{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1969 <br>KARAR NO: 2025/991<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15.05.2023<br>NUMARASI:  2021/425 Esas - 2023/546 Karar <br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca müvekkil şirketin son beş yıllık ticari defter ve kayıtlarının incelemeye alındığını, 2016 yılı itibariyle e-defter tutulduğunu ve talep edilen döneme ilişkin tüm vergi kayıtlarının sadece, ... marka, ... model ve ... seri numaralı ... cihazında tutulduğunu, inceleme talep yazısı üzerine cihazların geçmişe dönük olarak incelenmesine rağmen içeriğine ulaşılamadığını, cihazların teslim edildiği adli bilişim uzmanı tarafından hazırlanan teknik inceleme raporunda, diskin fiziksel zarar gördüğü, verilerin Adli Tıp Kurumu, Polis/Jandarma Kriminal labaratuvarında donör disk ile birlikte parça değişimi yapılarak kurtarılabileceğinin belirtildiğini, raporla disk içindeki bilgilerin zayi olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait 2016 ve 2017 dönemlerini içeren şirket gelir ve giderlerini işlediği e-defter HML kayıtlarının zayi olduğunun tespitine, bu kayıtları saklayan ... marka, ... model ... seri numaralı ... cihazının donör disk (aynı marka/model bir disk) ile parça değişimi yapılarak içeriğinin tespiti için ATK'ya gönderilmesine, cihaz üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve cihaz içeriğine ulaşılması halinde içeriğinin bir örneğinin alınacak ATK raporu ile birlikte kendilerine verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...19/04/2022 tarihli ATK raporunda özetle ; İnceleme konusu materyal üzerinde yapılan görsel incelemede, materyal etiketinin hasar görmüş olduğu ve sabit diskin kapağında ezilmelerin mevcut olduğu , materyal etiketinin mevcut durumu göz önüne alındığında, tarafımızca yapılan inceleme öncesinde hard disk kapağının açılmış ve fiziksel müdahalenin yapılmış olabileceğinin değerlendirildiği, İnceleme konusu ... no.lu materyal üzerinde yapılan inceleme neticesinde sabit diskin okuma yazma kafalarının ve plaka (platter) yüzeyinin hasarlı olduğunun tespit edildiği, sabit diskin okuma/yazma kafaları ve plakaların mevcut durumu göz önüne alındığında veri kurtarma işleminin gerçekleştirilemeyeceği hususlarını bildirir rapordur. Dava, hukuki niteliği itibariyle 6102 sayılı TTK'nun 82/7.maddesinde belirtilen tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin zayi olması sebebiyle kendisine bir belge verilmesi istemine  ilişkindir.6102 Sayılı Kanunun 82/7. maddesi 'Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.' hükmünü düzenlemiştir. 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen otuz günlük süre hak düşürücü süredir.6102 sayılı TTK 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen 'yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi' denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkca aykırı düşmemesi gerekir. (Yargıtay 11. HD 10.01.2018 tarih ve 2016/6084 E. 2018/ 155 K. Sayılı ilamı) Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür. TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. Bu nedenle, talebe konu belgelerin somutlaştırılması gerekmekte olup, genel kapsamlı bir zayi kararı verilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD 08.12.2014 tarih ve  2014/12543 E.-2014/19170 K. Sayılı ilamı) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tarafın zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması zorunludur.  