{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/1244 Esas - 2025/739<br><br>T.C.<br>Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/1244 <br>KARAR NO\t: 2025/739<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ \t: 01/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 02/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 23/07/2025<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>DAVA\t:<br>Davacı ... A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle : Davacı vekili, davalı şirketin genel kurulunda 2021,2022,2023 yıllarına ait finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, tabloların eksik ve hatalı olarak sunulduğunu, TTK uyarınca genel kurul toplantılarının mali yıl içerisinde yapılması gerekirken toplu olarak üç yıllık yapıldığını ve bu durumun müvekkilinin ve diğer şirket ortaklarının şirket faaliyetlerini denetleme hakkını kısıtlama ve sorumlular hakkında yasal yollara başvurma hakkını engellemek suretiyle  yasaya aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının üyelerin yıllara göre ayrı ayrı oylanması şeklinde yapılması ve kendilerinin  oylanmaları esnasında oy kullanamamaları gerekirken genel kurul toplantında yönetim kurulu üyeleri toplu olarak oylanmış olduğunu ve üyelerin kendi ibra oylamalarında oy kullandıklarını, genel kurulda kullanılan olumsuz oyların değerlendirme dışı bırakıldığını, müvekkili tarafından dava dilekçesinde belirtilen kararlara muhalefet şerhi konulduğunu, tüm bu nedenlerle davalı şirket genel kurulunun almış olduğu dava dilekçesinde belirtilen kararların iptalini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili bilirkişi raporuna ilişkin itiraz dilekçesinde özetle: Raporda .../.../... tarihli olağan genel kurul toplantısında kararların oy çokluğu ile alındığı tespit edilmişse de kaç oy kullanıldığı, kullanılan oylar hangi oranda pay hakkına denk geldiği, ne kadar olumlu oy kullanıldığı ve oy kullanan ortakların isimleri belli olmadığını, oy hakkına sahip ortakların<br>e-imza\te-imza\te-imza\te-imza<br><br>ad ve soyadlarının belirtilmemesi nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin kendi ibra oylamalarında oy kullanıp kullanmadıklarının anlaşılamadığını, bilirkişinin anonim şirketlerin olağan genel kurul toplantılarının zamanında yapılmaması durumuna ilişkin olarak TTK'de bir yaptırım öngörülmediği tespitinin hatalı olduğunu, mali yıl içerisinde toplantı yapılmamasının  TTK'nin emredici hükümlerine aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının zamanında yapılmamasının yönetim kurulunun sorumluluğunu doğurduğunu,  finansal tabloların ayrı ayrı müzakere edilerek oylandığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, .../.../... tarihli genel kurul toplantısında tabloların yeterli açıklıkta olmadığını, 2021,2022,2023 yıllarına ait finansal tabloların toplu olarak görüşülüp oylanmasının müvekkili olan şirketin hak kaybı yaşamasına neden olduğunu, yönetim kurulu üyeleri  toplu olarak oylandığını, üyelerin kendi oylamasında oy kullandığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının geçerli olabilmesi için üyelerin ayrı ayrı olarak oylanması gerektiğini, yine yıllara göre ayrı ayrı olarak oylama yapılması ve kendi oylamaları sırasında oy yoksunluğu sebebiyle oy kullanmamaları gerektiğini, bilirkişi tarafından oylamanın geçerli olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, raporun eksik inceleme ile düzenlendiğini, ticari kayıtların incelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasıyla  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili  bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesinde özetle: Raporda genel kurul toplantısında alınan kararlarda kullanılan oy sayıları belli olmadığı, bilirkişi tarafından olağan genel kurul toplantılarının yapılması usulü ile ilgili değerlendirmesi hatalı olduğu, finansal tabloların ayrı ayrı müzakere edilerek oylandığı değerlendirmesinin hatalı olduğu, ibra oylamasında ayrı ayrı oylama yapıldığı tespitinin yerinde olmadığını yönündeki itirazlarını tekrarla  raporun eksik inceleme ile düzenlendiğini, ticari kayıtların incelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasıyla  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili  esas hakkındaki beyan dilekçesinde özetle: .../.../... tarihli olağan genel kurul toplantısında kaç oy kullanıldığı, kullanılan oylar hangi oranda pay hakkına denk geldiği, ne kadar olumlu oy kullanıldığı ve oy kullanan ortakların isimleri belli olmadığını, oy