{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/161 <br>KARAR NO: 2025/1003<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2024<br>NUMARASI: 2016/1320 Esas - 2024/724 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın  Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine dair verilen karara karşı, davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... Eczanesi işletmesi ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıdan 338.638.21 TL tutarında mal satın alındığını, bedelinin nakit, çek, bono ve banka havaleleri ile ödendiğini, yapılan incelemede davalıya 2.000,00 TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiğini, çok fazla girdi çıktı olması nedeniyle kesin hesap durumunun bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini ileri sürerek, anılan miktarın ve  bilirkişi tarafından tespit edilecek fazla ödemenin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının, müvekkilinden satın aldığı ilaç ve tıbbi malzemeler karşılığı kıymetli evrak verdiğini, vadelerinde ödenmeyen çek ve bonoların iade alınarak yerlerine yenilerinin verildiğini, davacının sürekli şekilde  borcunu ödemeyerek ötelemesi ve son verdiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine, Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında takip başlatıldığını, davacının kambiyo takiplerine karşı borcu olmadığı gerekçesiyle Gebze 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/469 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu, davacı iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, alacak istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davaya konu uyuşmazlığın dava dilekçesinde belirtilen çeklerle ilgili olarak davalının mükerrer tahsilat yaptığı belirtilerek açılan alacak davası olduğu görüldü. Davalı vekilinin, dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle HMK 166. Md. kapsamında birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği görüşmüştür. Mahkememiz dosyası ve  Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde; Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/469 Esas sayılı dosyası ile işbu dava davacısının menfi tespit davası açtığı, görülen davanın davalı tarafından itirazın iptali davası olarak açılan Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/100 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, dosyanın görevsizlik kararı sonrası Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi esasına kaydedildiği, mahkemizde görülen davada, davacının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas dosyasında ileri süremediği deliller yönünden alacaklı olduğu iddiasında bulunduğu, mahkememiz dosyası ve Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, tarafları aynı olan dosyalar arasında fiili irtibat bulunduğu, ticari ilişki nedeni ile tarafların karşılıklı alacak kalemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, nitekim eldeki davanın alacak davası, birleştirilen davanın ise menfi tespit ve itirazın iptali davaları olduğu, bununla birlikte, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas dosyasının halen derdest olduğu, ayrı yargı çevrelerindeki davaların birleştirilmesi için talebin şart olup, davalı vekili tarafından birleştirme talep edildiği, açıklanan nedenlerle mahkememiz dosyasının dava açılış tarihi daha önce olan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı Sayılı dosyası ile HMK 166/2 md. gereğince birleştirilmesine, yargılamanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine...\"  gerekçesiyle,  dava dosyasının HMK'nın 166. maddesi uyarınca aralarında doğrudan hukuki ve fiili bağlantı bulunan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın  Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince ve katılma yoluyla da davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece bu dosyanın birleştirildiği Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyasına konu davanın 18.09.2008 tarihinde açıldığını, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla açılan davada verilen kararın bozulması ve kurulan ticaret mahkemesine gönderildiğini ve 2024/15 Esas numarasını aldığını, Gebze ATM dosyasının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 45. maddesinde, \"... Aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, ilk itirazın kabulüne ve davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra bununla bağlıdır.\" şeklinde düzenleme bulunduğunu ve İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1320 Esas sayılı dosyasıyla yürütülen yargılamada davalı tarafça öne sürülen birleştirme talebinin dilekçelerin teatisinden, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başlamasından sonra ileri sürüldüğünü, 1086 sayılı Yasa'nın 45.maddesine göre süresinde yapılmayan talebin reddi gerektiğini,Dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunun 26. sayfasında davalının ticari defterlerine iade olarak işlenmiş 10 adet ... Bankası AŞ çekinden bahsedildiğini ve çeklerin 216.256,00 TL olduğunun belirlendiğini, ancak bu çeklerin bedellerinin ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmaması nedeniyle davacı lehine kabul edilemeyeceğinin değerlendirilerek hesap yapıldığını, birleştirme talebinin reddedilerek dosyanın esası