{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/785 <br>KARAR NO: 2025/1104<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/01/2020<br>NUMARASI: 2018/494 E., 2020/68 K.<br>DAVA TARİHİ: 24.04.2018 <br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari satım ve bonodan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlattığı takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini, ancak davalı şirketin Fon'a devredilmesi nedeniyle itirazın satış harici işlemleri durdurmadığından takibin devamına karar verdiğini ancak müvekkilinin davalı şirkete borcu bulunmadığını, takip başlatılan 2016 yılı cari hesap borcunun 25.02.2016 vade tarihli 7.800,00 TL bedelli, 29.03.2016 tarihli 14.650,00 TL bedelli ve 15.06.2016 tarihli 20.000,00 TL bedeli bonoların verilerek ödendiğini, yapılan ödeme karşılığı bonoların davalıdan alındığını, buna rağmen müvekkili aleyhine takip başlatılarak araçlarının ve banka hesaplarının haczedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle; borçlunun kendinde bulunan senetleri mahkemeye sunarak borçlarını bu bonolarla ödediğini iddia etmesine rağmen, bu senetlerin cari hesaptan kaynaklanan borç ilişkisi için verilen bonolar olduğunun bilinmediği, borç ilişkisinin ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, borca karşılık ödeme yapılmadığını, borcun ödendiğine dair bir dekont sunulmadığını, taraflar arasında devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Taraf iddia ve savunmaları ve yukarıda değinilen ve somut olayda uygulanması gerektiği anlaşılan yasal düzenlemeler kapsamında  taraflar arasında çekişmenin uyuşmazlık konusu bonoların davalının icra takibine konu açık hesap ilişkisinden doğan borcun tasfiyesi kapsamında  davalıya verilip verilmediği noktasında  toparlandığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda mahkememizce tarafların tacir bulunması nedeni ile ticari defter ve kayıtların HMK 222 de sayılı şartların bir arada bulunması halinde kesin delil teşkil edeceği anlaşılarak davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması amacı ile davacının ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi tarafından ibraz edilen kök ve ek raporun denetimi ile davacının dosya kapsamına ibraz eylediği bonoların taraflar arasında bulunan açık hesap ilişki kapsamında borcun tasfiyesi amacı ile verilmediği eş söyleyiş ile bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ile bonoların davacı tarafından açık hesap ilişkisinin devamında tanzim edilerek davacıya verildiği yönünde her hangi bir saptamanın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davada bu şekilde taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğu, açık hesap ilişkisinin temelini oluşturan davalı faturalarının davacı tarafından ticari defterlere kaydedildiği buna karşın açık hesap ilişkisinden doğan borcun bono verilmek sureti ile tasfiye edildiği hususunda davacının iddiasını kesin deliller ile ispat edemediğinin tahkikat hitamında anlaşılması...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirkete borcu bulunmadığını, davalının 2016 yılı cari hesap alacağından  dolayı icra takibi başlattığını, ancak bu borcun davalıya verilen 25.02.2016 ödeme tarihli 7.800,00 TL bedelli, 29.03.2016 ödeme tarihli 14.650,00 TL bedelli, 15.06.2016 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli bonoların verilerek bunların ödendiğini, yapılan ödeme karşılığında bonoların davalıdan geri alındığını ve bono suretlerinin dosyada olduğunu, mahkemeye sunulan raporlarda da bono ödemesi ile davacının cari hesabının sıfırlandığının belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan borcun davacı tarafından bono verilmek suretiyle ödenmesi nedeniyle, davacının, davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamındaki belge ve beyanlardan  taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davalının, davacıya mal veya hizmet teslim ettiği sabittir. Uyuşmazlık 2016 yılındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap borcunun ödenip ödenmediği ve davacı tarafından suretleri sunulan bonolar ile davacının cari hesabında bu bonolar nedeniyle yapılan ödeme ile borcun sona erip ermediği noktasındadır. Bu noktada, keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan üç adet bononun davacının elinde olmasının sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı 2016 yılı cari hesap borcunu 25.02.2016 ödeme tarihli 7.800,00 TL bedelli, 29.03.2016 ödeme tarihli 14.650,00 TL bedelli, 15.06.2016 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli bonolarla ödendiğini ve bono suretlerinin kendisinde olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise bu ödemelerin kendi kayıtlarında olmadığını savunmaktadır. Ticari ilişki nedeniyle borçlu olan bir kişinin borcunu ödemek üzere bono vermesi ve vadesinde bono bedelini ödeyerek borcunu ifa ederek bono asıllarını iade alması mümkündür. Lehrada teslimi kanıtlanan bir bononun aslının bir süre sonra keşidecisinin elinde olması, bono bedelinin ödendiğine karine teşkil etmektedir. Ancak bono gibi her zaman ve tek taraflı düzenlenmesi mümkün olan belgelerin, usulüne uygun şekilde lehdara/ davalıya teslim edildiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Aksi halde üzerinde davalının lehdar olarak yer aldığı bir bononun davalıya teslim edildiğinin kanıtlanmaması halinde, bu bono ile davalının borcunun ödendiği kabul edilemez. Ziro bono her zaman istenilen kişi lahdar olarak gösterilerek düzenlenebilecek bir belgedir. Bu bakımdan somut olayda, davacının sunduğu üç adet bononun usulüne uygun şekilde davalı şirket yetkilisine teslim edildiğinin ve ödeme ile bonoların davalıdan alındığının kanıtlanması gerekmektedir. Bu tür bir kanıt uyuşmazlığın miktarına göre kesin delillerle mümkündür. Davacının tek yanlı düzenlediği ticari defterlerinde borç bulunması, davacının, borcunu bono ile ifa ettiğini göstermez. Davacının 2016 yılı cari hesap borcunu ödediğini usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır. Dosyanın tevdi edildiği bilirkişinin, davalının ticari defterlerin ibraz etmemesi nedeniyle dosya üzerinden inceleme yaparak rapor düzenlediği ve raporda somut bir tespitin yapılmadığı anlaşılmıştır. Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bu raporun incelenmesinde, taraflar arasında 2015 ve 2016 yıllarında ticari ilişki bulunduğu, bonoların muhasebe kaydının bulunmadığı, ticari ilişkinin tamamında davacının defterlerinde ödeme konusu çek, bono, banka dekontu, nakit tahsilat makbuzu ve bunlara ilişkin muhasebe kayıtları bulunmadığı belirlenmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının mal teslim ettiği sabittir. Davacı ise borcun tamamını bono ile ödediğini ve borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Ancak ödemenin usulüne uygun kesin delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Davacının düzenlediği ve davalıya teslim ettiğini kanıtlayamadığı bonoların asıllarının veya suretlerinin davacının elinde olması ödeme olarak kabul edilemez. Zira bononun her zaman düzenlenmesi mümkün olduğundan, bu bononun ifa amacıyla davalıya teslim edildiği ve bedelinin ödenerek bono aslının davalıdan teslim alındığının kanıtlanması gerekmektedir. Dava dosyasında belirtilen şekilde bir belge veya kanıt bulunmamaktadır. Davacının ticari defterlerindeki bir belgeye dayanmayan ödeme kayıtları borcu ifa edildiği anlamına gelmediğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b714c9c0e79d10a7","SID":"6992dce1253c4ac2"}}