{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/2122 Esas<br>KARAR NO:2025/1162 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/524 Esas -  2022/353 Karar <br>TARİH:29/04/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin sigortalısı olan ... AŞ'nin Kazakistan'da mukim ... isimli firmaya faturalar kapsamında demonte prefabrik bina ve aksamları emtiası sattığını, satışa konu malların Ankara'daki üretim fabrikasından...'de bulunan şantiye alanına kadar karayolu ile nakliyesinin gerçekleştirilmesi için davalı ile anlaştığını, 2017 Temmuz - Eylül ayları içerisinde alıcı firma şantiyesine ulaşan 12 adet tırdan tahliye edilen bazı ekipmanlarda fiziksel hataların tespit edildiğini, bu durumun şantiye yetkilileri tarafından her bir sevkıyat hasarı ile ilgili sevkıyat hasar tutanağı tanzim edildiğini, araç şoförlerine imzalattırıldığını, hasarlı emtiaların fotoğraflandığını, müvekkili tarafından 11/07/2018 tarihinde dava dışı sigortalısına hasar bedeli olarak 217.757,65TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ... nolu Nakliyat Abonman Sigortası Poliçesi tarafından taşınan ürünlerin sigortalandığını ve hasarın teminat kapsamında kaldığını, müvekkilinin dava dışı sigortalısına halef olduğunu ve rücu talebinin davalı tarafa gönderildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, İstanbul  ...İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı şirket tarafından ihbarı CMR Konvansiyonunun 30.maddesi uyarınca; ihbarı hak düşürücü süre içerisinde yapmadığını, hasar bildiriminin süresi içinde yapıldığının ispatı yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, fiili taşıyıcıların ...Şti. Olduğunu, müvekkilinin hasardan herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davanın bu şirketlere ihbarı gerektiğini, emtialarda meydana gelen hasarların oluşmasında nakliyeyi fiilen gerçekleştiren nakliyecilerin ve sürücülerin herhangi bir kusurunun ispat edilmediği, hasarın yükleme, boşaltma, istifleme esnasında oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hasarın ambalaj kifayetsizliğinden istiflemeye yetersizliği ve uyumsuzluğundan kaynaklandığını, dava konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığının ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine ve davalı aleyhine %20'de aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 29/04/2022 tarih ve  2019/524 Esas -  2022/353 Karar  sayılı kararında; \"Mahkememizce  İstanbul  ...İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası celp edilmiş,  dosyanın incelenmesi sonucunda, davacının davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederek takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizce davacı şirkete müzekkere yazılarak oluşturulan hasar dosyası ve Nakliye Abonman Sigorta Poliçesi celp edilmiş, gönderilen iki klasör hasar dosyası incelenerek dosyaya konulmuştur. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda; dava konusu taşıma işlemi nedeniyle davacının sigortalısının ürünlerinde hasar meydana gelip gelmediği, hasar meydana gelmiş ise gerçek zararın ne olduğu, davacının sigortlasına ödemiş olduğu bedelin davalıya rücu edip edemeyeceği, zararın meydana gelmesinde dava dışı göndericinin kusurunun olup olmadığı, hasarın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği, hasar ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının yapmış olduğu ödemenin teminat kapsamında kalıp kalmadığı hususlarında, bir taşıma hukukunda uzman, bir prefabrik işlerinde uzman ve bir sigorta konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı ile dava dışı sigortalı arasında 20/10/2015 - 30/10/2017 tarihleri arasında (365+183 gün) ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin akdedildiğini, sigorta konusunun Ankara'dan Kazakistan ...'e ihracat sevkıyatlarının gerçekleştirileceği, prefabrik çelik yapı ve emtiası, ekipman, mobilizasyon, inşaat malzemesi vs. Emtianın poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda, Irak, Afganistan, Güney Sudan, Zimbabve, Fildişi Sahilleri, Libya, Somali, Ukrayna, Kırım bölgesi, Yemen ülkeleri ithalat, ihracat, transit yapılacak taşımalar teminat harcı bırakılmak suretiyle düzenlendiği, limitin 33.452.697,00USD olduğu, araç başına azami teminat limitinin 150.000,00USD olduğu, davacı tarafından ... ... Ltd. Şti ekspertiz ücreti olarak 08/12/2019 tarihinde 16.739,54TL ödendiği ifade edilmiştir.Alınan raporun devamında; ... numaralı hasar dosyası yönünden yapılan değerlendirmede, 14/05/2018 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporuna göre, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 14/10/2017-01/111/2017 tarihleri arasında ...plakalı tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği, 15 adet duş teknesi akrilik paneli emtiasının hasarlanmış olduğunun tespit edildiği,söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedelinin birim fiyatı 222,00TL olan toplam 3.330,00TL (3,7822 USD/TL karşılığı 01/11/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 880,44USD) + 150,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 1.030,44USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu, meydana gelen zarar nedeniyle sovtaj değerinin olmayacağı ifade edilmiştir.Alınan raporun devamında, ... numaralı hasar dosyası için yapılan değerlendirmede, 14/05/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 20/10/2017 - 01/11/2017 tarihleri arasında... plakalı  tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği, 4 adet duş teknesi akrilik paneli emtiasının hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedelinin birim fiyatı 222,00TL olan toplam 880,00TL (3,7822 USD/TL karşılığı 01/11/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 234,78USD) + 150,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 384,78USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu, meydana gelen zarar nedeniyle sovtaj değerinin olmayacağı ifade edilmiştir.Alınan raporun devamına, ... hasar dosyası için yapılan değerlendirmede; 30/04/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 07/07/2017 - 24/07/2017 tarihleri arasında .../... plakalı  tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği, 1 adet duş teknesi akrilik paneli emtiasının hasarlanmış olduğunun tespit edildiği,   söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedelinin birim fiyatı 215,60TL olan toplam 215,60TL (3,5360 USD/TL karşılığı 27/07/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 60,97USD) + 110,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 170,90USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu, meydana gelen zarar nedeniyle sovtaj değerinin olmayacağı ifade edilmiştir.Alınan raporun devamına, ... numaralı hasar dosyası yönünden yapılan değerlendirme sonucunda; 30/04/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 19/07/2017 - 16/08/2017 tarihleri arasında .../... plakalı  tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği, 16 adet 740*1980mm ahşap WC iç kapı emtiasının paletten kayarak hasarlandığı, içerisinde D3WL-DX 1,2mm iç panel emtiası bulunan .. nolu paletin hasarlı olduğunu ve içerisinde XD-D3WR 1,2mm iç panel emtiası bulunan ... nolu paletin hasarlı olduğunun anlaşıldığı, 16 adet laminant kaplamalı ahşap iç kapının alt ve üst yüzeylerinde oluşan çatlaklar ve kırıklar sebebiyle onarımının mümkün olmadığı ve yenileri ile değiştirilmesi gerektiği, her bir pakette 10'ar adet panel bulunan P62 ve P63 nolu paletler içerisindeki panellerin ise 4 adetinin ileri derecede, 16 adetinin ise kısmi hasarlı olduğu ve panellerin sigortalı tarafından üretilen paneller olması nedeniyle onarımının mümkün olduğu, ambalaj durumu ve istifleme zaafları da dikkate alınarak %20 oranında sovtaj bedelinin hesaplanan toplam hasardan tenzilinin uygun olacağı, söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedeli 7.933,80TL (3,5338 USD/TL karşılığı 16/08/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 2.145,12USD) + 3.667,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 5.912,12USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu,  ifade edilmiştir. Alınan raporun devamına, ... hasar numaralı dosya yönünden yapılan değerlendirmede; 30/04/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 10/08/2017 - 02/09/2017 tarihleri arasında .../....plakalı  tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği, 3 palet malzemenin dorse içerisinde devrilmiş vaziyette olduğu, bu paletlerden 2 palet üzerindeki 2 adet boiler tek serpantinli rezistanslı liktip ekipman ile bir palet üzerindeki 5 paket alçıpan asma tavan emtiasının hasarlanmış olduğu, 50 adet alçıpan asma tavan (her pakette 10'ar adet bulunduğundan) onarımının mümkün olmadığı,  alçıpan malzemenin soltaj değerinin olmayacağı ve boiler kazanlardaki zararın tespit edilememiş olması sebebiyle sovtaj değerinin olmayacağı, söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedeli 2 adet boiler tek serpantinli