{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/205 <br>KARAR NO:2025/814<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:27/10/2022<br>NUMARASI:2021/34 E. - 2022/194 K.<br>DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; sosyal medya platformlarında ağırlıklı, hitap ettiği kitle açısından tanınan, bağımsız bir dijital içerik üreticisiolduğunu, içeriklerinin ...,..., ..., ..., ... gibi sosyal medya platformlarında \"...\" adlı hesaplardan umuma yayınlandığını, ...’ın 11.09.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... Başvuru Numarası ile 35-1, 35-2,35-3, 38-1, 38-2, 38-3, 41-2, 41-3, 41-4, 41-5, 41-6 ve 41-7 marka sınıflarında Ticaret/ Hizmet Markası olarak tescil başvurusu yapılmış ve inceleme süreci  tamamlanarak 07.01.2021 tarihinde yayın kararı alınmış olan bir marka olduğunu; sahibi olduğu Youtube kanallarından,\"Kirli Konuşma\" başlıklı bir video serisi  14 Eylül 2018 tarihinde, Serinin devamı \"...” , 6 Kasım 2018 tarihinde, \"... 3-...\"ise 26 Kasım 2019 tarihinde, aynı platform üzerinden yayınladığını, davalıların ise \"...\" adıyla aynı ... nezdinde, davacı yayınlarından yaklaşık iki yıl sonra,  20.11.2020 tarihinde yayımlanan “...?...\", 25.11.2020 tarihinde yayımlanan “...? Sesli ... 2\",27.11.2020 tarihinde yayımlanan “...? ... 3\",04.12.2020 tarihinde yayımlanan \"...? Sesli ...\",18.12.2020 tarihinde yayımlanan \"...? ...\", 15.01.2021 tarihinde yayımlanan \"...? ...\" , olmak üzere, toplam 6 adet yayın ile kendi yayınları arasında birebir aynılık tespit ettiğini, 01.12.2020 ve 21.12.2020 tarihlerinde ayrı ayrı tüm detayıyla,davalıların kendi youtube kanalında resmi iletişim adresi olarak belirttikleri e-mail adresi (...) ile davalıların kişisel instagram hesaplarına (... ve ...) doğrudan mesaj olarak iletildiğini ve tecavüzü sonlandırmaları ihtaren bildirilmişse de, bu ihtarların tamamının yanıtsız kaldığını, açıklanan nedenlerle delilleri kısmında belirtilen delillerimizin toplanmasını, bu kapsamda içerikte belirtilen kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasını, davalarının kabulü ile öncelikle, kamuoyuna sunulmuş \"...\" isimli video serisi ve bu seride bulunan karakterlerin  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri  Kanunu'nun 5. Maddesi kapsamında, (fikri ve sanatsal çaba ile sahibinin hususiyeti şartlarını bir arada içermesi nedeniyle) bir sinema eseri olduğunun tespitini, davalılar tarafından  ... isimli ... kanalı ile kendi şahsi isimleri adına olan ... hesapları (... ve ...) üzerinden yayımlanan, \"...\" isimli video serisinin (...1-2-3-4-5-6), müvekkilin sinema eser sahipliğinden kaynaklanan (fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan) haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile tecavüzün ref'ini, davalıların aynı içerikte video üretimine devam etmeleri ve bu hususu sosyal medya hesapları aracılığı ile kamuoyuna duyurmaları nedeniyle, yayımlanması kesin olan yeni bölümlere ilişkin olarak tecavüzün menini, FSEK md. 77 kapsamında, tedbir taleplerinin kabulü ile, davalıların ... isimli serisine ilişkin videolarının  sosyal medya platformları ile bilimum online mecralarda yayımlanmasının dava sonuna kadar yasaklanmasını, FSEK md. 78 kapsamında Hükmün Basın/Yayın ve Sayın Mahkemece resen gözetilecek ilan kaynaklarında ilanını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilleri ... ve ...