{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 18/07/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ:03/06/2025<br>TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:18/07/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ (TALEP EDENİN) İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı (talep eden) vekili, müvekkilinin ziraat mühendisi olup, zirai ilaç bayi sahibi ve tarımla uğraştığını, ayrıca kendisinin çiftçilik yaptığını, kendi arazisi üzerinde kuracağı naylon sera için, ihtiyacı kadar sera demiri satın almak istediğini, davalı şirketin ise, sera demirleri de satan ve temin eden bir şirket olduğunu, müvekkili ile sera kurulması için gerekli miktarda sera demirleri alım-satımı konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin müvekkilinin  ihtiyacı doğrultusunda anlaştıkları sera demirlerinin bir kısmını temin ve teslim ettiğini, söz verdiği gibi, seranın yapımının bitimi için anlaştıkları demirlerin hepsini temin teslim etmediği halde, müvekkilini teslim edeceğine dair oyalayıp kandırdığını ve üstüne bir de tüm demirlerin ücretini müvekkilinden ara ara banka havalesiyle istediğini, müvekkilinin de davalı şirketin ticari itibarına güvenerek, açıklamaya sera demir ücreti yazarak, teslim edilecek diye söz verilen demirlerin tüm ücretini yatırdığını, buna ilişkin banka havale dekontlarını dilekçe ekinde sunduklarını, sera demirlerinin hepsi müvekkiline temin ve teslim edilmediğini ve fazladan ödediği demir ücretinin de iade edilmediğini, fazladan ödenen 610.000,00 TL'lik kısım için Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız, yersiz ve kötüniyetli olarak takibi sürüncemede bırakmak için itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşmaya varılmadığını, öncelikle  teminatsız, aksi kanaatte ise, en alt miktardan mahkemece belirlenecek teminat karşılığı davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları, taşınmaz ve araçların kaydına tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe haksız ve kötüniyetli itirazı nedeni ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/06/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde, faturaya dayalı icra takibinin itirazın iptali davası olduğu, WhatsApp görüşmelerinin doğruluğunun teyitinin yapılamayacağı gibi kesin delil olmadığı, dilekçe ekindeki ve takibe konu ödeme dekontlarındaki bedelin hangi miktar sera demirine karşılık olduğu bilirkişi incelemesi gerektirdiği, sözleşme veya tevsik edici bir belge bulunmadığı, faturaya konu malların/işin  alınmadığı iddiası dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, ihtiyati haciz talebinin reddine\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>03/06/2025 tarihli ara karara karşı, davacı (talep eden) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı (talep eden) vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkete yatırmış olduğu meblağlar karşısında, dava dilekçesinde gösterilen davalı şirketin kesmiş olduğu faturaların birbiri ile miktar olarak örtüşmediğini, müvekkilinin kendisine teslim edilmemiş olan sera demirlerinin ücretini fazla ödeme yaptığı kısım için talepte bulunduğunu, bu hususların dosyaya sundukları banka dekontları ve davalı şirketin ticari defterleriyle sabit olduğunu, ayrıca müvekkili ile davalı şirket yetkilisinin arasında geçen WhatsApp yazışmalarının da davalı şirket yetkilisinin sera demirlerini teslim etmediğine yönelik ikrarının da en önemli delili olduğunu, Yargıtay kararları doğrultusunda bu yazışmanın delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının ihtiyati haciz kararı verilmemesi durumunda mal varlığını kaçırıp, hükmün infazının sonuçsuz kalmasına sebebiyet verecek işlemler yapabilecek olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu karar, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 03/06/2025 tarihli ara karardır. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yaklaşık ispatı sağlar bir belgenin sunulmamış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı (talep eden) vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı (talep eden) vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacının (talep edenin) istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d9d9aea0dd1f222","SID":"4b3e9892626f8768"}}