{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/458 <br>KARAR NO:2025/684<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2022/950 <br>KARAR NO:2024/480<br>KARAR TARİHİ:05/06/2024<br>TALEP:Konkordato (İflastan Sonra Konkordatodan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:18/06/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP:... tarafından sunulan 02/07/2021 tarihli dilekçede özetle; Müflis ... A.Ş'nin iflas işlemlerinin 2019/1 İflas sayılı dosyasından devam ettiği, tasfiyenin Müdürlüğün 20/03/2019 tarihli kararı ile İİK'nin 218. maddesi uyarınca basit tasfiye olarak icra edilmesine karar verildiği, bu nedenle işlemlerin re'sen yürütüldüğü, müflis şirket tarafından teklif edilen konkordato hakkında 15/06/2021 tarihinde müzakere yapıldığı, konkordato müzakeresine ilişkin toplantı kesinleştikten ve müflis şirketin konkordato talebi hakkındaki oylama süresi bittikten sonra tüm dosya muhtevasının incelendiği, inceleme sonucunda müflis şirketin konkordato talebinin yasal çoğunluk tarafından kabul edildiği anlaşıldığından konkordatonun tasdikine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:1-Mahkemenin 05/01/2022 tarihli kararı; \"...Alacaklıların zararına olacak konkordato teklifinin dinlenebilirliği yoktur.Somut olayda kabul oyu veren alacaklıların tamamı davacı şirketin organik bağı olan şirketler olduğu gibi alacak tutarları da oldukça yüksek tutarda masaya kaydedilmiştir. Davacı şirketin kiraladığı taşınmazı tahliye etmemek amacıyla tedbir alabilmek ve nihai olarak taşınmazın tahliyesini mümkün olduğu kadar ötelemek için iflas içi konkordato yoluna gittiği görülmektedir. Davacı şirketin iflastan önce görülen adi konkordato davasında da bu saikle dava açtığı mahkememizin 2018/1277 E sayılı dosyasında kabul edilmiş, bu husus gerekçede açıkça derç edilmiş, bu karar, davacının istinaf talebinden feragat ile kesinleşmiştir.Ayrıca bilirkişilerin tespitlerinden anlaşılacağı üzere, müflisin iflas içi konkordatonun tasdiki için öngördüğü kaynakların somut, ciddi, inandırıcı olmadığı görülmektedir.Sermaye artışı taahhüdü daha önceki konkordato isteminde de yapılmış, yerine getirilmemiş; şimdi sermaye artışının nasıl finanse edileceği hususu yine soyut kalmıştır. Kaynağın ne şekilde sağlanacağı (Örneğin belli bir taşınmaz belirtilerek  satılması sonucu satış bedelinin sermaye olarak konacağı gibi) açık ve denetlenebilir olmalıdır.Tahsil edilecek alacaklar kalemi de 13 milyondan fazla gösterilmiş ancak bunların tahsil kabiliyeti olduğunu gösterir belge, delil yoktur. Müflis bunun 12 milyonunu ... AŞ'den alacaklı görünmektedir ki gerçek bir alacak olup olmadığı da kuşkuludur. Yine son üç yılda ortalama 628.063 TL zarar eden şirketin ilerideki üç yılda hangi faaliyet sonucunda 11,7 milyon kar elde edeceği izaha muhtaç olup, tümüyle soyut bir varsayım olarak durmaktadır....\" gerekçesiyle iflas içi konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. 2-Dairemizin 02/11/2022 tarihli kararı; \"... İflas sayılı dosyasında 15/06/2021 tarihinde yapılan konkordato toplantı tutanağına göre; tüm alacaklıların vekil ile temsil edildiği, konkordato teklifinin 7, 8 ve 9 no.da kayıtlı alacaklılar vekilleri tarafından kabul edildiği, 6 ve 10 no.lu alacaklılar vekilleri tarafından ise reddedildiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında kabul oyu kullanan alacaklı vekillerinin vekaletnamelerinde bu yönde yetkilerinin olup olmadığı tespit edilememiştir. ...İflas içi konkordatoda, iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetveli konkordato nisabının belirlenmesinde esas alınmayacağı için nisabın iflas dışı konkordatoya ilişkin kurallar doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir.Ancak dosya kapsamında konkordatoya tabi alacaklıların, alacaklarının borçlu tarafından hangi miktarda kabul edildiğine dair borçlu beyanını içeren kayıtlar yer almamaktadır. Ayrıca raporda 10 no.lu alacaklının gecikmiş kayıt talebinde bulunduğu ifade edilmiş ise de bu alacaklının kim olduğu  (İflastan ... Konkordato Projesinin içeriğine göre yer sahibi ... mirasçıları olduğu düşünülmekle birlikte) ve alacak miktarına ilişkin dosya kapsamında bir bilgi yer almadığı gibi, bu alacaklının alacak talebinin borçlu müflis tarafından kabul edilip edilmediği yada ne miktarda kabul edildiği de belli değildir. Bu durumda gerek 10 no.lu alacaklının kim olduğunun belirlenmesi ve talebinin borçlu tarafından hangi miktarda kabul edildiği, çekişmeli alacak haline dönüşüp dönüşmediğinin tespit edilmesi gerekse diğer alacaklıların alacaklarının da sıra cetveline bağlı olmaksızın borçlunun beyanı doğrultusunda tespit edilerek yine çekişmeli alacak haline dönüşüp dönüşmediğinin belirlenmesi ve nisabın bu hususlar nazara alınarak hesap edilmesi gerektiğinden eksik inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır. İflas dairesi tarafından sunulan kayıtlar arasında, müflisin aktif ve pasifinin belirlendiği, iflas tasfiyesi sırasında alınan raporun da mevcut olmadığı tespit edilmekle, bu eksiklik de ikmal edilmelidir.Ayrıca İİK 288.maddesi