rezistanslı liktip malzeme bedelinin 7.757,20TL + 50 adet alçıpan normal asma tavan malzeme bedelinin 344,50TL olmak üzere toplam 8.101,70TL(3,4472 USD/TL karşılığı 02/09/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 2.350,23USD) + 1.800,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 4.150,23USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu,  ifade edilmiştir.Alınan bilirkişi raporunun devamında, ... nolu hasar dosyası yönünden yapılan değerlendirmede;30/04/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 22/08/2017 - 07/09/2017 tarihleri arasında .../.... plakalı  tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği,16 adet sandwich panel emtiasının hasarlanmış olduğu,  emtiadan meydana gelen zarardan dolayı sovtaj bedelinin olmayacağı, panellerin yeniden onarımının mümkün olmadığı,  söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedeli 4 adet 9004 mat siyah en 1000mm, boy 6800mm, sandwich panel için 2.166,40TL, 12 adet  9002 en modeli, 1000 mm en, 5930mm boy 12 adet panel için  5.537,40TL olmak üzere toplam 7.653,80TL  (3,4460 USD/TL karşılığı 17/09/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 2.221,47USD) + 1.400,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 3.621,07USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu  ifade edilmiştir.Alınan raporun devamında,... nolu hasar dosyası için yapılan değerlendirmede; 30/04/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 07/07/2017 - 23/07/2017 tarihleri arasında .../... plakalı  tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada hasarın fark edildiği, 1 adet panelin dorse içinde yan yatmış olduğu ve 7 adet armatür emtiasının paletten kayarak hasarlanmış olduğu, hasarın sevk edilen ekipmanların karton kolilerinin ahşap palet üzerinde istiflenmiş olduğu, ancak sadece karton kolilerin etrafının streç film ile sarılmış olduğu, emtia karton kolilerinin ahşap palete sadece 2 adet boyuna olacak şekilde plastik şerit çember ile sıkılmak suretiyle sabitlendiği, dorse içerisinde yapılan yüklemelerde paletler arasında boşluklar olduğu,   söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılsa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpmasına kliye şartlarına uygun olarak ambalajlama ve araç içerisinde sabitleme yapılmayan emtia paletinin nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntılara ve aracın ani dur kalklarında palet üzerindeki kolilerin kayarak devrilmesi neticesinde söz konusu hasarın meydana gelmiş olduğu, hasarın yetersiz ambalajlama sebebiyle meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, emtiaların yeniden onarımının mümkün olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu hasar bedeli 7 adet armatür ... çift parabolik malzeme bedeli 654,50TL  (3,5360 USD/TL karşılığı 23/07/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 185,10USD) + 36,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 221,10USD olarak belirlendiği, birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu  ifade edilmiştir. Alınan raporun devamında, ... numaralı hasar dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; 30/04/2018 tarihli düzenlenen ekspertiz raporunda, karayolu nakliyesinin davalının sorumluluğunda organize edilerek 02/08/2017  tarihinde .../... plakalı tır aracına yüklendiği, 09/08/2017 tarihinde nakliye aracının bilinmeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetine kaybetmesi sonucunda yol kenarında devrildiği, büyük bir bölümü seramik malzemeden oluşan toplam 130 kap emtianın tamamının hasarlandığını, 31/08/2017 tarihinde emtiaların ağır hasarlı olarak şantiye yetkililerine teslim edildiği, bu hususun tutanak altına alındığı ve CMR belgesine not düşüldüğü, emtiaların bedelinin eksper raporunda belirlenen tutar kadar olacağı, belirlenen rakamların kadri maruf olduğu, meydana gelen zararlardan hasar gören ürünlerin sovtaj değerlerinin olmadığı, toplam hasarın 83.833,90TL  (3,5338 USD/TL karşılığı 09/08/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 23.581,66USD) + 5.800,00USD emtia nakliye bedeli olmak üzere 29.381,66USD olarak belirlendiği ifade edilmiştir.... hasar dosyası için sigortalı tarafından Kazakistan'ın ... şehrinde yapılan iş için 04/08/2017 tarih ve ... nolu fatura muhteviyatı net ağırlığı 16425,85kg brüt ağırlığı 16871,03kg olan 98 kap demonte vaziyette prefabrik bina ve ekipman emtiasının satılmış olduğu, emtianın davalı sorumluluğunda organize edilerek 08/08/2017, 23/09/2017 tarihleri arasında .../... plakalı tır aracı ile 45 günde gerçekleştiği, tır aracının tahliye edildiği sırada bir adet boiler kazan emtiasının hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve muhtemel boyut olarak hafif ancak daha havleli olan kazan emtiasının araç içerisinde yeterli ve gerekli şekilde sabitlenmemesi, emniyete alınmaması sonucu nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntılar esnasında üzerinde bir adet kazan bulunan paletin devrilmesi ve diğer malzemelere teması neticesi söz konusu hasarın meydana geldiği bir adet boiler tekserpantinli rezistanslı dik tip malzeme bedelinin 3.743,00TL(3,8243USD/TL karşılığı, 30/11/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 978,74USD) + emtia nakliye bedelinin ise 350,00USD olduğu ve toplam hasar bedelinin 1.328,74USD olduğu belirlendiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, emtianın sevkıyat belgelerinin olmadığı, hasara konu emtianın söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı, hasarlanan emtianın yapılan araştırma sonucu herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasarın alıcı firma yetkilileri tarafından emtianın araçtan tahliyesi sırasında sevk edildiği, tespit edilen hasar ile ilgili sigortalının saha lojistik yetkilisi, araç şoförü, alıcı şantiye şefi arasında sevkıyat hasar tespit tutanağının tanzim edildiği, CMR belgesi üzerinde de bu hususa yer verildiği, hasar fotoğraflarının bulunduğu, malzemenin ahşap palet üzerinde ve etrafının önce kağıt sonra naylon sargı ile sarılı olduğu, boiler kazanın birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olduğu, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu, meydana gelen zarar nedeniyle sovtaj değerinin olmayacağı ifade edilmiştir.  Alınan bilirkişi raporunun devamında; ... numaralı hasar dosyası için yapılan değerlendirmede, taşınanın 28/07/2017 - 09/09/2017 tarihleri arasında 41 günde .../.... plakalı tır aracı ile gerçekleştiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliyesi sırasında hasarın tespit edildiği ve 7 adet ahşap sağ iç kapı  ve 4 adet ahşap sol iç kapı olmak üzere 11 adet dış yüzey laminant kaplı ahşap kapının alt ve üst taban yüzeyinde oluşan çatlaklar ve kırıklar sebebiyle onarımının mümkün olmayacak şekilde hasarlı olduğu, 11 adet ahşap iç kapı emtiasının herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, söz konusu hasarın sevk edilen ekipmanların farklı boyutlarda ve farklı cinste malzemeler olması sebebi ile dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılmasa da nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı oluşan sarsıntı sırasında ekipmanların kayarak birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması nedeniyle söz konusu hasarın meydana geldiği, sevkıyata ait yükleme fotoğraflarının olmadığı, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yapılan araştırmalar sonucunda hasarlanan emtiaların herhangi bir sovtaj değerinin olmadığı, hasar tespit tutanağının sigortalının saha lojistik yetkilisi araç şoförü ve alıcı şantiye şefi arasında tanzim edildiği CMR belgesi üzerine bu hususun yazıldığı, hasar fotoğraflarının bulunduğu emtiaların bir kısmının ahşap palet üzerinde etrafının naylon sargı ile sarılı olduğu, bir kısmının ise pletsiz naylon sargı ile sarılı olduğu, toplam hasarın 2.971,29TL (3,4123USD/TL karşılığı 09/09/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 870,76USD) + emtia nakliye bedelinin ise 511,00USD olduğu, toplam hasar miktarının 1.381,76USD olduğu, iç kapı ahşap emtiasının birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olacağı, bu tutarın kadri marufunda olduğu, ancak ahşap malzemenin tamamının zayi olarak değerlendirilemeyeceği, ambalaj durumu ve istifleme zaafları da dikkate alınarak %20 oranında sovtaj bedelinin hesaplanan toplam hasardan tenzilinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Alınan raporun devamında; ... hasar dosyası için yapılan değerlendirmede özetle; 30/04/2018 tarihinde düzenlenen ... numaralı raporda, davalının sorumluluğunda organize edilerek 02/08/2017 tarihinde .../... plakalı tır aracının emtiaların yüklendiği, aynı gün tamamlanan gümrükleme işlemleri sonucu aracın yola çıktığı, 22/08/2017 tarihinde nakliye aracının Kazakistan sınırları içerisinde seyir halindeyken araç sürücüsünün su içmek için aracını yol kenarına park ettiği sırada ... plakalı dorsenin yol kenarındaki toprak araziye sağ yan tarafı