{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>\tT.C.<br>\tİstanbul Anadolu<br>\t 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2025/121 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/566<br>DAVA\t: Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/02/2025 <br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; <br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; davalı banka tarafından davacı müflis şirket hakkında başlatılan takipten sonra davacı şirkete ait taşınmaz satışı ile haricen yapılan ödemelerle dosya borcunun kapandığını, davacı müflis şirket tarafından icra emrinin iptali için dava açıldığı ve mahkemece verilen ret kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu, davacı müflis şirketin davalı bankaya borçlu olmadığını, davalı bankadan alacaklı olduğunu, oluşan duruma göre davacı müflis şirket ile davalı banka arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti ile iflas müdürlüğünde bulunan paranın huzurdaki dava sonuçlanana dek davalı bankaya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davacı müflis şirket ile davalı banka arasındaki borç alacak ilişkisinin tespitine, davalının yasa gereği %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, iflas müdürlüğünde bulunan paranın huzurdaki dava sonuçlanana dek davalı bankaya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>19/12/2018 günlü ---------- de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren  06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmünü içermektedir.  6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A-2 maddesi uyarınca, \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" <br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanundan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmaktadır.  Nihayetinde arabuluculuğa dava tarihinden sonra başvurularak sunulduğu anlaşılmakla, arabuluculuğun tamamlanamayan dava şartı olması nedeniyle davanın 6325 sayılı Yasa’nın 18/A-2 maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br> <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 615,40 TL harç başlangıçta yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46c7de693605718f","SID":"a137156695377347"}}