{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/115 <br>KARAR NO: 2025/1127<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2024<br>NUMARASI: 2023/516 E. -  2024/809 K. <br>DAVALI: HASIMSIZ<br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıya ait evrak ve resmi kayıtların bulunduğu ''... mahalle ... Bulvarı No ... Kat :... D:... Avcılar/İstanbul'' adresindeki arşiv odasında  10.05.2023 tarihinde hırsızlık hadisesi vuku bulduğunu, işbu hırsızlık hadisesi neticesinde davacıya  ait 01.01.1996-31.12.2017 yılları arasında bulunan tüm defter, resmi evrak fatura ve sair belgelerin çalındığını,  10/05/2023 tarihinde meydana gelen olayın  emniyete, 11/05/2023 tarihinde ilgili ilçenin sağlık müdürlüğüne bildirildiğini,  davacının  hadiseyi 10.05.2023 tarihinde ihtiyaç duyulan bir belgenin alınması maksadı ile göndermiş olduğu personelinden arşiv kapılarının kırık, raflarının boşaltılmış olduğunu öğrendiğini, hırsızlık yapıldığının tespit edilmiş olması sebebiyle polis merkezine ve gerekli mercilere suç duyurusunda bulunulduğunu, Avcılar Emniyet Müdürlüğünce olay yerinde inceleme yapıldığını, olay yeri inceleme raporunda ''Bahse konu olayın betorname binanın üçüncü katında ... Hastanesi adı ile faaliyet gösteren iş yerinin arşivi olarak kullandığı ofiste gerçekleşmiş olduğu, ofis ahşap giriş kapısının sert bir cisim ile kanırtılmış olduğu, arşiv içerisinde girildiğinde iki ayrı bölümden oluştuğu, ikinci bölümün ahşap giriş kapısının kilit üst kısmının kırık olduğu, yerlerde içleri boş çok sayıda klasör olduğu, metal rafların büyük kısmının üzerinin boş olduğu görülmüştür. İşbu olay yeri inceleme raporundan da elem hadisenin vehameti anlaşılmakla beraber söz konusu kilit üst kısmının kırık olduğundan mevzu bahis hırsızlık yapıldığı açıkça görülmektedir'' denildiğini, 10.05.2023 tarihinde evrak ve belgelerin zayi olduğunun öğrenildiğini,  zayi belgesi verilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek, zayi olan evrakları dava dşlekçesinde ayrıntılı olarak belirtmek suretiyle   01.01.1996-31.12.2017 yıllarına ait ve bilgileri yazılı olan tüm defter, resmi evrak,  fatura ve sair belgelerin  hırsızlık hadisesi zayi olduğuna dair muhtemel hak kayıplarını önlemek için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Bilirkişi tarafından sunulan tarihli raporda özetle, Dava konusunun, davacının ... Mahallesi ... Bulvarı No: ... Kat:.. D:... Avcılar İSTANBUL adresindeki arşiv odasında 10.05.2023 tarihinde  meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile hastane olan işyerine ait 01.01.1996-31.12.2017 tarihleri arasında düzenlenmiş olan birtakım evrak belgelerin  çalınmak suretiyle zayii olduğu iddiası ile zayii belgesi verilmesi talebinin olduğu tespit edilmiş olduğu tüm dosya münderecatının incelenmesi ile zayi olduğu anlaşılan belgelerin bazılarının TTK.82. maddesi kapsamında diğer evrakların da Özel hastaneler  yönetmeliğinin 49. Maddesi kapsamında saklanması, muhafaza altında arşivde  tutulması ve istendiğinden yetkili makamlara ibraz edilme yükümlülüğü olan belgelerden olduğu tespit edildiği, başka yerden bulunmasının, temin edilebilmesinin mümkün olmayan yada temininin çok güç olabilecek belgelerden olduğu kanaatine varıldığı, hırsızlık nedeni ile zayii belgesi talep edilen Raporun 6. Maddesinde belirtilen davacının talebi 01.01.1996-31.12.2017 tarihleri arasında düzenlenmiş olan belgeler için zayii belgesi verilmesi uygun olacağı kanaatine varıldığı,  davacının talebi belgeler için zayii belgesi verilip verilmemesi hususundaki takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğu yönünde rapor sunmuştur. <br>Deliller :Dava dilekçesi,Küçükçekmece CBS 2023/31683 soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. ... Talep, davacı şirkete ait yönetim kurulu karar defterinin ve ortaklar pay defteri hakkında TTK 82/7 uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 82/7. Maddesinde \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. TTK 82/7 maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerinin zayi olması durumunda ziyaı öğrendiği tarihten 30 gün içinde zayi belgesi verilmesini talep edebileceği düzenlenmiştir. Talebin 30 günlük hak düşürücü süre içinde yapıldığı ve talep edenin yerleşim yeri itibariyle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmştır. Somut olayda;talep eden tarafından  10/05/2023 tarihinde meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olayında 01.01.1996-31.12.2017  yıllarına ait defter, resmi belge, evrak,  fatura ve sair belgelerin çalınması sebebiyle  zayi belgesi verilmesi talep edilmiş  ise de zayi belgesi verilmesine ilişkin TTK. 82/7. maddesi her türlü durum için değil,  yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi  tacirin elinde olmayan, kusuru olmaksızın ve olası bir dış etken neticesinde, olağandışı durumlar dahilinde defter ve belgelerin zayi olması halinde ziya belgesi verilmesine ilişkindir. Şirkete ait saklanması zorunlu defter ve belgelerin şirket merkezin tutulması bir zorunluluk olmakla birlikte söz konusu belgelerin muhafazası için basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafça sıradan bir kişiden daha yüksek bir  özen ve dikkat yükümlülüğünü göstermek zorunda olmasına rağmen zayi talep edilen evrakların şirket merkezinden başka bir yerde tutulduğu tacirin , basiretli bir tacir gibi davranma  yükümlülüğü altında bulunan talep edenin defterin kaybolmasında kusurunun mevcut olduğu ve zayi talep edilen evrakların TTK 82 de belirtilen zayi talep edebilebilecek belgelerden olmadığı anlaşıldığından zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı kurum bünyesinde tutulan ve hırsızlık olayına konu olan olaydaki belgelerin TTK'nın 82. maddesinde belirtilen evraklar içerisinde yer aldığını, TTK'nın 82. maddesinde \" Her tacir; Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini,64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.\" hükmünün yer aldığını,  13.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda  da bilirkişinin zayi olduğu anlaşılan belgelerin bazılarınınTTK'nın 82.maddesi kapsamında, diğer evrakların da Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 49.maddesi kapsamında saklanması, muhafaza altında arşivde tutulması ve istendiğinde yetkili makamlara ibraz edilme yükümlülüğü olan belgelerden olduğunu  tespit ettiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar  göz ardı edilerek evrakların tamamının TTK 82.maddesinde yer almayan evraklar olduğu iddiası ile talebin reddedildiğini, kaldı ki, tacirlerin saklama yükümlülüğü yalnızca ticari defterlerle sınırlı olmayıp aynı zamanda ticari işle ilgili tüm belgeleri kapsadığını, bu belgelerin ticari defterlerdeki iş ve işlemlerin tamamlayıcısı ve teyitleyicisi rolünde olup ticari defterlerin delil mahiyeti de bu belgelerin varlığına bağlı olduğunu, bu hususlar ışığında bilirkişi raporunda tespiti yapılan tüm belgelerin bir kısmı TTK'da yer alan evraklar olup diğer kısmı da ticari defterlerdeki iş ve işlemlerin tamamlayıcısı olduğundan zayi talep edilebilecek belgelerin içerisinde yer aldığı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken aksi yönde kurulan hükmün  usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davaya konu olan evraklar TTK'nın 82. maddesinin 7. fıkrasında yer alan durumlar neticesinde zayi olduğunu, bununla birlikte, mahkemenin kaçınılmazlık ilkesini gözetmeden hüküm tesis ettiğini, ticari defterlerin ticari işletmenin bulunduğu yerde saklanması ile ilgili kanunda özel bir düzenleme bulunmadığını, Kanundaki maddelerde saklama ibaresi süre  ve ibraz ile ilgili hususları kapsadığını,  kararda \" Davacı tarafça sıradan bir kişiden daha yüksek bir özen ve dikkat yükümlülüğünü göstermek zorunda olmasına rağmen zayi talep edilen evrakların şirket merkezinden başka bir yerden tutulduğu tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan talep edenin defterin kaybolmasında kusurunun mevcut olduğu,\" ifadelerine yer verilmişse de mücbir durumu ve kaçınılmazlık ilkesinin göz ardı edildiğini,  mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen genel bir davranış normunun ve borcun ihlaline kaçınılmaz bir şekilde yol açan, karşı konulması ve öngörülmesi mümkün olmayan, olağanüstü bir olay olduğunu, bunun elden gelen bütün çarelere başvurulsa bile borçlu tarafından önüne geçilemeyen bir hadiseyi ifade etiğini,  borçlunun, borcu ihlal etmesine mutlak olarak kaçınılmaz şekilde sebep olan, harici, sezilemeyen ve karşı konulamayan olaylar olduğunu, işbu davada da meydana gelen olay bir başka yerde de olmuş olsa müvekkilinin istediği kadar önlem almış olsa da hırsızlara karşı uyarı geçemeyeceğinden her halükarda yine hırsızlık olayı gerçekleşecek olup bu durumda müvekkilin sorumluluğunun