{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/252 <br>KARAR NO: 2025/1150<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 14.01.2025<br>NUMARASI: 2015/19 Esas - 2025/24 Karar <br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mah. ... Sk. Gündüzler İş Merkezi ... Güngören/İstanbul adresinde ... isimli işletmede ayakkabı imalatı yaptığını, davacı firmanın 24.12.2024 tarihinde 2024 yılına ait defterlerin E-defter olarak teslim edecekleri sırada sistem üzerinde hata vermesi ve E-defter olarak yüklenmemesi sebebiyle müvekkil firma bağlı bulunduğu vergi dairesine gitmek suretiyle defterleri teslim etmek istediğini fakat vergi dairesi tarafından 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin teslim edilmediği ve bu nedenle 2024 yılına ait defterlerin de kabul edilemeyeceği müvekkil şirkete beyan edildiğini, bunun üzerine  davacı şirket yetkilisinin, şirketin ticari defter ve kayıtlarını tutan Müşavirlik ofisi ile irtibata geçtiğinde Mali müşavir olan ...'ın vefat ettiğini, bu arada E- deftere geçilmediğini ve 2022-2023 yıllarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin  fiziki ticari defter ve kayıtları ofis içinde detaylı şekilde aramalarına rağmen bulamadıklarını bildirdiklerini, davacı şirket yetkililerinin, mali müşavirin vefatı ve şirketin iş yoğunluğu nedeniyle defter ve kayıtların bulunduğu ofisin kontrolünün ve denetiminin yeterince sağlanamadığı bir dönem geçirdiğini, bu durumun, defter ve kayıtların kötü niyetli kişiler tarafından çalınması veya kaybolması riskini artırdığını, şirket yetkililerinin, defter ve kayıtları bulmak için ofis içinde ve diğer muhtemel yerlerde detaylı bir arama gerçekleştirdiğini ancak herhangi bir sonuca ulaşamadıklarını belirterek davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ile envanter defteri zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesi için  gereğinin yapılmasını talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Somut olayda; talep eden,  davacının ... Mah. ... Sk. ... Güngören/İstanbul adresinde ... isimli işletmede ayakkabı imalatı yaptığını, davacı firmanın 24.12.2024 tarihinde 2024 yılına ait defterlerin E-defter olarak teslim edecekleri sırada sistem üzerinde hata vermesi ve E-defter olarak yüklenmemesi sebebiyle müvekkil firma bağlı bulunduğu vergi dairesine gitmek suretiyle defterleri teslim etmek istediğini fakat vergi dairesi tarafından 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin teslim edilmediği ve bu nedenle 2024 yılına ait defterlerin de kabul edilemeyeceği müvekkil şirkete beyan edildiğini, bunun üzerine  davacı şirket yetkilisinin, şirketin ticari defter ve kayıtlarını tutan Müşavirlik ofisi ile irtibata geçtiğinde Mali müşavir olan ...'ın vefat ettiğini, bu arada E- deftere geçilmediğini ve 2022-2023 yıllarına ait yevmiye kebir defteri ve envanter defterlerinin  fiziki ticari defter ve kayıtları ofis içinde detaylı şekilde aramalarına rağmen bulamadıklarını bildirdiklerini, davacı şirket yetkililerinin, mali müşavirin vefatı ve şirketin iş yoğunluğu nedeniyle defter ve kayıtların bulunduğu ofisin kontrolünün ve denetiminin yeterince sağlanamadığı bir dönem geçirdiğini, bu durumun, defter ve kayıtların kötü niyetli kişiler tarafından çalınması veya kaybolması riskini artırdığını, şirket yetkililerinin, defter ve kayıtları bulmak için ofis içinde ve diğer muhtemel yerlerde detaylı bir arama gerçekleştirdiğini ancak herhangi bir sonuca ulaşamadıklarını belirterek davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılarına ait yevmiye kebir defteri ile envanter defteri zayi olduğuna dair taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de  zayi belgesi verilmesine ilişkin TTK. 82/7. yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zayi talebinde  bulunulabileceği belirtilmiş olup talep eden tarafından ileri sürülen sebeplerin TTK. 82/7 de belirtilen sebeplerden olmadığı, zayinin sebebinin talep edenin basiretli tacir gibi davranmamasından kaynaklandığı...