{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1890 <br>KARAR NO: 2025/1246<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/07/2024<br>NUMARASI: 2024/270 E. -  2024/410 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle yargılamanın iadesi talebinin reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davalılar vekili, 24.11.2023 tarihli yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde özetle;  dava dosyasında davalı müvekkilleri için istenen adli yardım taleplerinin kabul edilmediğini, bunun sonucu olarak istinaf harcını ve masraflarını yatıramadıklarını. mahkemece istinafın yapılmadığına karar verildiğini,  bu kararın istinaf  ve temyiz incelemesi sonrasında kesinleştiğini, Anayasa Mahkemesinin adli yardım talebinin reddini  mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirdiğini, davalı şirket ... AŞ ile bu şirket ortağı davalı ...'nun adli yardıma muhtaç olduğunu, yargılamanın yenilenmesinin olağanüstü bir kanun yolu olduğunu, hukuk davalarında yargılamanın yenilenmesi yargılama sırasında yapılan ve verilen hükmü doğrudan etkileyen ya da etkileme ihtimali bulunan yanlış ve hataları gidermek suretiyle gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlayan ve yargıya olan güveni ve  kişilerin hukuk güvenliğini güçlendiren, hukuk devleti ilkesinin  gereği olan  bir kurum olduğunu ileri sürerek, HMK'nın 381.maddesi gereğince  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının istemlerinin AYM kararına dayanması sebebi ile teminatsız  olarak durdurulmasına, yapılacak inceleme neticesinde yargılamanın iadesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davalılar vekili, talep açıklamaya ilişkin 12.12.2023 tarihli dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi Kararlarının tüm mahkemeler için bağlayıcı ve kesin hüküm niteliğinde olduğunu, özellikle tüzel kişiler için adli yardım kurumunun işlemeyeceği sebebi ile harç yatırılmama sonucunda red olunan istinaf isteğinin  \"Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması\" şeklindeki yargılamanın iadesi sebebine dayandıklarını beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davalılar vekili  24/11/2023 tarihli dilekçesi ile  HMK 374 vd md gereğince  \" Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması\" gerekçesine dayanarak yargılamanın iadesine karar verilmesini istemiştir.  Mahkememizce HMK madde 379 gereğince talep dilekçesi diğer tarafa tebliğ edilmiş, ön koşulların incelenmesi bakımından muraafaa duruşması 18/01/2024 tarihinde yapılmıştır. Davalılar vekili talebini tekrar etmiş, Mahkememizin kesinleşen kararını ortadan kaldıran hüküm olarak Anayasa Mahkemesi nin \"Adli Yardım \"  talebinin reddi konusunda verdiği 17/05/2023 tarih ve 2020/22192 başvuru numaralı kararı açıklamıştır. Açıklanan kararda; mahkememiz dosyasındaki itirazın iptali hükmünün ortadan kaldırıldığına dair bir hüküm kurulmadığı, mahkememiz dosyasının davalıları hakkında lehe verilen hak ihlali tespiti olmadığı, Anayasa mahkemesi ne bireysel olarak başvuran 3. Kişiler ve onlar hakkındaki bireysel hükmün açıklandığı, TBMM ye kanun değişikliği konusunda öneride bulunulduğu görülmüştür. Sonuç olarak mahkememiz dosyasındaki itirazın iptali hükmünü ortadan kaldıran kesin nitelikte bir karar Anayasa Mahkemesi nce verilmemiştir.Bu nedenlerle HMK 379 md gereğince yapılan ön inceleme sonunda davalıların yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiştir. \"  gerekçesiyle, yargılamanın iadesi için aranan HMK'nın 379/1-c maddesindeki yasal koşul gerçekleşmediğinden talebin reddine, karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Yargılamanın iadesini talep eden davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  yargılamanın yenilenmesinin olağanüstü bir kanun yolu olduğunu, yeniden yargılamanın yapılabilmesi için hükmü veren mahkemeye yargılanmanın yenilenmesi dilekçesi ile başvuru gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının istinafı üzerine  istinaf aşamasında daha önce verilen  adli yardım taleplerinin reddine yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin adına kayıtlı taşınmazların üzerinde hiçbir tasarruf yetkisi bulunmadığını, taşınmazların tamamının borçları nedeniyle hacizli olduğunu, icra dairelerince satış işlemleri devam ettiğini, icra dosyalarındaki borcunun taşınmazların değerlerinden epeyce fazla olduğunu, maddi durumunun dava harç ve giderlerini karşılayamayacağını, müvekkillerinin  maddi durumunun elverişli olmaması nedeniyle gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceğinden adli yardım talebinin kabulü yerine reddinin hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince yargılanmanın yenilenmesine karar verilmesi gerektiğini, adil yargılanama haklarının ihlal edildiğini, aynı borçlular için bir başka mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edildiğini, bu kararın emsal olarak sunulduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve  yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın müteselsil kefil ve asıl borçludan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, itirazın iptali davasında verilen hükme yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yargılamanın iadesi için aranan HMK'nın 379/1-c maddesindeki yasal koşul gerçekleşmediğinden talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesi nezdinde 29.08.2018 tarihinde açılan eldeki itirazın iptali  davası, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefilden  tahsili için   başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, dosya içeriğine göre;  mahkemece davanın 2018/783 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya başlandığı, mahkemenin 26.09.2018 tarihli, 2018/783 Esas, 2019/858 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verildiği,  bu kararın, davalılar vekilince adli yardım talepli olarak  istinaf edildiği, adli yardım talebinin Dairemizin 2019/2611 Esas sayılı ara kararı ile reddedildiği,  bu karara yapılan itirazın İstanbul BAM 15.Hukuk Dairesinin 16.10.2020 tarih ve  2020/1 D.İş sayılı kararı ile  reddedildiği, bu karar üzerine İlk Derce Mahkemesine gönderilen dava dosyasında mahkemece davalılara istinaf harçlarının ödenmesi için çıkarılan muhtıraya rağmen harçların ödenmediği, bu sebeple 12.02.2020 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, bu ek karara karşı  davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 18.06.2020 tarih ve 2020/861 Esas, 2020/592 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarih ve 2020/5883 Esas, 2021/3574 Karar sayılı ilamı ile Dairemizin esastan ret kararının onandığı ve  İlk Derece Mahkemesi kararının  12.04.2021 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesinin akabinde davalılar vekilince, 28.11.2023 tarihli dilekçe ile bu kez kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalıların dayandığı Anayasa Mahkemesinin 17/05/2023 tarih ve 2020/22192 başvuru numaralı kararında   itirazın iptali hükmünün ortadan kaldırıldığına dair bir kesin bir hüküm kurulmadığı, davalılar hakkında lehe verilen hak ihlali tespiti olmadığı, Anayasa Mahkemesince bireysel olarak başvuran üçüncü kişiler ve onlar hakkındaki bireysel hükmün açıklandığı, TBMM'ye kanun değişikliği konusunda öneride bulunulduğu gerekçesiyle  talebin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekilince yargılamanın yenilenmesine esas olarak sunulan karar Anayasa Mahkemesinin 2020/22192 başvuru numaralı ve 17.05.2023 tarihli kararı olup kararın incelenmesinde; başvurucu  şirketin  idare mahkemesi nezdinde açtığı tam yargı davasında başvurucunun ıslah harcının yatırma konusunda maddi gücünün bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunduğu, bu talebin başvurucunun tüzel kişi olduğu ve tüzel kişilerin adli yardımdan faydalanabileceğine dair bir  düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bu sebeple tam yargı davasında mahkemece dava edilen kısım yönünden kesin olmak üzere davanın kabul edildiği, bu karar üzerine  başvurucunun Anayasa Mahkemesine başvuruda  bulunduğu,  Anayasa Mahkemesince, başvurucunun adil yargılanama hakkı kapsamında mahkemeye başvuru hakkının ihlal edildiğine,  kanundan  kaynaklandığı  tespit edilen sorunun çözümü için keyfiyetin TBMM'ne bildirilmesine karar verildiği görülmektedir. Yargılamanın iadesi, HMK'nın 374 vd maddelerde düzenlenmiştir. Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya yeniden bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın iadesidir. Yargılamanın iadesi, olağanüstü bir kanun yoludur. Ancak kesinleşmiş bir karara karşı başvurulabilir. Yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nın 375. maddede sınırlı şekilde sayılmıştır. Bunlar dışındaki bir sebepten dolayı yargılamanın  iadesi yoluna gidilemez Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde; davalıların yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürmüş olduğu ve kendilerinin dahi  taraf olmadığı Anayasa Mahkemesinin  2020/22192 başvuru numaralı ve 17.05.2023 tarihli kararı ile ''Karara  esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması'' şeklindeki yargılamanın yenilenmesi sebebinin işbu yargılamada gerçekleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir. Çünkü mahkeme hükmünü ortadan kaldıran kesinleşmiş herhangi bir hüküm mevcut değildir. Bunun yanında,  Kanun'da sınırlı olarak sayılmış olan yargılamanın iadesi sebeplerinden herhangi birisinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalılar vekilinin istinaf  başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup yargılamanın iadesini talep eden davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf nispi karar harcının davalılardan tahsiline,3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d316ae35915d1ba","SID":"4361ca2c6e1efd04"}}