{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/541 <br>KARAR NO:2025/805<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/11/2021<br>NUMARASI:2020/568 E. - 2021/857 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davacının ticari ilişki kapsamında davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, ticari ilişkinin  2017 yılından itibaren devam ettiğini ve davacının davalıya  ürünler teslim ettiğini, irsaliyeli faturaların davalı firmaya tebliğ edildiğini, cari hesapta davacının 21.047,67-TL alacağı kaldığını,  bu alacağın tahsili için... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının, davacı şirket adına 14.05.2019 tarihli, ...nolu fatura tanzim edip tebliğ ettiğini,  ancak davacının  bu faturaya itiraz ederek iade ettiğini, taraflar arasında bu faturadan başkaca hiçbir ticari ilişki ve faaliyet bulunmadığını,  taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, cari hesap bilgilerinin de, davalı şirkete tebliğ olunmadığını, daha öncesi cari hesaba dayalı bir alacak talebinde de bulunulmadığını, doğrudan icra takibi başlatıldığını,  davalı şirketin ticari ilişkisinin… Ltd. Şti.ile olduğunu, bu şirketin ortağı ve temsilcisinin de ...olduğunu, taraflar arasında taahhüde dayalı imalatlar yapıldığını, hatta… Ltd. Şti.'nin de  bir çok taahhüdü yerine gelmediği gibi imalatları da tamamen eksiksiz şartnameye uygun olarak yapılmadığını, bir kısım imalatların iade olduğunu, hatta şartnameye uygun yapılmayan imalatların mamul malların da halen depolarında bulunduğunu,... Ltd. Şti.'nin de gerek Katar  ülkesinde yapılan taahhüt işinden dolayı şartnameye uygun imalatlar iade olunduğunu ve bunun bedelleri de ... ile yapılan harici anlaşma ile de mahsup edildiğini, ayrıca Karabük ili öğrenci yurdunda da ... Ltd. Şti.'ne de imalatlar yaptırıldığını, bunların bedelinin de ödendiğini, şartnameye uygun yapılmayan imalatların… Ltd. Şti.'ne iade olunduğunu,  bedel mahsubu da yapıldığını,  haricen yapılan soruşturmada ve tespitte… Ltd. Şti.'nin kurucu ortağının aynı zamanda ... Ltd. Şti.'nde de hissedar olduğunu,  bu şirketle bir ticari faaliyetleri bulunmadığını, borçlarınında bulunmadığını, davanın husumet noktasında reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Taraflara mahkememizce 2 haftalık kesin süre verilerek defterleri sunmaları veya aynı sürede yerinde inceleme talepleri varsa bildirmeleri istenilmiş, davacı taraf defterlerini incelemeye sunmuş ancak davalı taraf sunmamıştır.Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile defterlerin kendilerinde olmadığından sunamadıklarını, sunmaya hazır olduklarını beyan etmiştir. Ancak verilen kesin sürede ve dosya bilirkişide inceleme aşamasındayken bu yönde talep ve beyanda bulunulmadığından davalı vekilinin davalı defterlerininde incelenmesi talebi yerinde görülmemiştir.Keza davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu cari hesapta dava konusu alacağın takip tarihi itibariyle mevcut olduğu, davalı tarafından ödemeye ilişkin bir evrak sunulmadığı görülmüştür.Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini sunmamış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edildiği, ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, davalının BA formlarından taraflar arasındaki faturaları bildirmiş olduğu, faturalara itiraz edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, davalı vekili tarafından sunulan cari hesapta alacağın göründüğü,  dava konusu borcun ödendiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 21.047,67 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tarafların ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... sayılı  icra  dosyasına yapılan itirazın iptaline, duran takibin 21.047,67 TL üzerinden avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacak olan 21.047,67 TL TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının esasında malları… Ltd. Şti. (yetkilisi ...'den) satın aldığını, takip alacaklısına da bu nedenle borcu olmadığını,… Ltd. Şti. ile ilgili alış verişten dolayı da 14.05.2019 tarih, ... nolu faturaya dayalı 11.047,67 TL fiyat farkı tutarından dolayı alacaklı olduğunu da belirten faturayı tanzimle gönderdiğini, şirket adresinde bu kere takip alacaklısı şirket mevcut olup tebligatın bu şirkete yapıldığını, yargılamada… Ltd. Şti.'nin unvan değişikliği ile … Ltd. Şti. olduğunun öğrenildiğini, bu fatura alacaklarına takip alacaklısı şirketin itirazı ile faturayı noter vasıtası ile iade de bulunduğunu, faturanın iadesinden sonra tekrar davacı şirkete Kadıköy ... Noterliğinden 05.07.2019 tarih ...numaralı ihtarname ile fiyat farkı fatura vadeli tutarı olan 11.047,67 TL’nin de davalı şirkete ödenmesinin talep olunduğunu, taraflar arasında TBK'nın 89. maddesi kapsamında yazılı cari hesap sözleşmesi mevcut olmadığını, yine bu yasanın 94/2 maddesine dayalı olarak cari hesap tutarlarının tebliğ olunmadığını, cari hesabın kabulü yönünde davalı şirket yönünden de TBK'nın 134/2 maddesi hükmünce kabul edildiğine dair güvence de verilmediğini, takip alacaklısı