uyarınca itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ilan edilmesi gerekmesine rağmen Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapılmadığı, Basın İlan Kurumu İlan Portalında yapılan ilan içeriğinin ise açıklanan şekilde olmadığı tespit edilmiştir.Mahkemece tasdik yargılamasında müflisin ve komiser sıfatıyla iflas idare memurlarının dinlenmediği tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde konkordato istemini reddeden alacaklardan  mal sahibi ... mirasçılarına 554.377,96 TL ödeme yapıldığı ifade etmiş ayrıca Dairemize sunduğu 10/10/2022 tarihli dilekçesinde yine konkordato istemini reddeden ... Derneği'ne 300.00,00 TL ödeme yaptığını beyan ederek 07/10/2022 tarihli dekontu ibraz etmiştir. Davacı vekili tarafından gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlara yönelik, yapılan ödemeler de nazara alınarak inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır...\" gerekçesiyle karar HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. 3-Mahkemenin 05/06/2024 tarihli kararı; \"...Kabul edilen ve reddedilen alacaklar bellidir.Davacı vekili, iflas müdürlüğünün yazı cevabında sunduğu liste müflisin kabulünde olan alacaklar olup, başka çekişmeli alacak yoktur. İflas müdürlüğü resen tasfiyeyi yürüttüğü için, iflas idare memuru yoktur. İflas idare vekili dinlenmiştir.Davacı iflas idaresi vekilinin sunduğu iflas için konkordato projesinin tasdik edilebilir olup olmadığının irdelenmesi için tekrar bilirkişi heyeti görevlendirilmiş, tekrar inceleme yaptırılmıştır.Bilirkişiler 24/01/2024 tarihli raporda nisapların tuttuğunu, çekişmeli alacağın zaten olmadığını, ancak nisabın sağlanmasının tek başına yeterli olmadığını, kıyasen adi konkordatoda aranan gerçekçi, inandırıcı, somut  bir projenin varlığının ve  pek tabi ki dürüstlük ve iyi niyet, eşitlik ilkelerine uygunluğun arandığını, iflastan sonraki süreçte davacı şirketin alacaklılar arasında eşitsizlik yaratarak red oyu veren Binkılıç belediyesi alacağının %100’ünü, İki numara ..AŞ nin alacağının %80,46 ‘sını, ..AŞ’nin alacağının %60,13’ünü, ...AŞ’nin alacağının %100’ünü, ... mirasçılarının alacağının %47,40 ‘ını ödediğini, ödemelerin şirket ve ortaklar tarafından yapıldığını, alacaklılara farklı oranlarda ödeme yapılmış olmasının süreçle bağdaşmadığı, eşitlik prensibi ihlal edildiğinden tasdik isteminin konkordato ruhuyla bağdaşmayacağını, ayrıca  iflastan kurutuş projesinin somut olmadığını, ortakların sermaye artırımını nasıl yapacaklarının somut olarak ortaya konmadığını, proforma gelir tablosundaki hedeflerin gerçekleştirilebilir olmadığını, projenin sonuç kısmında yurtdışından gelen ortaklık teklifi ile döviz girdisi sağlanacağı taahhüdüne dair somut bir bilgi belge olmadığını, tasdikin kamu alacaklarının tahsilini de tehlikeye sokabileceğini, tasdik koşullarının oluşmadığını mütalaa etmiştir.Davacı vekili, bu rapora itiraz dilekçesinde, nisabın sağlanmış olduğunu, şirketin ve ortakların özveriyle kısmi ödemeler yaptığını, bu zamana kadar ortaklar nasıl ödeme yapmışsa, sermaye artışını da öyle yapacağını, 2019 yılından bu yana gayri faal olan, iflas müdürlüğünce de faaliyetin devamına karar verilmemiş olan şirkete bu aşamada nasıl yabancı sermaye sokulacağını, bilirkişilerin iyiniyetli olmadığını belirterek itiraz etmiş; projelerine %10 ilave faiz teklifiyle revize ettiklerini, buna göre yeni bir heyetten rapor alınmasını ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.Gelinen aşama itibariyle yeni bir heyetten rapor alınması istemi kabul görmemiştir.Karar duruşması İİK.unn 304 maddesine göre ilan edilmiş, ilan suretlerine dosyaya konmuştur.Toplanan tüm bilgi, belge ve yapılan incelemeler sonucunda, konkordatonun öncelikle iyiniyet, dürüstlük, alacaklılar arasında eşitlik ilkeleri ve projenin somut, inandırıcı olması şartını taşıması gerektiği, alacaklılara süreç içinde farklı oranlarda ödeme yapılmış olması projeye uygun bir ödeme değildir.Ayrıca projedeki vaadlerin somut olarak ortaya konması gerekir.Ortakların bu zamana kadar bir kısım ödemelerle on milyon civarında ödeme yapmış olması, iki milyon sermaye artışını da yapacaklarını tek başına göstermez. Davanın açıldığı tarihten bu yana geçen sürede somutlaştırılması gereken hususlar, kaynaklar halen ortaya konmuş değildir. Alacaklılara farklı farklı ödemeler yapılmış olmasının da eşitlik ve dürüstlük ilkesine uygunuluğundan söz edilemeyecektir.Davacı şirketin iflas sürecinin özet şu şekildedir: Davacı şirket ilk olarak mahkememizin 2018/542 E sayılı dosyasında adi konkordato talebinde bulunmuş; yapılan yargılama sonunda 2018/542 E, 464 K sayılı kararla talebin reddine karar verilmiş; İst. Bam 17 Hd nin 2018/1828 E,1624 K sayılı kararla, karar aldırılmış, üç ay geçici mühlet verilmiş; dosya mahkememizin 2018/1277 E sırasına kaydedilmiş; yapılan yargılama sonunda tek bir alacaklının bertaraf edilmeye çalışıldığı, iki milyon sermaye artışının ortakların şirketten olan alacaklarından mahsup ile yapılmasının somut bir sermaye artışı vaadi olmadığı, teklifin iyiniyetli olmadığı, komiser talimatına aykırı