde 190/1 hükmüne göre ise; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia  edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir, şeklinde düzenlenmiş olup, davacının lehine hak çıkaran taraf olarak iddiasını ispat yükü altında olduğu görülmektedir.  Buna istinaden davacının, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Ancak, davacının davalılar hakkında bulunduğu suç duyurusu üzerine Bakırköy CBS tarafından soruşturmanın başladığı ancak davalıların kötü niyetli veya ağır kusurlu olduklarına dair kovuşturma yapılmadığı ve davacının, davalı Vakıfbanka karşı hizmet kusuru iddiası ile şikayetçi olduğu, ancak bu davanın çeki elinde haksız bulunduran hamile karşı açılması gerektiği hususları ile davacının, iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla...\"  gerekçesiyle davanın reddine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iddiasını ispatladığını, davalı bankanın ödeme yasağı olan çeki davalı ...  A.Ş.'ye ödediğini, çekteki ilk cirantaya yazılan müzekkere cevabından çekin hangi ticari ilişki içerisinde keşide edildiği ve sonrasında ciro silsilesi yoluyla kime verildiğinini kanıtladığını, çekin müvekkilinden çalınması ile ciro silsilesinin bozulduğunu, ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu, müvekkili şirketin cirosu olmadan çalınan çekteki ilk cironun bu davalıya ait olduğunu, bu nedenle bu davalı ile sonraki cirantalara ciro silsilesinin bozulması nedeniyle dava açıldığını, bu davalının iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispat edildiğini, mahkemece sadece davalı bankaya yönelik talebin incelendiğini, bankanın da ödeme yasağı bulunan çeki ödeyerek ağır hizmet kusuru işlediğini, çek bedelinin ödendiğinin soruşturma dosyasına bankaca verilen beyandan anlaşılacağını, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/227 Esas nolu dosyasında verilen tedbirin uygulanmasından beş ay sonra çekin ödenmesinin hizmet kusuru olduğunu, çekin çalınması üzerine müvekkilince şikayetçi olunarak, çekin iptalinin istenmesine karşın bankanın çeki ödemesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk ciranta olan ...  San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sunduğu belgelere göre çekin müvekkilince alındığını kanıtladığını, bu nedenle diğer davalıların iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/53553 Soruşturma sayılı dosyasında işlemler devam etmesine rağmen, mahkemece \"kovuşturma yapılmadığı\" iddiası ile davanın reddedildiğini, oysa bu dosyanın beklenmesi gerektiğini, bir çok Yargıtay kararında ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğinin belirtildiğini, soruşturma dosyasında çek bedelinin ... A.Ş tarafından tahsil edildiğinin ikrar edildiğini, çekteki ödeme yasağına rağmen çek bedelinin tahsil edilmesinin ve sahte ciro ile çekin iktisap edilmesinin kötü niyeti gösterdiğini, ilk cirantanın dosyaya yazdığı yazıda çekin ticari ilişki kapsamında müvekkiline verildiğinin belirtildiğini, çekteki diğer cirantaların hangi ticari ilişki çerçevesinde çeki aldığının dahi araştırılmadan  eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı ... Değerlendirme A.Ş'nin de önceki cironun sahte olması nedeniyle çekin meşru hamili olmadığını,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi gereğince çek bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilini yetkili hamilini olduğu ... Çarşı Güneşli Şubesine ait, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan ... nolu, 31.07.2016 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin, ciranta ile olan ticari ilişkisi kapsamında iktisap edildiğini,  04.03.2016 tarihinde şirketin ofisinde gerçekleşen hırsızlık olayında, bir adet kasanın çalındığını, kasada boş çekler ile aralarında dava konusu çekin bulunduğu bir kısım müşteri çeklerinin bulunduğunu, hırsızlık olayı ile ilgili olarak Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığının 2016/12729 sayılı dosyasında soruşturma yapıldığını, bankanın ödeme yasağı bulunan çeki ödemesi, diğer iki davalının ise sahte cirolu çeki ağır kusurla iktisap etmesi nedeniyle zarardan sorumlu olduğu belirtilerek, çek bedelinin tazmini istenmiştir. Dava konusu çekin keşidecisi ...Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olup çek dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ emrine keşide edilmiştir. Çekteki ilk ciro lehdara ait olup, bu ciro beyaz ciro şeklindedir. Lehdar cirosundan sonra çekin davalılardan ... San.  