ın ... kanalı adı altında faaliyet yürüten, sosyal medya platformlarında ağırlıklı olarak içerik üreten, hitap ettiği kitle açısından meşhur ve maruf, bağımsız bir dijital içerik üreticisi olduğunu, salt eğlence amacı olmayan müvekkillerinin ağırlıklı olarak çalışmaları toplumsal bilincin dikkatini çekmek olmakla beraber Diyarbakır da ihtiyacı sahibi gençler için hazırladıkları format başta Ülke genelinde takdir toplamış Adalet Bakanlığı dahil çoğu devlet adamı tarafından paylaşıldığını ve yayınlandığını, bu çalışmaların yanında aynı zamanda sosyal şakalara da yer veren müvekkillerin avm ve benzeri kamuya açık alanlarda insanların yanında yaptıkları telefon görüşmeleri ile görüşmeye kulak misafiri olan vatandaşların tepkileriyle şakalar yaptıklarını, bu bağlam da davacı vekilinin iddia ettiği içeriklerle tamamen alakasız bir format yapıldığını, dilekçe ekinde de görüleceği üzere 2 yılı aşkın süredir bu tarz içeriklere yer verdiğini, müvekkili tarafından üretilen içerikterin ...,..., ...,..., ...gibi sosyal medya platformlarında ... adıyla faaliyet yürüttüğünü, ...'nı 11.09.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... Başvuru Numarası ile 35-1, 35-2,35-3, 38-1, 38-2, 38-3, 41-2, 41-3, 41-4, 41-5, 41-6 ve 41-7 marka sınıflarında Ticaret/ Hizmet Markası olarak tescil başvurusu yapıldığını ve inceleme süreci tamamlanarak 07.01.2021 tarihinde yayın kararı alındığını, davacının mahkememizde sunduğu videoların içeriğinden de görüleceği üzere müvekkillerine ait içerikle davacıya ait içerik arasında konu farkı olmakla beraber müvekkillerinin hazırlamış olduğu videolarda muhatap telefon görüşmesine şahit olan o esnadaki dinleyiciyken davacının videolarında direkt olarak izleyicilere bir erkeğin sevgilisi ile yaptığı absürt sohbetler aktarıldığını, bu tür konuşma ve şakaların sadece davacıya ait olmamakla birlikte dünya üzerinde bir çok Youtube içerik üreticisi tarafından kullanıldığını,... ve kanal bilgilerini verdikleri ''...'' adlı kanalda bugünden 4 yıl önce yani davacının yayınladığı...serisinden 2 yıl önce ...!!, ... isimleriyle yayınlandığını, müvekkilerinin esinlendiği videolardan olduğunu, ancak bu esinlenmenin dışında da bir insanın sevigilisi veya eşiyle yapacağı telefon görüşmesinin paradosini yapmak bir kuruma veya markaya tesis edilecek veya telif unsuru yapılacak bir dava konusu olmadığını, nitekim bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu bağlamda haksız davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle delilleri kısmında belirtilen delillerinin toplanmasını, davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesinde dava dilekçelerini hiç değiştirmeden alarak cevap dilekçesi hazırladıklarını, beyanlarında müvekkilinin markasına ait olduğu dava dilekçelerinde ekli resmi marka başvuru belgesinden anlaşılan hususları, kendi markaları olduğunu iddia ettikleri \"...\" ya atfettiklerini, cevap dilekçesi ekleriyle herhangi bir şekilde davalıların markası olduğu iddia edilen ...'ya ilişkin olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Marka Başvuru Belgesi de ibraz edilemediğini, davalı tarafça dava konusu \"...\" isimli serilerinin kendi özgün içerikleri olmadığı, davalının esinlendiğini bahsettiği videolarla ikrar olunduğunu, sözde bu hali ile müvekkillerine ait Kirli Konuşma serisinden 2 yıl önce yayımlandığı iddia edilen videonun 10.03.2019 tarihinde, yani müvekkiline ait ... isimli video serisinin 14.11.2018 tarihinde yayımlanan \"...\" URL adresli  ilk videosundan 4 ay sonra yayımlanmış olan bir video linki olduğu hususları tespit edildiğini, yani davalıların esinlendiklerini iddia ettikleri videonun dahi müvekkiline ait ...serisinin ilk videosundan daha sonra yayımlandığını, davalıların sözde esinlendikleri yabancı Youtube kanalları tarafından bu zamana kadar \"...