hareket ederek mühlet içinde ... Şti ye geçmiş dönem borcunun ödendiği gerekçeleriyle talebin reddine ve borcu batık olan şirketin İİK.nun 292/ 1-a, c maddesi uyarınca iflasına karar verilmiştir. Davacının istinaftan feragat etmesi ile de bu iflas kararı kesinleşmiştir. İflas içi konkordato davası açılmış, bir önceki esasta konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiştir.Kaldırma kararı sonrası yapılan incelemelerle varılan kanaat de değişmemiştir.Nisabın sağlanmış olması tek başına yeterli değildir. (Kaldı ki kabul oyu veren alacaklılar da..., ..., ...,..numara .. AŞ’dir. Bu şirketlerin sicil kayıtlarına bakıldığında, tamamının eski yetkililerinin aynı isimler olduğu,... numara AŞ nin merkezlerinin aynı olduğu, beş şirketin de aynı tarihte kurulduğu, aralarında bir organik bağ olduğu görülmektedir. Red oyu veren Binkılıç belediyesi ile ... mirasçıları olmuştur. Müflis ile organik bağı olan şirketler alacaklı olarak başvurmakla zaten çekişmeli alacak da doğmamaktadır.) Açıklanan sebeplerle, tasdik şartları mevcut olmadığından, iflas içi konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar  verilmiştir.\"<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Konkordato talep eden şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme neticesinde, tarafsız ikinci bir heyetten rapor alınmadan hatalı karar verildiğini, istinaf ilamında yapılması istenen hiçbir işlemin yapılmadığını, bilirkişilerce sunulan raporun, denetime elverişsiz düzenlendiğini,Yerel mahkemenin, davacı şirketin borca batıklık durumunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde, itirazlar da karşılanarak belirlemesi, projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı ve süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir inceleme yaptırması gerekirken bu incelemeyi yaptırmadan kanaate dayalı hüküm kurduğunu, müvekkili şirketin alacaklıları ve borçluları ile organik bağı olduğu, başvurunun iyi niyetli olmadığı yönündeki gerekçesinin soyut olup borç-alacak ilişkisinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yönünde herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkili şirketin ortak ve yetkililerinin halihazırda veyahut bazı dönemlerde ortaklıklarının bulunmasının salt bir kötü niyet göstergesi olmadığını, ret oyu kullanan 2 alacaklı düşünülerek karar verilmiş ise de bu gerekçenin olağan hayat akışına iflas dosyası ve dava dosyası içeriğine aykırı olduğunu, reddeden alacaklıların alacak miktarı 1.832.739,00 TL olup, dava süresince bu paranın 554.377,96 TL'sinin ödendiğini, yerel mahkemenin gerekçesinin aksine müvekkilinin ret oyu kullananlara ödemelerin tamamını yapmak üzere başvurularda bulunduğunu, alacaklılarının %12,5'ini temsil eden alacaklıları korumak adına, diğer %87,5'lik alacaklı topluluğunun haklarının elinden alındığını, kararın konkordato müessesinin amacına aykırı olduğunu,Bilirkişilerin İİK 302 maddesi gereği konkordato nisabının oluştuğunu tespit etmiş olmalarına rağmen, alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ve konkordatonun tasdik edilmemesi gerektiğine mahkemenin yerine geçerek karar verdiklerini, konkordatoyu kabul etmeyen alacaklılardan ...Derneğinin alacağı olan 350.000,00 TL'nin tamamının ödendiği, ... Mirasçılarının 1.169.656,00 TL tutarındaki alacağının 554.434,00 TL'lik kısmının ödendiği raporda tespit edilmesine rağmen bilirkişilerin müvekkilinin ortaklarının büyük bir özveri ile konkordatoyu kabul etmemiş olan bu 2 borçluya yaptığı ödemeyi dikkate almadıklarını, Bilirkişi raporunda açık ve net olarak, 2019 senesinde iflasına karar verilen şirketin alacaklılarına şirket yetkilileri ve ortakları henüz konkordato tasdik edilmemişken \"... Derneğinin alacağının %100’ünü;... A.Ş.’nin alacağının %80,46’ünü; ... A.Ş.’nin alacağının %60,13’ünü; ...A.Ş.’nin alacağının %100’ünü; ... Mirasçılarının alacağının ise %47,40’ını\" ödediği tespit edilmesine rağmen yapılan işlemlerin iyi niyetli olarak şirketi iflastan kurtarmak adına yapıldığını göz ardı ettiklerini, Yine bilirkişi raporunun 3. ve 4. sayfasında ortakların toplam 10.949.381,30 TL ödeme yaptığını belirtilmesine rağmen ortakların 2.000.000 TL'yi nasıl ödeyeceğinin bildirilmediği şeklinde tespit ile 2.000.000 TL gibi bir bedeli 48 ayda nasıl yatıracağının belli olmadığını belirttiklerini, oysa şirketin misafirhanesinin kirası aylık 156.000 TL olup yaklaşık 4 senedir şirket ortaklarınca toplam nakit 7.488.000 TL ödendiğini, ... iflas sayılı dosyasına bakıldığında bu hususun açıklığa kavuşacağını ancak iflas dosyasının,  defter ve belgerin incelemediğini, raporda  yabancı sermayeden teklif ve belge olmadığı ifade edilmiş ise de 2019 senesinden bu yana gayri faal olan ve iflas müdürlüğünce de faaliyetin devamına karar verilmemiş bir şirkete yabancı sermaye sokulamayacağından konkordato tasdik edilir edilmez bu sermayenin konulacağını, yine raporda kamu borçlarının 7440 sayılı Kanun ile 48 ay vade ile yapılandırılacağı belirtilmesine rağmen kontrollerde bunun olmadığının tespit edildiği ifade edilmiş ise de, iflas halinde olan ve faaliyetine