üzerine devrilmesi neticesinde söz konusu hasarın meydana geldiği, araç içerisinde bulunan 8 palet toplam 156 adet panel bulunduğu, panelin beton ve karkas parçalardan oluştuğu, emtiaların onarımının mümkün olmadığı, yenileme bedelinin 14.480,73TL olduğu, ambalaj şeklinin hasara konu panellerin dik olarak yan yana istiflendiği, panellerin kenarlarında metal askılarla vidalanarak birbirlerine sabitlendiği ve etrafının naylon sargı ile sarılarak paket halinde olduğu hasar fotoğraflarından görüldüğü, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı yukarıda anlatıldığı şekilde hasar tespit tutanağının düzenlendiği, CMR belgesinin üzerine not düşüldüğü, hasar fotoğraflarının bulunduğu, hasara konu toplam 156 adet iç ve dış panel emtiasının yenileme bedelinin toplam 14.480,74TL olduğu(3,5172USD/TL karşılığı 22/08/2017 hasar tespit tarihindeki kur üzerinden 4.117,12USD ) + emtia nakliye bedelinin ise 5.800,00USD olduğu, toplam hasar miktarının 9.917,12USD olarak belirlendiği, eksper raporunda belirtilen tutarın makul olduğu, ancak emtianın tamamının zayi olarak değerlendirilemeyeceği, ambalaj durumu ve istifleme zaafları da dikkate alındığından %20 oranında sovtaj bedelinin hesaplanan toplam hasardan tenzilinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Alınan raporun devamına; ... hasar dosyası için yapılan değerlendirmede, nakliyetin davalının sorumluluğunda organize edilerek 22/09/2017 - 05/10/2017 tarihleri arasında .../... plakalı tır aracı ile gerçekleştirildiği, alıcı firma şantiyesine ulaşan tır aracından emtianın tahliye edildiği sırada 20 adet ... panel emtiasının hasarlanmış olduğunun tespit edildiği, söz konusu hasarın sevk edilen emtiaların farklı boyutlarda ve cinste malzeme olması sebebiyle dorse içerisinde yapılan yüklemelerde ekipmanlar arasında boşluklar oluştuğu ve her ne kadar araç üzerinde gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemi yapılmış olsa da hafif ve araç içerisinde yüksek seviyede olan panellerin nakliye sırasındaki yol şartlarına bağlı olarak sarsıntılar esnasında panellerin köşe kısımlarının birbirine ve dorse yan duvarlarına çarpması, sürtünmesi neticesinde hasarın meydana geldiği, hasara konu emtiaların söz konusu sevkıyata ait yükleme listesinde yer aldığı, hasara ilişkin hasar tespit tutanağının düzenlendiği ve CMR belgesinin not düşüldüğü, hasar fotoğraflarında panellerin bir kısmının ambalajsız, bir kısmının ise naylon ambalaj ile sarıldığı, emtia birim fiyatlarının eksper raporunda belirtilen tutar kadar olacağı, belirtilen rakamların kadri marufunda olduğu ve ayrıca bu emtiada meydana gelene zarar sonucunda sovtaj değerinin olmayacağı ifade edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun devamında, Temmuz 2017 ayında gerçekleşen hasarlar ile ilgili 16/07/2018 tarihinde davacı tarafından sigortalısına 186.888,55TL ödeme yapıldığı, dosya içerisinde bulunan 12 adet hasar dosyasından 8. Ve 11.sırada anılan dosyaların aracın kaza yapması sonucunda, araç içerisinde bulunan ürünlerin hasarlandığı, diğer 10 hasar dosyası yönünden ise hasarların eksik ve yetersiz ambalajlama ve istiflerden kaynaklandığı, CMR'nin 10.maddesine göre, yükün kusurlu ambalajlanması gibi hallerde, göndericinin taşımacıya karşı sorumlu olduğu, ancak yükün kabulünde bu durum açıkça görünüyorsa ve taşımacının da bu konuda bir çekinde ileri sürmemesi halinde taşımacının bu hükümden istifade edemeyeceğinin düzenlendiği ve CMR 9'a göre, çekince ileri sürmeyen taşımacının ambalajlamanın iyi olduğunu kabul ettiğine dair bir karine getirildiği, bu nedenle taşıma senetlerinde herhangi bir ihtirazı kayıt olmadığından davalının diğer 10 dosya yönünden de sorumlu olduğu, davacının CMR'nin 34 ve 36 maddeleri uyarınca, davalıya davasını yöneltebileceği, fiili taşıyıcının davalıdan farklı olmasının davalı ile fiili taşıyıcı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, 4, 10 ve 11.sırada belirtilen hasar dosyalarında meydana gelen hasar yönünden %20 sovtaj bedeli indirilmesi gerektiği, davacının rücu edebileceği ödemiş olduğu hasar bedelinin yukarıda ifade edilen hasar dosyalarındaki sovtaj bedeli düşülmek için toplam 186.888,55TL olduğu ifade edilmiştir.Mahkememizce taraf vekillerinin alınan rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve kök raporda sovtaj değerinin indirilmesi gereken dosyalar yönünden sovtaj değerinin hesaplanması için rapor alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda, 11 nolu dosya yönünden, 11.584,59TL sovtaj tenzili yapılması gerektiği ifade edilmiştir.Mahkememizce taraf vekillerinin rapora karşı sunmuş oldukları itirazların değerlendirilmesi için ve daha önce yapılan görevlendirme kapsamındaki hususlarda irdelenmek suretiyle bir sigorta, bir taşıma hukukunda uzman ve bir prefabrik malzeme sektöründe uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda özetle; sigorta eksperi ve inşaat mühendisi bilirkişisi tarafından rapor, karayolu taşımacılığında uzman bilirkişi tarafından ayrık görüş sunulmuştur.Mahkememizce alınan ve sigorta eksperi ile inşaat mühendisi bilirkişilerin imzasını taşıyan bilirkişi raporunda özetle; davacının toplam 12 farklı taşımaya ilişkin sigortalısına ödediği tazminat tutarının davalıya rücu etmek istediğini, 10 adet hasarın yükleme hatası ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı, ambalaj yetersizliğinden ve istifleme yetersizliği ve uygunsuzluğuna bağlı hasarların teminat haricinde olduğunu, CMR hükümlerine göre ve davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye göre 10 dosyaya ilişkin zarardan davalının sorumlu olmadığı, diğer iki hasarın tek taraflı trafik kazası neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davacının hasar hesaplaması yaparken hasarlı malların tekrar tedarik edildikten sonra takdiren belirlenen navlun masrafının da davalıdan talep ettiği, ancak CMR 23.madde hükmüne göre bu tutarların davalıdan talep edilemeyeceği, davalının ... numaralı dosya için ödeme yaptığı 12.972,39TL zararın bedelini ve ... numaralı dosya için talep edebileceği tutarın 102.048,68TL olduğu CMR 7.maddesine göre, ödemiş olduğu bu iki tutara dava tarihinden itibaren yıllık %5 faiz talep edebileceği ifade edilmiştir.Mahkememiz dosyasına karayolu taşımacılığı tarafından sunulan ayrık görüşte özetle; dosya içerisinde davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin olarak dava dışı sigortalısından alınmış yazılı bir temlikname olması nedeniyle davacının diğer 10 dosya yönünden de rücu talebinde bulunabileceği, taşıyıcının ambalajlamaya ve istiflemeye nezaret etmiş olması nedeniyle hasarın meydana gelmesinde %25 müterafik kusurlu olduğu ifade edilmiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, alınan bilirkişi raporlarına karşı sunulan beyan ve itirazlarında irdelenmesi suretiyle ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi maksadıyla takdiri mahkemeye ait olmak üzere, trafik kazası nedeniyle meydana gelen 2 adet hasarın ve diğer 10 adet hasar dosyası yönünden her bir açısından ayrı ayrı hesap ve inceleme yapılmak suretiyle davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıya TTK 1472. Maddesi kapsamında rücu edip edemeyeceği, rücu şartlarının oluşmaması halinde her bir hasar dosyası yönünden ayrı ayrı inceleme yapılmak suretiyle, davacının temlik alan sıfatının olup olmadığı, var ise bu kapsamda dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının yüklerin yüklenmesi esnasında denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, yerine getirmemiş ise bundan dolayı müterafik kusurunun olup olmadığı ve neticeten davacının davalıya ne miktarda  hasar ödemesini rücu edebileceği hususunda bir taşıma hukukunda uzman, bir taşıma  sigorta poliçelerinde uzman ve bir prefabrik malzemelerinin  bedelinin tespitinde uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda özetle; 2 adet dosyanın hasar sebebinin trafik kazası olduğu, diğer 10 adet dosyada ise araçların göndericinin tesisinde, göndericinin personeli tarafından araca yüklendiği ve sabitlendiği, araçların sefer boyunca herhangi bir kazaya karışmadığı, yükleme ve boşaltmanın gerçekleştiği esnada herhangi bir kazanın meydana gelmediği, emtiaların seferin olağan şartlarına uygun istiflenmediği, sabitlenmediği ve ambalajlanmadığı ve bu nedenle hasarların meydana geldiği, tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen 2 hasardan dolayı davalının sorumlu olduğu, diğer 10 dosya yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşmede malların tırlara fiile yüklemesi ve tahliyesi yükleyici firma adına başka hizmet sağlayıcılar tarafından kendi talimatları doğrultusunda gerçekleştirilmiş olsa da, konu operasyonlar ile ilgili tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu davacının kabul ve taahhüt ettiği, bu nedenle nakliyecinin 10 hasardan dolayı sorumlu olmadığı, davacının 10 hasar için yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olduğu, bu nedenle halefiyet