Somut olayda, davacı vekili 27.03.2023 tarihli beyan dilekçesi ile şirketin 2017 yılı e-defterlerinden, Defter-i Kebir ve Yevmiye defterini barındıran diskin eski fabrikadan Hadımköy'deki yeni fabrikaya taşınırken zarar görmesi sebebiyle verilerin kaybolduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş isede, tacirin TTK 82/7. maddeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Talebe konu defterlerin, basiretli tacir ilkesine uygun şekilde saklaması gerektiği, buna rağmen gerekli özen ve ihtimam gösterilmediği, mücbir sebep unsurunun da bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2013/13932 Esas- 2013/20907 Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi  13. Hukuk Dairesinin  2023/201 Esas 2023/668 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)... \" gerekçesiyle  davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Vergi incelemesi sırasında bir kısım defterlere ilişkin elektronik kayıtlara ulaşılamadığını GİB müfettiş raporunun 3. sayfasında da belirtildiği üzere 2017 yılına ilişkin e-defter beratlarının gibintranet sisteminde bulunduğu, ancak defter içeriklerinin 2017 yılında sadece mükelleflerin elektronik ortamlarında (bilgisayar, harddisk v.b.) tutulduğu,  yasal olarak 2017 yılında entegratör firmaların bu kayıtları tutma zorunluluğu bulunmadığını, 2018 yılından itibaren bu zorunluluğun bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin verilerini tutan entegratör firma ... firmasından da bu verilerın temin edilemediğini, 2017 yılına ilişkin e defter kayıtları dışındaki tüm kayıtları incelendiğini ve usulsüzlük tespit edilmediğini, 2017 yılı defterlerinde de herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, ancak bir şekilde kayıtların tutulduğu diskin taşınma esnasında zarar görmesi nedeniyle e-defter kayıtlarının zayi olduğunu,  zayi belgesi verilmesi halinde  bu belge ile 2017 yılına ilişkin kayıtların Vergi Dairesinden izin alınarak yeniden girileceğini, 09.10.2019 tarih ve ... sayılı 3 nolu Elektronik Defter Genel Tebliği  gereğince e-defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde e-defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi gerektiğini,  müvekkilinin e defter kayıtlarını diske kaydettiğini, kayıtların ve diskin saklanmasında gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, ziyaaın şirket yetkilisinin iradesi dışında gerçekleştiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili müvekkili şirkete ait 2007 yılı defteri kebir ve yevmiye defterinin elektronik ortamda tutulduğu, yapılan vergi incelemesinde, verilerin saklandığı cihazda hasar oluşması nedeniyle verilere ulaşılamadığı belirtilerek zayi belgesi verilmesinin dava dilekçesi ve 27.03.2023 tarihli açıklama dilekçesi ile mahkemeye sunmuştur. Dilekçe ekinde sunulan vergi inceleme raporunda defterlerin, verilerin saklandığı diskteki hasar nedeniyle incelenemediği görülmüştür.  Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan 19.04.2022 tarihli raporda, verilerin saklandığı cihazın onarılmayacak şekilde hasara uğradığı ve verilerin kurtarılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece mali müşavir ve bilgisayar mühendisi bilirkişiden alınan 24.02.2023 tarihli raporda verilerin saklandığı cihazdaki hasarlar nedeniyle, delillere ulaşılamadığı ve tamirinin de mümkün olmadığı belirlenmiştir.  TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Yasada sayılan haller sınırlı olarak sayılmamış, bu ve benzeri durumlarda zayi belgesi istenebileceği yasada kabul edilmiştir. Mahkemece yargılama yapılmış ve gerekçeli kararda defterlerin saklanması için gerekli ihtimamın gösterilmediği kabul edilerek talebin reddine karar verilmiştir. Ticari defterlerin zayi olmasına ilişkin nedenler yasada sınırlı olarak sayılmamıştır. Yasada sayılan ve bunlara eşdeğer ağırlıkta nedenlerin bulunması halinde ticari defterin zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilebilir. Davacı, 2017 yılı yevmiye ve defterin kebirin saklı olduğu diskin taşınma sırasında zarar gördüğü ileri sürmektedir. Bu olayın oluş şekline göre bir saklama kusurunun bulunduğu kabul edilmelidir. davacı, basiretli bir tacir gibi belgelerin saklandığı diski koruduğunu kanıtlayamadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde görüldüğünden, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.03.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f25d611944d21ce","SID":"a95b8575fc214889"}}