{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:18/07/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:16/05/2025<br>TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:18/07/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı şirketin, dava dışı kişilerce 17/09/2008 tarihinde kurulmuş olduğunu, 27/11/2008 tarihinde ise müvekkili ve muris babası müteveffa ... tarafından 1500'er pay olacak şekilde her birinin %50 oranında ortak olmak üzere devralmış olduklarını, müvekkilinin paylarını 27/12/2014 tarihinde babası ...'a devretmesiyle,  %100 payı ...'a ait olmak üzere vefat tarihi olan 04/11/2024 tarihine kadar, müvekkili ve ...'ın münferit imzalı müdürlükleriyle yönetilmiş olduğunu, mirasçılık belgesine göre müvekkili ...'ın 56/6 (%10,71) pay sahibi olarak şirket ortağı olduğunu, ticaret sicil kaydında da 20/12/2022 tarihinden itibaren aksi bir karar alınıncaya kadar şirket müdürü ve müdürler kurulu başkanı olduğunu, bir kısım miras yoluyla şirket pay sahibi olanlar tarafından şirket müdürü olan müvekkiline Antalya 22. Noterliği'nden 20/11/2024 tarih ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmek suretiyle genel kurul toplantısı yapılması talep edildiğini, ancak 2024 takvim yılının tamamlanmak üzere olması ve 2024 yılına ait şirket bilanço ve gelir gider tablosu gibi genel kurulda görüşülmesi gerekli finansal tabloların yılın bitimine müteakip hazırlanması gerektiği düşünülmeden aynı mirasçıların talebiyle mahkeme tarafından genel kurul toplamak üzere kayyım atanmış olduğunu ve kayyım eliyle icra edilen genel kurul toplantısında bir kısım mirasçıların oylarıyla usule ve yasaya aykırı olarak kararlar alınmış olduğunu, müvekkilinin, 20/12/2022 tarihinden başlamak üzere murisin ölümünün ardından 18/01/2025 tarihinde kayyım eliyle yapılan genel  kurul toplantısına kadar şirketin müdürlüğünü ve müdürler kurulu başkanlığını yapmış olduğunu, toplantıda müvekkilinin müdür ve müdürler kurulu başkanı görevinin sonlandırılmasına veya bu görevlerden azline yönelik bir karar alınmadığını, ancak usule ve yasaya aykırı olarak şirketin yeni atanan müdürlerinin ticaret sicil müdürlüğüne müracaat ederek kendilerini müdür olarak kaydettirmiş olduklarını ve müvekkilinin müdürler listesinden sildirmiş olduklarını, hukuka aykırı olarak seçilmiş ve halen şirketi müşterek yetki ile temsil eden müdürler olan ... ve ...'ın müvekkiline karşı şahsi husumet ve nefret hisleriyle hareket etmekte ve bu husumet ve nefret nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını, bu kapsamda adı geçen müdürler tarafından bir kısım savcılık dosyalarının açılmış olduğunu, bir kısım şikayetler ve sair hukuk davaları devam etmekteyken, müvekkilinin uzlaşma sağlamak amacıyla görüşmeler yürütmüş olduğunu, bu kapsamda şirket araçlarından müvekkilinin babasının sağlığında kullandığı aracın 3. kişilere satılmaması,  müvekkilinde bulunan ... plakalı aracın rayiç değeri olan ... TL üzerinden müvekkili tarafından şirketten satın alınması yönünde mutabık kalınmış olduğunu, aracın ekspertizinin yapılması için yerin şirket avukatına bildirilmiş olduğunu, ancak satış aşamasına geçilmeden bir gün önce 14/04/2025 tarihinde şirket müdürü ...'ın hırsızlık iddiasıyla polise şikayette bulunmuş olduğunu, araca polis tarafından el konulduğunu, müvekkilinin yakalanmak suretiyle karakola götürüldüğünü ve ifadesinin alındığını, davalı şirket yönetimine seçilen ... ve ...'ın davalı şirkette müdürlük görevine başladıkları tarihten iş bu davanın açıldığı tarihe kadar birçok şirket taşınır ve taşınmaz malını sattıklarını ve birçoğunun da satış ilanında olduğunun bilindiğini, bu satışlardan müvekkilinin haberdar olmadığını, ayrıca satıştan elde edilen gelirlerin nasıl harcandığının da bilinmediğini, açıklanan tüm nedenlerle; ihtiyati tedbir niteliğinde olmak üzere; ... San. Tic. ve Paz. Ltd. Şti.'ye dava süresince görev yapmak üzere yönetim kayyımı, mahkeme farklı kanaatte ise denetim kayyımı atanmasına ve şirket malvarlıklarına dahil olan taşınmazların dava süresince 3. kişilere devrini önleyici nitelikte ihtiyati tedbire karar verilmesini, davalı ... San. Tic. ve Paz. Ltd. Şti.'nin feshine veya fesih yerine, davacıya  karar tarihine en yakın tarihteki şirketteki payına karşılık gelen gerçek değerinin ödenip müvekkilinin şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 28/04/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...davacı vekilinin tedbir talebinin kısmen kabulü ile; şirkette yönetim boşluğu olmadığı gibi bu konuda açılmış bir davanın da bulunmadığı, bu nedenle kayyım atanması talebinin reddine, şirket müdürünün tasarruf yetkisinin ise; şirketin mal varlığının korunması açısından şirkete ait mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin dava sonuna kadar tedbiren kısıtlanmasına\" karar verilmiştir. <br>28/04/2025 tarihli ara karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/05/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...davalı şirketin halen aktif olduğu, şirketin faaliyetine devam edebilmesi açısından şirket yetkililerinin birçok işlem yapmak zorunda oldukları, bu nedenle şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve ticari hayatını sürdürebilmesi açısından mahkememizin 28/04/2025 tarihli ara kararı ile hükmedilen tedbirlerin kaldırılmasına, yerine, davalı şirkete mali müşavir ...'nun denetim kayyımı olarak atanmasına, şirket yetkililerinin şirketi borçlandırıcı işlemlerinin ve 10.000,00 TL'yi aşan tüm işlemlerinin kayyımın onayına tabi tutulmasına, kayyıma aylık 10.000,00 TL ücret takdirine\" gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>16/05/2025 tarihli ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartlarının oluşmayıp, tedbir şartlarının da mevcut olmadığını, davacının TTK'nın 245. maddesi kapsamında yer alan hiçbir haklı sebebi hukuken geçerli ve yaklaşık ispat düzeyinde ortaya koyamadığını, tedbir kararı verilirken teminat alınmamasının da hukuka aykırı olduğunu, şirkete kayyım atanmasının hukuka aykırı olup, şirketin faaliyetini felç eder nitelikteki ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ve hukuka uygunluk yönünden yerinde olmadığını, borçlandırıcı işlemlere getirilen kısıtlamaların şirketin faaliyet özgürlüğünü ve yargıya erişim hakkını engellediğini, kayyımın denetim yetkisinin fiilen idari vesayet yetkisine dönüştürüldüğünü, ihtiyati tedbir ve kayyım atanması kararının şirket faaliyetlerini durma noktasına getirip, ticari itibarını zedelemekte ve davacının kötüniyetini gerçekleştirmeye hizmet etmekte olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca da denetim kayyımı atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kayyım ücretinin de davacı tarafça yatırılması gerekirken, müvekkili şirket tarafından karşılanmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı hakkında şirket genel kurulunca hukuki sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu karar, ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne ilişkin 16/05/2025 tarihli ara karardır. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2990289b79c0eb4","SID":"d2f8e57110e50c98"}}