{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/579 <br>KARAR NO:2025/1013<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/11/2021<br>NUMARASI:2019/477 E. -  2021/1233 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının sigortalısı ... AŞ'nin Danimarkada yerleşik ... adlı firmasından 10.07.2018 tarih ve ... yevmiye no'lu fatura karşılığında satın aldığı 1 adet ikinci el ahşap kaplama kesim (giyotin) makinesinin ...'dan Denizli/Türkiyeye nakliyesi işi 13.07.2018 tarihli navlun faturası karşılığında davalı/borçlu tarafından üstlenildiğini, taşımaya ilişkin CMR belgesi de düzenlenerek, davalı/borçlu tarafından üstlenilen karayolu nakliyesi ile İzmir/Türkiyeye ulaştığını, sigortalı makinenin, İzmir Gümrük Müdürlüğüne bağlı TCDD ambarındaki tahliye ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından, yine davalı/borçlu tarafından temin edilen ve İzmir'den Denizliye kadar olan yurt içi nakliyeyi gerçekleştirecek olan ... plaka no'lu kamyona yükleneceği esnada, ... plaka nolu kamyon sürücüsü ... tarafından hasarlı olduğu anlaşılmış olup, döküm parçalarında kırıklar bulunan sigortalı makine fotoğraflanarak mevcut hali ile alıcı firmanın Denizlideki tesisine taşındığını, yurt içi nakliyeyi gerçekleştiren araç sürücüsü ..., davalı/borçlu ... AŞ yetkilisi ... ve alıcı firma yetkilisi... tarafından ortaklaşa düzenlenen 23.07.2018 tarihli ''Makine Teslim Tutanağı''  ile davaya konu hasarın tespit edildiğini, bu hasar sebebiyle davacının dava dışı sigortalısına  toplam 24.376,23.-TL sigorta tazminatı ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, hasardan dolayı davalı/borçlu taşıyıcı şirketin TTK'nın 875 ve CMR'nin 17.maddesi uyarınca sorumlu olduğunu,  ödenen bedelin rücuen tazmini için davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalın haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve  %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının aktif husumeti bulunmadığını,ambalajlamanın yetersiz olduğunu, dava konusu olayın CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca taşımacının önlemesine olanak bulunmayan sebeplerden ileri geldiğini, CMR'nin 30. madde uyarınca usulüne uygun ihbar yapılmadığını, taşımaya ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığını, hasardan davalının sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, tazminat talebinin fahiş olduğunu, sovtaj bedelinin hesaplanmadığını,CMR'nin 27. maddesine göre taşımacıdan talep edilebilecek faizin %5 oranında olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi 1 yıl olarak kabul edilmiş, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise 3 yıl olarak belirlenmiştir. Dosya kapsamına ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, davadışı sigortalı tarafından gönderilen ve davalı tarafından taşınan emtiadaki hasarın oluşmasına “bilerek kötü hareketinin” neden olduğunun iddia edildiği ileri sürülemez. Şu halde, somut dava bakımından zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabulü zorunludur. İkinci olarak, zamanaşımı başlangıcı üzerinde durulmalıdır. CMR’nin 32/1. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde zamanaşımı süresinin emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden olmak üzere belirleneceği ifade edilmektedir.Öte yandan, CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda TBK’nun 154. maddesinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekecektir.Dosya kapsamı uyarınca emtianın hasarlı dahi olsa 23.07.2018 tarihinde alıcısına teslim edildiği ve hasara ilişkin tutanak düzenlendiği uyuşmazlık dışıdır.Bu durumda, davacı tarafından 07.03.2019 tarihinde girişilen icra takibinin en erken teslim tarihinden başlatılması gereken 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği ve zamanaşımının bu tarihte kesildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, zamanaşımı define mahkememizce itibar edilmemiştir.Dava konusu taşımaya, taşımanın yapıldığı güzergah itibariyle, uygulanması gereken CMR'nin 30. maddesine göre; alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden tesellüm ederse, bu husus onun yükü taşıma senedinde belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Somut olayda, dosya içerisinde bulunan makine teslim tutanağından alıcının, teslim anında emtianın hasarlı teslim edildiği yönünde ihtirazi kayıt düştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda alıcının, CMR'nin 30. maddesinde düzenlenen ihbar şartını yerine getirdiği kabul edilmelidir.Somut olayda emtianın hasarsız olarak davalıya teslim edildiği, taşımanın parsiyel taşıma olarak yapıldığı ve emtianın taşıma sırasında hasarlandığı, buna ilişkin hasar tutanağı tutulduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir, uyuşmazlık bu hasarın oluşumunda hangi tarafın ne oranda kusurlu olduğu ve zararın miktarı noktasında toplanmaktadır.Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. Yine hasar, aynı Konvansiyonun 17/4 maddesinde belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise taşımacı sorumlu tutulmayacaktır. Anılan maddede hasarın, ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda taşıyıcının sorumlu olmadığı belirtilmiştir. İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir Mahkememizce, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, hasarın yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı,  ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılması, ambalaj ve istif hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün  değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınmıştır.Alınan bilirkişi raporlarında yükün ambalajlanması nedeniyle hasarlanmadığı, emtianın araç içerisinde sabitlenmemesi nedeniyle zarar gördüğü tespit edilmiştir. Raporlar arasında çelişki bulunmadığı, ekspertiz raporundaki tespitlere iştirak edildiği görülmüştür.Somut olayda; taşımanın parsiyel taşıma olduğu, yükleme ve istiflemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığı (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD. 2016/13036 Esas, 2018/831 Karar), nakliyesi parsiyel yük olarak gerçekleştirilen emtiada bulunan hasarın taşıma safhasında (yükleme/tahliye/aktarma sırasında) meydana geldiğinden davalı taşıyıcının sorumlu olduğu (Benzer yönde; İstanbul BAM. 14. HD. 2018/1510 Esas, 2019/1167 Karar), yetersiz ambalajdan söz edilemeyeceği, sigortacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu, hasarın sorumluluk üst limitinin altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkememizce herhangi bir kusur indirimi yapılmamıştır.6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi hükmü gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak davalardan ödeme yapan sigorta şirketinin, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi isteyebilmesi mümkündür (Benzer yönde; Yargıtay 11. HD. 2018/4677 Esas, 2019/5996 Karar). CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi gereğince talep edilebilecek %5'lik faiz oranının ancak tazminatın yabancı para üzerinden hüküm altına alındığı hallerde uygulanabileceği hususu gözetilerek, ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekmiştir (Benzer yönde; 2015/11200 Esas, 2016/6319 Karar). Dava konusu hasarın tutarı ve yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu için icra inkar tazminatı talebi ise yerinde görülmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"  gerekçesiyle davanın kabulüne, ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hasar tespit tarihinin 18.07.2018 tarihi olduğunu,davanın 22.07.2019 tarihinde açıldığını,1 yıllık zamanaşımı süresi içinde ikame edilmediğini, CMR Konvansiyonunun 30.maddesi uyarınca hasarın davalıya  usulüne uygun şekilde ihbar edilmediğini, CMR Konvansiyonun 30. maddesine göre, açıkça görülebilen hasarlarda teslim anında, açıkça görülemeyen hasarlarda teslimden 7 gün içinde taşımacıya yapılması lazım gelen yazılı ihbar yapılmadığından iddia edilen zarardan davalının sorumlu olmadığını, emtia  hasarının  ambalajlama yetersizliğinden dolayı olduğunu,  bu sebeple davalının kusuru bulunmadığı gibi sorumluluk atfı da kabul edilemeyeceğini,CMR'nin taşımacının sorumluluğunun ortadan kaldıran özel hallerin düzenlendiği 17/4-c maddesinde ambalajdaki eksiklik veya hatadan kaynaklanan hasarlar nedeniyle taşımacının sorumlu tutulamayacağının düzenlendiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, CMR konvansiyonunun 27.maddesi açık olup, hak sahibinin ödenecek tazminat için  yılda % 5 üzerinden hesap edilecek faiz isteyebileceğini, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağını, böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağını,  gerekçeli kararda itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadığını,adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı fiili taşıyandan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava dışı sigortalı ... AŞ'nin  Danimarkadan sipariş ettiği  ahşap kaplama kesim makinesinin  nakliyat  emtia sigorta  poliçesi  ile sigortalandığını,Danimarkadan Türkiyeye davalı tarafından taşınan dava konusu emtianın hasarlandığını, hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, ödediği bedelin rücuen tahsilini talep etmiş; davalı ise, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, ambalajın yetersiz olduğunu, kendisinin kusuru olmadığını savunmuştur.