{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/173 <br>KARAR NO: 2025/1149<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 23.12.2024<br>NUMARASI: 2024/721 Esas - 2024/840 Karar <br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; 19/11/2024 Tarihinde şirketlerinde hisse devri işlemi başlattıklarını, Ticaret sicil müdürlüğüne başvurduklarında tescili gerçekleştirebilmeleri için Pay defteri kapak sayfası ve pay defteri sureti istenildiğini, Şirket merkezine baktıklarında Pay defterlerinin olmadığını fark ettiklerini, pay defterlerini bulamadıklarını, zayi olduğunu, yeni defter onaylatıp tescil işlemlerine devam edebilmek için tarafnıa pay defterinin zayii olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tacir sıfatını haiz davacının TTK'nun 18/3. uyarınca tedbirli ve basiretli bir tacir gibi defterini güvenlik altına alması beklenmekte olup  bu sebeple basiretli bir tacir gibi gerekli koruma tedbirini almamış olan davacının zayi belgesi alma şartlarını yerine getirmediği görüş ve kanaatine varılmıştır. Oluşan hal ve şartlar çerçevesinde TTK'nun 82/7 anlamında belirli bir mücbir sebebin gerçekleştiği de kabul edilemeyecek olup  tacir olan davacının basiretli bir tacirin göstereceği özen ve itina ile defterlerini saklaması gerektiği, iddia edilen sebebin tacirin öngörebileceği ve aldığı koruma tedbirlerine rağmen gerçekleşebilecek nitelikte olması şartını da taşımadığı ve davacı tarafından zayi olduğuna dair herhangi bir delil ve kaybolduğuna dair yeterli bilgi sunulmadığından, basiretli bir tacir gibi gerekli koruma tedbirini almamış olan davacının zayi belgesi alma şartlarını yerine getiremediği...\" gerekçesiyle, talebin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  , istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şirketin 03/05/2013 tarihinde kurulmuş olup 11 yıllık firma olduğunu ve iki kez adres değişikliği yapıldığını, şirketin 11 yıllık faaliyeti ve iki kez adres değişikliği düşünüldüğünde bir defterin kaybolmasının çok normal olacağı aşikâr olduğunu, yine taraflarından kaybolduğuna dair somut bir delil nasıl sunulabileceğini anlamadıklarını,  11 yıl sonra lazım olan bir defterin bulunamadığını, bu hususta nasıl bir delil sunacaklarını anlayamadıklarını, sadece hisse devri için gerekli olan ve bu işlem haricinde herhangi bir kayıt yapılmayan ortaklar pay defteri ticaret sicil memurluğunca 2 yıldan beri zorunluluk haline getirildiğini ve hisse devirlerinde görülmesi mecburi kılındığını, yani öncesinde ortaklar pay defteri şirket hisse devirleri için istenilmediği gibi birçok şirket kuruluşu esnasında tasdik bile etmediklerini,  kaldı ki araştırmaları sonucu şirket kuruluşundan sonra yasal süresi içerisinde tüm defter ve belgeleri tasdik ettirmiş olup sadece ortaklar pay defterini şirket kuruluşunda tasdik etmediklerini fark ettiklerini, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ret kararından dolayı şirket olarak çok mağdur olduklarını, çünkü hisse devrini noterden gerçekleştirdiklerini  ne kendilerinin ne de yeni ortak şirketi kullanmadıklarını, fatura kesilemediğini, iş alamadıklarını, aylardır şirketin mahkeme kararını beklerken anlam veremedikleri şekilde davanın reddine karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep,  TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı,  dava dilekçesinde 19.11.2024 tarihinde şirkette devir işlemi yapıldığını, Ticaret Siciline tescil için müracaat ettiklarende pay defterinin olmadığını farkettiklerini, bu surette pay defterinin zayi olduğunu anladıklarını ileri sürerek, pay defterinin zayi olduğu yönünde  zayi belgesi verilmesini istemiştir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü hâlinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca,   çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Davacı , 18.12.2024 tarihli  dilekçesinde kararın dosya üzerinden verilmesini talep etmiştir.  Yukarıda belirtildiği üzere, talep edilen şirkete ait pay defterinin  zayi olduğu iddia edilerek eldeki dava açılmıştır. Zayi olayının nasıl meydana geldiğine  dair somut bir açıklamaya, tarihe  veya bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Her ne kadar istinaf dilekçesinde  şirketin 11 yıllık sürede iki kez  adres değişikliğine gittiği ileri sürülmüş ise de bu durum iddia edilen pay  defterinin  zayi olduğuna dair iddiayı ispatlar nitelikte değildir. Taşınma tarihlerinden çok sonra  dava açılmış olmasına rağmen neden geç açıldığına ilişkin herhangi bir açıklamada da bulunulmadığı gibi, istinaf dilekçesinde dava konusu pay defterinin şirket kuruluşunda tasdik de ettirilmediği belirtilmiştir.  Bu durumda, yasal düzenleme kapsamında  iddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu  karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55c0fc31e3e93945","SID":"90f6b84b864a922d"}}