{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/191 <br>KARAR NO: 2025/963<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/12/2024<br>NUMARASI: 2022/845 E. -  2024/871  K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi belgesi verilmesi<br>Taraflar arasındaki zayi belgesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davaya konu şirketin münferiden yetkilisi müvekkili olmasına karşın şirketin mali defter ve kayıtlarının mali müşavir ... tarafından tutulmakta olduğunu, söz konusu kayıtların ... gözetiminde muhafaza edildiğini, müvekkilinin şirketin aktif herhangi bir faaliyeti olmaması ve evlenerek taşınması üzerine söz konusu şirketi kapatmak amacıyla işlemlere girişmek istemesine karşın şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşamaması üzerine gerekli işlemleri tesis edemediğini, mali müşavir ...'ın ...'da kayıtlı tüm iletişim bilgilerine yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, son çözüm olarak kayıtlı adresine gidilmesine karşın adresin uzun süredir boş olduğunun tespit edildiğini, harici araştırmalar neticesinde ...'ya başvurularak ...'la iletişim kurulmasının ardından bilgilendirme yapılmasının talep edildiğini, ancak... nun  yapmış olduğu bilgilendirmede açıkça görüleceği üzere ...'ın kendisine ulaşılmasını imkansız hale getirerek müvekkilini mağdur edip defter ve belgeleri zayi ettiğini,  yürütülen tüm araştırmalara karşın hiçbir sonuç alınamadığını, mahkemece re'sen yürütülecek araştırmalar neticesinde de aynı sonuç elde edileceğini, mali müşavir sıfatına haiz olmasına karşın görevinin gereklerini ihlal ederek muhafaza etmekte olduğu defterlerin zayi olmasına sebep olan ... hakkında gerekli şikayetlerin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına yapıldığını, ancak müvekkilinin defterlerinin zayi olması hasebiyle uğrayacağı mağduriyetin giderilmesi adına  zayi belgesi verilmesi gerektiğini iddia ederek, müvekkillinin ticari işletmesine dair tüm ticari defterlerin, faturaların, vergiye esas belgelerin ve sair her türlü belge ve evrakların zayi olması hasebiyle TKK madde 82, (7) numaralı fıkra uyarınca şirketin açılış tarihi olan 08.08.2019 'dan işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar tüm defter, fatura ve sair belgelerin zayi olduğuna dair  zayi belgesi verilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... TTK'nın 82/7 maddesine göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Tacirin, bahsedilen madde hükmünden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve belgelerin tamamen veya kısmen kaybı ya da yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir. Somut olayda, muhasebeciye ulaşamadığı için kaybolduğunu anladığını beyan etmektedir. Davacının defterlerin korunmasında dikkat ve özenin gösterilmediğini göstermektedir.Davacı tarafından şirketin defterinin iradesi dışında bir nedenle zayi edildiği hususu kanıtlanamamıştır. Bu nedenlerle.... \" gerekçesiyle davanın reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın reddine dair verilen kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler neticesinde alındığını, gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline yüklenen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, dosya içerisinde yer alan belgelerden de görüleceği üzere muhasebecisi ...'ın dosyaya konu şirketin  muhasebecisi olduğunu, ticari defter ve kayıtların muhafazasını da sağladığını, müvekkili ile muhasebecisi arasında akdedilen anlaşma gereğince müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların muhafazasından muhasebecinin yükümlü kılındığını, görevine aykırı davranarak belgeleri ziyaya uğratıp müvekkilini mağdur ettiğini, Yargıtay İçtihatlarında belirtildiği üzere defter ve kayıtların muhasebeci uhtesinde bulunması sebebiyle şirket yetkilisine kusur yüklenemeyeceğinin hüküm altına alındığını, ticari defter ve kayıtların zayi olmasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/12017 Esas, 2014/19005 Karar sayılı ilamında şirkete ait ticari defterlerin muhasebeci bürosunda saklanmasının davacı tacir yönünden bir kusur teşkil etmeyeceğinin ifade edildiğini, ...'ın yükümlülüklerini ihlal ederek belgelerin zayi olmasına neden olduğunu, müvekkilinin şirketi kapatmak amacıyla başlatmış olduğu süreçte şirkete ait defter ve kayıtlara ihtiyaç duyduğunu, muhafaza ile görevli muhasebeciden talep ettiğini ancak ulaşamadığını, iş yeri adresine gittiğinde iş yerinin boş olduğunu tespit ettiğini, meslek odasına başvurulduğunu, İSMMMO yapılan başvuruya cevaben de adı geçene ulaşılamadığı, mernis adresinin dahil tespit edilemediğinin beyan edildiğini, bu durumun müvekkilinin ticari defter ve kayıtları kusuru dışında, iradesi dışında zayi olduğunu kanıtladığını, adı geçen aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, harici yapılan araştırmada birçok soruşturmanın yürütülmüş olduğunun tespit edildiğini, bu soruşturmadan haberdar olan ...'ın işlemiş olduğu suçlardan dolayı yurt dışına kaçmış olduğunu, bu durumun resmi kayıtlardan da tespit edilebileceğini, müvekkilinin kusuru olmadan iradesi dışında muhasebeci ... tarafından zayi edildiğinin kanıtlandığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Davacı, gerçek kişi olup davayı kendi adına açtığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde ... İnş. San. Ltd. Şirketi'nin tek ortaklı limited şirket olduğu, kendisinin münferiden yetkili müdürü olduğu belirtilmiş olmakla birlikte dava konusu talep, şirket adına yapılmadığı gibi dava dilekçesine ekli vekaletnamenin de şirketi temsilen değil davacı gerçek kişi adına verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen maddede zayi belgesinin tacir tarafından talep edilebileceği vurgulanmıştır. Buna karşın eldeki davada talebin tacir şirket adına değil, davacı gerçek kişinin kendi adına açıldığı anlaşılmış olup davacının eldeki davada davacı sıfatının yani aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esas bakımından talebin reddine karar verilmesi usule aykırı olmuş, hükmün bu nedenle resen düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 353/1.b.2, 33 ve HMK 355. maddeleri uyarınca resen yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, talep hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede talebin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair dair aşağıdaki karar kurulmuştur.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 353/1.b.2, 33 ve HMK 355. maddeleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine  bu doğrultuda; 1-Davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,  2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasın, 4-Kullanılmayan gider avansının davacıya iadesine,  5-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından: a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi halinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğine, 7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 03.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"780f6220f5ea8614","SID":"da3cd930e3a5cf2f"}}