{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1867 Esas<br>KARAR NO: 2025/920 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2023<br>NUMARASI: 2021/328 E.  -  2023/795 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas,  İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyalarına konu bonoların sahte olduğunu, bono üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı ile hiçbir sözleşme/borç ilişkisinin bulunmadığını ve davalıyı tanımadığını, söz konusu bonoların müvekkilinin kayınbiraderi ...'ın müvekkiline ait kaşe basarak kendi imzasını atması ile keşide edildiğinin anlaşıldığını, hukuka aykırı başlatılan takiplerde ödeme emirlerinin yine ...'a iş yerinde borçlunun daimi çalışanı olarak tebliğ edilerek kesinleştirildiğinin anlaşıldığını, takibe konu bonoların ...'ın kendi borcuna karşılık ...'ye verildiğinin anlaşıldığını,  müvekkilinin 2020 yılında şirket kurması ile e-devletten yaptığı inceleme sırasında tanımadığı ... Sigortaya borçlu göründüğünü fark ettiğini, müvekkilinin imza örneklerinin celbi ve yapılacak imza incelemesinde bonolar üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını, imzaların müvekkiline değil ...'a ait olduğunun 2015 yılında ...'ın müvekkiline düzenleyip verdiği bonodan da anlaşıldığını, burada gerek müvekkilinin ciro ederken attığı imzası, gerekse ... ile kefil olan ...'ın imzalarının açıkça görüldüğünü, takibe konu senetlerdeki hiçbir imzanın müvekkiline ait olmadığının aşikar olduğunu, icra dosyalarından görüldüğü üzere haciz talimatı yazılarak haciz işlemlerinin de ... huzurunda yapıldığını, bu haciz tutanağındaki imzadan da, takibe konu bonolardaki imzaların ...'a ait olduğunun görüldüğünü, ayrıca davalı ile ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat edilmiş olup, 2021/70075 soruşturma numarası ile soruşturma yürütüldüğünü belirterek, açıklanan tüm bu nedenlerle yargılama süresince dava konusunun %15'i oranında yatıracakları teminat ile tedbir taleplerinin kabulüne, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının İİK'nın 72. maddesi uyarınca dava konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle herhangi bir hak kaybı doğmaması açısından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taleplerinde haklı olsaydı dahi talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, davacının icra takiplerinden de bilgi sahibi olduğunu, müvekkiline olan borçtan, dava dışı ... tarafından düzenlendiği ve sahte imza ile müvekkiline verildiği iddia edilen bu senetlerden ve bu senetlere bağlı takiplerden davacının bilgi sahibi olduğunu, nitekim davacının bu takip borçlarına karşılık olmak üzere 04.01.2017 tarihinde  taraflarına ödeme dahi  yaptığını, bu sebeple davacının kendi adına işletme kurduğu sırada 2020 yılında müvekkiline borçlu olduğunu e-devletten öğrendiği iddiasının külliyen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin dolandırıldığını ve mağdur edildiğini, davacının ayrıca kötüniyetli olduğunu savunarak, açıklanan tüm bu nedenlerle  huzurdaki haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini, davacının %20 den az olmamak üzere kötüniyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarihli 2021/328E. - 2023/795 K.  sayılı kararıyla; \"... Tüm dosya kapsamında; davacı aleyhine yapılan  icra takibinin haksız olduğu ve davalının bonolarda lehtar davacının ise keşideci olduğu , davalının  bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve bu hali ile kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davacı %20 oranında haksız takip tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda yazılı kararda  açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyası, İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyası ve İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı icra dosyalarına konu alacaklar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-%20 oranında hesaplanan 14.953,05 TL haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine... \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının müvekkilini tanımadığına dair beyanının doğru olmadığını, müvekkiline borcuna karşılık ödeme yaptığını, ...'ın davacının vergi mükellefi olduğu ve işlettiği ... Kırtasiye'de çalıştığını, davacı adına kırtasiye ürün satışı yaptığını, davaya konu bonoların da müvekkilinin ... Kırtasiye'ye sattığı kırtasiye malzemeleri için düzenlendiğini,  bu ilişkinin uzun süredir devam ettiğini,Davacının işletmeyi kendisinin işletmediğine dair soyut iddiasının dinlenemeyeceğini, bu konuda dosyaya sundukları delillerinin toplanmadığını, İlk derece mahkemesince TMK'nın 2 ve 3. maddelerindeki genel ilkeleri gözetmediğini, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında başladığını, müvekkilinin davacıya sattığı ürünler karşılığında davacının cari hesaptan birçok ödeme yaptığını, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının Mahkemece incelenmediğini, Davacının resmi belgede sahtecilik, şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılığı suçundan  sanık olarak yargılandığı İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/169 Esas sayılı davasının sonucunun beklenmediğini, ...'ın davacı adına hareket ettiğinin ve davacının mümessili olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinden davacı adına mal aldığını, müvekkiline davacı adına ödeme yaptığını, davaya konu senetlerin de bu ticari ilişki nedeniyle verildiğini, müvekkilinin ticari defterlerine kayıtlı olduklarını, davacı adına kesilen faturaların da her ay Verdi Dairesine KDV ve gelir vergisi beyannamesi verilerek kabul edildiğini, Bonolar üzerinde malen kaydı bulunmakla, mal karşılığı verildiklerinin belli olduğunu, davacının işyerini kendi adına ...'