\" ya da Fikri Mülkiyet Hukuku kapsamında bir şikayetle karşılaşmamaları, \"esinlendikleri\" yerli içerik üreticileri bakımından bu durumun olağan karşılanması anlamına gelmemekle birlikte, özgün içerikleri davalılar tarafından 'farklı bir konseptmiş algısı yaratılarak' taklit edilen içerik üreticileri ile markaların dava ve talep haklarını ileri sürmesine de engel olmadığını, ayrıca fikri mülkiyet alanındaki teamül de; esinlenme videosu olsa dahi esinlenilen videonun orijinal içeriğini/yaratıcılarını belirterek ve referans göstererek telif haklarını ihlal etmeden emeğe saygı duymayı gerektirdiğini, yine her videoda konuşma sırasında arka planda, konuşma içeriğine uygun olacak şekilde romantik bir arka plan müziğinin de eklenmiş olması hususları bir arada düşünüldüğünde, davalıların sözde esinlenmelerinin, iddia edildiği şekilde yabancı Youtube kanallarındaki telefonla konuşma şakası versiyonlarından değil, çok bariz şekilde ...-... serisinden kopyalanmış olduğu hususlarının netlik kazanacağını, çünkü, müvekkiline ait ... serisinde de, ana karakter olan \"...\", aynı şekilde telefondaki kişi ile (sevgili, eş arkadaş vs..) absürt- kısmen romantik- cevapsız soru kalıpları şeklinde ve her münferit soru kalıbının sonuna \"...,... şeklindeki soru kalıbını da ekleyerek (Ör: ....?) konuştuğunu, karakter konuşurken, arka planda yine konuşma içeriğine uygun romantik bir müzik yer aldığını, davalılarca ... isimli video serisinin müvekkile ait ...- ...serisinden tamamen farklı olarak kamuya açık bir alanda yapılmış olmasından ötürü iki konseptin farklılık arz edeceğinin iddia edilmesi de abesle iştigal olduğunu, zira, örneklerini de belirttikleri şekilde, müvekkiline ait eserlerdeki tiplemenin genel duruşu, sahip olduğu üslup, konuşma ve hitap tarzları ile konuşmalarının içeriği, telefonun diğer ucundaki taraf ile olan iletişimi ve konuşmanın bağlamları bir bütün olarak göz önüne alındığında davalıların \"...\" isimli video serisi konseptlerinin bütün içeriği bakımından müvekkiline ait ...-... adlı seriyle birebir aynılık içerdiğini, Müvekkiline ait ... serisinde de ana karakter \"...\", kendisi yalnız olarak değil, \"...\" ve \"...\" yan karakterlerinin yanında, yani davalıların da kopyaladıkları şekilde, yine üçüncü bir şahsın duyacağı şekilde konuştuklarını, bu durumda davalıların farklılık olduğunu iddia ettikleri tek unsurun da dayanaksız kaldığını, ayrıca açıkça anlaşılacağı üzere, esinlenildiği iddia edilen yabancı video içeriklerinde \"...\" gibi bir kalıp da kullanılmadığını, belirttikleri sebeplerle davalıların video içeriklerinin tüm konsepti, aynen ve birebir müvekkiline ait Kirli konuşma serisinden kopyalandığını açıklanan nedenlerle delilleri kısmında belirtilen delillerimizin toplanmasını, bu kapsamda içerikte belirtilen kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasını, davalarının kabulü ile öncelikle, kamuoyuna sunulmuş \"...\" isimli video serisi ve bu seride bulunan karakterlerin  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri  Kanunu'nun 5. Maddesi kapsamında, (fikri ve sanatsal çaba ile sahibinin hususiyeti şartlarını bir arada içermesi nedeniyle) bir sinema eseri olduğunun tespitini, davalılar tarafından  ... kanalı ile kendi şahsi isimleri adına olan ...hesapları (... ve ...) üzerinden yayımlanan, \"...