devam etmeyen şirketin kamu borçlarının şirketin ortakları tarafından yapılandırılmasının ve taksitlendirilmesinin mümkün olmadığını, buna rağmen bilirkişilerin mahkemeyi yanlış yönlendirdiklerini, konkordatonun tasdik edilmesi halinde taksitlendirme işleminin şirketin ortaklarınca yapılacağını,Raporda proforma gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığı bildirmişse de; bilirkişilerin radyo ve televizyon çalışma uygulamasını,ülkemizdeki enflasyon ve hizmet fiyatlarındaki artışları da bilmediklerini, 2019 senesinde 3 TL olan reklam saniye fiyatının günümüzde 50 TL-250 TL arasında fiyatlandırıldığını, bu durumun müvekkili şirketin faaliyetlerini yürüttüğü ... Grubuna, ...'e sorulabileceğini,  ancak bilirkişilerce bu raporu tanzim ederken araştırma yapılmadığını, Konkordato projesi tasdik olmadan yaklaşık 17.500.000 TL ödeme yapan şirket ortaklarının kamu borçlarını ödeyebileceğinin göz ardı edildiğini, oysa iflas halinde ne kamu ne de özel sektör alacaklılarının alacaklarını alamayacağını, asıl konkordato tasdik edilir ise ödeme imkanı olacağını, müvekkil şirket ve ortakları iflas  döneminde,  alacaklılarına toplam 11.778.399 TL ödeme yaptığını, kaldırma kararı sonrası ortaklar söz verdiklerinden fazla bir şekilde 9.002.438 TL şirkete para yatırarak  kira ödemelerinin yapılmasını sağladıklarını ayrıca şirkete borcu olan ... Şirketi'nin ise alacaklılara ödeme konusunda verdiği sözü yerine getirdiğini,Konkordato tekliflerini  borcun  %100  ve %10 faiz eklenerek ve kabul edildiği ay sonrası da ödeme yapma konusunda revize ettiklerini, aynı şekilde ayda 417.000 TL ödeme tekliflerinin aynen geçerli olduğunu,Mahkemenin atadığı bilirkişilerin davacının ve alacaklı olduğu şirketlerin defterlerini incelemediklerini, rapora yapılan itirazlar, açıklama ve taleplerinin karşılıksız bırakıldığını, mahkeme kararının aksine müvekkilin faaliyetlerine devam etmek amacıyla konkordatoya başvurduğunu ve bu süreçte taşınma maliyeti ile uğraşmamak için tahliyenin önlenmesini talep ettiğini ancak tahliyenin durmadığını ve müvekkil şirketin buna rağmen kiralayanlarla görüşmelere devam ederek kiralarını ödediğini, diğer kiracı olunan yerlerin mal sahipleriyle yapılan görüşmelerin mahkemeyle paylaşıldığını, kararın aksine iflas halinde iken kira ödemelerinin, aboneliklere ilişkin ödemelerin ve cari ödemelerin yapıldığını, taşınmazın haziran 2022 tarihinde tahliye edilmesi yönünde icra kararı bulunduğunu, şirket ortağı ... tarafından 11/08/2021'de mal sahibi ...mirasçılarına 554.377,96 TL, vekalet ücreti olarak 55.437,80 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin de ... nolu hesaptan ... sermaye artışı olarak kayıtlara alındığını, Gerekçeli kararının aksine şirketin ortaklardan olan alacağının, sermaye arttırımına eklenerek borca batıklıktan çıkılacağı ekonomik verilerle sabitken bu husus yanlış hesap edilerek iflas kararı verilmesinin mali verilere aykırı olduğunu, sermaye artışında ortaklara olan borçlar yanında nakit 2.500.000 TL sermaye artışı da yapılacağı bildirilmesine, ortaklardan ... bunun ilk ödemesi olan 554.000 TL'yi nakit olarak kiracı bulunan mal sahibine ödemiş olmasına rağmen, ortakların sermaye ödemesini nasıl yapılacağının bilinmediği beyanının anlaşılamadığını, müflis şirket yetkililerinin sadece 2.500.000 TL değil, tüm kiracı oldukları yerlere olan kira borçlarını ödemeyi taahhüt ettiklerini ve bunun ise yaklaşık 3.500.000 TL ile 4.500.000 TL arasında bir nakit girdiye tekabül ettiğini,Bilirkişilerin ve yerel mahkemenin, borçlulardan tahsilat yapılamadığı yönündeki gerekçesinin de gerçek dışı olduğunu, sadece aralık 2018 tarihinde 107.824,14 TL ...A.Ş.'den tahsilat yapıldığını ve şirketin banka hesabında görüldüğünü, tahsilatların tamamı ile şirketin borçları ve maaşların ödendiğini, diğer borçlu... A.Ş.'den tahsilat olmamasının ise kendisine verilen malları iade faturası ile geri vermesinden kaynaklandığını, bilirkişi heyeti raporunun tamamen kötü niyetli olarak kaleme alındığını, gerçekleştirilmesi mümkün hedefler sunulmasına rağmen müvekkili şirketi ve çalışanlarının geleceğinin düşünülmediğini, konkordato tasdikinin iflasa nazaran alacaklılar lehine olmasına rağmen hem müvekkili hem de alacaklıların zararına rapor düzenlendiğini, olası bir iflas durumunda alacaklıların alacağına kavuşma oranı kaydi değer üzerinden yaklaşık %20 seviyesinde olduğunu, müvekkil şirket tarafından iflas öncesi 1, iflas sonrası 1 olmak üzere toplam 2 kez konkordato başvurusu yapılmasına rağmen bilirkişilerin 3 defa konkordato başvurusu yapmış gibi göstermelerinin de dosyaya vakıf olmadıklarının ve mahkemeye yanlış bilgi verdiklerinin en büyük göstergesi olduğunu, bilirkişilerce yerel mahkemenin ... sayılı dosyasından komiser heyetinin talimatına uyulmamış olması nedeniyle iflas edilmiş olduğunu söylemişse de, müvekkili şirket yetkililerinin kanuna karşı harekette bulunan ve şirketin faaliyetini sekteye uğratmakta olan komiserlerin yayınlarını durdurma eylemlerinin önüne geçmek için ödeme yaptıklarını, zira komiserlerin üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediklerini, komiser heyetinde sektör uzmanı olmadığı için işleyiş hakkında bilgi ve tecrübeleri olmadığından konkordato süreci içerisinde güncel borç ödemesine zamanında onay vermemeleri nedeniyle yayının kesilmesi tehlikesi söz konusu olduğundan alacaklı firmaya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Talep, İİK'nın 309.maddesinde düzenlenen iflas içi konkordatonun tasdiki istemine yöneliktir.Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir.Konkordatonun bir türü olan iflas içi konkordato, hakkında iflas kararı verilmiş olan borçlunun, müflis sıfatında kurtularak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayarak yeniden ticari hayat dönüşüne imkan tanımaktadır. Müflis ...A.Ş.'nin 09/05/2018 tarihinde konkordato başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/542 E. 2018/464 K. sayılı dosyasında 21/05/2018 tarihli kararı ile \"Davacının konkordato talebinin, kiralayan durumundaki mal sahibinin mirasçılarını, organik bağ içinde bulunduğu şirketleri kullanarak mağdur etmeye yönelik görüldüğünden samimi olmadığı\" gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2018 tarihli 2018/1828 E. 2018/1624 K. sayılı kararıyla \"Davacı tarafın, dava dilekçesi ekinde ve sonrasında İİK.nun 286.maddesinde sayılan belgeleri mahkemeye sunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin kabulü de bu yönde olup zaten eksik belge olup olmadığı hususunda tartışma da bulunmamaktadır. Öyle ise mahkemece 287.madde gereğince geçici mühlet kararı verilerek borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alması gerekirken bu yasal zorunluluğu atlayarak doğrudan sonuca gidecek şekilde alınan bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.\" gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararının ardından İstanbul Anadolu  3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1277 E. 2019/41 K. sayılı dosyasında 17/01/2019 tarihinde verilen kararda; davacının projesinin somut veriye dayanmadığı, kaynak yaratma konusunda tek vaadinin sermaye artırımı olup bunun ise ortakların borcundan mahsup edilerek karşılanacağının belirtildiği ancak nakit girişi olmaksızın sermaye vaadinin şirkete kaynak sağlamayacağı, borçlarını tahsil etme öngörüsünün soyut iddia olarak kaldığı, davacı şirketin gerçekte baş etmekte zorlandığı tek borcun kira borcu ve tahliye korkusu olduğu, tek bir alacaklıyı bertaraf etme, tahliye kararın uygulanmasını imkansız hale getirme gayesinin konkordato hükümleri ile bağdaşmayacağı, yasa koyucunun amacının bu olmadığı ayrıca davacı şirketin 05/10/2018 tarihli geçici mühlet öncesi döneme ait alacaklısına ödemek istediği fatura bedeline ilişkin komiserlerce ödemenin faaliyetin devamı için zorunlu olduğuna dair şirket kaşeli ve imzalı belge talep edilmesine rağmen davacı şirketin bu belgeyi sunmadan ve komiser onayı olmadan geçmiş dönem borcunu ödediğinin görüldüğü, komiser talimatına uyulmamasının da İİK'nın 292/1-c maddesi uyarınca tek başına iflas sebebi olduğu, şirketin borca batık olduğu ve sermayesinin tamamını yitirdiği gerekçesiyle İİK'nın 292/1-c,d maddeleri uyarınca iflasına karar verildiği, kararın davacı vekiline tebliğinin ardından istinaf talebinde feragat edilmesi neticesinde hükmün 28/02/2019 tarihinde kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin ...'nün 2019/1 İflas sayılı dosyası üzerinden basit tasfiye usulüne göre yürütüldüğü anlaşılmıştır.Müflis şirketin ... sayılı dosyasına sunmuş olduğu konkordato teklifi;<br>\"1-Alacaklıların alacağından %10 iskonto ile %90 anapara faiz ödemelidir. 2-Faiz ödemesi anaparaya %10 oranında ilave edilmek suretiyle yapılacaktır.3-Bu ilave ile anapara ve faiz toplamı ile %100 oranında gerçekleşecektir.4-Konkardatonun kesinleşmesini takip eden 6 ay ödemesizdir. 6 aydan sonra borçlularımızdan alacağım aylık 357.000 TL üzerine ilave 60.000 TL ortaklarımız tarafından ekleme yapılacaktır. Aylık 417.000 TL ile tüm alacaklılarımızın ödemeleri borç oranına göre eşit şekilde ödenecektir.5-Ödeme, ödemesiz dönemin bitiminden itibaren 36 Eşit taksitte yapılacaktır.\" şeklindedir.Müflis şirketin iflas dosyasına sunduğu 20/02/2021 tarihli İflastan ... Konkordato Projesinin sonuç bölümünde, şirketin rayiç bilançosuna göre varlıkların toplamının 13.146.889,04 TL olduğu, mevcut durumda varlıkların icradan satılması halinde rayicinin altında satış yapılacağı, alacaklıların alacağına kavuşması için ortakların ilk etapta 1.000,000,00 TL tutarında sermaye artışı gerçekleştirecekleri, alacakların tahsili ve yurt dışından gelen ortaklık teklifi ile ülkeye döviz girişinin sağlanacağı belirtilmiştir. ... İflas sayılı dosyasında düzenlenen 21/12/2020 tarihli sıra cetveli incelendiğinde; 1, 2 ve 3 no.lu alacaklıların vergi daireleri, 4 no.lu alacaklının ..., 5 no.lu alacaklının ...(15/06/2021 tarihinde yapılan konkordato toplantısında alacağının tamamının ödendiği şirket yetkilisi vekili tarafından beyan edilmiş), 6 no.lu alacaklının ... Derneği, 7 no.lu alacaklının ... A.Ş., 8 no.lu alacaklının ... A.Ş., 9 no.lu alacaklının ... A.