yönünden inceleme yapılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının istinaf başvurusun yerinde olmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, incelenen ticari defterlere göre müvekkilinin davacıdan 113.505,42 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, davanın esastan reddi gerekirken  birleştirme kararı verildiğini, oysa mahkemenin esas yönünden inceleme yapmadan birleştirme kararı vermesi gerektiğini, mahkemenin usul ekonomisine aykırı şekilde davaya ilişkin inceleme yaptıktan sonra birleştirme kararı vermesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taralar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacıdan fazladan tahsil edilen miktarların tespiti ile tahsili istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda bu dava dosyası ile aynı taraflar arasında görülmekte olan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan, bu davanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve işlemlerin anılan dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde, davacı tarafından davalıdan satın alınan emtia bedelinin fazlasıyla ödendiği belirtilerek eldeki dava açılmıştır. Aynı taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında bu dosyanın davacısı tarafından 18.09.2008 tarihinde Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/469 Esas sayılı dosyasında, dosyanın davalısı olan ... AŞ tarafından Gebze ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davası açılmıştır. Bu davada ...'in de davacı olduğu UYAP  ortamında incelenen dosyadan anlaşılmıştır.  Bu dosya ile birleştirilen aynı mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında ise ...  AŞ tarafından ... aleyhine Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına başlattığı takiplere yönelik itiraz üzerine, 2007/3406 sayılı dosyada yapılan kısmi ödemenin borcu kapatmaması üzerine Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilme yoluyla takip başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece 28.03.2017 tarihli kararla asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 2019/3181 Esas, 2022/341 Karar sayılı kararı ile Gebze Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosyanın gönderildiği Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/15 Esas sayısını aldığı anlaşılmıştır. Dava dosyası birleştirilen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/15 Esas sayılı dosyasının açılış tarihi 2008 yılıdır. Bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 45/2.maddesinde ayrı yer mahkemelerinde açılan davalar arasında bağlantı nedeniyle birleştirme talebi bulunması halinde bu talebin ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürüleceği, birinci davanın açıldığı mahkemenin ilk itirazın kabulüne ve davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra bununla bağlı olduğu düzenlenmiştir. Ancak birleştirme talebinin ikinci davanın açıldığı mahkemede ileri sürülecek olması nedeniyle, bu davanın açıldığı 2016 yılında yürürlükte bulunan usul hükümlerinin uygulanması gerekir. Zira usul hükümleri derhal uygulanır. Birleştirilen davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan HMK'nın 166.maddesi uyarınca, farklı yargı çevrelerindeki davaların birleştirilmesi talebi, ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebilir. Birleştirme talebi her zaman yapılabilir. Bu talebin ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmemektedir. Esasen HMK'nın 116. maddesinde de bu durum ilk itiraz olarak düzenlenmemiştir. Mahkemece, davaların aynı ticari ilişkiden kaynaklandığı, bu ticari ilişki kapsamında daha önce davacının menfi tespit davası açtığı, davalının da itirazın iptali davası açtığı belirlenerek birleştirme kararı verilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesinin davanın açılmasından itibaren uzun süre yargılama yaptığı, delil toplayarak bilirkişi incelemesi yaptığı ve dosyanın karar verilecek aşamaya geldiği anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra dava dosyasının 2008 yılında açılan bir dava ile birleştirilmesi usul ekonomisine aykırıdır. Yargılamaya hâkim olan ilkelerden biri de usul ekonomisi olup, HMK'nın 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu ilkelerin her türlü yargılama faaliyetlerinde mahkemece dikkate alınması gerekmektedir. HMK'nın 30. maddesine göre hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Buna göre davanın açılmasından sonra oldukça uzun bir süre yargılama yapılarak delillerin toplanmasından ve dosyanın hüküm vermek için yeterli aşamaya gelmesinden sonra, dava dosyasının uzun yıllar önce açılan bir dava dosyası ile birleştirilmesi usul ekonomisi ilkesine aykırıdır. Mahkemece ihtiyaç duyulması halinde birleştirmeye konu dosyaların incelerek karar verilebileceği de dikkate alınarak, birleştirme kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.5 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,  1-HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar haçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, 4-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine dair; HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 03.06.2025  tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc8acbc2dc7f1aee","SID":"3a7e97b2ac1eed65"}}