{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1855 Esas<br>KARAR NO: 2025/930 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/09/2023<br>NUMARASI: 2022/101 E.  -  2023/568 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı 3.kişinin talebiyle İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, alacaklının alacağını Kartal ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ve ... Yevmiye numaralı sözleşmeleriyle davalıya devrettiğini, dava dışı alacaklı ile anlaşılarak dosya borcunun haricen ödendiğini, 08/06/2016 tarihinde alacaklı tarafından hacizlerin fekki talebinde bulunulduğunu ve talebin müdürlükçe reddedildiğini, taraflar arasında 06/06/2016  tarihli borcun sone erdiğine dair sözleşme akdedildiğini, haricen tahsilden sonra dosyada haciz tatbik edildiğini beyan ederek, takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>FERİ MÜDAHALE TALEBİ: Feri müdahale talebinde bulunan ... beyan dilekçesinde; Müvekkilinin söz konusu hak ve menfaatleri söz konusu olmakla müdahale talebinde bulunduklarını,  öncelikle davacı ile davalı tarafça önceden yapılan bir kısım sözleşmeler ve arabuluculuk işlemleri neticesinde haczin fekki ve dosyanın kapatılması yönünde işlem talebinde bulunduklarını ve bu taleplerin icra müdürlüğü tarafından reddi üzerine açılan İstanbul ... İcra Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı mahkeme kararı ile söz konusu tüm taleplerinin reddedildiğini, söz konusu dava dosyasına  müdahale talebinde bulunulduğunu ve mahkemece bu taleplerinin kabul edildiğini, müvekkilinin beyanı nazara alınarak davanın reddine karar verildiğini, söz konusu icra takip dosyasında dosya alacağına haczin devam ettiğini,  açıklanan sebeplerden dolayı davacı ve davalı tarafın tamamen borçtan kurtulmak amaçlı yapmış oldukları işlem ortada iken ve mahkemece de söz konusu talepleri reddedilmiş olmasına rağmen, bu kere menfi tespit davası ile söz konusu borçtan kurtulmaya matuf bir yol izlendiğini, söz konusu dava sonunda davanın kabulü edilmesi durumunda halen devam eden haciz haklarının ortadan kalkmasının söz konusu olduğunu belirterek, bu sebeple davalı taraf yanında fer'i  müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Mahkemece 11/01/2023 tarihli ara kararı ile ...'ın davaya fer'i müdahil olarak katılmasına karar verilmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 13/09/2023 tarihli 2022/101E. - 2023/568K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda, takip alacaklısı tarafından alacağın 28.03.2017 ve 01.06.2017 tarihlerinde iki ayrı işlemle devredildiği ancak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından dava konusu takip dosyasındaki alacağa 07.02.2017 tarihinde haciz konulduğu, bu haliyle alacağın temlikinin dosya alacağı üzerinde haciz varken yapıldığı görülmekle her ne kadar davalı alacaklı ile davacı borçlu arasında anlaşma yapılmış ise de davalı alacaklı ... tarafından dosya alacağının hacizli temlik alındığı, alacak üzerindeki hacizden haberdar olması gerektiği, davacı borçlu ile şifaen anlaşarak dosya alacağından ivazsız olarak ve kesin surette vazgeçemeyeceği, haczin devam ettiği anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddi gerekirken yazılı şekilde  hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. Sonuç olarak her ne kadar davacı ... 'nın İstanbul Anadolu .. icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyada yapılan temlik ve borcun ödenmiş olduğunun kendisinin ...'a borçlu olmadığının, ... tarafından da kabul edildiği ve kendisini ibra ettiğini, bu nedenle bu dosyadan dolayı  borcunun bulunmadığı ileri sürülmüş ise de yukarıda açıklandığı üzere ... tarafından dosya borcunun temlik alındığı tarihinden önce bu dosya alacağına, feri müdahil tarafından alacaklı olarak takip yapılan  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından 07.02.2017 tarihinde haciz konulduğu, davalı ... bu haciz var iken alacağını temlik ettiği, bu durumda davacı borçlu ile şifaen anlaşarak dosya alacağından ivazsız olarak ve kesin suretle vazgeçemeyeceği, dosyadaki alacak üzerindeki haczin devam ettiği, bu durumda da davacının ... sayılı icra dosyasında borcun tasfiye edilmiş sayılamayacağı...\" gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesine belirttikleri borcun sona erdirildiğine dair anlaşmaya göre icra müdürlüğünden 08/06/2016 tarihinde hacizlerin kaldırılmasının istenildiğini, icra müdürlüğünün de 08.06.2016 tarihli kararı ile bunun haricen tahsile karine ettiğinden bahisle harçlar ödenmediğinden talebin reddine karar verildiğini, dolayısıyla alacağı temlik eden ... ile davacının borcu haricen tahsille sona erdiren anlaşması ve icra müdürlüğünün buna karine teşkil eden karar tarihinin 08.06.2016 olup, Yerel Mahkemenin davanın reddine dair kararına esas teşkil eden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 07.02.2017 tarihinde haciz konulduğu gerekçesinin öneminin bulunmadığını, zira borcun sona erdirildiği tarih olan 08.06.2016 tarihi itibariyle dosya alacağında herhangi bir haciz bulunmayıp, anılan haciz borcun sona ermesinden ay son sonra 07.02.2017 tarihinde konulduğunu, bu nedenle davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek,  arz ve izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin dava ve diğer talep hakları saklı kalmak kaydıyla; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.09.2023 tarih, E.2022/101 ve K.2023/568 sayılı kararının kaldırılmasına, davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının  ..., borçluların ... ve  ..., takip konusu alacak tutarının  1.250.000,00 TL asıl alacak, 3.750,00 TL komisyon ve 354.623,29 TL  işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.608.373,29 TL alacak için 16/10/2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldğı, takip dayanağının 25/06/2012 tanzim, 25/04/2013 vade tarihli, 579.400,00 TL bedelli ve 25/06/2012 tanzim, 25/05/2013 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli bonolar olduğu, alacaklı ... 'nın bu dosyadaki alacağının 1.250.000,00 TL'sini 28/03/2017 tarihinde, 600.000,00 TL'sini 01/06/2017 tarihinde olmak üzere tüm alacağını işbu davanın davalısı ... 'a temlik ettiği görülmüştür. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 2.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere 2.035.986,30 TL toplam alacak için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine 07/02/2017 tarihinde ... Esas sayılı dosya alacağına haciz koyulduğu, alacaklı ...’ın dosya alacağını 24/12/2015 tarihinde ...’a temlik ettiği   tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 18/04/2019 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşma Belgesi incelendiğinde; ...’nın başvurması üzerine ... ve ... ile ...’ın ...’nın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına konu 1.000.000,00 TL ve 579.400,00 TL bedelli senet borçlarını 25/06/2013 tarihinde ...’a ödediği, ... ve ...’ın ...’dan hiçbir alacaklarının bulunmadığına dair anlaştıkları tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/813 Esas, 2019/1176 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; davacının ..., davalıların ... ve ... olduğu, arabuluculukta icra edilebilirlik şerhi için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 17/09/2019 tarihinde 18/04/2019 tarihli arabuluculuk anlaşmasının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/3. maddesi uyarınca arabuluculuğun içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olduğu anlaşıldığından, arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine karar verildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince nitelikli hesap uzmanı ... ile mali müşavir ...’ndan alınan 05/04/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde;  dosya kapsamında davacı yanın 06.06.2016 tarihinde borcun haricen ödendiğini iddia ettiğini ve dayanak olarak 08.06.2016 tarihli talebin reddine dayanak kabul edilen fili karineyi sunduğunu, bu bağlamda 06.06.2016 tarihi itibariyle dosya borcunun 1.845.143,40 TL olarak  hesaplandığına dair görüş bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1121 Esas, 2020/114 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalıların ... ve ... olduğu, Anadolu ...  İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, 28/03/2017 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile takip alacaklısı tarafından alacağın 1.250.000,00-TL'lik kısmının davalı alacaklı ...'a devredildiği ve Kartal .... Noterliğinin ... yevmiye nolu sözleşmenin ve 01/06/2017 tarihinde kalan bakiye alacağın 600.000,00-TL'sinin de devredildiğine dair Kartal ... Noterliğinin ... Yevmiye nolu sözleşmenin icra dosyasına sunulduğu, takibin kesinleşmiş olması sebebiyle davacı borçlunun menkul ve gayrimenkullerine haciz konulduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 07/02/2017 tarihinde dosya alacağına haciz konulduğunun bildirildiği, aynı icra dairesinden 23/11/2017 tarihinde ilgili icra dosyasından alacaklı olan tarafından şikayete konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyadaki alacağın tahsili için İİK’nın 120. maddesi gereğince alacaklı vekiline takip yetkisi verildiği, 18/04/2019 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşme tutanağı düzenlendiği ve tarafların anlaştığı, ilgili arabuluculuk tutanağı için icra edilebilirlik şerhi alındığı ve icra dosyasına sunularak davacı borçlu tarafından borçlu olmadığının tespit edildiği, bu nedenle icra dosyasının kapatılmasının talep edildiği, icra müdürlüğü tarafından 18/10/2019 tarihinde dosya alacağı üzerine haciz konulduğu ve ilgili haciz alacaklısının dosya üzerinde takip yetkisinin devam ettiği ve ayrıca taşınmazların satış işlemine geçildiğinden talebin reddine karar verildiği, verilen 18/10/2019 tarihli işlemin iptaline, bu talebin kabul görmemesi halinde taşkın hacizlerin fekkine karar verilmesi için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda kanıtlanamayan davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/176 Esas-2021/459 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacıların ... ve ..., davalının ... oldukları, ...’ın ...’dan olan alacağına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünn ... Esas sayılı icra talibinin başlatıldığı, alacaklı ...’ın işbu dosyadan olan alacaklarını 28/03/2017 ve 01/06/2017 tarihlerinde ...’a temlik ettiği, ...’ın alacak-borç ilişkisinden çıktığı, ...’ın İstanbul Anaolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacağı bulunan ...’a 23/11/2017 tarihli işlem ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki alacaklarını tahsili için İİK’nın 120. maddesi gereğince yetki verildiği belirtilerek müdahale talebinde bulunan ...'a karşı, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü dosyasından İİK'nun 120. maddesi kapsamında verilen yetkinin iptali istemiyle \"İcra Memur Muamelesini Şikayet\" davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında haczin 07.02.2017 tarihinde konduğu, İİK’nın 120/2. maddesi kapsamında talebin 26.10.2017 tarihinde yapıldığı, bu nedenle İİK’nın 106-110 maddelerindeki 6 aylık sürenin geçtiği ve haciz konan dosyadaki alacağın tamamının 01.06.2017 tarihinde ...'dan ...'a temlik edildiği, bu kapsamda artık İİK’nın 120/2. maddesine göre işlem yapılmasının talep edilemeyeceğinden bahisle \"Şikayetin KABULÜ ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından alacaklı lehine düzenlenen 23/11/2017 tarihli yetki belgesinin İPTALİNE” kararı verildiği, kararın davalı ... tarafından istinaf edildiği ve İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesi’nin 2021/3397 Esas - 2021/2940 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E: Dava, borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; her ne kadar davacı ... İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 08/06/2016 tarihinde, alacağın üzerine haczin konulduğu 07/02/2017 tarihinden önce borcun ödenmiş olduğunu, alacağı temlik alan ...'a borçlu olmadığının ... tarafından da kabul edildiği ve kendisini ibra ettiğini belirterek, bu dosyadan dolayı  borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmişse de; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takibin devam ettiği, ... tarafından dosya borcunun temlik alındığı tarihten önce bu dosya alacağına, feri müdahil tarafından alacaklı olarak takip yapılan  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 07.02.2017 tarihinde haciz konulduğu, haczin de halen devam ettiği, davalı ...’ın bu haciz varken alacağı temlik aldığı, bu durumda davacı borçlu ile şifahen anlaşarak dosya alacağından ivazsız olarak ve kesin suretle vazgeçemeyeceği, dosyadaki alacak üzerindeki haczin devam ettiği, bu durumda da davacının ... sayılı icra dosyasında borcunun tasfiye edilmiş sayılamayacağı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3bd37c025f61bfb7","SID":"7ff25ee7f20b36b5"}}