ın işlettiğini ikrar etmesine rağmen, Mahkemece bu hususun hiç araştırılmadığını, Müvekkilinin davacıya ait işletmeye verdiği ürünlerin bedelini tahsil etmek için aldığı bonoları takibe koymasının kötüniyetli bir hareket olmadığını, buna rağmen mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, ... ile birlikte hareket eden davacının, hem borcundan kurtulduğunu, hem de tazminata hak kazandığını belirterek, belirtilen bu nedenlerle ; ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini, aksi halde Ceza Mahkemesi yargılamasının beklenmesine ve delillerinin toplanmasına karar verilmesi yönünde dosyanın ilk derece Mahkemesine iadesini, her ne kadar menfi tespite ilişkin Mahkeme kararları kesinleşmedikçe icra edilemeyecek ise de, -aksine bir durumda- herhangi bir hak kaybı oluşmaması için istinaf incelemesi sonuna değin icranın ertelenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Dairesinin ...  esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... olduğu, 30.000,00 TL bono alacağı olmak üzere toplam 30.787,35 TL alacak için 27/12/2016 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 28/11/2016 tanzim, 02/12/2016 vade tarihli, 30.000,00 TL tutarlı bono olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 28/11/2016 tanzim, 02/12/2016 vade tarihli, 30.000,00 TL tutarlı bono olduğu, bedelinin malen ahzolunduğunun yazılı olduğu,  tespit edilmiştir.İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... olduğu, 10.000,00 TL bono alacağı olmak üzere toplam 10.214,32 TL alacak için 04/04/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 03/10/2016 tanzim, 25/01/2017 vade tarihli, 10.000,00 TL tutarlı bono olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 03/10/2016 tanzim, 25/01/2017 vade tarihli, 10.000,00 TL tutarlı bono olduğu, bedelinin malen ahzolunduğunun yazılı olduğu,  tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... olduğu, 32.500,00 TL bono alacağı olmak üzere toplam 33.763,58 TL alacak için 07 Şubat 2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanaklarının 08/06/2016 tanzim, 25/10/2016 vade tarihli, 10.000,00 TL tutarlı, 03/10/2016 tanzim, 25/11/2016 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli, 08/06/2016 tanzim, 25/11/2016 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, 03/10/2016 tanzim, 25/12/2016 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli bonolar olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; 08/06/2016 tanzim, 25/10/2016 vade tarihli, 10.000,00 TL tutarlı, 03/10/2016 tanzim, 25/11/2016 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli, 08/06/2016 tanzim, 25/11/2016 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, 03/10/2016 tanzim, 25/12/2016 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli bonolar oldukları, lehtarlarının ... Kırt. Ltd. Şti, keşidecinin ... olduğu, bedellerinin malen ahzolunduğunun yazılı olduğu, bonoların arkalarında lehtara ait cironun bulunduğu tespit edilmiştir. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/169 Esas sayılı dosya örneği incelendiğinde; şikayetçinin ..., sanıkların ... ve davalı şirket yetkilisi ... oldukları, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, davalının şikayeti üzerine davacı hakkında aynı suçlardan açılan  ceza davasının da bu dava ile birleştirildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede ...'ın mahkumiyetine, ... ve ...'ın beraatlerine karar verildiği, kararların istinaf denetiminden geçerek 21/05/2024 tarihinde kesinleştiği tespit edildi.İlk derece mahkemesince dava konusu bonolarda  yer alan keşideci imzasının davacının  eli ürünü olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 01/06/2023 tarihli raporda;  \"...6.1 İnceleme konusu 1-5 ( 1'den 5'e kadar 5 dahil ) numaralı senetlerde atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlik saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı 6.2 Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceme konusu 6 nolu senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği... \" yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan ve bonolardaki imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne ve davalının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davaların sonucu beklenmeden karar verildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, istinaf sürecinde ceza davasının sonuçlandığı, davacının resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.Davaya ve icra takiplerine konu olan bonolarda keşideci imzasının davacıya değil, ...’a ait olduğu her iki tarafın kabulünde olup, davalı vekili Adli Tıp Kurumu raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesinde bu hususu açıkça beyan etmiştir. Her ne kadar davalı tarafça ...’ın da imza örneklerinin alınarak incelenmesi ve davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkinin tespiti için müvekkilinin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davanın ve icra takiplerinin konusu bono olup, imza inkarının herkese karşı ileri sürülebileceği, taraflar arasında ticari ilişki veya cari hesap ilişkisi bulunmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davacı hakkında imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiği bonolarla ilgili kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılmış olmakla, bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığının incelenmesi gerektiği, Mahkemece bu konuda inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalının bonolarda lehtar olduğu, bonolardaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bilecek durumda olması nedeniyle, davacı hakkında icra takibi başlatmakla kötüniyetli davrandığı, bu nedenle mahkemece davalının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.107,21TL nispi harçtan, peşin alınan 1.276,81TL harcın mahsubu ile bakiye 3.830,40 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82685824505f20c9","SID":"e5ffca96ff59cd98"}}