{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1987 <br>KARAR NO: 2025/1159<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 30.09.2021<br>NUMARASI: 2021/496 Esas - 2021/816 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine  dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Şirketine karşı davacısı müvekkil ... olan, Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2017/254 E. Sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açıldığını, mezkür şirkete tebligat yapılamadığından Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2017/254 E. Sayılı dosyasında taraflarına süre verilerek davalı şirketin ihyası davası açmaları istendiğini, belirtilen sebepler ile şirketin ihyasının gerektiğini talep ve dava  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... somut olaya döndüğümüzde,davacı vekili ihyası talep edilen şirketin TTK'nın 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edildiğini ancak şirkete karşı açtıkları davanın yürütülmesi amacıyla sicil müdürlüğünün işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş ise de,davacı vekilinin davasının sicilden terkin işleminden sonra açtığı,terkin işlemi sırasında derdest bir davanın bulunmadığı,dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu...\" gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Şirket ihyasının süreye tabi tutulması ilgili alacak ve hakları ortadan haksız olarak ortadan kaldırdığından Anayasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin kendisi dışında oluşan hukuki durumdan olumsuz etkilenmesi de ayrı bir hukuksuzluk olduğunu, bu hal ile usul ve yasaya aykırı olan iş bu kararın istinafının zorunlu olduğunu, Ayrıca AYM’nin 15.09.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan kararı kapsamında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan ve ticaret sicilinden silinen şirketlerin ihya davası açması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin iptaline karar verildiğini, AYM anılan hak düşürücü sürenin, mülkiyet hakkını ve etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine karar vererek mahkeme kararının da hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince  yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Davacı vekili, davacı tarafandan dava dışı sicilden  resen terkin edilen şirket aleyhine Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2017/254 E sayılı dosyasında dava açıldığını ileri sürerek, bu dava kapsamında işlemlerin yürütülebilmesi için  ihya kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece getirtilen belgelerde, şirketin 31.07.2013 tarihinde TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucu davanın 6102 sy TTK nun 7. Maddesinın 15. Fıkrasındaki düzenleme uyarınca  5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince  TTK  geçici 7. Maddesinin 15. Bendindeki 5 yıllık hak düşürücü süre düzenlemesinin AYM kararı ile iptal edildiği ileri sürelerek kararın kaldırılması gerektiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin 15 inci fıkrasında yer alan \"...silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde...\" ibaresinin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli, 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararıyla iptal edildiği gözetildiğinde de 5 yıllık dava açma süresi uygulanamayacaktır. (Emsal Yargıtay 11 HD  2022/2889 E 2023/6800 K 23.11.2023 T) . Buna göre davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Açıklanan bu gerekçe doğrultusunda, yukarıda yer verilen AYM kararı da dikkate alınarak, işin esasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 26.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11c4c67c12bc605d","SID":"5b96fd73681ddcd8"}}