\" isimli video serisinin (...), müvekkilin sinema eser sahipliğinden kaynaklanan (fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan) haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile tecavüzün ref'ini, davalıların aynı içerikte video üretimine devam etmeleri ve bu hususu sosyal medya hesapları aracılığı ile kamuoyuna duyurmaları nedeniyle, yayımlanması kesin olan yeni bölümlere ilişkin olarak tecavüzün menini, FSEK md. 77 kapsamında, tedbir taleplerinin kabulü ile, davalıların ... isimli serisine ilişkin videolarının  sosyal medya platformları ile bilimum online mecralarda yayımlanmasının dava sonuna kadar yasaklanmasını, FSEK md. 78 kapsamında Hükmün Basın/Yayın ve Sayın Mahkemece resen gözetilecek ilan kaynaklarında ilanını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla;\"Tüm dosya izahı yapılan mevzuat ve süresinde sunulan deliller kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında sunulan heyet raporundaki tespitler bir arada değerlendirildiğinde davalıların kullanımlarının davacının eser niteliğindeki formattan kaynaklı mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış olup sübut bulan davanın kabulü ile  davalılarca sosyal medya hesapları üzerinden kullanılan \"...1'den 6'ya kadar seri olarak\" yayınlanan videoların davacının eser hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına bu kapsamda bahse konu video serisinin ilgili site ve internet kullanımlarından kaldırılması şeklindeki gerekçeleri ile, \"Davanın KABULÜ ile davalılarca sosyal medya hesapları üzerinden kullanılan \"...'den 6'ya kadar seri olarak\" yayınlanan videoların davacının eser hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına bu kapsamda bahse konu video serisinin ilgili site ve internet kullanımlarından kaldırılmasına, infazda 14/03/2022 tarihli Bilirkişi Raporunun dikkate alınmasına,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafları davalıya ait olmak üzere tiraji en yüksek 3 gazeteden birinde 1 defaya mahsus yayınlanmasına, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkillerİ ... ve ..., ... kanalı adı altında sosyal medya platformlarında zaman zaman sosyal içerikli videolar yayınlayan,  iki yılı aşkın süredir bu işi yapan, alanında meşhur ve bağımsız dijital içerik üreticisi olduğunu, davacının mahkemeye  sunduğu videolar ile müvekkillerin videoları karşılaştırıldığında mekan, ana karakterler, konuşmalara şahit olan kesim, konuşma içerikleri gibi birçok unsur göz önüne alındığında farklılıklar mevcut olduğunu, her iki tarafın formatı da özgün ve birbirinden farklı içerikler olduğunu, müvekkili videolarını sosyal hayatta, kamuya açık alanlarda çekmekteyken davacı videolarını bir oda içerisinde otururken çektiğini, çekilen iki tarafın videolarında konsept ve mekan farklılığın göz önünde olduğunu, içerik olarak konuşmalar sadece davacı tarafından değil dünyanın birçok Youtube içerik üreticisi tarafından kullanıldığını, '...' adlı kanalda davacının dahi yayınladığı videolardan önce '...' gibi isimlerle yayınlanmış videolar bulunduğunu, müvekkillerinin söz konusu videolardan esinlendiğini, bu esinlenmenin dışında da bir insanın sevgilisi veya eşiyle yapacağı telefon görüşmesinin paradosini yapmak herhangi bir markaya tesis edilecek veya telif unsuru yapılacak bir uyuşmazlık konusu teşkil edecek niteliğe sahip olmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, hükme esas alının bilirkişi raporunda benzerlikten bahsedildiğini, müvekkillerin format, yöntem ve diğer birçok husus bakımından tamamen farklı olan davacı taraf içerikleriyle benzediğini iddia etmek gerçeklikten uzak ve yargılamanın seyrini bozacak yanıltıcı beyanlar haline geleceğini, mahkeme kararında  davacı yanın videolarıyla '...' adlı kanalın yayınladığı videolar arasında farklılıklar olduğunu de belirtmesine rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.