{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1902 <br>KARAR NO: 2025/855<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2024<br>NUMARASI: 2023/988 E. -  2024/575 K.<br>DAVANIN KONUSU:  Şirket ortaklığından çıkarma<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle aktif ve pasif dava ehliyetleri bulunmadığından davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile davacının İstanbul da kurulu, ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne, aynı zamanda tarafların ... San. Tic. A.Ş. Şirketine ortak bulunduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu, davalı ... ve davacının, basit işlerin yürütülmesi için şirket muhasebesine bıraktıkları boşa imzalı kağıtların kullanılarak aleyhe durumların yaratıldığını, bazı işlemlerde kendine ait imzaların sahte olarak atıldığını ileri sürerek haricen imza incelemesine yönelik  raporlar aldığını ve İst. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına her iki davalının giderek özel belgede sahtecilik ve  şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı nedeni ile ... adına şikâyette bulunduğunu ve hapsen tazyikini istediklerini, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/124212 soruşturma nolu dosyası ile müvekkil hakkında Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde dava açıldığını,  mahkemenin iddianamenin değerlendirme aşamasında (2019/1309) iddianamenin iadesine karar verildiğini, yeniden imza incelemesi yaptırılarak ... sorgu numaralı dosya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalının güveni kötüye kullanma, zimmet, resmî belgede sahtecilikten ...'u yeniden şikâyet ettiğini, bu defa ... sorgu numarasına kaydedilerek sorgulanmaya başlandığını ve koğuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davalının şirketlerdeki hisselerinin kendi iradesi dışında azaltıldığını, şirket toplantılarının kendisi haricinde toplanılarak bazı kararların alındığını özellikle ... Dış.Tic.Ltd.Şti.' ile ilgili hisse paylarının kararlara sahte imzalar atılarak sağlandığını, özellikle 2007-1 sayılı 05.04.2007 tarihli kararın boş kağıda alınan imza ile oluşturulduğunu gerçek hissesinin %50 olduğunu bildirerek şirketin tasfiyesi ve hisse paylarının %33'den %50 'ye çıkarılması için İstanbul Anadolu 11.Asliye Tic. Mahkemesi nezdinde dava açtığını, 2019/630 esasına kaydedilerek yargılaması yapıldığını ve sahteliği ileri sürülen genel kurur kararının adli tıpa gönderilerek rapor alındığını Adli tıp  raporunda inceleme konusu belgenin  imzadan faydalanılarak oluşturulduğunu gösterir teknik bir bulgu saptanmadığı... sahtecilik olmadığı ve şirket genel kurul kararının boş kağıda imza atılarak oluşturulmadığının tespit edildiğini ve ikame ettikleri hisse paylarının %50 'ye çıkarılması ile ilgili davalarının mahkemece reddine karar verildiğini, şirketin tasfiyesi yönünden ikame ettikleri davanın ise tefrik edilerek aynı mahkemenin 2020/811 esasına kaydedilerek hisse paylarının düzeltilmesi yönündeki davada verilen kararın kesinleşmesini beklediğini, davalı ortakların yasal olmayan ve suç teşkil eden bu davranışlarından dolayı sahip olduğu hisse paylarının bedeli ödenerek şirketten ihracının talep edildiğini, davalı ...'in mevcut şirketlerden, ... Dış. Tic. ve Deri Ltd. Şti.nde %33 hissesi, davacının ise % 67 hissesi bulunduğunu, davalılar adına ... Dış Tic. ve deri Ltd. Şti' de bulunan davalı ... ait %33 hisse payının, keza ... Kimya San. Tic. AŞ'de bulunan %34 hisse paylarının bedelinin ödenmesi ile şirketten çıkarılması (ihracına) ile payın davacı adına yazılmasına, davalı  ... Kimya San. Tic. AŞ de bulunan %1 hisse bedelinin ödenerek şirketten çıkarılmasına ve payının davacı adına yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; dava dilekçesinde davacının taleplerinin net ve anlaşılır olmadığını, zira, iki farklı şirketin hisselerinin davaya konu edilmiş olduğunu, şirketlerden birinin limited şirket, diğerinin ise anonim şirket olmak üzere şirketlerin türlerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalılardan ...'un hem ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nde hem de ... Kimya San. Tic. AŞ'de hisseleri olduğunu, davalı ...'un ise sadece ... Kimya San. Tic. AŞ.'de hissesi bulunduğunu, kanun maddesinin oldukça açık olduğunu, davacının her ne kadar davalıların ortaklıktan çıkarılmasını şahsen talep etmiş ise de, ... Dış Ticaret Deri San. Ltd. Şti. hisseleri yönünden; davacının  aktif dava ehliyeti bulunmadığı gibi davalılara davanın yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, anonim şirketin haklı sebeple feshini düzenleyen ve yukarıda yer verilen 531. madde hükmüne göre davalı sıfatının şirkete ait olduğundan husumetin anonim ortaklık tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu  savunarak, müvekkili davalıların pasif husumet ehliyeti de bulunmadığı,  davacının, dava dilekçesinde yer alan karalayıcı ve gerçeği yansıtmayan iddiaların muhatabının ise sadece müvekkil Ömer olduğu, müvekkil Emine yönünden ise herhangi bir somut iddia ileri sürülmediğini, sadece iddia kabilinde olan beyanlara dayanılarak davanın kabulünün mümkün olmadığı savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... TTK.nn haklı sebeplerle fesih başlıklı, 531. Maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.