Ve Tic. Ltd. Şti tarafından iktisap edildiği, onun cirosu ile de çekin ...tarafından iktisap edildiği, çekteki ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve ciroların bir birini takip ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin çekte cirosu bulunmamaktadır. Çekin, lahdardan iktisap edildiğine ilişkin olarak lehdar şirket tarafından dosyaya yazı ve teslim bordrosu ibraz edilmiştir. Bu belgelere göre davacının çekin yetkili hamili olduğu kabul edilmelidir. Davacının şikayeti üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12729 soruşturma sayılı dosyasında bir kısım şüpheliler hakkında hırsızlık suçundan takipsizlik kararı verildiği, sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeniyle yetkisizlik kararı verildiği, bazı suçlar yönünden daimi aramaya alınan evrakın soruşturmasının zamanaşımı süresinin sonuna kadar devam edeceği anlaşılmıştır.  Davacı tarafından davalı banka aleyhine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/4103 soruşturma sayılı dosyasında yapılan şikayet üzerine 18.11.2021 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacının itirazın üzerine Bakırköy 7.Sulh Ceza mahkemesinin 2021/1009 sayılı kararı ile takipsizlik kararının kaldırıldığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/53553 Soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığı UYAP'daki belgelerden anlaşılmıştır. TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde  TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.  Aynı Kanunun 790. maddesinde ise \"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır\" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...\" ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). Somut davada, davalı taraf çekteki lehdar cirosu ile iktisap etmiştir. Lehdar cirosundan sonra davacının cirosu bulunmamaktadır. Davacı vekili, çekin cirosuz şekilde kasada bulunduğu sırada çalındığını ileri sürmektedir. Dosyada bulunan Küçükçekmece CBS'nin 2016/12729 soruşturma sayılı dosyasında hırsızlık ve mala zarar verme yönünden takipsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece, bu nedenle ceza soruşturmasının sonucu beklenmemiştir. Diğer yandan davalı bankanın, ödeme yasağına rağmen çek bedelini ödemesi kusur olarak değerlendirilmelidir. Ancak bankanın tazminattan sorumlu olması için öncelikle, davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, ikitsap edenlerin ise iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Aksi halde davacının hak sahibi olmadığı bir çekin ödenmesinde davacının bir zararı bulunduğundan söz edilemeyecektir. Buna göre, çeki davacıdan sonra iktisap eden diğer iki davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Davacının çeki meşru şekilde lehdardan iktisap etmesi başlı başına sonraki cirantaların kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Lehdarın cirosunun beyaz ciro olması nedeniyle sonraki ciranta olan davalının iktisabının korunması gerekmektedir. Davacı somut bir delille davalıların iktisabının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamamıştır. Sebepten mücerret olan çekin davalılar tarafından hangi hukuki ilişkiye istinaden ve ne şekilde iktisap  edildiğini mahkemece araştırılması çeke ilişkin yasal düzenlemelere aykırıdır. Davalıların da çeki ne şekilde  iktisap ettiklerini açıklayıp kanıtlamak yükümlülüğü bulunmaktadır. İspat yükü HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesine göre davacıya aittir. Dosyada davalıların iktisabının korunmamasını gerektirir hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Küçükçekmece CBS'nin 2016/12729 sayılı dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığa etkisi bulunmayan bu  soruşturmanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Davacının davalı banka çalışan ve yetkilileri hakkında Bakırköy CBS'nin 2021/4103 sayılı dosyasında yaptığı suç duyurusunda takipsizlik kararı verilmiştir. Davacının itirazı üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiş ve soruşturmanın 2021/53553 sayılı dosyada devam ettiği anlaşılmıştır. Ancak yukarıda belirtildiği üzere, bankanın çekin tedbire rağmen ödenmesi nedeniyle sorumlu tutulması için öncelikle, davacının bu çekin diğer davalılar tarafından kötü niyetli veya ağır kusurlu şekilde iktisap edildiğini kanıtlaması şartına bağlıdır. Ayrıca bu noktadan sonra da çek bedelinin son cirantadan tahsiline çalışılması ve tüm yollar tüketildikten sonra tahsil edilmemesi şartına bağlıdır. Aksi halde, çek bedelinin diğer davalılardan tahsil edilmesi imkanının bulunduğu durumda, davacının bankanın ödemesi nedeniyle bir zararı oluşmayacaktır. Davacı, diğer cirantaların iktisabında ağır kusur veya kötü niyetini kanıtlamadığından çekin yetkili hamili değildir. Bu nedenle bankanın yaptığı bir ödemeden davacının zarara uğradığı kabul edilemeyeceğinden davalı banka çalışanlarına yönelik soruşturma sonucunun da beklenmesine gerek bulunmadığından, davacının yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL  istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2af3e18733569bc","SID":"921af6d9d45fc6fd"}}