\t\t\t<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini taleplerine ilişkindir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.14/03/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Davacı videolarının herkesçe kullanılan parodiler olmadığı, “...” özelliğine haiz olup, “...” kapsamında olduğu,Davacı videolarının, yabancı içeriklere göre farklılık ve hususiyet taşıdığı,Davacı içerik üretimlerinin Eylül 2018, Kasım 2018 ve Kasım 2019 tarihlerinde “...” isimli youtube kanalında, davalı içerik üretimlerinin ise Kasım 2020, Aralık 2020 ve Ocak 2021 tarihlerinde “...” isimli youtube kanalında yayınlanmış olduğu, dolayısıyla davacının önceliğinin bulunduğu,Davalı tarafça savunma olarak sunulan yurt dışı kaynaklı videolardan “...” videolarının davacıdan önce,  “...” videosunun davacıdan sonra yayınlanmış olduğu, Eserlerin (davacı ve davalı) esas içeriği açısından benzerliklerin büyük oranda olduğu, farklılıkların ihlali önleyecek düzeyde olmadığı, davalının bazı farklılıklara rağmen kendi hususiyetini taşıyan bir içerik oluşturmadığı, Davalı kullanımlarının davacı eserlerine tecavüz niteliği taşıdığının tespit edildiği\" belirtilmiştir.FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir.Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün \"sahibinin hususiyetini taşıması\", ikincisi ise \"kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması\"dır. Somut olayda toplanan tüm delillere birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında kullanılan aksesuarlar (Güneş gözlüğü, bilgisayar ve telefon) açısından benzerlikler olduğu, davalı videolarının açık ortamda olmasından kaynaklı farklılaşmalar olmakla birlikte ana  karakterlerin aynı olduğu, yapılan cinsel içerikli esprilerin absürt mizah türünde olduğu, hem davacı, hem de davalı videolarında kullanılmış olan absürt esprilerin (cinsel içerikli konuşmaların) yapılış şekilleri, esprileri yapan şahısların konuşma şekilleri, esprilerin anlam bakımından içerikleri, kullanılan aygıtlar (güneş gözlüğü, bilgisayar ve telefon), espriler esnasında alt fonda kullanılmış olan müzik (seksi bir müzik),  her iki videoda da espriler dışında normal konuşmaların yapılmış olduğu esnada fon müziğinin kesilmiş olması gibi unsurlar bakımından incelenen videolar arasında ayniyet olduğu, esprili konuşmaların altında içerikle uyuşan alt fon müziğinin yer aldığı, espri dışında kalan normal konuşmalar yapıldığında ise fon müziğinin kaldırıldığı,kullanılan mekanlar (Açıkhava, kapalı ortam) açısından farklılıklar olduğu, ortam farkından kaynaklı esprilere tanıklık edenlerin farklı olduğu, görüldüğü, eserin esas içeriği açısından benzerliklerin büyük oranda olduğu, davalı tarafından kullanılan farklılıkların ihlali önleyecek düzeyde olmadığı, davalının bazı farklılıklara rağmen kendi hususiyetini taşıyan bir içerik oluşturmadığı,Davacı içerik üretimlerinin Eylül 2018, Kasım 2018 ve Kasım 2019 tarihlerinde“...” isimli youtube kanalında, davalı içerik üretimlerinin ise Kasım 2020, Aralık 2020 ve Ocak 2021 tarihlerinde “...” isimli youtube kanalında yayınlanmış olduğu, dolayısıyla davacının önceliğinin bulunduğu, Davalı tarafça savunma olarak sunulan yurt dışı kaynaklı videolardan  “...” videolarının davacıdan önce yayınlanmış ise de, yayınlanan “...” videolarında, aksesuarların, mekanın, karakterlerin, fon  müziği kullanımlarının, davacı videolarından  farklı olduğu, bu farklılıklar ölçüsünde davacının yabancı video içeriklerinden farklı, hususiyet taşıyan içerik üretmiş olduğu  bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davalıların bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih ve 2021/34 E., 2022/194 K. sayılı kararına karşı davalıların vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalıların istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0657769d1d262270","SID":"41aed078120c17ab"}}