şartlarının oluşmadığı, davacı tarafından ödenen tazminat bedelinin 186.888,55TL olduğu, ancak dava dilekçesi ile 217.757,65TL olduğu, ... numaralı dosyada 12.977,39TL ödeme yapılmasına rağmen, 36.545,62TL rücu talep edildiği, ... numaralı dosyada eksper tarafından 5.912,12USD hesaplanmasına rağmen davacının 13.674,94TL ödeme yaptığı, davacının görevlendirdiği sigorta eksperinin raporunda hasarlı parçaların tekrar gönderimi için talep edilen takdiri navlun bedellerine uygunluk verdiği ve hesaplamada dikkate alındığı, CMR konvansiyonunun 23.maddesi gereği, hasar durumunda nakliyeci hasardan mal bedeli kadar sorumlu olduğu düzenlemesine yer verildiği, emtia sigortacısının ödediği, malın tekrar nakliyesi için takdiren belirlenen navlun bedelinin poliçelerde uygulanan ilave marj için sigortalının sigortacısına sunduğu ek bir avantaj olup, nakliyeciden talep edilemeyeceği, aynı maddenin 4.fıkrasında, nakliyecinin ancak navlun tutarı olarak sadece karşılanan zarar oranı navlun bedelinden iadesi yapılacağının düzenlendiği, hasar dosyaları ve eksper raporundaki faturaların,  fatura talep tutarları ile uyumlu olduğu, ancak hasarlı parçaların niteliği ve kullanım alanı dikkate alındığında sovtaj değerlerinin olmadığı, düzenlenen tutanaklarda hasarlı olarak belirtilen parçaların kullanılamaz durumda olduğu kabul edildiği, eksper tarafından belirlenen hasarlı mal bedellerinin kadri maruf olduğu, davacının talep edebileceği navlun tutarının karşılanan zarar oranında hesaplaması gerektiği, buna göre ... ve ... numaralı hasar dosyalarının trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle davacı tarafından ödenene 115.026,07TL'nin  rücusunu talep edilebileceği, diğer 10 dosya yönünden toplam 53.550,77TL tazminat hesaplandığı ancak davacının zararın meydana gelmesinde ambalajlamanın ve istiflemenin kendisine ait olması nedeniyle %80 kusurlu olduğu görülerek, 10.710,54TL'nin rücusunu talep edebileceği ifade edilmiştir. Dava TTK'nın 1472.maddesi uyarınca, ödenen tazminat bedellerinin rücusu için açılan itirazın iptali davasıdır.  Sigortacının rücu hakkı, zarar sigortalarında geçerli olan halefiyet ilkesinden kaynaklanır. Halefîyet ilkesine göre sigortacı ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabilir. Bu ilkenin bir sonucu olarak sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kişinin yerine geçer, onun halefi olur. Böylece, zarara neden olan kişilere karşı sigorta ettirenin açabileceği tüm davaları sigortacı açar ve meydana gelen zararın  tazminine ilişkin talep haklarını kullanır. Ancak, sigortacı, zararın tamamını karşılamamışsa sigortalının ödenmeyen kısma ilişkin talep hakları sona ermez. Bu durumda sigortacı, tazmin ettiği zarar ölçüsünde sigortalının halefi olur ve zarardan sorumlu olan kişilere karşı rücu hakkını kullanır. Sigortacının rücu hakkı kanundan doğan bir hak olmakla birlikte, sigortacının, sigortalının yerine geçerek zarardan sorumlu olan kişilere rücu edebilmesi için zararın sigorta teminatı kapsamında olması, zarar görenin dava hakkının mevcut olması ve sigorta tazminatının ödenmiş olması şartları aranmaktadır. Sigortacının rücu hakkı, ödediği tazminat ölçüsünde ve gerçek zarar miktarını aşmamak kaydıyla geçerlilik taşır. Sigorta şirketi, sözleşmede öngörülen muafiyetler çerçevesinde sigortalısına zarar miktarının bir kısmını ödemişse, ödediği tutarın dışında zarar sorumlusuna rücu edemez. Ayrıca, sigortacının gerçek zararı aşan tazminat talepleri de haksız olduğundan istenemez.Dosya kapsamının uluslararası karayolu ile eşya taşıması olduğu ve bu nedenle CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğine mahkememizce karar verilmiştir.CMR konvansiyonunun 34.maddesinde; \"Tek bir mukaveleyle düzenlenen taşıma, karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri sorumludur. İkinci taşımacı ile onu takip eden taşımacılar, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılmış olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.CMR konvansiyonunun 36.maddesinde;“Aynı taşıma mukavelesine dayalı istekle ilgili olarak açılan bir davada ileri sürülen karşıt bir istek veya vereceğini alacağına sayışma halleri dışında kayıp, hasar veya gecikme sorumluluğu ile ilgili davalar ancak birinci taşımacının, sonuncu taşımacının veya kayıp, hasar veya gecikmenin oluştuğu sırada taşıma işini yapmakta olan taşımacının aleyhine açılabilir. Bu taşımacılardan birkaçı aleyhine aynı zamanda dava açılması mümkündür” hükmüne yer verilmiştir.Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; davacının sigortalısı ile davacı arasında 20/10/2015 - 30/10/2017 tarihleri arasında (365+183 gün) .... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin akdedildiği görülmüştür. Sigorta konusunun Ankara'dan Kazakistan Tengiz'e ihracat sevkıyatlarının gerçekleştirileceği, prefabrik çelik yapı ve emtiası, ekipman, mobilizasyon, inşaat malzemesi vs. Emtianın poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda, Irak, Afganistan, Güney Sudan, Zimbabve, Fildişi Sahilleri, Libya, Somali, Ukrayna, Kırım bölgesi, Yemen ülkeleri ithalat, ihracat, transit yapılacak taşımalar teminat harcı bırakılmak suretiyle düzenlendiği, limitin 33.452.697,00USD olduğu, araç başına azami teminat limitinin 150.000,00USD olduğu yapılan inceleme sonucunda görülmüştür. Bu nedenle davacının ödemiş olduğu hasar bedelinin davalıya rücusu için açmış olduğu davada aktif husumet sahibi olduğuna karar verilmiş, davalının ise dava dışı sigortalı ile aralarında taşımacılık sözleşmesinin imzalandığı görülerek ve CMR konvansiyonunun 34 ve 36.maddeleri göz önünde bulundurularak, iş bu dava yönünden pasif husumet yokluğuna karar verilmiştir.CMR Konvansiyonu Madde 30/1 hükmünde: \"Ana, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden\\, veya ziyan ve hasarın açıkça  görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde  (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu  husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır.\" hükmüne yer verilmiştir.CMR Kovansiyonu Madde 30/2 kapsamı ise şu şekildedir: \"Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan  kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir.Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafından oluşturulan hasar dosyalarının da incelenmesi sonucunda, tüm hasar dosyalarında dava dışı sigortalının şantiye sorumlusunun, araç şoförünün ve alıcının yetkilisinin imzalarını taşıyan hasar tespit tutanaklarının ayrı ayrı yer aldığı ve her hasara ilişkin olarak, düzenlenen CMR belgeleri üzerine hasar şerhleri işlendiği görülerek ve hasar tespit tutanaklarının, malların teslim edildiği gün itibariyle tutulmuş olması nedeniyle davalıya yukarıdaki madde hükümleri gereğince süresi içerisinde bildirim yapıldığına kanaat edilmiştir.CMR Konvansiyonu 23.maddesinde; \"bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. 4.Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır.Bunlar dışında başka tazminat ödenmez.Hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder.2 - Ancak tazminat şu miktarları aşamaz: a) Eğer gönderilen malın tamamı hasara uğramış ise, tamamı kaybolduğundan ödenmesi gereken miktar,b) Eğer gönderilen yükün bir kısmı hasara uğramış ise, eksilen kısmı için ödenmesi gereken Miktar.\" düzenlemesine yer verilmiştir. CMR Konvansiyonunun yukarıda belirtilen maddeleri gereği hasar durumunda nakliyeci hasardan mal bedeli kadar sorumludur. Emtia sigortacısının ödediği \"malın tekrar nakliyesi için takdiren belirlenen navlun bedeli\" poliçelerde uygulanan ilave marj uygulaması gibi sigortacının sigortalısına sunduğu ek bir avantaj olup nakliyeciden talep edilemez. CMR Konvansiyonu 23/4 maddesine göre nakliyeci navlun tutarı olarak sadece karşılaşılan zarar oranının navlun bedelinden iadesi yapılır.Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda ve davacı vekili tarafından hasar bedellerinin tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığı ve buna ilişkin eksper firmasına ödeme yapıldığı ve yapılan ödemenin hasar dosyalarına garameten paylaştırıldığına ilişkin 15/02/2022 tarihli dilekçedeki beyanlarda dikkate alınarak tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacının,... ve ... numaralı dosyalarındaki hasarların, trafik kazası sonucunda meydana geldiği ve bu nedenle davacının sigortalısına herhangi bir kusurunun olmadığına karar verilmiş ve meydana gelen kaza sonucunda davacının davalıya 2 dosya için toplam 115.026,07TL ödeme yaptığına ilişkin dekont olsa da, hasar dosyası içerisinde yer alan alacağın temliki sözleşmesinde dava dışı sigortalının, davacıya ekspertiz raporu ile hesaplanan tüm bedeller yönünden haklarını temlik ettiği görülerek ve bu dosyalar yönünden eksper ücretinin garameten paylaştırıldığı görülerek, davacının 0962 numaralı hasar dosyası yönünden 102.048,68TL zarar belirlendiği (araçta taşınan yük bedelinin 25.824,72USD olduğu, hasarlanan ürün bedelinin 23.581,66USD olduğu, davacı tarafından 5.800,00USD üzerinden nakliye bedeli talep edilmiş ise de, CMR konvansiyonunun 23/4.maddesi hükmü gereğince yapılan oranlama sonucunda iade edilmesi gereken navlun bedeli 5.296,20USD olarak hesaplanmış) ve bu miktarı talep edebileceğine, 1133 nolu hasar dosyası yönünden tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda araçta hasarlanan ürün bedelinin 4.177,12USD olduğu, taşınan ürün bedelinin 23.501,15USD olduğu, davacının bu dosya yönünden de 5.800,00USD navlun bedeli hesap ettiği, ancak CMR konvansiyonunun 23/4.maddesi hükmü gereğince yapılan oranlama sonucunda talep edebileceği navlun bedelinin 1.016,09USD olduğu hesap edilerek davacının bu hasar dosyası yönünden  18.054,53TL  talep edebileceğine karar verilmiştir.Mahkememizce diğer 10 dosya yönünden tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; dava dışı sigortalı ile davalı  arasında imzalanan sözleşmede, dava dışı sigortalının malları tırlara fiili yüklemesi ve tahliyesi yükleyici firma adına başka hizmet sağlayıcıları tarafından kendi talimatları doğrultusunda gerçekleştirilmiş olsa dahi, konu operasyonlar ile ilgili tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiği, taraflar arasındaki taşıma işleminin yaklaşık 650 tırla gerçekleştirilen büyük bir taşıma olduğu görülmüştür. CMR konvansiyonunun 17.maddesinde, ambalajlamadaki eksikliklerden dolayı hasarın meydana gelmesinden dolayı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükleme veya istiflemenin gönderici tarafından yapılmış olması taşıyıcının sorumluluğunu nihai anlamda ortadan kaldırmadığı, nitekim CMR konvansiyonunun 17/4.maddesinde de, müterafik kusur durumunun düzenlendiği ve ayrıca Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi olduğu kabul edilmiştir. Taşıyıcının bu sebepten kaynaklanan sorumluluğunu def etmesi için taşıma öncesinde bu yöndeki ihtirazı kaydı taşıma sözleşmesine şerh düşmesi gerekmektedir Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davalının bu yönde koymuş olduğu herhangi bir ihtirazı kayıt olmadığı görülerek ve davalının yüklemeye nezaret etme görevinin olduğu dikkate alınarak ve ayrıca taşımanın çok kapsamlı bir iş olması nedeniyle davalının hasarın meydana gelmesinde %25 oranında müterafik kusuru olduğuna karar verilmiş ve davacı tarafından bu 10 dosya yönünden de navlun bedellerinin tamamının talep edildiği görülerek, hasar dosyalarına konu taşınan toplam yük bedeli ile hasarlanan toplam yük bedelinin oranlanması sonucunda davacının 2.518,31USD navlun bedeli talep edebileceği ve hesaplanan hasar miktarlarının alınan bilirkişi raporları doğrultusunda makul olduğu görülerek (mahkememizce alınan 10/12/2021 tarihli bilirkişi raporunun 17.sayfasında yer verilen tablodaki hesaplamalar doğrultusunda) toplam hesaplanan 53.550,77TL hasar bedelinde davalının hasarın meydana gelmesinde  %25 oranında müterafik kusurlu olduğu görülerek 13.387,69TL hasar bedelini talep edebileceğine karar verilmiş ve ayrıca hasarın belirlenmesi için davacının ekspertiz raporu aldığı ve bunun için ekspere 8.813,46TL ödeme yaptığı  görülerek bu miktarı da davalıdan talep edebileceğine karar verilerek, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle toplam alacağının 142.304,36TL olduğu kabul edilmiş ve bu miktara takip tarihinden itibaren CMR konvansiyonunun 27.maddesi doğrultusunda yıllık %5 faiz uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Öte yandan alacak miktarının hesaplanmasının yargılamayı gerektirmesi ve dava konusu alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. \"gerekçesi ile,''  1-Davacının Davasının KISMEN KABULÜ İLE Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 142.304,36TL üzerinden devamına,Asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz uygulanmasına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin, alacak likit olmadığından reddineFazlaya ilişkin talebin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı, emtia konusu malların hasara uğraması nedeniyle bu malların yenisinin tekrar alıcıya gönderilmesi için Müvekkili sigortalısı tarafından katlanılan navlun bedelinin tamamını bir başka deyişle navluna ilişkin müspet zararını tazminle yükümlü olduğunu; bu sebeple,Yerel Mahkemenin navluna ilişkin bedeli tazminat hesaplamasına dahil etmemesi hukuka aykırı olup Gerekçeli Karar'ın kaldırılması gerektiğini, davaya konu hasarlara davalı kusuru ile sebebiyet verdiğini; taraflar arasındaki navlun sözleşmesi tahtında emtiayı taşıma ve alıcıya teslim borcu altında olan Davalı, söz konusu emtiaların kendi kusuru ile zayi olması sebebiyle bu teslim ve taşıma borcunu yerine getirememiş ve temerrüde düştüğünü; zayi olan emtianın, davalı ile olan taşıma ilişkisi çerçevesinde alıcıya teslim edilmemesi sonucu, müvekkili sigortalısının aynı emtianın yeni ve hasarsız halini yeni bir sevkiyatla alıcıya teslim etmek zorunda kaldığını; söz konusu sevkiyatların Kazakistan’da yapımı devam eden bir proje için, proje kapsamında gerekli olan hammadde ve parçaların tedariki amacıyla yapıldığını ve bir kısım malların taşıma ya da başka bir sebeple zayii olması halinde, projenin tamamlanması için yeniden tedarik edilmesi işin doğası gereği zorunlu olduğunu, bu sebeple de müvekkili sigortalısının, taşıma sırasında zayii olan malların yenisini, yeni bir sevkiyat organize ederek alıcısına teslim ettiğini; bu teslim için yeni bir sevkiyat düzenlemek zorunda kalan sigortalının da davalı tarafından teslim edilemeyen ürünlerin sevkiyatı için yeniden navlun ücreti ödemek zorunda kaldığını ancak müvekkili sigortalısının ne bu esnada davalıya ödemiş olduğu navlun ücretini iade almış ne de yeni düzenlenen sevkiyata ilişkin navlun ücreti Davalı tarafından karşılandığını, davalının navlun ücretini iade etmemesi ve hasarlı emtiayı teslim edememesi sonucu, Müvekkili sigortalısının Türk Borçlar Kanunu madde 125/2 uyarınca, Davalı’nın navlun sözleşmesinden doğan borcunu ifa etmemesi nedeniyle doğan müspet zararını isteyebileceğini, bu müspet zararlardan birinin de zayii olan emtianın tekrar gönderimi için müvekkili sigortalısı tarafından katlanılan navlun ücreti olduğunu, bu tutarların her bir hasar dosyası bakımından ekspertiz raporuyla belirlendiğini ve müvekkilince sigortalısına ödendiğini, ekspertiz raporlarında da ortaya koyulduğu üzere zayii olan emtianın tekrar gönderimi için müvekkili sigortalısının, davalı ile anlaşmış olduğu navlun bedelinden daha fazla bir bedele katlandığını; davalının navlun bedelini iade etmediği ve zarara kusuru ile sebebiyet verdiği dikkate alındığında, müvekkili sigortalısının katlandığı  ve mübrez ekspertiz raporlarında tek tek hesaplanan yeni navlun ücretinin davalıdan tazmini gerektiğini; bu itibarla, yeniden gönderim için ödenen navlun ücretinin tazminat hesabında dikkate alınmadığı bilirkişi raporlarının esas alınarak yerel mahkeme tarafından hüküm kurulmuş olması açıkça hukuka aykırı olup talep tutarlarının (217.757,65 TL) tamamının kabulü yönünde hüküm kurulmasını talep ettiklerini,Davalı taşıyıcının zararın tamamından sorumlu olduğuna dair beyanları saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının nezaret yükümlülüğünden doğan müterafik kusurunun Yargıtay içtihadı uyarınca en az %50 olması gerektiğini; bu bakımdan yerel mahkeme tarafından %25 şeklinde müterafik kusur tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, CMR madde 9 ve 10 hükümleri uyarınca, yükün kusurlu ambalajlanması gibi hallerden, gönderici taşımacıya karşı sorumlu olduğunu, ancak yükün kabulünde bu açıkça görülüyorsa ve taşımacı da bu konuda bir çekince şerh düşmemişse taşımacı bu hükümden istifa edemeyeceğini; sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğuna dair karine geliştiğini; ilgili CMR hükmü uyarınca sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğuna dair karine gelişeceği hususunda herhangi bir istisna getirilmediğini; dolayısıyla söz konusu hükmün uygulanmaması için de ortada bir sebep olmadığını, nitekim, 20.