{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2025/757 Esas 2025/761 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/757 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/761<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/04/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2025/244 Esas<br><br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 28/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/07/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 12.02.2025 tarihli genel kurulunda gündemin 3-4-5-6-7-8-10-11-12-13 numaralı maddeleriyle alınan kararların usul ve yasaya aykırı bulunduğunu belirterek davalı şirketin 12.02.2025 tarihli genel kurulunda gündemin 3-4-5-6-7-8-10-11-12-13 numaralı maddeleriyle alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalı şirketin 12.02.2025 tarihli genel kurulunda gündemin 3-4-5-6-7-8-10-11-12-13 numaralı maddeleriyle alınan kararların yürürlüğünün dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece,  HMK'nun 389 maddesindeki koşulların oluşmadığı, sunulan bilgi ve belgelerin ihtiyati tedbir talebi yönünden yeterli görülmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 12.02.2025 tarihli genel kurul toplantısı kararlarının iptali amacıyla davanın ikame edildiğini, genel kurulda müvekkilinin muhalefet şerhine rağmen görüşülüp karara bağlanan, 3-4-5-6-7-8-10-11-12-13. maddelerin yürürlüğünün tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasının talep edildiğini, mahkemece ihtiyatı tedbir verilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile bu talebin reddedildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,\tdava konusu genel kurul toplantısı 2023 yılına ilişkin 3. genel kurul toplantısı olduğunu, iptal edildiği belirtilen 23.09.2024 tarihli toplantı gündemi müvekkilinin ihtarname keşide edilmesinin ardından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değiştirildiğini, gündemi farklı olan 2. toplantı 31.10.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu toplantıya ilişkin ilan 11.10.2024 tarihinde yapıldığını, müvekkiline ise toplantı tarihi ve gündemine ilişkin bildirim, 16.10.2024 tarihli ankara 63. noterliğinin 33494 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 22.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 31.10.2024 tarihinde yapılan toplantının da tescil ettirilmediğini, taraflarınca dava açılmasının ardından 12.02.2025 tarihli yeni toplantı için çağrı yapıldığını, bu toplantıya ilişkin çağrı 22.01.2025 tarihinde yapılmışsa da müvekkiline iptal kararının 29.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, gündeme ilişkin bir tebligatın yapılmadığını, söz konusu tebligatın açıkça usule ve hukuka aykırı olduğunu, genel kurulun ibraya ve  395. ve 396. maddelere ilişkin yapılan oylamanın da usule aykırı olduğunu, 23.09.2024 ve 31.10.2024 tarihli toplantı tutanakları incelendiğinde her iki madde de TTK'nun 436. maddesine aykırı şekilde oy kullanıldığını, 31.10.2024 tarihinde yapılan ve sonradan iptal edilen toplantıya karşı Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesini 2025/46 esas sayılı dosyası ile 17.01.2025 tarihinde dava ikame edildiğini, bu davanın ikame edilmesinin ardından 12.02.205 tarihli toplantıda aynı maddelere ilişkin yine oydan yoksunluk maddesine aykırı şekilde yönetim kurulu üyesi olan ...'ın eşi ve ...'ın annesinin oy kullandığını, şirketin yönetim kurulu ... ve ...'dan oluştuğunu, ... ...'ın eşi ...'ın da annesi olup, bu doğrultuda söz konusu maddelerin yoklukla malul olduğunu, davalı yan tamamen kötü niyetli ve ortaklık haklarına zarar verecek şekilde hareket ettiğini, sermaye artışına ilişkin şirketin 23.09.2024 tarihinde sermaye artışına ihtiyacı olmayan şirketin 1 ay içerisinde  08.10.2024 tarihli ihtarname sonrasında sermaye artışına ihtiyaç duyması abesle iştigal olduğunu, şirketin nakit sermaye ve sermaye artışına 1 ay içerisinde ihtiyaç duymasının ticaret hayatının işleyişine de tamamen aykırı bulunduğunu, sermaye artışına ve nakit akışına ihtiyaç olması halinde, sektörde ilerleyebilmesi bu sermaye artışına bağlı şirketin bu ihtiyacının hali hazırda 23.09.2024 tarihli toplantıdan öncede şirketin denetim raporları ile de ortada olacağını, karar verilen huzur hakkının oldukça fahiş bir meblağda olup, üstü örtülü bir kar dağıtımı olduğunu, 75.000,00 'er TL'lik huzur hakkının, toplantı tutanaklarında belirsiz bir şekilde kaleme alındığını, bunun aylık olduğu düşünülse bile, her iki yönetim kurulu üyesine ayrı ayrı 75.000,00 TL'lik huzur hakkı verilmesi ile şirketin kasasından yıllık 1.800.000 TL gibi yüksek bir meblağın şirket temsilcisi ve şirketin çoğunluk pay sahibi ...'a ve oğlu ...'a verilmesiyle  örtülü bir şekilde kar dağıtımı yapılacağını, bu doğrultuda şirket ortağı olan müvekkilinin hakkının zedeleneceğini, kötü niyetli şekilde toplantı öncesinde ve toplantı sırasında müvekkilinin yasadan kaynaklanan bilgi alma hakkının engellendiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının önünde herhangi bir yasal engel bulunmadığını, bununla birlikte önemle belirtmek gerekir ki müvekkilin talep ettiği bilgilerin ticari sır değil, yasaya göre pay ortaklarının incelemesi için açık tutulması zorunlu olan bilgiler olduğunu, müvekkilinin yasadan doğan hakkını kullanması hiçbir suretle kötü niyetli olmadığı gibi haksız rekabete de şekil vermeyeceğini, ancak müvekkili tarafından talep edilen bilgi ve belgeler toplantı öncesinde tebliğ edilmediği gibi, gerek ihtarname ile gerekse önergelerde talep edilen yasal defterlerin de incelemeye açılmadığını, davalı şirket kasıtlı olarak bilgi alma hakkını engellediğini, dava konusu genel kurul toplantısında verilen kararların da açık bir şekilde müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kanunun izin verdiği sınırların ötesinde sınırlandırdığını, davalı yanın müvekkilinin bilgi alma hakkına yönelik eylemleri açıkça Kanun'un 447. maddesine aykırı olup, bu şekilde alınan kararlar kanun uyarınca açıkça batıl olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tDavalı şirketin 12/02/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, teslim tutanağı, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/141 Esas 2022/286 Karar sayılı ilamı, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/44 Esas 2024/363 Karar sayılı ilamı dosya içeresinde yer almaktadır. <br>\tİlk derece mahkemesince dava konusu genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış olup, yönetim kurulu üyeleri duruşmaya katılmadıkları gibi beyan dilekçesi de ibraz etmemişlerdir. TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmiştir. <br>\tSomut olayda, genel kurul kararının iptali istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.   03/07/2025 <br> 31509           Üye -                       Üye -              Zabıt Katibi -<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"137cdcb17eacbc04","SID":"4a7a73ed6d3420cf"}}