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine  24.376,23 TL asıl alacak, 1.598,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.974,64 TL alacak yönünden  07/03/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak nakliye sırasında oluşan hasar için ödenen sigorta tazminatının borçludan rücuen tahsilinin gösterildiği, ödeme emrinin 13.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 13.03.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu emtianın  Danimarkadan Türkiyeye  taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin  hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. CMR'nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi bir yıl olarak kabul edilmiş olup bu süre teslim tarihinden  işlemeye başlar.Somut olayda,  emtianın hasarlı dahi olsa 23.07.2018 tarihinde düzenlenen  makine teslim tutanağı ile bu tarihte alıcısına teslim edildiği sabittir.  Davacı taraf 07.03.2019 tarihinde, 1 yıllık süre dolmadan icra takibi başlatmış olduğundan zamanaşımı süresi geçmemiştir.  Bu sebeple davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekili CMR Konvansiyonunun 30.maddesi uyarınca süresinde ihbar yapılmadığını ileri sürmüş ise de,  dosya kapsamında bulunan  ve  araç sürücüsü,  davalı/borçlu şirket yetkilisi ile  alıcı firma yetkilisi tarafından imzalanan 23.07.2018 tarihli ''makine teslim tutanağı''  ile emtianın hasarlı olduğu tespiti yapılmış olup davalı yetkilisi ve sürücüsünün imzasının yer aldığı tutanak uyarınca davalının hasaradan haberdar olduğu anlaşıldığından  davalı vekilinin ihbar yapılmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise \"Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.\" şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir.Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere taşınan emtiada meydana gelen hasarın, araç içi sabitlemenin yetersizliğinden dolayı meydana geldiği, taşımanın parsiyel taşıma olması nedeniyle araç içi sabitlemenin taşıyıcının sorumluluğunda bulunduğu, emtianın  taşıma sırasında ön doğru düşmesi sebebiyle hasarlandığı ve davalı taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu belirlenmiştir.Taşıyıcı sağlam aldığı emtiayı, kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle zarara uğraması karşısında oluşan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sebeple aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Öte yandan, CMR Konvansiyonuna göre, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından ve/veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte  somut olayda taşıma parsiyel taşımadır. Bu nedenle, davalı taşıyıcının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Kaldı ki bilirkişi raporlarında, hasarın ambalaj yetersizliğinden meydana gelmediği, emtianın sabitlenmemesinden kaynaklandığı, eksper raporunda  makinenin ön yüzü üzerine düştüğü tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda CMR'nin 23.maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluk ilkelerine göre  hasarlı kısmın brüt ağırlığı üzerinden davalının sorumluluğu belirlenmiş olup  davacının talebinin, davalının sorumluluk üst sınırının altında  kaldığı tespit edilmiştir.Davacının talebi bu sınırın altında kaldığından talebin tamamına hükmedilmiştir.Yine bilirkişi  raporunda eksper tarafından yapılan sovtaj hesabı incelenmiş, belirlenen bedelin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir.  Mahkemece alınan  bilirkişi raporları uyarınca gerekçesi yazılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmaları hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olup aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Davalı vekili faizin haksız olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı yanca TL üzerinden ödeme yapıldığı ve takipte de bu miktarın  avans faizi ile tahsilinin talep edildiği, avans faiz talebi yerinde  olduğu gibi davacı ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz  talep edebileceğinden mahkemece  itirazın iptaline karar verilirken avans faizine hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.250,05 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba34e36c199df76e","SID":"0b014fef2ef5b8d8"}}