\" demektedir. Davacı, şirketin feshini talep etmediğini, davalıların çıkarılmasını talep ettiği, bu talep yönünden davacının aktif dava ehliyeti yoktur.TTK.nun 551/3.maddesi uyarıca Limited şirkette ortağın şirketten çıkarılmasını isteme hakkı münhasıran şirkete ait olup, ortağın böyle bir dava açma hakkı yoktur. Bu doğrultuda davacının bu talepler yönünden de aktif dava ehliyeti de bulunmamaktadır. Yukarda her bir talep için açıklanan nedenlerle aktif ve pasif dava ehliyetleri bulunmadığından...\" gerekçesiyle  davacının netice-i talebine konu her bir talep için ayrı ayrı yukarıda gösterildiği üzere aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından deliller değerlendirilmeksizin, AŞ ortaklarının hasım gösterilerek şirket feshine karar verilmeksizin ortaklıktan çıkarılma ve Ltd ortaklığında da çıkarılmaya karar verilmesi talep edilerek  dava açıldığı, bunun kanun hükümleri karşısında mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedildiğini, dava dilekçesinde bildirildiği gibi şirketin feshi ile tasfiyesinin davalılar tarafından İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/811  Esas sayılı  dava dosyasında istendiğini, yeniden aynı şirketlerin feshinin istenmesinin derdestlik iddiası ile karşılaşacağından bu davaları ile 811 Esas nolu davanın celp edilerek incelenmesi ve mümkün ise birleştirilerek karar verilmesi için davayı ikame ettiklerinin mahkemece gözlemlenmeden ve taraflarının bu talepleri dinlenilmeden ve bu konuda talepler toplanmadan husumetten ret kararının kanuna aykırı olduğunu, mahkeme tarafından her ne kadar aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle işin esasına girilmeden dava reddedilmiş ise de Ltd Şirket için gerekçe doğru olsa dahi AŞ yönünden talep edecekleri haklarını yok edeceğinden dava dilekçesindeki taleplerinin hukuki yollarla düzeltilmesinin istenmesi yerine davanın reddine yönelik kararın istinaf edilmesinin zarureti doğduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, limited şirket ortağının ve ayrıca anonim şirket ortağının paylarının ödenerek şirket ortaklığından  çıkarılması ve ayrıca payın davacı adına yazılması istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'un ... Dış Ticaret Ltd Şirketi'de ve aynı zamanda ... Kimya San. Tic. AŞ'de müvekkili ile birlikte ortak olduğunu, ... AŞ'de ise davalı ...'un %1 hissesinin bulunduğunu, ortaklar arasında uyuşmazlıklar doğduğunu, cumhuriyet savcılığına özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık nedeniyle şikayette bulunulduğunu, şirket tasfiyesi ve hisse paylarının çıkarılmasına yönelik olarak açılan davanın reddine karar verildiğini, şirket tasfiyesi yönünden açılan davanın tefrik edildiğini, 2020/11 Esas sayılı dosyada devam edildiğini belirterek, davalılardan ...'un dava dışı limited şirketteki %33 hisse payının anonim şirketteki %34  hisse  paylarının ödenmesi ile şirketten çıkarılmasına, davalı ...'un ise anonim şirkette bulunan %1 hisse bedelinin ödenerek şirketten çıkarılmasına ve payının davacı adına yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  Davacı, dava dilekçesinde hem limited şirket ortağı yönünden hem de anonim şirket ortağı yönünden talepte bulunmuş olduğundan taleplerinin her iki şirkete yönelik olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi uygun olacaktır. TTK'nın 636/3 maddesinde; \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.\" düzenlemesi ile limited şirket ortağının haklı sebeplerin varlığı durumunda şirket ortaklığından çıkmasına dair hususlara yer verilmiştir. Şirket ortaklığından çıkarma ise TTK'nın 640. maddesinde düzenlenmiş ve bir ortağın haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasın talep etme hakkı sadece şirkete verilmiş, ortağa böyle bir dava açma hakkı verilmemiştir. Bu durumda davacının davalı ... yönünden limited şirket ortaklığına yönelik talebi için aktif dava ehliyetinin varlığından söz edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesinin kararı bu yönden hukuka uygun bulunmuştur. Anonim şirketlerde ise anonim şirket ortağının çıkarılmasına dair bir düzenleme mevcut değildir. Anonim şirketlerde şirket ile şirketin ortağı arasındaki ilişki kural olarak ortağın payını devretmesi ile sona erecektir. Paydaş, ortaklıktan çıkmak istediğinde payını bir kişiye satarak ya da şirkete satarak ortaklıktan çıkma hakkını kullanabilecektir. Ortağın çıkma için dava açmasına gerek yoktur. Bu nedenle anonim şirket ortaklığı yönünden davacının böyle bir dava açma hakkı olmadığı gibi, davalı ortağın da böyle bir dava açıldığında davayı kabul şeklinde bir beyanı geçerli olmayacağından sonuç olarak mahkemece verilen karar isabetli görülmüştür. TTK'nın 531. maddedeki düzenleme anonim şirketin haklı sebeplerle feshine ilişkindir. Söz konusu maddede, mahkeme tarafından fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, söz konusu yasal düzenlemede de husumet gerçek kişilere değil şirkete karşı yöneltilmesi gerekeceğinden ve asli talebin şirketin feshine yönelik olması gerektiğinden, davacının, davalının ortaklıktan çıkarılmasına dair talebinin de reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.  Diğer taraftan, taraflar arasında şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi davası derdest ise fesih yerine çıkma talebi savunma olarak da ileri sürülebileceğinden, birleştirme kararı verilmemesinde de usule aykılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine, 6-Karar kesinleştikten sonra, dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyizi kabil olarak karar verildi. 22.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4974702981202f2","SID":"575e1ae7b3ddf13f"}}