hakkına sahip ortakların ad ve soyadlarının belirtilmemesi nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin kendi ibra oylamalarında oy kullanıp kullanmadıklarının anlaşılamadığını,finansal tabloların ayrı ayrı müzakere edilerek oylandığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, .../.../... tarihli genel kurul toplantısında tabloların yeterli açıklıkta olmadığını, 2021,2022,2023 yıllarına ait finansal tabloların toplu olarak görüşülüp oylanmasının müvekkili olan şirketin hak kaybı yaşamasına neden olduğunu, olağan genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığını, üç yılda bir toplantı yapıldığını, mali yıl içerisinde toplantı yapılmamasının  TTK'nin emredici hükümlerine aykırı olduğunu, genel kurul toplantısının zamanında yapılmamasının yönetim kurulunun sorumluluğunu doğurduğunu,  yönetim kurulu üyeleri  toplu olarak oylandığını, üyelerin kendi oylamasında oy kullandığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının geçerli olabilmesi için üyelerin ayrı ayrı olarak oylanması gerektiğini, yine yıllara göre ayrı ayrı olarak oylama yapılması ve kendi oylamaları sırasında oy yoksunluğu sebebiyle oy kullanmamaları gerektiğini beyan ederek  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP\t:<br>Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı, eksik ve hatalı olduğunu iddialarının yerinde olmadığını, finansal tabloların Türkiye Muhasebe Standartlarına göre hazırlandığını, Dürüst Resim İlkesine uygun olduğunu, davacının müvekkil şirkette %0,96 hisse sahibi olduğunu, diğer hissedarların tamamının finansal tabloları onayladığını, finansal tabloların hazırlandıktan sonra genel kuruldan önce şirket ortaklarının incelemesine sunulduğunu, bu kayıtların şirketin uzman görevlileri tarafından incelendiğini, müvekkili olan şirketin faaliyet döneminin   üç   yılı  kapsaması   nedeniyle   olağan  genel  kurul  toplantılarının  üç  yılda bir<br>e-imza\te-imza\te-imza\te-imza<br><br>yapıldığını, bu sürenin özel hesap dönemine uygun olduğunu, yasanın ve yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre yönetim kurulunun toplu olarak ibra edilmesinin herhangi bir hukuka aykırılık içermediğini, kaldı ki toplantı tutanağının 5. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı oy çokluğu ile ibra edildiği hususunun yer aldığını, aynı maddede yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarına ilişkin oylamada oy kullanmadıklarının belirtildiği ve bakanlık temsilcisinin de bu hususa şahit olarak tutanağı imzaladığını,  yönetim kurulunun 2021,2022 ve 2023 yılları için ayrı ayrı ibra edilmediği iddiasının dayanaksız olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı vekili  bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle: Raporda kar payı dağıtımının dava konusu olmamasına rağmen bu hususa da değinildiğini, her ne kadar üç yılda bir genel kurul toplantısı yapıldığı yönünde tespit yapılmışsa da TTK'nin 409/1 maddesi uyarınca müvekkili olan şirketin faaliyet döneminin üç yılı kapsadığını ve bu nedenle de genel kurul toplantılarının üç yılda  bir yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili  bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde özetle: Kök rapora itiraz dilekçesini tekrar ettiklerini bildirmişlerdir.<br>DELİLLER\t:<br>Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde ... ...  A.Ş. 2021-2022-2023 Yıllarına Ait Olağan Genel Kurulu Divan Başkanlığına sunulan dilekçelerin suretini sunmuştur. Dilekçe içerikleri gündemin 3,4,5,6 ve 7. Maddesine muhalefet şerhini içermektedir.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde  ... ... A.Ş. ve A.Ş. Şirket kayırlarını inceleme tutanağını sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde  ... ...A.Ş. 2021,2022,2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul davetini sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... ...  A.Ş. 2021,2022,2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul gündemini sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... ...  A.Ş. 2021,2022,2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul iadeli taahhütlü posta listesini sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... ... A.Ş. 2021,2022,2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul hazır bulunanlar listesini sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... ...  A.Ş. 2021,2022,2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul faaliyet raporu ve finansal tablolarını sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde  ... ...  