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını aynen tekrarla, müvekkili şirket tarafından basiretli bir tacirin yerine getirmesi gereken tüm dikkat ve özen yükümlülükleri yerine getirildiğini, müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak işinde uzman bir kişi olan mali müşavir ile anlaştığını ve defter tutma yükümlülüğünü işinde uzman profesyonel bir ekibe verdiğini, vefat eden mali müşavir ile uzun yıllar profesyonel bir şekilde çalışılmış fakat hastalığı neticesinde vefat edeceğini öngörmek basiretli bir tacirin öngörebileceği bir durum olmadığını, ölüm olgusunu tahmin etmek hiç bir insanın meziyeti olmadığını, mali müşavirin vefatını öğrendikten  sonra hızlı bir şekilde yeni bir mali müşavir ile anlaşıldığını ve onun kontrolünde 2024 yılı defterleri teslim edilmek istendiğinde 2022 ve 2023 yılına ait defterlerin sisteme yüklenmediğinin tespit edildiğini, iş bu nedenle müvekkili şirket yetkilisinin hemen vefat eden mali müşavirin ofisi ile irtibata geçmek suretiyle bizzat yerinde incelemeler yaptığını fakat defterlerin bulunamadığını, Mali müşavirin kendisine ait başka bir ofisi olmakla birlikte tüm belge ve evraklar o ofiste olduğunu ve mali müşavirin vefatıyla birlikte ofise giren çıkan kişilerin kim olduğunun tespit edilemediğini, iş bu nedenle müvekkili firmanın tüm sorumluluklarını yerine getirmesine karşın defterleri çalınmış/zayi olduğunu, Yargıtay kararlarında; basiretli iş adamı gibi hareket etmek, “bugünün ve istikbalin piyasa durumunu tacirin işlemi yaptığı sırada göz önünde tutması” şeklinde değerlendirildiğini, nihayetinde vefat eden mali müşavirin uhdesinde bulunan ve ölümünden sonra 2024 yılı defterlerini sisteme yüklerken öğrenilen durum nedeniyle zayi belgesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi 2022 ve 2023 yılı yevmiye kebir defteri ve envanter defterinin kayıtlarının  mali müşavirin hastalığı ve  vefatı döneminde  çalınmış olabileceğini ve yok olmuş/zayi olduğunu henüz öğrenmiş olmakla, süresi içinde zayi belgesi verilmesi için mahkemeye başvurulması zorunluluğu hasıl olduğunu fakat mahkeme tarafından ilgili ve yeterli inceleme yapılmaksızın, hukuka ve  yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\"Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış olup, mahkemece davacı yanca ileri sürelen hususun TTK 82/7 maddesinde belirtilen sebeplere dayanmadığı gerekçesi yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte  tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan \"gibi\" sözcüğüyle, benzer olaylar  kastedilmiştir. Somut olayda davacı tarafından defterlerin mali müşavire verildiği, ancak mali müşavirin vefatı üzerine dava konusu defterlere ulaşılamadığı,  bu sebeple dava konusu defterlerin çalınmış olabileceği düşünülerek  suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın Bakırköy  Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/81950 sayılı dosyasında yürütüldüğü anlaşılmaktadır.  HMK' nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlığın resen araştırma ilkesine tabi olduğu da dikkate alınarak, dava dilekçesinde bahsi geçen ticari evrak ve belgelerin SMMM ...'a teslim edilmiş olduğuna ilişkin belge ve delilleri bildirmesi için davacıya süre verilerek ve mali müşavir hakkında diğer gerekli araştırmalar yapılarak ve ceza soruşturma evrakı içeriği  de incelenip değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan ve deliller toplanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın bir aylık süre içinde açılması gerekir.  TTK'nın 82/7. Maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur. Ancak TTK'nın 82 maddesindeki  hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi, öğrenme tarihi olup davacıdan bu konuda sunduğu deliller de dosyaya kazandırılarak, hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı belirlenmesi gerekirken bu konuda mahkemece gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan mahkemece yazılan gerekçede, zayi olduğuna karar verilmesi istenilen defterlerin TTK'nın 82/7 maddesinde sayılı hâllere dayalı olarak talep edilmediği gerekçesi dışında, zayi sebebinin talep edenin basiretli tacir gibi davranmamasından kaynaklandığı da belirtilerek  davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu surette çift gerekçe yazılarak davanın reddi de doğru olmamıştır. Kaldı ki davacı iddiasına göre, zayi edilen defter ve belgelerin davacının mali müşavirinin ofisinde bulunduğu iddiaları özensizlik olarak değerlendirilemez. Bu iddianın araştırılması gerekir. Bu durumda mahkemece, davacının, belgelerinin zayi olduğunu tam olarak öğrendiği tarihin dosyadaki belgeler ve bu konuda davacı delileri de dosyaya kazandırılarak ve değerlendirilerek, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ve resen araştırma ilkesi kapsamında tüm deliller toplanarak sonuca gidilmesi gerekirken, öğrenme tarihi tam olarak tespit edilmeden ve çift gerekçe yazılarak davanın  reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçeyle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemeseine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 26.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e8fa1df0af54573","SID":"de497ef3c75292c8"}}