{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1988 <br>KARAR NO: 2025/1260<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02.10.2024<br>NUMARASI: 2024/403 Esas - 2024/855 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit (Banka kredisinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki  menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili hakkında Büyükçekmece ... İcra Dairesinde toplam 78.375,47 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattığını, davalı şirketin Adana ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki alacakların ...bank AŞ'ye temlik edildiğini ve müvekkilin bu icra dosyasından dolayı borçlu olduğunu bildirdiğini, müvekkilin ...bank'a olan tüm icra dosyalarının ödemesini 2022 yılının aralık yapında yaptığını, hakkında açılmış ve borçlu olduğu hiçbir icra dosyasının kalmadığını, davalı şirket ile ...bank AŞ arasında akdedilen alacağın temliki sözleşmesine konu olan icra dosyasına dayanak belgenin müvekkil tarafından imzalanmadığını, müvekkilin böyle bir kredi, kredi kartı vs. sözleşmeden ve icra takibinden haberinin bulunmadığını, müvekkilin bankaya olan tüm borçlarını 30/12/2022 tarihinde ödeyerek kapattığını, bu nedenlerle öncelikle müvekkil hakkındaki takibin tedbiren durdurulmasına, davanın kabulü ile müvekkilin Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı alacaklının, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı tarafın Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, arabuluculuk dava şartının sağlandığı, dava dışı ...bank' dan alacağın dayanağı bankacılık sözleşmelerinin istenildiği, icra dosyalarının celp edildiği, Davalı tarafın 05/06/2024 tarihli dilekçesinde davacı hakkında işlemler başlatıldığını bankadan gelen bilgiler doğrultusunda icra dosyasının kapatıldığını davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın konusuz kaldığına karar verilmesini talep ettiği, Büyükçekmece ...İcra Dairesinin yazı cevabında alacaklı vekilinin  05/06/2024 tarihli   vazgeçme/feragat talebi sebebiyle aynı tarihli olarak vazgeçme/feragat ile icra dosyasının kapatıldığının anlaşıldığı, menfi tespit davasının konusu olan  icra dosyasının yargılama sırasında  kapatıldığı anlaşılmakla davanın konusuz kaldığı...\" gerekçesiyle, açılan menfi tespit davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yasal şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ... AŞ'nin müvekkili hakkında haksız, hiçbir yasal dayanağı olmadan ve tamamen kötü niyetle 22.08.2022 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirketin, müvekkilini sürekli telefonla arayarak borcu ödemesini istediğini, müvekkilinin  borçlu olmadığını söylemesine rağmen ısrarla takibe devam ettiğini, en son 04.12.2023 tarihinde müvekkilinin ailesine ait anaokuluna (Armis Anaokulu) hacze geldiğini, müvekkilinin  haciz mahallinde olmadığı hâlde okulda icra memurları aracılığıyla arama yapıldığını,  müvekkilinin özel eşyaları, plaketi, faturaları, bilgisayarı vs. eşyaları incelenerek el konulduğunu, okulda öğrencilerin bulunduğu öğle saatlerinde klima, televizyon, bilgisayar, fotokopi makinesinin haczedildiğini, Taraflarınca 14.12.2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve arabuluculuk sürecinde müvekkilinin borçlu olmadığı ve hiçbir kefaletinin bulunmadığı davalı vekiline defalarca bildirilmesine rağmen hacze devam edildiğini, bilgilendirmeye ilişkin Whatsapp görüntülerini sunduklarını, Davalı şirketin, müvekkili hakkında üç kez maaş haczi talebinde bulunduğunu,   haciz sırasındaki istihkak iddiasına itiraz ettiğini, ve Büyükçekmece 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ekte sundukları 26.01.2024 tarih, 2024/97 E. 2024/77 K. Sayılı kararı ile takibin devamına karar verilmesi üzerine hemen hacizli malların muhafazasını talep ettiğini, görüleceği üzere, müvekkilini borcu ödemeye zorlamak adına her yolu denediğini, müvekkilinin  onlarca öğrencisi olan anaokuluna davalı tarafından hacze gelinmesiyle büyük bir ticari itibar kaybına uğradığını,  sadece küçük bir araştırma ile müvekkilinin kefaletinin olmadığı ortaya çıkabilecekken, davalı şirketin, bundan imtina ettiğini ve müvekkilini iş bu davayı açmaya mecbur bıraktığını, Bu nedenlerle, davalının icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olmasına