{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/281 <br>KARAR NO: 2025/1160<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 04.11.2024<br>NUMARASI: 2024/561 Esas - 2024/610 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası <br>Taraflar arasındaki  şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin borcunu tahsil etmek ve mağduruyetini gidermek amacıyla 20/07/2009 tarihinde davaya taraf olmayan dosya asıl borçlusu ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalılardan ...' un tasfiye memurluğu gözetiminde tasfiyesi gerçekleşltirline dava dışı ... San ve Dış Tic. Ltd. Şti.' ne İİK gereği gönderilen 89/1,89/2,89/3 haciz ihbarnamelerinden 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerine yasıl süresinde itirazda bulunmadıklarını, 89/3 haciz ihbarnamesinde kendisine tanınan 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davası açmadığı için hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına borçlu taraf olarak eklendiğini, takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirket davalı tasfiye memuru gözetiminde 10/06/2013 tarihide tasfiye edildiği ve davalı ... tarafından ticaret sicilinden terkin edildiği fark edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılmadığını, müvekkilinin haklı alacağına ulaşamadığı nedeniyle borçlu şirketin ihyasını isteme zaruretinin olduğunu, ihya taleplerinde hukuki yararın olduğunu, ihyası talep edilen şirketin aleyhine açılmış ve hala derdest bulunan icra takibi mevcut olmasına rağmen ticaret sicilinden resen terkin edilmesi ve bu nedenle müvekkili terkin işlemi öncesi başlatmış olduğu derdest icra takibinin sonuçlandırılmamış olması nedeniyle huzurdaki ihya davasını ikame etmekte hukuki yararı bulunduğu bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Kanuna göre işlem yapıldığını, sorumlunun tasfiye memuru olduğunu, ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, davanın reddine, müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. Diğer davalı ...' a dava dilekçesi tebliğ edildiği ancak süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava, tasfiye sonu terkin edilen şirketin tarafı olduğu dosya nedeni ile ihyası  istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas  derdest ve şirketin taraf olduğu,  bu durumda davayı açmakta davacının hukuki yararı olduğu, davalı idarenin yasaya göre terkin işlemini yaptığı ve yargılamaya neden olmadığından yargılama giderinden sorumlu olmadığı, tasfiyeyi yapan davalının haciz ihbarnamesine rağmen işlem yapmayıp tasfiyeyi kapatmakla davaya sebep olduğu...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğnün ... oda  sicil numarasında kayıtlı, Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin, tarafı bulunduğu İstanbul  ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, önceki tasfiye memuru ...' un ek tasfiye süresince tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuruna tahmiline karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Dava konusu borcun doğumunun 20/07/2009 tarihinde kesinleştiğini, ancak müvekkiline yöneltilen icra takibinin ise 2016 senesinde kesinleştiğini, bu sebeple bahse konu şirketin ihyasına sebep olacak borcun zamanaşımına uğradığını, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen duruşmalarda müvekkili zamanaşımı defiini ileri süremediğini, zira kendisine usulüne uygun tebligat yapılamadığını, bu sebeple gerekçeli istinaf dilekçesinde zamanaşımı defiini öne sürme zarureti hasıl olduğunu, Bahse konu borcun kira alacağından kaynaklandığını, bu sebeple beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, istinaf makamından  bu hususu dikkate alarak bahse konu kararın kaldırılmasına karar vermesi gerektiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca terkin edilen dava dışı ...Ltd.Şti.'nin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının somut olayda olduğu gibi TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Bu davada sicil müdürlüğü ile son tasfiye memuru zorunlu dava arkadaşıdır. Davacı şirket tarafından ihyası istenen terkin edilen şirket aleyhine İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında alacağın tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmıştır.İncelenen sicil kayıtlarında, ihyası istenilen şirketin 16.05.2012 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak, sicil kaydının terkin edildiğinin ilan edildiği anlaşılmıştır. Sicil kaydına göre mahkemenin yetkili olduğu belirlenmiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Davalı vekilince ihya talep eden şirkete borcun zamanaşımına uğradığını, bu nedenle  terkin edilen şirketten alacağı bulunmadığı, ileri sürülerek karar istinaf edilmiş ise de;  İhya davasında, esas davada tartışılası gereken bu hususların dinlenmesi mümkün değildir. Bu davada, sadece yasada düzenlenen ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir. İlk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusu nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55cb05eca6e47202","SID":"0ed5273a085c9b41"}}