A.Ş. Yönetim Kurulu başkanı açılış konuşmasını sunmuştur.<br>Davalı taraf cevap dilekçesinin ekinde ... ...A.Ş. 2021,2022,2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı ve muhalefet şerhlerini sunmuştur.<br>.../.../... tarihli duruşmada dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup .../.../... tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda Davalı Ticari Defterlerinin inceleme dönemine ait olmak üzere e defter mükellefi olduğu, kendilerine ait mali mühür ile onaylayarak defterlerini usulüne uygun GİB sitesine yüklenerek  beratları alınmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Olağan Genel Kurul Toplantısının her mali yıl içinde yapılması konusunun yukarıda  açıklamalar çerçevesinde takdirin Sayın Mahkemede olduğunu,  Genel Kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin kendi oylamalarında oy kullandığı tespitinin Toplantı  tutanağında;   yönetim  kurulu  üyelerinin  ayrı  ayrı  oy  çokluğu  ile  ibra   edildiği,<br>e-imza\te-imza\te-imza\te-imza<br><br>yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığının belirtilmiş olup takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, Davalı şirketin Borca batık olmadığı, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında kar elde ettiği, genel kurul kararınca pay sahiplerine kar dağıtımında bulunulmamasına, daha sonraki süreçte dağıtılmasının oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının .../.../... tarihli Genel Kurul kararının iptali konusunda takdirinin Sayın mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. <br>.../.../... tarihli duruşmada dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup .../.../... tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda Davalı Ticari Defterlerinin inceleme dönemine ait olmak üzere e defter mükellefi olduğu, kendilerine ait mali mühür ile onaylayarak defterlerini usulüne uygun GİB sitesine yüklenerek beratları alınmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Olağan Genel Kurul Toplantısının her mali yıl içinde yapılması konusunun yukarıda açıklamalar çerçevesinde takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, Genel Kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin kendi oylamalarında oy kullandığı tespitinin Toplantı tutanağında;  yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı oy çokluğu ile ibra edildiği, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığının belirtilmiş olup takdirin Sayın Mahkemede olduğunu, Davalı şirketin Borca batık olmadığı, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında kar elde ettiği, genel kurul kararınca pay sahiplerine kar dağıtımında bulunulmamasına, daha sonraki süreçte dağıtılmasının oy çokluğu ile kabul edildiği, davacının .../.../... tarihli Genel Kurul kararının iptali konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibarıyla anonim şirket genel kurul kararlarının iptali  talebinden ibarettir.<br>Davanın ve talebin kanuni dayanağı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın  445. ve 446. maddelerinden ibarettir. <br>Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; .../.../... tarihinde ... ... A.Ş. Bünyesinde yapılan olağan genel kurul toplantısındaki bazı kararların iptalini usul ve yasaya aykırı olmasından dolayı talep ve dava etmiştir, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iptalini talep ettiği genel kurul toplantısı kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.<br>Davanın tarafları arasında davacının .../.../... tarihinde  ... ... A.Ş. Bünyesinde yapılan olağan genel kurul toplantısına katıldığı ve bazı maddelere muhalefet şerhi koyduğu hususunda  uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ... ... A.Ş. Bünyesinde yapılan olağan genel kurul toplantısında muhalefet şerhi konulan ve dava konusu edilen kararların usul ve yasaya aykırı  olup olmadığı  noktasında toplanmaktadır. <br>TTK'nın  445.  maddesinde genel kurul kararlarının iptali  şu şekilde düzenlenmiştir:<br>\" 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" <br>TTK'nın  446.  maddesinde iptal davası açabilecek kişiler  şu şekilde düzenlenmiştir:<br>\"(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula   katılma   yetkisi   bulunmayan   kişilerin   veya   temsilcilerinin   toplantıya katılıp oy<br>e-imza\te-imza\te-imza\te-imza<br><br>kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,<br>c) Yönetim kurulu,<br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri,  iptal davası açabilir.