rağmen, müvekkilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca, banka kredi alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine karşı açılmış bir menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı yanca aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe dayanak olarak ...bank AŞ ile yapılan 24.12.2013 tarihli temlik sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve Adana ... İcra müdürlüğünün takip dosyasının gösterildiğini, oysa müvekkilinin 2022 yılında tüm borçları ödediğini, buna rağmen aleyhinde haksız takip başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davalı vekilince 05.06.2024 tarihli sunulu dilekçede, bankadan alınan temlik kapsamında işlem yapıldığı, ancak bankadan davalının kefaletine ilişkin belge istenildiğinde, davalının kefil olmadığının anlaşıldığı, müvekkilinin takip yapmasında ve iş bu davanın açılmasında kusuru olmadığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Yine yargılama aşamasında dava dışı ...'a yazılan müzekkereye 24.05.2015 tarihli verilen cevapta, Adana ... İcra müdürlüüğü takip dosyalarının kapalı olup, gönderlen Temel Bankacılık Hizmet  Sözleşmesinde ihbarname ve kefaletname bulunmadığı bildirilmiştir. Öncelikle gerek davalı vekilinin beyan dilekçesi, gerekse dosya kapsamı ve temlik eden Banka müzekkere cevapları ışığında, takip konusu borcun bulunmadığı ve takip alacaklısı tarafından takipten feragat edildiği  anlaşılmakla, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Zira, davcının menfi tespit talebi münhasıran feragat edilen bu icra takip dosyasına ilişkin olup, takipten feragat nedeniyle eldeki menfi tespit davasının konusu olan icra takibi ortadan kalkmıştır. Kaldı ki davacının da konusuz kalmaya dair karara yönelik bir istinafı yoktur. Davacının istinafı, kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca, dava borçlu lehine sonuçlandığında, davacıya menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması hâlinde, davacının talebi üzerine, takibe konu edilen alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Davanın konusuz kalması hâlinde de davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre kötü niyet tazminatının değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda davalı takip alacaklısı, davadan sonra alacağı olmadığını kabul ederek icra takibinden feragat ettiğinden, davacının dava anı itibariyle davasında haklı olduğu sabittir. Davalı özel yasal düzenlemeler ile faaliyet gösteren bir varlık yönetim şirketi olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altındadır. Ayrıca davalı şirket, TBK'nın 113/3. maddesi uyarınca, hafif kusurundan dahi sorumlu olup özen yükümlülüğünün buna göre belirlenmesi gerekir. Davalı, temlike konu alacağın dayanağı olan belgeleri, temlik eden bankadan her zaman elde edebilecek ve davacının borçlu olmadığını kolayca anlayabilecek  durumda iken, bunu yapmayarak, borcu bulunmadığı ve daha önemlisi takibe dayanak kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmayan davacı aleyhine takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu talebin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;  1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalının icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu sabit görüldüğünden, İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca, takibe konu edilen alacak tutarının takdiren %20'si oranında belirlenen 15.675,09 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  3-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.338,46 TL'den mahsubu ile artan 723,06 TL harcın, talebi hâlinde davacıya iadesine,  4-HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca, davanın açıldığı andaki haklılık durumu dikkate alınarak; davacı tarafından harcanan  427,60 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç gideri, 147,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.190,00 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini avukatla temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından harcanan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ile 242,00 TL posta gideri olmak üzere, toplam 1.411,40 TL kanun yolu giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1caf59274baf9324","SID":"eebfc811fc2e53d5"}}