şirketin yine TBK'nın 143.maddesine göre cari hesap tutarlarının yazılı olarak davalı şirkete bildirmediğini, böylece yasanın bu hükümlerinin de davacı şirket tarafından yerine getirilmediğini,  davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerinin vergi müfettişinde incelemede bulunduğundan yasal süresi içinde ibraz olunamadığını, ancak bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşın 10.11.2021 tarihli itiraz dilekçeleri ile dosyaya sunulduğunu, itiraz dilekçesi ekinde muhasebe bürosunda mevcut davalı şirkete ait muavin defter kayıtlarının suretleri çıkarılmak suretiyle dosya içine sunulduğunu, bu muavin defter kayıtlarına dayalı olarak bilirkişiden ek rapor alınması talebinde de bulunulduğunu, muavin ek defter kayıtlarında 2018 yılı kapanış fişi olarak davacı şirketin 21.047,67 TL alacaklı olduğu, ancak 2018 den sonra davacı şirkete yukarıda bahsedilen 11.047,67 TL fiyat farkı faturasının kesildiğini,  böylece cari hesap açığının 10.000,00 TL olduğu kaydına rastlanıldığını, bu cari hesap anlaşması ve taraflarca kabulü … Ltd. Şti. yetkilisi olan ... ile sağlandığını, davalı şirketin 10.000,00 TL tutar haricinde borcu bulunmadığını,  taraflara defter ve belgelerin ibrazı yönünde kesin mehil verilmediği gibi defter ve belgelerin  vergi müfettişince incelemede bulunduğu nedeniyle davalı şirket tarafından da ibraz edilememiş ise de… Ltd. Şti. yetkilisi olan...ile yapılan anlaşmaya göre borçlarının tutarının da  belirlenmiş olduğununu,  muavin defter kayıtlarına göre bilirkişi itirazları  karşısında, mahkemenin bilirkişi ek rapor aldırmamasının usul yönünden hukuka uygunluk sağlamadığını,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf; davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesap sebebi ile alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı taraf, ticari ilişkinin... Ltd. Şti.ile olduğunu, yetkilisi ile anlaşmaya varıldığını, cari hesap ilişkisinin ve  borcun bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 21.047,67 TL asıl alacak yönünden 21.05.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, işlemiş faiz talep edilmediği,  takip dayanağı olarak 20.05.2019 tarihli cari hesap alacağının gösterildiği, ödeme emrinin 25.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 30.05.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. 17.10.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davacı şirketin ticari unvanının  ''... Şti.''  iken ''... Şirketi'' olarak değiştirildiği,  faturaların davacı şirketin unvan değişikliği öncesindeki ... Şti.unvanı ile davalı adına düzenlendiği  anlaşılmaktadır.Mahkemece,  taraf vekillerinin de hazır olduğu  18.06.2021 tarihli duruşmada taraf ticari defterlerinin bilirkişi aracılığı ile incelenmesine karar verildiği,  12.07.2021 tarihinin inceleme günün olarak belirlendiği,  bu tarihte defterlerin hazır bulundurulmasına, yerinde inceleme  talebi varsa iki hafta içinde bu talebin bildirilmesine karar verilmiş, taraf vekillerine ihtaratta bulunulmuştur. Davacı vekilince yerinde inceleme  talep edilmiş, ancak davalı tarafça, belirlenen günde ticari defterler hazır edilmemiş, yerinde inceleme talebinde de bulunulmamıştır. Davalı yan, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte defterlerinin vergi incelemesi nedeniyle ellerinde bulunmadığını, ancak incelemenin yeni bittiğini belirterek defterleri sunmuş ve ek rapor alınmasını talep etmiştir. Ancak davalı yan, mahkemece verilen kesin süre içinde  bu konuda herhangi bir beyanda ve talepte bulunmadığından mahkemece ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.İlk derece mahkemesince davacı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporu alınmıştır. Her ne kadar davacı  alacağını cari hesap alacağı olarak nitelendirse de, taraflar arasında karşılıklı alacak ve borçlarını bir arada yazıp mahsup etmek suretiyle açık hesap ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştır.  Bilirkişi raporundan ve  vergi dairesi yazı cevabından dava ve takip konusu alacağın dayanağı  7 adet  faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanca faturalara ilişkin BS formu, davalı yanca ise BA formu düzenlenerek vergi dairesine bildirildiği görülmektedir. Davalı tarafça takip konusu alacağa esas  faturalara ilişkin olarak vergi dairesine BA formu ile bildirim yapıldığından bu şekilde faturalara  konu  malların davalıya teslim edildiğinin karine olarak  kabulü gerekir. Davalı teslim aldığı faturalara konu malların bedelini ödediğini ispatla yükümlü olup buna dair bir belge sunmadığı görülmekle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekili,  davacıya bir adet fatura düzenlediğini, şirket yetkilisi ile anlaşma sağlandığını ve   bu anlaşma ile borcun 10.000 TL olduğunu ileri sürmüş ise de, bu konuda davalı yanca bir delil ibraz edilmediği gibi davacı ticari defterlerinde de bu yönde bir kayda rastlanmadığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.078,33 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a05f40f905ae938","SID":"47e3d9e23dd430ee"}}