{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1854 Esas<br>KARAR NO: 2025/947<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2023<br>NUMARASI: 2022/256 Esas, 2023/229 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkiline ait ... tescil nolu \"...\" ve ... tescil numaralı \"...\" ibareli markalarının birebir aynısını ve esas unsuru \"...\" olan \"...\" ibaresini ürünlerinde kullandığını, bu kullanımın müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalıya noterlik vasıtasıyla kullanımları durdurmasına ilişkin ihtar çekildiğini, davalı tarafın da noterlik vasıtasıyla ihtarnameye cevap verdiğini, taleplerini reddettiklerini ve haksız itirazda bulunduklarını iddia ederek, davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, davalı tarafından kullanılan sosyal medya hesaplarına erişimin engelini, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili firmanın ... başvuru no'lu \"...\" ibareli markanın marka tescil başvurusunun yapıldığını, başvurusunun hiçbir itiraza uğramayarak tescil edildiğini, müvekkili firma adına tescilli \"...\" ibareli markanın davacı firma adına tescilli \"...\" ibareli markası karşısında iktibasa veya iltibasa neden olmadığını, tarafların marka kullanımlarının ve ürün ambalajlarının apayrı olduğunun çok net olduğunu,  bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, “...”  ibaresi taraf markalarında ortak unsur olarak yer almakla birlikte ilgili ibare genel ve tanımlayıcı nitelik arz ettiğinden taraf markalarının zayıf markalar olduğu, markaların “...” ibaresini ortak şekilde içermeleri nedeniyle işitsel, görsel ve kavramsal açıdan kısmi bir benzerlik tespit edilmekle birlikte, davacı markalarında yer alan ve aynı zamanda “...\" kelimesi ile beraber diğer asıl unsuru oluşturan “ağzından alev/ateş çıkan ejderha görseli” şekil unsurunun eklenmesiyle davacı markasının bütünsel ve farklı bir marka haline geldiği, keza davalı markasında da “...\" ibaresi yanında \"...” ve “+” ibaresi nedeniyle markaya konu işarete ayırt edicilik kazandırıldığı,  davacı ve davalı markalarının farklı bir kompozisyon ve içerik arz ettiği,  taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı bir marka algısı yarattığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu itibarla,  SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediği, taraf markalarının bu nedenlerle farklı marka algısı yarattığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı, her iki taraf açısından da “...\" ibaresinin 04. Sınıfta yer alan “Katı yakıtlar: kömürler, odun” emtiaları açısından ayırt ediciliğinin düşük olduğu, genel anlamda markalar arasında iltibasın söz konusu olmadığı ve bağlantılı olarak davalı kullanımının, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, avalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği tespit edilemediğinden, TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabete ilişkin şartların da mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından dava konusu marka ile müvekkiline ait markalar arasında kısmi benzerlik tespit ve kabul edilmiş olmasına rağmen, eksik inceleme ile hukuka aykırı suretle davanın reddine karar verildiğini,  davacı ve davalı markalarının farklı bir kompozisyon ve içerik arz ettiği belirtilerek karar kendi içerisinde çelişmiştir. yerel mahkeme kararında ortalama tüketici yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan hukuka aykırı suretle karar verildiğini, dava konusu her iki ürünün de kömür olarak satıldığını ve davalıya ait markanın paketlerinin de şekil ve renk olarak müvekkiline ait marka ile iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunun  dosya kapsamıyla sabit olduğunu, Bakırköy 1.FSHHM’nin 2023/152 D.iş sayılı tespit dosyasında davaya konu ürünler bilirkişi tarafından incelendiğini, davalıya ait markanın müvekkile ait markalarla iltibas yaratacağı sonucuna varıldığını, delil tespit sayılı tespit dosyasının ilamda değerlendirilmediğini, çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini, davalının markasını tescil etmiş olduğu şekli ile kullanmadığını,  Yargıtay’ın bugüne kadar koyduğu kıstas orta seviyedeki tüketici kıstasının değerlendirilmediğini,  tüm dosya kapsamı ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilinin marka hakkına hükümsüzlük ve tecavüz şartlarının gerçekleştiğini, haksız rekabete ilişkin tüm şartların mevcut olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men2i ve ref'i   talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine   karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait ... tescil no'lu  \"...+Şekil\" ve ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markaları ile davalıya ait  ... başvuru no'lu \"... ibareli markaların ortak unsuru olan \"...\" ibaresinin benzer olduğu, ancak bu ibarenin   genel ve tanımlayıcı nitelik arz etmesi nedeniyle taraf markalarının zayıf markalar olduğu, davacı markalarında yer alan ve aynı zamanda “kor\" kelimesi ile beraber diğer asıl unsuru oluşturan “ağzından alev/ateş çıkan ejderha görseli” şekil unsurunun eklenmesiyle davacı markasının bütünsel ve farklı bir marka haline geldiği, davalı markasında da “...\" ibaresi yanında \"...” ve “+” ibaresi nedeniyle markaya konu işarete ayırt edicilik kazandırıldığı, ilk derece mahkemesince davacının talebi üzerine önce delil tespiti yapılarak, daha sonra tüm deliller toplandıktan sonra rapor alındığı,  alınan 2 ayrı bilirkişi raporlarının da aynı doğrultuda olduğu, davacının talebi üzerine ilk derece mahkemesince delil tespiti yapılarak rapor alındığı, deliller toplandıktan sonra ise bilirkişi heyet raporu alındığı halde, davacı tarafın bilirkişi heyet raporu alındıktan sonra, davalı ürününün satıldığı marketi taraf göstererek, yeniden delil tespiti yaptırmakta hukuki yararı olmadığı gibi, davalının taraf olmadığı dava dışı dosyadan alınan raporun, yargılama sırasında alınan raporlarla çelişki oluşturduğundan bahsedilemeyeceği ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"394fbd1c44eeac72","SID":"317f1315500fa9a6"}}