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda taşıma uzmanı bilirkişisi Av....’in ayrık görüşünde  de;“Yükleme ve/veya istiflemenin gönderen tarafından yapılmış olması taşıyıcının sorumluluğunu nihai anlamda bertaraf etmemektedir. Buna göre taşıyıcı, yükleme ve/veya istiflemenin aracın dengesini bozup bozmadığını, bunun taşıma sırasında fren veya hıza bağlı olarak tehlike yaratıp yaratmadığını kontrol etmelidir.”,“Taşıyıcının ambalaj açısından denetim ve gözetim görevi sınırlı olup genel görünüş itibariyle olmakta iken istiflemede denetim ve gözetim görevi genel görünüş şeklinde sınırlı bir denetim ve gözetim görevi olmayıp tam bir denetim ve gözetimi gerektirir.”, “Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre de, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunmaktadır. Bu sebeple taşıyıcının doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazı kaydını taşıma sözleşmesine şerh düşmesi gerekir.” görüşlerinin yer aldığını, somut olayda, davalı tarafından, nakliyatı yapılan malların tesellümünde ambalajların görünürde iyi olduğuna dair karineyi çürütecek herhangi bir çekince ileri sürülmediğini, bir tutanak da tutulmadığını; tutulmasının da mümkün olmadığını, müvekkili sigortalısı tarafından tüm malların ambalajlandığını ve gerekli sabitleme ve emniyete alma işlemleri yapıldığını; dolayısıyla, davalının dava konusu hasarlara ilişkin sorumluluğunun sabit olduğunu; basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan taşıyıcı Davalı sevk mektubuna yükleme ve istiflemenin uygun olmadığına dair herhangi bir ihtirazı kaydın da düşmediğini; dolayısıyla, davalının sadece ... ve ... numaralı hasar dosyaları bakımında değil, konu tüm ve her bir zarar bakımından müvekkiline karşı yüzde yüz sorumlu tutulması gerektiğini, aksi düşünülse dahi Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları uyarınca kusur oranını %50 oranında kabul edilmesi gerektiğini ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin  2014/18111 Esas 2015/3358 Karar sayılı 11/05/2015 tarihli; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/4882 Esas 2019/8088 Karar sayılı 11/12/2019 Tarihli; Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2016/12916 Esas 2018/4739 Karar sayılı 25/06/2018 Tarihli; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14 Mayıs 2007 tarihli 2006/4877 Esas,  2007/7353 Karar sayılı, 14/05/2007 tarihli kararları), yerel mahkeme kararının kaldırılarak davalı'nın talep tutarınun tamamından sorumlu olduğu, daire aksi kanaatteyse de 10 hasar bakımından davalının müterafik kusurunun en az %50 olduğu yönünde hüküm kurulmasını talep ettiklerini,İleri sürerek, yukarıda sıralanan maddi vakıalar ve hukuksal gerekçeler çerçevesinde,  istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, daire aksi kanaatteyse davalının taşımaların on adedi bakımından %50 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile yeniden gönderim ücreti bakımından da hesaplama yapılması için dosyanın mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alıcı tarafından ihbar hak düşürücü süre içerisinde yapılmamışsa da işbu hususun mahkemece değerlendirilmemeksizin hüküm kurulduğunu, CMR Konvansiyonunun 30. Maddesi: \"Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur.\" şeklinde olup; söz konusu hüküm uyarınca hasar halinde, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, hasarın açıkça görülmediği diğer hallerde ise yükün alıcısına tesliminden sonra 7 gün içerisinde taşıyıcısına ihbarda bulunmaması halinde taşımacıdan tazminat talep etmenin mümkün olmadığını ancak, yargılama esnasında 7 günlük hak düşürücü süre hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olup bu yönden de eksik inceleme söz konusu olduğunu, kaldı ki söz konusu hüküm uyarınca 7 günlük süre hak düşürücü süre olarak değerlendirilemeyecekse bile işbu düzenleme kapsamında taşıyıcı yararına karine oluşturduğunu,( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/15680 E. 2016/5200 K. 9.5.2016 tarihli ilamı), davacı tarafın, emtianın hasarlı olduğunun tespiti için hak düşürücü süre içerisinde usulüne uygun bir ihbarda bulunduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu; bahsi geçen hususun davacı tarafından ispat edilememesi durumunda; taşınan emtianın hasarsız bir şekilde teslim edildiğine dair davalı yararına karine oluştuğu kabul edileceğini; dolayısıyla uyuşmazlık, taşınan emtianın hangi aşamada ve ne şekilde meydana geldiğiyle ilişkili olmakla birlikte; dosya münceradatı ile sabit olduğu üzere hasar taşıyıcının sorumluluğunda olmayan hatalı yükleme ve istifleme sebebiyle oluşmuş olup aksi yöndeki iddialar ise davacı tarafından ispat edilememekte olduğunu; kabulünün asla mümkün olmamakla birlikte, Bilirkişi Ek ve Kök Raporu ile kspertiz raporu değerlendirildiği takdirde dahi; hasarın yükleme, ambalajlama ve istiflemeden kaynaklı olduğunun sabit olduğunu,  hal böyle iken; hiçbir şekilde taşıma esnasında kusuru bulunmayan Müvekkili Şirket'in sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini; bu kapsamda hükmün bu yönüyle de eksik ve hatalı incelemeye dayanmakta olup hukuka ve içtihatlara aykırı olarak verilen kararın bozulmasını talep ettiklerini,Fiili taşıyıcı sıfatını haiz olmayan müvekkili şirketin emtiadan oluşan hasardan sorumlu tutulmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacı şirket sigortalısı ...'in  Kazakistan'da mukim müşterisine satmış olduğu emtiaların taşınması amacıyla müvekkili şirket ile anlaştığını; müvekkili şirketin ise bahse konu taşımaların fiilen gerçekleştirilmesi için alt taşıyıcıları olan... Şirketi (''... Lojistik'') ve ...Şirket'i ile anlaştığını ve emtiaların fiili taşıması bahse konu şirketler aracılığıyla gerçekleştirildiğini, alt taşıyıcı firmalar ile yapılmış olan sözleşme hükümleri uyarınca; alt taşıyıcı .... Lojistik ve ... firmalarının, emtiaları sağlam ve eksiksiz bir biçimde yola ve yüke elverişli şekilde ambalajlanmış olarak koli, ambalaj ve palet bazında sayacak ve gönderenden öyle teslim alacaklarının, taşımacılık işlemi sonrasında da ürünleri teslim aldığı şekilde ve sayıda alıcıya teslim edeceğinin; ayrıca alt taşıyıcı firmaların yükleme işlemlerine nezaret edeceğinin, emtianın yola ve yüke uygun bir biçimde yüklenmesini ve sabitlenmesini sağlayacağının, gerekli şekilde yükleme ve sabitleme yapılıp yapılmadığını denetledikten sonra bir eksiklik görürse uyarılarda bulunacağınıi yapılan uyarılara rağmen eksikler giderilmemişse de yanlış/eksik yükleme yapıldığını veya koli, ambalaj veya paletin kötü durumda olduğunu CMR belgesi ile kayıt altına alacağının kararlaştırıldığını, zira bu şekilde kayıt altına alınmış olan bir eksiklik yok ise emtianın tam ve eksiksiz bir biçimde teslim alınmış olduğu kabul edilecek olup bu durumda ortaya çıkacak olan her türlü kaza ve hasardan da fiili taşıyıcının sorumlu olacağını; dolayısıyla tüm bu düzenlemeler karşısında, fiilen gönderici firmanın yüklemelerine nezaret halinde olmayan, eksiklikleri denetleme ve bu eksikliklere müdahale etme imkanı bulunmayan müvekkili şirketin, iddia edilen herhangi bir hasardan sorumlu olmasından da bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, üstelik “...” ve “...” numaralı dosyaların hasar sebebinin trafik kazası olduğunu, hiçbir bir surette söz konusu kazaları önleyerek dava konusu hasarların oluşmasını engelleyebilecek kudrete sahip olmayan müvekkilin sorumluluğundan bahsetmenin de mümkün olmayacağını,  müvekkili şirketin fiili  taşıyıcısı bile olmadığı somut olaya müdahale imkanı bulunmadığından sorumlu tutulmasının hukukun bir gereği olan hakkaniyet kuralı ve ticari hayatın gerekleriyle de örtüşmeyen bir hüküm kurulması anlamına gelmekte olduğunu, fiili taşıyıcılar ile yapılan sözleşmelerde müvekkili şirketin müdahale ve etki alanı dışarısında kalan durumlar dolayısıyla oluşan zarar ve hasarlara ilişkin olarak fiili alt taşıyıcının sorumlu olduğu, bu sorumluluğun önüne geçilebilmesi için fiili alt taşıyıcının söz konusu emtiaları gereği gibi eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilmesinin gerektiğinin belirtildiğini, tüm açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin herhangi bir müdahale şansının bulunmadığı, fiili alt taşıyıcılar ile arasındaki sözleşmeye dava konusu emtianın hasara uğramasını engelleyecek hükümler koymak suretiyle kendisinden beklenilebilecek en azami özeni gösterdiği sabit iken yerel mahkemece 2 dosyaya ilişkin olarak müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulmasının kabulünün mümkün olmadığını,  müvekkili şirketin diğer 10 dosyaya ilişkin olarak %25 kusurunun olduğu yönünde bir kararının tesis edilmesinin hatalı olduğunu, yükleme-istifleme-bağlama gibi operasyonlar taşıyıcının sorumluluğunda olmamakla beraber TTK Md.863/1 uyarınca kural olarak gönderenin sorumluluğunda olduğunu( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, T.27.11.2012, E.2011/12916, K.2012/19231 sayılı ilamı), yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi kural olarak gönderenin sorumluluğunda olduğunu; dolayısıyla emtianın araçlara yüklenmesi davacı şirketin sigortalısı dava dışı ...firması sorumlu olacağından emtialarda oluşan hasarlardan müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, müvekkil şirket ile gönderici firma arasında mevcut sözleşmenin \"dorçe''nin Yükümlülükleri\" yan başlıklı amîr 4.10-2 maddesi uyarınca; \"Malların tırlara fiili yüklemesi ve tahliyesi yükleyici firma adına başka hizmet sağlayıcıları tarafından kendi talimatları doğrultusunda gerçekleştirilmiş olsa dahi konu operasyonlar ile ilgili tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ve taahhüt eder.