doğmadığını,   kaldı ki, müvekkilin arşiv olarak kullanmış olduğu deponun girişinde sıkı güvenlik önlemlerine tabi olup kartla içeri girişi olan bir mahal olduğunu, davacının güvenlik koruması yüksek olan bir yeri seçerek dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığını, ilgili evraklar hastane bünyesinde de korunmuş olsa her iki durumda da güvenlik koruması olduğu gözetildiğinde yine hırsızlık durumu meydana gelebileceğini, u nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 01/07/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55.maddesi ile  değişik TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Davacı vekili, davacının  dava dilekçesinde sayılan ve belirtilen adresteki arşiv odasında  bulunan ticari defter, evrak ve belgelerinin 10.05.2023 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında çalındığını ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece,  zayi talep edilen evrakların şirket merkezinden başka bir yerde tutulması sebebiyle davacı tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermediği,  basiretli bir tacir gibi davranmadığı,  bundan dolayı   defterin kaybolmasında kusurunun mevcut olduğu ve zayi talep edilen evrakların TTK 82'de belirtilen zayi talep edebilebilecek belgelerden olmadığı  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının zayi belgesi verilmesini istediği belgelerin davacı yanca salt  şirket merkezi yerine ayrı bir  merkezde arşiv olarak adlandırılan bir binada tutulması tacirin defterlerin saklanması  konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlamına gelmemektedir. Davacı yan, arşiv binasında 10.05.2023 tarihinde  hırsızlık olduğunu beyan etmiş, polise haber verilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü Firuzköy Ş.I.A Polis Merkezi Amirliğince tutulan olay yeri inceleme formu ve tutanağı düzenlenmiştir. Tutanakta, olayın betorname binanın üçüncü katında ...Hastanesi adı ile faaliyet gösteren iş yerinin arşivi olarak kullandığı ofiste gerçekleşmiş olduğu, ofisin dış kısmında bulunan demir doğrama kapının ve kapı kilit aksamlarında  herhangi bir olumsuzluk olmadığı,  ofis ahşap giriş kapısının sert bir cisim ile kanırtılmış olduğu, arşiv içerisine girildiğinde iki ayrı bölümden oluştuğu, ikinci bölümün ahşap giriş kapısının kilit üst kısmının kırık olduğu, yerlerde içleri boş çok sayıda klasör olduğu, metal rafların büyük kısmının üzerinin boş olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit ve açıklamalara göre,  evrakların şirket merkezinden başka bir yerde tutulması sebebiyle davacı tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermediği,  basiretli bir tacir gibi davranmadığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiştir. Öte yandan,  Özel Hastahaneler Yönetmeliği'nin 49. maddesi uyarınca, davacı, hasta kayıtları ve dosyalarını yirmi yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Aynı maddede,  sağlık kuruluşunun resmi makamlar tarafından her istenildiğinde gönderilmek üzere tıbbi arşiv tutacağı, arşivin hastane bünyesinde olmasının zorunlu olmadığı düzenlenmiştir.  Bu belgeler aynı zamanda TTK'nın 64. maddesi uyarınca da defter kayıtlarının dayanağı olarak saklanmalıdır. Kaldı ki TTK'nın 82/7 maddesinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiş, belgelerin niteliği hakkında istisnalara yer verilmemiştir. Bu nedenle, davacının ticari faaliyeti ile ilgili olduğu açık bulunan belgelere  ilişkin olarak  zayi belgesi talep edilmesinde hukuki menfaati vardır. Kaldı ki,  mahkemece bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış olup bilirkişi tarafından davacının talep ettiği belgelere ilişkin olarak  ek raporda,  TTK'nın 82.maddsi ile Özel Hastanler Yönetmeliğinin 49.maddesi uyarınca  davacının zayi belgesi verilmesini istediği belgelerden hangilerinin saklanma zorunluluğu olan belgeler  olduğu ve saklanma sürelerinin tespit edildiği, bunlar için zayi belgesi verilebileceği  görüşüne yer verildiği   görülmektedir. Bu durumda mahkemece, davacının zayi belgesi verilmesi talep ettiği belgelerin zayi belgesi verilmesi ve saklanması gereken  belgelerden olup olmadığı  tespit edilip,  dosya kapsamı, bilirkişi raporu dikkate alınarak, gerekirse ek rapor alınarak,  sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.26.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9738b3d830e988e3","SID":"fe897869dd322953"}}