Ş. olduğu anlaşılmıştır.... sayılı dosyasında 15/06/2021 tarihinde yapılan konkordato toplantı tutanağına göre; tüm alacaklıların vekil ile temsil edildiği, konkordato teklifinin 7, 8 ve 9 no.da kayıtlı alacaklılar vekilleri tarafından kabul edildiği, 6 ve 10 no.lu alacaklılar vekilleri tarafından ise reddedildiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında kabul oyu kullanan alacaklı vekillerinin vekaletnamelerinde bu yönde yetkilerinin olduğu tespit edilmiştir.İflas müdürlüğünce konkordato müzakeresi sonrası hazırlanan raporda; müflis masasına toplam 10 alacaklının kayıt yaptırdığı, sıra cetvelinin düzenlenerek ilan edildiği, gecikmiş alacak kayıt talebinde bulunan 10 no.lu alacak talebi hakkında henüz karar verilmediği, şirketin tespiti yapılan menkul mallarının değerinin 1.400.155,00 TL olup 695.750,00 TL tutarında mala ilişkin 3.kişiler tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, konkordato nisabına dahil 5 alacaklı mevcut olup, konkordato teklifinin 7, 8 ve 9 no.da kayıtlı alacaklılar tarafından kabul edildiği, 6 ve 10 no.lu alacaklılar tarafından ise reddedildiği, konkordato nisabına dahil edilmesi gereken 5 adet alacaklının toplam alacağının 15.035.349,09 TL olduğu, kabul oyu veren 3 adet alacaklının toplam alacağının 13.202.610,09 TL, red oyu veren 2 alacaklının alacak toplamının 1.832.739,00 TL olduğu, İİK 302 madde gereğince alacaklı sayısı ve alacak miktarı yönünden gerekli çoğunluğun sağlandığı, müflis şirketin konkordato nisabına dahil edilecek alacak miktarı ile malvarlığının uyumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece Finans Uzmanı-SMMM ... ile Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'den alınan 14/12/2021 tarihli raporda özetle; \"müflis şirketin 09/05/2018 ve 01/11/2018 tarihlerinde iflas dışı adi konkordatoya başvurmaktaki amacı ile derdest dosyada incelenen iflas içi konkordatoya başvurmaktaki amacının aynı olduğu,Sayın Mahkemenizce tesis edilen 21/05/2018 tarihli ve 2018/542 E., 2018/464 K. ile yine Sayın Mahkemenizce tesis edilen 17/01/2019 tarihli ve 2018/1277 E., 2019/41 K. sayılı karara yansıdığı şekilde, müflis şirketin yalnızca, konkordatoya özgü ihtiyati tedbirlerden faydalanarak kiracısı olduğu yerlerden tahliye edilmesini engellemek amacıyla konkordatoya başvurduğu, müflis şirketin güttüğü amacın konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmadığı, şirketin konkordato teklifini kabul ettiğini bildiren ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin müflis şirket ile ilişkili şirketler olduğu, bu ilişkili şirketler dışında, konkordato teklifini kabul eden başkaca alacaklı olmadığı, ortaklarca gerçekleştirileceği beyan edilen 2.500.000,00 TL tutarındaki sermaye artırımının ortaklar tarafından nasıl finanse edileceğinin ortaya konmaması, şirketin geçmiş yıllardaki performansına bakıldığında, 2025 yılına kadar faaliyetlerden 11.717473,23 TL kaynak sağlanmasının mümkün gözükmemesi, \"Diğer Faaliyetlerden Olağan Gelir ve Karlar\" adı altında 3.371.365,01 TL tutarında kaynağa yer verilmişse de bu kaynağın nasıl sağlanacağının somutlaştırılamaması, müflis şirket ile ilişkili ... A.Ş.'den olan 12.827,049.91 TI. tutarındaki alacağın tahsil edileceğine yönelik hedefin gerçekleştirilebilirliğinin inandırıcı kılınamaması hususlarının tamamının, müflis şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığını gösterdiğini\" hususlarında görüş bildirmişlerdir.Mahkemece Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ... ile Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'den alınan 24/01/2024 tarihli ek raporda;\"...alacak toplamı 13.202.610,09 TL olan 3 alacaklı konkordato teklifini kabul etmiş, 1.519.656,00 TL alacağa sahip 2 alacaklı ise konkordato teklifini reddetmiştir.Dolayısıyla, müflis şirketin İİK m.302 hükmünde öngörülen konkordato nisabını sağladığı noktasında kuşku yoktur. Müflis şirket konkordato nisabını sağlamış olmakla birlikte, nisabın sağlanması tek başına konkordatonun tasdiki için yeterli değildir. Zira konkordatonun tasdiki için her şeyden önce konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunması gerekmektedir. İflas içi konkordatonun tasdiki halinde iflasın sonuçları ortadan kalkacağından, bu konkordato türünün kamu düzenini ilgilendiren yönü dikkatten kaçırılmamalıdır. Bu nedenle yapılacak değerlendirmelerde, alacağı konkordatoya tabi olmayan kamu alacaklılarının durumu da dikkate alınmalıdır. Müflis şirket vekilinin dosyaya sunduğu 22/02/2023 tarihli dilekçenin ekindeki tabloda, - ...Derneğinin alacağı olan 350.000,00 TL'nin tamamının ödendiği,- ... A.Ş.'nin 10.236.612,05 TL tutarındaki alacağının 8.236.612,05 TL'lık kısmının ödendiği,- ... A.Ş.'nin 2.903.930,04 TL tutarındaki alacağının 1.746.267,A5 TL'lik kısmının ödendiği,- ... A.