\" hükmünü havi olduğunu; her ne kadar hatalı yükleme, istif ve ambalaj yetersizliğinden meydana gelen zararların taşıyıcının sorumluluğunu kaldıracağı belirtilmişse de, taşıyıcının nezaret yükümlülüğünün devam ettiğinden bahisle taşıyıcıya %25 oranında kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu; bu hususun 10/12/2021 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda \"...Hasar sebebi yükleme hatası ve ambalaj yetersizliği olan 10 adet dosyayla ilgili olarak nakliyecinin herhangi bir sorumluluğu olmadığı kanaatindeyiz. Bazı Yargıtay kararlarında yüke ve araca has bazı durumlarda nakliyecilerin yüklemeden sorumlu olmasa da yüklemeye nezaret etme, gerekirse yönlendirme ya da çekincelerini taşıma belgesine şerh olarak düşme sorumluluğu olduğundan söz edilebilmektedir. Heyetimizin görüşü bu durumun konu hasarda uygulama bulmayacağı şeklindedir. Şöyle ki,dosyaya sunulu evraklar ve bilgi ve tecrübelerimize istinaden yaptığımız değerlendirmelerimiz sonucunda işin olağan akışında; yaklaşık 650 TIR'la gerçekleştirilen büyük bir proje taşımasında sürücülerin araçlarını yüklenmek üzere verdikleri ve dorseye yüklemenin tamamlanmasının ardından yola çıktıkları, her biri farklı nitelikteki proje yüklerinin özelliklerini ve istif özelliklerini TIR sürücülerinin bilmesine imkan olmayacağı, fabrikadaki yüklemeler esnasında araç sürücülerine fikrini sorma ve yönlendirmesini bekleme şansı olmayabileceği kanaatine varılmıştır..\" şeklinde ifade edildiğini, müvekkili şirket alt taşıyıcı ... Şti. ve alt taşıyıcı ... Şti. ile arasında imzalamış olduğu sözleşme hükümleri uyarınca; alt taşıyıcıların emtiaları sağlam ve eksiksiz bir biçimde yola ve yüke elverişli şekilde ambalajlanmış olarak koli, ambalaj ve palet bazında sayacak ve gönderenden öyle teslim almak, taşımacılık işlemi sonrasında da ürünleri teslim aldığı şekilde ve sayıda alıcıya teslim edmekle yükümlü olduklarını, ayrıca yükleme işlemlerine nezaret etmek emtianın yola ve yüke uygun bir biçimde yüklenmesini ve sabitlenmesini sağlamak, gerekli şekilde yükleme ve sabitleme yapılıp yapılmadığını denetledikten sonra bir eksiklik görürse uyarılarda bulunmak, yapılan uyarılara rağmen eksikler giderilmemişse de yanlış/eksik yükleme yapıldığını veya koli, ambalaj veya paletin kötü durumda olduğunu CMR belgesi ile kayıt altına almakla yükümlü olduğunu,  bu şekilde kayıt altına alınan emtialar için tam ve eksiksiz olarak teslim alınığı kabul edilerek oluşabilecek olası hasarlardan fiili taşıyıcının sorumlu olacağını, dolayısıyla faaliyet göstermekte olduğu sektör içerisinde önemli ve etkili bir pozisyona sahip olan müvekkili şirketin oluşabilecek tüm olası hasarları göz önüne alarak anlaşmış olduğu fiili taşıyıcı firmaları taşıma konusu emtianın zarar görmesini engelleyecek şekilde aralarındaki sözleşmeye sorumluluk hükümleri koymak suretiyle yönlendirmeye çalıştığı açık olup,  eksiklikleri denetleme ve bu eksikliklere müdahale etme imkanı bulunmayan müvekkil şirketin, iddia edilen herhangi bir hasardan sorumlu olmasından da bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, işbu hususun müvekkili şirket ile fiili taşıyıcı ... Şti arasında imzalanmış olan Araç Kiralama Sözleşmesi'nin 6.maddesinde;  \"Yükleme boşaltma işlemleri ...'ın sorumluluğundadır. Komple sevkiyatlarda ....'ın yazılı onayı olmaksızın araçlara başka yük alınmayacaktır. Aksinin tespiti halinde ...'a komple araç navlununun %50'si oranın cezai şart ödemekle yükümlü olacaktır.Bu ceza navlun alacağından başkaca bir işleme gerek kalmaksızın mahsup edilir. İşin özelliği gereği ... hem bizzat; hem de şoförlerinin, araçlarının yardımcı şahıslarının yükü en iyi şekilde hasarsız ve eksiksiz olarak ve tam zamanında ...'ın talimatına uygun olarak alıcıya kararlaştırılan sürede teslim etmesini temin etmek zorundadır. ...'ın işbu sözleşmede geçerli taşımayı herhangi bir araç veya alt nakliyeci ile yaptırması durumunda oluşabilecek çalınma, hasar, kayıp, zayı, kaza vb. İle ilgili tazminat talepleri nedeni ile ...'ın uğrayacağı tüm zararlardan ...'a karşı doğrudan doğruya ... sorumlu olacaktır. \" şeklinde kararlaştırıldığını, tüm bu hususlara rağmen müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olup bahse konu yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının dava dışı ...'ye ödemiş olduğu meblağ  hatır ödemesi olup, davacı ttk kapsamında kanuni halef sıfatını haiz olmadığını, her ne kadar yerel mahkemece dosya içerisinde davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin olarak dava dışı sigortalısından alınmış yazılı bir temlikname olması nedeniyle davacının diğer 10 dosya yönünden de rücu talebinde bulunabileceği belirtilmişse de davacının halefiyet şartını taşıması için öncelikle rizikonun dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki poliçenin teminat kapsamında olması gerektiğini; davacı sigorta şirketince düzenlenen Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi niteliği gereğince; riziko altına alınan emtia taşınması işlemi esnasında gönderici konumunda olan sigortalının aracın ve yükün türüne, özelliklerine has yükleme yapmak, istifleme yapmak, ambalajlama yapmak gibi yükümlülüklerini ihtiva etmekte olduğunu; bu tarz sözleşmelere göre, gönderici konumunda olan sigortalının, sıralanan yükümlülüklerinden herhangi birisinin ihlal etmesi neticesinde gerçekleşen riziko teminat kapsamı dışında kalmakta olduğunu; tüm bu tespitlerle birlikte davacının hukuken halef olma sıfatını haiz olmadığı açık bir şekilde görülmekte olup  10.12.2021 tarihli Bilirkişi Heyeti tarafından da \"...Davacı sigorta şirketince düzenlenen ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi \"Araç üzerinde yükün türüne ve özelliklerine göre istiflenmesi ile ilgili her türlü önlemin alınmış olması gereklidir. Ambalaj kifayetsizliği, istifleme yetersizliği ve uygunsuzluğuna bağlı hasariar haricidir\" özel şartını içermektedir. Sigortacının kendi görevlendirdiği sigorta eksperi raporuna göre de hasar sebebi yükleme hatası ve ambalaj yetersizliği olan 10 adet dosyada hasarlar açıkça teminat haricinde kalmaktadır. Dolayısıyla bu hasarlar için yapılan ödemelerin ... (lütuf ödemesi) kapsamında olduğu ve sigortacının halef olma hakkına sahip olmadığı kanaatindeyiz. Her ne kadar sigortacı Davacı, söz konusu ödemeler sonrası sigortalısından temlik aldığını ve aktif husumet ehliyetine sahip olduğunu beyan etse de, söz konusu hasarların sigortalının hatalı yüklemesinden kaynaklı olduğu düşünüldüğünde halefıyet şartlarının oluşmadığı kanaatindeyiz..\" şeklinde görüş bildirildiğini, dolayısıyla davacı sigortalısı ...firmasının istifleme hatası nedeniyle oluşan hasardan dolayı hiçbir şekilde müvekkili şirkete karşı alacaklı konumuna geçmemiş olmasının, davacı şirketin de halefiyet şartını yerine getirememiş olması sonucunu doğurduğunu ve görülen davaya konu rücu talepleri ile davacının müvekkili şirket'e yöneltmiş olduğu husumet iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 07.01.2014 tarihli ve 2012/8130 E., 2014/197 K. sayılı ilamı), özetle davacının sigortalısına \"hatır ödemesi\" niteliğinde yapmış olduğu ödemelere istinaden kanuni halef olduğunun kabulünün mümkün olmadığını,Yerel mahkemece tesis edilen kararda davacının ekspere yapmış olduğu ödeme miktarının asıl alacağa eklenerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; eksper hizmeti ücretinin, yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gereken bir masraf kalemi olduğunu, yerel mahkemece davacının ekspertiz raporu aldığı ve ekspere 8.813,46 TL ödediğinden bahisle eksper ücretinin davalıdan talep edebileceğine karar verilerek bu miktarın asıl alacağa eklendiğini ancak bu masrafın asıl alacağa eklenerek değil yargılama giderine eklenerek tazminine karar verilmesi gerektiğini,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin  2017/1516 E: - 2019/275 K. ve  14.2.2019 tarihli kararı) İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ve  re ’sen gözetilecek sebepler uyarınca; öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulüne,  istinaf başvurularının kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tümüyle reddine yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının sigortalısına ait emtianın uluslararası karayolu ile taşınması sırasında hasarlandığından bahisle sigortalıya yapılan ödemenin davalı akdi taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İlk dece mahkemesi tarafından taraf delillerinin toplandığı, icra dosyası, poliçe, hasar dosyaları, taşımalara ilişkin hasar tutanakları ile CMR belgeleri, sigortalıya yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve temlik belgelerinin dosya arasına alındığı, dosyanın  taşıma,i sigorta ve prefabrik işlerinde uzman üç kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek kök, ve ek  rapor alındığı,  taraflarca bu raporlara itiraz edilmesi üzerine aynı alanlarda uzmanlığı bulunan ikinci bir üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, iki heyet raporları arasında çelişki oluştuğu ve tarafların itirazlarının da bulunduğu gerekçesi ile aynı alanlarda uzmanlığı bulunan üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak tahkikatın bitirildiği ve davanın kısmen kabulüne dair istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu taşımalara ilişkin hasarlanan emtianın yeniden üretildikten sonra tekrar taşınmaları için sigortalı tarafından ödenen navlun bedellerinin de davalıdan tazmini gerektiği, toplam on iki taşımadan ikisinde trafik kazası nedeniyle hasar meydana geldiği, diğer on taşımada ise hasarın istif yükleme ve eksik ambalajlama nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle taşıyıcının tam kusurlu olduğu, aksi kabul edilse dahi müterafik kusurunun düşük takdir edildiği yönündedir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; CMR 30 maddesi uyarınca hasarın süresinde ihbar edilmediği, davalının fiili taşıyıcı olmaması nedeniyle pasif husumetinin bulunmadığı, davacının trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasarlar haricinde, on adet taşıma sırasında meydana gelen hasarlar nedeniyle yaptığı ödemelerin poliçe teminatı kapsamında olmadığı hatır ödemesi niteliğindeki bu ödemeler bakımından davacının aktif husumetinin bulunmadığı, yükleme, istif ve ambalaj hatalı nedeniyle davalının sorumlu tutulmayacağı,mahkemece davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ekspertiz masrafının yargılama gideri içerisinde kabul edilmesi gerekirken tazminata eklenmesinin hatalı olduğu  hatalı olduğu yönündedir.Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 217.757,65-TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takibe yasal sürede vaki itiraz sonucu eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu taşımaların davacının sigortalısı ile davalı arasındaki anlaşmaya istinaden Türkiye-Kazakistan arası birden çok tır seferi ile gerçekleştirildiği, bu taşımalardan on iki adedinde taşıma konusu emtiaların hasarlandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Dava konusu taşımalar uluslararası karayolu taşıması mahiyetinde bulunduğundan CMR hükümlerine tabi olup, Konvansiyonun 17/1 fıkrası uyarınca  taşıyıcının sorumluluğu yükün kendisine teslimiyle başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsayacaktır. Uyuşmazlık konusu taşımalar bakımından,  Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde,  MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.Konvansiyonun 30/1 fıkrası uyarınca alıcının hasar veya ziyanın açıkça göründüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içerisinde hasar bildiriminde bulunmakla yükümlü olduğu,  dosyaya mübrez on iki ayrı hasar dosyası içerisinde yer alan hasar tutanakları ile her bir taşımaya ilişkin CMR senetleri incelendiğinde, varma yerinde  davacının sigortalısının  saha lojistik yetkilisi, araç şoförü ve alıcı şantiye şefi  tarafından imzalı hasar tespit tutanaklarının düzenlendiği, ayrıca CMR senetlerine de hasar kayıtlarının düşüldüğü,  buna göre mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere teslim anında hasar ihbarı yapılmış olup, davalı yanın akdi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı sigorta şirketi, sigortalısına yaptığı ödemeler sonrası, sigortalısının hasar sorumlularından talep edebileceği alacağı temlik almış olduğundan, TBK'nun 183 ve devamı maddeleri uyarınca aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmış olup, davalı yanın hasarın teminat kapsamında olmadığı ve sigortalıya hatır ödemesi yapıldığı, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında akdi taşıma ilişkisi bulunduğu,CMR Konvansiyonu'nun 17/1 fıkrası uyarınca taşıyıcının yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca taşıyıcının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan veya bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı da sorumlu olduğu, davalı tarafından dava konusu taşımaların alt taşıma sözleşmeleri ile dava dışı fiili taşıyıcıla... Şirketi ile  ...Şirketi tarafından gerçekleştirildiği, hasardan da fiili taşıyıcıların sorumlu olduğu ileri sürülümüş ise de, bu şirketlerin  akdi taşıyıcı olan davalı bakımından ifa yardımcısı oldukları ve CMR Konvansiyonu'nun 17/3 fıkrası uyarınca davalının bu şirketlerin hata veye ihmallerinden ötürü davacının sigortalısına karşı sorumlu bulunduğu, davalının pasif husumetinin bulunmadığına ve fiili taşıyıcıların kusurlarından ötürü kendisine sorumluluk atfedilemeyeceğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Uluslararası karayolu taşımalarında  taşıyıcının tazminat sorumluluğunun kapsamı CMR Konvansiyonu'nun 23 üncü maddesinde düzenlenmiş olup buna göre;  tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamaz. Hükmün dördüncü fıkrasına göre yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemeler, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise  karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez. Bu düzenlemeler ışığında davalı taşıyıcının davacının sigortalısına karşı sorumluluğunun kapsamına, sınırlı sorumluluk üst limitini aşmamak kaydıyla, malın değeri ve o taşımalar için ödenen navlunun hasara oranındaki tutarıdır. Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi heyeti raporunda da dava konusu taşımalar için ödenen navlunun hasarlanan yüke oranı hesaplanarak toplam tazminat bedeline dahil edilmiştir. Bunun dışında davalı taşıyıcının, hasarlandığı için yeniden üretilip tekrar gönderilen yüke ilişkin navlun bedellerinden davacının sigortalısına ve dolayısıyla davacıya karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Somut olayda dava konusu edilen toplam on iki adet taşımadan ...  ve ... numaralı hasar dosyalarına konu taşımalarda hasarın sürücülerin karıştığı tek taraflı trafik kazaları nedeniyle meydana geldiği, mahkemece bu taşımalarda hasarlanan emtia bakımından davalı taşıyıcının, sınırlı sorumluluk üst sınırının altında kalan  hasar bedelinin tamamından sorumlu tutulduğu,diğer on taşıma bakımından ise hasarların yükleme ve istifleme hatası ile eksik ambalajlama sonucu seyir sırasında yolun durumuna göre dorse içerisinde meydana gelen hareketler sonucu meydana geldiğinin tüm bilirkişi raporlarında tespit edildiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/4-b ve c bentleri uyarınca, ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması, yine yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması nedeniyle hasarın meydana gelmesi hallerinde taşıyıcının kural olarak sorumlu olmayacağı, somut olayda yükleme ve istifleme ile ambalajlama davacının sigortalısı tarfaından gerçekleştirilmiş ise de, davalı taşıyıcının veya onun adına hareket eden ifa yardımcılarının yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi gözetmekle, hatalı bir durum varsa bu konuda uyarıda bulunup tedbirleri almakla yükümlü oldukları gibi, hatalı ambalajlama durumunda bu durumu gönderene bildirmekle de yükümlü oldukları, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere taşımalar esnasında taşınmak üzere kabul edilen emtiaların yükleme ve istiflenmesine yönelik davacının sigortalısının, davalının ifa yardımcıları tarafından uyarılmadıkları, ambalajlamaya ilişkin CMR senedine herhangi bir ihtirazi kayıt düşülmediği, buna göre yükleme ve istif hatalı ile ambalaj hatası sonucu meydana gelen hasarlar bakımından davalı taşıyıcının müterafik kusurlu kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece takdir edilen %25 müterafik kusur oranının da olayın oluş biçimine ve hasarın meydana geliş nedenine göre hakkaniyete uygun olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Eldeki davanın alacak değil itirazın iptali istemine davası olduğu,her ne kadar delil tespiti masrafı mahiyetindeki ekspertiz masrafı zarara dahil değil ise de, tazminat isteminin tespiti bakımından yapılan masrafların da, tıpkı ihtarname masrafında veya ihtiyati haciz masraflarında olduğu gibi takip talebine eklenerek ileri sürülebileceği,  bu nedenle mahkemece takip talebi ile ileri sürülen ekspertiz masrafının yargılama giderinde değil, itirazın iptali hükmüne esas alacak içerisinde değerlendirilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu Konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiş ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulmakta olup, Türk Lirası cinsi alacaklarda milli hukukta geçerli olan faiz oranlarının uygulanacağı yerleşik yargı uygulamasıyla kabul edilmektedir. Bu durumda somut olayda, davacının tazminat talebi TL cinsine ilişkin olduğu gibi, takip talebinde avans faizi talep edilmiş olması karşısında, hükmedilen tazminat tutarına, takip tarihinden itibaren   avans faizi uygulanması gerekirken yıllık %5 faiz işletilmesine hükmedilmesi doğru olmamış ise de, taraflarca bu hususta açık bir istinaf bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, tarafların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.720,81-TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.430,2‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.290,61-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6abdcc878aa434db","SID":"c1a8802f052f39c2"}}