\"<br>TTK'nın 446. maddesindeki yasal düzenleme ile yerleşmiş Yargıtay içtihadı uyarınca, toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açma hakkı vardır. Diğer bir deyişle, olaya uygulanması gereken TTK'nın 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir.  Bu husus Yargıtay 11. HD, 2014/18887 E. 2015/13122 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.<br>TTK'nin yukarıda gösterilen hükümleri çerçevesinde somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde  davacı tarafından 2021,2022,2023 yıllarına ait finansal tabloların hatalı ve eksik olduğu beyanı ile  karara muhalefet etmiştir.<br>TTK'nun 68/3. Maddesinde  yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu, dürüst resim ilkesi başlığını taşıyan TTK. 515.maddesinde ise \"Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır\" hükmü düzenlenmiştir. Dürüst resim ilkesi, şirket hesaplarının gerçeği yansıtması, açık ve anlaşılır olması, yasal denetime elverişli olması esasına dayanır.<br>Somut olayda davalı şirketin finansal tablolara ilişkin alınan denetime elverişli  bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerinin inceleme dönemine ait olmak üzere e defter mükellefi olduğu, kendilerine ait mali mühür ile onaylayarak defterlerini usulüne uygun GİB sitesine yüklenerek  beratları alınmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu tespiti yapılması nedeniyle bu talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>TTK'nin 409. Maddesi gereğince anonim şirket genel kurulunun her faaliyet dönemi sonundan üç ay içerisinde toplanması gerekmektedir. Olağan genel kurul toplantısı hesap dönemi takvim yılı olan şirketlerde yılın ilk üç ayı içinde, özel hesap dönemi olan şirketlerde  Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik 7/1 maddesi uyarınca  hesap döneminin bittiği günü izleyen ilk üç ay içerisinde yapılır. Kanunda ve yönetmelikte düzenlenen sürelerin emredici değil düzenleyici süre olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle genel kurul toplantılarının kanunda ve yönetmelikte belirtilen süre geçtikten sonra yapılması kararların geçersizliği sonucunu doğurmaz.<br>Somut olayda davacı olağan genel kurul toplantılarının üç yıllık olarak yapılmasının emredici hükümlere aykırı olduğu, ve alınan kararın iptal edilmesi gerektiğini talep etmişse de yukarıda açıklandığı üzere toplantı sürelerinin düzenleyici olarak belirlenmesi ve yaptırıma bağlanmaması nedeniyle bu talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>İbra, genel kurulun yönetim kurulu üyeleri hakkında bir irade açıklaması olup, genel kurulun ibra kararı  yönetim kurulu üyelerinin söz konusu dönemdeki işlemlerinin hukuka ve ortaklık açısından işin gereğine uygun bulduğunu beyan etmektedir. Genel kurul, ibra kararı<br>e-imza\te-imza\te-imza\te-imza<br><br>ile yönetim kurulu üyelerini ilgili dönemdeki faaliyetleri sebebi ile sorumlu tutmayacağını açıklamaktadır. Ortakların aldığı ibra kararı, karara muhalif hisse sahiplerinin açacağı sorumluluk davaları yönünden etkisi de bulunmamaktadır.  TTK'nın 436/2.maddesine  göre ibra bakımından sadece yönetim kurulu üyesinin değil, yönetime dahil diğer üyelerin de oy kullanma yasağı bulunup, onların da ibra oylamasında oy kullanmamaları gerekmektedir. Geçerli bir ibradan bahsedebilmek için ibranın TTK  436/2.maddesinde  yer alan koşullara uygun yapılması gerekir.<br>Somut olayda davacı taraf ibra oylamasında yönetim kurulu üyelerinin toplu olarak oylandığını ve kendi oylamalarında oy kullandıkları gerekçesiyle genel kurul kararının iptalini talep etmişse de denetime elverişli bilirkişi raporu  yönetim kurulu üyelerinin  ayrı ayrı oy çokluğuyla ibra edildiği, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı tespit edilmiştir. Davacı taraf  önetim kurulu üyelerinin toplu olarak oylandığını ve kendi oylamalarında oy kullandıkları beyanına ilişkin olarak herhangi bir delil sunamamıştır. Bu nedenle  talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Dosya kapsamı ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda  davacının iptali istemiyle dava açtığı genel kurul kararlarının Yargıtay içtihatları ,yasa hükümleri ve madde gerekçelerinden de anlaşılacağı üzere usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecektir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025<br><br>Başkan \tÜye \tÜye \tKatip<br>e-imza\te-imza\te-imza\te-imza<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2cfc7a0117c6bdd3","SID":"96e6b9e764d025e7"}}