Ş.'nin alacağı olan 62.068,00 TL'nin tamamının ödendiği - ... Mirasçılarının 1.169.656,00 TL tutarındaki alacağının 554.434. TL'lik kısmının ödendiği belirtilmiştir.Dilekçede bu ödemelerin, müflis şirket ve ortakları tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Bilindiği gibi, konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik prensibine göre işletilmelidir.Ancak ne var ki olayımızda, müflis şirket yetkilileri ve ortakları tarafından daha henüz konkordato tasdik edilmemişken eşitlik ilkesine aykırı davranılmıştır.Sunulan dilekçedeki beyanlara göre, şirket yetkilileri ve ortakları henüz konkordato tasdik edilmemişken ... Derneğinin alacağının %100'ünü; ... A.Ş.'nin alacağının %80,46'ünü; ... A.Ş.'nin alacağının %60,13'ünü; ... A.Ş.'nin alacağının %100'ünü; ... Mirasçılarının alacağının ise *%47,40'ını ödemiştir. Yani alacaklılara farklı oranlarda ödemeler yapılmıştır. Alacaklılara farklı oranlarda ödemeler yapılarak konkordatoda geçerli eşitlik prensibi ihlal edildiğinden, bu koşullarda tasdik kararı verilmesinin konkordatonun ruhuyla bağdaşmayacağı düşünülmektedir.Bunun yanında, 09/05/2023 tarihli dilekçenin ekinde “İflastan Kurtuluş Projesi” ismiyle dosyaya sunulan projenin hayata geçirilebileceği de somut olarak ortaya konulmamıştır. Bu tespitimizin gerekçeleri aşağıda sıralanacaktır.-Dosyaya sunulan projede, ortakların 48 aylık dönemde toplamda 2.000.000,00 TL sermaye artırımı yapacakları belirtilmiştir.Fakat şirket ortağının bu sermaye artırımını nasıl finanse edeceği somut bir şekilde ortaya konulmamıştır.- Projenin sonuç bölümünde “şirketimize yurt dışından gelen ortaklık teklifiyle ülkemize döviz girdisi sağlanacaktır” denilmişse de yurt dışından gelen ortaklık teklifine dair herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır.-Kamuya olan borçların 7440 sayılı Kanun kapsamında 48 ay vade ile yapılandırılacağı belirtilmişse de dosya güncel olarak UYAP Bilirkişi Portalı üzerinden kontrol edildiğinde, borçların 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığına ve taksit ödemelerinin yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.-Sunulan proforma gelir tablosunda, 2024 yılında 8,7 milyon TL, 2025 yılında 10,4 milyon TL, 2026 yılında 12,6 milyon TL, 2027 yılında ise 15,4 milyon TL net kâr elde edileceği belirtilmiştir. Sayın Mahkemenizin 2018/542 E. sayılı dosyasına sunulmak üzere bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapordan, şirketin 2019 yılında yaklaşık 1,3 milyon TL, 2020 yılında yaklaşık 1,9 milyon TL, 2021 yılında ise yaklaşık 2,7 milyon TL net kâr raporladığı tespit edilmiştir. Şirket hakkında iflas kararı verildiği, iflas sürecinden çıkılsa bile faaliyete geçilmesi için süreye ihtiyaç duyulacağı ve şirketin geçmiş yıllara ilişkin net kâr hedefleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, proforma gelir tablosundaki hedeflerin gerçekleştirilebilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca tüm bunların yanında, konkordatonun tasdiki ve neticede iflasın kaldırıldığı bir durumda, faaliyetlere nasıl başlanacağı da somut bir şekilde ortaya konulmamıştır.Dosyaya sunulan projede, kamuya toplamda 1.954.406,18 TL tutarında borç bulunduğu belirtilmiştir. Her ne kadar kamu borçları konkordatoya tabi olmasa da derdest dosyadan verilecek tasdik kararı dolaylı olarak kamu alacaklılarını da etkileyecektir.Zira derdest dosyadan verilebilecek tasdik kararı, şirketin iflasının kaldırılması sonucunu doğuracaktır. İflasın kaldırılması halinde ise müflis, iflas masasına intikal eden malvarlığı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma hakkına kavuşacağından, konkordatonun başarıya ulaşamaması ihtimalinde, kamu alacaklılarının alacaklarına kavuşması tehlikeye girebilecektir. Bu nedenle, iflas içi konkordato ile bağlı değilseler de sonuçlarından doğrudan etkileneceklerinden, yapılacak değerlendirmelerde kamu alacaklılarının durumunun göz ardı edilmemesi gerekmektedir...\" tespit ve görüşlerine yer vemişlerdir.Adi konkordatonun ikinci türü olan iflas içi konkordato, hakkında iflas kararı verilmiş olan borçlunun, müflis sıfatında kurtularak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan ve yeniden ticari hayat dönüşüne imkan tanıyan konkordato türüdür. İflas içi konkordato, İcra ve İflas Kanunu m. 309 da düzenlenmiş olmakla birlikte iflas dışı konkordatoya ilişkin m.302-307, 308/a-308/g maddeleri, iflas içi konkordatoya da uygulanacaktır. (Doç. Dr.M.Serhat Sarısözen, Konkordato, s. 114).İflas prosedürüne entegre edilen bu konkordato türünde, müflisin konkordato teklifi amacına ulaştığı takdirde, iflas kaldırılmakta (m.182) ve borçlu, müflis sıfatından da kurtularak aktifi üzerinde tasarruf imkanına kavuşmaktadır... Borçlu çeşitli nedenlerle iflas dışı konkordatonun kendisine sağlayacağı avantajlardan yararlanamamış ve sonuçta iflas etmiş olabilir.Kanun koyucu, böylece müflis statüsüne tabi olan borçluya, iflas içinde konkordato akdederek, iflasın kaldırılmasını sağlamak suretiyle müflis sıfatından kurtulma imkanını tanımıştır... İflas içi konkordatoda iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetveli konkordato nisabının belirlenmesinde esas alınabilecek bir kriter niteliği taşımamaktadır.Tasfiyenin konkordatoya dönüşmesi nedeniyle iflas hukukuna değil, konkordatoya ilişkin yasal normların uygulanması gerektiğinden, nisabın saptanmasının iflas dışı konkordatoya ilişkin kurallar doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerekir. (Av. Sümer Altay, Av. Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 2019, sayfa 422, 423, 425) İflas içi konkordatoda sıra cetveli, nisabın belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır. Bu nedenle iflas idaresi nisabın saptanması için gerekli işlemleri iflas dışı konkordatoda olduğu gibi yapmalıdır. Bu kapsamda iflas idaresi sıra cetveli ile bağlı olmaksızın müflisin hangi alacakları kabul, hangilerini reddettiğini özenli bir biçimde saptamak zorundadır. Borçlunun kabul ettiği alacaklar kendiliğinden konkordato nisaba dahil edilecek, itiraz ettiği alacaklar ise iflas idaresi tarafından çekişmeli alacaklara ilişkin prosedüre göre nisaba dahil edilip edilmeyeceği konusunda karar verilmek üzere ticaret mahkemesine sunulacaktır.Mahkemenin kararına göre çekişmeli alacakların nisaba dahil edilip edilmeyeceği belirlenecektir. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2019,  sayfa 288) İflas içi konkordatoda müflisin konkordato teklifi hakkında oylama yapılmaz, bunun yerine konkordatoyu kabul eden alacaklılar tutanağı imzalayabilirler. Konkordatonun kabulü için gerekli çoğunluk, iflas dışı konkordatodaki gibidir. 309 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü, iflas içi konkordatoda da uygulama alanı bulacak adi konkordatoya ait hükümleri, ilgili düzenlemelere göndermede bulunmak suretiyle düzenlenmiştir. Buna göre \"302 ila 307 nci maddeler ile 308/a ila 308/g maddeleri burada da uygulanır\". İflas içi konkordatoda, konkordato komiseri olmayacağından ve komiser görevini iflas idaresi yapacağından, konu fıkrada ayrıca bu hususa da işaret edilmiştir. (Doç. Dr.M.Serhat Sarısözen, Konkordato, 5. baskı, s. 603)Konkordatonunu tasdiki başlıklı 305. maddesi;\"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır.a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması d)206'ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\"  şeklindedir.İİK m.302'de belirtilen nisaplar çerçevesinde alacaklılarca kabul edilen konkordatonun tasdik edilebilmesi için bazı koşulların varlığı gerekmektedir. Konkordatonun alacaklılarca kabulü başlı başına konkordatonun tasdiki sonucunu doğurmayacaktır.Mahkeme ancak 305.maddede öngörülen koşullar varsa konkordatoyu tasdik edecektir. Konkordatonun tasdik edilebilmesi için bu koşulların kümülatif olarak bir arada olması gerekir.Hemen belirtmek gerekir ki mahkeme konkordatonun tasdik şartlarını re'sen araştırır. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023 s. 599). İflas içi konkordatonun tasdiki için gerekli olan koşullar iflas dışı konkordatodaki gibidir (İİK m.309, f.2; 297; 298). Konkordatonun tasdiki için Kanun'da öngörülen koşulların tamamının gerçekleşmesi gerekir. (Yeni Konkordato Hukuku, s. 786) İİK'nın 309 ve 305.maddeleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; İflas içi konkordatonun tasdiki için talebin alacaklılar toplantısında görüşülmesi, yasanın nitelikli aradığı çoğunluğun sağlanması, borçlunun dürüst olması, iflas durumundan samimiyetle çıkmak istemesi, konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olması, konkordato teklifinin, borçlunun malvarlığı ile orantılı olması,teminat şartının yerine getirilmiş olması, tasdik edilmesi uygun görülüyorsa tasdik harcının depo edilmiş olması gerekmektedir.Somut olayda; konkordato talep eden müflis şirketin alacaklılar toplantısında her ne kadar nisap sağlanmış ise de, teklifi kabul eden alacaklılar müflis şirketle bağlantılı şirketler olduğu, diğer alacaklıların teklifi kabul etmediği, şirketin iflas dışı konkordato talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda dahi öngörülen hedeflere ulaşamadığı nazara alındığında, iflasın kaldırılması neticesinde öngörülen hedeflere ulaşmasının mümkün görülmediği gibi faaliyetlere nasıl başlanacağının da somut bir şekilde ortaya konulmadığı, alacaklılara bir kısım ödemeler yapılmış ise de konkordatonun eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, sermaye artırımının somutlaştırılmadığı, konkordatoya tabi olmayan kamu borçlarının ne şekilde ödeneceğinin izah edilmediği ve borçların yapılandırıldığına dair de bir veri sunulmadığı, adi alacaklıların alacaklarının büyük oranda ödendiği varsayıldığında kamu borçlarının tahsil edilememe tehlikesinin mevcut olduğu, tüm bu tespitler karşısında tasdik koşullarının oluşmadığı, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla,6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, konkordato talep eden müflis şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Konkordato talep eden müflis şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Konkordato talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından konkordato talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin konkordato talep edenden alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden şirket üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iade edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d190976b956feeca","SID":"9cd550a7e69f3b54"}}